Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 124

    Sıla ve Yalın, Yılbaşı Gecesi Sürpriz Bir Konser ile Evlere Konuk Oluyor.

    0
    Sıla ve Yalın, Yılbaşı Gecesi Sürpriz Bir Konser ile Evlere Konuk Oluyor.

     Son dönemde sosyal medyada yaptıkları düetlerle adlarından söz ettiren Sıla ve Yalın, yılbaşı gecesi sürpriz konser ile evlere konuk oluyorlar.

    Pepsi’nin katkılarıyla 1 Ocak saat 00:30’da gerçekleşecek konser, Sıla ve Yalın’ın instagram hesaplarından canlı yayınlanacak.

    Yılbaşı gecesi kamera karşısına geçecek olan Sıla ve Yalın, birlikte imza attıkları ‘Ver O Zaman Gömleklerimi’ adlı düetlerini yeni yılın ilk günü hayranlarının beğenisine sunacak, birbirlerinin en sevilen şarkılarını sevenleri için seslendirecekler.

    Yılbaşı Çocuklar İçin Neden Önemli?

    0
    Yılbaşı Çocuklar İçin Neden Önemli?

    Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Muazzez Yaşbala, yılbaşının çocuklar için önemini anlattı. “Yılbaşı yaklaşırken heyecan ve umut dolu duygularla aile içinde hep birlikte yılbaşı gecesi için yapılacaklarımızı planlarız. Planlanan aktiviteler aile bağlarını güçlendirirken, çocuklarınıza vereceğiniz yaşına uygun görevler sorumluluk almalarına ve olumlu anılar biriktirmelerini sağlayacaktır.” dedi.

    “Hediyeler onlar için anlam ifade ediyor”

    Çocukların aile ile birlikte olmalarının önemine işaret eden Yaşbala, “Çocukların aile ile birlikte olmaları, evin süslenmesi, oyunlar, süprizler ve çam ağacının altına konulan merak ettikleri hediyeleri almaları onlar için önemli bir anlam.” ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Çocuk-Ergen Oyun ve EMDR Terapisti olan Muazzez Yaşbala, “Yılbaşı hazırlıkları yapılırken çocuklar ebeveynlerini model alarak bu gelenekleri diğer yaşamlarına da aktaracaklardır. Bu özel günde anne ve babalar kendilerini iyi hissettikçe, çocuklarda kendilerini mutlu ve değerli hissedeceklerdir.” sözlerini kaydetti.

    Yaşbala, “Yeni yıl hazırlıkları, çocuklar için eğlenceli ve heyecan verici bir aktivitedir. Bu dönemde ailenin tutumları ve yılbaşı kutlaması ritüelleri çocukların zihinlerinde önemli bir yer tutacaktır.” ifadelerini kullandı.

    Koronavirüs sürecinde çocuklarla birlikte neşeli ve mutlu zaman geçirmek hem çocuklara hem de ebeveynlere mutluluk ve umut verecektir. Yaşbala, sözlerinin sonunda çocuklara ve ebeveynlere sağlıklı ve mutlu yıllar diledi.

    Buharlı Temizlik Makineleri Çocuklu Aileler, Astım Hastaları ve Evcil Hayvan Dostlarının ilk Tercihi

    0
    Buharlı Temizlik Makineleri Çocuklu Aileler, Astım Hastaları ve Evcil Hayvan Dostlarının ilk Tercihi

    Kärcher’ın Türkiye Pazarlama Yöneticisi Kübra Gegin, evlerimizi virüslerden arındırmanın sanıldığı kadar kolay olmadığına dikkat çekerek “virüsler canlı mikroorganizmalar olmadığı için onları ortadan kaldırmak da zordur. Virüsleri etkisiz hale getirmek için en yaygın kullanılan ve güvenilir yöntem yüksek sıcaklığa maruz bırakmaktır” dedi. 

    Pandemi döneminde, ev hijyeni konusunda ciddi bir bilgi kirliliği meydana geldi. Birçok kişi temizlemek ile dezenfekte etmek arasındaki farkı bilmiyor. Dezenfeksiyon kavramı biliminsanları tarafından yüzeyin bakteri, virüs ve küf gibi diğer alerjen maddelerden arındırılması olarak tanımlanıyor. Bu alerjen maddeler, mikroskobik canlılar olduğu için gözle görülemiyor. Yani yüzeye baktığımızda tertemiz bir zemin görebiliriz ancak bu, zeminin dezenfekte olduğu anlamını taşımıyor. 

    Alman temizlik teknolojileri devi Kärcher’ın Türkiye Pazarlama Yöneticisi Kübra Gegin, evlerimizi virüslerden arındırmanın sanıldığı kadar kolay olmadığına dikkat çekerek  “Virüsleri etkisiz hale getirmek için en yaygın kullanılan yöntem yüksek sıcaklığa maruz bırakmaktır. Virüsler, canlı mikroorganizmalar olmadığı için onları ortadan kaldırmak da zordur” dedi. Pandemi döneminde özellikle kış aylarında, ev hijyeninin daha da ön plana çıktığına değinen Gegin, “kışın evde geçirdiğimiz süre artarken, evi havalandırma süremiz kısaldığı için kapalı ortam olan evlerimizde dezenfekfeksiyonun önemi daha da arttı” dedi. Evlerimizi en sağlıklı ve güvenilir şekilde dezenfekte etmenin yolunun buharlı temizlik makineleri kullanmak olduğunu aktaran Gegin, şu bilgileri verdi:

    “Evin en riskli bölgesi mutfakta kullanılan bulaşık bezlerinde, 360 çeşit bakteri var”

     “ATCC laboratuvarlarında yapılan test sonuçlarına göre, Kärcher buharlı temizlik makinelerinin, yüksek ısıdaki buhar basıncıyla alerjen ve mikropların yüzde 99.99’unu öldürdüğü kanıtlanmış bulunuyor. Üstelik sadece su kullanarak dezenfetke işlemi gerçekleştirdiği için, insan sağlığına da hiç bir olumsuz etkisi olmuyor. Bu özelliği nedeniyle çocuklu aileler, hamileler, astım hastaları ve evcil hayvan besleyenlerin de ilk tercihi.”

    Birçok kişinin genellikle evin bakteri ve virüs açısından en riskli bölümünün banyo olduğu düşündüğünü de söyleyen Kübra Gegin, mutfaklarımızın banyodan çok daha fazla risk taşıdığını söyledi. Mutfak tezgahlarının evde en çok kullanılan yüzeylerden biri olduğunu söyleyen Gegin, “aynı tezgahın üzerine alışveriş poşetlerini koymak, ya da marketten gelen paketlenmiş gıdaları bırakmak bakterilerin yayılmasını hızlandırıyor. Yine, bulaşık bezlerinde 360’a yakın sayıda farklı tip bakterinin yaşadığını söyleyebiliriz” dedi. Gegin, şu bilgileri aktardı:

    “Mutfaktaki ocak, fırın, aspiratör, tezgah ve daha pek çok alanda buharın gücü ile zorlu kirlerin üstesinden en sağlıklı yöntemle gelmek mümkün. Buharlı temizlik taş seramik, PVC ve laminant kaplama tüm zeminlerde maksimum hijyen sağlamanın en kolay ve etkili yöntemi. Banyonuzda duvar döşemeleri ve fayanslar, cam ve ayna yüzeyler, pencereler, armatürler, duş kabinleri, derz araları ve girintileri dahi detaylı ve derinlemesine temizlemek mümkün. Uygun aparatlar yardımı ile halı ve koltuklarınızı temizleyebilir, perdelerinizin kırışıklığını dahi açabilirsiniz. Üstelik buharlı temizlik makineleri sayesinde yüzde 80’e kadar su tasarrufu sağlanırken sadece 1 lt su ile yaklaşık ortalama 75m² alanı temizlemek de mümkün.”

    Kärcher hakkında:

    1935 yılında Almanya’da Alfred Kärcher tarafından kurulan KÄRCHER, temizlik makine, ekipman ve aksesuarlarının yanı sıra temizlik kimyasalları ve deterjanları üreten bir sanayi devidir. Kullanıcılarına 70 ülkede, 110 şirketi, 13 bini aşkın çalışanı ile KÄRCHER, bugün tüm dünyada hem profesyonel kullanıcılara hem de ev kullanıcılarına yenilikçi temizlik çözümleri sunmaktadır. Ürün geliştirmeden ambalajlamaya, üretim faktörlerinden çevreye kadar sürdürülebilir bir yönetim anlayışı benimseyen KÄRCHER, bu çerçevede tüm ürünlerinde enerji verimliliğine, daha az plastik veya alüminyum kullanımına önem vermektedir. Özellikle profesyonel segmentteki ürünleri daha az su ve elektrik tüketimi, daha az atık su üretimi, daha sessiz çalışma gibi özelliklere sahip KÄRCHER’in yüksek verimli, uygulamaya özel ve çevre dostu deterjanları ise biyolojik olarak parçalanarak atık su kirliliğini azaltmaktadır.

    Pandemi Sürecinde Yağ Aldırma Ameliyatında En Çok Hangi Bölgeler Tercih Edildi?

    0
    Pandemi Sürecinde Yağ Aldırma Ameliyatında En Çok Hangi Bölgeler Tercih Edildi?

    Covid-19 süreci, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir durağanlığa sebep oldu ve hemen herkes hareketsizlik nedeniyle belli ölçekte kilo aldı. Engellenemez bu sürecin neticesi olarak aldığımız yağları verebilmek için ise belli süre çaba sarf edeceğimiz aşikar. Pekiyi Pandemi sürecinde en fazla hangi bölgeden yağ aldık? Doçent Doktor Tayfun Türkaslan veriler üzerinde yağlanma haritası hakkında bilgiler veriyor.

    2020 yılının mart ayından beri evde kalma zorunluluğu birçok insan normalden fazla kilo almasına sebep oluşmuştur. Aynı şekilde spor salonlarının da tehlikeli oluşu da spor yapmayı zorlaştırmış ve gerekli kilo vermek için koşullar oluşamamıştır.  Amerika Plastik Cerrahi Birliği Başkanı Dr. Lynn Jeffers, “Ülke genelinde, bazı bastırılmış talepler var, İstatistiklerimiz, insanların hala ilgilendiğini gösteriyor.” Şeklinde açıklama yapmştır. Dünyanın ülkenin dört bir yanından plastik cerrahların ofislerinde yapılan anketlere göre, meme büyütme ve liposuction en yaygın prosedürlerin başında geldiği görülmüştür. Milyonlarca insan her yıl botoks enjeksiyonları ve yağ aldırma işlemi yaptırıyor. 

    Mart ve Nisan’daki katı evde kalma emirlerinin ardından, ülke çapındaki birçok hastane ve doktor ofisi, özellikle enfeksiyon oranlarının nispeten istikrarlı olduğu yerlerde, bu estetik prosedürlerini yeniden başlattı. Tüm estetik ameliyatların yanı sıra oldukça fazla rağbet gören liposuction ameliyatı da en çok yapılan ameliyatlardan oldu. Özellikle yaz aylarında azalan vaka sayıları ameliyat ve operasyon sayılarını bir hayli artırdı. 

    Ameliyat Öncesinde Ne Yapmalıyım?

    İlk adım cerrahınıza danışmaktır. Hedefleriniz, seçenekler, riskler ve faydalar ve maliyetler hakkında konuşun. Aklınızdaki tüm sorularınızı sorun. Liposuction ile devam etmeye karar verirseniz, cerrahınız buna nasıl hazırlanacağınız konusunda size talimat verecektir. Bunlar diyet ve alkol kısıtlamalarını içerebilir. Cerrahınıza, reçetesiz satılan ve bitkisel takviyeler de dahil olmak üzere sahip olduğunuz alerjileri ve aldığınız ilaçları anlatın. Ameliyattan birkaç hafta önce kan sulandırıcılar ve belirli ağrı kesiciler gibi belirli ilaçları almayı bırakmanızı önereceklerdir.

    Ameliyattan sonra ne beklemeliyim?

    Liposuction işleminiz doktorunuzun ofisinde veya bir ameliyat merkezinde yapılabilir. Yaptığınız yerin akredite olduğundan ve profesyonel standartları, güvenliği ve iyi sonuçlarıyla tanındığından emin olun. Prosedür gününde eve gideceksin. Daha sonra birisinin sizi eve bıraktığından emin olun. (Çok fazla yağ aldırıyorsanız, ameliyatı bir gecede kalabileceğiniz bir hastanede yaptırmalısınız). Liposuction işleminiz başlamadan önce doktorunuz vücudunuzun tedavi edilecek bölgelerini işaretleyebilir. Ayrıca, öncesi ve sonrası karşılaştırmaları için daha sonra kullanmak üzere fotoğraflar da çekebilirler. Daha sonra genel anestezi alacaksınız – bu, prosedür sırasında uyanık olmayacağınız anlamına gelir – veya “lokal”, yani uyanık olacağınız ancak herhangi bir ağrı hissetmeyeceğiniz anlamına gelir.

    Liposuction, yağı kalıcı olarak giderir mi?

    Günümüzde yaygın olarak kullanılan birkaç farklı liposuction tekniği varken, tüm varyasyonlar tek bir hedefe odaklanır: yağ hücrelerini vücudun hedeflenen (lokalize) bir bölgesinden çıkarmak. Tüm liposuction prosedürleri, inatçı yağları tam anlamıyla emmek için bir kanül (delikli tüp) ve aspiratör (emme cihazı) kombinasyonunu kullanır. Liposuction’ın gerçekten de vücuttaki yağ hücrelerini kalıcı olarak uzaklaştırdığına dikkat etmek önemlidir.

    Geri Yağlanma Olur Mu?

    Adolesan dönemden sonra insan vücudu yeniden yağ hücresi üretemez. Vücut dışına alınan yağ dokuları tekrar oluşturulamayacağı için yağ alınan bölgede tekrar yağ oluşmaz. Ancak genel diyet kurallarını zorlarsanız vücudunuzun diğer bölgelerinde yağlanma problemi ile karşılaşabilirsiniz.

    Astrolog Şenay Devi’den 2021 Yılı Değerlendirmesi

    0
    Astrolog Şenay Devi’den 2021 Yılı Değerlendirmesi

    Zorlu geçen 2020 yılından sonra 2021 yılında bazı belirsizliklerin devam edip etmeyeceği merak konusu… 2021 yılını merak edenler için Türkiye’nin lider uçak ve otobüs bileti sitesi Enuygun, Türkiye’nin doktoralı astroloğu Şenay Devi’nin kapısını çaldı ve koronavirüsün ne zaman hayatımızdan gideceğini, tatil planlarımızı hangi tarihlerde yapmamız gerektiğini sordu.

    Pandemi sürecinde hayatımızda öyle belirsizlikler yaşıyoruz ki, plan yapmak zorlaşıyor. Astrologlar 2020 yılının zor geçeceğini söylemişti, öyle de oldu. 2021 yılını merak edenler için Türkiye’nin lider uçak ve otobüs bileti sitesi Enuygun, Türkiye’nin doktoralı astroloğu Şenay Devi’nin kapısını çaldı ve yıldızların pandemi süreci için neler söylediğini sordu. Yeni yılda seyahatlerimiz nasıl olacak, koronavirüs hayatımızdan ne zaman gidecek, tatil planlarımızı hangi tarihlerde yapmalıyız gibi sorulara gökyüzünün rehberliği eşliğinde göz atmaya ne dersiniz?

    Pandemi ne zaman sona erecek?

    Astrolog Şenay Devi, gökyüzünün 2021 Nisan sonuna kadar pandemi ile zorlu mücadelemizin hız kesmeden devam edeceğini vurguladığını söylüyor. Devi’ye göre, yıl sonuna kadar Kovid-19 ve farklı virüslerin ortaya çıkması, insan ve hayvanların salgın hastalıklarla sınanacağının göstergesi. Ancak farklı tedavi yöntemlerinin gelişmesi, mücadelede daha istikrarlı gelişmeleri de beraberinde getirebilir ve aşılar ile ilgili beklenen sonuçların alınması 2022 yılının Kasım ayını bulabilir.

    Yeni seyahat kartları gündeme gelecek

    Astrolog Devi, yıl boyunca hava yolu seyahatleri ile ilgili pek çok değişiklikle karşı karşıya kalabileceğimizi söyleyerek, “Seyahatler eskisi gibi olmayacak. Aylardır evde olmak, çoğu insanı 2021’de bastırılmış bir seyahat dürtüsüne yöneltecek. Yeni uygulamalar, seyahat pasaportları veya sağlık pasaportlarını gündeme taşıyacak. Ülkeler, seyahat edenlerin test veya aşı durumunu gösteren yeni seyahat kartları düzenlemeye başlayabilir. Kovid-19 seyahat kartları, ticari binalar ve ulaşım merkezlerinde daha hızlı check-in yapmak için kullanılabilir. Hatta küresel seyahat için ve şehir dışı gezilerinde bile istenebilir. Testler, yeni güvenlik önlemi olacak. Herkes için riskleri azaltmak adına havalimanları, tren istasyonları gibi birçok alanda hızlı testler yaygın hale gelecek.” dedi.

    2021’de rotamız doğa

    2021’de kıymetini bugüne dek pek bilemediğimiz, doğayla iç içe seyahatlerin ön plana çıkacağını söyleyen Astrolog Devi, “Doğaya yönelik geziler, kısa tatil planları ve seyahatler 2021’in en çok tercih edilenleri arasında olacak gibi görünüyor. Denizin ve ormanın bütünlüğünü koruyan her yer daha da önem kazanacak. Butik oteller ve sağlık kampları, dağcılık ve dağ kampları bundan sonra en popüler seyahat tercihleri arasında yerini alacak.” diyor. Astrolog Devi’ye göre, 2021’de seyahat anlamında en çok ilgi görecek ülkeler ise Türkiye, Endonezya, Meksika, Yeni Zelanda, Peru ve Balkan ülkeleri… 

    Sosyalleşme aktiviteleri için Nisan sonunu bekleyin

    2020’de insanlık için diriliş ateşinin son tutulma ile başladığını ve 2021 boyunca bu ateşin harmanlanacağını söyleyen Asrolog Devi, “Hep bana, hep benim” demeyenler, biz olma bilincine erişen, başkalarının haklarına saygılı olanlar, iyilik çemberinin sorumluluğunun yüksek bilincinde yer alanlar, zorluklar ile mücadelede daha etkili olacak. Restoran, kafe, spor salonları ve bunun gibi pek çok sosyal aktivitede de yeni yapılanmalar söz konusu. Eski özgür günlerimizi arayacağız gibi görünüyor. Belirli saat ve zamanlar, yeni kurallar ile 27 Nisan 2021’den sonrası daha umut verici görünüyor.” açıklamasında bulundu.

    Yeni normal yaşam alanlarımızı, eğitimi nasıl etkileyecek?

    Astrolog Devi evden çalışma modeliyle birlikte hayatımıza giren değişikleri de şöyle yorumluyor; “Evden çalışma düzeni yaşadığımız yerleri de etkileyecek. Haksızlık ettiğimiz doğanın önemini daha iyi kavrayıp, yaşam alanlarımızı bu tarz yerlere yönlendireceğiz. Gençler teknoloji ve doğayı iş ve eğitim hayatlarında uzunca bir süre kullanmaya odaklanacaklar. Eğitim ve çalışma hayatlarımızda yıl sonuna kadar değişkenlikler ve kısıtlamalar deneyimleyebiliriz. Tüm insanlık olarak teknolojinin büyülü dünyasında kaybettiğimiz benliğimizi, teknolojiyi doğru kullanarak hayatımızı idame ettirme noktasında geliştirip kazanımlarımızı, eğitimimizi sürdürmek için kullanacağımız bir döngüdeyiz.”

    2021’de burçlara göre seyahat

    2021 yılı için burçlara göre seyahat yorumlarını da paylaşan Astrolog Devi, “Ateş grupları Koç, Aslan ve Yay’lar yıl boyunca deniz ve kara seyahatlerini, kısa ve uzun seyahatleri tercih edecekler. Kendi içsel dönüşümlerini sağlamak, hayata daha sıkı bağlanmak için ihtiyaçları olan enerjiyi doğada bulacaklar. Toprak grupları Boğa, Başak ve Oğlak’lar için karavan seyahatleri oldukça cezbedici gelecektir. Keşfedilmemiş pek çok şeyin farkına varacakları, sağlık ve detoks kamplarını tercih edecekleri tatil planlarını gerçekleştirebilirler. Su grupları Yengeç, Akrep ve Balık’lar, ruhsal olarak kendilerini bulma yolculuklarında tapınaklar, kutsal mekanlar ve dağ gezilerine yönelik aktivitelerin içinde olacakları tatil planlarını tercih edebilirler. Hava grupları İkizler, Terazi ve Kova’lar, organik tarım ve hayvancılık ile ilgilenebilme imkanı olan tatil tercihlerinde bulunabilirler. Doğanın içinde üretmek hava gruplarının en çok tercih edeceği tatil seçenekleri arasında yer alacaktır.” dedi.

    Son olarak Astrolog Şenay Devi, 2021 için gökyüzünün bizlere mesajını da şu şekilde iletiyor: “Mevlana der ki; ‘Ümitsizlik köyüne gitme, ümitler var. Karanlığa doğru yürüme, güneşler var.’ Bu ilke ile hareket ettiğimizde, hayatta şükredilecek ne denli güzellikler olduğunu fark ederek zorluklar karşısında daha duyarlı ve bilinçli bir şekilde mücadele edebileceğiz.”

    Wingie Enuygun Group Hakkında

    Wingie Enuygun Group, teknolojik gelişmelerin öncüsü olan, dijital düşünen ve kullanıcılarına en kusursuz deneyimi sunmak için çalışan seyahat odaklı bir teknoloji şirketidir. Wingie Enuygun Group, her ay en uygun seçeneklerle buluşturduğu 17 milyonun üzerinde ziyaretçisi ile Türkiye’de seyahat sektörünün online dönüşümüne yön veriyor. Hizmet verdiği alanlar arasında; uçak bileti, otel, otobüs bileti, araç kiralama, kredi ve sigorta yer alıyor. 6 milyonun üzerinde uygulama indirme ve son 3 yılda 15 milyondan fazla gerçekleşen bilet satışı ile seyahat sektöründe öncü olma özelliğini taşıyan Enuygun; 2028’e kadar dünyanın en büyük 5 online seyahat şirketi arasına girme vizyonuna paralel olarak, global markası Wingie ile 5 dilde hizmet sunuyor. 

    Bodrum, Pandemiye Rağmen Yerli ve Yabancı Yatırımcıların İlgisini Çekmeye Devam Ediyor.

    0
    Bodrum, Pandemiye Rağmen Yerli ve Yabancı Yatırımcıların İlgisini Çekmeye Devam Ediyor.

    Koronavirüsün Bodrum’a ilgiyi durdurmadığını belirten Lüks Gayrimenkul Danışmanı Şule Alp, “Bodrum son dönemin parlayan yıldızı. Bu pandemiye rağmen değişmedi. Başta gayrimenkul olmak üzere tüm sektörlerde bu süreçte projeler başladı. Farklı alanlardaki yatırımların toplam 5 milyar doları aştı” dedi.

    Bu süreçte dünyaca ünlü markaların yatırımlar yaptığını belirten Alp, “Bodrum lüks turizmin dünyadaki sayılı destinasyonlarından biri olmaya aday. Son dönemde dünyanın çok prestijli markaları tarafından otel ve restoranlar açıldı, birçok yatırım yapıldı. Bunda uluslar arası marinalara sahip olmasının da etkisi büyük” diye konuştu.Gayrimenkul liderÖzellikle yerli yatırımlarda gayrimenkulün öne çıktığına dikkat çeken Alp “Vaka yoğunluğu, apartmanlardaki gürültü, yürüyüş alanlarının azlığı, kalabalıklardan kaçmak isteme gibi nedenlerle Bodrum’daki yazlıklar normalleşmeden sonra zaten dolmuştu. Buna home office çalışma ve uzaktan eğitim de eklenenince birçok insan kışın da kalmaya karar verdi. Bu nedenle yeni gayrimenkul arayışları arttı” dedi.  

    Türkiye çapında geçen yıl Haziran Temmuz Ağustos aylarında arsa satışları, 45 milyon TL’yken bu yıl aynı dönemde 89 milyon TL’ye çıktığını aktaran Şule Alp,  “Geçen yıl haziran, temmuz ve ağustos döneminde 1.219 konutun satıldığı ilçede, bu sene aynı dönemde yüzde 83,1 artışla 2 bin 232’ye yükseldi. Üstelik artık Bodrum’un Meşelik, Dörtepe, Güvercinlik, Güllük gibi adını çok duymadığımız bölgeleri de tercih ediliyor. Merkeze uzak ama ulaşımın kolay olduğu bu bölgelerde insanlar arsa alarak ev yapmayı düşünüyorlar. Hatta bazıları prefabrik yapılar yaparak bu yılı geçirmek istiyor” ifadelerini kullandı.Yeni projeler yoldaŞule Alp, ilçede her isteğe göre gayrimenkul bulunacağını belirten Alp, “Ne istediğinize bağlı. Devlet kurumlarına, merkeze yakın olsun diyenler Bitez, Konacık gibi bölgeleri tercih ediyor. Otelde tatil yapar gibi yaşamak isteyenler Yalıkavak, Türkbükü, Gündoğan’da ev arıyor.

    Özellikle uluslararası limana sahip Yalıkavak yaz-kış hareketli” dedi.İlçede satışların devam etmesi durumunda yeni projelerin hayata geçmesinin kaçınılmaz olacağını dile getiren Alp, Bodrum’daki gayrimenkul piyasası hakkında şu bilgiler verdi: “Kreş, temizlik, deniz taksi gibi hizmetlerin bulunduğu projelerde daire fiyatları 750.000 euro’dan başlıyor 9 milyon euro’ya kadar yükseliyor.  Sadece deniz manzaralı, 2+1, 1+1 evim olsun diyenlerin de 1 milyon TL’yi gözden çıkarması gerekiyor. Kiralık evlerde ise 2+1 evler için ücretler 2500 TL’den başlıyor.  Bu ücret eşyalı evlerde iki katı. Ayrıca evin imkânlarına göre 70 bin TL’ye kadar kiralık daireler bulunuyor.”

    Yılbaşı Gecesi İçin Beslenme Önerileri

    0
    Yılbaşı Gecesi İçin Beslenme Önerileri

    2020 yılının bitimine sayılı günler kaldı. Bu yıl pandemi nedeniyle yeni yıla evlerde, çekirdek aileyle, küçük bir kutlama ile gireceğiz. Evlere kapanılan bugünlerde fiziksel aktivitenin azalması ve beslenme düzeninin olumsuz yönde değişmesinin pek çok kişiye fazla kilolar aldırdığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Bunun sonucunda da sadece fiziksel değişim değil, sağlığın bozulması ve en önemlisi bağışıklık sisteminin zayıflaması ile karşı karşıya kaldık. Biliyoruz ki virüse karşı alacağımız önlemlerden biri de vücut direncimizi güçlü tutmak. Şartlar ne olursa olsun bu süreçte bile sağlıklı beslenme ve evde egzersiz yapmak çok önemli” açıklamasında bulundu.

    Yılbaşı gecesi için çoğu kişinin tüm maharetlerini göstererek çok güzel sofralar hazırlayacağına dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Bu ziyafet ödülünü kendine vermek için rutin hayatta sağlıklı beslenmek, egzersiz yapmak ve kiloyu korumak önemli. Çünkü sadece özel günlerde biraz aşırıya kaçıyorsanız bunun bir zararı dokunmuyor. Tabii eğer beslenme ile ilişkili bir hastalığınız yoksa. Dolayısıyla kişiye özel öneriler vermek gerekir. Diyabeti olanlar, tansiyon, kalp veya böbrek hastalıkları olanlar başta olmak üzere özel beslenme gerektiren durumlar söz konusu ise dikkatli olmak gerekir. Aynı hastalık çoğu zaman kişiden kişiye de farklılık gösterebiliyor. Bu kişiler için bir günlük yanlış beslenme bile problem yaratabilir” dedi.

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, sağlıklı bireyler için yılbaşı gününe özel şu önerilerde bulundu: 

    • Kahvaltı ve öğle yemeğini hafif geçirin. Belki sadece öğle saatinde yapılan dengeli bir kahvaltı, akşam yemeğinden az önce de ceviz/fındık/badem + meyve şeklinde bir ara öğün tüketebilirsiniz.
    • Gün içinde 2 litre kadar su tüketin ki metabolizma hızlansın, bağırsaklarınız çalışsın.
    • Akşam yemeğine başlamadan yarım saat önce 2-3 çatal ev yapımı lahana turşusu tüketin. Mide asiditeniz artar ve sindirime daha hazır hale gelirsiniz.
    • Akşam menüsü olarak ana yemekte fırında pişirilmiş hindi/ et/ tavuk/ balık olabilir.
    • Antioksidanı bol olan balkabağını cevizli ve az şeker ile tatlısını yapabilirsiniz. 
    • Meyvenizi gün içinde 1-2 adet tüketmiş olun. Yemekten sonra ve özellikle geç saatte meyve önermiyoruz. 
    • Asitli ve şekerli içecekleri önermiyoruz. Sade soda ve taze sıkılmış meyve suları içebilirsiniz fakat miktarını düşük tutun. Çünkü yemekle birlikte sıvı alımı sindirimi güçleştirebiliyor.
    • Yılbaşı sofralarından bir anda kalkılmıyor, uzayan bir yemek yeme süreci oluyor. Dolayısıyla iyi çiğneyerek yavaş tüketmek bu süreyi daha iyi kullanmanızı sağlar ve sindiriminizi zorlamaz. İlerleyen saatlerde kuruyemişler, çay, kahve oyalayıcı olabilir. Kuruyemiş olarak çiğ ceviz, fındık, badem, kabak çekirdeği içi en iyi tercihlerdendir. Kestaneyi de unutmamak lazım. Lif bakımından zengin olan kestane, bağırsaklar ve kalp sağlığı için önemli. Burada miktarlara yine çok dikkat etmeliyiz. 1 küçük kâseyi aşmamakta fayda var.

    Meze ve salatalar sağlıklı hale getirilebilir

    Masaya serpilmiş meze/salata çeşitlerinin sağlıklı hale getirilebileceğinin altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Rengarenk sebzeler kullanın, mayonez ile değil sarımsaklı baharatlı yoğurt ile karışımlar yapabilirsiniz. Kırmızı pancar, avokado, turşuyu da salatalarınıza ekleyebilirsiniz, sindirim sisteminize faydalı olacaktır. Sebzelerin dışında nohut, fasulye ve yeşil mercimekle de salatalar hazırlayabilirsiniz. Sızma zeytinyağı, sirke ve limonu eksik etmeyin. Humus, piyaz gibi bakliyatlarla yapılmış soğuklarınız olabilir. Tahıllı ve unlu yiyeceklerinizi (pilav, makarna ve börek gibi) düşük porsiyonlarda tutun. Bu seçimleri yapacaksanız çorba içmeyin. Sebzeli ve fırında pişirilmiş börek nispeten iyi bir tercih olabilir. Örnek olarak pırasa böreği yapabilirsiniz. Pırasaları ince ince doğrayın. Tavada çok az sıvı yağ ile hafif kavurun. Soğuduktan sonra 2 yumurta, 1 çay bardağı yoğurt, tuz, kabartma tozu, 2 çay bardağı yulaf unu, 1 çay bardağı beyaz peynir ve istediğiniz baharatları ekleyip karıştırın. Borcama döküp fırında pişirebilirsiniz. Pırasa bağırsaklardaki probiyotikler için kıymetli bir besin kaynağıdır” açıklamasında bulundu.

    Yılbaşı gecesi yemeği aşırıya kaçıranlar için öneriler

    Yılbaşı gecesi aşırıya kaçıldığının düşünülmesi durumunda ertesi gün ve onu takip eden bir iki gün hafif beslenmenin önemli olduğunu söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Ertesi gün sabah kalkınca suyun içine 1 yemek kaşığı ev yapımı sirke ekleyip için. Kahvaltınızı geciktirin ve 1 dilim ekmeği aşmadan tam tahıllı ekmek, peynir, yumurta ve salata tüketin. Ara öğünde meyve veya smoothie tüketebilirsiniz. Detoks içeceği olarak kereviz sapı, salatalık, zerdeçal, limon ve maydanoz içeren bir karışım hazırlayabilirsiniz. Meyve olarak ananası seçerseniz ödem atmakta yardımcı olacaktır. Akşam yemeğinizi de sebze/salata, yoğurt ile sonlandırın. Yine her zamanki gibi bol su tüketin. Sindirim için rezene, papatya, melisa, ıhlamur, zencefil çaylarından yararlanabilirsiniz. Günde 2-3 kupa tüketilebilir. Bu bitkileri açıktan almayın. Poşet çay olarak güvenilir markaları kullanabilir veya eczanelerde tıbbi ve organik hazırlanmış bitki çayları bulabilirsiniz” önerisinde bulundu.

    COVID- 19 Hastaları ve Yakınlarına Motivasyon Önerileri

    0
    COVID- 19 Hastaları ve Yakınlarına Motivasyon Önerileri

    Pandemi süreci, toplumda psikolojik sıkıntıların, kaygı ve stres düzeyinin artmasına, bireylerin sosyal çevreleri ile iletişiminin bozulmasına neden olabiliyor. Yapılan çalışmalar, hastalığa dair yaşanan belirsizliğin, özellikle strese karşı savunmasız olan kişilerde yüksek risk oluşturduğunu ortaya koyuyor.

    Stres ve kaygının çok arttığı böyle bir dönemde korona pozitif bireylerin motivasyonu ise hastalığın hafif geçirilmesi açısından da büyük önem taşıyor. Çünkü endişe ve üzüntü halinde bağışıklık sistemi zayıflıyor, kişinin hastalıkla mücadele gücü düşebiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Klinik Psikolog Arzu Beyribey, covid-19 hastaları ile yakınlarının kaygı ve stres düzeylerini en aza indirmek için önemli önerilerde bulundu. 

    Salgınlar kaygı düzeyini tetikliyor

    Belirsizliği en az tolere edebilen kişiler, salgınlar esnasında diğer bireylere göre daha fazla endişe yaşamaktadır. Daha önce Sierra Leone’de keşfedilen Ebola virüs salgını hakkında yapılan çalışmalar, çok sayıda kişinin zihinsel ve psiko-sosyal problemler yaşadıklarını ortaya koymuştu. Aynı şekilde, 2009 yılında, H1N1 İnfluenza salgınında da, fiziksel bir sebebe bağlı olmayan ancak, vücutta hissedilen  (somatoform) olarak adlandırılan ağrı ve yorgunluk semptomlarına rastlanmıştı. 

    İlişkilerin, cömertliğe en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemdeyiz

    İzolasyondaki kişinin yaşadığı en önemli sorunlar; yaşadıkları durumu kabul etmekte zorlanmaları, sevdiklerinden uzak kalmaları, hastalığın getirebileceği daha olumsuz sağlık koşullarından ve işsiz kalmak gibi risklerden korkmaları, depresyon ve anksiyete riskleri ile karşılaşmaları gibi çok çeşitli bir alana yayılmaktadır. Yakınlarının, korona pozitif bireyleri anlayışla karşılamaları ve kendileri o kişinin yerinde olsalar “onlara nasıl davranılmasını isteyeceklerini” düşünerek hareket etmeleri, ilgili bireyin duygu durum bozukluğuna destek sağlayacaktır. Pandemi sürecinin ilişkilerin cömertliğe en çok ihtiyacı olan dönemlerden biri olduğunun unutulmaması gerekmektedir.

    Koronavirüse yakalanan kişinin kendi kendine, odasında gerçekleştirebileceği uygun hobi faaliyetlerine yönelmesi, meditasyon yapması, egzersiz çalışmaları düzenlemesi, yakınlarıyla mümkünse görüntülü görüşmeler ile irtibatta kalması, hislerini ve düşüncelerini paylaşması, sosyal medyayı kendini rahatlatacak belgesel, eğlence programlarını izleyecek şekilde kullanması, karantina günlerini çok daha konforlu geçirmesine destek olabilecektir.

    Yalnız yaşayanlar daha olumsuz etkileniyor

    Virüse yakalanan ve test sonucu pozitif (+) çıkan kişiler arasında en şanslıları aslında evde ailesiyle ya da aynı evi paylaştığı bireylerle yaşayan hastalar olmaktadır. Çünkü karantina sürecini evde tek başına yaşayan kişilerin kaygılarının daha fazla olduğu bilinmektedir. Virüse yakalanan kişi ateş, enerji düşüklüğü, eklem ağrıları, baş ağrıları, ishal, mide bulantısı, öksürük, boğaz ağrısı gibi fizyolojik sorunları yaşayabilmektedir. Bunlara ek olarak bir de o süreci tek başına geçiren bireylerde ister istemez kaygı düzeyi yükselmektedir. Çünkü insan yapısı itibariyle sosyal bir varlıktır. Fiziksel izolasyonu takip eden sosyal izolasyonun gelişi,  bireyi zora sokabilmektedir.

    Zaten hayati bir endişe duyan kişi, bunu bir oda içinde, yemeğini dahil tek başına yerken 10-14 gün arası bir süre boyunca, kendisini insanlardan soyutlamak zorunda kalmaktadır. Toplumdaki bireyler tarih boyunca toplu halde yaşamın kendilerine getireceği güven duygusunu taşıdığı için, bu uzaklık kişide olumsuz etkilere yol açabilmektedir. Kendisini izole ederek, felaket senaryoları için hazırlık yapan “korona pozitif” birey, yeterli güvenli alanı kendisi ve ailesi tarafından sağlayamaz ise;  asabiyet, dürtüsel tepkiler, psikoz veya paranoid eğilim riski ile, salgınla alakalı gerçekleri sanrılı düşüncelerine dahil etme davranışları gösterebilir. Burada kişiye destek olacak en anlamlı bakış açısı, hastaya kendisinin ve sevdiklerinin sağlığının güvence altında olduğunun hissettirilmesi olacaktır. 

    Hayatta, trafik de dahil her zaman kaza ve ölüm riski olduğu unutulmamalı

    Korona pozitif olan birey, kendisi gibi birçok kişinin bu şartları yaşayıp, pek çoğunun da sağlıkla atlattığını unutmamalıdır. Sürü psikolojisinden çıkılarak, durum karşısında çevremizde gördüğümüz tepkileri vermek yerine, bir dakikalığına kendimizle baş başa kalarak, gerçekten olumlu ve sağlıklı adaptasyonu nasıl sağlayabileceğimize odaklanmak fayda sağlayacaktır. Beynimizin akıl yürüten tarafını kullanarak, dürtüsel düşüncelerimize hakim olup,  hayatta trafik de dahil her zaman kaza ve ölüm riski olduğunu ama her gün bunu bilerek yola çıktığımızı, hayattaki tehlikelerin her zaman farkında olduğumuzu ancak her sorunun bir çözüm yolunun olduğunu kendimize hatırlatmamız gerekmektedir.

    Uzun zamandır ilginiz olan,  ancak zamansızlıktan yapmaya fırsat bulamadığınız ilgi alanlarınıza yönelmenin tam vakti olan bu süreçte, bu uğraşlara zaman ayırdığınızda, kendinizi daha iyi hissettiğinizi gözlemleyeceksiniz. Yaşanan maddi manevi sorunların engellenebilmesi ve ruhsal sağlığın korunabilmesi adına, salgına dair farkındalığın artırılması, hijyen ve sosyal mesafeye dikkat edilmesi, çevremizdekilerle konu hakkında olumsuz paylaşımlarda bulunulmaması,  gerektiğinde psikolog desteği alınması, çocuklara ise yaşına uygun ve sakin bir şekilde bilgi verilmesi faydalı olacaktır.  

    Şıklığı ve Konforu Bir Arada Sunan Lumberjack Bot Koleksiyonu

    0
    Şıklığı ve Konforu Bir Arada Sunan Lumberjack Bot Koleksiyonu

    Lumberjack yeni sezon koleksiyonuyla şehir modasının zirvesindeki yerini kaptırmıyor. Havaların soğumasıyla adımlarımıza eşlik edecek Lumberjack botlar; tasarımları, sağlamlığı, ayağı saran konforlu yapısı ve her tarza uyum sağlayan renkleriyle adeta mevsim modasının başrolü oluyor.

    Sokakta, ofiste veya hafta sonu etkinliğinde her kombinin tamamlayıcısı olan Lumberjack botlar, modern yorumlarıyla da dikkat çekiyor. Kaliteli malzemesi, sağlam yapısı ve şık duruşuyla bütün gözleri üzerine çeken modeller, kalın tabanlarıyla ayakları korurken en soğuk kış günlerine bile meydan okuyor. Stiline özen gösteren kadın ve erkekler için en trend modellerin yer aldığı koleksiyon; hardal, kahverengi, taba, hâkî ve siyah renk seçenekleri sunuyor. Sezon modasını tamamlayan Lumberjack botlar; skinny jean, deri taytlar, pileli etekler, kürk detaylı montlar, gömlekler, kanvas pantolonlar, ceketler, kamuflaj desenli montlar ve kabanlarla rahatlıkla kombinlenebiliyor.

    Lumberjack koleksiyonlarında yer alan oldukça zengin modelleri daha yakından görebilmek için FLOIn Street ve diğer seçkin satış noktalarını veya www.flo.com.trve www.instreet.com.tr’yi ziyaret edebilirsiniz.

    Yemeksepeti’nden 2020’nin Lezzet Rehberi

    0
    Yemeksepeti’nden 2020’nin Lezzet Rehberi

    Yemeksepeti 2020’de, 32 bin 437 yeni restoranı online yemek siparişi platformuna ekledi ve bu restoranların zahmetsizce dijitalleşmesini sağlayarak çok daha büyük bir aile oldu.  

    Her yıl olduğu gibi Türkiye’nin yemek alışkanlıklarını inceleyen Yemeksepeti’nin 2020 lezzet almanağında; kullanıcı ve restoran sayılarından lezzet trendlerine, indirim tutarlarından şampiyon kullanıcılara kadar birçok detay bulunuyor. 

    2020’nin yemek alışkanlıklarına ışık tutmak için 70 ilden verilen siparişlerini inceleyen Yemeksepeti, kullanıcılarının lezzet tercihlerinden alışveriş alışkanlıklarına kadar birçok ilginç detayı ortaya koydu. 

    2020’den öne çıkanlar: 

    Yemek Aşkımız Büyüyor

    • 5,3 milyon yeni üye kazanan Yemeksepeti, yaklaşık 19 milyonu aşkın bir aile olarak Belçika, Hollanda, İsveç gibi birçok Avrupa ülkesinden daha kalabalık hale geldi. 
    • Yemeksepeti, 32 bin 437 yeni restoranın sisteme eklenmesiyle bu restoranların zahmetsizce dijitalleşmesini sağladı. 
    • Yemeksepeti kullanıcıları 2020 boyunca en çok aileleriyle birlikte sipariş oluşturdu. Tek başına sipariş verenlerin oranı ise %13’te kaldı.

    Yemeğe Doyamadığımız Günler

    • Bu yılın sipariş rekorunu kıran kullanıcı yıl boyunca toplam 1.548 adet sipariş verdi. 
    • 2020’de bir başka rekor da sepet tutarı ile kırıldı. İstanbul’dan lezzet tutkunu bir kullanıcı tek seferde 4 bin 600 TL tutarında ızgara köfte siparişi verdi. 
    • 2020’de sadece kullanıcılar değil restoranlar da sipariş rekorları kırdı. Yılın sipariş rekortmeni İzmir’den. Bu iş ortağı restoran sadece bir günde 1.907 adet sipariş aldı.
    • Bir seferde en çok sipariş edilen ürün rekoru ise 300 adet ile lahmacunun oldu. 

    Gerçek Gurmeler Yemeksepeti Kullanıcıları

    • Kullanıcılar 2020’de restoranlara toplam 9.5 milyon yorum ve 54 milyon puanlama yaparak yeme – içme alışkanlıklarına da yön verdi. 
    • 2020 yılında Yemeksepeti’nin en yoğun olduğu gün Cuma, en yoğun olduğu saat 19.00-20:00 arası oldu.
    • Tüm şehirler içerisinde sipariş cirosunu en çok arttıran iller Erzincan, Mardin ve Sinop oldu. 

    Menüde her zaman indirim var! 

    • Sadece Yemeksepeti’nde geçerli indirimlerle kullanıcılar, 2020’de de indirimli lezzetlerin tadına doydu. Joker, Vodafone Menüleri, Seçilmiş Menüler, Algida Menüleri, Maximum Menüler, Kampüs ve diğer indirimler sayesinde yaklaşık 395 milyon TL kullanıcıların cebinde kaldı. 
    • En çok indirim uygulanan ürünler ise kebap, döner ve burger oldu.

    Paylaşmayı Sevdik

    • Yemeksepeti kullanıcıları bu yıl yemek siparişini verirken beraberinde istediği bir kuruma bağış yaparak yardımseverliğini de konuşturdu. 27 bin kullanıcı farklı zamanlarda bağış yap seçeneğini kullanarak diledikleri bir sivil toplum örgütüne toplamda 51 bin kez bağış yaptı.

    Yeşili Daha Fazla Koruduk

    • 2020 yılı boyunca toplam 32 milyon siparişte “Yeşili Koruyalım” kutucuğu işaretlendi ve restorana “Servis (plastik tabak, çatal, bıçak ve kâğıt peçete) gönderme” mesajı gönderildi. Geçen seneye göre tıklanma oranı %50’nin üzerinde arttı. Bu seçeneği tercih eden Yemeksepeti kullanıcıları sayesinde, 2020 yılında 630 ton daha az plastik tüketildi.

    Tatlı Yedik, Tatlı Konuştuk

    • Yemeksepeti kullanıcıları bu yıl toplam 15 kategori arasından tatlıyı 6. sıraya taşıdı. Dondurma, Çikolatalı Sufle, Künefe ve Fırın Sütlaç ise en çok sipariş verilen tatlılar arasında zirvede yer aldı.

    40 Yıl Hatırlı Kahveler İçtik

    • İçecek kategorisinin fark yaratan lezzeti kahve de bu yıl atağa geçenler arasında yer aldı. 2020 yılında verilen kahve siparişleri geçtiğimiz seneye oranla 3 kart arttı. Yemeksepeti kullanıcıları tarafından en çok sipariş verilen kahve ise Caffè Latte oldu.

    2020’de vazgeçemediğimiz lezzetler: 

    Yıldızı Parlayanlar

    • 2020’nin en çok sipariş edilen ürünü döner oldu. Verilen toplam siparişlerdeki dönerler tek tek dizilseydi, yaklaşık 210 adet futbol sahasının üzerini kaplardı.
    • Son yılların rekortmeni lahmacun ise ikinci sırada yer aldı. Acı ama gerçek.
    • Bu yılın en sevilen üçüncü lezzeti ise Adana dürüm oldu. 
    • 2020’de sipariş oranını en çok arttıran yemek kategorisi  %125 artış ile sebze yemekleri oldu.

    2021’de yeni lezzetlerde görüşmek üzere!