Yaz sonu, çoğumuz için panik nedeni olabilir. Ürpertici sorular  beynimizde tepinebilir. Yaz akşamları olmadan nasıl hayatta kalacağız? Sıcak yazdan sonra ne gelir? Cuma günleri işten erken çıkamayacak mıyız? Günler kısalıp biraz da kararacak mı? Okullar açılıyor mu?..

Bu arada, bir zamanlar neredeyse herkesin yaşadığı “Tatilin bitişi ve okula dönüş” dramını hatırlattığı için okulların açılma zamanı çocuğu olmayanları bile olumsuz etkileyen bir zihin ayarıdır.

Evet, sıcaklık ve ışığın azalması da hafife alınamayacak kadar can sıkıcı olabiliyor. Sabah karanlığında kalkıp işe gitmenin düşüncesi bile korkutucu mu geliyor? Belki plaj partileri, akşam yemekleri, teras kahvaltıları  ve gezilerle dolu bir yaz geçirdiniz. Ama Ağustos ayının sonuna doğru sizi yoklamaya başlayan serin sinyallerin sizi korkutmasına izin vermeyin sakın.

Çünkü rutinlerinize geri dönmeden önce zihninize, bedeninize ve ruhunuza dikkat etmek için işleri biraz yavaşlatmanız da önemlidir. Zihnimize, bedenimize ve ruhumuza dikkat etmek nasıl mı olur?  Bunların herhangi birine yapacağınız yatırım bile her biri için gözlemlenebilir  etkiler yaratacaktır. Önümüzdeki birkaç hafta boyunca, yaz güneşinin son ışınlarından istifade ederken, bazı aktivitelerle rahatlayıp  yenilenmeye hazırlanın.

Öncelikle farklı düşünün 

Olumsuz düşünceleri  olumlu düşüncelere dönüştürün. Yazın bitişine odaklanmak yerine güzün güzelliğinin, dinginliğinin, renkli yaprakların, yağmurun ve rüzgarın tadını çıkarmaya bakın.

Çıtırdayan ateşin karşısında kahve içip bir şeyler okumak için şömineye ihtiyacınız yok mesela tv de şömine görseliyle desteklenen müzik kanallarından ruh halinize uygun olanı bulup kendinize fon yapabilirsiniz. Eksiği, ısı vermemesi ama inanın sıcaklık hissediliyor…

Sonbaharda  sinemalara yeni filmler de gelmeye başlar. Kucağınızda mısırınızla içine dalabileceğiniz güzel hikayeler bulabilirsiniz. Sonra, sahilde, parkta ya da şehirde sıcaktan bunalmadan yürüyüşler yapabilirsiniz. Bu yürüyüşlerin hatta hafif tempolu koşuların endorfin (Hani şu depresyonu dizginleyip mutluluğu arttıran hormonun) salgılanmasını sağladığını artık bilmeyen yok.

Güz den keyif almak ve yazı uğurlamanın hüznünden kurtulmak adına yapılacak birçok şeyden biri de izin günlerinizden arta kalanları  değerlendirmek. Mesela dostlarınızla ya da hoşunuza gidiyorsa tek başınıza kısa yolculuklar planlayabilirsiniz. Geziye gidemiyorsanız gezintilere çıkın.  Sevdiğiniz mekanlara uğrayıp bir şeyler için, alışveriş yapın ve elbette kişisel bakım yaptırın.

Saydıklarımın çoğu öncelikle ruhunuzu besleyecek. Böylece zihninize ve bedeninize de keyifli dokunuşlar yapacak etkinlikler. Peki ama kişisel bakım diye bildiğimiz ve bedenimizi şımartmak yoluyla zihnimize ve ruhumuza iyi gelen dokunuşlar hangileri?

Deniz, kum ve güneş bir yandan bedenimizi okşarken diğer yandan hırpalıyor.  Yaz yaklaşırken yaptığımız diyetleri de yaz boyunca sürdürmek pek mümkün olmuyor. Cildimizde, saçlarımızda, tırnaklarımızda yaz yorgunluğunu gözlemlemek zor değil. Ah, evet, yaz yorgunluğu. Yaza hoşça kal demenizi kolaylaştıracak bir isim tamlaması değil mi? Öyleyse sonbahara girerken bedenimizi nasıl dinlendirebiliriz bir bakalım..

Merhaba Sonbahar
İsterseniz kendinizi bir güzellik merkezinin ehil ellerine bırakın isterseniz kendi bakımınızı kendin yapın. Hatta kendiniz yapacaksanız birkaç kız arkadaşınızla birlikte bunu “Sonbaharı selamlama ritüeli” ne bile dönüştürebilirsiniz. Bu arada bedeninizi dışarıdan yenilemeye ve tazelemeye çalışırken içerden de temizlemek önceliğiniz olmalı!

Detoks zamanı
Biraz araştırınca rahatlıkla bulacağınız birbirinden lezzetli tariflerle arınmaya başlayın. Meyveler, sebzeler ve yeşilliklerle kendinize nefis tarifler hazırlayabilirsiniz.

İçerde başlayan arınmayı dışarıdan da desteklemek için ikinci adım cilt bakımı. Cildinizi önce temizleyip arındıran, sonra ölü deriden kurtaran ve sonunda kaybettiği nemi geri kazandıran kürlerden size uygun olanlarını belli bir süreklilikle uygulamaya çalışın.

Bir diğer bakım işlemi de saçlarınızı yenilemek. Kırılan uçları kestirdikten sonra saçlarınızı da nemlendirmeniz ve canlandırmanız gerek. Yağlanıyor diye de saçınızı her gün yıkıyorsanız uzmanlara göre hata yapıyorsunuz! Çünkü saç derinizdeki koruyucu tabakayı aşındırıyorsunuz. Yapmayın!

Yaz boyunca birçok kez oje sürüp sildiniz, değil mi?
Bakın, ojeler ve aseton yüzünden tırnaklarınız da yaz yorgunluğundan payına düşeni almış demek. Kırılmaya, soyulmaya ve sararmaya başlamış da olabilir.  O zaman tüm  tırnaklarınızı, temizletip nemlendirme zamanı.  Hatta ojelere de yansıyan sonbahar/kış modası dikkatinizi çekene kadar tırnaklarınızı ojeden uzak tutup dinlendirmek de kötü fikir değil.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.