Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 132

    Çin Aşısı İçin Gönüllü Olmuştu! Prof. Dr. Özkan Kendisinde Görülen Yan Etkiyi İlk Kez Açıkladı

    0
    Çin Aşısı İçin Gönüllü Olmuştu! Prof. Dr. Özkan Kendisinde Görülen Yan Etkiyi İlk Kez Açıkladı

    Çin’den getirilen koronavirüs aşısının gönüllü olarak testlerine katılan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “İlk dozda bir günlük bir baş ağrım oldu ama ikinci dozda çok ciddi bir yan etkisi olmadı” dedi.

    Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özkan, tüm dünyanın en kısa sürede koronavirüs belasından kurtulmasını temenni ederek aşı çalışmalarının önemine işaret etti.

    “İnşallah aşılar faydalı olur. Şu an etkilerini biz de bilmiyoruz, merakla bekliyoruz. İnşallah Türk aşılarımız da bir an önce piyasaya çıkar, çok etkili olur. Aşılar yarışır, Türk aşıları da bu yarışa girer inşallah” diyen Özkan, insanların biraz nefes alabilmesi için aşıların önemli olduğunu söyledi.

    “TEK UMUDUMUZ AŞI”

    Salgının dünyayı etkilediğini ifade eden Özkan, şunları kaydetti; “Dua ediyoruz, insanlık umarım bu beladan kurtulur. Çin’den getirilen aşının deneme çalışmalarına ben de katıldım. İlk dozda bir günlük bir baş ağrım oldu ama ikinci dozda çok ciddi bir yan etkisi olmadı. Ağrının nedenini bilemiyoruz aşıdan mıydı psikolojik miydi? Ben de sonuçlarını merakla bekliyorum ama faz 3 çalışması olduğu için kurallarına riayet etmek gerekiyor. Onlar, ‘tamam bu faz 3 çalışması kırıldı’ dediği anda sonuçlarına bakılacak. O zaman anlayacağız ‘baş ağrısı yapan neydi?’ diye. Aşı çalışmaları bizim için çok önemli çünkü tek umudumuz aşı. Herhangi bir ilaç maalesef bulunamadı. Aşı çalışmalarının sonuçlarını merakla bekliyoruz.”

    Prof. Dr. Özkan gönüllüsü olduğu korona aşısının yan etkisini açıkladı: İlk dozda bir günlük baş ağrım oldu
    Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan

    “İNŞALLAH BİZDEN DE GÜZEL HABERLER GELİR”

    Akdeniz Üniversitesinin de aşı üzerine çalışmalar yürüttüğüne değinen Özkan, “Bu süreçler çok hızlı olamıyor maalesef çünkü güvenli olması gerekiyor. Etkin olduğunu kanıtlamanız gerekiyor. Aşı çalışmalarımız hızla devam ediyor. İnşallah bizden de güzel haberler gelir” diye konuştu.

    Aralık Ayı Analizleri: Burçları Neler Bekliyor?

    0
    Aralık Ayı Analizleri: Burçları Neler Bekliyor?

    Yılın son ayına giriş yaptık. Türlü aşamaları, engelleri ve zorluk seviyelerini atlatarak yılın son ayına ulaşmış bulunuyoruz. İşte ünlü Astrolog Dinçer Güner’den Aralık ayı burç analizleri…

    Umarım bu ay 2020’ye özel bir bölüm canavarı, büyük final yapmaz hepimiz için. Şaka bir yana yılı uğurlamadan önce bakalım bu ay bizleri neler bekliyor?

    KOÇ:

     Tutulma ile beraber yurt dışı, uluslar arası işler, medya işleri, yabancılarla yapılan işler, eğitim, yayıncılık, pazarlama, satış, reklam ile ilgili konularda işleriniz oldukça hızlanabilir. Bu alanlarda bilgi alış-veriş trafiğiniz oldukça artabilir. Bu konularda önemli kararlar vermek isteyebilirsiniz. Bu konularda cesaretli, güçlü adımlar atıyor olacaksınız. Ama Neptün’ün sert kontağından dolayı bu konularda kontrol dışı, gözden kaçan, ani ve alel acele davranmaktan dolayı hatalı adımlar atılabilir, dikkatli olmakta fayda var. 

    BOĞA: 

    Bu dönem kredi çekmek, yatırım yapmak, kaynak yaratmak isteyebilirsiniz. Gelirlerinizi arttırmak için riskler almak isteyebilirsiniz. Ya da gelirleri arttırmak için projeler üretebilirsiniz. Kredi, faiz araştırmaları içine girebilirsiniz. Ortaklaşa işleriniz var ise bu gelirleri arttıracak fikirlere açık olabilirsiniz. Yalnız iletişim krizlerine, yanlış anlaşılmalara karşı dikkatli olmanızda fayda var. Para hesapları, mali işler, vergiler, ödemeler konusunda kafanız karışabilir, hatalı işlemler yapabilirsiniz. 

    İKİZLER: 

    Yeni anlaşmalar, sözleşmeler kapıda olacak bu tutulma ile. Mars’ın desteği ile dostlarınızdan, arkadaşlarınızdan destekler görebilirsiniz. Arkadaşlarınız ve dostlarınız sizi hareket geçmeniz konusunda motive edebilirler. Yalnız Neptün’ün sert etkisi ile özellikle kariyer konusunda kafanız epey karışabilir, ne yöne gideceğinizi ve ne yapacağınızı bilemeyebilirsiniz. Satürn temel olarak düzenleme, kurallar koyma, sınırlandırmalarla ilgilidir. 

    YENGEÇ: 

    Mars desteği ile iş ve kariyerinize ilişkin konularda amaç-hedef ve istekleriniz her ne ise bunlar için harekete geçebilecek ve başarıya ulaşabileceksiniz. Ya da bu dönem iş arayışınız olursa rahatlıkla iş bulabileceksiniz. Kendi işinizi yapıyorsanız büyütmek, yeni müşterilere ulaşmak çok daha kolay olacaktır. İş hayatınızda hızlı, dinamik, heyecanlı bir süreç olacak. Neptün’ün sert kontağı ise özellikle eğitim, yurt dışı, pazarlama, satış gibi konularda kafanız karışabilir ve ne yapacağınızı bilemeyebilirsiniz. Ya da bu konularda bazı hayal kırıklıkları oluşabilir. Özellikle zehirlenmelere dikkat etmenizde fayda var. 

    BAŞAK: 

    Ev, yuva, gayrimenkul ve aile ilişkileri ön planda olacak. Taşınmak, kiralamak, ev almak-satmak için koşullar uygun. Evinize yeni elektronik aletlerde almak isteyebilirsiniz. Yalnız ve ve iş arasında ki dengeyi dikkatli kurmalısınız. İş ve kariyerinizle ilişkin konularda kafanız biraz karışabilir, ne yöne gideceğinizi veya ne yapmak istediğinizi tam olarak kestiremeyebilirsiniz. İş ile ilgili konularda bazı hayal kırıklıkları gündeme gelebilir. Bu dönem para arayışlarınız olur ise, kredi –borç gibi bu konularda hızlı ve etkin çözümler bulabileceksiniz. Parasal konularda çözüm odaklı olabilecek ve hızlı sonuçlar alabileceksiniz. 

    TERAZİ: 

    Yakın çevre, kardeşler, eğitim, iletişimle ilgili konular ön planda olacak. Yeni bir eğitime başlamak isteyebilir, web sitesi açabilir, bir yerlere seyahatler organize edebilir, eğitim verebilir, seminerlere katılabilir, reklam-satış-pazarlama ile ilgili konular gündeme gelebilir, resmi işlerle uğraşmanız, resmi yazışmalar yapmanız gerekebilir bu tutulma ile. Satürn temel olarak düzenleme, kurallar koyma, sınırlandırmalarla ilgilidir. 5. evinizde ilerleyecek olan Satürn öncelikle sizleri aşkla ilgili konularda bir dizi sınava tabii tutacak ve dersler almanızı sağlayacak, bakalım yalnız olanlar gerçekten bir aşkı hak ediyorlar mı bunu anlayacaklar. 

    AKREP: 

    İletişim, satış, pazarlama, reklam, yayıncılık, eğitim, medya, sosyal medya, yazılım, web sitesi gibi konularda para kazanmak için projelerin geliştiği, para kazanmak adına dahiyane fikirlerin zihinlerde uçuştuğu bir tutulma olacak sizler için. Satürn temel olarak düzenleme, kurallar koyma, sınırlandırmalarla ilgilidir. 4. evinizde hareket edecek. Bu dönem eve, yuvaya, yerleşime ait sorumluluklar artmaya başlıyor. Bazılarınız bu dönemde ailenizle çok daha fazla yakından ilgilenmeniz gerekebilir, onların bakımını üstlenebilirler, bazılarınız ise ev sahibi olmak için girişimlerde bulunabilirler. 

    YAY: 

    Hedeflerinize çok daha kolay bir şekilde ulaşabileceksiniz, kişisel yeteneklerinizi daha rahat bir şekilde ortaya koyabilirsiniz. İletişim hayatınızın temelinde yer alacak, önemli anlaşmalar sözleşmeler imzalayabilirsiniz, iletişim araçları satın alabilirsiniz. Yurt dışına seyahatler organize edebilirsiniz. Yabancı kültürler ve inançlar hakkında daha fazla okumak, bilgi sahibi olmak için güzel bir süreçtir. Hukuksal konularda destekleyici, olumlu etkiler söz konusu olabilecektir. Bol bol bulmaca çözebilir veya zihin egzersizleri yapabilirsiniz bol bol. En güzel tarafı, araştırma yapmak, okumak, yeni bilgi sahibi olmak için idealdir. 

    OĞLAK: 

    İşlerinizi, planlarınızı, projelerinizi büyük bir gizlilik içinde yürütebilir, iş konusunda sinsice hareket etmek isteyebilirsiniz. Bu dönem hafızanız biraz zayıf olabilir, unutkanlıklar olabileceği gibi, zihninizi organize etmek zor olacağından dolayı, odaklanma ve uyku sorunları da yaşayabilirsiniz. Belki de pek te hoşunuza gitmeyecek bir takım dedikodular ve konuşmalar kulağınıza çalınabilir. Satürn temel olarak düzenleme, kurallar koyma, sınırlandırmalarla ilgilidir. Şimdi Satürn 2. para evinizde hareket ediyor olacak ve size maddi konularla ilgili özellikle bir dizi ders vermeye başlayacak, parayı doğru ve etkin kullanma, paranın değeri, yatırımlarınızı değerlendirme, sahip olduklarınızın değerine ve farkına varma..vb bir çok konuda Satürn’ün derslerine açık olacaksınız.

    KOVA: 

    Oldukça hareketli bir sosyal dönem bekliyor sizleri. Davetler, organizasyonlar, grup çalışmaları içinde bulabilirsiniz kendinizi. Dostlarınızla, arkadaşlarınızla daha fazla zaman geçirebileceksiniz. Bazı dostlarınıza vereceğiniz tavsiyeler adeta onların hayatını kurtaran nitelikte olabilir. Arkadaşlarınızla ortak işlere girişmek, projeler yapmak ya da birlikte eğitim almak içinde uygun koşullar söz konusu. Satürn temel olarak düzenleme, kurallar koyma, sınırlandırmalarla ilgilidir. Satürn 1. evinizde olacağından dolayı başta sağlık olmak üzere yaşamınızın temelleri ile ilgili sizleri bir dizi deneyimden geçirecektir. 

    BALIK: 

    İş ve kariyer ile ilgili konularda oldukça hareketli bir dönem olacak. Fikirlerinizle, sözlerinizle çok dikkat çekici olacaksınız. Kariyerinize katkı sağlayacak bir eğitime başlayabilirsiniz isterseniz. İş değiştirmek, terfi almak ya da en azından bunu talep edebilirsiniz. Kendi işinizi büyütmek, reklam çalışmaları yapmak içinde kolları sıvayabilirsiniz. Satürn temel olarak düzenleme, kurallar koyma, sınırlandırmalarla ilgilidir. 12. Evinizde 3 sene kadar seyahat edecek. Satürn’ün bu transitinin ana teması yalnızlıktır. Siz bunu isteyin veya istemeyin!

    Aktif Bir Cinsel Yaşam Evlilikte Neden Önemli? İyi ve Uyumlu Cinsel Hayatın Çiftler Üzerindeki Etkileri

    0
    Aktif Bir Cinsel Yaşam Evlilikte Neden Önemli? İyi ve Uyumlu Cinsel Hayatın Çiftler Üzerindeki Etkileri

    “Cinsellik sadece üremek için var olan bir eylem değildir. İyi bir cinsel yaşamın kişiye keyif vermesi en başta olmak üzere hem bireysel hem de ilişki anlamında tahmin daha edemeyeceğiniz etkileri bulunuyor.”

    Aktif bir cinsel hayata sahip olan çiftlerin aralarındaki problemleri daha çabuk aştığını belirten uzmanlar, birbirini arzulayan çiftler arasında anlayışın hakim olduğunu, sorunların derinleşmeden çözüldüğünü söylüyor.

    Cinsel mutsuzluk yaşamın her alanına yansıyor

    Yatak odasında yaşanan uyumsuzluk ve doyumsuzluk, yaşamın diğer alanlarını da etkiliyor. Öyle ki cinsel hayatı iyi gitmeyen kişiler iş ve sosyal hayatlarında da uyumsuzluk gösterebiliyor.

    Araştırmacılar, düzenli orgazm yaşayan kadınların yaşamayanlara göre daha çok doyum yaşadıklarının ve mutlu olduklarının altını çiziyor.

    Aktif ve iyi bir cinsel yaşam ilişkilerin sürdürülmesinde de büyük bir etkiye sahip. İlişkilerin uzunluğu ve cinsel yaşam arasında bir ilişki olduğu biliniyor.

    Aktif Bir Cinsel Yaşam Evlilikte Neden Önemli İyi ve Uyumlu Cinsel Hayatın Çiftler Üzerindeki Etkileri

    Öz güveni dahi etkiliyor

    Yapılan araştırmalar, cinsel doyum ile beden imajı arasında ciddi bir bağlantı olduğunu ortaya koydu. Araştırmalar, orgazm olan kadınlara göre orgazm olmayan kadınların öz güvenlerinin daha düşük, bedenlerine yönelik algıların daha olumsuz, evliliklerinden duydukları memnuniyetin daha az ve kendilerini ifade etme biçimlerinin daha pasif olduğunu söylüyor.

    Cinsel doyumsuzluk evlilikte anlaşmazlık sebebi

    Evlilik anlaşmazlıklarının %80’inin en önemli sebebi cinsel doyumsuzluktur. Bu anlaşmazlıkların %60’ı boşanma ile sonuçlanıyor. Bu noktada cinsel sorunlar evliliği bitirmekle dahi sonuçlanabilirken, aktif ve iyi bir cinsel yaşamın ise çiftler arasındaki sevgiyi, yakın bağı arttırdığını söyleyebiliriz.

    Aktif Bir Cinsel Yaşam Evlilikte Neden Önemli İyi ve Uyumlu Cinsel Hayatın Çiftler Üzerindeki Etkileri

    Mutlu bir cinsel yaşam duygusal bağın yanı sıra çiftler arasında güven duygusunu da arttırıyor. Aktif bir seks hayatı aynı zamanda bireyin strese karşı dayanıklılığının artmasına da yardımcı oluyor.

    Düzenli cinsellik, partnerinizin sizi daha çekici algılamasına neden oluyor ve en önemlisi evliliğin genel sorunları üzerinde olumlu etkiler sağlıyor.

    Bir ilginç bilgi de cinsel ilişki sonrası ‘gerçek anlamda’ mutlu hissetmektir. Cinsellik sonrası prolaktin hormonu, cinsellik sırasında ise oksitosin salgılanıyor. Bu hormonlar da vücudun gevşemesini sağlıyor ve mutluluk düzeyini arttırıyor.

    Lezzet Garantili: Patates Oturtma Tarifi

    0
    Lezzet Garantili: Patates Oturtma Tarifi

    Bu patates oturtma tarifinin en önemli özelliği ise patatesleri kızartmakla uğraşmadan, ortalığı batırmadan fırında pişirip kullanmak. Siz kıymalı harcı hazırlarken patatesler de fırında ön pişirmeye giriyor. Böylece hem daha kolay hem de daha kısa sürede yemeğiniz hazır hale geliyor. En sevilen patatesli tariflerin başında gelen patates oturtma tarifini bir de böyle deneyin!

    Patates Oturtma Tarifi İçin Malzemeler

    • 4 adet büyük boy patates
    • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 yemek kaşığı tereyağı
    • 500 gram orta yağlı kıyma
    • 1 adet büyük boy kuru soğan
    • 1 diş sarımsak
    • 4 adet sivri biber
    • 1,5 su bardağı domates konservesi(küp küp kesilmiş) (veya 2 adet domates)
    • 1 yemek kaşığı domates salçası
    • 1 çay kaşığı tuz
    • 1/2 çay kaşığı karabiber
    • 1 çay kaşığı kimyon
    • 1 çay kaşığı pul biber
    • 250 gram rendelenmiş kaşar peyniri

    Patates Oturtma Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Patatesleri soyup ince yuvarlaklar halinde doğrayın. Fırın tepsisine yayıp 2 yemek kaşığı zeytinyağıyla yağlayıp hafifçe tuzlayın ve önceden ısıtılmış 180 derece fırında 15 dakika pişirip kenara alın.patates-oturtma-guncelleme-asama-1
    2. Kalan zeytinyağını ve tereyağını ocağa alın. Kıymayı kavurmaya başlayın. Renk alıp suyunu çekince sarımsak ve soğanı da ekleyip kavurmaya devam edin.patates-oturtma-guncelleme-asama-2
    3. Salça, küp küp kesilmiş konserve domates ve ince kıydığınız sivri biberi de ekleyip kavurmaya devam edin.patates-oturtma-guncelleme-asama-3
    4. Domatesler suyunu salıp biberler yumuşayınca ocağı kısık ateşe alın ve tüm baharatları ekleyip karıştırın. Kapağını kapatıp bir 5-6 dakika daha bu şekilde pişirin. Ardından ocaktan alın.patates-oturtma-guncelleme-asama-4
    5. Oturtmayı hazırlayacağınız borcamı hafifçe yağlayıp, patateslerin yarısını tabanına dizin.
    6. Hazırladığınız kıymalı harcı üzerine döküp eşit bir şekilde yayın.
    7. Kalan patatesleri kıymalı harcın üzerine dizdikten sonra rendelenmiş kaşar peynirini de üzerine serpip güzelce dağıtın.
    8. Önceden ısıtılmış 180 derece fanlı fırında 10 dakika, ardından sadece ızgara kısmını açarak 7-8 dakika daha pişirin. Üstü kızarınca ocaktan alın.patates-oturtma-guncelleme-asama-8
    9. Fırından çıkardıktan sonra 10-15 dakika kadar dinlendirin. Dilimleyip servis edin, afiyet olsun!patates-oturtma-guncelleme-asama-9

    D Vitamininin Fazlası Birçok Sağlık Sorununa Davetiye Çıkarıyor

    0
    D Vitamininin Fazlası Birçok Sağlık Sorununa Davetiye Çıkarıyor

    Yeni Tip Koronavirüse (Covid -19) karşı bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği yönünde olumlu etkileri olduğu bilinen D vitamini, son ayların en çok konuşulan konuları arasında yer alıyor. Sağlığımız için büyük önem taşıyan bu vitaminin fazlasının ise kandaki kalsiyum ve fosfor miktarında artışa neden olabileceğini vurgulayan Romatem Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Esra Mustafa, “Kanda yükselen kalsiyum vücudumuzda farklı organ ve dokularda birikerek birçok sağlık sorununa neden olur. Özellikle kas, sinir, sindirim sistemi, kalp ve böbrekler bu durumdan fazlasıyla etkilenir” ifadelerini kullandı.

    Yaşadığımız Yeni Tip Koronavirüs (Covid -19) salgını sürecinde bağışıklık sistemimizi korumak adına mutivitaminlere gösterilen ilgi her geçen gün artıyor. Bu kapsamda ise son aylarda dünyanın farklı noktalarında yapılan araştırmalar ve uzman görüşleri ile beraber vücudunuzda kritik rol oynayan, yağda çözünen D vitamini öne çıkıyor. Öyle ki yakın zamanda yapılan bir çalışma, yeterli D vitamini seviyesine sahip olan COVID-19 ile hastaneye yatırılan hastaların olumsuz sonuçlar ve ölüm riskinin azaldığını gösteriyor. Fakat bu vitaminin bilinçsiz şekilde kullanımı ise birçok sağlık sorununa davetiye çıkarıyor.

    Kas ve Kemikler için D Vitamini Büyük Önem Taşıyor

    Güneşten ve besinlerden alınan D vitamini takviyelerine pandemi döneminde ilginin arttığına dikkat çeken Romatem Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Esra Mustafa, “ Evet vitaminler vücudumuzun genel sağlığı ve zinde kalmamız açışından önem arz ediyor. Özellikle son zamanlarda D vitamine ilgi artmış durumda. Fakat kullanımda kontrollü olmak büyük önem taşıyor. Sağlıklı bir kişinin vücudundaki kalsiyum, vücudun güçlü kemikleri ve kasların hareket etmesine yardımcı olmak ve sinirlerin vücut parçaları ile beyin arasında bilgi taşımasını sağlamak gibi diğer hayati işlevleri sürdürmesi için emilir. Kalsiyumun bağırsaktan emilmesi ve düzgün çalışması için D vitamini çok önemli bir rol oynar Yüksek miktarlarda alınan D vitamini ise kişide kas güçsüzlüğü, halsizlik, iştahsızlık, kabızlık, bulantı, kusma, yüksek tansiyon, depresyon, böbrek taşı, çarpıntı gibi şikayetler oluşturabilir” dedi.

    Günlük D Vitamini Takviyesi Ne Kadar Olmalıdır?

    Dr. Mustafa, sözlerine şöyle devam etti: “Eklem kıkırdağında biriken kalsiyum kireçlenmeye de neden olabiliyor. Ayrıca vitamin eksikliği bebeklerde ve çocuklarda ise büyümenin gecikmesine, kas güçsüzlüğüne ve iskelet sorularına neden olan raşitizmlere yol açabilir. O yüzden bu dengeyi uzman kontrolünde ayarlamamız gerekiyor. D vitamini alımı, 1-10 yaş arası çocuklar günde 50 mikrogramdan, yetişkinlerde ise günde 100 mikrogramdan fazla olmamalıdır”

    COVID-19 Aşılarından Korkmak Yanlış

    0
    COVID-19 Aşılarından Korkmak Yanlış

    COVID-19 aşılarının bir kısmı ruhsatlanma aşamasına geldi ve Aralık veya Ocak ayı gibi dünyada kullanıma girecek.

    Aşının koruyuculuk süresinin henüz bilinmediğini ve bunun zamanla görüleceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Elif Hakko, “Aşılanma toplumda belli bir oranda yapılırsa, salgının hızı azalır, daha az insan hasta olur. Toplumların aşılanması zaman alacak bir süreç, sabırlı olmalıyız. O zamana kadar maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyum olmazsa olmaz. Aşı olmaktan çekinilmemeli. Ruhsat almış olan her aşı bilimsel olarak güvenlidir, gönül rahatlığıyla olunmalı” açıklamasında bulundu.

    Şu anda henüz ruhsatlanmamış ancak Faz 3 çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğu birkaç aşı olduğuna dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Elif Hakko, “Biri Çin’in inaktif yani ölü virüs aşısı, diğeri Almanya’nın ve Amerika’nın m-RNA aşısı ve bir diğeri İngiltere’nin Adenovirüs vektörlü aşısı. Çin’de üretilen aşı, bilinen en eski yöntemle, yani ölü virüs kullanılarak yapılmış aşı, genel anlamda güvenilirlik sorunu yok ancak Faz 3 çalışmaları yayınlanmadığından henüz etkinliği konusunda bilgimiz yok. Almanya’da üretilen m-RNA aşısı, daha önce kanser aşılarında denenmiş bir yöntemle, yani haberci gene virüsün bir proteini yüklenerek vücuda veriliyor, vücut sanki virüsle karşılaşmış gibi bağışıklık hücresi üretiyor. Faz 3 çalışma sonuçlarında yüzde 95 oranında etkin bulundu, güvenilir olduğu, kolda ağrı ve hafif ateş dışında ciddi yan etkisi olmadığı görüldü. Aynı yöntemle Amerika’da da bir firma aşı üretti. İngiltere ve Çin’de de başka bir virüsün taşıyıcı olarak kullanıldığı Adenovirüs vektörlü aşılar üretildi. Bu aşıların da güvenilirlik sonuçları gayet iyi, ancak etkinlikleri diğer aşılara oranla biraz daha düşük bulundu” dedi.

    Almanya, Amerika ve Çin’in aşılarında şu ana kadar bildirilmiş ciddi yan etkiler yok

    Almanya ve Amerika’nın ürettiği aşıların etkinliklerinin yüzde 90’nın üzerinde bulunduğunu söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Elif Hakko, “Almanya, Amerika ve Çin’in ölü virüs aşısının şu ana kadar bildirilmiş ciddi yan etkileri yok. İngiltere’nin aşısında bazı nörolojik yan etkilere 2 hastada rastlandı ancak bunların aşı ile ilişkili olmadığı söylendi. Bunun dışında kolda ağrı, hafif ateş, halsizlik gibi basit yan etkiler görüldü” şeklinde konuştu.

    Virüsün şimdiye kadar ne kadar çok insanı hastalandırdığını ve ölümüne neden olduğunun görüldüğüne dikkat çeken Doç. Dr. Elif Hakko, “Maalesef tedavi için elimizde etkili ilaçlar da yok. O nedenle sadece kendimiz için değil, riskli yakınlarımız için bile aşı olarak hiç hastalanmamak ve bulaştırmamak şu an için en iyi seçenek. Aşılar geçmişte pek çok öldürücü hastalık için çare oldu ve bundan sonra da olacak. Canlı bir virüsün yapacaklarının yanında aşıların yan etkileri söz konusu bile olamaz. O nedenle aşı olmaktan çekinmeyelim. Ruhsat almış olan her aşı bilimsel olarak güvenlidir, gönül rahatlığıyla olunmalı” açıklamasında bulundu.

    Aşılarla ilgili dayanağı olmayan bilgilere itibar edilmemeli

    Özellikle risk grubundakilerin aşı olması gerektiğini ancak bulaştırma potansiyeli olan çalışan, aktif insanların da aşı olmalarının gerekli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Elif Hakko, “Özellikle m-RNA aşısı için söylenen, genetik kodumuzu değiştirecek gibi gayri bilimsel, hiçbir dayanağı olmayan bilgilere itibar edilmemesini öneririm. Aşı karşıtlığı, son zamanlarda popüler olma arzusu ile ortaya çıkan bazı hekim, gazeteci, ünlü kişilerce çok sık kullanılıyor. Aşılar sayesinde bugün çiçek hastalığı tamamen ortadan kaldırılmış durumda, kızamıktan çocuklar ölmüyor, çocuk felci nedeniyle engelli kalan çocuk kalmadı. Hem en güvenli hem de en ucuz olan bu yöntemle hayatlar kurtarılıyor. Aşı insanlığın en önemli icatlarından. Bilimden yana olalım ve bilimin söyledikleri dışındakileri ciddiye almayalım. Geçmişteki salgınlar 2-3 yılı buldu ancak şimdi elimizde aşı gibi bir silahımız var. O nedenle bu sürenin daha kısa olacağını tahmin ediyorum ancak salgının ne zaman sona ereceğine ilişkin tam tarih vermek mümkün değil” şeklinde konuştu.

    Koton’dan Yaşama Saygı Manifestosu

    0
    Koton'dan Yaşama Saygı Manifestosu

    Türk moda sektörünün öncü kuruluşu Koton, daha iyi bir dünya hedefine katkı çalışmalarını bundan böyle ‘Yaşama Saygı’ başlığı altında yürüteceğini açıkladı. Koton, bugüne kadar hayata geçirdiği sürdürülebilirlik çalışmalarından güç alarak ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı rehber alarak iş stratejileriyle uyumlandırdığı gelecek dönem sürdürülebilir yaşam taahhütlerini, Yaşama Saygı Manifestosu ile kamuoyuna duyurdu.

    Eşzamanlı olarak Better Cotton Initiative (BCI) üyeliğini de açıklayan Koton, Türkiye’den bu üyeliği gerçekleştiren ilk marka olarak yeni dönem çalışmalarına güçlü bir başlangıç yaptı. Koton Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Gülden Yılmaz, ‘Yaşama Saygı Manifestomuz ile dünyaya, topluma, insana ve işe saygı esasıyla sürdürülebilirlik yolculuğumuzdaki gelişim aşamalarımızı tüm paydaşlarımızla paylaşmayı taahhüt ediyoruz. Yeni döneme Better Cotton Initiative üyeliği ile girmemiz ise bu yoldaki kararlılığımızın önemli bir göstergesidir’’ dedi.

    Moda ve trendler konusunda sektörün öncü markası Koton, sürdürülebilir yaşam taahhütlerini ‘Yaşama Saygı Manifestosu’ ile açıkladı. Koton’un Yaşama Saygı yaklaşımı Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı rehber alıyor ve iş stratejilerini “saygı” odağında sürdürmeyi taahhüt ediyor. Sürdürülebilirlik çalışmalarını dünyaya, topluma, insana ve işe saygı esasında yürüteceğini açıklayan marka, yeni döneme Better Cotton Initiative (BCI) üyeliğiyle adım atarak, sürdürülebilirlik alanında ilerleme kararlılığını ortaya koydu.

    Koton, Better Cotton Initiative üyeliği ile pamuk üretiminde sürdürülebilir tarım ilkelerinin uygulanmasına destek vermeyi taahhüt eden ilk Türk markası oldu. Marka, üyeliğin birinci yılı tamamlandığında, (Kasım 2021) tüm pamuk içeren ürünlerinin yüzde 10’unu ve 5 sene içinde pamuk içeren ürünlerinin yüzde 60’ını BCI standartlarına uygun olarak tedarik etmeyi hedefliyor.

    Dünyanın geldiği bugünkü noktada iş dünyasında sürdürülebilirlik bakış açısının bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu belirten Koton Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Gülden Yılmaz, Koton olarak sürdürülebilirliği markanın varoluşuna anlam katan bir ana çerçeve olarak kabul ettiklerini ifade etti. Yaşama Saygı Manifestosu’nda da Dünyamıza Saygı, Topluma Saygı, İnsana Saygı ve İşimize Saygı olarak sıralanan dört temel alanın Koton’un sürdürülebilirlik çalışmalarının omurgasını oluşturduğunu belirten Gülden Yılmaz, ‘’Kurulduğumuz ilk günden bu yana daha iyi bir dünyaya katkı hedefiyle çalıştık. Şimdi geçmişimizden aldığımız güçle, geleceği sürdürülebilirlik öğretisi odağında şekillendirmek ve somut adımlarla sektörümüze bu alanda da ilham vermek istiyoruz’’ dedi.

    Yaşama Saygı ürünleri raflardaki yerini aldı

    Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğuyla hareket eden Koton, sürdürülebilirlik yaklaşımını mağazalarındaki ürünlerine de yansıtarak, ‘Yaşama Saygı’ ürünleriyle önemli bir başlangıca imza attı. Marka, dünyaya bıraktığı izlerin etkilerini azaltmak için bu yılki sonbahar kış koleksiyonlarında sürdürülebilir iplik, sürdürülebilir kumaş gibi hammaddelerin yanı sıra sürdürülebilir teknolojiler kullandı. Organik, geri dönüştürülmüş rejenere iplik ve kumaşlar, pet şişelerden üretilmiş iplikler ve doğa dostu teknolojilerle hazırlanan yeni sezon tasarım ve koleksiyonları 2020-2021 sonbahar kış sezonunda tüm Koton ürünlerinin %6’sını oluşturuyor.

    Daha az su tüketen yıkama sistemleri ve dünyaya zararsız kimyasallarla üretilen denimler de Yaşama Saygı ürünleri içinde önemli bir yer tutuyor. Bebek, çocuk ve genç koleksiyonlarında organik pamuklu ürünlerin oranı ise yüzde 15 seviyelerine ulaşıyor. Sürdürülebilir ipliklerde konfor özelliği öne çıkan ürünler özellikle pijama ve ev giyimi kategorilerinin yaklaşık yarısını oluşturuyor. Markanın geri dönüştürülmüş ipliklerden üretilmiş dantellerle hazırlanan iç çamaşırı koleksiyonu, organik ve eko friendly ipliklerle üretilmiş ürünlerle birlikte müşterileriyle buluşacak.

    Koton, dünyadaki sağlıklı ve rahat giyim trendine paralel olarak, özel işbirlikleriyle hayata geçirdiği özel koleksiyonlarında da sürdürülebilir ürünlerin payını artırdı. Arzu Sabancı for Koton koleksiyonunda öne çıkan pek çok parça Yaşama Saygı ürünlerinden oluşuyor. Sürdürülebilir ipliklerden dokunmuş ürünler, organik pamuktan desenli elbiseler, eşofman takımları, kazaklar, şık bluzlar ve pijamalar Koton’un Yaşama Saygı ürünlerinin geniş bir alana yayılan ürün çeşitliliğini gösteriyor.

    Ebru Şallı Loves Koton Sport 2020/21 Sonbahar-Kış sezon koleksiyonunda da geri dönüştürülmüş ürünler ve sürdürülebilir ipliklerden dokunmuş spor kıyafetler ön plana çıkarıldı. “Koleksiyonda, Yaşama Saygı” mottosu çerçevesinde çevre dostu, organik pamuktan sweatshirtler, tshirtler, taytlar ve eşofman takımları yer alıyor.

    Etki gücü yüksek toplumsal katkı projelerine devam

    Toplulukları güçlendirmeyi öncelikli sorumluluklarından biri olarak gören Koton, yeni dönemde topluma katkı projelerini ‘Topluma Saygı’ başlığı altında toplayacak. Koton geçmişten bugüne özelikle toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının güçlendirilmesine yoğunlaşan proje ve uygulamalara öncülük ediyor. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda, GAP İdaresi Başkanlığı, UNDP teknik desteği ve ÇATOMlar aracılığıyla yürütülen Koton El Emeği Projesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını artırmak hedefiyle başlatıldığı 2016 yılından bu yana, kapsamı genişletilerek büyüyor. TSKB ve AFD desteğiyle ve Escarus’un danışmanlığında hayata geçirilen Eşitiz Projesi, kadınların iş hayatına kademeli bir başlangıç yapmasına olanak sağlayan Ev Kadınları Projesi gibi toplumsal ölçekli çalışmalara ek olarak, Koton bünyesindeki uygulamalar da toplumsal cinsiyet eşitliği alanında dönüşüm yaratacak aksiyonlar içeriyor.

    İnsan odağında “güven” taahhüdü

    Koton, Yaşama Saygı Manifestosu’nda ‘İnsana Saygı’ başlığı altında insan sağlığı, güvenliği ve mutluluğunu önceliklendirerek müşterileri, çalışanları, tedarikçileri ve tüm paydaşlarıyla güven temelli ilişkiler tesis etmeyi taahhüt ediyor. İnsanlara kendilerini ifade edecekleri ve kendilerini içinde daha iyi hissedecekleri ürünleri sunarken tüm çalışanlarıyla birlikte insan odağından kopmamayı, öğrenmeyi ve paylaşmayı temel değerler olarak benimsediğini açıklıyor.

    Daha iyi, daha yenilikçi ve daha dijital bir ortama katkı sunacak

    Koton, ‘Yaşama Saygı Manifestosu’nda ‘İşimize Saygı’ başlığı altında insan sağlığı ve güvenliği için mücadele, toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili çözümler ve dünyaya bırakılan izlerin etkilerinin azaltılması gibi konularla birlikte, verimlilik esaslı ve kârlılığı da göz ardı etmeyen bir iş yapış biçimini kabul ettiğini beyan ediyor. Marka; tüketicilerin değişen alışkanlıkları ve beklentilerine odaklanarak, rekabette önde olmayı ve kârlılık sağlamayı sürekliliğinin teminatı olarak gördüğünü açıklıyor.

    Koton, BCI (Better Cotton Initiative) Üyesi ilk Türk markası

    Dünya çapında milyonlarca çiftçinin daha sağlıklı koşullarda pamuk üretmesini sağlamak için oluşturulmuş, kar amacı gütmeyen bir program olan Better Cotton Initiative (BCI) üyesi ilk Türk markası olan Koton, bu üyelikle, pamuk üretiminde sürdürülebilir tarım ilkelerinin uygulanmasına destek veriyor.

    ‘Better Cotton’ sadece pamuğun kalite sürecinin değil aynı zamanda üretiminin de çevreye, çalışana ve insana saygılı bir şekilde yürütülmesine olanak sağlayan bir süreci ifade ediyor.

    BCI, pamuk üretimi yapan milyonlarca çiftçiye, hem kendi üretim süreçlerinde verimlilik sağlamak, hem daha az su ve daha az zararlı kimyasal kullanarak gezegenimizi korumak konusunda rehberlik ediyor. BCI tarafından verilen eğitimler, sürdürülebilir pamuk üretim yöntemleri, suyun verimli kullanılması, toprağın sağlığı ve doğal yapısını korumak, üretim süreçlerinde adil, dengeli ve kapsayıcı bir işleyiş kazandırmak gibi çok boyutlu bir fayda döngüsü yaratmayı hedefliyor.

    Pandemiyle Şekillenen 2020 Seyahat Tercihleri!

    0
    Pandemiyle Şekillenen 2020 Seyahat Tercihleri!

    Türkiye’nin Lider Uçak ve Otobüs Bileti Sitesi Enuygun, seyahat alanındaki araştırmalarına bir yenisini daha ekleyerek, pandemi süreci ve 2020 yılında müşterilerinin seyahat tercihlerini analiz etti. Analize göre; 2020 yılında yurt içinde en çok uçak ve otobüs bileti alınan şehir İstanbul, yurt dışı için en çok uçak bileti alınan ülke Almanya, yurt içi en çok seyahat eden şehirler ise İstanbul, İzmir, Ankara oldu.

    2020’de seyahat edenlerin yüzde 63’ü erkek, yüzde 37’si kadın yolculardan oluştu. Pandeminin gölgesinde ilerleyen sektörde 2020 yılında en erken otel rezervasyonu 279 gün önce yapıldı. Satılan en pahalı uçak bileti 59 bin TL, en pahalı otobüs bileti 400 TL, yapılan en pahalı otel rezervasyonu ise 13 bin TL olarak açıklandı.

    148 ülkeye bilet satışı ve aylık 17 milyondan fazla ziyaretçi sayısıyla Türkiye’nin Seyahat Sitesi Enuygun, kullanıcılarının pandemiyle şekillenen 2020 seyahat tercihlerini analiz etti. Enuygun’un verilerine göre, en yüksek uçak ve otobüs bileti satışı Ocak ayında gerçekleşti. Yurt içinde en çok uçak bileti İstanbul’a, otobüs bileti ise Ankara’ya alındı. En çok seyahat eden şehirler ise sırasıyla İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya ve Adana oldu. Türkiye’den en çok uçak bileti alınan ülke ise Almanya olurken, sırasıyla en çok Ukrayna, Azerbaycan, Fransa ve İngiltere’ye seyahat edildi. Türkiye’ye seyahat eden ülkelerin başında Almanya ve Ukrayna yer alırken, Azerbaycan, Fransa ve Hollanda da ülkemize en çok seyahat eden ülkelerin başında geldi.

    2020’de en çok erkekler seyahat etti

    Enuygun’un kullanıcı incelemesine göre, 2020’de en çok erkekler seyahat etti. Seyahat edenlerin yüzde 63’ünü erkekler, yüzde 37’sini ise kadınlar oluşturdu. 2020’de en çok seyahat eden yaş grubu ise 25-35 yaş aralığı oldu.

    En erken otel rezervasyonu 279 gün önce yapıldı

    2020 yılında en çok konaklama yapılan şehirlerde ise İstanbul, Antalya, İzmir, Ankara ve Muğla başı çekti. Aynı anda en fazla 6 kişilik otel rezervasyonu yapılırken 12 kişilik uçak bileti ve 4 kişilik otobüs bileti satın alındı. Çocuklu ailelerin en çok tercih ettiği destinasyonlar arasında ise ilk üç sırayı İstanbul, İzmir ve Antalya aldı.

    Kullanıcıların bilet aldığı zamanlar incelendiğinde; kadınların uçak biletini ortalama 9 gün, erkeklerin ise 6 gün önceden almayı tercih ettiği gözlemlendi. En erken otel rezervasyonu ise 279 gün önce yapıldı. Seyahat severler en çok 11:00 – 12:30 saatlerinde uçmayı tercih etti.

    Covid-19 seyahat sıklığını etkiledi

    Enuygun’un araştırmasına göre, kullanıcıların yüzde 35’i Covid-19 salgını başlamadan önceki son 3 yıl içerisinde seyahat sıklığını “yılda 1-2 kez” olarak ifade ederken; yüzde 32’si bu sıklığı “yılda 3-4 kez” olarak belirtti. Covid-19 salgını başladıktan sonra, her 10 görüşmeciden 8’i kişisel/turistik veya iş amaçlı en az 1 kez seyahat gerçekleştirdi. Salgın sonrasında gerçekleştirilen bu seyahatler içerisinde kişisel seyahatler öne çıktı. Covid-19 salgını başlamadan önceki son 3 yıl içerisinde gerçekleştirilen seyahatlerde, ilk 3 ulaşım aracı sırasıyla uçak, otobüs ve şahsi araç oldu. Salgın sonrasında ise şahsi araç kullanım oranı, uçak ve otobüs kullanım oranlarına göre artış gösterdi.

    En uzun aktarma süresi 34 saat oldu

    İçinde bulunduğumuz gündem nedeniyle pandeminin ilk döneminde uçuşlar ertelendi, buna bağlı olarak vatandaşlar biletleri iptal etti ya da açığa aldı. Bu bilgiler ışığında Enuygun’un verilerine göre Bilet İptal Güvencesi ile en fazla tasarruf rakamı 17.570,75 TL oldu.4 kişilik bir aile en yüksek yurt dışı uçak bileti için toplam 59 bin TL ödedi. Bu yıl satılan en pahalı otobüs bileti ise 400 TL, en pahalı otel rezervasyonu ise bir yetişkin için 13 bin TL olarak açıklandı. En uzun aktarma bekleme süresi de 34 saat ile New York- Pekin arasında gerçekleşti.

    Wingie Enuygun Group Hakkında

    Wingie Enuygun Group, teknolojik gelişmelerin öncüsü olan, dijital düşünen ve kullanıcılarına en kusursuz deneyimi sunmak için çalışan seyahat odaklı bir teknoloji şirketidir. Wingie Enuygun Group, her ay en uygun seçeneklerle buluşturduğu 17 milyonun üzerinde ziyaretçisi ile Türkiye’de seyahat sektörünün online dönüşümüne yön veriyor. Hizmet verdiği alanlar arasında; uçak bileti, otel, otobüs bileti, araç kiralama, kredi ve sigorta yer alıyor. 6 milyonun üzerinde uygulama indirme ve son 3 yılda 15 milyondan fazla gerçekleşen bilet satışı ile seyahat sektöründe öncü olma özelliğini taşıyan Enuygun.com; 2028’e kadar dünyanın en büyük 5 online seyahat şirketi arasına girme vizyonuna paralel olarak, global markası Wingie ile 5 dilde hizmet sunuyor.

    Görmeden Ölmeyin Diyeceğimiz Dünya Üzerindeki Saklı Cennet Köşeleri

    0
    Fly-Geyser

    Ah benim delikanlı hallerim…ah benim yerine oturmadan kilometrelerce yol gitmeye hazır ruhum

    Ah benim romantizmle egzotik rotaların birbirine dikey geçişini ustalıkla harmanlayan uç fikirlerim.

    Ben burcumun etkisinden midir bilmiyorum ama kendimi bildim bileli bir yerlere geziye gidilecek hem de o yerler kimsenin bilmediği yerler olacak denildiğinde heyecandan geceyi güne bağlayamayanlardanım. Yaşadığımız salgın hastalık sürecindeki kısıtlamalar yolumu kesmeseydi bu sene hayatta en çok istediğim rotaya koyulmuş olacaktım belki de şu zamanlarda…

    Neyse ki, ölmeden önce diye bir umudum var ve bu an ne zamana denk düşerse artık vakti gelince gidilir diyerek beklemeye aldım heyecanımı ve planlarımı.

    Tabii sadece bu rota için değil Dünya üzerinde öyle özel yerler var ki, sizi gerçek hayatta değil de bir rüya alemindeymiş gibi hissettiren… Böyle birçok paylaşım ve araştırma yapılmış gerçi ancak maalesef araştırmaların genel geçer birliktelikleri yok üzgünüm ki ortak güzelliği seçme noktasında. Bu sebepten de benim konuyla ilgili öneri sunabileceğim yerler de, kendi bilinçaltımın ve hayal dünyamın ışıklarını meşale misali yakan yerler olacak.

    Yaradılışın hikayesinde, farklı inanışlar olsa ve Evrenimiz milyonlarca yıldır birçok değişime uğrasa da; yaşadığımız yüzyılın en şahane toprakları, yapıları ve doğası hakkında bir araştırma yapmaya var mısınız benimle? Unutmayın yalnız! Ne kadar çok yer gezmiş olursanız olun, biliyorsunuz ki deneyimlenmesi gereken çok sayıda alternatif her daim var diyebiliriz.

    Buyrun, buradan alalım sizi bakalım keşif atölyesi sakinleri.

    Fantastik yerlere bayılanlar için bu rota, tekraren söyleyeyim

    1-Yemyeşil Doğasıyla “Thorsmork” / İzlanda

    2- Ateşböceği Mağaraları “Waitomo Glowworm Caves” / Yeni Zelanda

    3- Antilop Kanyonu / Arizona – Abd

    4- Roraima Dağı’nın Zirvesi / Venezuela, Brezilya Ve Guyana Arası

    5- Cave Of Crystals / Naıca – Meksika

    6- Avenue Of The Baobabs / Madagaskar

    7- Akılllara Durgunluk Veren Su Altı Şelaleleri / Mauritius

    8- Bagan’ın Büyüleyici Tapınakları / Myanmar

    9- Gökkuşağı Tepeleri “Zhangye National Geopark” / Çin

    10- Olağanüstü Bambu Ormanı “Arashiyama” / Japonya

    11- “Salar De Uyunı” Tuz Gölü / Bolivya

    12- Yunnan / Çin

    13- 1971’den Bu Yana Yanan Cehennem Kapısı “Door To Hell” / Türkmenistan

    14- Deniz Yıldızlarının Geceyi Aydınlattığı “Sea Of Stars” Plajı / Maldivler

    15- “Meteora”Nın Antik Manastırları / Yunanistan

    16- Masalsı Şato Mont Saınt-Mıchel / Normandy – Fransa

    17- Korkutucu “Dark Hedges” Yolu / Kuzey İrlanda

    18- “Great Blue Hole” Büyük Mavi Çukur Gezegenin En İyi Dalış Noktası Olarak Sayılıyor / Belize

    19- Himalayalar’da Kutsal “Tiger’s Nest” Budist Manastırı / Bhutan

    20- Montserrat’ta Cennete Giden Merdiven Heykeli “Staırway To Heaven” / İspanya

    21- Staffa Adası’ndaki Bazalt Harikası Mağara “Fıngal’s Cave” / İskoçya

    22- Doğa Harikası Jeotermal Gayzer “Fly Geyser” / Nevada – Abd

    23- Bir Dizi Küçük Adalar Boyunca İlerleyen Rüya Gibi Atlantik Yolu “Atlantic Road” / Norveç

    24- Avatar Filmine İlham Veren “Zhangjıajıe Milli Parkı” / Çin

    25- Alpler’de Masal Gibi Bir Göl Kasabası “Hallstatt” / Avusturya

    26- New York Ve Ontarıo Arasında Kalan Bin Adalar “Thousand Islands” / Abd

    27- Dünyanın En Büyük Şelalesi “Victorıa Şelalesi” / Zambiya Ve Zimbabve Sınırları Arasında

    28- Pastoral Liman Şehri “Cobh” / İrlanda

    29- Saturnıa’nın Termal Banyoları / Toskana – İtalya

    30- Rivne’de Romantik Aşk Tüneli “Tunnel Of Love” / Ukrayna

    31- Gizemli “Petra Antik Kenti” / Ürdün

    32- Enfes Çikolata Tepeleri “Chocolate Hills” / Filipinler

    Demiştim size…

    Böyle muhteşem doğa eserlerini ve yerleri görmek ancak macerayı seven ve standartların dışında nefes alanların seçebileceği yerler kesinlikle.

    Doğrusu ben fotoğraflarına bakarken bile müthiş bir heyecan duyuyorum bu muazzam güzergahların varın siz bir de gittiğimi düşünün artık

    Olsun ama, hayat hayal ettikçe keyifli ve bir gün elbet diyerek birkaçına ayak sürmek ümidiyle yaşıyorum ben.

    Umarım doya doya içinize çekebileceğiniz kokuları ve dokunabildiğiniz dokularıyla sizi sizden alır giderseniz buralar.

    Keyifle ve heyecanla kalın.

    Arsal ŞEN
    Arsal ŞEN

    Twitter

    Instagram

    Arsalsen.com

    En Güzel Yeni Yıl Hediyesi: Kırmızı Instax Mini 90!

    0
    Instax Mini 90

    Fujifilm unutulmaz anları yıllar sonra gülümseyerek anmak için yeni yıl hediye seçenekleri arasına kırmızı Instax Mini 90‘ı kattı. Sevdiklerine özel bir yeni yıl hediyesi vermek isteyenler için özel olarak üretilen Kırmızı Instax Mini 90, yeni yılda da fotoğraf çekme keyfini eğlence ile birleştiriyor.

    Fujifilm, yeni yıl hediyesini unutulmaz kılmak isteyenlere, Instax’ı Mini 90’ı öneriyor. Yeni yıl hediyelerinde en çok tercih edilen renklerden olan kırmızı rengi ile göz kamaştıran Instax Mini 90, ışığın yaratıcı bir şekilde yakalanması, uzun pozlama ve çifte pozlama yapabilme özellikleriyle fotoğraf çekme keyfini eğlence ile birleştiriyor. Üstelik kırmızı Instax Mini 90, makro modu ve yüksek performanslı flaşıyla da fark yaratıyor.

    Teknolojisini tasarım gücüyle birleştiren kırmızı Instax Mini 90, eğlenceli çekim modlarıyla fotoğraf çekmeyi daha keyifli hale getiriyor. Kırmızı Instax Mini 90, yeniden şarj edilebilir batarya, çifte ya da uzun pozlama yapabilme, tripod bağlantısı, yüksek performanslı flaş, çok çeşitli çekim modları ve çekim modları geçişleri ile en sevilen yeni yıl hediye alternatifi olarak sizi bekliyor.

    Ayrıca Instax ailesindeki Mini, Square, Wide ve Hybrid teknolojisiyle öne çıkan modelleri tercih edebilir, yıllar boyunca mutlu ve unutulmaz anlarınızı sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz.

    Klasik severlerin Instax’ı Kırmızı Instax Mini 90 www.instax.com.tr‘de 1.429 TL’ye satışa sunuluyor.