Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 40

    Dekorasyon Tutkunlarına Nude’dan Öneriler

    0
    Simple is Beautiful

    “Simple is Beautiful” (Yalın Güzeldir) felsefesini uluslararası tasarımcıların koleksiyonlarıyla buluşturan Şişecam’ın global tasarım markası NUDE, dekoratif obje ve aksesuarlardan oluşan göz alıcı tasarımlarıyla ev dekorasyonu tutkunlarının vazgeçilmezi oluyor. 

    Minimalist, yalın ve zamansız tasarımlarıyla doğanın güzelliğinden ilham alan NUDE koleksiyonları ile siz de evinize ferahlık ve yalınlık hissi katabilirsiniz.

    Büyülü görünümüyle Mist koleksiyonu 

    Dış yüzeyindeki dalga efekti ile optik bir illüzyon yaratan Mist vazolar, renk yansımaları ile içinde bulunduğu ortama büyülü bir görünüm kazandırıyor. Tamer Nakışçı imzalı seri, üç farklı boy seçeneği ile dekorasyon tutkunları için şık bir kurtarıcı oluyor. İçinde bulunan objeye gizemli bir hava katan bu koleksiyon aynı zamanda yazın enerjisini evinize yansıtıyor.   

    Renklere boyut kazandıran Layers koleksiyonu

    Defne Koz’un NUDE için tasarladığı Layers vazo koleksiyonu, yarı saydam formların üst üste gelmesi üzerine kurgulanmış formu ile bulunduğu ortama farklı bir boyut katıyor. Layers koleksiyonunda beyaz, gri, mavi, amber, altın ve platin renklerinde ve üç farklı formda vazo bulunuyor. Layers koleksiyonu ile siz de evinizde düzenli ve minimalist bir görünüme sahip olabilirsiniz.    

    Kıvrımlı formu ile Opti koleksiyonu  

    Endüstriyel tasarımcı Defne Koz, NUDE için tasarladığı koleksiyonu “Opti” ile üç farklı boyuttan oluşan ve kavisli formlarla büyülü bir etki yaratan vazo yelpazesi sunuyor. Dekorasyon trendlerini takip ediyor ve yaşam alanınızda uygulamayı seviyorsanız sezonun öne çıkan kıvrımlı formlarını Opti ile yakalayabilirsiniz.

    Fransız beresinden ilham alan Beret koleksiyonu

    Dünyaca ünlü Alman tasarımcı Sebastian Herkner’in NUDE için tasarladığı, üç boy zarif saklama kutusundan oluşan Beret koleksiyonu, Fransızların ünlü şapkası “Beret”ten ilham alıyor. 

    Her sezona uyum sağlayan karamel, amber, kobalt ve petrol yeşili renk alternatifiyle Beret koleksiyonu büyülü bir ortam yaratıyor. Yumuşak renklere sahip alt hazneler, pirinç kapaklarla buluşarak evinizde sade ve şık bir görünüm sağlıyor. 

    Zıtlıkların uyumu: Blade koleksiyonu

    Pentagon Design tarafından tasarlanan Blade vazo koleksiyonu, camın özelliklerine başkaldıran bir tasarım anlayışı ile yumuşaklıkla sertliği, keskinlikle zarafeti bir araya getiriyor. İlhamını sanatın soyut renklerinden alan Blade vazo koleksiyonu ile siz de evinize yalın bir şıklık kazandırabilirsiniz. 

    Doğadan alınan ilham ile Ecrin Koleksiyonu  

    Alman tasarımcı Sebastian Herkner tarafından tasarlanan NUDE Ecrin koleksiyonu, Kuzey İtalya’daki Ritten Peribacaları’ndan ilham alıyor. Kristal camdan ve el imalatı olarak üretilen üretilen saklama kutularının her biri, Ritten kaya formlarına gönderme yapan sağlam görünümlü tabanları, kıvrımlı profilleri ve renkli kapaklarıyla dikkat çekiyor. NUDE Ecrin koleksiyonunda yer alan zarif tasarımlar, her ortama cazibe katıyor.

    Renkli ve eğlenceli tasarım 

    Kurşunsuz  kristalden üretilen NUDE Mr. & Mrs. koleksiyonu, yalın formuyla şık olduğu kadar eğlenceli iki boy sürahi setinden oluşuyor. Gül kurusu, sade ve yeşil renk seçeneklerine sahip Mr. & Mrs. sürahilerin aynı zamanda bardak olarak da kullanılabilen kapaklarındaki göz kırpan ve uyuyan insan motifleri esprili ve şık bir tasarıma sahip. 

    Blossom ile doğaya dönüş 

    Erdem Akan tasarımı Blossom takı kutusu doğanın güzelliğini ve enerjisini yaşam alanınıza taşıyor. Ünlü tasarımcının NUDE için ahşap ve camı bir araya getirdiği takı kutusu  Moon Ayna ile birbirini tamamlayarak evinize rustik ruhu taşıyor, şık bir kombin oluşturuyor. 

    Evinize canlılık katan Eden Terrarium 

    NUDE Design Team tarafından tasarlanan Eden Terrariumlar, bulunduğu ortama nefes aldıran iki farklı boyutuyla sukulentler için çok şık bir seçenek sunuyor. Dekorasyonda minyatür bahçe etkisi yaratan ve  zevkinize göre hazırlayacağınız küçük bahçelerinizle Eden Terrariumlar, evinize taptaze bir hava katıyor. 

    Tango Severler Zorlu’da Buluşacak

    0
    Tango severler Zorlu’da buluşacak

    Zorlu Center, Latin rüzgarları estirecek bir Milonga gecesine hazırlanıyor.

    10 Ağustos Çarşamba akşamı tango severlerin bir araya gelerek dans edeceği Milonga gecesinde Türkiye’nin önemli sahnelerinde tango ve dans performanslarıyla adlarından söz ettiren Ali Alper Özdemir ve Özge Çolak, geceye özel gösterileriyle Zorlu Center misafirleriyle buluşacak. 

    La Fortune The Tango Orkestrası’nın canlı performansı ile renklenecek gece, 19:30’da başlayacak. Zorlu Center Meydan Katı’nda gerçekleşecek Milonga gecesi, herkesin ücretsiz katılımına açık olacak.

    Açık havada spor yapmak fiziksel ve psikolojik olarak iyi hissettiriyor…

    0
    Açık havada spor yapmak fiziksel ve psikolojik olarak iyi hissettiriyor

    Havaların ısınmasıyla birlikte kapalı alanlar yerine açık havada egzersiz yapmak tercih ediliyor.

    Açık alanda egzersiz yapmanın spor salonlarına göre çok daha sağlıklı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Deniz Demirci, temiz havada spor yapılarak vücuda daha fazla oksijen alınabileceğini ve hem fiziksel hem psikolojik olarak çok daha iyi hissedilebileceğini ifade ediyor. Demirci, açık alanda spor yapılırken meydana gelebilecek sakatlıkları önlemek için hava durumu, spor yapılan yerin özellikleri ve kondüsyon düzeyleri gibi etkenlere dikkat edilmesini tavsiye ediyor.

    Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Deniz Demirci, açık havada spor yapmanın sağlığa faydalarını ve spor yapılırken dikkat edilmesi gerekenleri paylaştı.

    Açık havada spor yapmak sağlık için daha faydalı

    Egzersizin hem ruh hem de beden sağlığına faydalarının tartışılamayacağını belirten Prof. Dr. Deniz Demirci,“Ancak sporun türü kadar nerede yapıldığı da çok önemli. Havaların ısınmasıyla birlikte kapalı alanlar yerine açık havada egzersiz yapmak tercih ediliyor. Çünkü dışarıda spor yapmak spor salonuna göre çok daha sağlıklı. Sabah saatlerinde güne dışarıda spor yaparak başlamak çok daha zinde olmayı ve gün boyu enerjik hissedilmesini sağlıyor. Temiz havada spor yaparak vücuda çok daha fazla oksijen alınabilir. Kan dolaşımı düzenli olduğu takdir de ise hem fiziksel olarak hem de psikolojik olarak çok daha iyi hissedilebilir. Bu yüzden havaların ısınmasıyla ile birlikte açık havada bireysel ve/veya gurup halinde egzersiz yapanların sayısı artıyor. Ayrıca açık havada ormanlık bölgeler, deniz kenarı ve parklar, doğa ile iççice olma fırsatı da sağladığı gibi, stresten arındıran keyifli birer egzersiz alanı olarak kişiler tarafından tercih sebebi oluyor.” dedi.

    Spor yaparken sıcak hava ve neme dikkat edilmeli

    Prof. Dr. Deniz Demirci, açık havada spor yaparken hava durumu, spor yapılan yerin özellikleri, kişilerin kondüsyon düzeyleri gibi birtakım faktörlerin spor yaralanmalarına neden olabildiğine de dikkat çekti ve sözlerini şöyle sürdürdü: 

    “Burada önemli olan sakatlanmaya neden olacak etmenleri miminize etmektir. Özellikle sıcak ortamda egzersizin vücudumuza ek yük yetireceği unutulmamalı. Dikkat edilmediği takdirde riskli durumların ortaya çıkması kaçınılmaz olacaktır. Çünkü hem egzersiz hem de sıcak hava vücut ısısını yükseltecek, bulunulan ortamdaki nem oranı yüksekse stres daha da artacaktır. Yüksek ısı ve nem, egzersiz yapan vücutta hipertermi ve dehidrasyon sorunlarına yol açarak performansın olumsuz etkilenmesine neden olacaktır. Aşırı sıcakta ve nemli ortamda egzersiz yapmakla vücudun soğutucu sistemleri yetersiz kalacaktır. Böylece sıcak krampları, sıcak bayılması, sıcak tükenmişliği ve sıcak inmesi gibi rahatsızlıklar ortaya çıkacaktır. Ayrıca bu gibi rahatsızlıkların yanı sıra burkulmalar, kırıklar ve sarsıntı gibi yaralanmalar görülebilir.”

    İşte spor yaralanmalarına yol açan faktörler…

    Prof. Dr. Deniz Demirci; ısınmadan spor yapmak, aşırı yüklenme sonucunda aşil tendonunda yıpranma, ayak sabitken diz üzerinde dönmek, diz üstü düşmek, ters dönüşler, deniz ve havuza atlayarak girmek, bilinçsizce spor salonunda uzun zaman geçirmek, yüklenme sonucu oluşan kırıklar, hangi spora uygun ayakkabı giyeceğini bilememek gibi nedenlere bağlı olarak yaralanmaların görülebileceğini ifade etti.

    Açık havada spor ve egzersiz yaparken nelere dikkat edilmeli? 

    Prof. Dr. Deniz Demirci, açık havada spor ve egzersiz yapılırken dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:

    – Öncelikle hava sıcaklığı takip edilmeli, hava durumunun ve sıcak uyarıları dikkate alınmalı, 

    – Aşamalı olarak açık havada ve sıcakta egzersiz yapılmalı,

    – Bitkinliğe sebep olacak aşırı egzersizlerden sakınmalı ve arada mola verilmeli,

    – Egzersiz öncesi bol su içilmeli ve susuz kalınmamalı,

    – Dar, ağır ve koyu kıyafetler yerine, uygun kıyafetler tercih edilmeli,

    – Sabah ve öğleden sonra spor yapılmalı,

    – Egzersiz sonrasında kaybedilmiş olan suyu tamamlamak üzere sık sık ve bol miktarda su alınmalı,

    – 30 derecenin üzerindeki egzersizlerde antrenman süresi uzun tutulmamalı, 

    – Egzersiz esnasında şiddetli ağız kuruluğu, baş dönmesi, kaslarda güçsüzlük, bulanık görme ve benzeri belirtiler görüldüğünde egzersiz kesilerek gölge ve serin bir ortama gidilmeli, 

    – Güneşin zararlı etkilerinden kurtulmak için şapka ve güneş kremi gibi yardımcı malzemeler kullanılmalı,

    – Risk oluşturacak hastalıklar var ise temkinli olunmalı,

    – Bu gibi durumlarda doktor tavsiyelerini dinlemek ve ona göre bir plan yapmak faydalı olacaktır.

    Haftada en az 150 dakika orta yoğunluklu egzersiz öneriliyor 

    Prof. Dr. Deniz Demirci, ‘Amerika Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (CDC) ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün  haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik aktivite ve haftada en az iki defa kasları güçlendirecek egzersizlerin yapılmasını ruh ve beden sağlığı için öneriyor.’ dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

    “Açık havada yalnız veya daha fazla kişi ile spor yapılabilir. Yalnız yapılabilecek sporlar arasında yürüyüş, koşu ve kasları güçlendirecek egzersizler ilk sırada yer alıyor. Bisiklete binmek, paten kaymak ve yüzmek de yalnız yapılabilir. Bunların yanı sıra iki veya daha fazla kişi ile tenis, voleybol, basketbol ve futbol da oynanabilir. Macera sevenler ise hava, deniz ve doğada yamaç paraşütü, kampçılık, doğa yürüyüşü, kaya tırmanışı, kano, rafting, yelkencilik, dalış gibi heyecan dolu birçok sportif aktiviteleri yapabilir.”

    Spor yapan toplumda hoşgörü artıyor

    Açık havada yapılan sporların hem fiziksel, hem ruhsal hem de zihinsel olarak kişi ve toplumlara fayda sağladığının kanıtlandığını belirten Prof. Dr. Deniz Demirci,  “Kişilerin özgüveninin daha yüksek olduğu, salınan endorfin ile daha mutlu oldukları, öğrenme ve bellek faaliyetlerinin geliştiği ve hatta toplumsal hoşgörünün arttığı, suç oranlarının ise azaldığı yapılan çalışmalarla da gösterildi.” dedi.

    Penti x Hisli Şeyler Koleksiyonu

    0
    Penti x Hisli Şeyler Koleksiyonu

    Hislere tercüman olan eğlenceli tasarımlarıyla Penti X Hisli Şeyler Koleksiyonu Penti’nin ilk Türkçe baskılı koleksiyonu olma özelliği taşıyor.

    Tarifi zor hislerin tercümanı olan “Hisli Şeyler”, Penti iş birliği ile hazırladığı Penti X Hisli Şeyler Koleksiyonu’nda hem erkek hem kadınlara eğlenceli bir dile sahip tasarımlar ve rahatlık vaat ediyor. 

    Best Cotton sertifikalı kumaşıyla insana, çevreye ve dünyaya saygılı bir koleksiyon olan Hisli Şeyler, organik pamuk içeren kumaşıyla sürdürülebilirliği de katkı sağlıyor. Hisli Şeyler X Penti Koleksiyonu 5 adet kadın, 4 adet erkek pijama takımından oluşuyor.

    Eğlenceli baskı tasarımları ve tarif edilmesi zor hislere tercüman oluşuyla Penti X Hisli Şeyler Koleksiyonu, eğlenmeyi seven herkesle penti.com ve Penti mağazalarında buluşuyor. 

    Suwen Sütyenleri Rahat, Şık ve Zamansız Tasarımlarıyla Her Kadının Vazgeçilmezi

    0
    Suwen Sütyenleri Rahat, Şık ve Zamansız

    Her sezon yenilenen ve farklı yaş gruplarındaki kadınların şıklık arayışına dokunan Suwen sütyen koleksiyonu 350’den fazla modeliyle kadınların gözde ürünleri arasında yer alıyor. 

    Uzun yıllar sadece ihtiyaç ürünü olarak kullanılırken günümüzde dış giyim ile de kombinlenerek kullanılmaya başlanan “Sütyen”, farklı göğüs tipleri, beden aralıkları ve ürün modelleriyle kadınların tercihlerini ve hareket alanlarını etkiliyor. Moda ve trendlerin değişen dinamikleri ile paralel biçimde her sezon yenilenen ve farklı yaş gruplarındaki kadınların şıklık arayışına dokunan SUWEN sütyenleri, farklı göğüs tiplerine uygun ürün grupları ve koleksiyonlarıyla kadınların vazgeçilmezleri arasında yer almaya devam ediyor.

    Özellikle büyük göğüslü kadınların favorisi olan, minimizer kategorisindeki Miranda, Rosa Celine gibi toparlama özelliği bulunan modellerin yanı sıra Invisible TülLacy Soft, Chanelle gibi hem şık hem de modern görünüm sergileyen çeşitler, SUWEN sütyenlerininen popüler tasarımları arasında öne çıkıyor. Farklı yaş, beden ve vücut tipindeki kadınların ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde tasarım çeşitliliğine değer veren SUWEN, ihtiyaca yönelik sütyenleriyle de fark yaratıyor. Özel koleksiyon ürünleri, her kadına uygun tasarımları ve kumaş kalitesiyle küçültücü ve destekleyici ürünleri tasarlayarak her göğüs tipine uygun alternatifler sunuyor.

    Her daim şık, rahat ve kaliteli tercihler yapmaya önem veren kadınların tarzına göre tasarımlar geliştiren SUWEN ile siz de uzun zamandır ihtiyaç duyduğunuz sütyenleri, kendinize en çok yakışan, farklı renk, doku, tasarım ve model alternatifleriyle keşfetmek, gün boyu hem rahat hem de şık hissetmek istiyorsanız, size en yakın SUWEN mağazasını veyahttps://www.suwen.com.tr/ adresli online alışveriş sitesini ziyaret etmeyi unutmayın.

    Wellness trendinin yeni durağı: Güzellik merkezleri

    0
    Wellness trendinin yeni durağı: Güzellik merkezleri

    Son yıllarda yaşam biçimine dönüşen wellness (esenlik) kültürü, insanların zihinsel ve duygusal dengesinde olumlu etkiler yaratırken, zinde ve genç görünme arzusunu da tetikliyor.

    Birçok kişi sağlıklı bir yaşam için uzman doktorlara başvururken, istedikleri dış görünüşe kavuşmak için de güzellik merkezlerini mesken tutuyor. ResearchAndMarkets.com’un yayımladığı verilere göre, küresel kişisel bakım ve güzellik pazarı büyümesini sürdürerek 2026ya kadar 615,92 milyar dolar değerine ulaşacak.

    Pandeminin ardından yaşam biçimine dönüşen wellness kültürünün, sağlıklı ve zinde bir görünümün moda olmasıyla birlikte, popülerliği artmaya devam ediyor. Gün geçtikçe bir endüstriye dönüşen sağlıklı yaşam trendi, zihinsel ve duygusal dengede olumlu etki yaratırken, insanlarda zinde ve genç görünme arzusunu da uyandırıyor. Birçok kişi günlük hayatlarının her anını güçlü kılacak çözümlere odaklanırken, sağlıklı yaşam için uzman kliniklere, genç ve zinde görünmek için de güzellik merkezlerine yöneliyor. Wellness kültürüyle birlikte ivme kazanan kişisel bakım endüstrisi hakkında bir rapor yayımlayan ResearchAndMarket’ın verileri, küresel güzellik ve kişisel bakım pazarının 2022’den 2026’ya kadar %5,30’luk büyümeyle 615,92 milyar dolara ulaşacağına işaret ediyor.

    Uzman Estetisyen Ezgi Maraşlı, ana akım haline gelen esenlik ve güzellik arayışlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Kişisel bakım ve sağlıklı yaşamın son yıllarda trend haline gelmesiyle birlikte birçok insan, ilk yaklaşımı ticari olmayan sağlık ve güzellik merkezlerinin yolunu tutmaya başladı. Wellness bu anlamda bireylerin bilişsel denge kurmalarına kapı aralarken, beden olarak da kişinin egzersiz, beslenme ya da çeşitli estetik müdahalelerle istediği görüntüye ulaşmasını sağlıyor. Biz de Ataköy’de bulunan güzellik merkezimizde 10 yıla dayanan tecrübemizi ziyaretçilerimizle paylaşarak, onların istedikleri yaşam biçimi ve görüntüye ulaşmalarına yardımcı oluyoruz.”

    Wellness trendi güzellik merkezlerine kapı araladı

    Zindelik trendiyle birlikte kendilerini daha iyi hissetmek ve daha konforlu bir yaşama sahip olmak için insanların ihtiyaç odaklı uygulama sunabilen güzellik merkezlerini seçtiklerini aktaran Ezgi Maraşlı, “İnsanlar sadece bilişsel iyileşmeye değil, bedensel iyileşmeye de odaklanıyor. Bu yüzden pek çoğu artık yalnızca sağlık merkezlerini değil, güzellik merkezlerini de sıklıkla ziyaret ediyor” dedi.

    Güzellik merkezi seçmenin kriterleri açıklandı

    Bireylerin güzellik merkezi ve uzmanlarını seçerken tereddüt yaşadıklarına dikkat çeken Uzman Estetisyen Ezgi Maraşlı, “Son yıllarda güzellik merkezlerine talepler artsa da bireylerin birçoğunun hangi güzellik merkezini ve uzmanını seçeceği konusunda tereddüt yaşadığını görüyoruz. Çünkü cilt ya da vücutlarında herhangi bir uygulama yapmak için araştırma yapmaya başlayan bireylerin karşısına geniş bir yelpaze ve büyük bir bilgi kirliliği çıkıyor. Bu noktada kişilerin hijyen kurallarına dikkat eden, alanında uzman ve ilk yaklaşımı ticari olmayan salonları tercih etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Geleceğin potansiyel mesleği: Güzellik uzmanlığı

    Güzellik uzmanlığının son yıllarda popülerleşmesiyle birlikte gelecek dönemin potansiyel meslek gruplarından biri haline geldiğinin altını çizen Estetisyen Ezgi Maraşlı, “Kişisel bakıma yönelik ilginin artmasıyla birlikte güzellik uzmanlığı yükselişe geçen meslek dallarından biri haline geldi. Biz de merkezimizde ziyaretimize gelen danışanlarımızın ihtiyaçlarını önceliklendirerek, talep ettikleri işlemleri portföyümüzde bulunduğu takdirde uygulamaya alıyoruz. Güven ve sağlık temelinde inşa ettiğimiz çözüm sistemimizle birlikte paydaşlarımızdan birçok noktada ayrışarak, danışanlarımıza konforlu bir yaşamın kapılarını aralıyoruz” dedi.

    Düğün Öncesi Jawlıne Ve Burun Dolgusuna Olan Talep Arttı

    0
    DÜĞÜN ÖNCESİ JAWLINE VE BURUN DOLGUSUNA OLAN TALEP ARTTI

    Yazın gelmesiyle düğün sezonu da hızla açıldı. Düğün öncesi gelin ve damatları da daha iyi bir görünüme kavuşma telaşı sardı.

    Bu sezon düğün öncesi estetiğinde dinamikler yavaş yavaş değişmeye başladı. Vanity Estetik Kurucu Ortağı Op. Dr. Güray Yeşiladalı, düğün fotoğraflarında kusursuz bir görüntü elde etmek isteyen her çiftin artık düğün öncesi ameliyatsız estetik yöntemlerine başvurduğunu ve jawline (çene dolgusu) ile burun dolgusuna olan talebin arttığını söyledi. 

    Yaz mevsiminin kendini artık iyiden iyiye hissettirmesi ile düğün sezonu da başladı.   Hayatlarını birleştirme kararı alan çiftlerin düğün hazırlıkları artık sadece gelinlik ve damatlık seçmekle sınırlı değil. Ameliyatsız estetik operasyonlar da bir süreden beri düğün hazırlıkları arasında önemli bir yer tutuyor. Hayatlarındaki en özel günde kusursuz görünmek, daha iyi bir yüz profiline sahip olmak ve o günden kalan en güzel anı olan fotoğraflarda estetik çıkmak için düğün öncesi ameliyatsız estetik işlemlerine başvuran gelin ve damatlar bu yıl en çok jawline ile burun dolgusunu talep etti. 

    Temos Covid-19 Güvenilirlik sertifikası almaya hak kazanmış Türkiye’de ve dünyadaki ilk estetik hastanesi olan Vanity Estetik Hastanesi Kurucu Ortağı Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Güray Yeşiladalı, düğün öncesi estetik operasyonları için, “Bu yıl çene dolgusu dediğimiz jawline ve burun dolgusu oldukça revaçta. Yüzle uyumlu bir çene şekli, güçlü bir çene çizgisi hattı ve simetrik görünüm, yüzün genel görünüşünün daha dengeli ve estetik olmasına yardımcı olduğu için çene dolgusu kadın ve erkek fark etmeksizin herkesin talep ettiği bir işlem olarak öne çıkıyor. Yine keza burun dolgusu da aynı şekilde.   Burun dolgusu, simetrisinden memnun olmayan, cerrahi işlem yaptırmaya zamanı olmayan veya kemerli burun yapısından şikayetçi olan herkesin ağrısız, acısız gönül rahatlığıyla yaptırabilecekleri, konforlu olması dolayısıyla da düğün öncesinde gelin ve damatların sıklıkla tercih edebildiği bir işlem olarak öne çıkıyor” diye açıklamalarda bulundu.

     
     GÖZ ALTI MORLUKLARI İÇİN EN ÇOK TERCİH EDİLEN YÖNTEM: GÖZ ALTI IŞIK DOLGUSU

    Yüz bölgesi için botoks, burun dolgusu, dudak dolgusu gibi uygulamaların, her dönem revaçta olduğunu belirten Yeşiladalı, düğün günlerinde yorgun ifadelerini enerjik bir ifadeyle değiştirmek ve çok daha dinç bakışlara sahip olmak isteyen gelin ve damatların sıklıkla göz altı ışık dolgusunu tercih ettiğini vurguladı.

    Yeşiladalı, işlem hakkında şu bilgileri verdi: “Göz altı ışık dolgusu, cilt dokusunun sıvı seviyesini artırarak; cildin esnekliğini, sıkılığını, pürüzsüzlüğünü, ışıltısını sağlayan bir uygulama. Hyaluronik asit, vitamin, protein, aminoasit kombinasyonundan oluşan bu dolgu, göz altındaki koyu halkaları ve çöküntülere karşı etkili bir çözüm sağlar. İşlem öncesinde uygulama yapılacak bölgeye uyuşturucu krem sürülür daha sonrasında enjeksiyon yardımıyla dolgu maddesi yerleştirilir. Göz altı ışık dolgusunun kalıcılığı kişiden kişiye farklılık gösterebilir ancak ortalama 9 ay kadar kalıcılığının devam ettiğini söyleyebilirim. İsteyen ve ihtiyaç duyan herkes gönül rahatlığıyla yaptırabilir.” 

    İşlemin aynı zamanda göz çevresinde en çok şikâyet sebebi olan koyu mor görüntüyü normalleştirdiğini ve göz çevresine canlılık kattığını ifade eden Op. Dr. Güray Yeşiladalı, “Göz çevrenizde yoğun kırışıklıklar var ise botoks işlemi ile kombine ederek işlemden daha fazla fayda sağlayabilirsiniz. Şayet düğün tarihine daha uzun bir süre varsa, cerrahi estetik uygulamalardan olan meme ve burun estetiği de ihtiyaç duyulması durumda tercih edilebiliyor” dedi.

    L’Oréal Professionnel İle Yazın Profesyonel Bakımı

    0
    L’Oréal Professionnel İle Yazın Profesyonel Bakımı

    2022 yazına girdiğimiz şu günlerde, güneşin çeşitli faktörleri cildimizi olduğu gibi saçlarımızı da etkiliyor. 

    L’Oréal Professionnel’in saç uzmanları tarafından geliştirilen Serie Expert ürünleri, her mevsim olduğu gibi bu yaz da saçlarınıza özel bir bakım etkisi sunmaya geliyor.

    Yeniden Yapılandırma Uzmanı: ‘Absolut Repair’  

    Saçları ağırlaştırmadan onaran ve besleyen Absolut Repair ailesi, yıpranmış ve kuru saçlar için özel bir bakım etkisi sunuyor. İçerisinde bulunan mucizevi kinoa özü sayesinde besinleri ve suyu saçın içine hapsederek, saç tellerini güçlendiriyor. Saça ipeksi bir yumuşaklık dokusu sağlayan  Absolut Repair ile saçlarınız yaz sıcağına rağmen kurumuyor ve sağlıklı bir görünüme sahip oluyor. Seri içerisinde bulunan 10 faydaya sahip Absolut Repair Oil ise her an yanınızda taşıyacağınız ve kolayca saçınıza uygulayabileceğiniz yıldız bir ürün olarak yer alıyor.

    Vitamino Color ile Yazın Canlı ve Uzun Süre Kalıcı Renkler 

    Saçta renk değiştirmenin yarattığı renk tutarsızlıklarına karşı özel geliştirilen Serie Expert Vitamino Color Renk Koruyucu Seri, saça üst düzey renk koruması sağlayıp saça parlaklık kazandırıyor. Yaz mevsiminde güneşin, deniz tuzunun meydana getirdiği renk değişimlerine karşı direnç gösteriyor. Böylelikle saçlar kendi renginden ödün vermeden aynı zamanda ışıltısını korumaya devam ediyor.

    ‘Pro Longer’ ile Uzun Saçlara Sağlıklı Bir Görünüm

    Uzun saçlara mükemmel görünüm kazandıran Pro Longer, saç uçlarındaki kırıklıkları onarıyor ve saçların sağlıklı bir şekilde uzamasına yardımcı oluyor. Saç boylarının görünümünü yenileyerek daha güçlü, kalın ve parlak bir saç görünümü sağlıyor. 

    Yaz Mevsimindeki Kırılmalara Mükemmel Çözüm : ‘Inforcer’

    Inforcer serisi, profesyonel içeriğiyle yaz mevsiminde yoğun güneş ışınları etkisinde kalan saçlara özel bakım sağlıyor. Inforcer kılcal takviye ile saç tellerinin daha dayanıklı ve güçlü olmasını sağlayarak kırılmalarını önlüyor. Saç tellerinin beslenmesini sağlayarak saçı daha güçlü kılıyor.

    Açık Sarı Tonlar İçin Geliştirilen ‘Silver’

    Silver serisi, çok açık sarı, gri ve beyaz saçlara özel bir uygulama olarak sarı tonların nötralizasyonunu sağlıyor. Etkili güneş ışınlarına rağmen, saça parlaklık kazandırarak saçları dengeli bir şekilde besliyor.

    Yazın Yenilenmenizi Sağlayacak 8 Altın Öneri!

    0
    Ruhsal, zihinsel ve fiziksel yenilenme için…

    Bunaltıcı sıcaklarına rağmen çoğu insanın yazı çok sevmesinin, adeta bütün kış ‘yaz gelsin’ diye beklemesinin bilimsel bir sebebinin olduğunu biliyor muydunuz? Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç “Mevsimlerin değişmesiyle birlikte bedenimiz ve ruhumuz da değişim ve yenilenmeden geçer. Yaz mevsimi yenilenme, canlanma ve enerjinin sembolüdür.

    Yapılan çalışmalar da gösteriyor ki; serotonin adı verilen mutluluk hormonu güneş ışığına bağlı olarak yazın artarken, melatonin denilen uyku hormonu ise azalıyor. Yazın daha canlı olunmasının temelinde; güneş ışığının olumlu etkileri ile artan serotonin hormonuna bağlı gelişen mutluluk etkili oluyor” diyor. Bu nedenle kendimizi yenilemeye başlamamız için yaz döneminin daha fazla fırsat sunduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç, yazın yenilenmemizi sağlayacak 8 yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

    Açık havaya çıkın!

    Sonbahar ve kış aylarında havanın kararması ve soğumasıyla daha fazla olumsuz psikolojik etkilerle karşılaşıyoruz. Güneş ışığının yokluğu kişiyi karamsar ruh haline sokup, depresyonu da tetikleyebiliyor. Yaz güneşi antidepresan etki yaratarak, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacağından ve fiziksel, zihinsel, ruhsal yenilenmenize destek olacağından, yazın güneşin zararlı ışınlarından korunmaya yönelik önlemleri almak koşuluyla mutlaka açık havada zaman geçirin.

    Su için!

    Yazın kendinizi yenileme listenizde ilk sıralara mutlaka yeterli su tüketmeyi yazın. Özellikle yaz sıcaklarında vücudumuz terleme yoluyla su kaybettiğinden dolayı su içmek için kesinlikle susamayı beklemeyin, bol su için. Vücudumuz kadar beynimizin de suya ihtiyacı var. Yaşam kaynağı olan su, yeterince tüketildiğinde baş ağrılarını azaltıp stresi önlerken, insanın öğrenme yeteneğinin artmasına da yardım ediyor. Vücudun uyanık ve canlı kalmasını, enerjik hissetmeyi sağlıyor. Bu nedenle günde en az iki litre su içme alışkanlığı kazanın ve kış aylarında da yeterli su içmeye dikkat edin.

    Yaşantınıza ‘hareket’ katın!

    Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç “Sabah uyandığınızda, başlayacağınız güne dair taşıdığınız umutlar, heyecanlar, o günü şekillendiriyor. Güne mutlu başlamada en önemli etkenlerden biri hareket/spor. Her gün 45 dakika tempolu ve sadece burundan nefes alarak yürüyüş, kan dolaşımını sağlayarak beyne gidecek oksijen ve glikoz miktarını artırıyor, dopamin ve serotonin üretimi ile kişinin ruh halini iyileştiriyor, anksiyete ve depresyona iyi geliyor. Gün içerisinde psikolojik, zihinsel ve fiziksel yenilenme sağlayarak motivasyonu artırıyor.

    Zamanı esnetmeyi öğrenin!

    Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç “Havanın erken karardığı soğuk kış akşamlarında çoğu planımızı erteliyor, erkenden eve gidip dinlenmeyi tercih ediyoruz. Havanın geç karardığı yaz akşamlarında ise uzun süreler dışarıda kalabiliyor, dışarıda veya evde arkadaşlarımızla daha fazla vakit geçirebiliyoruz. Yapılan araştırmalar da, bir arkadaş çevresi ve güçlü sosyal ağlar içinde yer almanın, insanın beden ve ruh sağlığına olumlu şekilde güçlü etkide bulunduğunu gösteriyor. Zamanı esnetmenin ruhumuza iyi geldiğini ve mutlu hissettirdiğini unutmayın ve yazın bu avantajıyla ilk adımı atın” diyor.

    Sağlıklı beslenme düzenine geçin!

    Kış aylarına göre taze sebze ve meyve tüketimi yazın daha fazla oluyor. Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç yaz beslenmesinin vücudun yenilenmesi için fırsat oluşturduğunu belirterek şöyle konuşuyor: “Yapılan bilimsel çalışmalar; düşük kalorili beslenmenin ömrü uzattığını gösteriyor. Yaz aylarında kışa nispeten daha düşük kalorili ve daha sağlıklı beslendiğimiz, çoğunlukla sebze ağırlıklı hafif yiyecekler tükettiğimiz için protein ve doğal şeker başta olmak üzere tüm ihtiyaçlarımızı dengeli alabiliyoruz. Yazın sağlıklı beslenme düzenine geçerek ve sürdürülebilir diyet uygulayarak yenilenme yolunda sağlıklı ve güzel bir başlangıç yapabilirsiniz.”

    Kendinize yeni alanlar açın!

    Televizyon, internet ve sosyal medyada ‘işinize yaramayacak ya da ruhunuza iyi gelmeyecek’ konular ya da kişilere ayıracağınız zaman yerine, zamanınızı doğru yöneterek kendinize yeni alanlar açın. Sanal dünyalar, kişilerin gerçeklik algısını etkiliyor ve bazen önemli durumları atlayıp, unutturabiliyor. Bazen de fazla duygusallaşarak takılınmaması gereken olaylar büyütülüyor, abartılı tepkiler veriliyor. İlgi alanlarınızda yapacağınız değişimler, ruh sağlığınızı da olumlu etkileyecek.

    Zihin detoksu yapın!

    Yaz mevsimi pozitif düşünce sistemimizi destekliyor, kışın bunalan ruhumuza yazın doğan güneş, umut oluyor. Mevsime göre farklılık gösteren duygusal değişimlerin nedeni; beynin melatonin salgısından ileri geliyor. Melatonin bize mutluluk veren bir salgı. Ve gelin görün ki melatonin gün ışığıyla bağlantılı olarak salgılanıyor. Bu nedenle yaz ayını fırsat bilip, olumlu düşüncelere yelken açın. Ruhunuza, zihninize ve bedeninize iyi gelmeyen kötü düşünceleri silip zihinsel detoks uygulayın.

    Mutluluğu seçin

    Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç “Sizi mutlu edecek konular ve insanlar seçin. Burada, anlık mutluluklardan bahsetmiyoruz. Sonrasında ve devamında insana kendisini iyi hissettiren, huzur ve mutluluk veren, bir adım ötesine taşıyabilecek seçimler yapmak lazım.  Bizleri mutsuz eden kişilerden ve durumlardan uzak durarak, bize olumlu enerji veren insanlar ile vakit geçirmeliyiz. Unutulmamalıdır ki; mutluluk bulaşıcıdır ve mutluluğu yakalayıp, sahip çıkmak bizim elimizdedir” diyor.
     

    Sephora ile Kusursuz Bronzluk

    0
    ephora ile Kusursuz Bronzluk

    Güzelliğin sınır tanımayan gücü Sephora, güneşin tatlı ışıltısını yansıtan ürünleriyle her cilt rengine uygun özgün içerikler sunuyor.

    Yeni sezonun gelişini ince yapılı muhteşem dokulara sahip bronz ışıltı katan ürünlerle kutlayan Sephora, kusursuz bronzluğun sırrını sizlerle paylaşıyor.  

    Yaz döneminde rahatlıkla kullanılabilen pudralar altın, bronz ve pembe tonlarıyla cilde doğal bir ışıltı kazandırmayı destekliyor. Sezonun sıcak renk kodlarıyla buluşarak  doğal bir bronzluk vadeden ürünler, seyahetlerin de vazgeçilmez parçaları arasında yerini alıyor.

    Güçlü pigmetleri ve zengin formülleriyle kusursuz bir görünümü ön plana çıkan bronzerlar, yaz enerjisini doyasıya hissettiriyor. Makyaj çantalarının en iddialı ürünlerinden biri olan muhteşem ürünler ile yaz makyajlarına heyecan geliyor.