Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 76

    DSÖ: 2021 daha ölümcül olacak

    0

    DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, 2021 yılının 2020’e göre salgın açısından “çok daha ölümcül” geçeceğini söyledi.

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2019 yılının sonlarında Çin’de ortaya çıkan ve 2020 yılında bütün dünyaya yayılarak bir salgına dönüşen corona virüse bağlı Covid-19 hastalığı nedeniyle 2021 senesinin “çok daha ölümcül” geçeceğini belirtti.

    DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus cuma günü yaptığı açıklamada, “Bu salgının ikinci yılının ilkinden çok daha ölümcül olacağına inanıyoruz” dedi. DSÖ’nün en güncel verilerine göre dünya genelinde 3 milyon 339 binden fazla insan Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.

    Ghebreyesus, Hindistan’da yaşanan salgının ikinci dalgasının “ciddi derecede endişe verici” olduğunu belirterek, Hindistan’ın birçok eyaletinde “tedirgin edici derecede yeni vaka, hastaneye yatma ve ölüm” kaydedildiğini aktardı. Ghebreyesus, DSÖ olarak Hindistan’a oksijen tüpü, sahra hastaneleri için çadır, maske ve tıbbi araç gereç gönderdiklerini ifade etti.

    DSÖ verilerine göre Hindistan’da bugüne kadar Covid-19’a yakalanan insan sayısı 24 milyonu aşarken, en az 262 bin kişi de hayatını bu hastalıktan kaybetti. Cuma günkü verilere göre, son 24 saat içinde corona virüsten hayatını kaybedenlerin sayısı 4 binden fazla olarak açıklandı. Hindistan’da ölüm sayıları son 3 gündür üst üste 4 binin üzerinde seyrediyor.

    Acil durumun sadece Hindistan için geçerli olmadığını da sözlerine ekleyen Ghebreyesus, aralarında Nepal, Sri Lanka, Vietnam, Kamboçya, Tayland ve Mısır’ın olduğu ülkelerin de yüksek vaka ve hastaneye yatma sayılarıyla mücadele ettiğini söyledi. DSÖ Genel Direktörü ayrıca kıta Amerikasında da vakaların yüksek olduğunu söyledi ve geçen hafta içerisinde corona virüs kaynaklı ölümlerin yüzde 40’ının Kuzey, Orta ve Güney Amerika’da kaydedildiğini belirtti.

    DSÖ’DEN AŞILARI COVAX’E BAĞIŞLAYIN ÇAĞRISI

    DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus ayrıca çocuklara aşı yapmayı planlayan ülkelere bir çağrıda bulunarak, çocuklara yapılacak aşıları COVAX programı kapsamında bağışlamalarını istedi. Ghebreyesus online olarak düzenlenen toplantıda, “Bazı ülkelerin çocuklarını ve ergenlerini neden aşılamak istediklerini anlıyorum ancak şu anda bunu yeniden düşünmelerini ve onun yerine aşıları COVAX’e bağışlamalarını istiyorum” dedi.

    DSÖ, diğer ülkelerin de Fransa ve İsveç’i bu konuda örnek almalarını talep ediyor. Fransa ve İsveç, öncelikli nüfusunu aşıladıktan sonra COVAX programına aşı bağışında bulunmuştu. Son haftalarda ergenlerin de aşılanması konusunda izin çıkan ülkeler arasında ABD ve Kanada bulunuyor.

    DSÖ ve Aşı ve Bağışıklık Küresel İttifakı’nın (Gavi) ortak girişimi olan COVAX programı, bütün ülkelerin adil bir şekilde Covid-19 aşısına erişimini garanti altına almayı hedefliyor. Şu ana kadar ihtiyacı bulunan ülkelere 60 milyon doz Covid-19 aşısı eriştiren COVAX programı, Hindistan’da yaşanan yeni dalga sebebiyle ülkenin AstraZeneca aşılarının ihracatına izin vermemesi nedeniyle özellikle yoksul ülkelerde yaşanan aşı ihtiyacını karşılamak konusunda zorluk yaşıyor.

    DSÖ verilerine göre şu ana kadar dünya genelinde 1 milyar 26 milyon doz aşı yapıldı.

    Yerli aşının Faz-3 aşamasında yeni karar: Artık plasebo yok

    0
    yerli asi

    Ay sonunda Faz-3 çalışmalarına başlanması planlanan yerli aşıda yeni bir karar alındı. Buna göre, uygulanan plasebo aşılarının yerine artık Sinovac kullanılacak.

    Bu karardaki amacın da yerli aşının etkinliğinin yanında aynı şekilde inaktif olan Sinovac aşısına karşı da koruyuculuğu karşılaştırılması.

    Türkiye’de insan deneylerine ilk başlanan yerli aşıda artık plasebo (boş aşı) yerine Sinovac aşısı kullanılacak. 

    Kayseri Erciyes Üniversitesi (ERÜ) bünyesine yer alan Aşı Araştırma ve Geliştirme Merkezi (ERAGEM) ile İyi Klinik Uygulama ve Araştırma Merkezi (İKUM) tarafından corona virüse karşı geliştirilen ve Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenen Covid-19 yerli aşısının Faz-1 çalışması, 44 gönüllü üzerinde yapıldı. 

    FAZ 3 ÇALIŞMASINA ‘AY SONU’ İŞARETİ

    İnaktif aşının şubat ayında başlayan Faz-2 çalışması ise 9 Nisan’da tamamlandı. 250 gönüllü üzerinde yapılan Faz-2’nin raporlama çalışmasında ise son aşamaya gelindi. Bu ay sonunda yerli aşının Faz-3 çalışmasının başlaması planlanıyor.

    SİNOVAC KULLANILACAK

    Yerli aşının Faz-3 aşamasında gönüllülerin bir kısmına plasebo yerine Türkiye’de yaygın kullanımda olan Çin’in Sinovac aşısı kullanılacak.

    Çalışmada gönüllü olacak benzer gruptaki kişilerin bir kısmına yerli aşı bir kısmına ise Sinovac aşısı uygulanacak.

    AMAÇ KARŞILAŞTIRMA YAPMAK

    Böylece yerli aşının etkinliğinin yanında aynı şekilde inaktif olan Sinovac aşısına karşı da koruyuculuğu karşılaştırılmış olacak. Aynı zamanda Faz-3 aşamasında gönüllü olan herkesin aşılanması da sağlanacak.

    Sağlık Bakanı Koca açıkladı: 10 milyon doz Çin aşısı geliyor

    0
    koca

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bu hafta 10 milyon doz Çin aşısının Türkiye’de olacağını açıkladı.

    Sonbahara kadar 90 milyon doz BioNTech aşısının geleceğini de söyleyen Koca, aşı takviminin planlandığı gibi ilerlemesi durumunda Türkiye’de toplumsal bağışıklığın yaz ortasında yakalanabileceğini belirtti.Bakan Koca, BioNTech’in kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin’in de haziran başında aşı kampanyasına destek için Türkiye’ye geleceğini duyurdu.

    10 milyon doz Çin aşısı bu hafta Türkiye’de olacak.

    Açıklama Sağlık Bakanı Fahrettin Koca‘dan geldi.

    Bakan Kocasonbahara kadar 90 milyon doz BioNTech aşısı geleceğini de söyledi.

    Kabine Toplantısı’nın ardından soruları yanıtlayan Koca ”Bu hafta içinde Çin’den ciddi miktarda aşı gelmesini bekliyoruz’‘ dedi.

    Çin, Türkiye’ye Sinovac aşısı için üretim izni vermişti, Bakan Koca üretimin kısa vadede gerçekleşemeyeceğini söyledi.

    ”90 MİLYON DOZ BIONTECH GELECEK”

    Sağlık Bakanı Koca, haziranda 30 milyon doz BioNTech aşısı geleceğini eylül ayına kadar 60 milyon doz aşının daha tedarik edileceğini de açıkladı.

    UĞUR ŞAHİN TÜRKİYE’YE GELİYOR

    BioNTech aşısını geliştiren Uğur Şahin de perşembe günü çevrim içi düzenlenecek Bilim Kurulu Toplantısı’na katılarak tedarik süreci hakkında bizzat bilgi verecek.

    Sağlık Bakanı Koca, Alman biyoteknoloji firması BioNTech’in kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin’in haziran başında aşı kampanyasına destek vermek için Türkiye’de olacağını da açıkladı.

    TOPLUMSAL BAĞIŞIKLIK AÇIKLAMASI

    Sağlık Bakanı, aşı takvimindeki hedefin haziran ayı sonunda 18-20 yaş üstü herkesin aşıya erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

    Koca, haziran ve temmuz aylarında yapılacak aşılarla birlikte, Türkiye’de toplumsal bağışıklığın yaz aylarından yakalanabileceğini de belirtti.

    YERLİ AŞI ÇALIŞMALARI

    Yerli aşı çalışmalarıyla ilgili de dikkat çeken açıklama var.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, bütün aşı çalışmalarında Faz-3 aşamasına geçilmeyeceğini, yalnızca verimli olan çalışmalarda Faz-3’ün süreceğini söyledi.

    Harvard Üniversitesi: Günde 10 bin adım yerine 4 bin 400 adım atmak yeterli

    0
    adim

    ABD’de yer alan Harvard Üniversitesi’nden bilim insanları, günde 10 bin adım atmak yerine sadece 4 bin 400 adım yürümenin ciddi hastalıklara karşı korunmak için yeterli olabileceğini ortaya koydu. “10 bin adım” hedefinin 1960’lı yıllarda Japonya’da bir reklam kampanyası sırasında ortaya atıldığını ifade eden araştırmacılar, günde atılan 7 bin 500 adımın ardından egzersizin faydasının düştüğünü keşfetti.

    ABD’de yer alan Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yapılan çeşitli fiziksel aktivite seviyelerinin faydaları üzerine yapılan bir inceleme, klasik hedefin aşırı olabileceğini gösterdi.

    Bununla birlikte, fiziksel aktivite, bunama ve belirli kanser türleri gibi kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltmaya yardımcı olurken, tip 2 diyabet gibi durumları iyileştirebilir. Ancak, 10 bin adım hedefine ulaşmak için ortalama bir insanın günde yaklaşık iki saat yürüyüş yapması gerekiyor. 4 bin 400 adım için ise yalnızca 53 dakika yeterli. 

    KÖKENLERİ PAZARLAMA KAMPANYASINA DAYANIYOR

    Çalışma The Conversation adlı bilimsel dergide yayımlandı. Araştırmayı değerlendiren Hertfordshire Üniversitesi’nden egzersiz ve sağlık fizyolojisi uzmanı Lindsay Bottoms, kökeni bir pazarlama kampanyasına dayanan 10 bin adım hedefinin gerçek faydalarının sorgulanmasının sevindirici olduğunu ifade etti.

    Dr. Bottoms, “Günde 10 bin adımlık hedef, 1965’te Japonya’da Yamasa Clock tarafından satılan bir ticari bir adımsayardan geliyor. Cihaz, 10 bin adım anlamına gelen ‘Manpo-kei’ olarak adlandırıldı. On bin adımlık günlük hedef reklam kampanyası olarak kullanıldı ardından bu tüm dünyaya yayıldı. Fitbit gibi popüler akıllı saatler tarafından günlük aktivite hedeflerine dahil edildi” ifadelerini kullandı.

    4 BİN 400 ADIM KADINLARDA ÖLÜM RİSKİNİ ÖNEMLİ ÖLÇÜDE DÜŞÜRDÜ

    Bununla birlikte, Harvard Tıp Fakültesi’nden yapılan son araştırmada, 10 bin adımın aşırılık olduğu belirtildi. Bilim insanları aynı zamanda, ortalama olarak günde 4 bin 400 adım atmanın, günde yalnızca 2 bin 700 adım atmaya kıyasla kadınlarda ölüm riskini önemli ölçüde düşürmek için yeterli olduğunu buldu.

    10 BİN ADIM ATMANIN EK BİR FAYDASI YOK

    Diğer taraftan ekip,  günde yaklaşık 7 bin 500 adımda yürümenin faydalarının maksimum seviyeye ulaştığını ardından azaldığını buldu. Yani araştırmacılar, günde 10 bin adıma kadar yürümenin hiçbir ek faydasını gözlemlemedi.

    Dr. Bottoms, “Erkeklerde benzer sonuçların görülüp görülmeyeceği belirsiz olsa da, bu durum gün içinde daha fazla hareket etmenin sağlığı iyileştirip ölüm riskini nasıl düşürdüğüne dair bir örnektir” dedi.

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise yetişkinlerin haftalık olarak en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite veya 75 dakika şiddetli fiziksel aktivite yapmasını tavsiye ediyor.

    Salgın döneminde ‘moda’ alışverişi ilk sırada

    0
    moda

    Salgın döneminde internetten alışveriş yapan kadın tüketicilerin yüzde 80,4’ü, erkeklerin 58,7’si moda ürünlerini tercih etti.

    İnternetten alışverişlerde moda ürünlerini “elektronik” ile “kozmetik ve kişisel bakım” izledi.

    Rekabet Kurumu verilerinden yapılan derlemeye göre, Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü Mart 2020’de başlayan salgın sürecinde e-ticaret kanallarının kullanımı artarken, kadın ve erkek tüketicilerin eğilimleri farklılık gösterdi.

    Bu dönemde e-ticarette, tüketicilerle satıcıların eğilim ve alışkanlıkları ile pazarın yapısı sektördeki oyuncuların faaliyetlerine yön verdi.

    Moda ilk sırada yer aldı

    Tüketicilerin salgın sürecinde internetten alışveriş yaptıkları alışverişlerde moda ürünleri ilk sırada yer aldı. Bu kategoriyi “elektronik” ile “kozmetik ve kişisel bakım” izledi.

    Salgın döneminde 'moda' alışverişi ilk sırada

    Söz konusu dönemde tercih edilen diğer ürünler ise, “ev, yaşam, ofis” “ev tekstili”, “kitap”, “yemek siparişi”, “süpermarket”, “sağlık, medikal ürünler ve besin takviyeleri”, “yiyecek içecekler”, “çiçek siparişi”, “müzik, film ve hobi”, “spor, outdoor”, “oto yedek parça ve aksesuarları”, “bahçe ve yapı market”, “oyuncak” “eğlence ve kültür” oldu.

    Kadınlar moda, erkekler elektronik ürün tercih etti

    Tüketici eğilimleri cinsiyete göre değerlendirildiğinde, erkek ve kadın kullanıcı tercihleri “moda”, “kozmetik ve kişisel bakım” ile “elektronik” kategorilerine göre önemli ölçüde farklılaştı.

    Salgın döneminde 'moda' alışverişi ilk sırada

    Bu dönemde kadın tüketicilerin yüzde 80,4’ü moda kategorisinden alışveriş yaptı, erkeklerde ise bu oran yüzde 58,7 oldu. Bunun yanı sıra “elektronik” kategorisinde kadınların alışveriş yapma oranı yüzde 33,9 iken erkeklerin oranı yüzde 60,7 olarak gerçekleşti.

    Kozmetik ve kişisel bakım” kategorisinde ise kadınların alışveriş yapma oranı yüzde 57 iken erkeklerin alışveriş yapma oranı yüzde 27,3 olarak hesaplandı.

    Kibariye’nin borçlarıyla başı dertte

    0
    kibariye

    Borçları Kibariye’nin başına dert açtı! Şarkıcı Kibariye yazlık evini kapattı.

    Alacaklıları ile başı dertte olan Kibariye, Bodrum Gündoğan’daki villasını pandemi sürecinde biriken borçları yüzünden satışa çıkardı.

    3.8 milyon TL borcu olan şarkıcının villaya 5 milyon TL istediği öğrenildi.

    Kibariyenin borçlarıyla başı dertte

    Bir dönem eşinin borçlarıyla başı dertte olan Kibariye şunları söylemişti; ‘Ali’nin kumardan, ticari hayatından borçları olabilir. Oynamıştır, geçti bitti… O benim kocam. Para yine kazanılır. Ama ailede sağlık, huzur ve mutluluk hepsinden önemlidir.’

    Kibariyenin borçlarıyla başı dertte

    Mehmet Ali Erbil: Kadınlar beni hiç bırakmıyor!

    0
    erbil

    Kaçış sendromu hastalığı ile mücadele eden Mehmet Ali Erbil önceki gün Yeniköy’de güneşli havanın tadını çıkardı. Geçtiğimiz günlerde bir röportajında “Sosyal medyadan yürüyorum” açıklamasıyla dikkat çeken ünlü şovmen, kadınların peşini bırakmadığını söyledi.

    Artan koronavirüs vakaları sonrası alınan tam kapanma kararını fırsata çeviren Mehmet Ali Erbil, sahile indi. “100 yıllık Yeniköylüyüm. Babam, dedem buralı” diyerek sahile attığı sandalyede oturan Erbil, yemek yiyip çay içti.

    Kendisini görüntüleyen gazetecilerle sohbet eden şovmen, deniz manzarası eşliğinde muhabirlerin sorularını yanıtladı.Gazetecilerin Ramazan Bayramı’nı kutlayarak sözlerine başlayan Mehmet Ali Erbil, İsrail ordusunun Filistin’in Gazze şehrine gerçekleştirdiği saldırıyı kınadı.

    “İNSANLIK DIŞI”

    Mehmet Ali Erbil: Kadınlar beni hiç bırakmıyor!

    Yaşananları ‘insanlık dışı’ olarak nitelendiren Mehmet Ali Erbil, “Gazze’de katliamlar yaşanıyor. Dünya bunlara sessiz kalıyor. Çoluk çocuk, kadın demeden insanlar öldürülüyor” dedi. 

    “BAYRAMI TATSIZ, TUZSUZ GEÇİRİYORUZ”

    Mehmet Ali Erbil: Kadınlar beni hiç bırakmıyor!

    “İBRAHİM TATLISES GİBİ YÜRÜYORUM”

    Mehmet Ali Erbil: Kadınlar beni hiç bırakmıyor!

    Kaçış sendromu hastalığı sonrası yürümekte güçlük çeken Erbil, yürümesini İbrahim Tatlıses’e benzetti. Tam anlamıyla yürüyemediğini söyleyen Erbil, “Biraz yürümemde dengesizlik var. İbrahim Tatlıses gibi yürüyorum. Buna da şükürler olsun” dedi.

    “HİÇ BIRAKMIYORLAR BENİ”

    Mehmet Ali Erbil: Kadınlar beni hiç bırakmıyor!

    Mehmet Ali Erbil, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir programda kadınlarla ilgili olarak, “Sosyal medyadan yürüyorum” açıklamasında bulunmuştu. Muhabirlerin “Bu açıklamanızdan sonra size yürüyenler oldu mu? Çok yorum aldınız mı?” sorusuna, “Gelmez mi. Bir tane de Clubhouse var oraya giriyorum. Hiç bırakmıyorlar beni. Bir saat falan muhabbet ediyorum. Yeni programlar için deneyim katıyorum oradakilere” yanıtını verdi.

    “EN GÜZEL OTEL ARKADAŞIMIN OTELİ”

    Pandemi nedeniyle kira almakta güçlük çektiğini söyleyen Erbil, “Allah’tan ki bankaya 4 küsür milyon TL koymuşum” diyerek espri yaptı. Tatil planları sorulan Erbil, “Çeşme’ye gideceğim. Sponsorlarım var. Karı koca arkadaşlarım var. Onlar sponsor ve beş kuruş harcamadan bir ay kalabiliyorsun. En güzel otel arkadaşımın oteli” diyerek esprili bir açıklamada bulundu. 

    “EKRANLARI ÇOK ÖZLEDİM”

    Mehmet Ali Erbil: Kadınlar beni hiç bırakmıyor!

    Mehmet Ali Erbil, yeniden program yapmak istediğini ifade ederek, şöyle konuştu:

    Bir iki teklif var. İstiyorum, ekranları çok özledim. Bir de nostalji olarak ‘Çarkıfelek’ ile dönersek çok daha anlamlı olur. Haftada iki gün düşünüyorum. İnsanlar dizilerden falan da sıkıldı. Bizim gibi eğlence programları daha cazip hale gelecek.

    Erbil, geçtiğimiz günlerde Türkiye’deki sağlık sistemini övmüştü. Sözünün arkasında olduğunu açıklayan Erbil, “Objektif bir insanım. İyiyi de kötüyü de çekinmeden söylerim. Amerika’da bile böyle bir sağlık sistemi görmedim. Acile gittim hasta bir durumda beni 1.5 saat beklettiler. Doktor gelene kadar bir baktım ki iyileşmişim. O yüzden kendi sağlık sistemimize şükredelim” diye konuştu.

    Ünlü komedyen, yıllar önce Nefise Karatay ile bir dergiye verdiği pozdan yaşadığı pişmanlığı dile getirmişti. Erbil, bunun hatırlatılması üzerine yaptığı açıklamayı ‘boşboğazlık’ olarak nitelendirdi.

    Mehmet Ali Erbil: Kadınlar beni hiç bırakmıyor!

    Erbil, “O boşboğazlılık oldu. Böyle bir açıklamaya gerek yoktu. Beni boşta bırakıp söylettiler. Benim içimde yıllardır bir vicdan azabı, yaptığım bir yanlıştı. Birlikte tabii ki yaptık. Keşke hatırlatmasaydık. Evli barklı çoluk çocuklu… Dünyada bunu sanıyorum Brad Bitt ile sevgilisi Angelina Jolie yapmıştı. Biz de Türkiye’de öncü olalım dedik” şeklinde konuştu.

    Pandemi nedeniyle torununu çok fazla göremediği için özlemini dile getiren Mehmet Ali Erbil, “Uzaktan görüyorum, daha kucağıma alamadım. Allah’tan iki aşımı da oldum. O yüzden daha güvendeyim. Hastaneye gidip yatıyorum. Öncesinde test yaptırıyorlar” dedi.

    Uzmanından ‘Corona virüs aşısı öncesi ve sonrası 6 saat uyuyun’ önerisi

    0
    corona

    Göğüs ve Uyku Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nejat Altıntaş, corona virüs salgınındaki aşılamada uykunun çok önemli olduğunu belirterek, “Corona virüs aşısı oldunuz ama düzgün uyumadınız, 6 saatin altında uyudunuz.

    Sizde oluşacak antikor seviyesi yüzde 50‘nin daha altındadır. Uyumak sizin coronayı yenmenize sebep olur. Aksi takdirde vücudunuzda savunma hücreleri oluşamaz, virüsle savaşınız da yarı yarıya azalmış olur. Bunun için aşı ve sonrası en az 6 saat uyumak önemli” dedi.

    Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Göğüs ve Uyku Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nejat Altıntaş, corona virüs döneminde vücudun savunma hücrelerinin uykuyla çok ilişkili olduğunu söyledi. Altıntaş, “Vücudumuzda savunma hücresi dediğimiz beyaz küreler var. Beyaz kürenin aktivitesine bakmışlar. Sadece bir gün, tek bir gün, 4 saatin altında uyuyacak olursan aktivitesi hücrelerinin yüzde 70 azalıyor. Bu hücre ne için gerekli? Kanser hücrelerini öldürmek için gerekli, vücudunuza giren virüsleri bakterileri öldürmek için gerekli” dedi.

    ”AŞI ÖNCESİ VE SONRASI 6 SAAT UYUYUN”

    Doç. Dr. Altıntaş, corona virüs salgınında aşılamanın aralıksız sürdüğünü ifade ederek, aşı olacak vatandaşların aşı öncesi ve sonrasında mutlaka korunması gerektiğini kaydetti. Doç. Dr. Altıntaş, “Mutlaka aşı olmadan önce bir ağrı kesiciler kullanılmaması gerekiyor. Çünkü ağrı kesici kullanılması aşının etkinliğini azaltıyor. İkincisi alerji ilaçlarının kullanılmaması gerekiyor. Üçüncüsü de çok iyi 6 saatin üzerinde mutlaka uyku uyunması gerekiyor. Alerji hastalarının özellikle şuna dikkat etmeleri gerekiyor. Mutlaka birkaç günlüğüne alerji ilaçlarına ara vermeleri gerekiyor. Bizim aşıdaki amacımız şu, kişiye o mikropla ilgili bilgiyi veriyoruz ve vücudun savunma hücrelerinin o bölgeye gelmesini istiyoruz. Gelsin toplansınlar diye. Ama alerji ilaçları ne yapıyor? Hani kolunuzda, bacağınızda kaşıntı olmasın diye o alerji hücrelerinin oraya gelmesini o ilaçlar engelliyor. Dolayısıyla o ilaçları aldığınız zaman o bölgelerde ya da kanınızın içerisinde savunma hücrelerinin gelmesini engellediği için virüsle savaşınızda zayıflıklar meydana geliyor” dedi.

    ”UYUMAZSANIZ VİRÜSLE SAVAŞINIZ YARI YARIYA AZALIR”

    Doç. Dr. Nejat Altıntaş, corona virüs aşısının uykuyla ilgili henüz bir çalışması olmadığını belirterek, şunları söyledi:

    Ama daha önceki aşılarla ilgili yapılmış çalışmalar var. Şunu göstermişler, sadece bir hafta boyunca 6 saatin altında uyuyacak olursanız ve grip aşısı olacak olursanız, grip aşısının tutma ihtimali, hani bizim aşılar amacımız nedir? Aşı oluruz, vücudumuzda antikor üretilmesini isteriz. Antikor biriksin ki vücuda virüs girdiği zaman öldürebilsin. İşte sadece bir hafta 6 saattin altında uyuyacak olursanız vücutta oluşan antikor seviyesi uyuyan insana göre yüzde 50 daha az. Yani bu dönemde biliyorsunuz, herkesin uykusu bozulmuş vaziyette, insanlar uyumuyorlar, gece yatmıyorlar, sabah doğru düzgün kalkmıyorlar ister istemez. Gittiniz corona virüs aşısı oldunuz ama düzgün uyumadınız 6 saatin altında uyudunuz. Sizde oluşacak antikor seviyesi yüzde 50’nin daha altındadır. O zaman uykunun en büyük faydası uyumak sizin coronayı yenmenize sebep olur. Aksi takdirde vücudunuzda savunma hücreleri oluşamaz, virüsle savaşınız da yarı yarıya azalmış olur. Bunun için aşı ve sonrası en az 6 saat uyumak önemli” diye konuştu.

    ”UYKUNUN HAYATIMIZDA ÇOK ÖNEMİ VAR”

    İnsanların hayatında uykunun çok önemi olduğunu söyleyen Altıntaş, “Uyku bize hazır verilmiş, insanlar yürümek gibi ya da bisikleti kullanmak gibi değil de sanki ‘bu bana hazır verildi ben yatıyorum uyuyorum’ gibi düşünüyorlar. Ama uykunun hayatımızda çok büyük önemi var. Bir kere Alzheimer hastalığı ile ilgili çok önemi var. Normalde bizim beynimizin içerisinde bir sıvı var, beyin omurilik sıvısı dediğimiz bir sıvı var. Bu, beynin içerisine gelir ve beyni yıkar ve beynin içerisinde alzheimera sebep olacak meteomolit ve tau dediğimiz o proteinleri oradan yıkar. Bu proteinler beyinde birikecek olursa alzheimer hastalığına sebep olur. Yalnız bu sıvının beyni yıkayabilmesi için beyin hücrelerin arasında mesafe olması gerekiyor. Ama bu mesafe o kadar dar ki mesafeden sıvı geçemiyor. Sadece uyku esnasında ve derin uyku esnasında bu hücreler yaklaşık yüzde 80 küçülüyorlar. Küçülünce aralardan kanallar oluşuyor ve beyni yıkamaya başlıyorlar” dedi.

    Beşiktaş’ın şampiyonluğu sonrası Sağlık Bakanı Koca’dan vatandaşlara uyarı

    0
    fahrettin-koca

    Süper Lig’de şampiyonluğa Beşiktaş’ın ulaşmasının ardından sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Sevinçleri paylaşırken riskten uzak duralım” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Beşiktaş’ın şampiyonluğunu ilan etmesinin ardından sosyal medyadan yaptığı paylaşımla hem Beşiktaş taraftarını kutladı, hem de salgın uyarısında bulundu.

    “RİSKTEN UZAK DURALIM”

    Bakan Koca, Twitter hesabından şu mesajı paylaştı:

    * Süper Lig şampiyonu belli oldu. Beşiktaş’ı ve taraftarını kutluyoruz.

    * An itibariyle, Beşiktaş camiasının salgınla mücadelenin sıkı taraftarı olmayı sürdüreceğine inanıyorum.

    * Sevinçleri paylaşırken riskten uzak duralım.

    TTB DE UYARMIŞTI

    Türk Tabipleri Birliği (TTB) de vatandaşları uyarmıştı. TTB’nin Twitter hesabından yapılan paylaşımda “Bu gece şampiyon olacak takımı kutluyoruz. Lütfen COVID-19 bulaş riskini unutmayalım, geçtiğimiz günlerde yaşanan toplu kutlamalarda gözardı ettiğimiz maske ve mesafeyi anımsayalım” ifadeleri kullanılmıştı.

    CORONA VİRÜSÜNDE SON DURUM

    Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı 15 Mayıs Cumartesi gününün verilerine göre, bugün 204 bin 637 test yapıldı. Son 24 saatte, semptom gösteren bin 84 hastayla birlikte 11 bin 472 yeni vaka tespit edilirken 236 kişi hayatını kaybetti. Öte yandan bugün 38 bin 814 kişi sağlığına kavuştu.

    Sağlık Bakanlığı açıkladı: Kaç doz aşı yapıldı?

    0
    hamilelikte tetanoz asisi

    Sağlık Bakanlığınca, Covid-19’la mücadele kapsamında uygulanan birinci ve ikinci doz toplam aşı miktarı saat 23.45 itibarıyla 25 milyon 733 bin 803’e ulaştı. 

    Birinci doz aşı sayısı 14 milyon 925 bin, ikinci doz 10 milyon 808 bin 803 oldu.

    Sağlık Bakanlığınca, Covid-19’la mücadele kapsamında uygulanan birinci ve ikinci doz toplam aşı miktarı saat 23.45 itibarıyla 25 milyon 733 bin 803’e ulaştı.

    Sağlık Bakanlığının “covid19asi.saglik.gov.tr” adresinde yer alan anlık verilere göre, 15 Mayıs saat 23.45 itibarıyla uygulanan birinci doz aşı sayısı 14 milyon 925 bin, ikinci doz aşı 10 milyon 808 bin 803 oldu. Böylece toplam doz miktarı, 25 milyon 733 bin 803 olarak gerçekleşti.

    İstanbul’da birinci doz aşı sayısı 2 milyon 530 bin 938, ikinci doz aşı sayısı 1 milyon 722 bin 25 toplamda 4 milyon 252 bin 963, Ankara’da birinci doz aşı sayısı 1 milyon 209 bin 229, ikinci doz aşı sayısı 875 bin 59 toplamda 2 milyon 84 bin 288, İzmir’de ise birinci doz aşı sayısı 1 milyon 12 bin 677, ikinci doz aşı sayısı 748 bin 37 toplamda 1 milyon 760 bin 714 doz olarak kayıtlara geçti.