Esnaf lokantasında içtikleriniz kadar lezzetli tariflerden birisi olacak. Şifa niyetine afiyetle için bu tarifimizi. Lokanta usulü tavuk çorbası tarifi artık siz de evinizin mutfağında sevdiklerinize pişirebilirsiniz. Şimdiden afiyet, bal, şifa olsun diyoruz.
Pirinçleri yıkamadan kullanırsanız, içindeki nişasta çorbanıza daha yoğun bir kıvam verecektir. Bu aşamada tercih sizin, biz yıkamadan kullandık.
Lokanta Usulü Tavuk Çorbası Tarifi Nasıl Yapılır?
Tavuk göğüslerini yıkayın ve derince bir tencereye koyduktan sonra, üstüne 8 bardak su ilave edin ve kaynamaya bırakın.
Tavuklar iyice pişene dek yaklaşık 20 dakika pişirin.
Tavuklar piştikten sonra ocaktan alın, etleri içinden çıkartın ve didikledikten sonra bir kenarda bekletin.
Bir başka tencereye tereyağı ile zeytinyağını alın ve bir kaşık unu kokusu çıkana dek kavurun.
Ardından tavuğu haşladığınız suyu ekleyin, karıştırın ve su kaynamaya başlayınca içine pirinçleri ekleyin.
Pirinçler pişerken, terbiyesi için gereken tüm malzemeleri bir kaba alın ve güzelce çırpın.
Pirinçler yumuşayıp, tencere tekrar kaynamaya başlayınca, tenceredeki kaynar çorbadan bir kepçe alın ve hazırladığınız terbiyeye sürekli karıştırarak ilave edin.
Daha sonra bu terbiyeyi, hızlı ve sürekli bir şekilde karıştırarak tencereye ekleyin.
Didiklediğiniz etleri ve tuzla karabiberi de ekledikten sonra, tekrar kaynamaya başlayana dek karıştırarak pişirin ve ardından altını kapatın.
Bir servis tabağına alın ve üstüne tereyağında kızdırdığınız biberi gezdirerek servis edin. Afiyetler olsun!
İçerdiği protein, lif, karbonhidrat, C ve B vitaminleri, omega 3 ve omega 6 gibi çoklu yağ asitleri bakımından zengin Pitaya meyvesi ‘süper yiyecek’ olarak nitelendiriliyor.
Pandemi sürecinde özellikle bağışıklığı güçlendirmesi nedeniyle pek çok ülkede tüketimi artan Pitayanın özelliklerini paylaşan Beslenme ve Diyet Uzmanı Ahmet Kaya, “Ejder meyvesi olarak da bilenen Pitaya, içerdiği vitamin ve mineraller nedeniyle vücut sağlığı açısından birçok fayda sağlıyor. Pitayada bulunan Pinen, ilaçlarda mukoza söktürücü olarak yer alıyor ve akciğer temizliğinde büyük rol oynuyor. Bu özel meyve metabolizmayı hızlandırarak metabolik yaşı geri sardırıcı etki yaratıyor. Pitaya içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde tüketilmesi gereken besinler arasında” şeklinde konuştu.
Son yıllarda beslenme uzmanları tarafından ‘süper besinler’ olarak adlandırılan meyve ve sebzelere bir yenisi daha eklendi. Halk arasında ejder meyvesi olarak bilinen Pitaya meyvesi içerdiği protein, lif, karbonhidrat, C ve B vitaminleriyle doğal gıda desteği görevi görüyor. Omega 3 ve Omega 6 gibi doymamış yağ asitleri de barındıran Pitayanın bağışıklık sistemini güçlendirdiği, içerdiği Pinen maddesi ile de solunum sistemimizde biriken katran ve toksin oluşumlarını çözdüğü biliniyor.
Meyvenin özellikle pandemi sürecinde tüketilmesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ahmet Kaya, “Pitaya yüksek C vitamini oranı ile bağışıklık sistemini güçlendirirken, Pinen ile de solunum sistemini temizliyor. Pandemi sürecinde hastalıklardan korunmak, kendini daha iyi hissetmek isteyenler için Pitaya, doğal bir çözüm sunuyor. Metabolizmayı hızlandırarak metabolik yaşı geri sardırıcı etkisi de var.” ifadelerini kullandı.
‘YÜKSEK İÇERİĞİNDEN DOLAYI AŞIRI TÜKETİLMEMELİ’
Pitaya meyvesinin içeriğine ilişkin bilgi veren Beslenme ve Diyet Uzmanı Ahmet Kaya, “Ejder meyvesi, protein, lif ve karbonhidrat bakımından bir hayli zengin bir meyvedir. C ve B vitaminlerini de içeren meyve, aynı zamanda Omega 3 ve Omega 6 gibi çoklu doymamış yağ asitlerini de barındırır. İçeriğindeki bolca C vitamini ile bağışıklık sistemini güçlendirirken yüksek kalsiyum miktarı ile de kemik gelişimine destek olur. Kan basıncını düşürme özelliğine sahip olan ejder meyvesi, yüksek tansiyon riskini önler. Likopen içeren bu meyve, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini de düşürür. Beslenme ve diyet listelerinde porsiyonuna uymak kaydıyla tüketimine müsaade edebiliyoruz. Bu özel meyvenin 1 porsiyonu yarım pitaya olarak kabul ediliyor. Tüketirken mutlaka porsiyon kurallarına uymak gerekir. Çünkü meyveler içeriğinde barındırdığı fruktozdan ötürü, aşırı tüketilmesi halinde kilo artışına vesile olabilir” bilgilerini paylaştı.
‘PİNEN İLE AKCİĞERLERİ TEMİZLİYOR’
Pitayanın içerdiği pinen ile solunum yolunu temizlediğini açıklayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Kaya,“Pitaya meyvesi içinde barındırdığı Pinen maddesi ile akciğerdeki katran ve toksin oluşumlarını çözüyor. Omega 3 ve Omega 6 gibi çoklu doymamış yağ asitleri bakımından zengin olan meyve, hücre yenilenmesini hızlandırarak, özellikle sigara içen bireylerin solunum yollarında fayda sağlıyor. Pinen maddesi pek çok mukoza (balgam) söktürücünün içeriğinde bulunuyor. Ejder meyvesiyle hem toksinleri temizleyebilir hem de hücre yenilenmesini hızlandırabilirsiniz” dedi.
YERLİ ÜRETİM PİTAYA KULLANILIYOR DÜNYAYA İHRAÇ EDİLİYOR
Yüksek miktardaki yerli üretim ve Ar-Ge çalışmaları, pitayanın inovatif ürünlere dönüşmesini sağladı. Girişimci Osman Özcan Kılıçaslan tarafından geliştirilen ejder meyveli macun iç ve dış pazarda yoğun talep görüyor. Ejder meyvesinden üretilen zengin karışımlı macunun Türkiye’de bir ilk olduğunu belirten Kılıçaslan, “Uzun uğraşlar sonucu ortaya çıkardığımız pitaya macunu iç ve dış pazarda yoğun talep görüyor. Amacımız; yüksek ihracat rakamlarına ulaşarak Türkiye ekonomisine katkı sağlamak” şeklinde konuştu.
Doğalgaz faturalarınızın yüksek gelme nedeni yanlış kombi seçiminiz olabilir. Konu hakkında bilgi veren ISOMER Isıtma Soğutma Merkezi Genel Koordinatörü İlgin Eray, “Türkiye’de yılda 1 milyon yeni kombi satılıyor. Yanlış mühendislik hesapları sebebiyle vatandaşlara ihtiyacın üstünde çalışan ve yüksek tüketime neden olan kombiler satılıyor. Bu da beraberinde fazla doğalgaz tüketimi getiriyor. Yanlış mühendisliğin bedeli faturaya yansıyor.” dedi ve doğru kombi seçiminin ipuçlarını anlattı.
Yılda 1 milyon yeni kombinin satıldığı Türkiye’de yanlış mühendislik hesapları gereksiz doğalgaz kullanımına ve milyonlarca dolarlık enerji ithalatına sebep oluyor. Doğalgaz tesisatı işlemlerinde, baştan sonra yüksek mühendislik hesapları gerektiğini belirten ISOMER Isıtma Soğutma Merkezi Genel Koordinatörü İlgin Eray, “Ülkemizde yaklaşık 30 yıldır doğalgaz kullanılıyor. Konutların büyük bölümünde yıllardır yanlış kombi tercihleri yapılıyor. İhtiyacın üstünde kapasiteye sahip kombiler sebebiyle hem daha çok doğalgaz tüketiliyor hem de daha pahalı kombiler ithal ediliyor. Cari açığın önemli bir sorun olduğu ülkemizde doğru kombi ve ekipman tercihleri yapılırsa doğalgaz tüketimi düşürülebilir.” dedi.
“Yanlış kombi ve radyatörün yanı sıra yanlış boru çapı hesapları ve kapasite seçimleri tüketimi artırıyor. Mühendislik hatalarının bedelini vatandaş faturayla birlikte her ay ödüyor.” diyen İlgin Eray, şu bilgileri paylaştı: “20 kilowatt kombinin rahatlıkla yetebileceği bir konuta ısıtma endişesiyle 25 – 30 kilowatt güce sahip cihazlar takılıyor. Doğru mühendislikle buna gerek yoktur. Fazla fazla olsun düşüncesi sadece tüketimi ve ödeyeceğiniz faturayı yükseltir.”
DOĞRU CİHAZ ARALIKLI DEĞERLE ÇALIŞAN CİHAZDIR
Yüksek kapasiteli kombi kullanımının bir diğer sebebinin de musluktan akan suyu en hızlı şekilde ısıtmak olduğu belirten Eray, “Ani ısıtma için yüksek enerjiye ihtiyaç vardır. Yanlış mühendisliğin yanı sıra bir de bu sebepten yüksek kapasiteli kombiler kullanılmaktadır. Bunun da çözümü kapasite aralıklı değerle çalışan kombi seçmekten geçer. Bazı kombilerde 24/30 kilowatt yazar. Buradaki ilk değer olan 24 kilowatt, radyatöre giden suyun, ikinci değer olan 30 kilowatt ise sıcak kullanım suyunun kapasitesini temsil eder. Aslında evin ısıtılması sırasında 24 kilowattın da altında tüketim yapılır. Yeni nesil akıllı cihazlar her iki ihtiyaca göre çalışarak tüketimi düşürür. Doğalgaz tesisatı yaptırırken ya da kombi değiştirilirken buna dikkat edilmelidir.” dedi.
“ISITMA DEĞERİ KADAR KOMBİNİN POMPA KUVVETİ DE ÖNEMLİDİR”
Evin kaliteli şekilde ısıtılmasının kombiden çıkan suyun radyatörlere doğru ulaştırılmasıyla ilgili olduğunu ifade eden ISOMER Isıtma Soğutma Merkezi Genel Koordinatörü İlgin Eray, “Türkiye’de kombi kapasitesi ne olursa olsun, neredeyse hepsinde aynı güçte pompa kullanılıyor. Konutlara pompa yetersiz kalır düşüncesi ile yüksek kilowattlı kombiler takılıyor. Oysaki pompa gücü yüksek, kilowatt değeri düşük, modülasyon özellikli kombiler hem doğalgaz tüketimini azaltır hem de istenen konforu sağlar. Yetmez endişesiyle takılan büyük kapasiteli kombi sadece musluktan akacak sıcak suya katkı sağlayacaktır. Fakat doğru mühendislik minimum enerji ile maksimum fayda sağlamaktır.” şeklinde konuştu.
Ebeveynlerin karşılaştığı pek çok zorluk arasında, ergen çocuğuyla iletişimi geliştirmek listenin başında olabilir. Çocuklarınızla olan iletişim dikkate alınması gereken önemli bir faktör. Büyüyen çocuklardan yetişkin davranışları göstermesi beklenir, ancak hala çocuklar ve bu durum sizi hayal kırıklığına uğratmamalı.
Çocuklar hala yetişkin olmadıklarından ebeveynlerinin rehberliğine ihtiyaçları var. İşte ergenlik çağındaki çocuğunuzla iletişimi geliştirmek için en iyi ipuçları…
Problemlerini sorun
Çocuğunuzla iletişimi geliştirmenin en önemli adımı, gerçekleştirdikleri eylemlerin her zaman kişiliğinin bir yansıması olmadığını hatırlamaktır. Hepimiz pişman olduğumuz, yapmamamız gerektiğini bildiğimiz ve geri alabilmeyi dilediğimiz şeyler yaparız. Bununla birlikte, bu hatalar nedeniyle sonsuza kadar yargılanmak istemeyiz ve gençler de istemeyecek. Çocuğunuz onaylamayacağınız bir şey yaparsa bu durumu onlarla konuşun.
Dinleyin
Ergenlik çağındaki çocuğunuz sizinle konuşmaya çalışırken onu reddetmeyin ve sözünü kesmeyin. Uygun olmayabilir ve tartışmak isteyeceğiniz bir konu olmayabilir, ancak küçük şeylere ilgi göstermezseniz, büyük şeyler hakkında size gelmezler. Çocuğunuz sizinle aranızda ortaya çıkan bir sorunu tartışmak istiyorsa, onların bakış açısını dinleyin. Anında reddetmeden kendilerini ifade etmelerine ve dinlemelerine izin verdiğinizi bilmek, onlara saygı duyulduğunu hissettirecek ve çoğu zaman kararınızı kabul etme olasılıkları artacaktır.
Karşılaştırmayın
Hiçbir şey bir genci bir kardeşiyle veya arkadaşlarıyla kıyaslanmaktan daha fazla üzemez. Tüm çocuklar birbirinden çok farklıdır. Karşılaştırma yaparsanız kardeşler veya arkadaşlar arasında kızgınlık yaratıp, ilişkilerini zedeleyebilirsiniz. Özellikle de kardeşler arasındaki herhangi bir karşılaştırma, sevginiz için rekabet etmelerini sağlar ve bu da yalnızca zararlı olabilir.Anne babalar dikkat! Ergenlerde çevrimiçi kumar bağımlılığına ilgi arttı
Kimliklerini bulmalarına izin verin
Herkes mükemmel insan imajına sahip olsa da elbette kusurları olabileceğini unutmayın. Yarışmacı ebeveynlere bakıp, sizde aşırılıklara kaçmayın. Nefret ettikleri ve onaylamadıkları bir şeyi yapmaya zorlamayın. Kendilerine veya başkalarına zarar vermedikleri sürece, kendi yollarını açmalarına ve kendi kişiliklerini bulmalarına izin verin.
Hayır demeyi bilin
Çocuğunuzla iletişiminiz ne kadar iyi olsa da hayır demeyi de bilmelisiniz. Bazı konularda kararlı olduğunuzu çocuklarınıza göstermelisiniz. Hayır derken, ‘ben senin annenim, ne dersem o olur’ amacıyla söylemeyin ve çocuğa da böyle hissettirmediğinize emin olun.
Çocuklarınızı sıkmayın
Çocuğunuzun yanında televizyonda şiddet içeren bir sahne, cinsel içerikli bir sahne veya küfürlü bir sahne gördüğünüzde garip hissedebilirsiniz. Kanalı değiştirmeyin ve çekinmeyin. Çünkü iletişim söz konusu olduğunda bunu yapmak daha kötüdür. Bunlara elbet maruz kalacaklar ve bu konularda sizinle rahatlıkla konuşabilmeliler.
Pandemi döneminde zor günler geçiren sinema işletmecilerinin, Türkiye’nin en önemli sinema portallarından biri olan Sinemaport Ödülleri ile yüzü güldü. Sektöre hareket getiren Sinemaport Ödül Töreni pandemi nedeniyle online olarak gerçekleşti.
Gupse Özay’dan, Aras Bulut İynemli gibi ünlü isimlerin başarılarının ödüllendirildiği ödül töreninde Sinema İşletmecileri tarafından “En güvenilir Sinema Kadın Yönetici” ödülü Cj Entertainment Turkey Dağıtım Direktörü Mengü Atasağun Cengizhan’a gitti. Kadın olarak böyle bir ödüle layık görülmenin gururunu yaşadığını belirten Atasağun, “Sektörümüzün yaşadığı sıkıntılı günler, bu tarz ödüllerle biraz olsun her birimize çok iyi geldi. Sinemamız eski günlerine en kısa sürede geri dönecek. Çok heyecanlıyız” diye konuştu.
“Dijital platformlar sinemanın yerini tutamaz”
Yayınlanan genelge ile 1 Mart’ta açılacağı duyurulan sinemalar ile ilgili konuşan Atasağun, “Dünyada olduğu gibi ülkemizde de özellikle eğlence sektörü çok etkilendi. Ancak beyaz perdemiz bu zorlu günlerin ardından kapılarını açacak. Sinemaseverlerle bu günlerin acısını çıkaracak ve film izleme keyfini sonuna kadar yaşayacağız” dedi. Pandemi döneminde dijital platformlara yönelen sinemaseverlerin, bugünlerin sonunda eski ilgisiyle sinemaya yöneleceklerini belirten Atasağun, “Dijital platformlar sinemanın yerini tuttu gibi gözüküyor ancak bunun sebebi sinemaların kapalı olması. Normalleşmeye başladığımızda sinema izleyicisinin tercihini nasıl değiştireceğini göreceğiz. Dijital platformlar sinemanın yerini tutamaz “dedi.
En iyi Sinema Filmi 7. Koğuştaki Mucize
Yaklaşık 1 milyon kişi tarafından oylanan Sinemaport ödüllerinde en iyi film kategorisinde ödül 7. Koğuştaki Mucize filmine giderken, En iyi Erkek Oyuncu ödülü de bu filmle Aras Bulut İynemli’ye gitti. En iyi Kadın Oyuncu Gupse Özay olurken En iyi Dizi Ödülü Çukur dizisine gitti. En iyi jenerik müziği ise Ramiz Bayraktar’ın imzasını taşıyan Güldür Güldür’e gitti. Ödül törenin en dikkat çeken ödülleri ise, “Sinema işletmecileri tarafından seçilen en güvenilir yönetici seçimleri oldu.
1. SİNEMAPORT ÖDÜLLERİ KAZANANLARI
En İyi Kadın Sinema Oyuncusu: GUPSE ÖZAY En İyi Erkek Sinema Oyuncusu: ARAS BULUT İYNEMLİ En İyi Kadın Dizi Oyuncusu: NESLİHAN ATAGÜL En İyi Erkek Dizi Oyuncusu: KEREM BÜRSİN En İyi Çocuk Oyuncu: BEREN GÖKYILDIZ En İyi Çıkış Yapan Kadın Oyuncu: AHSEN EROĞLU En İyi Çıkış Yapan Erkek Oyuncu: TANER ÖLMEZ En İyi Sinema Filmi: 7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE En İyi Dizi: ÇUKUR En İyi Komedi Filmi: ELTİLERİN SAVAŞI En İyi Romantik & Duygusal Film: MUCİZE 2: AŞK En İyi Korku Filmi: ARAF 4 MERYEM En İyi Yönetmen: CEM KARCI En İyi Senarist: SERDAR ÖZÖNALAN En İyi Oyuncu Menajeri: SELMA SEMİZ En İyi Film Yapım Şirketi: TAFF YAPIM En İyi Dizi Yapım Şirketi: AY YAPIM En İyi Prodüksiyon Şirketi: 25 FİLM En İyi Sinema Salonu: CINETIME En İyi Film Müziği: MASAL ŞATOSU: SİHİRLİ DAVET En İyi Jenerik: GÜLDÜR GÜLDÜR En İyi Tiyatro: KONUŞANLAR Onur Ödülü: DEMET AKBAĞ & CÜNEYT ARKIN En İyi Magazin Programı: SHOW TV MAGAZİN Sinema İşletmecilerinin Seçtiği Yılın En Güvenilir Sinema Erkek Yöneticisi: FERHAT ASLAN Sinema İşletmecilerinin Seçtiği Yılın En Güvenilir Sinema Kadın Yöneticisi: MENGÜ ATASAĞUN CENGİZHAN En İyi Klip Yönetmeni: AHMET CAN TEKİN Teşekkür Ödülü: BURCU BULUT
Psikiyatrik hastalıkların beyin kaynaklı hastalıklar olduğunu belirten uzmanlar, sorunların ihmal edilmesinin gelecekte daha büyük problemlere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Psikiyatrik hastalıkların tedavi edilmediği zaman işlev kaybına, toplum içerisinde sorunlara, mutsuzluğa, ailelerin bölünmesine, kişilerin akademik ve mesleki kariyerlerinin bozulmasına neden olduğunu belirten uzmanlar, sorunlara zamanında müdahalenin önemine işaret etti.
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, beyinle ilgili rahatsızlıkların nedenlerini ve hastaların neden psikiyatriste ihtiyaç duyduğunu anlattı.
Psikiyatri beynin yaşadığı sorunlara çözüm bulur
Psikiyatri uzmanlarının tıp fakültesinden mezun olduktan sonra psikiyatri ihtisası yaparak psikiyatrik hastalıklar konusunda uzmanlaşmış kişiler olduğunu hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, “Psikiyatrik hastalıklar, beyin kaynaklı hastalıklarıdır. Beyin ve bedeni tabii ki bir bütün olarak görmeliyiz. Beynin işlevleri davranışlarımızı, duygularımızı, düşüncelerimizi yönlendirirken, bunları anlarken, bunları çözümlerken bedenle bir bütün halinde yerine getiriyor. Bu işlevlerde bir sorun olduğunda, bunun birçok sebebi olabilir, genetik, biyolojik, psikolojik, sosyal, sonradan ortaya çıkan tramvatik sebepler. Bu işleyiş aksadığı zaman psikiyatrik belirtiler ortaya çıkar. Dolayısıyla bir bilim insanı olan psikiyatri uzmanı, kişinin yaşadığı öznel acının; uykusuzluk, iştah kaybı, kas ağrıları, hayattan zevk almama, hayata karşı isteksizlik, insanlara öfke duyma gibi durumların sebebini ayırt eden kişidir”dedi.
Birçok sorun beyinden kaynaklanıyor
Beynimizin bir organ olarak işlevlerinde sorun olduğunda, kendini unutkanlık, dikkat dağınıklığı, karar verme güçlüğü, sebepsiz yere üzülme, sebepsiz yere sevinme, uyku düzensizliği, iştah düzensizliği, ikili ilişkilerde sorun yaşama şeklinde gösterdiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, bu sorunların fark edilmesinin önemine işaret etti.
Psikiyatrik hastalıkların kendiliğinden fark edilmesi zor
Çoğu zaman psikiyatrik hastalıkların kendiliğinden fark edilmesinin zor olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, şunları söyledi:
“Beynimiz bizim aynı zamanda hasta olduğumuzu ya da hasta olmadığımızı, bir sıkıntımız olup olmadığını belirleyen organımız olduğundan çoğu zaman psikiyatrik hastalıkları kendiliğimizden fark etmemiz çok kolay olmuyor. Kişi kendisini organına yabancılaştırıp akciğerimde bir problem var diyebiliyor ama kendini biraz üzgün hissettiğinde ya da uykusu bozulduğunda beynimde bir sorun var, işte ben acaba sebepsiz yere mi üzülüyorum diyemiyor. Ve bazı kişiler mesela sıklıkla kaygı bozuklukları veya depresyon olgularında kendi kendilerini suçlamaya başlıyorlar. İşte ben bir şeyleri yanlış algılıyorum, ben bir şeyleri yanlış yapıyorum ya da ben kusurluyum, ben tembelim, ben beceriksizim, ben şükürsüzüm. Yani kişinin kendisinin bir kusuru olduğunu ve bu yüzden bu sıkıntıları çektiğini ya da sevilmediği için bazı problemler yaşadığını söylüyorlar.”
Psikiyatrik hastalıklar beyin hücrelerinin hastalıklarıdır
Psikiyatri uzmanlarının beyinden kaynaklanan psikiyatri hastalıklarını teşhisini ve tedavisini yaptığını belirten Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, “Çoğunlukla psikiyatrik hastalıklar, beynin hücrelerinin hastalıklarıdır. Bazı kimyasallarda dengesizlik olur, bazı hücreler arasında bağlantılarda yavaşlama ya da hızlanma olur, bazı beyin bölgeleri daha fazla bazıları daha yavaş çalışır ve böyle olduğu zamanda biz psikiyatrik belirtilerle karşılaşırız. Biz psikiyatri pratiğinde öncelikle bu problemi anlamaya çalışırız” dedi.
Hasta mahremiyeti psikiyatristin namusudur
Hastaların kimliğinin, özel bilgilerinin kendilerinin onayı olmadan ne bilimsel ne edebi ne de başka bir ortamda paylaşılamayacağını aktaran Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, hasta mahremiyetinin önemine işaret ederek “Burası mahrem bir yer. Nasıl bir göğüs hastalıkları uzmanı kişinin bluzunu çıkarttırıyor ve o kişiyi çıplak muayene etmesi gerekiyorsa, biz de insanların en mahrem konularını anlatmasını isteyerek bir nevi ruhlarına soymalarını isteriz. Böyle olunca, bu çok büyük özen göstermeniz gereken bir şeydir. Bize en acı ve en yaralı en kırılgan tarafını açan kişilerin bu özel bilgilerini saklamak bir psikiyatristin namusudur” dedi.
Psikiyatrik hastalıklar toplum içinde sorunlara yol açıyor
Psikiyatrik hastalıkların toplumda oldukça sık görülen hastalıklar olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, sorunlara zamanında müdahalenin önemine işaret ederek şunları söyledi: “Psikiyatri uzmanlarının sayısı arttıkça artık biz bu hastalıkları daha fazla tanıyabiliyoruz ve görüyoruz ki psikiyatrik hastalıklar tanınmadığı ve tedavi edilmediği zaman işlev kaybına, toplum içerisinde sorunlara, mutsuzluğa, ailelerin bölünmesine, kişilerin akademik kariyerlerinin, mesleki kariyerlerinin bozulmasına neden oluyor. Nasıl sırtınız ağrıdığında ya da başınız ağrıdığında başka bir tıp doktoruna gidiyorsanız, gene bir tıp doktoru olan psikiyatri uzmanına aynı özenle gitmeniz tüm sağlığınız ve sevdiklerinizin sağlığı açısından önemlidir.”
Pandemi döneminde pek çok işletme küçülmeye gitti, bazıları ise kapanmak zorunda kaldı. Bu süreçte hizmet sektöründe de birçok kişi işsiz kaldı. İş arayanların başvurularına 24 saat içinde cevap almalarını garanti eden mobil uygulama 24 Saatte İş, bu dönemdeki iş ilanı datalarını açıkladı.
Bu verilere göre yeme-içme, perakende gibi sektörlerde ilan sayıları hızla düşerken, sanayi, depo-lojistik tarafındaki ihtiyaçlar ciddi şekilde arttı. Mart ayından beri yaklaşık 36 bin kişinin iş bulmasına aracılık eden 24 Saatte İş’te iş bulunan sektörlere bakıldığında kargo/kurye/lojistik, satış, imalat, idari ve perakende/mağazacılık ilk sıralarda yer aldı.
Pandemi döneminde sağlıkla birlikte insanların endişe duyduğu bir diğer konu işleri oldu. Pek çok işletme küçülmeye hatta kapanmaya giderken birçok kişi de işsiz kaldı. Özellikle hizmet sektöründe yer alanlar, insanlarla birebir iletişimde olan sektörler bundan zarar görürken bazı iş kolları ise artan iş yükü nedeniyle istihdamı artırdı. Doğru iş ile doğru adayın hızlı ve efektif bir şekilde karşılaşmasının ne kadar önemli olduğundan yola çıkarak kurulan 24 Saatte İş, pandemi dönemindeki iş ilanları datalarını paylaştı. 24 saat içerisinde iş başvuruna cevap alınmasını garanti eden 24 Saatte İş uygulaması ile zorlu iş arama sürecinin pratik hale getirilmesi ve adaylara yakın lokasyonlardaki en uygun işlerin sunulması hedefleniyor.
Yeme içme sektörü ilanları düştü, sanayi, lojistik ilanları arttı
24 Saatte İş verilerine göre pandemi öncesindeki süreçte yeme-içme, perakende ve çağrı merkezleri ilanları, pandemi sonrasında ise kurye, lojistik, e-ticaret ve üretim ile ilgili ilanlar ön plana çıktı. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Gaziantep en çok ilan verilen iller olurken bölgesel olarak sektörler farklılık gösterdi. Pandemi sonrasındaki süreçte Tekirdağ ve İstanbul Hadımköy tarafında sanayii ilanları yoğunluktayken, pandemi öncesi süreçte Kadıköy, Nişantaşı, Bakırköy tarafında kafe, restoran ve satış danışmanı ilanları yoğunlukta oldu.
İlanlarda sektörel kompozisyon değişti
24 Saatte İş kurucularından Gizem Yasa, pandemi döneminin tahminleri ve beklentileri alt üst eden bir dönem olduğunu söylüyor: “İlan sayısında bu dönemde çok büyük bir değişiklik olmamasına rağmen sektörel kompozisyon değişti. Yeme, içme, perakende gibi sektörlerde ilan sayıları hızla düşerken, sanayi, depo-lojistik tarafındaki ihtiyaçlar ciddi şekilde arttı ve bu sektörlerde eleman ihtiyacı doğdu.”
24 saat içinde cevap alma garantisi
24 Saatte İş kurucularından Mert Yıldız ise, 24 Saatte İş olarak pandeminin etkilerinin görüldüğü Mart ayından beri yaklaşık 36 bin kişinin iş bulmasına aracılık ettiklerini belirtiyor. İş bulan 36 bin kişinin sektörlerine bakıldığında ilk sırada 7.112 ile kargo/kurye/lojistik yer alıyor. Ardından 5.542 ile satış, 3.891 ile imalat, 3.890 ile idari ve 3.501 ile perakende/mağazacılık geliyor. Listede öne çıkan diğer sektörler ise restoran, temizlik, teknoloji ve tanıtım olarak sıralanıyor. Sistemlerinde 90 bin şirket ve 2,5 milyon aday bulunduğunu belirten Yıldız, “Adaylar 2 dk içinde temel bilgilerini girerek hızlıca yakınlarındaki iş ilanlarına ulaşabiliyor. İşverenler de aradıkları profildeki adaylarla 24 saat içinde iletişime geçerek süreci başlatabiliyor. Hızın çok önemli olduğu günümüzde adayların günler, haftalar hatta bazen aylar süren iş arama sürecini kısaltıyor, teknolojinin gücünü arkamıza alarak iş arama sürecini adaylar için pratik ve keyifli bir hale getiriyoruz” diyor.
24 Saatte İş hakkında
24 Saatte İş, doğru iş ile doğru adayın en etkin ve hızlı biçimde eşleşmesinin ne kadar önemli olduğundan yola çıkarak 2017 yılında kuruldu. Teknolojinin gücünü arkasına alarak iş arayanların başvurularına 24 saat içinde cevap almalarını garanti eden bir mobil uygulama olan 24 Saatte İş, iş arama sürecini adaylar için pratik ve keyifli bir hale getiriyor, belirsiz süreçleri ortadan kaldırıyor. Adaylar CV oluşturmadan, 1 dakikada doldurabilecekleri profil ile en yakın, en uygun işlere başvurabilirken, işverenler ise çalışan adaylarının başvurularını hemen değerlendirip görüşmelere başlayabiliyor. Kısa sürede 2.5 milyondan fazla aday ve 90.000 şirketi bünyesine katan, 220.000’den fazla adayın iş bulmasını sağlayan 24 Saatte İş, hızla büyümeye devam ediyor.
Türkiye’nin köklü firmalarından ve pazarının öncülerinden olan Karaca, sektörün sevilen markalarından Homend ile işbirliğine imza attı. Karaca bundan böyle, hayata hizmet etme misyonuyla küçük ev aletleri pazarına sunduğu, müşterilerinin kalbini kazanan ürünlerin yanı sıra, satış sonrası hizmetleriyle kısa sürede sektörde farklılaşan Homend’i tüketicilerle buluşturacak.
Türkiye’de ilkleri gerçekleştirerek sektörün lider markası olmaya devam eden Karaca, Karaca Home, Emsan, Jumbo, Weimar ve CookPlus olmak üzere perakende, toptan, yurt dışı, franchise ve online satış kanallarıyla yurt içi ve yurt dışında 30’dan fazla ülkede her sene büyüyerek faaliyetlerine devam ediyor. Karaca şimdi de dünyada 10’dan fazla ülkede, Türkiye’de 1000’den fazla satış noktasıyla Homend ürünlerinin tüketicilerle buluşmasını sağlayarak, özgün fonksiyonel çözümler ve anlamlı yeniliklerle hayata hizmet eden markanın, dünya markalarından biri olma yolunda stratejik ortağı ve destekçisi olacak.
Homend’in Karaca ile birlikte sektöre farklı bir canlılık getireceğine inandıklarını söyleyen Homend’in marka stratejisinden de sorumlu olan Karaca Grup Marka Direktörü Dilek Terliksiz şu bilgileri verdi: “Yaklaşık 10 yıldır küçük ev aletleri pazarında olan, ürünlerinin sunduğu deneyimle fark yaratarak kısa sürede tüketiciler tarafından aranan bir marka haline gelen Homend, artık Karaca ile birlikte faaliyetlerini sürdürecek. Bir tarafta, sunduğu katma değerli, yenilikçi ürünleriyle Türkiye’de kategorisinin Lovemark’ı Karaca, diğer tarafta kendine özgü tasarım ve marka diliyle, kalite ve performans gözeten Homend var. Hem Türkiye pazarında, hem global pazarda farklı kitlelere ve ihtiyaçlara, farklılaşan ürünleriyle cevap veren iki dinamik markayla pazardaki tüm boşlukları doldurmayı hedefliyoruz. Bu işbirliği ile pazarda dengelerin değişmeye başlayacağını düşünüyoruz.”
Homend’in gerek tasarımları, gerekse inovatif ürünleri ile insanı merkeze koyan yaklaşımının, Karaca’nın vizyonu ile örtüştüğünü aktaran Terliksiz, bu açıdan bakıldığında 2 markanın oluşturacağı sinerjinin tüm sektörde kendini hissettireceğini ve bunun da pazarın gelişimine katkı sağlayacağına inandıklarını belirtti. Dilek Terliksiz sözlerine şöyle devam etti: ‘’Homend mutlu, keyifli ve yaratıcı yönü kuvvetli bir hayata hizmet eden elektrikli ev aletleri geliştirmeye devam edecek. Elektrikli ev aletleri dünyasında yeni ihtiyaçlar fark ederek alışılmış standartları ve kabulleri değiştirme misyonuyla, Homend’e özgü, anlamlı yenilikler geliştirmeyi sürdüreceğiz. Dileyen herkes www.homend.com.tradresinin yanı sıra, Karaca Grup satış noktaları, önde gelen online pazaryerleri ile teknoloji mağazalarından Homend ürünlerine ulaşabilir.”
Homend, form kadar fonksiyona da önem vererek, tasarıma olan bakış açısını sade ama basit olmayan, yalın ama yavan olmayan bir güzellik anlayışı olarak ortaya koyarak mutfaktan, kişisel bakıma kadar evle ilgili birçok kategoride ürün geliştiriyor. Kuruluşundan bu yana aldığı 2 faydalı model 3 patent, 5 endüstriyel tasarım tescili, 3 adet uluslararası tasarım ödülü ile küçük ev aletleri pazarında Homend, satış sonrası servis hizmetlerinde ise sektörün en iddialı ve öncü firması olarak tüketicilerin gönlünü kazandı.
Karaca Hakkında:
Karaca Grup; çatısı altında bulunan Karaca, Karaca Home, Emsan, Jumbo, Cook Plus ve Homend markalarının yer aldığı mağazacılık ağı ile, 269 mağaza ve 2.500’ün üzerinde satış noktası ile tüketiciye ulaşmakta. 2014 yılında başlayan yurtdışı hikâyesine ise bugün 16 ülkede mağazaları, 28 ülkede ihracat ile devam ediyor.
“Paylaşacağımız çok şey var” sloganını ürünlerine de yansıtan marka, katma değerli ürünler sunarak insanların sevdikleriyle paylaşacağı anları çoğaltmak için ilham veriyor. Sofra, mutfak, küçük ev aletleri ve ev tekstili kategorilerinde inovasyondan ve tasarımdan gelen gücünü kültür mirasına sahip çıkmak için de kullanan marka, şefler, sanatçılar, kanaat önderleri ve kültür kurumları ile bir araya gelerek güncel koleksiyonlar üretiyor. Sosyal sorumluluk çalışmalarında Unicef ile iş birliği yapan Karaca, hayatın her alanına değer katan ürünleri ve projeleri ile adından söz ettirmeye devam ediyor.
Homend Hakkında:
Homend 2010 yılında küçük ev aletleri pazarında insanların yaşam kalitelerini yükseltmeyi hedefleyerek yola çıkan, tüm operasyonlarında merkezine insanı alan bir marka. Bugün yenilenen Homend’in kuruluşundaki yapıtaşlarını koruyarak, “sektörün özgün çözümler sunan karakteristik markası olma” vizyonu ve “insanların kendi hayatlarında henüz dile getirmedikleri eksikleri fark etmek ve bunları iyileştirme alanlarına dönüştürmek” misyonuyla faaliyetlerine güçlenerek devam ediyor.
Özgün çözüm ve anlamlı yeniliklerle hayata hizmet eden Homend, kuruluşundan kısa bir sure sonra, dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan Red Dot Design Awards’dan üç ödül birden alarak önemli bir başarı sağlamıştır. Üretiminde sağlıklı malzemeler kullanılan, düşük enerji harcayan ürünler geliştirmeye öncelik veren Homend markalı 100’den fazla ürün bulunmaktadır.
İsviçre’de biyoteknoloji araştırmalarının kalbi olan Sion’da bulunan araştırma laboratuvarında, sayısız teknolojik gelişmeden yararlanarak eşsiz içerikli ürünler geliştiren La Colline, kadınlara sofistike bir cilt bakımı vadediyor.
La Colline’in, mükemmellikten ve verimlilikten asla ödün vermeyen ürünleri arasında Cell White ailesinin yıldız üyesi White Regenerating Collagen Mask, pürüzsüz kıvamlı Absolute White Night Cream, sıkılaştırıcı etki isteyen kadınların favori ürünü Advanced Vital Night Elixir İki Fazlı Cilt Serumu, yorgunluk izlerinin silinmesine yardımcı olan Cellular Vital Eye Mask, lifting ve kırışıklık azaltıcı etkisiyle ön plana çıkan Cellular Matrix Cream, çevre kirliliğine ve strese maruz kalan tüm ciltler için geliştirilmiş Swiss Riviera Global Anti Pollution Emulsion yer alıyor.
Güvenli, verimli ve rafine cilt bakımı konusundaki ününü katlayarak artıran La Colline’nin cilt bakım ürünleri, Boyner mağazaları ve boyner.com.tr’de cildine ve bakımına önem verenlerle buluşuyor.
White Regenerating Collagen Mask
Cildi doğal parıltısına kavuşturarak, renk tonunu eşitleyen ve benzersiz bir cilt bakım ritüeli sunan Cell White ailesinin yıldız üyesi White Regenerating Collagen Mask, kolajenin gücünü ve La Colline’in özel içeriklerini bir araya getiriyor. Benzersiz içeriği sayesinde iki aşamalı bir bakım olan anti-aging ve aydınlatmayı bir arada sunan White Regenerating Collagen Mask anında gözle görülür, kalıcı sonuçlar veriyor.
White Regenerating Collagen Mask: 3.620 TL
Absolute White Night Cream
Cell White serisini hayatlarının merkezine alan kadınların tercihi pürüzsüz kıvamlı Absolute White Night Cream, içeriğindeki konsantre LUX-Factor sayesinde cildi besliyor ve aydınlatıyor. Gece boyunca yaşlılık lekelerini hafifletmeye yardımcı olan Absolute White Night Cream, cilde daha parlak ve renk tonu eşitlenmiş bir görünüm sağlıyor.
Absolute White Night Cream – 1.430 TL
Advanced Vital Night Elixir İki Fazlı Cilt Serumu
Advanced Vital Cellular Night Elixir, sıkılaştırıcı etki isteyen kadınların favori ürünleri arasında yer alıyor. Seruma kıyasla aktif içeriklerin daha yoğun olduğu Advanced Vital Night Elixir İki Fazlı Cilt Serumu, canlılığa ihtiyaç duyan ciltleri yağlılık hissi vermeden, yatıştırırken aynı zamanda cilt dokularını onarıyor ve yeniliyor.
Advanced Vital Night Elixir İki Fazlı Cilt Serumu 2.675 TL
Cellular Vital Eye Mask
Yorgunluk izlerini silerek, istenmeyen ton farklılıklarının giderilmesine yardımcı olan Cellular Vital Eye Mask, göz altlarının aydınlık bir görünüme kavuşmasını sağlıyor. Anti-aging etkili Cellular Vital Eye Mask, göz çevresini günlük stres faktörlerine karşı koruyor. Tazeleyici formülündeki gülsuyu ve peygamber çiçeği özleriyle rahatlatıcı bir etki yaratıyor.
Cellular Vital Eye Mask – 1.330 TL
Cellular Matrix Cream
La Colline Matrix R3 ürün ailesinin yeni üyesi Cellular Matrix Cream, lifting ve kırışıklık azaltıcı etkisiyle ön plana çıkıyor. Elastikiyet ve sıkılık sağlayan tatlı badem proteinleri ile güçlendirilmiş içeriğe sahip Cellular Matrix Cream, ayrıca içeriğindeki hafif matlaştırıcı mikrosferler sayesinde her mevsim cildinizi yormayacak bir kullanım sağlıyor.
Cellular Matrix Cream – 1.495 TL
Swiss Riviera Global Anti Pollution Emulsion
Bu özel ürün, kadın ya da erkek fark etmeksizin tüm yaş gruplarını kapsayacak şekilde, çevre kirliliğine ve strese maruz kalan ciltler için geliştirildi. Yeni ideal cilt bakım rutininiz olmaya aday Swiss Riviera Global Anti Pollution Emulsion, içeriğinde bulunan CMAGE® Complex sayesinde hava kirliliğine karşı cildi koruyor. Cildin ihtiyacı olan suyu korurken, onu tazeliyor ve nefes almasını sağlıyor. Bitki özlerinin antioksidan etkisi sayesinde dengeli ve yatıştırıcı bir etki sağlıyor. Cildi derinlemesine nemlendirirken, genç ve güçlü yapısını da koruyor.
Swiss Riviera Global Anti Pollution Emulsion – 1.130 TL
Daha genç ve sağlıklı bir cilde kavuşmak isteyenlerin vazgeçilmez cilt bakım markası La Colline’in ürünleri Boyner mağazalarında ve boyner.com.tr’de yer alıyor.
Doğtaş İmzalı Yeni Matilda Koltuklar, Tarz ve Uyumun Aşkını Yeniden Yorumluyor.
Doğtaş’ın zarif yorumlarıyla fark yaratan tasarımları; Sevgililer Günü’nü evinde aşkla kutlamak isteyen çiftlere romantik bir ambians vadediyor.
Modern çizgiler, Matilda oturma grubunda üst düzey konforla buluşarak, salonunuzu içinde bulunmaktan mutluluk duyacağınız bir yaşam alanına dönüştürüyor. Spor-lüks tarzı, ince bir zevkle yansıtan Matilda koltuk takımında göze çarpan iddialı detaylar, şık aksesuarlarla kombinlenen oturma alanlarına sıcaklık katıyor. 3’lü koltuk, 2’li koltuk ve berjerden oluşan Matilda koltuk takımında, ahşaba eşlik eden siyah ahşap baza ve siyah metal ayaklar, gold veya krom renkte metalik pabuçlarla tamamlanıyor.
Doğtaş, EvindeGör uygulamasının da aktive olduğu www.dogtas.com sitesi üzerinden sağladığı online alışveriş imkanıyla, tarz ve uyumun aşkını evlerinize taşımaya devam ediyor.