Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 75

    Çocuklar, corona virüs mutasyonlarının anahtar taşıyıcıları olabilir

    0
    cocuk

    ABD’li bilim insanları 12 yaşından küçük çocukların yeni tip corona virüsün İngiltere ve California’daki mutasyonlarına benzer yeni varyantların toplumdaki bulaş oranında önemli bir rol oynadığını ortaya koydu.

    Dokuz çocuk hastanesindeki 2 bini aşkın genç ve çocuğu değerlendiren uzmanlar, mutasyonların büyük bir bölümünün aşılamaya uygun olmayan 12 yaş altındaki çocuklarda tespit edildiğini söyledi.

    ABD’de Los Angeles Çocuk Hastanesi tarafından yapılan yeni bir araştırmada, 12 yaşından küçük çocukların İngiltere’de ve California’daki benze  daha bulaşıcı corona virüs varyantlarının önemli taşıyıcıları olabileceği aktarıldı.

    2 BİNİ AŞKIN GENÇ VE ÇOCUK İNCELENDİ

    Araştırmacılar, yapılan çalışma kapsamında Mart 2020’den Nisan 2021’e kadar, dokuz çocuk hastanesindeki, 18 yaşında veya daha genç olan toplam 2 bin 119 Covid-19 hastasını corona virüsün endişe veren mutasyonları için test etti. 

    medRxiv’de ön baskı halinden yayınlanan çalışmanın başyazarı Jennifer Dien Bard, “18 yaş ve altındaki çocuk ve gençlerde bu önemli mutasyonların 560’ını tespit ettik. Bu kişilerin yüzde 75’ini (420/560) şu anda Covid-19 aşıları için uygun olmayan 12 yaşın altındaki çocuklarda oluşturuyor” dedi. 

    ÇOCUKLAR SÜREKLİ OLARAK TAKİP EDİLMELİ

    Bununla birlikte bilim insanları, sonuçların ABD’deki çeşitli coğrafyalarda ve sosyo-ekonomik popülasyonlarda çocuk hastalarda endişe varyantlarının ortaya çıkışına “açık kanıt” sunduğunu söyledi. 12 yaş altındaki grubu,  pandemiyi sona erdirmenin anahtarı olarak tanımlayan uzmanlar, çocukların sürekli olarak takip edilmesi gerektiğini vurguladı. 

    ÇOCUKLARDA BULAŞICILIK DÖNEMİ UZUN SÜRÜYOR

    Öte yandan, Los Angeles Çocuk Hastanesi araştırmacıları, çocuk ve gençlerin  ilk Covid-19 semptomlarını gösterdikten yaklaşık 10 gün sonra bulaşıcı olduğunu belirtti. Dien Bard, “Bu hastaların bu kadar uzun süre aktif semptomlara ve aktif enfeksiyonlara sahip olmaya devam etmesi önemli dedi. 

    Ayrıca, yeni tip corona virüsün ayda bir veya iki kez mutasyona uğradığını, bu nedenle uzun bir enfeksiyon döneminin daha daha fazla mutasyon hakkında endişeleri artırdığını açıkladı.

    Saç Nasıl Uzar? Her Gün Yıkamak Saçı Uzatır Mı?

    0
    sac

    Her kadının hayali uzun ve sağlıklı saçlara sahip olmaktır. Herkesin evde kendi imkanları ile uygulayabileceği çok kolay saç uzatma yöntemleri bulunuyor.

    Her saçın yapısına uygun bakım yöntemleri uygulayarak saçın daha sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlayabilirsiniz. Bazı küçük püf noktalarına dikkat ederek saçınızın daha hızlı ve sağlıklı bir şekilde uzamasını hızlandırabilirsiniz. Saç nasıl uzar? İşte, tüm detaylar.

    Saçınızın hızlı uzamasını sağlamak için banyo yaparken sürekli olarak suyun sıcaklığını değiştirmeniz gerekir. Ani sıcaklık değişiklikleri kan dolaşımını önemli ölçüde hızlandırır. Bunu sıcak sauna sonra su soğuk banyo etkisi olarak da düşünebilirsiniz. Ani sıcaklık değişimi sonucunda vücut ölü hücreleri atar ve yenilenir. Bu da saçın daha hızlı uzamasına yardımcı olur.

    Saç Nasıl Uzar?

    Saçlarınızın hızlı uzamasını sağlamak için saç derisindeki kan dolaşımının hızlanması gerekir. Bunu ise, banyo yaparken saç diplerinize parmaklarınız ile masaj yaparak sağlayabilirsiniz. Saçlarınızı yıkadığınız suyun sıcaklığını sürekli değiştirerek saç derinizdeki kan dolaşımının hızlanmasını sağlayabilirsiniz. Saçlarınızın hızlı uzaması aynı zamanda yediklerinizle doğrudan bağlantılıdır.

    Balık ve fındık içinde bulunan yağ asitleri, saç derinizin ve bununla beraber saçlarınızın beslenmesine yardımcı olur. Haftada 2-3 porsiyon balık tüketmek, hem sağlığınız için hem de saçlarınızın hızlı uzaması için gereklidir.

    Saçlarınızın daha çabuk uzaması için doğal besleyici yağları saçınıza ve saç uçlarınıza uygulayabilirsiniz. Aşırı sıcak ortamlar saçlarınızın ve saç derinizin kurumasına neden olacağı için bu ortamlardan uzak durmanız gerekir. 6-8 haftada bir saç uçlarınızı kestirerek saçınızın daha hızlı ve sağlıklı bir şekilde uzamasına destek olabilirsiniz.

    Her Gün Yıkamak Saçı Uzatır mı?

    Her gün saç yıkamak, saçın üzerindeki yararlı yağların azalmasına ve saçların kurumasına neden olur. Bu da saçların kuruyup kopmasına ve kırılmasına neden olabilir. Bu nedenle uzmanlar, saçların daha hızlı bir şekilde uzamasını sağlamak için saçların haftada sadece 2-3 defa yıkanmasının doğru olduğunu savunuyor. Saçlarınızı yıkarken parmaklarınız ile saç diplerine küçük hareketlerle masaj yaparak ve suyun sıcaklığını sık sık değiştirerek kan dolaşımını hızlandırabilirsiniz.

    Saç Bakımı

    Saçların hızlı ve sağlıklı bir şekilde uzaması için saç bakımına dikkat etmek gerekir. Saçın nem dengesini koruması için saçınızı doğal ve bitkisel yağlar ile destekleyebilirsiniz. Özellikle de argan yağı ve badem yağı ile saç uçlarının kurumasını ve kırılmasını önleme şansı bulabilirsiniz. Hava şartları ya da ısıtıcıya maruz kaldığı için yıpranan saçlar için evde doğal saç maskeleri uygulayabilir ve saçın kaybettiği nemini geri kazanmasını sağlayabilirsiniz.

    Sülfatsız şampuanlar hakkında bilmeniz gereken her şey

    0
    sampuan

    Güzel ve göz alıcı saçlar için yaptırdığımız yoğun işlemler, zamanla saçlarımızı güçsüzleştirir ve yıpranmalarına neden olur.

    Yakın geçmişe kadar kısa vadeli güzellik için böyle fedakarlıklar yapmak zorunda kalabiliyorduk. Neyse ki saçın doğal yapısını korumaya yardımcı sülfatsız şampuanlar sayesinde artık yıpranmalara karşı saçlarımızı çok daha bilinçli bir şekilde koruyabiliyoruz. Peki, sülfatsız şampuanlar saçı nasıl koruyor ve kullanıcısına başka ne gibi faydalar sağlıyor? Sizin için araştırdık…

    Sülfatsız şampuan nedir?  

    Sülfat, özellikle şampuan reklamlarında ön plana çıkarılan köpürme özelliğini şampuana sağlayan bir içeriktir. Daha çok temizlik ürünlerinde tercih edilen bu madde, içeriğindeki tuz nedeniyle saç derisindeki faydalı yağları alır ve deride kızarıklık, kuruluk ya da kaşıntıya neden olabilir. Öte yandan saçın dış katmanını yıprattığı için saçları sertleştirir, kurutur ve saç boyasının ömrünü azaltır. Özellikle yaz aylarında, yakıcı güneşin saç tellerine ve rengine verdiği zarar ile denizin tuzlu suyunun saça etkisiyle birleşince sülfatın saçtaki olumsuz etkisi ikiye katlanır. SLS (sodyum lauril sülfat veya sodyum laurel sülfat) içermeyen sülfatsız şampuan ise saç derisi ve saça nazik bakım yaparak saçın nemini, yapısını korumaya yardımcı olur

    Saçı ve saç derisini nazikçe temizler 

    Köpüren sülfatlı şampuanlara alışanlar için sülfatsız şampuanlar başlangıçta sanki saçı yeterince temizlemiyormuş hissi uyandırabilir. Oysaki sülfatsız şampuanlar içeriği sayesinde saç ve saç derisini yormadan temizler. Çok çabuk durulanır ve saçtaki önemli yağları koruduğu için saçların kolayca taranmasını sağlar. Saçtaki nemi koruduğu için saç tellerinin kırılmasını ve yıpranmasını önlemenin yanı sıra saçın parlak görünümünü korur.

    Zayıf saçlarının dolgunlaşmaya mı ihtiyacı var?

    Eğer saçlarınızın sürekli kopmasından ve sönük olmasından şikayetçiyseniz sülfatsız şampuan seçerken içeriğinde B7 vitamini ve kolajen olmasına özellikle dikkat etmenizi öneririz. Hücrelerin yenilenmesinde etkili olduğu bilinen B7 vitamini saçınızın incelmesini ve kopmasını önlerken, kolajen ise saçınızın yapısını ve dolgunluğunu bozan serbest radikallerle savaşır. Böylelikle saçlarınız daha dolgun ve sağlıklı uzar.

    Kuru saçlarının neme mi ihtiyacı var?

    Sülfatsız şampuan, saç derisindeki önemli yağları koruduğu için saç derisinin nefes almasını ve saçların nemini korumasını sağlar. Böylelikle saçlar daha parlak ve sağlıklı görünür. Fakat aşırı kuru saçlara sahipseniz ekstra güçlü nemlendirme için argan yağı içerikli sülfatsız şampuanları tercih edebilirsiniz. Yazın sert güneşi, deniz, rüzgar, sülfatlı bakım ürünleri, yüksek ısı ya da uygulanan işlemler gibi pek çok nedenle kuruyan saçlar sertleşir ve matlaşır. Argan yağı, ekstra güçlü nemlendirme özelliğine sahiptir. Özellikle kuru ve yıpranmış saçları onarmaya yardımcı olur ve zayıf telleri güçlendirir.

    Kabaran saçlarının düzleşip sakinleşmeye mi ihtiyacı var?

    Nemi azalan saç, çok daha fazla elektriklenir ve kabarır. Sülfatsız şampuanlar saçtaki nemi mümkün olduğunca koruyarak saçı temizlediği için bu tip şikayetler azalır. Ancak çok daha düz ve elektriklenmeyen saçlara sahip olmak istiyorsanız keratin proteinleri ile zenginleştirilmiş sülfatsız bir şampuan size daha uygun olacaktır. Özellikle dalgalı ve kabarık saçların düzleşmesine yardımcı olan bu formül, saçlarınıza ihtiyacı olan nemi sağlayarak saçlarınızı sakinleştirir.

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi

    0
    pandemi

    The Economist dergisi, dünya genelinde Covid-19 kaynaklı gerçek ölüm sayısının 7 ile 13 milyon arasında olabileceğini tahmin etti.

    Araştırmacılar, geliştirdikleri modelde gerçek bilançonun hesaplanması için 200’den fazla ülke ve bölgeye ait 121 gösterge hakkında veri topladı. Çalışmaya göre resmi rakamlar Covid-19‘un gerçek ölü sayısının yarısından biraz daha azını temsil ediyor ve pek çok ülkedeki resmi istatistiklerde ölmeden önce corona virüs testi pozitif çıkmayan kurbanlar hariç tutuluyor. Buna göre, Rusya’da beş kat, Afrika’da ise 14 kat daha fazla ölüm yaşandı. Salgının sert vurduğu Hindistan’da ise sadece bu yıl bir milyonu aşkın can kaybı yaşandı.

    RESMİ OLARAK AÇIKLANAN KÜRESEL ÖLÜ SAYISI 3,4 MİLYON

    ABD merkezli The Economist dergisi, dünyadaki Covid-19 ölümlerinin gerçek sayısını hesaplamak için bir model oluşturdu. Uzmanlar, Mayıs 2021 itibariyle, dünya çapında Covid-19 kaynaklı 7,1 ile 12,7 milyon arasında ölüm meydana geldiğini hesapladı. Bu durum ise gerçek ölüm sayısının resmi olarak açıklanan 3,4 milyon ölümden kat kat fazla olduğunu gösteriyor. 

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 2

    EVDE GERÇEKLEŞEN VE TEST YAPILAMAYAN ÖLÜMLER RESMİ İSTATİSTİKLERE DAHİL EDİLMİYOR

    Economist’in açıkladığı gibi, ülke bazında resmi olarak rapor edilen ölümlerin sayısı gerçek rakamları büyük ölçüde eksik tahmin ediyor. Raporun yazarları, bu durumun ölüm nedenini doğrulamak için test yapılmamasının ve ölümlerin kaydedilmesindeki gecikmenin bir sonucu olduğunu söyledi.

    Aynı zamanda, Hindistan ve Brezilya gibi sağlık sistemlerinin aşırı baskı altında olduğu ülkelerde, evde meydana gelen ölümler de resmi rakamlara dahil edilmedi.  

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 3

    Çalışmanın yazarları, “Kayıtlı ölümlerden demografiye, coğrafyaya ve hareketliliğe kadar 121 değişkenle ilgili bilinen verileri kullanarak, sayıların eksik olduğu boşlukları doldurmamızı sağlayan bir korelasyon modeli oluşturduk. Bununla birlikte, belirtilen aynı nedenlerden ötürü, birçok ülke aşırı ölümler için güvenilir rakamlar sağlanamamaktadır” ifadelerini kullandı.https://c66aea423284188f82ad40b8bc60a953.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-38/html/container.html

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 4

    Ekonomistin kıdemli veri muhabiri Sondre Ulvund Solstad,, “Zorluk, bilinmeyen yerlerdeki ölümleri hesaplarken ortaya çıkıyor. Sadece bir rakam verip, gerçek şu demek istemezsiniz, çünkü ölümlerin tam sayısını bilemezsiniz. Veriler mevcut değil. Yani, yaptığımız ve yapmak için muazzam çaba harcadığımız şey, mümkün olan varyasyonları yakalayan aralıklar sağlamaktı. Her tür gösterge hakkında olabildiğince fazla veri toplamaya çalıştık, böylece en azından bazı veriler eksikse, doldurulabilecek orta düzeyde verilerimiz olurdu” dedi. 

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 5

    VERİ EKSİKLİĞİ DÜŞÜK VE ORTA GELİRLİ ÜLKELERDE YAYGIN

    Bununla birlikte Solstad,  veri eksikliğinin en çok düşük ve orta gelirli ülkeler için geçerli olduğunu ifade ederek, “Bu yerlerde testler daha az yaygın çünkü pahalı. Ayrıca, bazı ülkelerdeki  hükümetlerin, pandeminin ne kadar kötü olduğunu ortaya çıkaracağı için testlere öncelik vermek istemediğinden şüpheleniyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 6

    Diğer taraftan, corona virüs ilk olarak 2019 yılında Çin’in Hubei eyaletine bağlı  Wuhan kentinde tespit edildi. Ardından, salgın “zengin dünya” yı taradı ve büyük miktarlarda ölümlere neden oldu. Bu yıl itibariyle ise ABD, AB, Kanada ve İsrail gibi zengin ülkelerde aşılamanın artmasıyla pandeminin merkezi Hindistan ve Latin Amerika’ya kaydı.

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 7

    Solstad, “Geçen yılın çoğunda, yani  52 haftanın 33’ünde günlük ölüm sayısı arttı. Şu anda gördüğümüz şey ise küresel ölümlerin orantısız düzeyde Hindistan ve Brezilya’da artıyor olması” dedi.

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 8

    HİNDİSTAN’DAKİ  GÜNLÜK ÖLÜM SAYISI 6 İLE 31 BİN ARASINDA 

    Çalışmaya göre Hindistan, bildirilen 4 bin günlük ölümün çok üzerinde, günde 6 bin ile 31 binden fazla ölüm yaşıyor. Rakamlar, aynı aralığa yerleştiren diğer epidemiyolojik modellerle de destekleniyor. Eğer Economist’in tahmini doğruysa,  sadece 2021’de Hindistan’da Covid-19 nedeniyle bir milyondan fazla kişi hayatını kaybetti.

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 9

    PANDEMİ PERU’YU HİNDİSTAN’DAN DAHA SERT VURDU

    Solstad, “Maalesef Hindistan istisna değil. Birçok ülkenin modellemesi salgın nedeniyle Hindistan’dan çok daha fazla vurulduklarını gösteriyor. Örneğin, Peru’da tahminlerimize göre milyon kişi başına Hindistan’dan 2,5 kat daha fazla kişi ölüyor” dedi. 

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 10

    RUSYA’DA ÖLÜMLER AÇIKLANANDAN 5 KAT DAHA FAZLA

    Diğer taraftan, çalışma 10 Mayıs 2021 itibarıyla Asya’daki ölümlerin 2,4 ile  7,1 milyon arasında değiştiğini tahmin ediyor, ancak kıta açıklanan  resmi ölümlerin sayısı ortalama 0,6 milyon civarında. Örneğin Rusya, resmi olarak açıklanan beş katından fazla Covid-19 ölüm oranına sahip. 

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 11

    Latin Amerika ve Karayipler’de ise hükümetler 0,6 milyon Covid -19 ölümü bildirirken, gerçek ölümlerin 1,5 ile 1,8 milyon arasında olduğu hesaplandı.

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 12

    AFRİKA’DA GERÇEK ÖLÜ SAYISI 14 KAT DAHA FAZLA

    Afrika’da ise gerçek ölüm ile resmi olarak açıklananlar arasındaki aralık iyice açılıyor. Kıtada resmi rakam 130 bine yakın, ancak Economist’in modeline göre gerçek rakam 2,1 milyon, yani resmi olarak açıklananın 14 katı.https://c66aea423284188f82ad40b8bc60a953.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-38/html/container.html

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 13

    YAŞ VE SOSYO-EKONOMİK DURUM ÜLKELER İÇİN ÖNEMLİ BİR FAKTÖR

    Öte yandan, Solstad, yaşın önemli bir faktör olarak alınması gerektiğini, yani yaşlı nüfus fazlalığının corona virüsten daha fazla ölüm anlamına geldiğini söyledi.

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 14

    Örneğin, ortama yaşın 48 olduğu Japonya’da, Covid-19’dan ölme riski  ortalama nüfus yaşının 17 olduğu Uganda’dan tahmini olarak 13 kat daha yüksek.

    The Economist: Pandemi sırasında dünya çapında 7 ile 13 milyon ölüm meydana geldi - 15

    Ancak, yaş hesaba katıldığında bile , gelişmekte olan ülkelerdeki genç nüfus, zengin bölgelerdeki emsallerine göre, sırf sağlık hizmeti kaynaklarının eksikliği nedeniyle daha ciddi sonuçlarla karşı karşıya bulunuyor.

    DSÖ’den corona virüs aşıları ile ilgili açıklama

    0
    dso

    Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Direktörü Hans Kluge, onaylanan tüm Covid-19 aşılarının bilinen tüm mutasyonlara karşı etkili olduğunu açıkladı.

    Hans Kluge düzenlediği basın toplantısında, onaylanan tüm Covid-19 aşıların Hindistan mutasyonu dahil olmak üzere bilinen tüm mutasyonlara karşı etkili olduğunu söyleyerek, “Mevcut ve onaylanmış aşılar şimdiye kadar ortaya çıkan tüm Covid-19 mutasyonlarına yanıt verdiğini vurguluyorum” ifadelerini kullandı.

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Direktörü Hans Kluge, onaylanan tüm Covid-19 aşılarının bilinen tüm mutasyonlara karşı etkili olduğunu duyurdu.

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Direktörü Hans Kluge, düzenlediği basın toplantısında, onaylanan tüm Covid-19 aşıların Hindistan mutasyonu dahil olmak üzere bilinen tüm mutasyonlara karşı etkili olduğunu söyleyerek, “Mevcut ve onaylanmış aşılar şimdiye kadar ortaya çıkan tüm Covid-19 mutasyonlarına yanıt verdiğini vurguluyorum” dedi.

    Uluslararası seyahatin yeniden başlatmasının henüz güvenli olmadığını belirten Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Direktörü, “Şu anda, devam eden bir tehdit ve yeni bir belirsizlik karşısında, uluslararası seyahatler konusunda dikkatli olmaya devam etmemiz veya bunlardan kaçınmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    VAKALAR YÜZDE 60 AZALDI

    Avrupa’daki Covid-19 vakaları ve ölümlerin azaldığını kaydeden Kluge, “Avrupa’da haftalık vakalar, Nisan ortasında 1.7 milyonluk bir platodan geçen hafta 685 bin yeni vakaya düştü. Bu, bir ayda yüzde 60’lık bir azalmadır” ifadelerini kullandı. Avrupa halkının yüzde 23’ünün tek doz aşı yaptırırken, yüzde 11’inin tam aşılandığını belirten Kluge, “Bölgede uygun olanların aşı dozlarını almadan önce hala kat etmemiz gereken biraz mesafe var” dedi.

    Avrupa’da 80 yaşından büyükler arasında aşı alımının yüzde 75 olduğunu bildiren Kluge, “Uzun süreli bakım merkezlerindekiler de dahil olmak üzere, yaşlı yetişkinleri aşılama için önceliklendirmek meyve veriyor. Bölgede 80 yaşın üzerindekiler arasında haftalık oran, Aralık 2020’nin ortalarında 10 bin’de 27.4 iken Mayıs 2021’in ilk haftasında 6.2’ye düştü” açıklamasında bulundu.

    DSÖ şimdiye kadar Pfizer-BioNTech, Oxford-AstraZeneca, Moderna, Janssen ve Sinopharm aşılarına onay verdi.

    Corona virüste hızlı tarama için ‘havuz test’ önerisi

    0
    corona

    Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, corona virüs salgınının yayılmasına karşı hızlı tarama yapabilmek için ‘havuz test’ uygulaması önerdi.

    Prof. Dr. Balık, “Havuz test, 10 kişiden alınan test numunesiyle tek test yapmak demektir. Yani normalde 1 kişiden aldığımız numuneye biz 1 test uygulaması yaparız. Havuz testte ise 60 kişiye kadar numune alınabiliyor ve bundan tek test yapılıyor. Bununla çok hızlı tarama yapılabiliyor” dedi.

    Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, Türkiye’de vakaların ve vaka artış hızının düştüğünü söyledi.

    Prof. Dr. Balık, “Vaka sayılarımız azalmaya başladı. Fakat azalmaya başladıktan sonra yeniden bir dalgayla karşılamayalım diye yapılması gereken bazı şeyler var. Geçen sene ilkbahar aylarında açılmalara başladıktan sonra yaz aylarını rahat geçirdik ama sonbaharda bir dalga ile karşılaştık. Yani vaka sayıları azalmaya başladıktan sonra yapmamız gereken önemli bir şey var, tekrar bir dalga ile karşılamamak için ki sonbaharda böyle bir risk söz konusu, eğer birtakım strateji değişiklikleri yapmazsak” diye konuştu.

    “DAHA UCUZA ÇOK FAZLA KİŞİ TARANABİLİYOR”

    Prof. Dr. Balık, strateji değişikliklerinden birinin havuz test uygulaması olabileceğini söyleyerek, “Havuz test, 10 kişiden alınan test numunesiyle tek bir test yapmak demektir. Yani normalde bir kişiden aldığımız numuneye biz bir test uygulaması yaparız. Havuz testte ise 60 kişiye kadar numune alınabiliyor ve bundan tek bir test yapılıyor. Bununla çok hızlı tarama yapılabiliyor. Diğerine göre daha ucuza çok fazla sayıda kişi taranabiliyor. Dolayısıyla hem zaman hem de para tasarruf edilerek sürekli aynı ortamda bulunan kalabalıkları taramak açısından son derece pratik ve akılcı bir uygulama.

    Havuz testte diyelim ki 10 kişiye test yapıldı. Bu 10’luk test içinde hepsi negatif olursa 10 kişinin hepsi negatif olarak düşünülür. Eğer 10 kişilik havuz test uygulamasında test pozitif çıkarsa o zaman o 10 kişiye ayrı ayrı test yapmamız gerekiyor. Dolayısıyla böyle bir uygulamaya geçmek için test pozitiflik oranının yüzde 5’in altına düşmesi gerekiyor. Yüzde 5’in altına düşen dönemlerde yani önümüzdeki günlerde; bizim enfeksiyon hızımız yavaşlayacak ve 100 binde vaka görülme sıklığımız 100’ün altına düşecek. Dolayısıyla test pozitiflik oranlarımız da düşmüş olacak. Bundan dolayı aynı test sayısı ile çok fazla kişiye taramak bu havuz test uygulaması ile taramak mümkün olacaktır” dedi.

    “FRANSA, İNGİLTERE, ALMANYA’DA UYGULANIYOR”

    Günlük test sayılarını artmasa bile havuz test uygulamasını belli gruplar için gerçekleştirmek gerektiğini kaydeden Prof. Dr. İsmail Balık, “Örneğin kalabalık iş yeri ortamları, okulların açılmasıyla birlikte sınıflar ve kışlalar, fabrikalar gibi kalabalık alanlarda kolaylıkla oradaki kişileri tarama amaçlı havuz test uygulamasına geçilebilir. Böylece az sayıda test ile çok fazla sayıda kişiyi taramadan geçirmek mümkün olabiliyor.

    Böylece hiç belirtisi olmayan kişileri de yakalamak ve de onları karantinaya alarak hastalığın enfeksiyon hızının düşük olduğu dönemlerde de yayılmasını kontrol altında tutmak için bu son derece önemli bir uygulama. Türkiye’de yaygın olarak şu anda bu uygulanmıyor. Tek tük belirli yerlerde yapılmıştı. Ama Sağlık Bakanlığı aracılığı ile bu şu anda kullanılan bir politika değil. Bu ilk önce Çin’de, ardından ABD’de, Almanya, İngiltere, Fransa’da zaman zaman bu sözünü ettiğimiz gruplara uygulanıyor” ifadelerini kullandı. 

    Menopoz sonrası dönemde olan bazı kadınlar Covid-19 aşısı olduktan sonra regl olduklarını açıkladı

    0
    kadin

    Bilim insanları, yeni tip corona virüs aşısı olan ve menopoz sonrası dönemde bulunan kadınların beklenmedik kanamalar yaşadıklarını belirterek, aşı ve adet döngüsü arasındaki ilişkinin araştırıldığını ifade etti.

    Durumun geçici olduğunu ve endişelenecek bir şey olmadığını vurgulayan araştırmacılar, Covid-19’a karşı korunmanın faydalarının diğer risklerden çok daha ağır bastığını açıkladı.

    ABD ve İngiltere’de yaşayan ve menopoza girmiş olan sayıda kadın Covid-19 aşısı yaptırdıkdıktan sonra beklenmedik kanamalar yaşadığını bildirdi.

    İngiltere’de kullanılan Covid-19  semptom izleme uygulaması ZOE’nin arkasındaki araştırmacılar şu anda aşıların kadınların adet döngülerini geçici olarak bozup bozamayacağını araştırıyor. 

    YALNIZCA 6 BİN KADIN BİLDİRDİ

    Bilim insanları yaklaşık 6 bin kadının  ilk doz Covid-19 aşısı olduktan sonra beklenmedik veya normalden daha ağır kanama bildirdiklerini açıkladı. 

    Çalışmayı yürüten tıbbi antropolog Dr. Kate Clancy menopoz döneminde olmadığını, ancak Moderna aşısının bir dozunu aldıktan sonra erken ve normalden daha ağır bir regl dönemini geçirdiğini belitti. Clancy, menopoz sonrası kadınlar ve hormon alan trans erkekler de dahil olmak üzere benzer deneyimleri olan birçok hastaya sahip olduğunu ifade etti. Ardından, Dr Clancy, aşı ve regl döngüsü arasındaki potansiyel bir bağlantı ve düzensiz dönemlerin bir yan etki olarak listelenip listelenmemesi konusunda kendi çalışmasını yürütmeye başladı. 

    ADET DÖNGÜSÜ VE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ARASINDA YAKIN BİR İLİŞKİ VAR

    İngiltere’de yer alan Imperial College London’da üreme immünolojisi uzmanı olan Dr. Victoria Male, ise kadınların adet döngüleri ile bağışıklık sistemleri arasında yakın bir ilişki olduğunu belirtti.  

    Male, “Vücudun her yerinde, özellikle rahimde çok sayıda bağışıklık hücresi bulunur. Aşı tarafından salınan kimyasal sinyaller, bu bağışıklık hücrelerini geçici olarak etkileyerek lekelenmeye ve düzensiz kanamalara neden olabilir. Vücut hastalıkla savaşırken veya bir aşıdan sonra antikor oluşması sırasında ortaya çıkan vücut iltihabı da yumurtlamanın zamanlamasını etkileyebilir” dedi.

    ENDİŞELENECEK BİR DURUM DEĞİL

    Bununla birlikte Male,  bu değişikliklerin kalıcı olduğuna veya endişelenecek bir durum yarattığına dair hiçbir kanıt olmadığını söyledi. Konuyla ilgili daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Male, her yaştan kadının corona virüs aşısı olmaya devam etmesi gerektiğini söyledi. Covid-19’a karşı korunmanın faydalarının her türlü riskten çok daha ağır bastığını açıkladı.

    Diğer taraftan Male, internette dolaşan, aşıların düşük veya uzun vadeli doğurganlık sorunlarına neden olabileceği iddialarının asılsız olduğunu sözlerine ekleyerek, kadınlara, “Covid-19 aşısı yaptırdıktan sonra  herhangi bir düzensiz veya beklenmedik kanama yaşarsanız, doktorunuzla iletişime geçin” tavsiyesinde bulundu.

    15-49 Yaş Kadın İzlemleri Programı

    0
    kadin izleme programi

    Üreme sağlığında “yaşam boyu yaklaşım” önemlidir. 15-49 yaş “doğurganlık dönemi” gebelik ve doğumla ilgili olay ve istenmeyen sonuçların en fazla yaşandığı dönemdir.

    Bu nedenle 15-49 yaş kadın izlemlerinin yapılması sağlık açısından olmazsa olmaz bir hizmettir.

    Bu kapsamda Bakanlığımızca ülke genelinde aile hekimleri tarafından 15-49 yaş kadın izlemleri yapılarak 15-49 yaş kadınların sağlık açısından değerlendirilmesi sağlanmaktadır.

    “Sağlıklı bir neslin oluşması sizlerin elinde! 
    Sağlığınız için gereken 15- 49 yaş kadın izlemlerinizi yaptırınız.”

    “15 -49 yaş izleminde Üreme Sağlığı Hizmetleri çok önemlidir.”

    Yaptıracağınız 15 -49 yaş izlemi ile;

    • Kadın sağlığı konusunda danışmanlık alabilir,
    • Sağlığınızı tehlikeye atacak, yaşam kalitenizi düşürecek riskli durumların tespitini yaptırabilir,
    • Gebelik istiyorsanız gebelik öncesi danışmanlık hizmeti alabilir,
    • Erken dönemde gebeliğinizin tespitini sağlayabilir,
    • İstenmeyen gebeliklere engel olabilir,
    • Anne ve bebek sağlığı açısından gerekli olan gebelikleriniz arasındaki süreyi ayarlayabilir,
    • Gebe kalmak istemediğinizde gebeliği önleyici yöntemler hakkında danışmanlık alabilirsiniz.

    “18 yaşından önce, 35 yaşından sonra, 2 yıldan kısa aralıkta, 5 ve daha fazla sayıdaki gebelikler anne ve bebek sağlığı açısından tehlikeli olabilir”

    İzmir’deki anne vahşetinin detayları ortaya çıktı!

    0
    izmirdeki-anne-vahsetinin-detaylari-ortaya-cikti

    İzmir’de dün korkunç bir olay gerçekleşti. Bir anne, madde bağımlısı kızını boğarak katletti.

    Cani kadın, cinayetten sonra polisin kapısını çalarak her şeyi itiraf etti. İşte tüyler ürperten cinayetle ilgili son dakika bilgileri…

    İzmir‘de yaşanan korkunç olay, 16 Mayıs Pazar günü öğlen saatlerinde Buca ilçesi Laleli Mahallesi 421 sokaktaki evin mutfağında meydana geldi. 60 yaşındaki 3 çocuk annesi ev hanımı Ayşe Vural sürekli uyuşturucu kullanan ve zaman zaman eve gelmeyen 29 yaşındaki kızı Zeynep Vural ile mutfakta tartıştı.

    Anne ile kızın mutfakta başlayan tartışması kısa sürede kavgaya dönüştü. Kızı ile birbirine giren Ayşe Vural, kendini kaybederek kızını boğarak öldürdü.

    Kızının cansız bedenini daha sonra mutfaktan odaya taşıyan Ayşe Vural, eşi Saffet Vural’ı arayarak durumu anlattı.

    Ayşe Vural, olaydan bir gün sonra eşi ve oğlu ile Buca İlçe Emniyet Müdürlüğü Aile İçi Şiddetle Mücadele Büro Amirliği’ne giderek teslim oldu.

    CİNAYET BÜRODA HERŞEYİ İTİRAF ETTİ

    Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne getirilen Ayşe Vural, gerçekleri ifadesinde anlattı. Kızın boğarak öldürdüğünü itiraf eden Ayşe Vural, kızının uyuşturucu kullandığı için zaman zaman eve gelmediğini, yine bu nedenle tartıştıklarını söyledi.

    Kızının haftanın 3-4 günü eve gelmediğini söyleyen Vural, “Kızım sürekli uyuşturucu kullanıyor. Bu nedenle bizden sürekli para istiyor. Haftanın 3-4 günü eve gelmiyor. Olay günü yine bu sebepten kavga ettik. Tartışmamız sırasında aramızda boğuşma oldu. Kavga sırasında kendimi kaybettim. Kızımı boğarak öldürdüm. Kızımın cansız bedenini mutfaktan odaya taşıdım. Sonra eşimi arayarak durumu anlattım. Polise gelerek teslim olmaya karar verdim” diye konuştu. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Ayşe Vural ile eşi Saffet ve oğlu Ömer adliyeye sevk edildi.

    Esnaf Şener Şen için seferber oldu

    0
    sener sen

    Corona virüsü atlatan Şener Şen, soluğu Datça’da aldı. Mutfak alışverişi için bisikletine binerek çarşıya inen 80 yaşındaki aktörün bisikleti bozulunca, esnaf seferber oldu.

    Corona virüsü atlatan Şener Şen, soluğu Datça’da aldı. Milliyet’in haberine göre, mutfak alışverişi için bisikletine binerek çarşıya inen 80 yaşındaki aktörün bisikletinin park ayaklığı bozulunca, esnaf yardımına koştu.

    Esnaf Şener Şen için seferber oldu - 2

    Esnafın uğraşları sonucu bisikletinin ayaklığının sorunu giderilen Şen, bisikletine atlayıp pedal çevirdi. Gazetecilerle karşılaşan ünlü oyuncu, “Sizin burada ne işiniz var?” diye konuşup şaşkınlığını dile getirdi.

    Esnaf Şener Şen için seferber oldu - 3

    “BENDE SİZLİK MALZEME YOK” 

    Şen, “Bu nasıl meslek, sizleri merak ediyorum” şeklinde konuştu. Muhabirlerin “Uzun zamandır buralardayız sizinle karşılaşmadık” sözleri üzerine usta sanatçı, “İyi olmuş” karşılığını verip tebessüm ettirdi.

    Esnaf Şener Şen için seferber oldu - 4

    “BENDE SİZLİK MALZEME YOK”

    Görüntülenmekten hoşlanmadığını söyleyen Şener Şen, “Medyada görünmek isteyen görünüyor zaten. Bende sizlik malzeme yok” dedi.

    Usta oyuncu, “Şener Şen’i kim merak eder? Filmleri görüyorlar yeter. 80’e gelmiş adamız. Bizim artık paparazzilik halimiz mi var?” ifadelerini kullandı.

    Esnaf Şener Şen için seferber oldu - 5

    “BURASI KESAT, BODRUM’A GİDİN” 

    “Siz buranın en boş zamanında neden geldiniz?” diyen Şen, “Burası en kesat yer. Bodrum’a gidin” diyerek, gazetecilere takıldı.

    Sağlık durumu hakkında yöneltilen soruya sanatçı, “Görünüm şu an itibarıyla fena değil. Beş dakika sonra tırın altında kalabilirim” şeklinde konuştu.

    Esnaf Şener Şen için seferber oldu - 6

    “HERKESİN HER KONUDA FİKRİ VAR” 

    Sinema filmi yapmak istiyor musunuz?” sorusuna Şener Şen, “Bir şey yok. Gelirse neden yapmayayım? Beni ilgilendiren konu iyi proje” yanıtını verdi.

    Konuşacak birçok ünlü ismin olduğunu söyleyen sanatçı, “Şimdi benim gibi olan pek yok. Herkes konuşmaya can atıyor. Herkesin her konuda fikri var” dedikten sonra bisikletine binerek uzaklaştı.