Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 154

    Menopoz Dönemini Rahat Geçirmek Mümkün

    0
    Menopoz Dönemini Rahat Geçirmek Mümkün

    Kadınların hayatlarının önemli bir dönemini ifade eden, pek çok kadının kaygıyla beklediği menopoz dönemi 18 Ekim Dünya Menopoz Günü’nde kutlanıyor.

    Kadıköy Belediyesi Dr. Rana Beşe Sağlık Polikliniği Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Nilgün Tandoğan ve diyetisyen Figen Fişekçi Üvez yaşam tarzında yapılacak birkaç değişiklikle bu dönemi daha rahat geçirmenin mümkün olduğunu anlattı.

    Menopoz yumurtalık fonksiyonlarının kaybı sonucu adetlerin sona ermesi anlamına geliyor. 45-55 yaş arası kadınlarda ateş basması, uyku sorunları, regl düzensizlikleri, sık idrara çıkma gibi belirtilerle kendini gösteren menopoz dönemini yaşam tarzında yapılacak birkaç değişikliklerle rahat geçirmek mümkün. Kemik erimesinin hızlandığı bu süreçte, kadınların beslenme düzeni, düzenli egzersiz ve doktor kontrollerine özen göstermesi gerekiyor.

    “KADINLARIN EN VERİMLİ OLDUĞU BİR DÖNEM”

    Kadınların daha rahat bir menopoz dönemi geçirmesi için önerilerde bulunan Kadıköy Belediyesi Dr. Rana Beşe Sağlık Polikliniği Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Nilgün Tandoğan, “Bu süreçte periyodik jinekolojik muayene çok önemli. Meme muayenesi ve rahim ağzı kanser testi rutin olarak yapılmalı. Biz tanı koymak için hormon düzeylerini değerlendiriyoruz ve menopoz geçiş dönemi ise – gerekiyorsa – tedaviye geçiyoruz.” dedi. Menopozun ‘hastalık değil doğal bir süreç’ olduğunun altını çizen Tandoğan “İnsan hayatının uzaması nedeniyle kadınların menopozda geçirdiği süre uzamaya başladı.

    Eskiden kadınlar menopoza girdiğinde yaşlandığını düşünüyordu ama şimdi yaşam süresi uzadı. Vücutta çok fazla değişiklik söz konusu değil.” Dikkat edilmesi gereken konularda uyarılarda bulunan Tandoğan “Beslenme şekli, kilo, sigara, alkol, kafein tüketimi önemli. Düzenli egzersiz yapmayı öneriyoruz. Günlük yarım saatlik ya da haftada 3 gün birer saatlik yürüyüş ve bisiklet gibi egzersizlerin yapılması gerekir. Kas ve kemikleri kuvvetlendiren ağırlık kaldırma ve germe egzersizleri de ileriki süreçte kemik erimesine karşı koruyucu olacaktır.” dedi. Menopozun korkulacak bir durum olmadığını, doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Tandoğan, “Kadınlar aktivitelerine dikkat ederek, yaşam tarzlarını değiştirerek, bunun olması gereken bir süreç olduğunu bilerek daha rahat menopoz geçireceklerdir. Toplumsal açıdan üretkenlik devam ediyor. Aile ve toplum açısından kadının rolü, tecrübesi ve bilgisi de eklenince daha da önem kazanıyor. Hatta en verimli, kadının deneyim ve tecrübesinin en yoğun olduğu, aile ve toplum açısından en değerli dönem olduğunu söyleyebiliriz.” diye konuştu.

    “MENOPOZ DÖNEMİ DOĞAL BİR SÜREÇTİR”

    Dr. Rana Beşe Sağlık Polikliniği’nde diyetisyen Figen Fişekçi Üvez ise “Menopoz dönemi ergenlik dönemi kadar doğal bir süreçtir. Ergenlik döneminde ostrojen hormonunun azalmasıyla ortaya çıkan yumurtlamanın sonlandığı dönemdir menopoz. Bu dönemde kadınların en büyük şikayeti, göbek bölgesinde yağlanma ve kilo almadır çünkü ostrojen hormonunun metabolizmanın hızı üzerinde önemli bir etkisi vardır. Bunun dışında kemik erimesiyle ilgili şikayetler artabilir. Onun dışında kolestrol seviyelerinde artış söz konusu olabiliyor. Bu dönemde kadınların kalp sağlığıyla ilgili daha dikkatli olmaları gerekiyor. Beslenme konusunda şekerli ve unlu ürünlerden uzak durmak, yeteri kadar su içmekgerekir. Kolestrol seviyesini dengede tutmak için hayvansal kaynaklı gıdalardan uzak durmak gerekir.” dedi.

    Her 8 Kadından Birinde Görülüyor

    0
    Her 8 Kadından Birinde Görülüyor

    Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl Ekim ayı “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak kabul ediliyor. Bu kapsamda tüm dünyada düzenlenen etkinliklerle meme kanseri konusunda bilinç oluşturulması amaçlanıyor.

    “Yapılan kampanyalar sayesinde meme kanseri vakalarında artış olmasına rağmen erken tanı sayesinde hayatı kaybetme oranın azaldığını görüyoruz” açıklamasında bulunan Acıbadem Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tuğbay Tuğ, meme kanserinin belirtilerini ve erken tedavi yöntemlerini şu sözlerle anlatıyor: “ ‘Kanserden korkma, geç kalmaktan kork’ sloganı meme kanseri için de geçerlidir. Meme kanserinde de başarılı tedavinin ilk koşulu erken tanıdır. Kişinin meme kanseri açısından bireysel riskinin bilinmesi, düzenli takip, düzenli hekim muayenesi, tarama testlerinin düzenli yapılması ve kadınların kendi kendine meme muayenelerini doğru ve düzenli olarak uygulamalarıyla erken tanı mümkün olmaktadır. Kadınlarda en sık görülen kanser tipi olan meme kanseri, meme hücrelerinin kontrolsuz çoğalması ve özelliklerini değiştirmeleriyle ortaya çıkan bir hastalıktır ve her 8-10 kadında bir görülmektedir.”

    Kendi kendine muayene şart

    Tüm kadınların her ay adet dönemini takip eden hafta içerisinde mutlaka kendi kendine meme muayenesi yapması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Tuğbay Tuğ “Belirtilen risk faktörlerine sahip olan kadınlar, en az yılda bir kez hekim muayenesinden geçmeli, meme ultrasonografisi ve mammografi gibi ilk basamak tarama testlerini yaptırmalıdır. Meme kanseri tanısı alan bir kadına hekimi tarafından mutlaka tüm vücut tarama incelemeleri yapılmalı ve hastalığın hangi evresinde olduğu belirlenmelidir. Hastalığın tekrarlamadan ve vücuda yayılmadan başarılı bir şekilde tedavi edilebilmesi için evreleme şarttır” ifadelerini kullanıyor.

    Bu belirtiler varsa dikkat!

    -Meme derisinde çekinti,

    -Deride renk değişikliği,

    -Meme başı çekintisi,

    -Kanlı meme başı akıntısı

    -Memede ele gelen sertlikler,

    -Koltukaltında lenf bezi büyümeleri gibi belirtilerle ortaya çıkar.

    Kimler risk altında?

    -Geç menapoza girerek uzun süre kadınlık hormonuna (östrojen) maruz kalmak

    -Hiç doğum yapmamak

    -İlk doğumu 35 yaşından sonra yapmak

    -Bebek emzirmemek

    -Dışarıdan uzun süreli kadınlık hormonu kullanmak (doğum kontrol ilacı, tüp bebek tedavisi gibi)

    -Ailede meme, rahim ya da yumurtalık kanseri bulunması

    -Fibrokistik meme yapısında görülen bazı doku değişiklikleri

    -Kilolu olmak

    -Yağlı beslenme

    -Stresli hayat tarzı

    -Alkol ve sigara kullanımı olarak belirtilebilir.

    Meme kanseri tedavi edilebilir hastalıktır

    Hastalığın ileri evrelerinde tanı konulan hastalarda, tümör hücrelerini öldüren ilaç uygulamalarıyla tedaviye başlamanın gerektiğini aktaran Prof. Dr. Tuğbay Tuğ “Günümüzde meme kanseri tedavisinde kullanılan ilaçların gelişmesi tedavi olabilme şansını da arttırmaktadır. İlaç tedavisiyle hastalık kontrol altına alınıp tümör geriletildikten sonra cerrahi tedaviler uygulanabilir. Meme kanseri tedavisinde uygulanan cerrahi yöntemler hastanın içinde bulunduğu evreye, tümörün büyüklüğüne ve meme içerisindeki yerleşim yerine göre değişebilmektedir” ifadelerini kullandı.

    Meme kanserinde doğru iletişim çok önemli

    Uygulanan tedavi yöntemlerinden ve hasta doktor arasındaki iletişimden bahseden Tuğbay Tuğ “Cerrahi yöntemler arasında memenin kanserli olan kısmının alınarak, kalan meme dokusuna radyoterapi (ışın tedavisi) verilmesi ile uygulanan meme koruyucu cerrahi, memenin tümünün alınması (mastektomi), meme derisinin korunarak memenin içinin boşaltılması ve silikon protez veya kişinin kendi dokularının kullanılarak yeni meme yapılması (rekonstrüksiyon) sayılabilir. Tüm hastalıklarda olduğu gibi hekim- hasta arasındaki doğru iletişim meme kanserinin tedavisinde de son derece önemlidir. Hastanın tedavisine başlarken kendisine uygulanacak ilaç tedavileri ve uygulanacak cerrahi yöntemlerle ilgili detaylı bilgi verilmeli ve cerrahi yöntemin seçimine hasta ve hekim birlikte karar vermelidir. Unutulmamalıdır ki meme kanseri tedavi edilebilir bir hastalıktır” açıklamasında bulundu.

    Saçlarda Işıltı Modası

    0
    Saçlarda Işıltı Modası

    2020-2021 sonbahar – kış sezonunu saç modasında doğal ışıltılar içimizi ısıtacak.Açık renkler, platinler, iddialı sarılar yerini doğal, toprak tonlarına ve sütlü kumral renklerine bırakıyor.

    Türkiye’nin ilk kuaför markası olan MOS Nişantaşı’nın Saç Stilistleri Erkan Uzelli ve Ali Subaşı, artık saç modasında her yıl biraz daha doğallığın ön planda olduğunu, hafif geçişlerin, varla yok arası gölgelerin, ışık oyunlarının popülaritesinin git gide arttığını ifade ettiler. Sözlerine, ‘ışıltı in balyaj out’ diyerek devam eden ekip, sonbahar kış sezonu saç trendleri ile ilgili kadınların dikkatini çekecek tavsiyelerde bulundu.

    Modayı her daim takip eden ve yeni trendlerle kendini sürekli güncelleyen, MOS Nişantaşı Şubesi 2020-2021 Saç Trendleri Hakkında Detaylı Bilgiler Verdi.

    Herkeste aynı saç modelini, aynı rengi gördüğümüz günlerin yavaş yavaş geride bırakıldığını ifade eden saç stilistleri, moda diye yaptırılan modeller her ten rengine, her yüze yakışmayabiliyor, bilirkişinin elinde olmayan saçlar gün sonunda felakete dönüşüyor dedi. Saç boylarının dekolte ve omuz hizasında olacağı sezonun içerisinde olduğumuzu ifade eden Erkan Uzelli ve Ali Subaşı, olmazsa olmaz kısa saç modellerini de aralarda göreceğimizi ifade ettiler ve eklemelerde bunlundular ‘uzun saç daha genç ve fresh bir görünüm vermekle birlikte bu senenin modasına son derece uygun’ dedi.

    ‘Ton Sür Ton Akımına Uygun Renkler Revaçta’

    Geçmiş yılların modası olan ton sür ton akımının tekrar yükselişte olduğunu ifade eden MOS Nişantaşı Saç Stilisti Erkan Uzelli bu sonbahar- kış dönemine damgasını vuracak renk uygulamaları hakkında şu bilgileri verdi. Uzelli, ‘Kahvenin birçok tonunu göreceğimiz bir sonbahar ve kış sezonu bizleri bekliyor. Kahverengi cilde uygun tonlarda ayarlandığında herkesin taşıyabileceği bir renktir.Kişiyi daha genç ve canlı göstermesinin yanı sıra doğal güzelliğin ortaya çıkmasında da adeta bir ayna etkisi yaratır. Klasik bir uygulama olan ve her zaman tercih edilen balyaj uygulamaları ise bu sezon yerini ışıltıya bırakmış durumda. Doğal kahverengi saçın arasında varla yok arası parlayarak ışık oyunları etkisi yaratan renk geçişi uygulamaları, bu sene birçok kadında göreceğimiz renk tercihi olarak karşımıza çıkacak’.

    MOS Nişantaşı Saç Stilisti Ali Subaşı, ‘Uzun saçta kahverenginin derinliğini daha çok hissedebilirsiniz’

    Uzun saçların bu sonbahar-kış döneminde de tercih edilmeye devam edeceğini belirten MOS Nişantaşı Saç Stilisti Ali Subaşı, çoğu kadın artık doğal olanı daha fazla beğeniyor. Son yıllarda çok popüler olan nude görünümünün anahtarı, toprak tonlarıdır diyen Subaşı, ton sür ton akımına uygun tonlar ve ışıltılarla kahverenginin derinliğini daha fazla hissedeceğimiz bir dönem olacağını söyledi.

    Kalıcı Saç Şekillendirme İşlemleriyle Zamandan Tasarruf Edebilirsiniz

    MOS Nişantaşı Ekibi; ‘şubemizde çok sık uyguladığımız ve önerdiğimiz kalıcı saç şekillendirme işlemleri, üç aydan altı aya kadar kullanım süresiyle günlük hazırlanma temponuzu hafifleterek zamandan tasarruf etmenizi sağlar’ diyerek önerileri hakkında bilgi vermeye devam etti. ‘Kalıcı su dalgasıyla natürel ve modern bir görünüme kavuşabilirsiniz. Düz saç sevenler ise kalıcı düzleştirme işlemini tercih edebilirler. Kalıcı saç şekillendirme işlemleri uzman ellerde yapıldığı takdirde parlak ve sağlıklı bir görünüm verir. Kullanılan malzemenin kalitesi bu tür işlemlerde çok önemlidir, aksi takdirde saçlarınıza zarar verebilirsiniz.

    Menopozda Duygudurum Değişikliklerine Dikkat!

    0
    Menopozda Duygudurum Değişikliklerine Dikkat!

    Kadın yaşamında olağan ancak önemli bir dönüm noktası olan menopoz döneminde duygudurumda değişimler görülebileceğini belirten uzmanlar, özellikle çökkünlük hissi, kaygılar, huzursuzluk, unutkanlık ve dikkatte azalma, uyku bozukluğu, cinsel istekte azalma gibi yakınmaların birçok kadında görülebileceğine işaret ediyor.

    Menopoz döneminde aile ve arkadaş desteğinin önemli olduğuna dikkat çeken uzmanlar, yaşamdan keyif alınan aktivitelere devam edilmesini tavsiye ediyor.

    Uluslararası Menopoz Topluluğu ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından tüm dünyadaki kadınların menopoz ve menopoz ile ilgili sağlık sorunları açısından bilinçlendirilmesi amacıyla 18 Ekim Dünya Menopoz Günü olarak anılıyor.

    Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, menopoz dönemi ve bu dönemde yaşanan psikolojiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “Menopoz kadınlarda adet döngülerinin bitmesini ifade eder” diyen Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, “Bir kadın başka bir neden bulunmadan 12 ay kadar adet görmediğinde menopoza girdiği kabul edilir. Genellikle 40’lı 50’li yaşlarda başlayan doğal bir süreç olmakla birlikte bazı kadınlarda daha erken de görülebilir” dedi.

    Bu dönemde psikiyatrik bozukluklar ortaya çıkabilir

    Menopoz döneminin kadınların yaşamındaki önemli biyolojik ve psikososyal geçişlerden birisi olduğunu belirten Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, bu dönemde bazı hallerde psikolojik sorunların yaşanabileceğini belirterek şunları söyledi:

    “Aslında menopoz dönemi psikiyatrik bozuklukların belirgin şekilde arttığı bir dönem değildir. Ancak menopozun doğal şekilde olmadığı (örneğin tıbbi nedenlerle yumurtalıkları alınarak cerrahi olarak menopoza giren) kadınlarda, erken menopoza giren kadınlarda, önceden duygudurum bozuklukları olan kadınlarda, doğum sonrası depresyon yaşamış kadınlarda, uyku bozukluğu olan kadınlarda, yaşam stresi yüksek olan kadınlarda, sıcak basması gibi fizyolojik menopoz belirtilerini belirgin şekilde yaşayan kadınlarda menopoz dönemi psikolojik açıdan daha risklidir. O nedenle bu özellikleri olan kadınlarda menopoz dönemiyle birlikte psikiyatrik bozukluklar açığa çıkabilir.”

    Çökkünlük hissi ve kaygı görülebilir

    Menopoz döneminde çeşitli psikolojik yakınmaların da yaşanabileceğine işaret eden Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, “Her ne kadar psikiyatrik bozukluk riski artmıyorsa da menopoz döneminde çeşitli psikolojik yakınmalara sık rastlanır. Duygudurumda değişimler özellikle çökkünlük hissi, kaygılar, huzursuzluk, unutkanlık ve dikkatte azalma, uyku bozukluğu, cinsel istekte azalma gibi yakınmalar birçok kadında görülebilir. Fiziksel olarak rahatsız edici sıcak basmalarının gece uyku kalitesini bozmasına bağlı olarak duygudurum, dikkat ve bellekle ilişkili şikâyetler artabilir” uyarısında bulundu.

    Cinsel istek ve özgüven olumsuz etkilenebilir

    Menopoz döneminin bazı kadınlarda korku ve kayıp duygusu ile karşılanabileceğini kaydeden Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, “Menopoza girmenin vücutta yarattığı bazı değişiklikler (kilo alımı, saç dökülmesi, vajinal kuruluk) ile birlikte hormonal değişimlere bağlı ruhsal sorunlar, cinsel isteği ve öz güveni olumsuz etkileyebilir. Bazı kadınlarda ise istenmeyen gebelik riskinin ortadan kalması nedeniyle cinsellik daha rahat yaşanabilir. Sanılanın aksine menopoz cinsel isteğin mutlaka azalmasının beklendiği bir dönem değildir” diye konuştu.

    Bu dönemde kırılganlık artabilir

    Menopoz döneminde yaşanılan önemli olayların, menopoz psikolojisini etkileyebileceğini belirten Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, “Olumsuz yaşam olaylarının insanın ruh sağlığı üzerine negatif etkileri olduğu bilinmektedir. Menopoz döneminde psikolojik kırılganlığın yüksek olması nedeniyle kadınların olumsuz yaşam olaylarından daha fazla etkilenmeleri mümkündür” uyarısında bulundu.

    Toplumsal ve bireysel önyargılar kaygıya yol açıyor

    “Menopoz, kadınların yaşamında doğal bir geçiştir” diyen Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, “Menopoz dönemine yönelik toplumsal ve bireysel önyargılar, kadınların menopozdan korkmalarına ve kaygılanmalarına neden olabilmektedir. Çoğu kültürde menopoz “kadınlığın bitmesi”, “yaşlanmak”, “kısırlık” gibi kavramlarla birlikte anılmaktadır. Gerçekte doğurganlığın yitimi, kadınlığın yitimi anlamına gelmemektedir. Doğurganlık sadece kadın olmanın bir parçasını oluşturmaktadır. Zira biyolojik nedenlerle çocuk sahibi olamayan ya da seçimleri nedeniyle çocuk sahibi olmayan kadınlar “eksik kadınlar” değildir. Bu nedenle menopozun ne olduğuna, bu dönemde nelerin yaşandığına, nelerin normal nelerin anormal olduğuna dair sağlıklı veri kaynaklarından (örneğin sağlık profesyonelleri) bilgi edinilmesi önemlidir” diye konuştu.

    Yaşamdan keyif alınan aktiviteler sürdürülmelidir

    Bu dönemin başka durumlarla çakışması halinde de psikolojik zorlukların yaşanabileceğini belirten Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, “Diğer yandan menopoz dönemi varsa eğer çocukların evden ayrıldığı, iş değişikliklerinin olduğu (emeklilik gibi) dönemlerle de kesişebildiği için yaşanan psikolojik zorluklar artabilmektedir. O nedenle menopoz dönemine yapılabilecek en iyi hazırlıklardan birisi yaşamdan keyif almayı sağlayacak aktivitelerin sürdürülmesidir. Yeni hobiler edinmek veya eskileri sürdürmek, yeni deneyimlere açık olmak (örneğin geziler, yeni insanlarla tanışmak), fiziksel sağlığı korumak adına yapılacak düzenli egzersizler bunlara örnek olarak verilebilir” tavsiyesinde bulundu.

    Aile ve arkadaş desteği önemli

    Menopoz döneminde aile ve arkadaş desteğinin büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Fatma

    Duygu Kaya Yertutanol, “Bu dönemde kişinin yaşayacağı fizyolojik ve psikolojik değişimlere destekleyici şekilde yaklaşılmalıdır. Kişinin şikâyetlerinin önemsenmesi ve gerektiğinde profesyonel kişilere başvurmasının sağlanması gerekir” diye konuştu.

    Pedallar, ‘Korona Kahramanlarına Vefa Fonu’na Destek Olmak İçin Çevrildi

    0
    Pedallar, 'Korona Kahramanlarına Vefa Fonu’na Destek Olmak İçin Çevrildi

    Türk Eğitim Vakfı’nın (TEV) koronavirüs salgınında hayatını kaybeden tüm bireylerin çocuklarına burs tahsis etmek amacıyla hayata geçirdiği TEV Korona Kahramanlarına Vefa Fonu’na destek büyüyor.

    Bisiklet ve sosyal sorumluluğu aynı çatı altında birleştiren Umuda Pedal, Ladybirds ve Earlybirds Bisiklet Kulüpleri’nden iyiliksever bisikletçiler, pedalları ile bağış toplayarak fona önemli bir katkı sağladı.

    Türk Eğitim Vakfı’nın (TEV) mayıs ayında “Korona kahramanlarına destek, çocuklarına gelecek” sloganı ile hayata geçirdiği “Korona Kahramanlarına Vefa Fonu” birey ve kurumların desteği ile sürdürülebilir bir şekilde büyümeye devam ediyor. Sağlık çalışanlarının çocukları başta olmak üzere pandemi döneminde hastalığa yakalanarak vefat eden tüm bireylerin çocuklarına eğitim desteği vermek için yola çıkılan fona yakın zamandaki en büyük destek bisiklet ve sosyal sorumluluğu aynı çatı altında birleştiren bisikletçilerden geldi. “Bisiklet ve İyilik Projesi” oluşturarak bağış toplayan bisikletçiler hem indoor hem de outdoor bisiklet aktiviteleri ile pedallarını iyilik için çevirdi.

    Bisiklet pedalları korona kahramanların emanetleri için çevrildi

    Sivil Toplum Kuruluşları ile ortak projeler yürüten Umuda Pedal ekibi, bisiklet sürüp bağış kampanyaları düzenleyerek projelere fon oluşturan, sağlık çalışanlarının ağırlıkta olduğu bir grup bisikletçiden oluşuyor11-12 Ekim tarihleri arasında Bomontiada’da ‘Korona Kahramanlarına Vefa Burs Fonu’ için etkinlik gerçekleştiren Umuda Pedal ekibi, 17-18 Ekim tarihlerinde Atölye 25.4 konumlarında platform ve bağış standı kurarak 3 adet home trainer bisiklet ile bireylere bağış karşılığı 10km sürüş deneyimi yaşatacak. Aynı zamanda Ladybirds Triatlon Kulübü’nden Şemsettin Eksert online destek olunabilen bağış hesabı (Fonzip) oluşturarak Beykoz-Tuzla arası 200 km’lik bisiklet sürüşünü tamamladı. Earlybirds Bisiklet Kulübü’nden Ayşen Boza ise beş öğrencinin üniversite bursuna denk gelen 315 km’lik sürüşü (km başına 100 TL) maksimum 10 günde tamamlamayı hedefleyerek bağış toplamayı sürdürüyor. İyilik için pedallayanların kampanyalarından elde edilengelirin tamamı “Korona Kahramanlarına Vefa Fonu”na aktarıldı.

    Türk Eğitim Vakfı Hakkında:

    Türk Eğitim Vakfı (TEV), 4 Mayıs 1967 tarihinde merhum Vehbi Koç’un önderliğinde eğitime gönül vermiş 205 Türk aydını tarafından kuruldu. Başarılı ve maddi olanakları sınırlı olan öğrencilere burs desteği vererek Türkiye’ye ve insanlığa katkı sağlayacak öncü gençleri ve onların yetişecekleri eğitim sistemini destekleyen TEV, kuruluşundan günümüze yaklaşık 250 bin yurt içi ve iki bin yurt dışı bursu sağladı. Eğitime katkılarını 30 adet eğitim tesisi yaptırarak destekleyen Türk Eğitim Vakfı ayrıca Türkiye’de üstün başarılı ve yüksek potansiyelli öğrencilere ihtiyaç duydukları eğitimi lise düzeyinde sağlamak amacıyla kurulan İnanç Lisesi’ni 2001 yılında devraldı ve okul Türk Eğitim Vakfı İnanç Türkeş Özel Lisesi (TEVİTÖL) adıyla eğitim faaliyetlerini sürdürmektedir. İzmir’de, Trabzon’da ve Ankara’da kız öğrenci yurdu açarak Türk Eğitim Vakfı Öğrenci Yurtları İktisadi İşletmesi bünyesinde faaliyet alanını genişletti.

    Meme Kanseri İçin Güçler Birleşti

    0
    Meme Kanseri İçin Güçler Birleşti

    Liv Hospital Ulus, Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık ayı ekimde toplum sağlığına verdiği değerden yola çıkarak geniş çaplı bir sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdi.

    “Meme Kanserini Tanıyoruz” sosyal sorumluluk projesinde, meme kanserinde yılda bir kez yapılan sağlık kontrolü ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekmek için birçok iş insanı, sanatçı, sivil toplum kuruluşu yöneticisi ve cemiyet hayatının önde gelen isimleri gönüllü olarak yer aldı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz’un değerli destekleriyle katkıda bulunduğu projede Demet Sabancı, Revna Demirören, Feryal Gülman, Metin Hara, Neşe Gönül, Monik İpekel, Meri İstiroti gibi cemiyet ve iş hayatının önde gelen isimleri fotoğraflarıyla meme kanserinde beslenmenin önemine değindi. Meme kanserinde dengeli ve sebze ağırlıklı beslenmenin kanser riskini azalttığına dikkat çeken fotoğraflarla ünlü yüzleri bir araya getiren projenin sergisi 16-7 Ekim’de Zorlu Center AVM’de yapıldı. Ünlü isimlerinin 37 fotoğraf karesini yer aldığı sergiden elde edilen gelir Giresun’daki sel felaketinde evini kaybeden vatandaşlara bağışlanacak.

    Sebzeler meme kanserine dikkat çekmek için hareket geçti

    “Meme Kanserini Tanıyoruz” sosyal sorumluluk projesi için oluşturulan ve kanseri riskini azaltıcı sebzelerle yapılan çekimlere yine sebzelerle perküsyon düzenlenmesi yapılmış Mozart’ın klasik bir eseri eşlik etti. Zorlu Center AVM’de yapılan serginin açılışına projeye destek veren Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz,Feryal Gülman, Demet Sabancı, Revna Demirören, Metin Hara, Neşe Gönül, Monik İpekel, Meri İstiroti, Özlem Yılmaz Küçük, Simay Bülbül, Suzan Toplusoy Gülseren Topuz, Belma Satır, Gülnur Kamaşak, Betül Gülbahar, Liv Hospital Genel Cerrahi Uzmanları Prof. Dr. Levhi Akın ve Doç. Dr. Beyza Özçınar, İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Karaöz, Herkese Kitap Vakfı Başkanı Bülent Şenver, Anne Meclisi Derneği Başkanı Oya Kalender gibi isimler katıldı.

    Erken teşhis için sağlık kontrolü

    Sanat ve cemiyet dünyasından pek çok gönüllünün katıldığı sergide meme kanserine dikkat çekilerek senede bir kere çekilen mamografinin erken teşhis için önemi vurgulandı.Liv Hospital Ulus’un ‘Meme Kanserini Tanıyoruz” projesi kapsamında 1000 kişiye meme kanserinde erken teşhis için sağlık kontrolü yapılacak. Ekim ayında başlayan projede kişinin yaşı, ailevi özellikleri ile ilgili hazırlanan anket kriterleri oluşturuldu. Anketten çıkan sonuca göre risk faktörleri taşıyan katılımcılara, mamografi ile meme muayenesi yapılacak.

    ‘Farkındalık en önemli görevimiz”

    Toplum sağlığına verdikleri önemden yola çıkarak projeyi başlattıklarını belirten Liv Hospital Grup Koordinatörü Meri İstiroti: Liv Hospital olarak, toplumsal bilinci oluşturma ve farkındalık sağlamak en önemli görevimiz. Meme kanserinde erken teşhis büyük önem taşıyor. Hedefimiz; kanser için yapacağımız taramaya inşaları teşvik etmek ve doğru bir biçimde yönlendirerek erken tanının hayat kurtardığı gerçeğine bir kez daha dikkat çekmek diyor.

    “Düzenli kontrol şart”

    Ulus Liv Hospital Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Beyza Öçzınar projenin toplum sağlığı için dikkat çekici olduğunu belirtiyor. Doç. Dr. Beyza Özçınar Meme kanseri artık çağımızın hastalığı oldu. Her 8-10 kadından birinde meme kanseri görülüyor. Meme kanseri erken tespit edildiğinde yüzde 100’e yakın yaşam şansı olan bir kanser. Erken teşhis çok önemli. Kadınlarımızın meme kontrolünü düzenli olarak yaptırması gerekiyor. Bu amaçla her kadın yılda bir kez meme muayenesi olmalı. Ayrıca 40 yaş üstündeyse yılda bir kez mamografi çektirilmesi gerektiğini vurgulamak istiyoruz” diye konuştu.

    Porçöz Cam Temizleyici Sprey’le Temizlik Çok Daha Kolay

    0
    Porçöz Cam Temizleyici Sprey’le Temizlik Çok Daha Kolay

    Farklı temizlik ihtiyaçlarına çözümler sunan Porçöz, genişleyen ürün ailesine Porçöz Cam Temizleyici Sprey’i ekledi. Cam ve parlak yüzeylerde kirleri ve lekeleri önleyen Porçöz Cam Temizleyici, sağladığı hijyene ilave olarak parlak görüntüyü ekliyor ve okyanus ferahlığı ile zenginleştirilmiş formülü yüzeylerde iz ve su lekesi bırakmıyor.

    Güçlü formülleriyle temizlikte etkili çözümler sunan Porçöz, yeni cam temizleyici sprey ile ürün ailesini genişletmeye devam ediyor.

    Porçöz Cam Temizleyici Sprey, tüm cam ve parlak yüzeylerde yüzde 100 etkili sonuçlar alıyor; pencere, avize, ayna, vitrin, televizyon ve bilgisayar ekranı ile araba ayna ve camlarında parlak ve hijyenik görüntü sağlıyor.

    Okyanus ferahlığı kokulu formülüyle yüzeylerde iz bırakmayan Porçöz Cam Temizleyici Sprey, su tutmuyor ve ekstra parlaklık sağlıyor.

    Tarihten İlham Alan Yatak Teknolojisi

    0
    Tarihten İlham Alan Yatak Teknolojisi

    Günümüzde, uykuya verilen önemin giderek artması doğal uyku ürünlerine olan ihtiyacı da beraberinde getiriyor. Konuyla ilgili uzmanlar, doğal uyku ürünlerinin uyku kalitesini en üst seviyeye taşıyarak sağlıklı bir uykuya zemin hazırladığını ortaya koyuyor.

    Bu kapsamda üretim yapan İşbir Yatak da, doğal malzemeleri uyku ürünleri ile buluşturuyor. Son teknolojiler ile tarihten ilham alınarak üretilen Troia At Saçı ve Cocodream yataklar, nefes alan doğal malzemeleri sayesinde gece boyu muhteşem bir uyku zemini oluşturuyor.

    KADİM UYKU TEKNOLOJİLERİNİ MODERNLİKLE BULUŞTURUYOR

    Mükemmel hava alma özelliği sayesinde ideal bir uyku konforu sağlayan Troia At Saçı Yatak, kadim uyku teknolojilerini modernlikle buluşturuyor. Kışın sıcak, yazın serin tutma özelliği ile dengeli bir uykuya da zemin hazırlıyor. Üst yüzeyindeki özel kumaşı ile hemen altında bulunan doğal ipek karışımlı vatkası ve gerçek at saçı katmanı ile hava sirkülasyonuna yardımcı oluyor. Hızlı buharlaşma ile nemin dağılmasını sağlayan en iyi malzemelerden biri olan at saçı, vücutta nem birikmesini önlemeye de yardımcı oluyor.

    HİNDİSTAN CEVİZİ LİFLERİNDEN: COCODREAM YATAK

    Özellikle, 9-12 yaş aralığındaki çocuklarda gece korkuları ve kendi odalarında yatamama gibi korkular ortaya çıkıyor. Bu süreçte, çocuklardaki uykuya dalma sürelerinin gitgide uzaması gece sıklıkla uyku bölünmelerini de beraberinde getiriyor. Bu nedenle, gece konforlu bir uyku geçiremeyen çocuk ertesi güne de fiziksel bir yorgunlukla başlıyor. Bu kapsamda İşbir Yatak, hindistan cevizi lifleri kullanılarak ürettiği Cocodream Baby yatak ile gece karanlıktan korkan çocukların güvenli bir uykuya olan ihtiyacını karşılıyor.

    Hindistan cevizi kabuğu liflerinden oluşan katmanı, doğal deve tüyü dolgusu ve organik pamuk kumaşı ile sağlıklı bir uyku ortamı sunarken, dolgu malzemesi sayesinde de yumuşaklık sağlıyor. Organik pamuk kumaşı sayesinde de çocuklar ve bebekler için ideal bir seçenek sunuyor.

    Nissan’dan Meme Kanserine Farkındalık Çağrısı

    0
    Nissan’dan Meme Kanserine Farkındalık Çağrısı

    Çalışan odaklı bir yönetim anlayışı benimseyen Nissan Türkiye, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, genel merkez ve bayi çalışanları arasında meme kanseri farkındalığını artırmak amacıyla bir canlı yayın gerçekleştirdi.

    Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duruman ve Türk sinema, tiyatro oyuncusu ve ses sanatçısı Işıl Yücesoy’un çalışanlarla bir araya geldiği etkinlikte, meme kanseri hakkında önemli bilgiler verildi, düzenli kontrollerin ve erken teşhisin önemine vurgu yapıldı.

    Akıllı sürüşün öncüsü Nissan, çalışanları arasında çeşitliliğin ve kapsayıcılığın önemine inanıyor. Bu bilinçle yönetimden üretime, operatörlerden mühendislere her kademede kadın çalışan bulunmasına önem veriyor. Türkiye’de kadın çalışan oranı %30 olan Nissan, tüm dünyada kadın çalışan oranını arttırmak amacıyla her alanda fırsat eşitliğine önem veriyor ve bu konuyla ilgili bilinçlendirme çalışmalarına öncülük ediyor.

    Nissan Türkiye, Meme Kanseri Farkındalık ayında, başta kadın çalışanları olmak üzere tüm çalışanlarını ilgilendiren Meme Kanseri konusunda kurum içi farkındalık etkinliği düzenledi. Kadınların en çok karşılaştıkları kanser türü olan meme kanseri hakkında bilinçlenmek ve farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen etkinlik 13 Ekim’de canlı yayın olarak gerçekleşti.

    Etkinlikte, Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duruman ve Türk sinema, tiyatro oyuncusu ve ses sanatçısı Işıl Yücesoy kendi deneyimlerinden yola çıkarak meme kanseri hakkında önemli bilgiler verdi. Düzenli kontrollerin önemine vurgu yapan Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duruman; ’’Sekiz kadından biri meme kanserine yakalanırken erkeklerde de beş kişiden biri prostat kanserine yakalanıyor. Erken teşhis sayesinde kanser korkulacak bir hastalık olmaktan çıkıyor.” dedi. Usta oyuncu Işıl Yücesoy ise hastalığı atlatmada moral ve motivasyonun önemine dikkat çekerken, bu hastalığı yenmek için en iyi ilacın kendimize inanmak olduğunu dile getirdi.

    Nissan Türkiye, gerçekleştirdiği etkinlik ile “erken teşhis hayat kurtarır” diyerek, konuyla ilgili farkındalık seviyesini arttırmanın önemine bir kez daha vurgu yapmış oldu.

    “Ekonomik, Psikolojik, Cinsel ve Dijital Şiddetin İspatı Daha Zor”

    0
    “Ekonomik, Psikolojik, Cinsel ve Dijital Şiddetin İspatı Daha Zor”

    Kadın hakları denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan başarılı Avukat Feyza Altun, İstanbul Sözleşmesi ve kadına yönelik uygulanan şiddet hakkında düşüncelerini MAG okurları için paylaştı.

    Fiziksel şiddetin daha görünür ve kolay ispat edilebilir olduğunu ancak ekonomik, psikolojik, cinsel ve dijital şiddettin ispatının daha zor olduğunu belirten başarılı Avukat, “Bunlar uzun zamana yayılan şiddet türleridir. İkili ilişkilerimizde de partnerimiz önemsemeyen, susması, dinlemesi, azarlanması gereken varlıklar olarak davrandığında şiddeti fark etmiyoruz bile” diye konuştu.

    Başarılı ve güzel oyuncu Miray Daner’in kapak yıldızı olduğu MAG Ekim, dopdolu içeriği ve yazarları ile www.magdergi.com.tr , Turkcell Dergilik, Google Play, Apple Store, Issue, Türk Telekom’da online olarak okurlarıyla buluşuyor.