Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 36

    Tatil Dönüşü Cilt Ve Saç Sağlığınızı Doğal İçeriklerle Destekleyin

    0
    Tatil dönüşü cilt ve saç sağlığınızı doğal içeriklerle destekleyin

    Keyifli yaz tatillerinde stres ve yorgunluğumuzu atsak da şehre döndüğümüzde çoğumuzu güneş, deniz ve havuz suyundan yıpranan saçımızı ve cildimizi onarma telaşı sarıyor.

    Dr. Burçak Deniz Dedeoğlu, cildimizi ve saçlarımızı onarmak için doğal yağlar ve kollajen takviyelerinden destek alınmasını öneriyor.

    Tatil sezonunu geride bırakıp şehre dönmeye başladığımız şu günlerde güneş, deniz ve havuz suyu nedeniyle yıpranan cildimizi ve saçlarımızı onarmanın yollarını arıyoruz. Zararlı UV ışınlarının cilt bariyerini zedelediği artık herkes tarafından bilinen bir gerçek… Her ne kadar güneş koruyucu kullansak da cildimiz ve saçlarımız yaz aylarında kuruyarak hassaslaşabiliyor. Zade Vital Medikal Direktörü Dr. Burçak Deniz Dedeoğlu, tatil dönüşünde cildimizi ve saçlarımızı onarmak için doğal yağlar ve kollajen takviyelerinden destek alınmasının önemini belirtiyor. 

    Yazın kuruyan cilde doğal yağlarla bakım 

    Özellikle Çin ve Hint tıbbında uygulamalarında önemli bir yere sahip olan Susam yağı, içerdiği E vitamini ve antioksidanlar sayesinde yıpranmış cildin elastikiyetinin geri kazanılmasını ve nem tutma kapasitesinin artmasını destekliyor. Aynı zamanda bol miktarda çinko içeren Susam yağı yaş alma etkilerinin azaltılmasında da rol üstleniyor ve güneşe karşı doğal bir koruma sağlıyor. Bu özellikleri ile Susam yağı masaj terapilerinde sıklıkla tercih ediliyor.

    Cilt ve saç sağlığı için önemli içeriklerden bir diğeri olan, E vitamini yönünden oldukça zengin Hindistan cevizi yağı ise düzenli kullanımında özellikle yazın güneş, havuz ve deniz nedeniyle kuruyan cildi besleyerek çatlak ve pullanma gibi sorunların giderilmesini destekliyor. Yatıştırıcı ve antiinflamatuvar özellikleri de bulunan Hindistan cevizi yağı, aşırı güneşlenme sonucu tahriş olan cildin rahatlatılmasında, sinek ve böcek ısırıklarının yarattığı etkinin hafifletilmesinde tercih ediliyor.  Hindistan cevizi yağı ayrıca içerdiği Laurik asit sayesinde saç bakımında da kullanılıyor. 

    Denizden gelen güzellik

    Güneşin bir diğer olumuz etkisi ise ciltteki kollajen yapısına olumsuz etkileri olarak karşımıza çıkıyor. Çevresel hasarla birlikte ciltteki kollajen miktarı azalarak cilt daha kuru, esnek olmayan, mat ve kırışıklıkların oluşmaya başladığı bir sürece girebiliyor. Yaz aylarında güneşin zararlı ışınlarıyla beraber ciltteki kollajen miktarının azalması cilt altı doku kaybına neden olabilirken, cildin yüzeyinde görünür değişikliklerin oluşmasına zemin hazırlıyor. Zade Vital Medikal Direktörü Dr. Burçak Deniz Dedeoğlu, ciltte bu problemlerin oluşmasını önlemek adına kollajen kullanılabileceğini belirtiyor. Balık kaynaklı kollajenlerin sığır kollajenine göre daha fazla Tip 1 

    kollajen içermesinden dolayı tavsiye edildiğini sözlerine ekleyen Dr. Dedeoğlu, kollajenin hidrolize edilerek peptitlerine parçalandığını ve bu şekilde emilerek dokuya daha hızlı bir şekilde ulaştığını vurguluyor. 

    Sağlıklı saçlar için Biotin takviyesi

    Dış görüntümüzün en önemli tamamlayıcılarından olan saçlarımız deniz suyu, klor ve güneş nedeniyle kuruyarak keçeleşebiliyor. Güzellik vitamini olarak da anılan biotin, hücre gelişimine katkıda bulunmasının yanı sıra normal mukozanın ve normal cildin korunmasını desteklerken saç ve tırnak yapısının güzelleşmesine katkı sağlıyor. Dr. Burçak Deniz Dedeoğlu, özellikle yaz aylarında saç kalitesinin korunması için biotin takviyesi kullanılmasını tavsiye ediyor. 

    Kanser Tedavisinin Yenilikçi Yöntemi HIPEC, Kıbrıs’ta İlk Kez Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Uygulandı!

    0
    YDU_Hastanesi__HIPEC_operasyonu

    Kanser tedavisinde, tam donanımlı üst düzey merkezlerde uygulanabilen ve cerrahi ile sıcak kemoterapiyi birleştiren HIPEC yöntemi, Kıbrıs’ta ilk kez Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde başarıyla uygulandı!

    Yaklaşık 10 yıl önce geçirdiği kolon kanseri nükseden ve kanserli tümörlerin tüm karın içine ve karın içi organlara yayılması nedeniyle, kemoterapiden cevap alamayan 65 yaşındaki erkek hasta, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde cerrahi ile kemoterapiyi birleştiren HIPEC yöntemi ile tedavi edildi.

    İleri evre karın kanserlerinde; yetkin kadro ve üst düzey donanıma sahip sınırlı sayıda hastanede uygulanabilen yöntemle, gözle görülen kanserli tümörler cerrahi ile temizlendikten sonra, 42 derecede ısıtılmış sıcak kemoterapi ilaçlarıyla bütün karın içi yıkanarak kalan mikroskobik tümörler de yok ediliyor. 

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde 4 saat süren bir operasyonla, Op. Dr. Ahmet Soykurt ve ekibi tarafından gerçekleştirilen HIPEC ameliyatının ardından, 65 yaşındaki hastanın tedavisine Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde devam edilecek. 

    HIPEC’le karın içine yayılan mikroskobik tümörler yok ediliyor

    Karın içi organlarda başlayarak, tüm karın içine ve diğer karın içi organlara yayılan ileri derece kanser hastalarında kullanılan HIPEC yöntemi, kemoterapi gibi geleneksel onkoloji yöntemlerinden cevap alamayan hastalarda uygulanıyor. Hastanın yaşam kalitesini yükselterek, yaşam süresini uzatmayı amaçlayan yöntem; daha çok periton kanserleri, apendiks kanserleri, kalın barsak kanserleri, over kanserleri ve mide kanserleri gibi karın içi kanserlerde uygulanıyor.  

    Op. Dr. Ahmet Soykurt: “42 dereceye kadar özel cihazlarla ısıttığımız kemoterapötik ajanları, yine özel bir cihazla hastanın karın içerisine uyguluyoruz. Burada amaç, mikroskobik tümör hücrelerin yok edilmesi.”

    Operasyonu gerçekleştiren Op. Dr. Ahmet Soykurt, dünyada yüksek donanıma sahip merkezlerde gerçekleştirilebilen HIPEC yönteminde ilk aşamada hastanın, karın içinde kanser tutulumu görülen tüm organlarını gözle görülen tümörlerden temizlediklerini söylüyor. Op. Dr. Ahmet Soykurt , “Cerrahi müdahale ile karın içini mümkün olduğu kadar tümörsüz hale getirdikten sonra, 42 dereceye kadar özel cihazlarla ısıttığımız kemoterapötik ajanları, yine özel bir cihazla hastanın karın içerisine uyguluyoruz. Burda amaç, mikroskobik tümör hücrelerinin yok edilmesidir. Kemoterapi ilaçlarının doku içerisine daha iyi nüfuz etmesi için 42 dereceye kadar ısıtıyoruz” değerlendirmesini yaptı. 

    Yöntemi, KKTC’de ilk kez, 65 yaşındaki hastaya başarıyla uyguladıklarını ifade eden Op. Dr. Soykurt, gözlem altında tutulan hastanın kısa süre içerisinde normal servise alınarak, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Servisinde takibine devam edileceğini söyledi. 

    Mert Fırat, Teknofest Hyperloop Geliştirme Yarışması’nı Ziyaret Etti

    0
    MERT FIRAT, TEKNOFEST HYPERLOOP GELİŞTİRME YARIŞMASI’NI ZİYARET ETTİ

    Kara, deniz, hava ve demiryolundan sonra ‘5’inci Mod’ olarak adlandırılan geleceğin uluştarma teknolojisi Hyperloop, Teknofest yarışmaları arasında büyük ilgi gördü. 

    Yeteneğinin yanı sıra kişiliği ve özellikleri ile de öne çıkan başarılı oyuncu Mert Fırat da, Teknofest Hyperloop Geliştirme Yarışması’nı ziyaret ederek, Erciyas Holding İcra Kurulu Başkanı Emre Erciyas ile TUBİTAK RUTE yetkililerinden hyperloop teknolojisi ve yarışmayla ilgili bilgi aldı.

    2017’den bu yana Hyperloop Transportation Technologies (HyperloopTT) ile hyperloop teknolojisinin gelişimine katkı sağlayan Erciyas Holding de Teknofest Hyperloop Geliştirme Yarışması’nın sponsorları arasında yer aldı. 

    Erjiyas Holding, 38 üniversiteden16 takımın yarıştığı organizasyonda öğrencilerin prototip araçlarını yarıştırabilmeleri için 208 metre uzunluğundaki Hyperloop Boru Hattı’nı üretti. 

    Klasik Kahve Fincanlarına En Modern Dokunuş

    0
    Klasik Kahve Fincanlarına En Modern Dokunuş

    Birbirinden lezzetli kahvelerinizi kusursuz bir servisle buluşturmak, Taşev ile mümkün hale geliyor.

    Klasik kahve fincanlarına yeni bir kimlik kazandıran Taşev Kimi Kahve Fincan Takımı, 6 ve 2 kişilik seçenekleriyle farklı alternatifler sunuyor. Zarif cam görüntüsü ile kahve sohbetlerinize şıklık katan Kimi Fincan Takımı, yüksek ısıya dayanıklı çift cidarlı yapısıyla da kahvenizin uzun süre sıcak kalmasını sağlıyor.

    Yüzde yüz yerli mutfak ürünleri üreten Taşev, geniş ürün gamıyla kullanıcılarına farklı alternatifler sunmaya devam ediyor.  

    Keyifli kahve sohbetlerini kusursuz bir sunum ile taçlandırmak isteyenleri düşünen Taşev, Kimi Kahve Fincan Takımı ile mutfaklara şıklık taşıyor. 6’lı ve 2’li modelleri ile kullanıcılara farklı iki seçenek sunan Taşev Kimi, klasik kahve fincanlarını yeni bir kimlik kazandırıyor. Yüksek ısıya dayanıklı borosilikat cam tasarımı ile kahvenize lezzet katan ürün, çift cidarlı yapısıyla da kahvenizi uzun süre soğumaktan koruyor.  

    Kahve Sohbetlerinizde Başrolü Üstlenen Tasarım

    0
    Kahve Sohbetlerinizde Başrolü Üstlenen Tasarım

    Kahve keyfine estetik bir hava katmak isteyenlere özel olarak tasarlanan Bambum Pata Prestij 6 Kişilik Kahve Fincan Takımı, keyifli sohbetlere eşlik ediyor.

    Porselen özelliğiyle kahve sunumlarınıza şıklık katan Pata Prestij Fincan Takımı, sağlıklı yapısının yanı sıra zarafetiyle de evinizin olmazsa olmazlarından oluyor.

    Bambu bitkisini kullanarak ürettiği doğal ve sağlıklı ürünlerle mutfakların olmazsa olmazı haline geleneBambum, evlerinize şıklık katma devam ediyor. 

    Kahve sunumlarınızı kusursuz bir görünüme kavuşturmak isteyen Bambum, Pata Prestij 6 Kişilik Kahve Fincan Takımı ile sizlere büyük kolaylık sağlıyor. Keyifli kahve sohbetlerinizi daha anlamlı hale getirmek için tasarlanan Pata Prestij Fincan Takımı, porselen ve zarif yapısıyla fark yaratıyor. Sağlıklı sunumlara fırsat yaratmasının yanı sıra dayanıklılığıyla da ön plana çıkan 6’lı fincan takımı, mutfağınızdaki en yakın dostunuz oluyor. 

    Yenilenen Uni Baby Saç ve Vücut Şampuanı bebeklerin cildinde %70’e varan nemlendirme sağlıyor

    0
    Yenilenen Uni Baby Saç ve Vücut Şampuanı

    Bebeklerin farklı gelişim evrelerinden, bu evrelerde değişen ihtiyaçlarından ve annelerden aldığı ilhamla tüm ürün ailesini geliştiren Uni Baby, bebek bakımında ailelerin güvenilir yol arkadaşı olmaya devam ediyor. 

    Türkiye’nin öncü bebek bakım markası Uni Baby, Saç ve Vücut Şampuanı’nı içeriğinden ambalajına kadar yeniledi. Cilde uygunluğu Alman Dermatest Laboratuvarınca 5 Yıldız Üstün Kalite Belgesi ile onaylanan* Uni Baby Saç ve Vücut Şampuanı doğal kaynaklı içeriği ile nazik bir temizlik sağlarken, her banyoda %70’e varan nemlendirme** ile cildi temizliyor.

    “Bebek cildi, dış etkenlerle nemini hızlı bir şekilde kaybedebiliyor”

    Bebek cildinde nemlendirme konusuyla ilgili görüşlerini paylaşan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Rahmi Tuna Tekin, “Yetişkin cildine göre daha geçirgen ve yaklaşık olarak %30’a kadar daha ince olan bebek cildi; su, sabun, şampuan gibi dış etkenlerle nemini hızlı bir şekilde kaybedebiliyor” diyor. Ailelerin cildin nemini koruyan, bebek cildine uygun ürün beklentisinden yola çıkan Uni Baby, Saç ve Vücut Şampuanı’nda yeniliğe gitti. Yenilenen Uni Baby Saç ve Vücut Şampuanı, %70’e varan nemlendirme sağlıyor, cildi kurutmadan temizliyor.

    “Doğal kaynaklı içeriklerin yanı sıra bebek cildindeki nemlendirme de şampuan kategorisinde bir ayrışma noktası” 

    Uni Baby Pazarlama Müdürü Cansu Canşe, yenilenen şampuana ilişkin, “Yaptığımız tüketici içgörü araştırmalarında, doğal kaynaklı içeriklerin yanı sıra bebek cildindeki nemlendirmenin de şampuan kategorisinde bir ayrışma noktası olduğu belirledik. Bebeği için en iyisi ve doğalını arayan, bebeğinin zihinsel ve bedensel gelişimine eşit derecede önem veren ebeveynler için Uni Baby Saç ve Vücut Şampuanı’nı yeniledik. Hem saç hem de vücut için kullanılabilen ürünümüz yenilenen içeriği ile ciltte nemlendirme sağlarken, yenilenen bulut şişesiyle banyo saatlerini bebekler ve anneleri için oyun zamanına dönüştürüyor” dedi.

    5 Yıldız Üstün Kalite Belgesi 

    Uni Baby Saç ve Vücut Şampuanı’nın cilde uygunluğu ve kalitesi, Alman Dermatest Laboratuvarı tarafından klinik olarak test edilip, 5 Yıldız Üstün Kalite Belgesi ile onaylandı.

    Ürün ambalajında yenilik

    Uni Baby ambalajları, bulut formundan ilham alınarak yenilendi. Uni Baby Saç ve Vücut Şampuanı, yenilenen şişeleri ile eğlenceyi banyo deneyimi ile buluşturuyor. 

    İhtiyaca yönelik, fayda odaklı seçenekler

    Uni Baby Kolay Tarama Saç ve Vücut Şampuanı, zor taranan saçların kolayca açılmasını sağlarken, yumuşacık ve pürüzsüz bir görünüm kazanmasına yardım ediyor. Papatya özleri içerenUni Baby Tatlı Rüyalar Saç ve Vücut Şampuanı, uyku öncesi banyolarda bebeklerin rahatlamasına yardımcı oluyor. Uni Baby Keyifli Banyolar Saç ve Vücut Şampuanı ise nemlendirici özelliği ile bilinen aloe vera özleri sayesinde banyoyu bebekler ve ebeveynleri için keyfe dönüştürüyor.

    Bu Sorun Her 10 Kadından Birinin Hayatını Alt Üst Ediyor

    0
    Bu Sorun Her 10 Kadından Birinin Hayatını Alt Üst Ediyor

    Her 10 kadından birini etkileyecek kadar yaygın olan kronik pelvik ağrının neden ve sonuçlarını multidisipliner yaklaşımla değerlendirmek üzere hayata geçen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Pelvik Ağrı ve Endometriozis Kliniği çalışmalarına başladı.

    Pelvik ağrının kaynağını ve nedenini anlayabilmek için hastanın semptomlarına en uygun teşhis testleri kullanılmasının ve güncel gelişmeleri takip ederek planlanan tedavilerin uygulanacağını söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, “Amacımız, ağrıyla bozulan hayat kalitesini ağrısız döneme yeniden getirebilmek” diye konuştu.

    Kliniğin açılışı dolayısıyla gerçekleştirilen toplantıda, Prof. Dr. Erkut Attar, pelvik ağrının 10 kadından 1’inde görüldüğünün altını çizerek “endometriozis hastalarının bize gelme şikâyetleri arasında birinci derecede karın, kasık ve adet ağrıları, ikinci derecede infertilite yani kısırlık sorunu var. Endometriozis hastalarının yaklaşık yüzde 30’unda kısırlık olabiliyor” dedi.  Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, Pelvik Ağrı ve Endometriozis Kliniği’nde, her hastanın, pelvik ağrı konusunda uzmanlaşmış kadın sağlığı uzmanları tarafından, üroloji, gastroenteroloji, genel cerrahi, fizik tedavi ve psikiyatri bölümleriyle birlikte multidisipliner yaklaşımla incelendiğini söyledi. 

    Aralarında Uluslararası Pelvic Pain Society üyesi ve Kolombiya Kadın Hastalıkları ve Doğum Federasyonu (FECOLSOG) Bilimsel Komitesinde görev yapan Uluslararası Pelvik Ağrı Derneği eski başkanı Juan Diego Villegas-Echeverri’nin de bulunduğu kliniğin açılışına Fransa’dan Eric Bautrant, Amerika’dan Jorge Carrillo katıldı. 

    “PELVİK AĞRI TEDAVİSİ UZMANLIK VE DENEYİM GEREKTİRİR”

    Dünyada pelvik ağrı merkezlerinin sayısının giderek arttığını söyleyen Juan Diego Villegas-Echeverri, görüşlerini şöyle dile getirdi: “Pelvik ağrı tedavisi özel bir uzmanlık alanıdır ve deneyim gerektiren bir konudur. Prof. Dr. Erkut Attar’ın bu konuda Amerika’da ve tüm dünyada önemli katkıları ve çalışmaları oldu. Uluslararası Pelvik Ağrı Derneği’nde çok uzun süreler beraber çalıştık. Dünya kadınlarına çok büyük hizmetlerimiz oldu. Türkiye’de de çeşitli eğitimler ve kurslar vermeye devam ediyoruz. Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri’nde bu kliniğin pelvik ağrı ve endometriozis hastalarına çok büyük katkılar sağlayacağı tartışılmaz. Bu hastaların ameliyatlarının da uzman bir ekip tarafından yapılması son derece önemli. Bizler de bu kliniğe daima destek vereceğiz ve tüm bilgi, beceri ve deneyimlerimizi Türk ekibi ile paylaşacağız.”

    “DEPRESYON İLE ANKSİYETEYE GİDEN BİR SORUN HALİNE GİDEBİLİYOR” 

    Kronik pelvik ağrıya yol açan en önemli etkenlerden biri olan endometriozisin kadınların yaklaşık yüzde 10’unda görüldüğünün altını çizen Prof. Dr. Attar, hastalığın kadınlardaki etkisini şöyle anlattı: “Bahsettiğimiz hastalık, sadece basit bir karın, kasık ya da adet ağrısı değil, aynı zamanda mesane ağrıları, ilişki sırasındaki ağrılar, vulva ağrıları,  huzursuz bağırsak sendromu, bundan da önemlisi migren türü baş ağrıları ve ağır derecede depresyon ile anksiyeteye giden bir rahatsızlık olabiliyor. Ağır depresyon, kronik ağrı ve üstüne kısırlık eklenince bu hastalığa sahip olan kadınların, hem aile ilişkilerinde büyük sorunlar oluşuyor hem de profesyonel yaşantılarında ciddi derecede iş gücü kayıpları ortaya çıkıyor. Dolayısıyla endometriozisin kadını sosyal, toplumsal ve bireysel olarak son derece etkileyen bir hastalık olduğunu söyleyebiliriz.” 

    “YAYGIN OLMAKLA BİRLİKTE YETERİNCE TANINMIYOR”

    Hastalığın bu denli yaygın olmakla birlikte hala yeterince tanınmadığını belirten Prof. Dr. Erkut Attar sözlerine şöyle devam etti: “Hastalık kadınlar arasında yaygın olmasının yanında kesin tanı için laparoskopik girişim gerektiriyor. Bunun yanında hastanın yaşam kalitesindeki etkisi nedeniyle bireysel verimliliğini de etkiliyor. Toplumsal farkındalığın arttırılması endometriozisin gerek hasta gereks00000e devlet için maliyetli bir hastalık olması açısından da önem taşıyor. 2010 yılında da Pelvik Ağrı ve Endometriozis Derneğini kurduk ve hastalığın farkındalığını arttırmak için ülkenin her yerinde çalışmaları sürdürüyoruz.”

     “EVLİLİKLE YA DA GEBELİKLE DÜZELEBİLECEĞİ KONUSUNDA YANLIŞ İNANIŞ VAR” 

    Endometriozisin neden kaynaklandığı konusunda henüz kesin bir bilginin olmadığını söyleyen Prof. Dr. Attar, bununla birlikte risk teşkil edebilecek nedenlerle ilgili bilgi verdi: “Hastalığın kesin nedeni bilinmemekle birlikte oldukça iyi bir bilgi birikimimiz var. Gerek ülkemizde gerekse yurtdışında hastalığın nedenini ortaya koyabilmek için çalışmalar yapılmakta. Örneğin östrojen hormonunun endometriozisi tetiklediğini biliyoruz. Bunun yanında ters adet kanı akımı olarak tanımladığımız yani adet kanının karın boşluğuna akması da hastalığın ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Genetik faktörler de önemli. Bunun dışında çevresel faktörlerin de giderek önem kazandığını söylemek gerekir.” 

    “TANI SÜRECİNDE HASTA ZAMAN KAYBEDEBİLİYOR”

    Endometriozis hastalarının tanı konulabilmesi için farklı branşlarda çözüm aramaları nedeniyle zaman kaybettiklerinin altını çizen Prof. Dr. Erkut Attar, bu durumu yeterli farkındalığın olmamasına bağladı. Doğru tanı konulana kadar geçen sürecin yaklaşık 7 yıla kadar ulaşabildiğini söyleyen Prof. Dr. Erkut Attar, “Özellikle adet ağrısı çeken genç kızlarda bu ağrının normal olabileceği, evlilikle ya da gebelikle beraber düzelebileceği konusunda yanlış bir inanış var. Hastanın tanı konulana kadar geçirdiği bekleme süreci içinde hastalık giderek ilerliyor ve çok daha ciddi sıkıntılara yol açabiliyor” dedi. 

    KADININ YAŞAM KALİTESİNİ ARTTIRACAK ÖNLEMLER ALINMALI” 

    Endometriozisin vücuttaki birçok sistemi etkilediği için tedavisinde de multidisipliner bir yaklaşım gerektiğinin altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, “Ülkemizde pelvik ağrı ve endometriozis üzerinde çalışan merkezlerden biriyiz. Elbette daha önce de endometriozis hastaları tedavi ediliyordu. Ancak artık hastalarımızı multidisipliner yaklaşımla çalışan bir ekip değerlendiriyor. Hastaların tüm şikayetleri bir arada değerlendirilip tedavi ediyoruz” diye konuştu.  

    “Pelvik ağrı ve endometriozis hastalarının ağrılarını geçirmek her zaman mümkün olamayabiliyor. Bu nedenle tedavi sırasında kadının yaşam kalitesini artıracak önlemler de alınması gerekir” diyen Prof. Dr. Erkut Ettar, sözlerini şöyle tamamladı: “Bunun yanında özellikle ileri evre endometriozis ya da infiltratif endometriozis olarak tanımladığımız durumlar oldukça zorlu bir cerrahi sürecini gerektirdiği için ameliyatların da özel bir ekiple gerçekleştirilmesi gerekir. Dolayısıyla tedavinin tüm süreçlerinde deneyim oldukça önem taşımaktadır.”

    Hayalinizdeki Düğünü Cvk Park Bosphorus Hotel İstanbul’da Gerçeğe Dönüştürün

    0
    HAYALİNİZDEKİ DÜĞÜNÜ CVK PARK BOSPHORUS HOTEL

    CVK Park Bosphorus Hotel, şehrin kalbindeki lokasyonu, büyüleyici atmosferi, profesyonel ekibi ve her detayın düşünüldüğü kusursuz hizmet anlayışıyla, evlenecek çiftlerin hayallerini gerçeğe dönüştürüyor.

    CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul, hayallerin ötesinde bir düğün yaşamak isteyen çiftlere, en ince ayrıntıların kusursuzca tasarlandığı unutulmaz bir gün vaat ediyor. İstanbul’un büyüleyici manzarası eşliğinde hayalinizdeki düğünü CVK Park Bosphorus Hotel ile gerçek bir aşk masalına dönüştürün. 

    Otelin birbirinden farklı konseptlere sahip mekan alternatiflerinden Bosphorus Terrace, İstanbul’un en büyük panoramik Boğaz manzarasına sahip 1.300 m²’lik alanı, açılır kapanır tavan özelliği ile düğünleri unutulmaz kılıyor. İhtişamın teknoloji ile birleştiği, özel girişe ve ışıltılı bir fuaye alanına sahip 805 m²’lik alanı ve 6,5 metre tavan yüksekliğiyle İstanbul Balo Salonu ise özellikle kış düğünleri için rüya gibi ambiyanslar yaratıyor. CVK Park Bosphorus Hotel, yeni evlenecek çiftlere düğün hediyesi olarak Boğaz manzaralı suitte konaklama imkânı sunarken, çiftlerin ailelerini de unutmayarak onlarında bu heyecanlı süreçte rahatlıkla hazırlanabileceği ücretsiz oda hizmeti sunuyor.

    Düğün Öncesi Tüm Organizasyonlarınızda Yanı Başınızda…

    CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul, evliliğe adım atmaya karar verdiğiniz andan itibaren, tüm organizasyonlarınızda sizlere eşlik ediyor. Kına gecesi, bekarlığa veda partisi ve gelin hamamı partilerinizi kusursuz bir eğlenceye dönüştürüyor. Safira Spa tüm gelin adaylarına, içerisinde yer alan geleneksel Osmanlı tarzında tasarlanan, özel mermer kullanımıyla öne çıkan otantik Türk hamamları, açılıp kapanabilen cam tavanlı havuz, sauna ve buhar odası gibi alternatifleriyle eşsiz hatıralar yaratıyor.20 kişiye kadar gerçekleştirilebilen “Gelin Hamamı” organizasyonu, geline özel kese-köpük ve Bali masajlarının ardından başlıyor. 3 saat süren organizasyonda sayısız ikram ve keyifli müzikler eşliğinde renkli bir kına seremonisi yaşanıyor. Zeytinyağlılar, mezeler ve tatlılar başta olmak üzere geleneksel Türk lezzetlerinden oluşan zengin ikram menüsü, geline özel kaftan, tüm konuklar için hazırlanan aksesuarlar ve keyifli müzikleriyle, düğün öncesinde unutulmaz bir gün vaat ediyor.

    Yeni hayatınıza CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’da Başlayın 

    CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’da masalsı bir düğünle evlenen çiftler, yeni hayatlarına İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarası eşliğinde başlıyor. Çiftlere özel hazırlanan kahvaltının yanı sıra, balayı çiftlerine sürprizler de sunan CVK Park Bosphorus Hotel, düğün gününün yorgunluğunu atmak isteyenler için hazırladığı özel indirimleriyle çiftleri Safira Spa’da ağırlıyor. Masaj odaları ve zengin terapi seçenekleriyle öne çıkan Safira, VIP masaj odaları ve kusursuz hizmet anlayışı ile fark yaratıyor.

    İlk Yıl Dönümünüzü Taçlandırın

    CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul, evliliğe yeni adım atacaklara unutulmaz bir düğün gecesi yaşatırken, yeni evlileri de unutmuyor. Çiftlerin ilk yıldönümlerine özel masalsı bir kutlama organizasyonu yaşatıyor. İlk evlilik yıl dönümlerini Izaka Terrace’ın eşsiz lezzetleri eşliğinde kutlayan çiftler, geceyi CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’un Boğaz manzaralı odasında geçirerek bu anlamlı günü taçlandırıyor. 

    Yıpranmış, Kırılmış Ve İşlem Görmüş Saçlar İçin Çığır Açan Profesyonel Bakım: Metal Detox

    0
    L’Oréal Professionnel

    En sağlıklı saçlarda bile yıpranmalar, kırılmalar ve renk tutarsızlıkları görülebiliyor. L’Oréal Professionnel, Ioannina Üniversitesi ile birlikte yaptığı araştırma sonucunda bu problemlerin kaynağını keşfetti ve Metal Detox Uzman Serisini geliştirdi.

    Etkili içerikleri sayesinde profesyonel seri %87 daha az kırılma riski ve %100 güvenilir renk sonucu garantisi sunuyor! 

    Temel araştırma, çığır açan sonuçlar!

    Yıpranma, kırılma ve renk eşitsizlikleri; en sağlıklı saçlarda bile sık görülebiliyor. L’Oréal Professionnel, Ioannina Üniversitesi ile yürüttüğü araştırma sonucunda, saç telinin yıpranmasına, kırılmasına ve eşit olmayan renk sonucuna neden olan etkenin, saç teli yüzeyinde değil, saç telinin içinde biriken metal olduğunu ortaya çıkardı. 

    Saçtaki metal: Nedenleri ve sonuçları

    Saçtaki metal seviyesi, yaşadığımız yerdeki su kalitesine ve saç gözeneklerine bağlı olarak değişiyor. Duşta veya kuaförde su kullanırken, en temiz suda bile metal yoğunluğu çok fazla olabiliyor. Sık sık yıkama halinde metal parçacıkları saç telinin içinde birikiyor. Aşırı metal birikimi, saçlarda oksitlenme yapıyor; yıpranmalara, kırılmalara ve güvenilmez renk sonuçlarına neden oluyor.

    Metal Detox’un özündeki yeni molekül: Glikoamine

    L’Oréal Professionnel, saç telinin içindeki metali hedef alacak kadar küçük bir molekül içeren bir formül geliştirdi: Glikoamin. Bu molekül, saç telinin içine nüfuz ederek saçtaki metali kendine çekiyor. Metal nerede olursa olsun Glikoamin sayesinde nötralize oluyor. Bu sayede saç daha az yıpranıyor ve renk işlemlerinde daha etkili sonuçlar görülüyor.

    Profesyonel formülleri eve getirin!

    Profesyonel saç bakımını evde devam ettirmek isteyenler için arındırıcı Metal Detox şampuan ve metal karşıtı koruyucu Metal Detox maske; saç renginin canlılığını koruyarak saçı detoksifiye etmeye ve korumaya devam ediyor. Kremsi bir dokuya sahip, sülfat içermeyen bu şampuan, saçtaki fazla metali arındırıyor, saça yumuşaklık kazandırıyor. Koruyucu maske ise saç tellerini derinlemesine besleyerek saçtaki gözenek seviyelerini azaltıyor ve saçı yeni partikül birikintilerinden daha iyi korumasına yardımcı oluyor.

    Artun Kis, Modanın Değil Kalitenin Peşinde Tasarımlar Yaratıyor

    0

    Doğanın eşsiz güzellikteki taşlarını, çeyrek asrı aşkın tecrübeyle yeniden dokuyan Artun Kis, yıllar boyu kaliteden ödün vermeden ve satış kaygısından uzak yeni modeller üretmeye devam ediyor.

    Artun Kis, eski ustaların çalışma titizliğini teknolojinin sınırsız imkânları ve yenilikleriyle buluşturup kusursuz tasarımlar ortaya koyuyor. Çok satan ürünlere yoğunlaşarak gündem olan mücevher markalarının aksine Artun Kis’in eşsiz tasarımlarında, güzel ve farklı olan ürünlerin yaratılmasına önem veriliyor. Yeniliğin dinamizmiyle tasarlanan “Kis” imzalı mücevherler, sıradanlığın ötesine geçmeyi önceliyor.

    Kolay satılan mücevherlerin değil, kendi kullanıcısını yakalayacağına inanılan tasarımların markası Artun Kis, mücevher sektörünün başarılı isimleri arasında yer almaya devam ediyor. Artun Kis, ince işçilikle dokuduğu koleksiyonları arasında üretim aşamasında farklılıklar olmasa da gece kıyafetleriyle kullanılan ağır takılar konusunda iddialı olduğunu belirtiyor.

    “Kis” İmzalı Tasarımlarda Giyim Tarzından Kullanım Alanına Her Detay Düşünülüyor

    Kişiye özel tasarımlarıyla mücevher dünyasında adından söz ettiren Artun Kis, pırlantanın ışıltısında kaybolmayı seven kadınların yoğun ilgisini kazanıyor. “Kis” tasarımlarının belirgin özelliklerinden biri de pırlantayı taşıyacak kadının giyim tarzı ve takının kullanılacağı alanın belirlenmesi oluyor. Ayrıca gündelik yaşamdaki rutinler ve ürünlerin rahat kullanımı da mücevher tutkunlarına hitap ederken, her an kıyafetlere eşlik eden sade küpeler bir adım öne çıkıyor.

    Pırlanta dünyasının başarılı firmalarına da tasarım ve üretim desteğinde bulunan Artun Kis’in zamansızlık hissi sunan koleksiyonları, çağ dışı çizgileriyle fark yaratmayı sürdürüyor. Yenilenen marka kimliği, deneyimli ekibi ve geniş vizyonuyla usta mücevher markası, çeyrek asrı aşkın deneyimi daima yaratıcılıkla buluşturuyor.

    Benzersiz tasarımları ve üstün işçilikle dokuduğu mücevherlerini, en üst seviyede müşteri hizmeti anlayışıyla devam ettiren Artun Kis, atölye ve mağazalarının yanı sıra artunkis.com adresinde mücevherseverlerin beğenisine sunuyor.