ustun zeka

Merhaba dostlar… Özledim yazı yazmayı. Araya giren konular ve telaşlar geciktirse de yeni  yazımızı, nihayet klavyenin başına oturabildim… Hani böyle çok fazla his, duygu, düşünce vardır aklınızdaki konu ile ilgili de nereden başlayacağınızı bilemezsiniz ya, tam da öyleyim şu an.

Bizzat içinde bulunmakla birlikte elinden tuttuğumu zannettiğim ama aslında ülkemizde uygulanan tespit yöntemleri sebebiyle aslında çok doğru bir yol izlemediğimizi sonradan acı bir faturayla anlamış bulunduğumuz bir konu ile karşınızdayım.

Hani her anne-baba evladının çok özel olduğunu düşünür ve yavrusu için elinden gelen gelmeyen ne varsa yapmak, imkanları doğrultusunda verebileceği herşeyi evladının önüne sermek için canını dişine takar ya… Hele bir de bu çocuğun özel yetileri varsa etrafında pervane olur ya aileler… Hiçbir özel durumla karşı karşıya olmasanız bile çocuğunuzun sağlıkla var olması bile çok önemli bir nimettir ya bu dünyada sizin için. Ben de vakti zamanında benim evladım olmasa da böyle bir yavrunun elinden tutmaya çalışmıştım tüm iyi niyetimle ancak beklenen rotanın çok dışında gelişmelerle o yavrunun hayatı farklı kulvarlara taşındı. Yapılan hataların tespiti ile birlikte ailelerin daha bilinçli davranabilmesi adına da bu konu ile ilgili bir yazı yazmak istedim.

Şimdi sizden şunu düşünmenizi  istiyorum. Çocuğunuz üstün zekalı… farklı bir evlada sahip olduğunuzu düşündürecek bazı tepkileri, yetenekleri, eylemleri var bebeğinizin. Peki tam olarak hangi belirtiler sizin bu konunun üzerine eğilmenize sebep olur?

Bu çocukların gelişim ve eğitim- öğrenim sürecine yön vermede hangi yollar izlenmelidir? 

ustun zekali cocuklar2

En başta bir hususu özellikle belirtmeden geçemeyeceğim. Bir çocuğun üstün zekalı olması ile üstün yetenekli olması arasında fark vardır ve bu fark onun geleceğini şekillendirirken gidişatı çok boyutlu değerlendirmeyi zorunlu kılar.

Tam da bu sebepten genel hatlarıyla bu yavruları anlamanın nasıl mümkün olabileceğinden bahsetmek gerekir. Üstün zekalı bebeklerin dönüm noktalarında karşılaşma eğilimleri vardır. Erken yürüyebilir, erken konuşabilirler. Artistik becerileri olabilen, sayılarla arası iyi olan, basit matematiksel işlemleri kafasından yapabilen, realist resimler çizebilen, konuşması oldukça düzgün, yabancı dile yatkın, kelime haznesi oldukça geniş, bitmeyen soruları olan, çok hareketli olmasına rağmen uzun süre dikkat bütünlüğü sağlayabilen, geniş, karışık ve çok çarpıcı hayal güçleri olan ve kendilerine bu anlamda yakın olan çocuklarla iletişim kurabilen, öğrendikleri bilgileri asla unutmayan, bu bilgileri yeri geldiğinde kullanabilen ve sizin dahi ne zaman bu bilgiye eriştiğini tahmin edemediğiniz çocuklardır onlar…

Olağanüstü bir hafızaya sahip olmakla birlikte, gizlenen nesnelerin yerine hemen hatırlayabilen, yer ve mekan ilişkilendirmesini çok iyi yapabilen, sorun çözme yetisi çok erken yaşlarda kendini gösteren, karmaşık ve yoğun duygulara sahip, çevresindekilerin nasıl hissettiğini anlayabilen ve onlara karşı anlayış gösterebilen, yalnız başına kalsa da oyun oynayabilen ve sessiz bir şekilde kendi çevresinde oyunlar türetebilen, anlattığınız hikayeleri hiç sıkılmadan dinleyebilen, sanatçı  ruhlu olduğu için yetenek gerektiren alanlarda (resim,müzik,görsel sanatlar gibi) davranışlarına bu durumu yansıtabilen çocuklardır üstün zekalı çocuklar.

ustun zekali cocuklar1

Bu bebekler anne ve babalarından aldıkları genetik zekaları ve çevreden aldıkları ile oluşturdukları karakterlerini yansıtırlar. Bu iki faktör beynin gelişiminde çok etkilidir. Bir bebeğin gelişmiş kavrama yeteneğinin olması, kendisiyle aynı yaş grubundaki diğer çocuklardan daha hızlı bir şekilde bildiğini kullanan ve bu durumu sürdürebilen beyin kapasitelerine sahip olduğunu gösterir.

Peki bunca dışavuran etkenin test edilmesi gerekmez mi?

Elbette gerekir. Bunun için 4 yaşından itibaren çocuğunuza zeka testi yaptırabilirsiniz. Erken yaşta yapılan testler, sosyal etkileşimlerle, kabuslarla ve endişelerle sorunları olan yavruların tanı alması için çok önemli bir çözüm sürecini başlatır.

Bu testleri üst başlıklar ve testin yapılabileceği yaş aralıklarına göre sınıflandırmak, ailelere kolaylık sağlayacaktır diye düşünüyorum. Hadi gelin başlayalım bu sıralamaya…

WISC-IV, 6 yaş-16 yaş 11 ay arasındaki çocuk ve ergenlerde zekâ düzeyinin yanı sıra bireyin güçlü ve zayıf zihinsel becerileri hakkında ipuçları sunan bir testtir. 4 zihinsel beceri kümesine dağılmış olan 10 temel ve 5 yedek olmak üzere toplam 15 alt testten oluşmaktadır. Çeşitli sebeplerle temel alt testleri uygulamanın uygun olmadığı durumlarda yedek alt testlerden yararlanılmakta olup her çocuk için önerilen uygulama 10 temel alt testin tamamıdır. Tahmini uygulama süresi çocuğun çalışma hızına bağlı olarak 90 ila 120 dakika arasında değişmektedir.

Uygulamanın tek oturumda tamamlanması tercih edilmekle birlikte çocuğun süreçteki ihtiyaç ve performansına bağlı olarak kısa bir mola verilebilmektedir. Aynı çocuğun ikinci bir WISC-IV değerlendirmesi için en az 1 yıl beklemek gerekmektedir.

WISC-R,  6-16 yaş arasındaki bireylerin zihinsel performanslarını ölçen zekâ testidir. Sözel ve Performans bölümlerinde bulunan 10 temel olmak üzere 2 yedek alt testle birlikte toplam 12 alt testten oluşan WISC-R bireysel olarak uygulanmaktadır.

WISC-IV İle WISC-R Arasındaki Farklar 

Wechsler Zekâ Ölçeği ailesinin 1984 Türkiye norm çalışmalı üyesi olan WISC-R, günümüz eğitim ve teknolojik donanım karşısında yetersiz kalmaktadır. Diğer bir deyişle, değişen dünya ile birlikte artan uyaranlar karşısında bireylerin zekâ düzeylerinde artış meydana gelmektedir. Böylelikle günümüz çağı zihinsel kapasitesi güncel olmayan bir test ile ölçüldüğünde yanlış bir ‘üstün zekâ potansiyeli’ sonucuna ulaşılmaktadır. Günümüz çocuklarının zihinsel yeteneklerini geçerlik ve güvenilirlik çalışmaları tamamlanmış olan güncel WISC-IV ölçeği ile değerlendirmek daha sağlıklı ve etik olacaktır.

ustun zekali cocuklar

WISC-R ile WISC-IV arasındaki farklardan bir diğeri değerlendirilen zihinsel küme performanslarıdır.  Sözel ve Performans Zekâ Puanları ile Tüm Ölçek Zekâ Puanı veren WISC-R’ın yanında WISC-IV ile Sözel Kavrama, Algısal Akıl Yürütme, Çalışma Belleği ve İşlemleme Hızı performansları ile Tüm Ölçek Zekâ Puanları elde edilmektedir. Bu testlerin ölçekleri arasındaki temel farklardan bir diğeri ise ölçülen yaş aralıklarıdır. WISC-R 6 yaş 0 ay ile 16 yaş 0 ay arasındaki çocuk ve ergenlerin zihinsel değerlendirmesinde yetkin iken, WISC-IV ile yaş aralıkları 6 yaş 0 ay ile 16 yaş 11 ay olarak genişletilmiştir.

STANFORD-BİNET ZEKA ÖLÇEĞİ

2 yaş ve üzeri bireylerde zihinsel düzeyi tespit ederek üstün yetenek veya bilişsel geriliği saptamaya yarayan ve bireysel olarak uygulanan zekâ testidir. Sözcük dağarcığı, kavramsal düşünme, akıl yürütme, görsel ve işitsel bellek, sosyal anlayış, ve görsel motor beceriler değerlendirilmektedir. Testin uygulama süresi bireyin çalışma hızına göre değişmekle birlikte ortalama 60 dakika civarındadır. Ancak burada çocuğun performansı test süresinin değişiklik göstermesine sebep olabilmektedir. Test uygulamasının sonunda yapılan puanlama ile bireyin Zekâ Yaşı ve Zekâ Bölümü elde edilir. Zekâ Yaşı, yanıtlanan soruların doğruluk düzeyi ile örtüşen yaş grubudur. Zekâ Bölümü ise zekâyı matematiksel olarak ifade etmeye yarayan sayısal veridir.  Bir başka deyişle, kronolojik yaşı 4 olan bir çocuk 4 yaş 6 aylık bir çocuktan beklenecek seviyede performans gösteriyorsa bu çocuğun zekâ yaşı 4 yaş 6 ay olarak hesaplanır. İkinci bir işlem ile erişilen zihinsel performans sayılara dökülür ve çocuğun zekâ bölümü elde edilir.

Stanford Binet testinin son revizyonu 1985 yılında yapılmıştır. Bu sebeple 6 yaş itibari ile çocukların bilişsel kapasitelerini ölçmek üzere 2013 yılında güncellemesi tamamlanan bir ölçek olan “Wechsler Çocuklar İçin Zeka Ölçeği – IV”ten (WISC-IV) yararlanmanın daha sağlıklı olduğu düşünülmektedir.

BİLİŞSEL DEĞERLENDİRME SİSTEMİ (CAS)

5-17 yaş arası bireylerin bilişsel fonksiyonlarını 4 ölçek ve 12 alt test ile ölçmeye yarayan testtir. Zekânın bilişsel fonksiyonlara dayandığı görüşünü benimsemektedir. Planlama, Dikkat, Eşzamanlı ve Ardıl Bilişsel beceriler değerlendirilmektedir. Böylece bireylerin bilişsel düzeyleri ve zekâ bölümleri saptanmış olur. CAS dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlüğü, travmatik beyin hasarı, ağır duygusal bozukluklar ile planlama bozuklukları hakkında ipuçları sağlamaktadır. Değerlendirme süresi 60 ila120 dakika arasında değişmektedir. PASS Teorisi temel alarak hazırlanan CAS, dikkat-dürtü kontrolü, uzamsal bilgiyi işlemleme, kavram ve sözel ifadeler arasındaki anlamı saptama, sınıflandırma, konuşma hızı gibi zihinsel süreçler değerlendirilir.

LEİTHER TESTİ 

2 -18 yaş aralığında uygulanan bir zeka testidir. Dört farklı kategoride (öğrenme güçlüğü, işitme engeli, konuşma engelli, zihinsel) grupta olan ya da herhangi bir birinden yetersizliği olan bireylere uygulanır. Grupta olan ya da herhangi bir birinden yetersizliği olan bireylere uygulanır ve bireyin zekasını ölçer. Her 1 yaş için farklı alt test guruplarından oluşur, performansa dayalı bir zeka testidir. Genel olarak algılama, bellek, dikkat ve muhakeme gücü üzerinden zeka ölçer. Rehberlik Araştırma Merkezlerinde (RAM) en çok uygulanan zeka testlerinden biridir.

Testlerin çocukların yaş gruplarına ve özelliklerine göre ayrımını gördükten sonra ek bir bilgiye de ihtiyaç duyulduğuna inanıyorum. Şöyle ki… Tüm Üstün Zekalılar Derneği Başkanı olan Tunahan Coşkun, her çocuğun değil 4 yaşından itibaren 3 yaşından sonra hemen üstün zeka testine tabi tutulması gerektiğinin ve Türkiye’de kaç tane üstün zekalı, yetenekli, dahi çocuk olduğunun bilinmediğinin altını çizmektedir. Bilinmeyen onca yeteneğin altında ailelerin bilinç düzeyi, sosyo-ekonomik koşullarının yattığını biliyoruz ama konuya gereken hassasiyet gösterilmediği için eğitilmemiş ve körelmiş zihinlerin, fikren ve ruhen doyum noktasına ulaşamamış çocukların yetiştiği gerçeği de oldukça can sıkıcı olmaktadır.

zeka2

Ailelerin kendi kendilerine tespiti isteğe bağlı olmayacak biçimde, her çocuğa yapılan aşıların kontrolü gibi Devletin çocuğun yaşına uygun olmak kaydıyla bu testleri yaptırmak üzere aileleri zorunlu kılması gerekiyor bence. Varolan hazinelerini heba etmeden, hem onların hem tüm Dünyanın güzelleşmesi, üreten ve faydalı bireylerin çoğalması en büyük isteklerim arasında yer alıyor benim. Konunun muhatabı olan derneklerin, organizasyonların, tüm kurumu ve kuruluşların bu işi ücretsiz ve anlaşılır bir yapı ile yayması mümkün olsa keşke… Hayali bile ne muhteşem bir umut yayıyor içime bilemezsiniz.

Varsayalım ki bunlar hayal olarak kaldı ve gerçekleşmesi mümkün olmadı. Siz yavrularınızla her şartta bol bol konuşun. İçlerindeki merak duygusunu asla köreltmeyin. Onların bol bol kitap okumasına vesile olun, bunu sağlamaya çalışın imkanınız ölçüsünde. Yaptığı işleri övün, sonuç alamasa da tekrar tekrar çabalaması için onu gayretlendirin. Öğretilebilir anlar yakalayın onlara. Sizin istediğiniz zamanlarda değil onların öğrenme kanallarının açık olduğu zamanları bulun ve farklı yollarla, düşünmesini sağlayarak öğretin hayatı, merak ettiklerini, bilmesi gerekenleri… Zorlamayın hiçbir şeyi yapması için onları! Teorik başarıları, hayatta başarılı olacakları anlamına gelmediği için mutlu bireyler olarak hayatı yaşamalarının çok daha önemli olduğunu hissettirin onlara. Ne de olsa Dünyada Einstein, Steve Jobs, Edison gibi okul başarısı vasat hatta çok kötü olan nice dahiler var onlara örnek olacak:)

Demem o ki, telaşa kapılmayın evlatlarınızın muhteşemlikleri karşısında. Bakmayı ve görmeyi bilin onların yansıttığı tüm yetileri. Sonrası zaten her anlamda daha çok araştırmaya yönelen Dünya düzeninde kolaylıkla ve ihtişamla kendiliğinden gelecektir. Araştırın, sorun, yorulun onlar için. Asla bir sonuçla yetinmeyin. Gerekirse birkaç yerde test yaptırın onlara. Aldığınız verileri uzmanlara yorumlatın ve bence en önemlisi kendi egolarınızı ve içgüdülerinizi susturmayı becerin. Her ne olursa olsun sonuç, sizi yüceltecek veya itibarınızı sarsacak duyguların kölesi olmayın. Sizin sayenizde dünyaya merhaba demiş olsalar da kendilerine ait bir hayat yaşıyor olacaklar bunu asla aklınızdan çıkarmayın!

Son olarak, tanıdığım tanımadığım tüm çocuklara bu cümlelerim… Sevginin bütünleyici gücü ile kucaklıyorum hepinizi. Yolunuz ve bahtınız hep açık olsun, hayatlarınız hayallerinizden çok daha güzel olsun.

Keyifle kalın dostlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.