evde cicek bakimi

Baharın bitişi… Yazın sıcak nefesinin hafif hafif yüzümüze çarpar halleri… Şöyle rengarenk çiçek tarlalarının içinde yürüdüğünüzü varsayarak mis kokuları ciğerlerinize doldurduğunuzu varsayın diyerek başladım yazmaya.

Efendim güzelliklerle dolu bir hafta sizinle olsun. Böyle kokulardan, çiçeklerden bahsetmek ne kadar keyif verdi size bilmem ama benim nazarımda çiçek denilince akla gelen ilk şey, coşku… Yıllarca buket çiçekler, özel tasarımlar, minik papatyalar, tek dal çiçekler geldi avuçlarımın tam da orta yerine. Bilmem nedendir hiçbirine kıyamadım toprağında veya suyunda can verirken… Çünkü ben özünden koparılan hiçbir şeyi sevememiştim şu hayatta. Bir insanın gülümsemesine, kendini özel hissetmesine, sevildiğini bilmesine sebep olmanın verdiği mutluluk elbette çok kıymetliydi ancak yine de o renklerini zihnimin hayal dünyasına sığdıramadığım şahane canlıların yeri kendi toprağıydı benim dünyamda.

cicek onerilerimiz

Sırf bu sebepten yine özel yine çok güzel ama toprağına sıkı sıkı bağlı ve baktıkça çoğalacak, büyüdükçe bakana kendini farklı hissettirecek ev bitkilerine kaydı gözüm:)
Seçilmiş, dikkati üzerinde yoğunlaştıran bitkileri çeşitlendirir oldu beynim kendince. Hangi odaya yakışır, nasıl bakılır, nasıl seçilir? Derken bir de ne göreyim aslında benim gibi düşünen ne çok insan varmış. Gelin doğanın şahane elçilerini evimize davet ederken hangilerinin bize yoldaş olduğunu birlikte inceleyelim.

Menekşe

menekse1

İlk sırayı hangi ev bitkisi çekmiştir sizce? Elbette menekşeler… Annelerimizin, anneannelerimizin ve dahi önceki kuşak atalarımızın bile renklerine hayran olup sıra sıra camlarının önüne, yaşadıkları odanın başköşesine uzun yıllar misafir ettikleri bu nadide çiçekler başı çekiyor seçimlerimizde. Yayvan, ağzı geniş saksılarda, nem dengesini iyi koruyan bir toprakta, aydınlık ve güneşi dik açıyla almayan bir ışıkta büyütülmesi gereken bu çiçeklerin naifliği sarsın yaşam alanınızı diyerek ikinci seçimimize geçelim.

Fulya

fulya cicegi

Fulya…Buram buram kokusu geldi di mi burnunuzun ucuna? Mis gibi kokusuyla insanı büyüleyen bu kır çiçeğinin karda dahi açabildiğini ve soğuk havalarda oldukça dayanıklı olduğunu söylesek acaba bizde yetiştirsek mi bu güzellikten evimizde diye düşünürsünüz sanırım. E hadi böyle bir karar aldınız diyelim bu kırılgan bebekleri büyütürken neye dikkat edceğinizi söylemekte bizden olsun. Sıcaktan nefret eden, balkon gibi geniş ve ferah yerleri seven bu bitkilerle müthiş sabahlara uyanmanızı diliyoruz o zaman.

Nergis

nergis

Nergis… Fulya bitkisinin yapısına benzeyen bu çiçekler de sıcaktan hoşlanmazlar. Kış çocuğu olan bu bitkiler, en zorlu kış koşullarında dahi çiçek açabilir ve depresyona iyi gelirler. Onları da sıcağa maruz bırakmayın, hava almalarını ve serin ortamda  büyümelerini sağlayın yeter. Sonra da her gün eve girer girmez o eşsiz kokularıyla kendinizi ödüllendirin gitsin.

Orkide

orkide

Orkide… Her zaman zarif, her zaman nadide ve büyüleyici bir estetiğe sahip çiçeklerdir onlar. Sıradan bir çiçek olmadığını duruşu, nazlanarak açan çiçekleri ve renk skalasının çok geniş olmasıyla da ispatlayan bu çiçekleri özel kılan bir diğer etmen de toprakları! Özel bir toprağa sahip olan, geçirgen ve özel toprak karışımlarına köklerini salan bu çiçeklerin bakımındaki en naif husus, oksijeni zengin, taze, kaliteli ve çiçeğin bulunduğu ortama uygun suyla sulanması…Orkidenizin sabit yerinin ne çok serin ne çok güneşli bir yer olmaması da hassasiyet göstermeniz gereken diğer bir konu diyerek başka bir güzelliğe geçelim.

Minyatür Güller

Minyatür güller… Ah ahhh… Düşünebiliyor musunuz hiç bir evde yaban gülünün, oyuncak misali minik minik açılmış goncalarının tatlılığı ile içinizin geçmediği bir ev olsun? Haftada iki gün, yazın 15 günde bir, kışın ayda bir sıvı gübre desteğiyle büyüsün gitsin bu oyuncaklar:)

Atatürk Çiçeği

ataturk cicegi

Atatürk Çiçeği… Çok net hatırlarım ben, çocukluğumun en değerli çiçeğiydi bu çiçek. Bir eve hediye geldiyse gerek isminden gerek saygıya değer duruşundan kaynaklı evin en güzel köşesine konan bu çiçeğe iyi bakmak farzdı bizim zamanımızda. Hala onca alternatife rağbet gören bu çiçeğin bakımında yaz aylarında bol sulu bakım, sıcak günlerde narin yapraklarına serpme suyla serinletme yöntemi, gerekiyor. Yazın genel anlamda aydınlık ama yarı gölge köşelerin kraliçesi olan bu bitkinin çiçeklendiği ay olan Eylül ayında aralıksız 14 saat karanlık bir yerde inzivaya çekilmesi şart.

Sardunya

Pencere önlerine gölgeyi ve güneşi hiç ayırt etmeden seven bu bitkinin sulaması haftada bir olsa yeter. A tabi söylemeden olmaz, biçilmiş kaftan yeri, pencere önleridir.

Küpe Çiçeği

kupe cicegi

Balkonlardan, tavandan sarkan, pıtır pıtır çiçekleriyle arz-ı endam eyleyen bu bitkinin; çok fazla güneş ışığına maruz kalmaması tavsiye olunur ayrıca…

Barış Çiçeği

Geldik mi yine çocukluğumuzun baştacı çiçeklerinden birine… Bir diğer adı kaşık çiçeği olan bu çiçeklerin bakımı oldukça kolay olmakla birlikte yapraklarının zehirli olması ihtimaline karşı bebeklerden ve çocuklardan uzak bir alanda büyütülmesi tavsiye edilen çiçeklerdendir.
Bunların dışında sukulentler, amber çiçekleri, sümbüller, onbiray çiçekleri, açelyalar, gerberalar, zambaklar ve daha nicesi… Hangisini seçersiniz bilemem ama onların saf ve temizleyici enerjilerine kendini bırakın ve bir çocuğu büyütür gibi besleyin onları. Sevin. Dokunun, Temiz kalmalarına dikkat edin. Emin olun sizin onlara verdiğinizin kat be kat fazlasını güzellikleriyle ve evinizi bahçeye döndürecek kadar cömert halleriyle alacaksınız.
Bahar tadında günleriniz çiçeklerinize emanet olsun ve her zamanki gibi sevgiyle kalın dostlar.
Kadinvesaglik.org

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.