Ancak Sophie Kinsella’yı önceden tanıyanlar, onun Madeleine Wickham ismi altında da birkaç eseri olduğunu biliyor. En çok sevilen kitabının kahramanı gibi, Kinsella da bir finans muhabiri olarak çalıştı. Her iki ebeveynin de eğitimci olduğu bir evde, Londra’nın güneybatısında büyüdü. Genç, yetenekli piyanist, müzik eğitimi almak için Oxford Üniversitesine girdi. Bununla birlikte, müzik çalışmalarının ona uygun olmadığına karar verdi. Ounun yerine New College of Oxford’da siyaset, felsefe ve ekonomi programına geçti.

Kinsella’nın gerçek adı altında yayınlanan ilk romanı 1995’in The Tennis Party idi. Hikayesi, bir hafta sonu bir araya gelen bir grup iyi arkadaşın etrafında dönüyordu. Karakterlerden birisi, diğerlerini sahte bir yatırım planına çekmeye çalışırken kadınlardan biri, eşinin yüklü bir borcu olduğunu fark ediyordu. Bu alt metin, ”Shopaholic” serisinin ilk göndermeleri de sayılabilirdi.

The Tennis Party ile büyük bir ilerleme katetmesi onu sevindirse de, tam zamanlı bir romancı olma beklentisi içinde olmamıştı. Bir Alışverişkoliğin Gizli Hayal Dünyası, Amerika’da, bir Alışverişkoliğin İtirafları olarak yayınlandı. Kitabın kahramanı, Rebecca “Becky” Bloomwood, bazı korkunç kişisel finans alışkanlıkları olan 25 yaşındaki bir finans gazetecisiydi. Kötü bir Londra mahallesinde yaşayan alışveriş bağımlısı Becky, hayatının aşkı ve alışveriş bağımlılığı arasında sıkışıp kalmış bir kadının hayatıydı.

Bir Alışverişkoliğin İtirafları, okuyucularla ağızdan ağza yayılıp çok iyi satıldı. Ancak eleştirmenler bazen bu kitaba karşı tepkililerdi. Becky’nin sığ bir karakter olması, Luke’un ise “mükemmel erkek” olması eleştiri oklarını kitaba yönlendiriyordu. Bazı eleştirmenler ise kitabın gidişatını eğlenceli ve sürükleyici olarak yorumluyorlardı. Sonuç olarak 25 yaşındaki bir genç kadın, kötü bir Londra mahallesinde yaşıyor, para sorunlarının üstesinden gelebiliyordu. Bir bakıma, kitabın genç kadınları iyi anlamda yönlendirdiği inkar edilemezdi.

Kinsella, Alışverişkolik kitabının seriye dönüşmesi ile ilgili olarak, ” Becky’yi daha fazla maceraya atmak, birincisinin başarısından sonra kolaylaştı,” diyor. Bizler ise, bu kitabın benzer hikayelerini başka Sophie Kinsella kitaplarında görmeye devam ediyoruz. Örneğin, Sır tutabilir misin? kitabında, Emma Corrigan adındaki Becky gibi bir kahramanı, umutsuzca çalıştığı içecek devi pazarlama departmanında terfi yapmayı umut ederken görüyoruz. Kötü giden bir müşteri toplantısından geri dönen Emma, ​​tüm sırlarını, işini gerçekten sevmediği gerçeği de dahil olmak üzere, pek çok sırrını ortaya çıkarıyor, hem de zorlu bir iş uçuşunda yanında oturan yakışıklı yabancıya.

Kitaplarının 40’a yakın dile çevrilmesinden sonra, hiç planlamadığı bir başka kitabı çıkardı. Alışverişkolik ve Ablası. Seri o kadar sevilmişti ki, Kinsella hayran mektuplarına kayıtsız kalamadı. Okuyucularının Becky’i fazlasıyla benimsediklerini söyleyen yazar, Becky’nin şu anki hayatını merak eden, işlerin yolunda olup olmadığını soran insanlar olduğunu söylüyor. Yazar en son genç kızlar için çıkardığı Audrey’i Bulmak kitabı ile karşımıza çıkmıştı. Bizler ve onun tüm diğer kadın hayranları, yeni kitaplarını heyecanla beklemeye devam ediyor!

 

Kadinvesaglik.org

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.