18 Mayıs 2022

Cennet, sevgi ve şefkat içinde annelik yapabilenlerin ayağı altındadır

Annelik bir çocuk sahibi olmaktan çok daha ötesi… Kimileri için çoğalmak, kimileri için bir olmak… “Herkesin annelik işlemi farklı” diyen DoktorTakvimi.com uzmanlarından...
Devamı

    Diğer Başlıklarımız

    Dikkat! Her Şişlik ve Kızarıklık Alerji Olmayabilir

    Deri ve mukozalarda veya iç organlarda tekrarlayan kaşıntısız şişlik atakları, ender rastlanan kalıtsal bir hastalık olan Herediter Anjioödem’in belirtileri olabilir.  

    Spor Sonrası Enerjinizi Meyve Suyu İçerek Yenileyin

    Sağlıklı bir yaşam için sporun önemini her fırsatta vurgulayan uzmanlar, spor sonrasında kaybedilen enerji ve minerallerin spor sonrasında içilen bir bardak meyve...

    Ducray’den Akne Tedavisine Yardımcı İLK ve TEK Fotokoruyucu: KERACNYL UV SPF50+

    Özellikle yaz aylarında, tüm cilt tipleri güneşten etkilenir. Güneşin faydası olduğu kadar, UV ışınlarının cildimize verebileceği zarar, bazen lekelenme ve sivilcelenme gibi...

    Behçet Hastalarının Görme Kaybını Önlemek Erken Teşhisle Mümkün

    Türk Oftalmoloji Derneği, Behçet hastalarında görülen üveitin 20-40 yaş aralığındaki genç kişilerde kalıcı görme kaybına yol açabildiğini, ancak erken teşhis ve tedavi...

    Tuz Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar: Aslında Zararlı mı?

    Uzak durulması gerektiği söylenen 3 beyazdan birisi de tuz. Peki tuz gerçekten söylendiği gibi tüm hayatımızı alt üst edebilecek kadar zararlı mı?

    Madem bu kadar zararlı neden ısrarla her yemeğin içerisine koyuyoruz? Tamamen doğal bir şekilde elde edilebilen tuzun hiç mi faydası yok?

    Birçok kişinin aklında bu soruların olduğundan eminiz ve bizde bu yüzden tuz dosyasını açalım ve başlıklar halinde detaylı bir şekilde konuyu ele alalım dedik.

    Tuz Faydalı mı Zararlı mı?

    Kısa ve net bir cevap verece olursak; fazla alınmaması kaydıyla kesinlikle çok faydalı. Ama ısrarla tuzdan uzak durulması gerektiğini söyleyen uzmanlar da haklı; zira ülke olarak ortalama tuz tüketimimiz olması gerekenden 3 kat daha fazla. Bu yüzden uzmanlar ısrarla tuzdan uzak durmamız gerektiğini her fırsatta dile getiriyorlar.

    Günlük Ne Kadar Tuz Tüketilmeli?

    Yetişkin bir bireyin günlük tuz ihtiyacı 5-6 gram. Bu tuzu almak içinse yemeklere ekstradan tuz atmaya hiç mi hiç gerek yok. Gün içerisinde yenilen yemeklerde, ekmekte, zeytinde, yoğurtta, peynirde, tuzlu bisküvilerde ve birçok hazır gıda ürününde zaten yeteri miktarda tuz bulunuyor. Ancak ben bütün yemeklerimi kendim yapıyorum, peynir dahil hiçbir hazır gıda tüketmiyorum derseniz, biraz önce bahsettiğimiz gibi günlük 5 gramlık bir tuz ihtiyacınız var, ve bu ihtiyaç da oldukça hayati bir yere sahip.

    Tuzun Yararları

    * Yemekler için en önemli lezzet vericilerden birisidir.

    * Düşük tansiyon problemi olanlar için tansiyonu dengeleyici bir özelliğe sahiptir.

    * Solunum yolu problemlerinin çözümüne yardımcıdır. Tuz, solunum yollarında balgam oluşumunun önüne geçerek tıkanıklıkların ve enfeksiyonların önüne geçer.

    * Tükürük bezlerini uyararak sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı bir nebze de olsa önler.

    * Vücudumuz için oldukça önemli bileşenlerden birisi olan iyot için neredeyse tek başına yeter kaynak tuzdur. İyot eksikliği durumunda tiroid bezlerinin çalışmaması ve guatr, gebelikte düşük yapma, anne karnındaki bebeğin fiziksel ve zihinsel olarak tam gelişememesi, çocuklarda zihinsel gelişimin yeterli olmaması gibi bir çok durumla karşılaşmak mümkündür. Bu problemlerin tedavisi bazen mümkün değil, bazen de hem çok pahalı hem de külfetlidir. Bu yüzden düzenli olarak günlük alınması gereken miktarda tuz tüketmeye özen gösterilmelidir.

    * Tuz eksikliği ile birlikte tükürük bezlerinin fazla çalışması ile uyku halinde ağızdan salya akıntıları oluşabilir. Tuz tükürük bezlerinin çalışmasını dengelediği gibi aynı zamanda melatonin salgılanmasına da yardımcı olur ve uyku kalitesini yükselterek depresyondan da korur.

    * Tuz ve su eksikliği ile vücutta sodyum ihtiyacı ortaya çıkar. Vücutta yeteri kadar sodyum bulunmaması nedeniyle kemikler zayıflayabilecektir.

    * Vücuttaki asit seviyesini düzenlemektedir.

    * Vücutta elektrolit dengeyi sağlar.

    * İdrar oluşumunda tuzun önemi büyüktür. Boşaltım sisteminin sorunsuz çalışması için tuz gereklidir.

    * Migren ağrılarında etkili olduğu düşünülmektedir.

    * Kasların gelişimi, kas ağrılarının çabuk geçmesi, kramp ve spazm olmaması için tuz oldukça önemli bir yere sahiptir.

    Bunlar dışında tuzun haricen kullanım ile ilgili birçok faydasını da saymak mümkündür. Anlayacağınız üzere tuzun faydaları denilince bunun üzerine kalın bir kitap yazılıp detaylandırmak mümkün. Pek o zaman neden tuzdan uzak durmalıyız?

    Tuzun Zararları

    Tuzun zararları var demek yanlış olur. Ancak tuzun ne kadar çok faydası varsa, normalden fazla tuz kullanmanın da bir o kadar zararı var.

    * Çok fazla su tutup kan basıncını artırır ve tansiyonu normalden fazla yükseltir.

    * Sürekli olarak fazla tuz tüketmek kan basıncının fazla olmasına, ve dolayısı ile de damarların normalden daha esnek olmasına neden olacaktır. Bu da damarlarda yağ tabakaları ve çöküntülerin oluşmasına ve damar tıkanıklığına neden olabilmektedir. Bu durum ilerleyen yıllarda kalp krizi, felç ve kalp yetmezliği gibi birçok sorunun temelini atacaktır.

    * 1 gram tuz vücutta 250 grama yakın su tutulmasına neden olacaktır. Fazla tuz tüketmek vücutta çok fazla su tutulmasıyla beraber bazı böbrek rahatsızlıkları, şişkinlik, eklem sertlikleri ve ani kilo değişimlerine neden olacaktır.

    * Fazla sodyum vücuttaki kalsiyum emilimine mani olur. Yani fazla tuz tüketimi ile kemiklerin yeteri kadar güçlü olmaması ile birlikte kemik erimesi gibi birçok ciddi sorunla karşılaşmak mümkündür.

    * Tuz vücuttaki asit-baz dengesini sağlıyor demiştik. Fazla tuz tüketimi ile bu denge tamamen bozularak bazı sindirim problemlerine neden olabilmektedir. Ülser ve mide kanseri gibi ciddi rahatsızlıkların nedenlerinden birisi de fazla tuz tüketimidir.

    * Yine aynı şekilde tuzun vücutta elektrolit dengesini sağladığından bahsetmiştik. Fazla tuz tüketimi ile bozulan elektrolit dengesi ile kramplar, baş dönmesi ve depresyon belirtileri gözlemlenebilir.

    * Fazla tuz tüketimi beraberinde su ihtiyacını da doğurur. Dışardan yeteri kadar su alınmadığı takdirde bu ihtiyaç hücrelerden su çekilerek sağlanmaya çalışılabilir. Bu da baş ağrısı, baş dönmesi, kusma ve ishal gibi önemli sorunları tetikleyebilir.

    Hangi Tuz Daha Sağlıklı?

    Bu soruya farklı cevaplar verebilmek mümkün. Zira kişide iyot eksikliğinden kaynaklanan durumlarda, kalp rahatsızlıkları olanlarda doktor tavsiyesi ile farklı türde tuz kullanılması gerekebilir. Ancak biz yine de genel hatlarıyla bahsedelim.

    Sofra Tuzu (İyotlu Tuz)

    Rafine edilmiş ve iyot ilave edilmiştir. Bu sayede iyot eksikliği riski ortadan kalkar ancak tuzun içerisindeki birçok mineralden arındırılmıştır. Buna ilave olarak içerisine topaklanmayı önleyici maddeler ve tatlandırıcılar da eklenebilmektedir.

    Deniz Tuzu

    Okyanus ve deniz tuzlarının suyun buharlaştırılması ile doğal yolla elde edilmesidir. Rafine edilmediği için içerisinde olması gereken mineraller tamamen korunmuş olur. Ancak deniz ve okyanus kirliliği yüzünden metal atıklarını içermesi ihtimali vardır.

    Himalaya Tuzu

    Son yıllarda oldukça popüler olan tuz çeşitlerinden birisidir. Uzman görüşlerine göre en sağlıklı tuz çeşitlerinden bir tanesidir. Göze batan olumsuz detayları fazladan demir içermesi ve fiyatının bir miktar daha pahalı olmasıdır.

    Peki Hangi Tuzu Kullanmalıyız?

    Dışarda yemiş olduğunuz yemeklerde, peynirde ya da hazır gıda ürünlerinde genelde iyotlu tuz kullanıldığı için iyot ihtiyacınızı istemeseniz de bu şekilde almanız mümkün. Bu yüzden kendi mutfağınızda çok daha sağlıklı bir seçim olan kaya tuzunu gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Ancak bu yine de tuz sağlıklı ve sınırsızca kullanılabilir demek değil. Tuz daha sağlıklı ama günlük almanız gereken tuz miktarı yine aynı, yani sadece 5-6 gram kadar.

     

    Kadinvesaglik.org

     

     

    Bu yazı, http://www.hayatkolay.com/ sitesinden alınmıştır.

     

    Latest Posts

    Dikkat! Her Şişlik ve Kızarıklık Alerji Olmayabilir

    Deri ve mukozalarda veya iç organlarda tekrarlayan kaşıntısız şişlik atakları, ender rastlanan kalıtsal bir hastalık olan Herediter Anjioödem’in belirtileri olabilir.  

    Spor Sonrası Enerjinizi Meyve Suyu İçerek Yenileyin

    Sağlıklı bir yaşam için sporun önemini her fırsatta vurgulayan uzmanlar, spor sonrasında kaybedilen enerji ve minerallerin spor sonrasında içilen bir bardak meyve...

    Ducray’den Akne Tedavisine Yardımcı İLK ve TEK Fotokoruyucu: KERACNYL UV SPF50+

    Özellikle yaz aylarında, tüm cilt tipleri güneşten etkilenir. Güneşin faydası olduğu kadar, UV ışınlarının cildimize verebileceği zarar, bazen lekelenme ve sivilcelenme gibi...

    Behçet Hastalarının Görme Kaybını Önlemek Erken Teşhisle Mümkün

    Türk Oftalmoloji Derneği, Behçet hastalarında görülen üveitin 20-40 yaş aralığındaki genç kişilerde kalıcı görme kaybına yol açabildiğini, ancak erken teşhis ve tedavi...

    Haberler

    Diş Beyazlatma ve Bakımı

    Düzenli olarak diş ipi kullanan, fırçalayan ve diş hekimini ziyaret eden kişiler bile dişlerinin doğal parlaklığının, yiyeceklerden ve bazı alışkanlıklardan olumsuz etkilendiğini...

    Bilim ve Teknoloji ile Yaşayan Bir Nesil Yetiştirmek Elimizde!

    Çocuklar için eğitici ve eğlenceli programlar sunma temeline odaklanan Da Vinci, Bilim ve Teknoloji Haftası’nda çocukların bilimle dolu bir hafta geçirmelerini sağlayacak özel...

    NN, “Önce Sen” Farkındalık Hareketi ile meme kanseri hakkında farkındalık yaratıyor!

    NN Hayat ve Emeklilik, İhtiyaç Haritası ve Kanser Savaşçıları Derneği ile birlikte “Önce Sen” Farkındalık Hareketi’ni başlattı.   Proje...

    “Hatalı Aile Tutumları Yeme Bozukluklarına Yol Açabilir”

    Özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan bir yeme bozukluğu olan anoreksiya nervozanın dünya genelinde bir salgın halinde yayıldığını vurgulayan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat...

    Aşırı Hijyen Bebeğin Bağışıklık Sistemini Zayıflatıyor

    Bebeğin sağlığı aileler için her şeyden önce geliyor. Dr. Kemal Akpınar Ailelerin bu hassasiyetle...