24 Mayıs 2022

Fiziksel Tükenmişlikten Çok, Duygusal Tükenmişlik Yaşıyorlar…

Engelli bireyler en çok yalnız kalmaktan korkuyor Engellilik, evrendeki mükemmelliğin bir parçası… 10 –...
Devamı

    Diğer Başlıklarımız

    Robson Green’in Britanya Sularında Nefes Kesen Yolculuğu

    Robson Green, kıyı balıkçılığına olan sevgisini meraklıları ile paylaşmak için Britanya kıyılarını ziyaret ediyor. Green’in deneyimlerini konu alan...

    Ailede Meme Kanseri Öyküsü Prostat Kanseri Riskini Artırıyor

    Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü prostat kanseri. Anadolu Sağlık Merkezi’nin, bu...

    Kardeşler Arası Rekabeti Önlemek İçin Çocuklarınızı Birbiriyle Kıyaslamayın

    Kardeşler zaman zaman kavga edebiliyor, aralarında kıskançlık krizleri yaşanabiliyor. Bu durumun ebeveynleri rahatsız etse de aslında çok normal...

    Dikkat, Covid 19 ile Alerjik Rinit Belirtileri Karışabilir!

    Havaların ısınmasıyla artan polen ve akarların duyarlı kişilerde ortaya çıkardığı semptomların koronovirüs belirtileriyle karıştırılabileceğine dikkat çeken Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji...

    Hamilelikte En Çok İnanılan 12 Mite Dikkat!

    Anne adayları hamilelik haberini aldığı zaman hem heyecanlı hem mutlu bir döneme giriyor. Ortalama 40 haftalık yolculuğun başlamasıyla birlikte hemen hemen pek çok gebe gerek internetten gerek çevresinden hamilelik sürecine ilişkin bilgiler alıyor.

    Op.Dr.Şakir Volkan Erdoğan

    Ancak uzmanından alınmayan kulaktan dolma bilgiler zaman zaman yanlış da olabiliyor ve hamilelik ile doğum sürecini olumsuz etkileyebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Şakir Volkan Erdoğan, gebelikte doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.  

    Gelişen teknoloji ve iletişim çağı ile birlikte her bilgiye ulaşmak çok kolaylaşmışken beraberinde getirdiği sorun hangi bilginin doğru hangi bilginin yanlış olduğu konusudur. Pek çok anne adayı da bazen bu bilgi kirliliği içinde stres yaşayabilmektedir. Gebelik sürecinde; gerek hormonların, gerekse anne olmanın verdiği sorumluluk ile anne adaylarının kafaları duyulan yanlış bilgilerle karışabilmektedir.  Bu bilgiler her ne kadar masum gibi görünse de, hem gebenin konforunu bozmakta hem de strese yol açmaktadır.

    Bu mitler şöyle sıralanabilmektedir:

    1. “Her gebe tüm hamilelik boyunca en çok 7-9 kilo arasında almalıdır”: Genellikle gebe bir kadın hamilelik dönemini 8-12 kilo alır diye ortalama bir rakam vardır. Ancak gebelik döneminde alınan kilolar gebelik öncesi kadının kilosuna uygun olmalıdır; örneğin kilolu bir anne adayı ile zayıf bir anne adayının alması gereken kilo aynı olmamalıdır. Kilo alımı her kadına göre farklılık gösterebilir. Hamilelikte doktor kontrolünde kilo dengesinin doğru ayarlanması önemlidir.  
    2. “Midesi bulanmayanın erkek çocuğu olur”: Bilimsel olarak kız bebeklerin anne adayında daha fazla bulantı yaptığı yönünde bazı çalışmalar bulunmaktadır ancak bulantı olmayan her anne adayının çocuğu erkek doğmamaktadır.  
    3. “Gebe saç kestirirse bebeğin ömrü kısa olur”: Hamile kadınların saç kestirmesinde bir sakınca yoktur. Saç boyama konusunda ise dikkat edilmesi gereken tek konu boyadaki kimyasal maddelerdir. Bu nedenle saç boyası 12 haftaya kadar yapılmamalıdır. 
    4. “Bir gebe kollarını havaya kaldırırsa bebeğin kordonu boynuna dolanır”: Bu da yanlış bir bilgidir. Hamilelerin yaptığı hareketle kordon dolanması gibi bir durum söz konusu değildir. Bilimsel araştırmalara göre uzun kordonu olan bebeklerde kordon dolanması görülmektedir. Bu durum gebenin hareketine bağlı değildir. 
    5. “Hurma yemek düşüğe sebep olur”: Gebelikte hurmanın doğumu başlattığına dair birçok çalışma mevcuttur. Yapılan çalışmalar genelde doğuma yakın dönemde düzenli hurma yenmesi ile ilişkilidir. Araştırmalara göre hurma doğumu başlatmakta etkili bir besindir. Yiyeceklerle ilgili olarak gebeliğe ilişkin söylenebilecek tek şey hiçbir besinin abartılı tüketilmemesi gerektiğidir. 
    6. “Bir hamile istediği besini yemezse, bebekte o besinin izi çıkar”: Gebelik boyunca her istenen şey tüketilmez. Örneğin sakatat, ağır metal ihtiva eden deniz canlıları, çiğ süt, çiğ et, çiğ balık ürünleri, sushi gibi besinler tüketilmemelidir. Bu tür gıdaların tüketilmemesi bebekte bir iz oluşturmaz ancak ciddi nöronal ve fiziksel hasarlara neden olabilmektedir. 
    7. “Hamile kadın spor yapamaz”: Gebenin çevresindeki kişiler tarafından en sık dile getirilen konulardan biri de anne adayının eğilmemesi, bir yere uzanmaması, koşmaması, dans etmemesi gerektiğidir. Rutin ve iyi giden bir gebelikte hareket kısıtlaması önerilmemektedir. Genetik olarak sağlıklı ve takiplerinde bir patoloji görülmeyen bir bebek için hareket etmenin sorun oluşturmayacağı bilinmektedir. Riskli gebeliği olan kadınlara da her hareket önerilmez. Genel anlamda dikkat edilmesi gereken gebeliğin ileri haftalarında, özellikle doğuma yakın ağır sporların yapılmasından kaçınılması gerektiğidir. 
    8. “Gebelikte vajinal muayene düşüğe neden olur ya da doğumu başlatır”: Bu bilgi anne adaylarının çok fazla dile getirdiği, jinekoloji uzmanlarının çok sık karşılaştığı bir konudur. Hatta pek çok anne adayı, anne ve bebek hayatının riskli olduğu durumlarda bile vajinal muayene konusunda direnç göstermektedir. Bu bilgi kesinlikle doğru değildir. Vajinal muayene bebeğe ya da anneye zarar vermemektedir, doğumu başlatmamaktadır. 
    9. “Gebelikte cinsel ilişki bebeğe zarar verir”: Cinsel ilişki bebeğe zarar vermez. Fakat vücudumuzun ürettiği prostoglandin maddesi rahim ağzının açılmasına ve kasılmalara neden olan bir maddedir ve bu madde erkek menisinde de bulunmaktadır. Bununla birlikte yapılan çalışmalarda cinsel ilişki ile doğum olayının başladığına dair bir kanıt bulunamamıştır. Bu veriler ışığında güncel bilgimiz cinsel ilişkinin hamileliğe zarar vermeyeceği yönündedir. Ancak gebelikte cinsel ilişki dönemleri konusunda mutlaka doktora danışılmalıdır. 
    10. “Doğum için acı eşiği yüksek olmayan doğum yapamaz”: Doğum, acı eşiği ile ilgili değil, kadın olmak, anne olmayı istemek ve neslin devamını sağlamak ile ilgilidir. Acı eşiği yüksek insanlar tabi ki de acıyı daha az hissedeceklerdir ama bunun doğurabilmek ile ilgisi yoktur. 
    11. “8 aydan küçük doğan bebek yaşamaz”: Gelişen tıp ve teknoloji ile günümüzde 22-24 hafta üzerindeki; 500 gr ve üzeri bebekler yaşayabilmektedir. Tabi ki bebek anne karnında ne kadar kalırsa ileride sağlıklı yaşama oranı o kadar artar. Erken haftada doğum, bebeğin kuvözde kalacağı süreyi ve bakım ihtiyacını artırmaktadır. 
    12. “Mide ekşimesi bebeğin saçlarıyla ilgilidir”: Gebelik sürecinde anne adayında bir takım fizyolojik değişiklikler meydana gelmektedir. Bunlardan bir tanesi de mide içeriğinin özellikle ilerleyen gebelik haftaları ile yemek borusuna geri kaçması durumudur. Reflü adı verilen bu durumda yemek borusunun mideye girdiği yerde yanma ve ekşime hissi olur; bebeğin saçları ile ilgisi yoktur.  

    Latest Posts

    Robson Green’in Britanya Sularında Nefes Kesen Yolculuğu

    Robson Green, kıyı balıkçılığına olan sevgisini meraklıları ile paylaşmak için Britanya kıyılarını ziyaret ediyor. Green’in deneyimlerini konu alan...

    Ailede Meme Kanseri Öyküsü Prostat Kanseri Riskini Artırıyor

    Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü prostat kanseri. Anadolu Sağlık Merkezi’nin, bu...

    Kardeşler Arası Rekabeti Önlemek İçin Çocuklarınızı Birbiriyle Kıyaslamayın

    Kardeşler zaman zaman kavga edebiliyor, aralarında kıskançlık krizleri yaşanabiliyor. Bu durumun ebeveynleri rahatsız etse de aslında çok normal...

    Dikkat, Covid 19 ile Alerjik Rinit Belirtileri Karışabilir!

    Havaların ısınmasıyla artan polen ve akarların duyarlı kişilerde ortaya çıkardığı semptomların koronovirüs belirtileriyle karıştırılabileceğine dikkat çeken Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji...

    Haberler

    “Kalp Yetersizliği Belirtilerini Dikkate Alın, Kalp Yetersizliğinin Tedavisi Mümkün”

    Türk Kardiyoloji Derneği (TKD), Mayıs ayının ikinci haftası kutlanan “Kalp Yetersizliği Farkındalık Günü” kapsamında online bir basın toplantısı düzenleyerek bu hastalıkla ilgili...

    En Doğal Ve İyileştirici Cilt Temizleyici İle Tanışın!

    Tüm cilt tipleri için yağı, makyajı ve diğer kirleri etkili bir şekilde temizleyen ve daha yumuşak, pürüzsüz ve parlak bir cilt ortaya...

    Çocuklara Uygun En İyi 8 At

    Çocuklar genellikle bir ata veya midilliye sahip olmayı hayal ederler. Çocuğunuz için bu hayali gerçeğe dönüştürmeyi planlıyorsanız, bazı küçük ırklar çocuklar için...

    Cildiniz İçin Yaza Hazırlık Reçetesi, Kış Ardından: Yaz Bakım Reçetesi

    Sıcak havaların gelmesiyle birlikte cildimiz, değişen hava koşullarına karşı tepki göstermeye başlıyor. Güneş ışınlarıyla birlikte ısınan hava ise...

    Cildi Yenilemek İçin 6 Altın Öneri

    İki yılı aşkın süredir devam eden Covid-19 pandemisinde bir yandan maske kullanımı, diğer yandan dondurucu kış koşulları cildi iyice yıprattı.