Vallahi ne yalan söyleyeyim, ben çok zorlanırdım bedenimi dilime taşırken…Çünkü bazen farkında olmadan, elimizde, nefesimizde, yüreğimizde, aklımızda varolan ve onların ne kadar büyük birer hediye olduğunu unutarak yaşadığımız hayatın olmayanlarına odaklanmak zihnimi altüst etmeye yeter de artardı.

Görmezden gelme, hadi yüzleş aynalarla, engellerine doğru çevir yüzünü insanoğlu diyerek engel kavramına spot ışıklarını çeviren ve farkındalık yaratan, yılda bir kere de olsa üzerinde fikirler türetilen  3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün oluşumu, 1992 yılına dayanmaktadır. Birleşmiş Milletler’in bu yılda almış olduğu karar, bedensel ve zihinsel engeli olan herkesin; ruhsal, toplumsal ve sosyal açıdan tam iyi olma hali olarak tanımlanan sağlığı koruma ve geliştirme yönünde çaba sarfedilmesinin önemini vurgulama sürecine oldukça önemli bir katkı sağlamıştır. Amaç; engelli insanların hakları hakkında bilinçlenmenin yanısıra engelin otizmden multiple skleroza kadar uzanan geniş bir hastalığı kapsadığını anlatmaktır.

Çıtası yüksek ve dönüşümü kitlelere çok değişik yansımalara sahip olguların, yılın bir tek gününe sığdırılması ve geri kalan 364 günü önemini unutarak yaşamak elbette doğru değil ancak gerek kamu  otoritelerinin gerek sivil toplum örgütlerinin ve gerek toplumsal kuruluşların; ücretsiz ve gönüllülük esasına dayanarak bir engele sahip olan herkesi kucaklayacak önlemler alması için fırsat yaratan bir zaman dilimi olarak değerlendirilmelidir.  Tekdüze ve ayrımcı davranışların, engelli bireylerin yaşam kalitesini düşürdüğü gerçeğinin toplumun her kesimine yayılmasını sağlamak en temel dayanak olarak belirlenmiştir bu günde.

Bireylerin topluma kazandırılması, farklı ve dinamik projelerle tüm alanlarda engel seviyesine göre kişilerin doğru alanlara kanalize edilmesi; genel toplum refahını ve psikodinamiği en ileri seviyeye çıkarmayı mümkün kılmaktadır. Keza bugünün; çalışma azimlerini, cesaretlerini ve fedakarlıklarını her şartta ispatlayan bu bireylerin yerinde her sağlıklı bireyin de bir gün engelli olmaya aday olduğu düşüncesini aklımızdan çıkarmadan yararlandığımız tüm Dünya kaynaklarını sanal, gerçek ve hayal dünyasında onların da elde etmesini sağlamak en büyük kazanımlarından biri olarak değerlendirilmektedir.

Genel hatlarıyla; OECD-AB ve Türkiye verilerine göre, Dünya nüfusunun yaklaşık %15 ‘i engelli bireylerden oluşuyor. Yani toplam Dünya nüfusunun içinde 1 milyar insan engelli.

Dünyadaki en büyük azınlık olan bu kitlenin, %37’si 50-64 yaş aralığında.  Avrupa Birliği raporlarına göre, hayatı boyunca süregelen sağlık sorunları sbebeşyle kısıtlı çalışma imkanına sahip engelli bireylerin sayısı ise, hiçte azımsanacak düzeyde değil.35 milyon kişiden bahsediyoruz.

AB ülkelerinde ilkokuldan sonra eğitimine devam edemeyen engelli sayısı Türkiye’de %60…

Yine AB ülkelerinde yoksulluk/toplumdan dışlanmışlık seviyesi %29,9 iken bu oranın Türkiye’deki yüzdesi, %77,1.

İstihdama katılan engelli birey sayısına bakacak olursakta; OECD ülkelerinde engelli nüfusun istihdam oranı, %44 olarak ölçülmüştür.Bireylerin istihdamının ağırlıklı sayısı kamu sektöründe sağlanmaktadır.

Çok genel bir bilgilendirme olmakla birlikte, Ülkemiz için bu güne özel hatırlatmalar ve uygulamaların öncelik sırasına bakacak olursak;  ilk sırayı engele yol açan hastalıkların uygun, zamanında ve maliyeti katlanılabilir rehabilite müdahalelerine erişimin mümkün olması olarak belirlenmesi doğru olacaktır.

İnsanoğlunun sağlığının kıymetini bilmesi, çevresine duyarlı ve yaşadığı çevreye duyarlı kalabilmesi için 3 Aralık sabahından başlayıp günün gecesine kadar gözlerini daha bir dikkatle açarak geçirmesini diliyorum. Dahilde evrende her yerde devinime sebep olması niyetiyle gününüz kutlu olsun kocaman yürekli bireyler…

Sağlıklı günler hepimizin olsun.

 

Kadinvesaglik.org

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.