Rachel Herz için hiçbir şey kokarca kokusundan tatlı olamaz.

Brown Üniversitesi sinir bilimcisi Rachel Herz 5 yaşının yazında yaptığı bir araba yolculuğuna dayanan bu tuhaf tespiti  “Güneş parlıyordu, ağustosböcekleri şarkı söylüyordu, herkes keyifliydi ve rüzgârın ılık esintisini yüzümde hissediyordum.” diye aktarıyor. Arabada yabancı bir koku hissettiklerinde annesi “Bu kokuyu seviyorum!” diye bağırdığı anda, araba yolculuğunun mutlu deneyimi ile kokarcanın kendine has kokusu arasında duygusal bir bağ kurulmuştu.

Herz, bir kokunun, anlamı olan bir şeye bağlanıncaya kadar kişisel bir önemi olmadığını söylüyor. “İlk karşılaşmanızla birlikte, kokuyu duygularla iç içe geçiren sinir bağlantıları oluşturmaya başlarsınız.” Koku duyusu ve duygular  beyinde aynı yapı ağına, limbik sisteme dayanır. Koku alma merkezi ayrıca, yeni hatıraların oluşumunda rol oynayan hipokampus adlı bölge ile doğrudan etkileşime girer. “Başka hiçbir duyuda bu tür bir derinlik erişimi yoktur.” diyor Herz.

Herz’in araştırması, bilgi geri çağırma yeteneğinin, bilgileri alırken soluduğunuz bir kokuyu solumak suretiyle geliştirilebileceğini öne sürüyor. Aynı şekilde uzağınızda olan değerli birisini hatırlamaya çalıştığınız zaman onun bir tişörtü ya da kullandığı koku size fotoğrafından daha çok yardımcı olabilir. “Kişinin kokusu, size kişiyi hissettirir.” Diyen Herz, kokunun diğer duyulardan farkını bize daha net gösteriyor.

Kadınların evlilik danışmanlarına söylediği en yaygın şeylerden biri ‘Onun kokusuna karşı koyamıyorum‘” The Scent of Desire.

Herkes bir eşin kokusundan güçlü bir şekilde etkilenmenin nasıl bir şey olduğunu bilir – burunlarını eşlerinin saçlarında gezdiren erkekleri ve erkek arkadaşlarının tişörtlerini koklamaktan kendini alamayan kadınları duymuş ve görmüşsünüzdür. Koku kimyasının ilişkilere etkisini insanoğlu uzun süredir tecrübe ediyor.

Hayatın en büyük gizemlerinden biri olmaya devam eden cinsel çekim, duyusal bir deneyimdir. Ancak, erkeklerin gördüğünden, kadınların duyduğundan etkilendiği inanışı koku duyusunun göz ardı edilmesine sebep olmuştur.  Yapılan birçok araştırmaya göre cinsel çekim  fiziksel, mental ve duygusal unsurların yanı sıra kokudan da oldukça  etkilenmektedir.  Beğenilen – özellikle egzotik kokuların vücudu harekete geçirdiği, cinsel organlara kan akışını hızlandırdığı, cinsel istek ve uyarılma hissini arttırdığı gözlemlenmiştir. Vanilya, tarçın, sandalağacı, misk, yasemin vb. egzotik kokular baştan çıkarma sanatına katkı sağlaması amacıyla parfümlerde, masaj yağlarında ve hatta oda spreylerinde çokça kullanılmaktadır.

Seks konusunda kokunun, kokular konusunda da seksin her zaman önemli bir yeri olacaktır. İşin püf noktası, koku ile ilgili yaptığımız tek konuşmanın cinsellik olmasına izin vermemektir. Aksi takdirde, bir grup azgın ergenden başka bir şey olmamakla suçlanmamız  olasıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.