27 Haziran 2022

Hassas Ciltlerin Hak Ettiği Terapi Dermalex Sensitive Balance

Yaz yaklaşırken güneşe git gide daha fazla maruz kalan hassas ciltlerin bakımını ihmal etmemek gerekiyor. Cildinize hak ettiği...
Devamı

    Diğer Başlıklarımız

    Gözlerimizi Tehdit Eden 7 Hatalı Alışkanlık!

    Güneş sağlığımız üzerinde önemli faydalar sağlasa da, yaz aylarında yeryüzüne daha yoğun ve dik gelen zararlı UV ışınları cildimizin yanı sıra gözlerimizi...

    Hayatın Farklı Anlarına Uygun Güneş Gözlükleri Atasun Optik’te

    27 Haziran Dünya Güneş Gözlüğü Günü’nü kutlarken hayatın her anına uygun güneş gözlükleri Atasun Optik’te sizi bekliyor. Atasun Optik, bazen...

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktiviteyle Karıştırılıyor!

    Bipolar bozukluğun beynin biyokimyasal fonksiyonun bozulmasıyla ilgili bir beyin hastalığı olduğunu ifade eden Psikiyatrist Prof Dr. Nevzat Tarhan, bipolar bozukluğun toplumda görülme...

    Yetişkinlerin Yüzde 50’si Uykusuzluk Problemi Yaşıyor

    Uykusuzluk problemiyle mücadele eden insanların sayısı her geçen gün artış göstermeye devam ediyor. Araştırmalar, yetişkinlerin yaklaşık yüzde 50’sinin...

    10 Kişiden 1’i Yoğun Uçuş Korkusu Yaşıyor

    Uçak Kazası Uçuş Korkusuna Sahip Birçok Kişinin Tedirgin Olmasına Yol Açtı

    Sabiha Gökçen Havalimanında meydana gelen uçak kazası, hava yolu ile seyahat etmeyi planlayan uçuş korkusuna sahip birçok kişinin tedirgin olmasına yol açtı. Uzmanlar havayolu yolcuğunun karayolu yolcuğundan 266 kat daha az riskli olduğunu, uçaklarla ilgili olumsuz haberlerin ve kaza üzerine kurgulanmış filmlerin korkuyu önemli oranda tetiklediğini söylüyor.

    Psikiyatrist Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar
    Psikiyatrist Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar

    Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Psikoloji Anabilim Dalı Başkanı Psikiyatrist Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yaşanan uçak kazasından yola çıkarak yolcu psikolojisi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    Yolcuların %10’u yoğun korku yaşıyor

    Sözlerine uçuş korkularını tetikleyen etkenlerden bahsederek başlayan Sayar, “Mark Twain’in ünlü bir sözü vardır: ‘Birçok insan, yaşamlarını hiç olmamış trajedilerden acı çekerek tüketirler.’ Uçuş korkusu birçok insan için böyle bir durum olmakla birlikte gerçek bir tehlike karşısındaki orantılı ve akılcı korunma tutumudur. Korku bazı durumlarda kişinin uzaklaşmasını sağlayarak koruyucu işlev gösterir. Fakat korkunun düzeyi artarsa kişi paniğe kapılır ve tepkileri engellenir. Ticari havayolları istatistiklerine göre uçağa binen her 4 yolcudan 1’i ( %24) uçuş korkusu belirtilerini az veya çok, %10’u ise yoğun uçuş korkusu gösteriyor. Bu korku pek çok kişinin yaşamını etkilemekte ve ulaşımda havayolunun kullanımını engelleyerek kişiyi ve kimi zaman çevresini zor durumda bırakabiliyor. Medyadaki uçak düşmesi, uçak arızaları ve hava korsanlığı gibi uçuşla ilgili haberlerin çoğu kişilerdeki uçuş korkusunu pekiştiriyor. Ayrıca birçok filmde uçak kazaları ve kaçırılmaları korku teması olarak kullanılıyor. Buna karşın uçak yolculuğunun güvenirliğine ve konforuna değinen yazı ve haberlere neredeyse hiç rastlamıyoruz. Olumsuz mesajların bu denli yoğun olması da kişilerin uçuş korkusunu tetikliyor ve pekiştiriyor” dedi.

    Karayoluna göre 266 kat az riskli

    Sayar, havayolu yolculuklarının diğer yolculuk şekillerine göre daha az riskli olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Uçuş korkusunu yenmenin ilk aşaması havacılık hakkında bilgi sahibi olmaktır. Bir uçak güvensizse dünyanın her yerinde uçuştan men edilir. Bu sektörde güvenlik söz konusu olduğunda masraftan kaçınılmaz, uçuşla ilgili her olay defalarca kontrol edilir. Bugün bindiğimiz ticari uçakların hepsi yedek sisteme sahip, yani bir sistem çalışmazsa onun görevini üstlenecek başka bir sistem devreye giriyor. Bu çifte güvenliğe uçuş personeli de dahildir. Arabamızın her yola çıkışından önce birçok teknisyen tarafından gözden geçirilmediği, yedek bir şoförle araç kullanmadığımız ve her yıl uçak kazalarında hayatını kaybedenlerden defalarca kat fazlasının karayolu kazalarında öldüğü düşünülürse uçaklar oldukça güvenilirdir. Rakamla ifade etmek gerekirse karayolu trafiğindeki kaza olasılığı, hava yoluna göre 266 kat, sigaranın ölüm riski ise uçuştan kaynaklı ölümlere oranla 4 bin kat fazladır. 1 yılda havayoluyla seyahat eden insan sayısı 3 milyarken,uçak kazalarında ölen insan sayısı ise 1 yılda arı sokmasından ölenlerden azdır.”

    Fobi korkaklıkla karıştırılıyor

    Korku ve fobi kavramlarının toplumda birbiriyle karıştırıldığına işaret eden Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar, “Tüm bu bilgilere sahip olmasına rağmen kişinin korkusu aşırı, anlamsız ve sürekli ise, bu durumla karşılaşma ihtimali olduğunda dahi yoğun sıkıntı yaşıyorsa, bu durum kişinin günlük hayatını, işlevlerini engelliyorsa bu durumda korkuya “fobi” adını veririz. Benzer biçimde kişi uçaktan aşırı korkuyor, binemiyor, binmesi gerektiğinde ya kaçınıyor ya da çok sıkıntı ile uçak yolculuğuna katlanabiliyorsa o kişide uçak fobisi vardır. Fobi bir korkaklık durumu değildir. Uçak fobisi olan pek çok kişi de günlük yaşamlarında cesur, atik, başarılı kişilerdir. Ancak uçuş fobisi bir hastalıktır, tedavisi mümkündür. Uçuş korkusu yaşayan kişinin sık uçuş yapması, gevşeme ve solunum egzersizlerini öğrenmesi ve uygulaması korkusunu yenmesine yardımcı olacaktır” dedi.

    Kısa sürede uçuş korkusu tedavisi mümkün

    Sayar uçuş korkusu tedavilerine değinerek sözlerini şöyle sonlandırdı: “Tedavide öncelikle kişinin başka fobilerinin, depresyon, stresle ilgili bozukluklar, madde kullanımı gibi ruhsal sorunlarının bulunup bulunmadığı değerlendiriliyor. Sorunun sebebine, şiddetine ve doğasına göre ilaç tedavileri ya da psikoterapiler uygulanabiliyor. Psikoterapilerde hastanın uçuşla ilgili olumsuz algı ve yanlış düşüncelerinin değiştirilmesi, pozitif koşullanma, sistematik duyarsızlaştırma, gevşeme tekniklerinin öğretilmesi ve üstüne gitme ile fobinin yenilmesi mümkün. Uygun tedavi ile kısa sürede %70 ile %90 oranında başarı elde ediliyor. Günümüzde büyük havayolu şirketleri, kısa süreli ve etkisi oldukça yüksek uçuş korkusu terapileri uyguluyor.”

    Latest Posts

    Gözlerimizi Tehdit Eden 7 Hatalı Alışkanlık!

    Güneş sağlığımız üzerinde önemli faydalar sağlasa da, yaz aylarında yeryüzüne daha yoğun ve dik gelen zararlı UV ışınları cildimizin yanı sıra gözlerimizi...

    Hayatın Farklı Anlarına Uygun Güneş Gözlükleri Atasun Optik’te

    27 Haziran Dünya Güneş Gözlüğü Günü’nü kutlarken hayatın her anına uygun güneş gözlükleri Atasun Optik’te sizi bekliyor. Atasun Optik, bazen...

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktiviteyle Karıştırılıyor!

    Bipolar bozukluğun beynin biyokimyasal fonksiyonun bozulmasıyla ilgili bir beyin hastalığı olduğunu ifade eden Psikiyatrist Prof Dr. Nevzat Tarhan, bipolar bozukluğun toplumda görülme...

    Yetişkinlerin Yüzde 50’si Uykusuzluk Problemi Yaşıyor

    Uykusuzluk problemiyle mücadele eden insanların sayısı her geçen gün artış göstermeye devam ediyor. Araştırmalar, yetişkinlerin yaklaşık yüzde 50’sinin...

    Haberler

    “Cinsel Sağlık Senin Hakkın” Podcast Serisi Başladı

    Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hakları (CİSÜ) Platformu’nun ‘Cinsel Sağlık Senin Hakkın’ podcast serisinin ilk bölümü yayına girdi.

    Spor Ve Sağlıklı Yaşamın Yeni Adresi Urbanfıt

    Sağlıklı yaşam dünyasına adım atabilmek ve düzenli antrenman programlarından oluşan yeni başlangıçlar Swissôtel The Bosphorus’da açılan UrbanFit ile mümkün oluyor. 

    Diyabet Hastalarına 10 Önemli Yaz Kuralı!

     Sağlıklı bir yaz dönemi için… Susuzluğunuzu meyve suyu ile gidermeyin! Bu saatler arasında güneşe çıkmayın!  Tüm yıl boyunca heyecanla beklediğimiz...

    Doğtaş ile Genç Odaları Büyüyor

    Evlerin genelde daha küçük odalarını sahiplenen gençlerin yaşam alanlarını en efektif şekilde kullanan Doğtaş genç odası koleksiyonları, mimarı çözümlerle fark yaratıyor.

    Domatesle Doğal Parlaklık Kazanın

    Mevsimi gelen domates, yemeklerin yanı sıra cildi de güzelleştiriyor. Güzellik Koçu Meltem Demir, cildi nemlendiren ve doğal bir parlaklık sağlayan domates maskesi...