Hipokrat’ın M.Ö. 4. yüzyılda tanımladığı dört delilik tipinden biri olan melankoli kelimesine, artık günümüzde pek sık rastlamıyoruz. Belki sadece şarkılarda ve aşk hikayelerinde.

Melankoli nedir?

Melankoli, tıbbi adıyla endojen depresyon, insan vücudunda, genetik yatkınlığın sebep olduğu değişiklikler sonucunda ortaya çıkan bir depresyon çeşidi. Daha çok mutsuzluk, keyifsizlik, hayattan tat alamama, daha önce kişinin tatmin olduğu şeylerle artık uğraşmak istememesi şeklinde kendini gösteriyor. İnsan bu ruh halindeyken öyle bir noktaya geliyor ki algılaması bozuluyor. Kendisini suçlu, işe yaramaz, kederli, hüzünlü, umutsuz hissediyor.

Aristo ve Hipokrat’a göre Melankoli

Aristotales, konuya biraz daha iyimser bakanlardan. Aristo “felsefe, politika, şiir ya da sanatla uğraşan olağanüstü kişilerin hepsi melankoliktir” demiş. Ona göre; sıradan insanlarda melankoli hastalığı görülürken doğaları gereği melankolik olanlar hasta değiller. Sıradan hastalardan farklıdırlar. Bu farklılık ve olağanüstülük, olumlu anlamdadır. Melankolik mizaçlarda normal koşullarda baskı altında tutulan yetenekler ve yaratıcı güçler özgün koşullarda serbest kalır.

Hipokrat ise, korku ve hüzün uzun sürerse melankolik durumdan söz edilebilir, diyor. Melankoliklerde uykusuzluk, dalgınlık, korku, öfke, hüzün, konuşmaktan kaçma ve yalnızlığı sevme gibi durumların çok sık görüldüğünü vurgulamış.

Depresyon ve Melankoli aynı şeyler mi?

Depresyon yaşayanlarda, daha çok durgunluk ve yetersizlik duygusu kol gezer. Hiçbir şeye ilgi duymama, rahat uyku uyumama, huzursuzluk, kararsızlık, umutsuzluk ve iştah kaybı, içsel gerginlik ve birtakım bedensel şikâyetler olabilir. Kişi kendini değersiz ve yetersiz görür. Karamsardır, yaşantısının ve içinde bulunduğu durumun değişmeyeceğine inanır. Depresyon bir hastalık biçimidir ve tedavi edilebilir.

Melankolik mizaçta olan kişiler ise, bir olay sonrası hüzne ve kedere gömülmezler. Onların durumu ya doğuştan ya da toplumsal bir travma sonucunda gelişir. Bu insanlar, huzurlu olabilmek, sakin bir hayat sürebilmek için yalnızlığı seçerler. Ancak yalnız olduğunda da hayatla ve insanlarla olan ilişkilerini sorgulaması ve sürekli düşünmesi, kendini suçlamasından dolayı bir türlü huzura eremez. Sıkıntısı sona ermez.

Melankolik insan nasıl özellikler gösterir?

İçinde bulunduğu dünyaya ve topluma uyumsuz olduğunu hisseder. İçten içe bir şey veya birden fazla neden onu kemirir durur. Uyum sağlayamaz, sürekli arayış içindedir. Duyarlı bir yapıya sahip olsa da sonu gelemeyen sorgulamalar onu hiçlik duygusuna götürür. Hiçliğin keşfi, olumsuz bakış açısı ve güvensizlik şeklinde ona geri döner. İçsel gücünü ve coşkusunu kaybeder.

Melankolik kişi yanlış giden bir şeyleri sezer. Daha iyilerinin olabileceğini düşler ancak başarısızlığa uğrayınca acı çeker. Hep bir karşı koyuş ve başkaldırı içindedir. Özgürlüğü arar. İnançlardan uzaklaşınca da acı ve boşluk içine düşer.

Melankoli tedavisi nasıl olur?

Yeni geliştirilen anti-depresan ilaçlar, depresyona sebep olan biyokimyasal bozuklukları düzeltiyor. Nedir bunlar? Mesela, beyinde serotonin diye bir madde var. Serotonin mutluluk kimyasalı olarak bilinir; antidepresanlar bu maddenin düzeyini artırıyor. Veya norepinefrin denen, başka bir mutluluk kimyasalı da bu amaçla kullanıyor. Böylece, vücudun yeterli mutluluk hormonu salgılamasına zemin hazırlıyorlar.

Uzmanlara göre, melankolinin tedavisi psikiyatristler tarafından yapılmalı.  Kendisine yaşama sevinci verecek, dünyanın güzelliklerinden faydalanmasını sağlayacak, kendine güvenini arttıracak bir tedaviyle hastaların sağlığına kavuşması mümkün.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.