28 Ekim 2020

Meme Kanseri’nde Erken Tanı Tedavide Başarı Oranını Artırıyor

Kadıköy Belediyesi Zehra-Mustafa Yüksel Mamografi ve Kadın Sağlığı Merkezi’nden Radyoloji Uzmanı Dr. Hikmet Karagüllü ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ dolayısıyla yaptığı açıklamalarda meme...
Devamı

    Diğer Başlıklarımız

    Paranit’e İki Önemli Ödül Birden

    Saç biti tedavisinde Türkiye ve Avrupa’nın lider markası olan Paranit’in “Paranit’le Bitti Gitti” reklam kampanyası ödüle doymuyor. 8. Baykuş Ödülleri’nde Öngörülü Baykuş...

    LAV Troya ile Çay Saatlerine Zarafet Katın

    İlham veren anları keyifli anılara dönüştüren LAV, Troya Çay Seti ile çay saatlerini adeta bir seremoniye dönüştürüyor. Altın renginin cazibesini estetikle buluşturan...

    Baklava Yufkasından Yapılan En Güzel Tatlı Tarifi

    Çıtır ve karamel tadında incecik yufka katmanları arasında vanilya tadında yumuşacık, dolu dolu kremasıyla bu pasta aklınızı başınızdan alacak. Baklava yufkalarının benzersiz...

    Doğru Aşılama Politikaları Sayesinde Dünyada Çocuk Felci Görülme Sıklığı %99,9 Oranında Azaldı

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve paydaşlarının oluşturduğu koalisyon tarafından 1988 yılında başlatılan Küresel Çocuk Felcini Yok Etme Girişimi (GPEI) ve global çapta...

    53 Yıllık Saplantı Bir Aşk: Dali ve Gala

    İnsan ne kadar büyük bir aşk yaşayabilir ki şu küçücük Dünyada? Yaşadığı aşkın sınırları, insanın aklını yitirmesine kaç kala bir hat belirleyebilir ki kendine? Peki aşkın yaşı, yeri, kuralı, doyum noktası var mı?

    Ya insanoğlu kendine acıyarak veya delice sevdiği insana özgürlüğünü vermek adına benliğini nasıl yok sayabilir Siz olsanız, aşkı bir resim karesinin içine sokabilir misiniz her soluk alışınızla birlikte? Peki kadın mı erkeğin cazibesiyle kayıp diyarları keşfeder?
    Erkek mi bir kadın uğruna dünyadan vazgeçer?

    Bu soruların cevabını içinde barındıran ya da soru işaretlerinin noktası silik kalan, bilinen ya da bilinmeyen öyle çok yaşanmış aşk örneği var ki bu dünya üzerinde Karmaşık ve sadece aşkı yaşayan iki kişinin anlayabileceği zihin geçişleri aslında bunlar. Genelleştirmek imkansız ve de gereksiz!

    Salvador Dali

    Neden mi üstteki satırlardan sonra onun ismine geçtim?Çünkü  gerçeküstü yani sürrealist ressamların gelmiş geçmiş en iyilerinden biri olan Dali’nin bu titre sahip olmasının en vurucu etmeni, bir pamuğa saplı kalmış diken parçası gibi karısına duyduğu müthiş aşktı ve bu aşk onu ömür boyu ilham kaynağı aramaktan men etmişti.Öyle ki, yaptığı hiçbir resimde tutkuyla bağlı olduğu eşinin siluetinin olmadığı bir resmi yoktu. Onun canını acıtarak besleyen, Gala’nın vücuduydu.

    Dali’nin bu dünyadaki hikayesi çok garip başlamıştı.Anne ve babasının ilk çocuğunun ölümünden tam 9 ay 10 gün sonra doğmuştu. Ailesi, acılarına dayanamadıkları çocuklarının ölüm gününde cinsel ilişkiye girmişlerdi ve çok sevdikleri yavrularının yerine koyacakları çocuklarının tohumunu aslında o gün atmışlardı. Ölüm, doğumla birleşmiş ve ölen çocuğun ismi bile doğan çocuğa yadigar kalmıştı. Acıydı ama gerçekti!

    Salvador, ölen kardeşine ikizi kadar benziyordu. Ailesi, bu şok ölümü Dali’ye anlatıyor; ilk Salvador’un mezarına götürüyor ve onu bir ayna olarak görüyordu. Salvador Dali bu yüzden küçük yaşta kimlik sorunu yaşıyor, kendisini ailesine kanıtlamak için histeri krizleri geçirip teatral hareketlerde bulunuyordu.

    1973’te hiç tanımadığı kardeşi hakkında şöyle yazdı: “Doğar doğmaz tapınılan bir ölünün ayak izlerinden yürümeye başladım. Beni severken hala onu seviyorlardı aslında. Belki de benden çok onu… Babamın sevgisinin bu sınırları, yaşamımın ilk günlerinden itibaren çok büyük bir yara oldu benim için.”

    Dali’nin annesiyle babası resmen zıt karakterliydi. Babası sert ve otoriter; annesi sevecen ve anlayışlıydı. Kendisinden 3 yıl sonra kız kardeşi doğdu. Evin tek erkek çocuğu olmanın verdiği ilgiyle, küçük yaşlardan beri kaprisli ve şımarık bir karakter sergiledi. Annesinin desteğiyle başladığı resim serüveni, annesinin meme kanserinden ölümüyle birlikte, onu hayata bağlayan en önemli unsur haline geldi.

    Dali, yıllar sonra annesinin ölümüyle ilgili şöyle yazdı: “Hayatımda aldığım en büyük darbeydi. Ona tapardım. Ruhumun kaçınılmaz kusurlarını görünmez kılabilmesine hep güvendiğim bir varlığın kaybını kabullenemiyordum.”

    Babası ise kısa süre sonra baldızıyla evlendi.

    Çocuktu Dali.Birçok travmaya şahit olmuştu ve nasıl olduysa olmuştu ve o artık ölüm ile cinselliği çok derin bir bağ ile birbiriyle ilişkilendirmişti. Cinsellikten kaçmasının, kadınlara dokunamamasının ve onlara kendine dokunma izni vermemesinin garip nedeni buydu.

    Taa o zamanlarda iç dünyası başkalaşmaya başlamıştı ve artık tuvallerine yansıyan bir fırtınanın esiri olmuştu.

    Yaşı ilerliyor, resimlerinde büyüleyici eserler ortaya çıkarıyor ama hala kimseyle ilişkiye girmiyor ve mastürbasyon yapıyordu.İktidarsızlık sorunu yaşadığına, cinsel organının boyunun kısa olduğuna yönelik takıntıları vardı.Bu durum, kendine olan güvenine zarar veriyordu.

    Sanatını besleyen travmaları, onu içten içe bitiriyordu.

    Dahiydi.Deliydi ve o güne kadar hayatını mahveden tüm düşüncelerini altüst edecek kadınla 1920’lerde, sürrealist akımın Fransa’da başladığı yıllarda tanışmıştı. Gerçek adı, Helena İvanovna Diakonova olan Gala, Dali ile tanıştığı zamanlarda ondan 10 yaş büyüktü ve o vakitlerde Paul Eluard ile evliydi.Bu adamdan bir de kız çocuğu vardı ve kendisini resmeden Max Ernst adında da bir aşığı vardı.

    Gala, değişik bir kadındı. Çok hoş biriydi, çekiciydi, döneminin en özgür ruhlu kadınlarındandı ve bambaşka bir havası vardı.Onu görüpte etkilenmeyen yoktu.İlk kez yaşıyordu birine karşı bu hissi ve aslında imkansızı istiyordu Dali, biliyordu.

    İlk buluşma plajda gerçekleşti ancak hiçbir kadınla iletişim kuramayan Dali, onunla da konuşamamış ve kahkahalara boğulmuştu. Bu kahkahalar, kadınlara karşı korkusunu gizelemek içindi.Biri onun duygularını çözerse onların karşısında güçsüz duruma düşeceğine inanırdı.Gala onun içini okumuş ve konuşmadan ellerini tutmuştu.Büyük aşk o gün başlamıştı ve o eller bir daha hiç ayrılmadı. Dali için eşini ve çocuğunu terkedip onunla kaçtı.

    Dedim ya, aşk denildiğinde tüm duygular hazır ola geçmişti onlar için de!İlk görüşte aşktı onlarınki.Dali Gala’ya , Gizli Hayat kitabında;” “Hep ileriye doğru giden, benim Gradiva’m, benim zaferim, benim eşim olmak onun kaderinde yazılıydı.” diye seslenmişti.

    Evlenmeden önce, balıkçı köyü Lligat Limanı’nda Dali ve Gala

    Gradiva; Sigmund Freud’un ana karakteri, W. Jensen’ın romanının adından gelir ve kitabın kahramanı olarak  ana karaktere psikolojik iyileşmeyi getiren kişidir.Dali’nin ilham perisi artık Gala’dır ve dini rollerde sıkça rastlanan bir model olarak Meryem Ana figürü Dali’nin gözünde odur.1930’lu yılların başında Dali,“çoğunlukla senin kanınla boyuyorum resimlerimi Gala” diyerek ikisinin adına imzalar olmuştu.

    Gala, Dali’nin haklarını korurken hiçte nazik değildi ve kavga eder gibi galericilerle tartışırdı.Onun kariyeri ile ilgili gidişatı belirlemede tarot kartlarına başvururdu ve onu her anlamda yönetir haldeydi.Dali’nin ise, bunlara hiçbir itirazı yoktu çünkü Gerçekliği ispatlanmamış olsa da, Gala’nın güçlü bir cinsel dürtüsü vardı ve Dali’nin partnerini veya partnerinin görsellerini ve videolarını teşhir ederek ya da başkaları tarafından onun izlendiğini bilmekten haz alması durumu yüzünden evlilik dışı sayısız ilişkisi olmuştu.Dali, kadınların anatomisinden korktuğu için iktidarsız ve bakir olduğuna yönelik söylemlere de maruz kalmıştı.Herşeye rağmen Dali, Gala için  ‘Onu mümkün olan en mutlu hale getirirdim, onu kendimden daha fazla önemserdim, ışıldaması için cilalardım onu, çünkü onsuz, her şey biter’ diye yazmıştı.

    Elbette sonsuz aşk yoktu ve her muhteşem aşkta ivmenin düştüğü bir nokta vardı ve onlar içinde 1960’lı yılların sonu, ilişkilerinin solduğu ve kalan herşeyin geçmişte yaşanan tutkuların yanan parçaları olduğu gerçeğiyle başbaşa kalmışlardı.
    1968 yılında, Gala için Girano’da bir şato satın almıştı Dali…Gala buraya Dali’nin izni olmadan gidemezdi.Gittiğinde ise, uğruna ciddi paralar döktüğü genç erkeklerle, Dali’nin seyirci olarak katıldığı orgies (Baküs adına yapılan grup seks partileri) partilerine katılırdı.
    1980 yılına gelinmişti.Dali, felç olmuş ve bedensel engeli nedeniyle mesleğini bırakmak zorunda kalmıştı.Gala ise, hala eski ilişkilerine devam ediyordu. Dali bu durumu artık hoşgürüyle karşılamamasının yanısıra, o güne kadar kazandığı paraları Gala’nın genç ve erkek sanatçılara fütursuzca harcamasına dayanamaz olmuştu.Öyle kızmıştı ki Dali Gala’ya…Bir gün feci bir şekilde dövdü onu ve iki kaburgasını kırdı.Yaşadıklarını hazmedemeyen Gala, Dali’ye yüksek dozda yatıştırıcı ve uyuşturucu vermişti.Bununla da yetinmeyen Gala, geri dönüşü olmayan ve sinirleri bitiren, bilinmeyen türde bir amfetamini (sentetik uyarıcı) ona enjekte etmekten imtina etmemişti. Ölmedi Dali… Gala, Dali’den önce 1982 yılında kritik bir seviyede vücudunu saran gripten öldü ve ona hediye edilen şatonun topraklarına gömüldü.

    Dali’yi terketmesine sebep olan sevgilisi, o ölürken başkasının kollarındaydı ve ne gariptir ki Dali bunca yaşanan olaya rağmen Gala olmadan yaşayamıyordu. O ölünce Dali, 7 yıl yaşayabildi ama onsuz kaldığını düşündüğü her an yüzünü tırmaladı, yemekten kesildi, bağırıp çağırdı ve sürekli ağladı. Dile kolay…53 yılı birlikte geçiren bu ikilinin birbirinden ayrı kalması ve yaşaması çok zordu.
    Ve bizlere kalan son söz ise, yeteneğine Dünya’nın hayran kaldığı bu adamın sonu aşk elinden oldu demek!
    Sonuç itibariyle kim olursanız olun, çılgınsanız ve aşkı en uç noktalarda yaşıyorsanız ölümünüz bile çok başka oluyor. Yıllar geçse de hafızalarda muhteşem bir destan olarak kalıyor. Ve yine hayat öyle garip ki; açıklanması zor akıl oyunları insanı hayal bile edemeyeceği kadar derinlerde yüzdürüyor.
    Herşeye rağmen sınırsız ve tutkuyla yaşanabilecek aşklar bulsun hepinizi, mutlu kalın.

    Latest Posts

    Paranit’e İki Önemli Ödül Birden

    Saç biti tedavisinde Türkiye ve Avrupa’nın lider markası olan Paranit’in “Paranit’le Bitti Gitti” reklam kampanyası ödüle doymuyor. 8. Baykuş Ödülleri’nde Öngörülü Baykuş...

    LAV Troya ile Çay Saatlerine Zarafet Katın

    İlham veren anları keyifli anılara dönüştüren LAV, Troya Çay Seti ile çay saatlerini adeta bir seremoniye dönüştürüyor. Altın renginin cazibesini estetikle buluşturan...

    Baklava Yufkasından Yapılan En Güzel Tatlı Tarifi

    Çıtır ve karamel tadında incecik yufka katmanları arasında vanilya tadında yumuşacık, dolu dolu kremasıyla bu pasta aklınızı başınızdan alacak. Baklava yufkalarının benzersiz...

    Doğru Aşılama Politikaları Sayesinde Dünyada Çocuk Felci Görülme Sıklığı %99,9 Oranında Azaldı

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve paydaşlarının oluşturduğu koalisyon tarafından 1988 yılında başlatılan Küresel Çocuk Felcini Yok Etme Girişimi (GPEI) ve global çapta...

    Haberler

    Havalar Soğumadan Multipor ile Mantolama Yaptırmanın Tam Zamanı

    Türkiye, koronavirüs tedbirleri kapsamında kış aylarını evinde geçirmeye hazırlanıyor. Evde daha çok zaman geçirdiğimiz, iş ve eğitimin ağırlıklı evden sürdüğü bu dönemde,...

    Six Senses Kocataş Mansions İstanbul’da Sıra Dışı Atölye Deneyimi

    Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul sürdürülebilirlik felsefesini Earth Lab’de gerçekleştirdiği atölye çalışmalarıyla misafirleriyle buluşturuyor. İstanbul’un tarihini, kültürünü, boğaz keyfini,...

    İçişleri Bakanlığı 81 ile Koronavirüsle İlgili Ek Genelge Gönderdi: 7 Gün Boyunca Denetim Yapılacak

    İçişleri Bakanlığı tarafından 81 il valiliğine "Koronavirüs Salgını" konulu ek genelge gönderildi. Genelgeye göre, 19 Ekim Pazartesi gününden itibaren 7 gün boyunca...

    Grip Mi Koronavirüs Mü? Bilim Kurulu Üyesi, İki Hastalığın Nasıl Ayırt Edilebileceğini Anlattı

    Türkiye'de sonbaharın gelmesi ve mevsimsel değişiklikler nedeniyle grip enfeksiyonu vakalarında artış yaşanıyor. Koronavirüs semptomları ile grip arasındaki benzerlikle nedeniyle, hastalar çelişkiler yaşayabiliyor....

    Menopoz Dönemini Rahat Geçirmek Mümkün

    Kadınların hayatlarının önemli bir dönemini ifade eden, pek çok kadının kaygıyla beklediği menopoz dönemi 18 Ekim Dünya Menopoz Günü’nde kutlanıyor.