24 Ekim 2020

Her 8 Kadından Birinde Görülüyor

Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl Ekim ayı “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak kabul ediliyor. Bu kapsamda tüm dünyada düzenlenen etkinliklerle meme...
Devamı

    Diğer Başlıklarımız

    Doğurganlık Tedavileri Çocuklardaki Kanser Riskini Arttırmıyor

    Anne adaylarının geneli endişeli olur ve özellikle doğurganlık tedavisi görenler çocuklarının sağlığı ile ilgili daha fazladan endişeye sahip olurlar. Ancak bilimsel çalışmalar,...

    Pandemide Stres Seviyesi ve Yalnızlık Duygusu Arttı

    Küresel Covid-19 salgınının etkilerini dünya çapında ölçmek için gerçekleştirilen COH-FIT çalışmasına ülkemizden 2 binin üzerinde kişi katıldı. Katılım halen devam etmekte. 29-46...

    Adventure Time Hayranlarına Güzel Haber

    Cartoon Network’ün sevilen klasik çizgi filmlerinden Adventure Time daha önce yayınlanmamış özel bölümüyle çocuklarla buluşmaya hazırlanıyor. Adventure Time Uzak Diyarlar - BMO...

    Pediatrik Rehabilitasyon Nedir? Bebekte Ay Ay Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

    Çocuklarda ya da bebeklerde kaba ve ince motor aktivitelerde gelişimsel gecikmeler ailelerin endişelenmesinin en büyük sebebi olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle ebeveynlerin...

    İnternetten Hastalık Arama Hastalığı: Siberkondri

    Çağımızın yeni hastalığı olan ve “internetten hastalık arama hastalığı” olarak tanımlanan siberkondri, akademik bir araştırmanın konusu oldu. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen araştırmada ilginç sonuçlar çıktı.

    İstanbul genelinde 18-75 yaşları arasındaki bin 196 kişinin katıldığı çalışmaya göre, kuşakların siberkondri düzeyleri karşılaştırıldığında, 2000 yılı ve sonrasında doğan Z kuşağının siberkondri seviyesi diğer kuşaklara göre 101,68 puanla en yüksek düzeyde bulundu. En düşük seviye ise 86,24 puanla orta seviyedeki 1946-1964 yılları arasında doğan Baby Boomer kuşağı oldu. Çalışmada siberkondri düzeyi ile sağlık okuryazarlık seviyesi arasındaki ilişki negatif bulundu yani sağlık okuryazarlığı seviyesi arttıkça siberkondri seviyesinin azaldığı görüldü. Sağlık okuryazarlığı seviyeleri karşılaştırıldığında, en yüksek seviye Baby Boomer yani en yaşlı kuşakta bulundu.

    Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümü Dr. Öğr. Üyesi Aylin Tutgun Ünal ve sağlık çalışanı Yücel Ekinci tarafından “Yeni Medya Çağında Kuşakların Siberkondri Düzeyleri ile Sağlık Okuryazarlığı İlişkisi” ve “İstanbul İli Kuşakların Siberkondri ve Sağlık Okuryazarlığı Haritası” araştırmaları gerçekleştirildi.

    İstanbul’un siberkondri seviyesi ölçüldü

    Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Aylin Tutgun Ünal araştırmada çağımızın yeni hastalığı olarak tanımlanan siberkondri ‘internetten hastalık arama hastalığı’ konusunu ele aldıklarını söyledi. Ünal; ”Araştırmada İstanbul’da yaşayan 18-75 yaş arası kuşakların demografik özellikleri yönünden siberkondri düzeyleri ile sağlık okuryazarlığı düzeylerinin hangi seviyede olduğunun tespit edilmesi ve aralarında anlamlı bir ilişki olup olmadığının araştırılması hedeflendi. Çalışma, ülkemizde sağlık okuryazarlığı ile siberkondri ilişkisine yönelik ilk çalışma olması yönüyle de önem arz etmektedir” dedi.

    Aylin Tutgun Ünal: “Tehlikeli sonuçlar doğurabilir”

    Yeni Medya ve Gazetecilik Yükseklisans öğrencisi, aynı zamanda da sağlık çalışanı olan Yücel Ekinci ile gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Ünal, hastalık belirtileriyle ilgili internetten arama yapan bireylerin edindikleri bilgilerle hasta oldukları düşüncesiyle kaygılandığını, uzmanlara başvurmadan kendi kendilerine yanlış tanı/teşhis koyabilmekte ve yanlış tedavi yöntemlerine başvurabildiklerini kaydetti.

    Aylin Tutgun Ünal: “Bir an önce önlem alınmalı”

    Özellikle içinde bulunduğumuz salgın döneminde evde geçirilen sürenin artmasıyla birlikte internet kullanımında artış gözlendiğini kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Aylin Tutgun Ünal, şunları söyledi:

    “Bu durum, iletişim ve iş yapma şekillerinin dönüştüğü yeni medya çağında sağlık alanında oluşan yeni bir problemi gündeme getirmiştir. Diğer yandan yaşları 18 ile 75 arasında değişen tüm kuşaklarda orta seviyede bu rahatsızlığın görülmesi de tehlikenin boyutunu gözler önüne sermektedir. Bu araştırma kapsamında %36.8 oranındaki bir kesimin hekim tavsiyesi dışında kendi isteğiyle ilaç kullandığını belirtmesi, %22 oranındaki bir kesimin ise tanısı koyulmamış bir hastalığının olduğunu düşünerek internette devamlı hastalık araması da sağlık alanında ayrı bir problemi gündeme getirmektedir. Her iki durumda da siberkondri düzeyinin yüksek seviyede seyretmesi bir an önce önlem alınması gerekliliğini ortaya koymuştur.

    Araştırmada ayrıca sağlık okuryazarlığı seviyesinin tüm kuşaklarda sınırda/sorunlu olarak bulunması, bu alanda çalışmaların “dijital sağlık okuryazarlığı” olarak güncellenerek başta Z kuşağına, ailelerine ve eğitimcilere olmak üzere tüm kuşaklara uygulanabilirliğinin sağlanması önem arz etmektedir. İnternette ulaştığı sağlık bilgisine daha çok güvenen bir Z kuşağı geliyor. Hastalık araştırma hastalığı ölçeği kullanarak yürüttüğümüz araştırma, hastalık belirtileri/şikayetleri olduğunda internete başvuran Z kuşağının, aile hekimi ya da uzman doktordan ziyade internetteki bilgiye daha fazla güvendiğini ortaya koydu. Bu durumun giderek yaygınlaştığını söyleyebiliriz. Sadece Z kuşağı değil 18-75 yaş arasındaki herkes orta seviyede risk altında bulunuyor. Diğer yandan aile hekimlerine başvuran hastalar ile orta seviye sosyo ekonomik statüye sahip hastalarda “yüksek seviyede” siberkondri görülmesi ile hastaneye başvuranlarda orta seviyede seyretmesi çalışmalara Aile Sağlığı Merkezlerinde başlanabileceğinin sinyalini vermiştir.”

    Yücel Ekinci: “e-sağlık okuryazarlığı geliştirilmeli”

    Araştırmada yer alan Yücel Ekinci ise “Araştırmanın sonucuna göre, herhangi bir sağlık sorununda ilk internete başvuranlarda endişenin gelişebileceği, bu bilgilere güvenip karar alma sonucunda da bu endişenin arttığını söyleyebiliriz. Bu durum, kişilerin siberkondri düzeyini yükseltebilmekte ve daha ileri durumlarda siberkondri hastalığına götürebilmektedir. Bu anlamda internet kullanımında bilinçli bir kullanıcı olmak önemli olduğundan e-sağlık okuryazarlığının geliştirilmesi gerekiyor. İnternetten sağlık bilgisi arayan ve bu bilgilerle kendi sağlık sorunlarını gidermeye çalışan kişilere; bu yola başvurmadan önce mutlaka sağlık profesyonellerinden destek almalarını ya da bir sağlık merkezine başvurmalarını önerebiliriz” dedi.

    Araştırmaya 1196 kişi katıldı

    Araştırmaya İstanbul’un 39 ilçesinden bin 196 kişi katıldı. Kadın katılımcı sayısı 610 (%51), erkek katılımcı sayısı 586 kişi (%49) oldu. 1946-1964 yılları arasında doğan Baby Boomer kuşağından 37 kişi (%3,6), 1965-1979 yılları arasında doğan X Kuşağından 176 kişi (%17), 1980-1999 yılları arasında doğan Y Kuşağından 671 kişi (%64,8), 2000 yılı ve sonrasında doğan Z kuşağının 18-20 yaş grubundan 151 kişi (%14,6) araştırmaya katıldı.

    Sağlık okuryazarlığı seviyesi arttıkça siberkondri seviyesi azalıyor

    Araştırmada, siberkondri düzeyi ile sağlık okuryazarlık seviyesi arasındaki ilişki negatif bulundu yani sağlık okuryazarlığı seviyesi arttıkça siberkondri seviyesinin azaldığı görüldü.

    Z kuşağının siberkondri seviyesi en yüksek çıktı

    Kuşakların siberkondri düzeyleri karşılaştırıldığında, 2000 yılı ve sonrasında doğan Z kuşağının siberkondri seviyesi diğer kuşaklara göre anlamlı düzeyde yüksek bulundu. En düşük seviye ise Baby Boomer kuşağında bulunmuştur. Z kuşağında siberkondrik seviye “yüksek seviye” bulunurken diğer kuşaklarda “orta seviye” bulundu.

    Siberkondri ciddiyet ölçeğinden elde edilen ortalama toplam puan 96,48 olarak hesaplandı. Ölçekten en az 33 en fazla 165 puan alındı. Bu doğrultuda alınan ortalama toplam puana göre, tüm katılımcıların (kuşakların) siberkondri düzeyi “orta düzeyde” bulundu.

    Kuşakların siberkondri ölçeğinden aldıkları puanlar

    Araştırma sonuçlarına göre kuşakların siberkonrdi ölçeğinden aldıkları puanlar şöyle oldu:

    Baby Boomer: 86,24 (orta seviye)

    X kuşağı: 92,84 (orta seviye)

    Y kuşağı: 96,83 (orta seviye)

    Z kuşağı: 101,68 (yüksek seviye)

    Z kuşağı, internetten araştırıyor

    Araştırmada, Z kuşağının yüksek seviyede internette hastalık araştırma hastalığının olduğu ortaya çıktı. Z kuşağının daha çok vücuduyla ilgili açıklayamadığı bir durum fark ettiğinde onu internette birçok kez araştırdığı, aile hekimi ya da uzman doktor görüşünden ziyade internetteki bilgileri ciddiye aldığı, hastalık belirtilerini/şikayetlerini internette araştırırken, o hastalığı olan kişilerin tıbbi durumlarının, hastalık belirtilerinin ve deneyimlerinin tartışıldığı internet sitelerini ziyaret ettiği, aynı sağlık durumuyla ilgili farklı internet sitelerini birçok kere ziyaret ettiği ve rahatlayamadığı, internette hastalık araştırdığı sürede diğer çalışmalarını aksattığı ortaya çıktı.

    Sağlık okuryazarlığı yaşlı kuşakta en üst seviyede

    Kuşakların sağlık okuryazarlığı seviyeleri karşılaştırıldığında, en yüksek seviye Baby Boomer yani en yaşlı kuşakta bulundu. Baby Boomer kuşağı ile Y kuşağı arasında anlamlı fark ortaya çıktı. Y kuşağının sağlık okuryazarlığı seviyesi diğer kuşaklardan anlamlı derecede düşük bulundu. Z kuşağının sağlık okuryazarlığı seviyesinin Y’lerden sonra ikinci sırada en düşük olduğu belirlendi.

    Kuşakların sağlık okuryazarlığı ölçeğinden aldıkları puanlar

    Araştırma sonuçlarına göre kuşakların sağlık okuryazarlığı ölçeğinden aldıkları puanlar şöyle oldu:

    Baby Boomer: 29,06 (sorunlu/sınırlı)

    X kuşağı: 27,31 (sorunlu/sınırlı)

    Y kuşağı: 25,15 (sorunlu/sınırlı)

    Z kuşağı: 26,77 (sorunlu/sınırlı)

    X kuşağı erkeklerinin siberkondri seviyesi yüksek

    Kuşaklarda cinsiyete göre siberkondrik durum incelendiğinde, cinsiyete göre farklılaşmadığı görüldü fakat X kuşağı yani 1965-1979 yılları arasında doğanlarda erkeklerin siberkondrik durumları kadınlardan anlamlı derecede yüksek bulundu. X kuşağında erkeklerin kadınlardan daha fazla siberkondrik olmasına paralel olarak sağlık okuryazarlığı seviyesi de anlamlı düzeyde daha düşük bulundu.

    Kadınların sağlık okuryazarlık seviyesi, erkeklere göre daha yeterli

    Kuşaklarda cinsiyete göre sağlık okuryazarlığı seviyesi karşılaştırıldığında, kadınların sağlık okuryazarlığı düzeyinin “Sorunlu/Sınırlı sağlık okuryazarlığı seviyesinde”; erkeklerin sağlık okuryazarlığı düzeyinin “Yetersiz sağlık okuryazarlığı seviyesinde” bulundu. Tüm kuşaklarda kadınların sağlık okuryazarlığı seviyesinin erkelerden daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Y kuşağı yani yaşları 21-40 arasında olan grupta kadın ve erkeklerdeki sağlık okuryazarlık seviyesi oldukça yetersizlik sınırında olduğu belirlendi.

    Orta sosyo-ekonomik statüde “yüksek” siberkondri ölçüldü

    Kuşakların Sosyo-Ekonomik Statüsüne (SES) göre siberkondri düzeyleri karşılaştırıldığında, sosyo-ekonomik statüde “üst” (AB) sınıfı (%27,6) ve “alt” (DE) sınıfı (%6,7) temsil eden her iki grupta siberkondrik durum “orta düzeyde”, “orta” (C1 ve C2) sınıfı temsil eden grupta (%65,7) ise “yüksek düzeyde” bulundu. Siberkondrik durum ile eğitim ilişkili bulundu ve eğitim durumlarındaki farklılık grupların sosyo-ekonomik statüsüne göre düzeylerini etkilediği; orta (C2) sınıfta bulunan bireylerin büyük oranının ilkokul mezunu olduğu ve yüksek düzeyde siberkondrik olduğu görüldü.

    Üst sosyo-ekonomik statüde sağlık okuryazarlığı sorunlu/sınırlı seviyede

    Kuşakların Sosyo-Ekonomik Statüsüne (SES) göre sağlık okuryazarlığı düzeyleri karşılaştırıldığında, sosyo-ekonomik statüde “üst” (AB) sınıfı temsil eden grubun sağlık okuryazarlığı düzeyi “Sorunlu/Sınırlı sağlık okuryazarlığı seviyesinde”, “alt” (DE) sınıfı ve “orta” (C1 ve C2) sınıfı temsil eden her iki grubun ise “Yetersiz sağlık okuryazarlığı seviyesinde” bulundu. Sağlık okuryazarlığı düzeyi eğitimle ilişkili olduğundan bireyin eğitim düzeyi arttıkça sağlık okuryazarlığı seviyesinin de arttığı ve statünün değiştiği kaydedildi.

    Eğitim yükseldikçe siberkondri azalıyor

    Kuşakların eğitim durumu arttıkça siberkondri seviyesi azaldığı görüldü. Buna göre, eğitim durumu Yüksek Lisans+Doktora olanların siberkondri düzeyi diğer eğitim durumlarından anlamlı derecede düşük çıktı. Elde edilen ortalama toplam puanlara göre siberkondrik durum; Okuryazar+İlköğretim (419 kişi; %40,5) ve Lise (266 kişi; %25,7) olanlarda “yüksek düzeyde”; Yüksek Lisans+Doktora (62 kişi; %6) ve Önlisans+Lisans (288 kişi; %27,8) olanlarda “orta düzeyde” bulundu.

    Eğitim arttıkça sağlık okuryazarlık seviyesi de artıyor

    Kuşakların eğitim durumu arttıkça sağlık okuryazarlık seviyesi arttığı ortaya çıktı. maktadır. Eğitim durumu Yüksek Lisans+Doktora olanlarda “Yeterli sağlık okuryazarlığı seviyesinde”; eğitim durumu Önlisans+Lisans olanlarda “Sorunlu/Sınırlı sağlık okuryazarlığı seviyesinde” ve eğitim durumu Lise, Okuryazar+İlköğretim olanlarda ise “Yetersiz sağlık okuryazarlığı seviyesinde” olduğu belirlendi.

    Kuşakların çalışma durumuna göre siberkondrik düzeyi farklılaştı. Ortalama toplam puanlara göre siberkondrik durum; çalışan (847 kişi; %81,8) ve çalışmayanlar (188 kişi; %18,2) için “orta düzeyde” bulundu.

    İnternet kullanım süresi arttıkça siberkondri seviyesi azalıyor

    Kuşakların günlük internete bağlanma süresine göre siberkondrik düzeyin farklılaştığı araştırmada 1 saatten az bağlananların siberkondri seviyesi en yüksek bulundu. Günlük internet kullanım süresi arttıkça siberkondri seviyesi azaldığı fakat genel olarak siberkondrik düzeyin orta seviyede seyrettiği tespit edildi.

    1 saatten az (128 kişi; %12,4): Yüksek Düzey Siberkondrik, puanı: 101,64

    1-3 saat (396 kişi; %38,3): Orta Düzey Siberkondrik, puanı: 98,60

    4-6 saat (305 kişi; %29,5): Orta Düzey Siberkondrik, puanı: 95,20

    7 saatten fazla (128 kişi; %12,4): Orta Düzey Siberkondrik, puanı: 94,92

    Devamlı Bağlıyım (78 kişi; %7,5): Orta Düzey Siberkondrik, puanı: 84,84

    “İnternete devamlı bağlıyım” diyenlerin 1 saatten az kullananlara göre siberkondri seviyesi anlamlı derece düşük çıktı. Yani devamlı internet kullananların en az kullananlara (1 saatten az) göre hastalık araştırma hastalık seviyesi daha düşük olduğu tespit edildi.

    İnternete az bağlananların sağlık okuryazarlığı seviyesi de düşük

    Kuşakların günlük internete bağlanma süresine göre sağlık okuryazarlığı düzeyi farklılaşmamakla birlikte, 1 saatten az bağlıyım diyenlerin “Yetersiz sağlık okuryazarlığı seviyesinde”, diğer bağlanma sürelerinde ise “Sorunlu/Sınırlı sağlık okuryazarlığı seviyesinde” oldukları bulundu. İnternete günlük bağlanma sürelerinde 1 saatten az bağlıyım diyenlerin sağlık okuryazarlığı seviyesi diğer tüm bağlanma sürelerinden anlamlı derecede düşük bulundu.

    Sosyal medya kullananlarda siberkondri yüksek

    Sosyal medya kullananların siberkondrik düzeyi daha yüksek bulundu. Sosyal medya “kullananların” siberkondri düzeyi (X=96,99) “kullanmayanlardan” (X=83,25) yüksek olduğu tespit edildi. Katılımcıların %96,3’ü sosyal medya kullandığını belirtirken, sadece 38 kişinin (%3,7) kullanmadığı ortaya çıktı. Günde 7 saatten fazla sosyal medya kullananların (%8,2) yüksek seviyede siberkondrik olduğu bulunurken daha az kullananların orta seviyededir.

    Facebook kullananlarda siberkondri seviyesi yüksek

    Uygulama bazında değerlendirildiğinde, Facebook kullananların siberkondri düzeyi daha yüksek, sağlık okuryazarlık seviyeleri ise yetersiz bulundu. Katılımcılara en çok kullandıkları sosyal medya uygulaması sorulduğunda; %82,3’ünün Instagram, %9,1’inin Facebook, %4,4’ünün Twitter ve %4,2’sinin Youtube kullandığı belirlendi. Facebook kullanan grubun siberkondri seviyesi yüksek düzeyde bulunurken, diğer sosyal medya uygulamalarını kullananların orta düzeyde olduğu tespit edildi.

    Diğer yandan en çok Facebook’u kullandığını belirten %4,4’lük kesimin sağlık okuryazarlığı seviyesi yetersiz düzeyde bulundu. Diğer sosyal medya kullanıcılarının ise sorunlu/sınırlı sağlık okuryazarlığı seviyesinde oldukları tespit edildi. Daha çok gençler tarafında tercih edilen Instagram uygulamasını kullanan %82,3 oranındaki kullanıcının sağlık okuryazarlığı seviyesi sınırda bulundu. Gençlerin sağlık okuryazarlık seviyesinin neredeyse yetersiz düzeyde olduğu ortaya çıktı.

    Tanısı konulan hastalığa sahip olanların sağlık okuryazarlığı artıyor

    Araştırmaya göre tanısı konulan bir hastalığa sahip olma durumunda siberkondri seviyesi düşerken, sağlık okuryazarlığı seviyesi artıyor. “Tanısı konulan bir hastalığım yok” diyenlerin daha fazla siberkondrik olduğu ortaya çıktı. (X=97,75). Bununla birlikte tanısı konulmamış bir hastalığı olanların sağlık okuryazarlık seviyesi de daha düşük çıktı. (X=25,45). Bu durum sağlık okuryazarlığında bir fark yaratmadı. (Sorunlu/Sınırlı seviye). Bu soruya cevap veren 1034 kişinin %22,2’si tanısı konulmamış bir hastalığı olduğunu düşündüğünü belirtti.

    Henüz tanısı konulmamış bir hastalığı olduğunu düşünenlerin daha fazla siberkondrik olduğu belirlendi. Henüz tanısı konulamamış bir hastalığa sahip olduğunu belirtenlerin siberkondri düzeyi yüksek seviyede (X=102,06), diğerlerinin orta seviyede bulundu. Bu durum sağlık okuryazarlığında bir fark yaratmadı. (Sorunlu/Sınırlı seviye)

    Hekim önerisi dışında ilaç kullananların oranı %36,8

    Son bir yılda düzenli ilaç kullanımı gerektiren bir hastalığı olanların oranı %22,3 bulundu. %77,7’si düzenli ilaç kullanımını gerektiren bir hastalığının olmadığını belirtirken; hekim önerisi dışında kendi isteği ile ilaç kullananların oranı %36,8 bulundu. Bu kişilerin orta seviyede siberkondri hastalığı olduğu ortaya çıktı.

    Son bir yılda hekim önerisi dışında tıbbi tetkik yaptıranlar %33,8 oranında olup siberkondri düzeyi daha yüksek bulundu. Son bir yılda hekim önerisi dışında kendi isteği ile tıbbi tetkik yapma durumlarında siberkondrik düzey “orta düzeyde”; sağlık okuryazarlığı seviyeleri ise “Sorunlu/Sınırlı” seviyede çıktı.

    Kuşaklarda herhangi bir hastalık/rahatsızlık durumunda ilk başvuracağı kaynağa göre siberkondrik durum

    İlk başvuracağı kaynağı “internet” olanların (%25,3; 261 kişi) siberkondri düzeyi (X=104,85), “sağlık tesisi” (X=93,75) olanlardan (%74,7; 770 kişi) daha yüksek bulundu. İlk başvuru kaynağı internet olanların siberkondrik düzeyi “yüksek düzeyde” sağlık tesisi olanların “orta düzeyde” çıktı. İlk internete başvuran %25,3 oranındaki katılımcının siberkondri düzeyi anlamlı derecede yüksek bulundu.

    Aile Sağlığı Merkezine başvuranlar daha fazla siberkondrik

    Aile sağlığı merkezine başvuran kuşakların %35,1 oranında olduğu, internetten daha fazla hastalık araştırdığı ve yüksek seviyede siberkondrik olduğu ortaya çıktı. Aile sağlığı merkezine başvuranlarda sağlık okuryazarlığı seviyesi “yetersiz”, devlet hastanesi, üniversite hastanesi ve özel hastane gibi diğer kaynaklara başvuranlarda ise “sorunlu/sınırlı” seviye görüldü. Aile Sağlığı Merkezine başvuranlarda sağlık okuryazarlığı seviyesi yetersiz bulundu. Diğer kaynaklara başvuranların ise sorunlu/sınırlı düzeyde olduğu ortaya çıktı.

    ——

    Çevrimiçi anket yoluyla gerçekleştirilen araştırmada, Siberkondri Ciddiyet Ölçeği ile Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği kullanıldı. Siberkondri Ciddiyet Ölçeği, 5 faktörden oluştu. Bu faktörler; 8 sorudan oluşan günlük yaşamda davranışsal girişim çevrimiçi aramaların sonucu zorlantı (compulsion), 8 sorudan oluşan aşırı kaygı (distress), 8 sorudan oluşan tıbbi bilgileri aşırı ve tekrarlayan biçimde internet araştırmaları aşırılık (excessiveness), 6 sorudan oluşan artan olumsuz etkiler için aşırı aramalar yaparken içini rahatlatma (reassurance), 3 sorudan oluşan tekrarlanan girişimlerde çevrimiçi aramalar sırasında edinilen bilgilere dayanarak tıp uzmanlarından doktora güvensizlik (mistrust of medical Professional) olarak adlandırıldı.

    Türkiye’de sağlık okuryazarlığı ölçeği ise, 15 yaş üzeri ve en az ilkokul mezunu olan kişilerde sağlık okuryazarlığını değerlendirmek amacıyla geliştirilmiş öz bildirim ölçeğidir. Ölçek, Avrupa Sağlık Okuryazarlığı Araştırma Konsorsiyumu (HLS-EU CONSORTIUM, 2012) tarafından geliştirilen kavramsal çerçeveye dayanmaktadır. Araştırmada siberkondri ciddiyet ölçeği ile Türkiye’de sağlık okuryazarlığı ölçeği ile 1196 kişiden oluşan tüm kuşaklardan veri toplandı.

    Latest Posts

    Doğurganlık Tedavileri Çocuklardaki Kanser Riskini Arttırmıyor

    Anne adaylarının geneli endişeli olur ve özellikle doğurganlık tedavisi görenler çocuklarının sağlığı ile ilgili daha fazladan endişeye sahip olurlar. Ancak bilimsel çalışmalar,...

    Pandemide Stres Seviyesi ve Yalnızlık Duygusu Arttı

    Küresel Covid-19 salgınının etkilerini dünya çapında ölçmek için gerçekleştirilen COH-FIT çalışmasına ülkemizden 2 binin üzerinde kişi katıldı. Katılım halen devam etmekte. 29-46...

    Adventure Time Hayranlarına Güzel Haber

    Cartoon Network’ün sevilen klasik çizgi filmlerinden Adventure Time daha önce yayınlanmamış özel bölümüyle çocuklarla buluşmaya hazırlanıyor. Adventure Time Uzak Diyarlar - BMO...

    Pediatrik Rehabilitasyon Nedir? Bebekte Ay Ay Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

    Çocuklarda ya da bebeklerde kaba ve ince motor aktivitelerde gelişimsel gecikmeler ailelerin endişelenmesinin en büyük sebebi olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle ebeveynlerin...

    Haberler

    Kadınların Korkulu Rüyası: Menapoz (mu?)

    Tüm kadınlar bakımlı, dikkat çekici, yaşından daha iyi olmayı istese bile göz ardı edemeyeceğimiz bir gerçek var; menapoz ya da perimenapoz. Hepimiz...

    Menisküs İleri Yaş Hastalığı Değil

    Erken yaşta görülen menisküs yırtıkları tamir edilmeliSadece ileri yaşlarda ortaya çıktığı sanılan menisküs, çocuk ya da genç fark etmeksizin yaşamın her döneminde...

    “Korona Gördüğüm En Büyük Sahtekarlık” Diyen Katia Aveiro, Kardeşi Ronaldo’yu Tanrı’nın Elçisi İlan Etti

    Dünyaca ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo'nun yeni tip koronavirüs testinin pozitif çıkmasının ardından ablası Katia Aveiro, koronavirüsün gördüğü en büyük sahtekarlık olduğunu söyleyerek,...

    95 Yaşında Koronavirüsü Yenen Fatma Nine Sırrını Paylaştı: Bal, Yoğurt ve Süt Yedim

    Bartın'ın Gürpınar köyünde kızı Müesser Koç ile oturan 4 çocuğu, 12 torunu olan Fatma Ayan, 23 Eylül günü rahatsızlandı. Fatma Ayan yapılan test sonucunun...

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Dansı Olay Oldu

    Pensilvanya eyaletinde düzenlediği mitingde konuşan Trump, sonrasında çalan şarkıda binlerce kişinin önünde dans etti. ABD Başkanı Donald Trump, koronavirüsü...