unutkanlik gorsel

Vücudumuzun belli organları, yaşamın temel taşlarını oluşturuyor. Yani onlar görevini doğru yapmazsa hayatımızın akışı tıkanıyor. Bu noktada en temel organlarımızdan biri olan beynimizi biraz irdeleyelim istedim bu noktada. Tabii bunun asıl sebebi, son yıllarda insanoğlunun en çok şikayet ettiği unutma, dikkat dağınıklığı, konsantre olamama gibi konu başlıklarına çözüm arayışı ihtiyacı olsa gerek…

unutkanlik

Bahsettiğim konu başlıklarının ortaya çıkışı araştırılırken beynin sadece öğrenme organı olmadığı ve aslında en önemli işlevlerinden birinin de unutma organı olarak görev yaptığı bulunuyor… Bazı bilgileri silmek, yaşamı devam ettirebilmek ve yeni bilgilere yer açmak adına bazı verileri unutan bir beynimiz olduğunu öğrenince, neden unutmanın sadece yaşlılar için değil gençler için de aktif yaşamın sorunsalı olduğunu araştırmaya geliyor sıra. Bir şeyleri unutmaya mı başladınız? Tanıdığınız insanlar, bildiğiniz olaylar size yabancı mı gelmeye başladı? Bazı şeyleri defalarca soruyor, eşyaları koyduğunuz yerlerde bulamıyor musunuz? Hadi gelin tüm bunların altında yatan nedenlere bir göz atalım birlikte.

Unutkanlık, her yaşta görülebilir

Yaş kavramına takılı kalmadan gençlerde de görülen bu duruma aslında hatırlayamama, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü demenin daha doğru olduğunu belirten uzmanlara göre; halk arasında bunama olarak bilinen demans hastalığının ilk belirtilerinden birinin de unutma olduğuna dikkat çekmek gerekiyor. 
unutkanlik ve beyin
Hafızamız, beynimizin bilişsel görevini, öğrenmeyi, bilgileri yedeklemeyi ve gerektiğinde onları geri çağırmayı sağlar. Bu süreci fizyolojik olarak beyin hücreleri, hücreler arası bağlantılarla ve birçok karışık mekanizma ile yapmaktadır. Hafızanın yanında ayrıca, algılama,karşılaştırma, dikkat etme gibi önemli işlevleri olan beyin; bütün olarak değerlendirildiği takdirde anlaşılması mümkün bir akışı tarif eder bizlere.

 

Yazının başında da belirttiğim gibi, anlık heyecan, üzüntü, sevinç gibi duyguları yaşamak için bazı konuları unutmak zorundadır. Yaşı daha genç olanlarda unutmaya sebep faktörler, depresyon, dikkat eksikliği, kaygı durumları, stresli yaşam koşulları, uykusuzluk, açlık, bir işi öğrenirken birden fazla şeyle uğraşmak, öğrenme ve hafızada tutma tekniklerini yeterince bilmemek, tıbbi tedavi gerektiren anemi, kan şekeri değişiklikleri, vitamin eksiklikleri, tiroid hastalıkları gibi rahatsızlıklar etken olabilir.

hafiza ve unutkanlik

Bu etkenler durumu kritik hale getirdiyse ve unutma halleri çok sık yaşanıyorsa, işin uzmanı olan branşlardaki doktorlarla (nöroloji, pskiyatri) görüşülmeli; gerekliyse nöropsikolojik testler yaptırılmalı ve daha ileri boyutta olan rahatsız edici hallerde gerekli kan testleri, beyin ve sinir MR’ ları çektirilmelidir.

Beynimizi yaşlandıran faktörleri sıralamamız, hassasiyet göstermemiz gereken alanları belirlemek açısından oldukça kıymetli diye düşünüyorum ben. Eğer genetik bir yatkınlığınız varsa (kalıtsal faktörler), depresyona eğilimliyseniz, vücudunuzda damar sertliği sözkonusu ise, kafa travması yaşadıysanız, epilepsi geçirdiyseniz veya hastasıysanız, düşük bir eğitim seviyeniz varsa, obezite, hipertansiyon, demir eksikliği gibi rahatsızlıklarınız varsa, sigara ve alkol kullanıyorsanız, tiroid probleminiz varsa, B12 vitamininiz eksikse, demans hastalığı başladıysa ve beyninizde tümör varsa…geçmiş olsun beyniniz erkenden yaşlanmaya hazır diyebiliriz. Peki asıl soru gelsin o zaman!

Unutkanlığın ciddiyeti nasıl anlaşılır?

İster siz ister çevrenizdeki insanlar durumun vehametini yaş kırılımına bakmadan sorgulamaya başladıysanız lütfen önce şunları bir gözden geçirin…

Tazecik olaylar, yeni tanışılan insanlar hatırlanmıyorsa, söylenecekler dilin ucuna gelmiş gibi görünse de kendini ifadeye dönmüyorsa akıldakiler, yakın çevredekiler birey olarak tanınmıyorsa, aynı şeyler sıklıkla sorulacak haldeyse, hesap kitap yapılamıyorsa, hesaplar birbirine uymuyorsa, verilen randevulara uyulmuyorsa, çok iyi bilinen yerler bulunamıyorsa, karar verme ve sorun çözme yetisi çok zayıfladıysa ya da tamamen yokolduysa acilen bir uzmana görünmeniz önerilir.

Bunca ikazın yanısıra ne yaparsak hem bedenimizi hem beynimizi sağlıklı tutarız sorusunun cevabını da hemen iliştirelim satır aralarına bence…

unutkanlik ile basa cikmak

Nasıl korunabiliriz?

Modern zamanın bu kadar içinde yaşarken ne kadar mümkün olur bilinmez ama kaygıdan, kavgadan stresten uzak durmaya gayret edin. Yeterli, dengeli ve kaliteli beslenin, kilonuzu kontrol altında tutmaya bakın. Antioksidan (hücrelerimize zarar veren serbest radikallerle savaşan kimyasal madde) zengini gıdalar tüketin. İyi uyumanın ve önemini aklınızdan çıkarmayın. Alkol ve sigaradan vazgeçin. Yaşınıza uygun egzersizler yapın. Sosyal çevreniz olsun. Arkadaşlıklarınıza önem verin. Yeni, sürekli ve karışık bilgilere ulaşın ve onları içselleştirin. Bulmaca ve satranç gibi zihninizi yoran aktiviteleri hayatınızdan eksik etmeyin. Kitap okumanın, radyo dinlemenin, televizyon izlemenin sizi dış dünya ile irtibat halinde tuttuğunu hatırlayın. İnancınızı sağlam tutun, dua etmekten geri durmayın. Yabancı dil öğrenin. Meditatif olun, yogaya başlayın. Aile ilişkilerinizi sakın koparmayın, sağlam tutun. Emeklilik hayalleri kurmayın ve hayatın içinde aktif kalmaya gayret edin. Plan yapmaktan imtina etmeyin ve o planlara uyun. Gerisini de ilahi Düzene bırakın gitsin. Yormayın kendinizi. Son birkaç hatırlatma ile derleyip toplayalım not kağıdına iliştirdiğimiz yapılacaklar listesini.

Fiziken yorgunsanız dinlenin. Herşeyi öylece bırakın ve sizi ayakta tutan mekanizmaya toparlanması için izin verin. Yorgun olan hiçbir organınızın size hizmet etmeyeceğini aklınızdan çıkarmayın. Böyle zamanlarda kapatın gözlerinizi, çevirin gözlerinizi bedeninize ve ruhunuza. Yaşam ile bağınızı sağlayan nefesinize sarılın ve derin derin içinize çekin onu. Savaşmayın kendinizle, duygularınızla, değişen ve hayatı zorlaştıran hiçbir olayla…

İnanın her neye yaşıyorsanız siz zorlasanız da bir yola girecek zorlamasanız da! En önemli sermayenizi yani aklınızı koruyun ve kendiniz olmayı seçin, özünüze dönün. Kendi iyiliğinizin efendisi olun. Unuttuklarınız kötü anılarınız olsun, hafızanızda sadece güzel olan anılar ve anlar yer işgal etsin.

 

Sağlıkla kalın.

 

 

Kadinvesaglik.org

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.