Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 137

    Yeni Kısıtlamalar Nedir, Seyahatlerimizi Etkileyecek Mi?

    0
    Yeni Kısıtlamalar Nedir, Seyahatlerimizi Etkileyecek Mi?
    Yeni Kısıtlamalar Nedir, Seyahatlerimizi Etkileyecek Mi?

    Enuygun.com’dan yeni kısıtlamalar sürecinde seyahat edeceklerin bilmesi gerekenler!Geçtiğimiz mart ayında başlayan pandemi süreci hepimiz için zorlu geçiyor. Sosyal mesafe kulları gereği art arda gelen yasaklar, haziran ayındaki normalleşme takvimiyle bir nebze azaldı.

    Ancak bu süreçte hayatımıza HES kodu, Seyahat İzin Belgesi gibi daha önce alışık olmadığımız düzenlemeler de girdi. Son olarak da kasım ayı itibarıyla yeni kısıtlamalar açıklandı. Hafta sonları sokağa çıkma kısıtlamaları nasıl olacak, 20 Kasım 2020 Cuma günü başlayan yeni yasaklar seyahat edecekleri nasıl etkileyecek gibi sorular aklımızda. Bunlar gibi birçok sorunun cevabını Türkiye’nin seyahat sitesi Enuygun.com sizin için derledi.

    Hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması sırasında uçuşum var ne yapmalıyım?

    İçişleri Bakanlığı’nın yeni düzenlemesine göre sokağa çıkma saatleri içerisinde uçak, otobüs, tren gibi toplu ulaşım araçlarıyla yolculuk edecekler biletlerini, rezervasyon numaralarını ya da PNR kodlarını göstermeleri halinde sokağa çıkabiliyorlar. Ancak İçişleri Bakanlığı’nın yeni genelgesine göre 20 yaş altı kişiler yanlarında ebeveynleri olmadan şehirlerarası yolculuk yapamayacaklar.

    Kısıtlama saatlerinde havalimanına beni kim bırakacak?

    Hafta sonları için uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması sırasında uçak, tren, otobüs gibi toplu ulaşım araçlarıyla seyahat edecekler, biletlerini ya da PNR kodlarını göstermeleri halinde dışarı çıkabiliyor. Ancak bu kişiler havalimanına nasıl ulaşacak sorusu akıllarda soru işareti doğuruyor. Yetkililerin açıklamalarına göre; bir kişi, eşi ya da çocuğunu havalimanına bırakacaksa, bulunduğu ilçenin kolluk kuvvetlerine ya da kaymakamlığına eşini havalimanına götürmesi gerektiğini bildirmesi gerekiyor. (Saat araç plakası vs. istenebilir) Dönüş için de bilet ve kimliklerinin fotokopilerinin yanınızda olmasında fayda var.

    Hafta sonları sokağa çıkma kısıtlaması sırasında özel araçla seyahat edilebilecek mi?

    İçişleri Bakanlığı’nın konuyla ilgili genelgesine göre; hafta sonları sokağa çıkma kısıtlamasının uygulandığı süreler içerisinde (kısıtlama saatlerinde) vatandaşların özel araçlarıyla şehir içi ya da şehirlerarası seyahate çıkmamaları esastır. Ancak;

    • Tedavi olduğu hastaneden taburcu olup asıl ikametine dönmek isteyen, doktor raporu ile sevk olan ve/veya daha önceden alınmış doktor randevusu/kontrolü olan,
    • Kendisi veya eşinin, vefat eden birinci derece yakınının ya da kardeşinin cenazesine katılmak için veya cenaze nakil işlemine refakat edecek olan (en fazla 4 kişi),
    • Bulunduğu şehre son 5 gün içerisinde gelmiş olmakla beraber kalacak yeri olmayıp ikamet ettikleri yerleşim yerlerine dönmek isteyen (5 gün içinde geldiğini yolculuk bileti, geldiği araç plakası, seyahatini gösteren başkaca belge, bilgi ile ibraz edenler),
    • Askerlik hizmetini tamamlayarak yerleşim yerlerine dönmek isteyen,
    • Özel veya kamudan günlü sözleşmeye davet yazısı olan,
    • Ceza infaz kurumlarından salıverilen vatandaşlar, yukarıda belirtilen durumların varlığı halinde İçişleri Bakanlığına ait e-Başvuru ve ALO 199 sistemleri üzerinden ya da Valilik/Kaymakamlıklara doğrudan yoluyla Seyahat İzin Kurullarından izin almak kaydıyla özel araçlarıyla seyahat edebilecekler.

    Sokağa çıkma kısıtlaması kimlere uygulanacak?

    Hafta sonları sokağa çıkma yasakları, meslekleri nedeniyle çalışmak zorunda olanlar hariç herkes için geçerli olacak. Diğer günler ise tüm şehirlerde 65 yaş ve üzeri kişiler saat 10:00-13:00 saatleri arasında, 1 Ocak 2001 ve sonrası doğan 20 yaş altı bireyler ise 13:00-16:00 saatleri arasında sokağa çıkabilecek. Çocuklar ihtiyaç olması halinde (örneğin kreşe bırakma, bakıcıya bırakma, doktor kontrolü gibi durumlar için) yanlarında velileri olması halinde bu saatlerin dışında dışarı çıkabilecekler.

    Sokağa çıkma kısıtlamasından kimler muaf olacak?

    Sağlık çalışanları, kargo çalışanları, teknik servis elemanları, güvenlik çalışanları, izne bağlı üretim yapan yerler, veteriner hekimler, belediye çalışanları vs. gibi kanunla belirtilen kurallara uyan çalışanlar hafta sonları uygulanacak sokağa çıkma yasaklarından muaf olacak.

    Oteller açık mı olacak, restoran hizmeti verecek mi?

    Yeni genelgede kısıtlamalar otelleri kapsamıyor. Oteller misafirleri için konaklama ve yeme içme konusunda hizmet vermeye devam edecek. Konaklama yapanlar için otellerin restoranları açık olacak. Otel konaklaması olan kişiler konaklama rezervasyonunun başlama zamanı ile konaklama tesisine ulaşım süresi içinde rezervasyon olduğunu belgelemek kaydıyla özel araçlarıyla seyahat edebilecek.

    20 yaş altı ve 65 yaş üstü nasıl seyahat edecek?

    İçişleri Bakanlığı’nın yeni düzenlemesine göre 20 yaş altı gençler yanlarında yetişkin biri olmadan seyahat edemeyecek. Normalde 16-17 yaşındaki bir genç tek başına uçak yolculuğu yapabiliyordu ancak yeni düzenlemeye göre şehirlerarası seyahat için yanında yetişkin bir velisinin olması gerekiyor. 65 yaş üstü vatandaşlar ise Seyahat İzin Belgesi alarak seyahat edebilecek. HES kodu alma zorunluluğu ise herkes için geçerli.

    Havalimanı ve hastane restoran ve kafeleri hizmet verebilecek mi?

    Havalimanı restoran ve kafeleri sadece yolcular ile personel tarafından kullanılabilecek. Hastane kafe ve kantinleriyle ilgili karar ilgili hastane yönetimine bırakıldı.

    Yabancı turistler sokağa çıkma kısıtlamasına tabi midir?

    Ülkemizde bulunan yabancı turistler hafta sonları uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulacak.

    Enuygun.com Hakkında

    2008 yılında karşılaştırma sitesi olarak kurulan teknoloji şirketi Enuygun.com, günümüzde Türkiye’nin en büyük uçak bileti sitesi konumundadır. 200’ü aşkın çalışanıyla ayda 17 milyonun üzerinde ziyaretçisine hizmet veren Enuygun.com; uçak bileti, otel rezervasyonu, otobüs bileti satışının yanı sıra, kredi, mevduat, GSM ve internet paketi karşılaştırması yapmaya da olanak tanıyor. 2016 yılında global markası “Wingie” ile dünyaya açılan Enuygun.com, uçak bileti satışını Almanca, İngilizce, Arapça, İspanyolca ve Rusça dil seçenekleriyle farklı pazarlarda da sürdürüyor.

    Emirates, Dubai’de Uzun Transfer Sürelerinde Yolcuların Konforunu Arttırıyor

    0
    Emirates, Dubai’de Uzun Transfer Sürelerinde Yolcuların Konforunu Arttırıyor

    Dubai Connect, 10 saatin üzerinde minimum transit süresi olan yolculara ücretsiz otel konaklaması sunuyor.

    Emirates, merkezi Dubai üzerinden transit geçiş yapan yolculara ücretsiz otel konaklaması hizmeti olan Dubai Connect’i yeniden sunmaya başladı. Hizmet, en iyi bağlantı süresi 10 saati aşan uçuşlarda ve tüm sınıflarda rezervasyonu olan yolcular için geçerlidir. Dubai Connect, COVID-19 salgını sırasında değişen uçuş programlarına rağmen Emirates’in merkezi Dubai üzerinden geçerek yapılan seyahatlerin sorunsuz ve rahat bir şekilde gerçekleşmesine olanak sağlıyor.

    Emirates şu anda dünya genelinde altı kıtada 90’dan fazla uçuş noktasına hizmet vererek, yolcularının Dubai’de konforlu bir duraklama yaparak Avrupa, Asya, Amerika, Afrika ve Avustralya ve Yeni Zelanda genelindeki noktalara bağlantısını sağlıyor.

    Dubai Connect ile, Emirates yolcuları 4 veya 5-yıldızlı bir otelde bir gecelik ücretsiz konaklama, havaalimanı gidiş ve geliş transferleri ve otelde yemeklerin yanı sıra gerektiği takdirde varışta BAE vizesi alacaklardır.

    Hizmet en iyi bağlantı süresi 10 ila 24 saat arasında olan yolculara daha konforlu bir seyahat sunmayı amaçlamaktadır.

    Emirates tüm yolcularının ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamaktadır. Dubai Connect hakkına sahip olan ancak havalımanından ayrılamayanlara ise rahatça vakit geçirebilmeleri için Emirates Dubai Connect havalimanı lounge hizmetine erişim verilecektir.

    Yeni veya mevcut rezervasyonları olan ve 1 Aralık 2020 itibariyle seyahat eden yolcular bu hizmetten yararlanabilirler. Dubai Connect hizmeti ile ilgili koşullar hakkında daha fazla bilgi için lütfen siteyi ziyaret edin.

    Dubai ziyaretçilerine kapılarını yeniden açtı ve Dubai Connect bu ziyaretçilerin seyahat edecekleri nihai noktaya giderken, bu hareketli şehri hiçbir ek ücret ödemeden keşfetmelerine olanak tanımaktadır. Güneşli plajları, kültürel miras etkinlikleri ve birinci sınıf konaklama ve eğlence tesisleriyle Dubai’nin günün her saatinde ve her türden ziyaretçiye sunacak bir şeyi vardır.

    Emirates ile konforlu uçun ve havayolunun ödüllü uçak içi eğlence sistemi ice ile 4.500’ü aşkın kanalın keyfini çıkarın. Tüm sınıflardaki yolcular bölgesel lezzetlerden esinlenmiş yemeklerin ve ücretsiz ikram edilen içeceklerin keyfini çıkarıyorlar. Havayolu cömert bagaj hakkı tanımaktadır; Ekonomi Sınıfı yolcular 35 kg’a kadar, Business Sınıfı yolcular 40 kg’a kadar ve First Sınıfı yolcular 50 kg’a kadar bagaj hakkından istifade edebilir.

    Dubai Connect, Emirates’in benzersiz seyahat deneyimi sağlamak için ürün ve hizmetlere yaptığı sürekli yatırımın bir parçasıdır. Geçen ay, havayolu Dubai Uluslararası Havalimanında self -check-in, bagaj teslim kioskları ve daha kolay bir yolculuk için uçak içi iyileştirmeler dahil olmak üzere başka hizmetleri de yürürlüğe koymuştur.

    Esneklik ve güvence: 

    Emirates’in rezervasyon politikaları, yolculara seyahat planlarında esneklik ve güven sunmaktadır. 31 Mart 2021 tarihinde veya öncesinde seyahat etmek üzere bir Emirates bileti satın alan yolcular, seyahat planlarını değiştirmek zorunda kalmaları durumunda cömert rezervasyon koşullarından ve seçeneklerinden yararlanabilirler. Yolcular seyahat tarihlerini değiştirme veya bilet geçerlilik süresini iki yıl uzatma seçeneklerine sahiptirler.

    Güvenle seyahat edin: 

    Tüm Emirates yolcuları havayolunun sektörde bir ilk olan, çoklu risk içeren seyahat sigortası ve COVID-19 teminatı sayesinde güvenle ve ekstra gönül rahatlığıyla seyahat edebilir. Bu teminat, 1 Aralık 2020 tarihinde veya sonrasında satın alınan tüm biletler için Emirates tarafından yolculara ücretsiz olarak sunulmaktadır. COVID-19 tıbbi teminatına ek olarak, Emirates’in bu hizmeti, diğer çoklu risk içeren seyahat sigortası ürünlerine benzer şekilde seyahat esnasındaki ferdi kazalar, kış sporları teminatı, kişisel eşyaların kaybı ve beklenmedik hava sahası kapanışları nedeniyle seyahatlerdeki aksaklıklar için koşulları, seyahat önerileri ve tavsiyeleri de içermektedir.

    Sağlık ve güvenlik: 

    Emirates, seyahatlerinin her adımında yolcuların ve çalışanlarının gerek yerde gerekse havada güvenliklerini sağlamak amacıyla tüm yolculara maskeler, eldivenler, el dezenfektanı ve antibakteriyel mendiller içeren ücretsiz hijyen kitlerinin dağıtılması da dahil olmak üzere kapsamlı bir dizi tedbiri uygulamaya koymuştur. Bu tedbirler ve her uçuşta sunulan hizmetler hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki adresi ziyaret ediniz: https://www.emirates.com/tr/turkish/help/your-safety/

    Emirates hakkında:

    Emirates, dünyayı global merkezi olan Dubai aracılığıyla birbirine bağlayan, dünyanın en hızlı büyüyen havayolu şirketlerinden biridir. 270 uçaktan oluşan filoya sahip Emirates, bugüne kadar 500’ün üzerinde uluslararası ödül kazandı. Emirates modern, verimli ve rahat uçaklarıyla 1987 yılından beri Türkiye’deki yolcularını Dubai üzerinden dünyaya bağlıyor.

    Detaylı bilgi için: www.emirates.com.tr

    Koronavirüste Koku Kaybı Yaşam Kalitesini Düşürüyor

    0
    Koronavirüste Koku Kaybı Yaşam Kalitesini Düşürüyor

    Pandemi, tüm dünyada ve ülkemizde hızla artmaya devam ederken virüsün belirtileri de araştırılmaya devam ediyor. Konuyla ilgili, uzmanlar koku kaybının bu süreçte en bilinen semptomlar arasında olduğunu belirtiyor. Son dönemde yapılan araştırmalar ise virüsün, beyindeki kokuları tespit eden ve ileten iki farklı nörona saldırdığını ortaya koyuyor.

    Bu kapsamda, koku ile ilgili araştırmaları ile bilinen Vedat Ozan, Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği tarafından 4-5 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek “Uluslararası Kozmetik Kongresi” ne konuşmacı olarak katılacak. Ozan, online olan kongrede pandemi ve koku ekseni üzerine bilimsel açıklamalarını dile getiren etkili bir konuşma yapacak.

    Ozan, “Koku duyusu, binlerce yıl önceki atalarımızın hayatta kalmasını sağlayan hatta türün devamına imkan veren önemli bir duyu. Koku bunun yanı sıra, bize o an yediğimizin ne olduğunu da söylüyor. Özellikle, burunla aldığımız koku ve içeriden damak üzerinden aldığımız koku, ‘ki buna aroma diyoruz’ aynı duyuya hitap eden farklı uyarı iletim kanalları. Bu nedenle, birbirini bütünleyen iki önemli etken diyebiliriz” dedi.

    Son zamanlarda, koronavirüs nedeni ile çoğu kişinin koku alma özelliğini kaybettiğine dikkat çeken Ozan, Baktığımızda, koku alamamak, yaşam kalitesinde büyük bir düşüşe neden oluyor. Çünkü koku, dış dünya ile iletişim kurduğumuz bir araç. Biz, günde yaklaşık olarak, 23.000-24.000 kere koku alıyoruz ve bu da nefes almamızla eşdeğer nitelikte. Buradan da, kokunun en yaşamsal işlevimizle eşleştirilmiş bir duyu olduğunu anlayabiliriz” diye konuştu.

    Çocuğunuz Bu Şekilde Yürüyorsa Dikkat!

    0
    Çocuğunuz Bu Şekilde Yürüyorsa Dikkat!

    Yürümeye yeni başlayan çocuklarda parmak ucu yürüyüşü oldukça yaygın bir şekilde karşımıza çıkıyor. Fakat, bu durumun uzun süre devam etmesi birçok sağlık sorununa davetiye çıkarıyor.

    En geç iki yaşına kadar çocuğun normal yürüyüş düzenine geçmesi gerektiğinin altını çizen Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Çocuk Fizyoterapisti Şehnaz Yüce, “Parmak ucu yürüyüş düzgün vücut duruşunu bozar, bazı kaslarda sertleşme ve kısalma bazılarında ise uzama ve güçsüzleşmeye yol açar. Vücudun bütün ağırlığını ayağın ön bölgesi taşıdığı için bu bölge genişler, eklem yapıları bozulur. Ayak, ayak bileği, diz, kalça ve omurgada oluşan bu problemler nedeniyle zaman içinde de ağrılar oluşmaya başlar. Bu yüzden ailenin çocuğu iyi gözlemlemesi sonucu erken müdahale büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

    Her anne baba, çocuklarının yürümesini büyük bir heyecanla beklerken bazı noktaları göz ardı edebiliyor. Çoğu çocuk 12 ila 14 aylıkken ayakları yerde düz olarak yürümeye başlarken bazı bebekler ise ayak tabanını ve topuğu yerle temas ettirmeden sadece parmakları yere temas ettirerek yürüyüş gerçekleştirerek ilk adımlarını atıyor. Parmak ucunda yürüme normalde yürümeyi öğrendikten sonraki üç ile altı ay içinde kaybolması gerekirken uzun sürmesi haline bir uzmana başvurmak gerekiyor.

    Parmak Ucu Yürüyüş Nedeni Mutlaka Araştırılmalı

    Parmak ucu yürüyüş şeklinin normal doğan ve hiçbir probleme sahip olmayan çocukların yaklaşık yüzde 10’unda da görülme olasılığı olduğuna dikkat çeken Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Çocuk Fizyoterapisti Şehnaz Yüce, “Eğer çocuk parmak ucunda yürüyorsa nedeni araştırılmalıdır. Hamilelik döneminde bebeğin pozisyonuna bağlı kaslarda kısalık oluşabilir, genetik bir problem dolayısıyla hamilelikte kaslarda kısalık meydana gelmiş olabilir. Erken doğum nedeniyle ya da sonrasında nörolojik bir problem oluştuysa parmak ucu basmasına neden olabilir. Yürüme aşamasına gelmeden ya da yürüme aşamasında çocuğun yürüteççe konulması da parmak ucu yürüyüşünü tetikleyebilir. Aynı zamanda otizm ve mental problemler de bu durumu geliştirebilir” dedi.

    Erken Müdahale Büyük Önem Taşıyor

    Yüce, sözlerini şöyle devam etti: “Problemin oluş nedeni bulunduktan sonra teşhise bağlı olarak tedavi programı oluşturulur. Pozisyonlama, germe egzersizleri, ayakkabılar, ortezler kullanılabilir. Bu tedavi yöntemleri yeterli kalmadıysa cerrahi olarak çözüm düşünülerek kas uzatma ameliyatları da yapılabilir. Eğer problem nörolojik ise cerrahi girişimlerden önce botoks uygulamaları da olabilir. Erken teşhis büyük önem taşıyor. Aileler genellikle bu sorunu geçici olarak düşünebiliyor.”

    İkisi De Aynı Anda Görülebilir! İşte Koronavirüsü Gripten Ayıran En Önemli Özellik

    0
    İkisi De Aynı Anda Görülebilir! İşte Koronavirüsü Gripten Ayıran En Önemli Özellik

    Koronavirüs salgınında vakalar hızla artıyor. Soğuk havaların etkisini gösterdiği şu günlerde uzmanların en büyük korkusu kişilerin mevsimsel grip ve koronaya aynı anda yakalanmaları. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Salih Emri, “Kovid-19’un farkı çok kısa sürede akciğere iniyor olması ve hastaneye yatış gerekliliği. En önemli farkı bu” dedi.

    İnsanların aynı anda hem grip hem de Kovid-19 ile hasta olma olasılığı sağlık uzmanlarının şu anda en çok korktuğu senaryo. Aynı anda iki solunum yolu enfeksiyonu ile mücadele etmek bağışıklık sistemi için felaket olabiliyor. Bir enfeksiyonla savaşmak, bağışıklık sisteminin başka bir istilacıdan geçici olarak uzak durmasını sağlıyor. Vücudun bir grip enfeksiyonuyla başa çıkıyorsa ve ardından “SARS-CoV- 2″ye maruz kalırsa bağışıklık sisteminin ikinci virüsü etkisiz hale getirmek için gereken çok sayıda antikoru üretmek için aniden vites değiştirmesi zor.

    “GRİP ÜST SOLUNUM YOLUNDA KALIYOR”

    Konuyla ilgili görüşlerine yer verilen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Salih Emri, grip ile Kovid-19’u karşılaştırdı. Mevsimsel gripte, yüksek ateş ve solunum sıkıntısı olabildiğini ifade eden Emri, “Belirgin olan eklem ve kas ağrılarıyla ağır seyreder. Genellikle akciğere kadar inmediği, üst solunum yolunda kaldığı bilinir. Akciğerde olmadığı için de zatürreye neden olmaz. Kuru öksürük olabilir ama en önemli şey gerçekten yüksek ateş olması ve hastayı yatağa düşürmesidir.” ifadelerini kullandı.

    KORONAVİRÜS KISA SÜREDE AKCİĞERE İNİYOR”

    Kovid-19’un başında da aynı grip belirtileri gibi kuru öksürük, yüksek ateş, boğaz ağrısı yaşandığına dikkati çeken Emri, şunları kaydetti:“Kovid-19’un farkı çok kısa sürede akciğere iniyor olması. Akciğere indiğinde de en önemlisi her iki akciğerimizi de kısa sürede etkileyen zatürreye neden olması ve hastaneye yatış gerekliliği. En önemli farkı bu. Burun akıntısı ve boğaz ağrısı gripte, tat ve koku problemleri Kovid-19’da ayırıcı özellik olarak tanımlanabilir. Her iki hastalığın birlikte görülmesi, Kovid-19’un daha ağır seyretmesine neden olacağından, grip ve Kovid-19’u aynı anda alma olasılığınızı azaltmak için grip aşısı yaptırmalısınız. Aşı sizi Kovid-19’a karşı korumaz. Ancak hastalanırsanız bağışıklık sisteminizin gripten korunmasına yardımcı olur. Ateş veya başka herhangi bir semptom da hissederseniz Kovid-19 testi yaptırmalı ayrıca doktorunuzu da aramalısınız. Kovid-19 ve grip semptomları çok benzer olduğundan doktorunuza ayrıca grip testi yaptırmanız gerekip gerekmediğini de sormalısınız.”

    Bunlar da ilginizi çekebilir

    Kritik toplantı öncesi konuşan Bilim Kurulu üyesi karamsar bir tablo çizdiHepimizin evinde bulunuyor! Koronanın çoğalmasını önleyip virüsleri yok ediyorTam 30 dakika sürdü! Doğanın en ölümcül kavgasında beklenmedik son

    “KORONAVİRÜSTE EN SIK GÖRÜLEN BELİRTİ ATEŞ, KURU ÖKSÜRÜK VE HALSİZLİK”

    Salih Emri, Kovid-19’da En sık görülen yakınmaların ateş, kuru öksürük ve halsizlik olduğu bilgisini paylaşırken, daha sıklıkla baş ağrısı, burun akıntısı, boğaz ağrısı, balgam, nefes darlığı, kas ve eklem ağrıları, titreme, bulantı, kusma ve ishal şikayetleriyle karşılaştıklarını belirtti. Hastalık şiddetli olduğunda yüksek ateş, kan tükürme, beyaz kürelerde azalma, böbrek yetmezliği, solunum yetmezliği ve kalp kası iltihaplanmasının görüldüğünü kaydeden Emri, doktorların Kovid-19’un vücut üzerinde kısa ve uzun vadeli etkilerini öğrenmeye devam ettiğini aktardı. Emri, bazı insanlar için hastalığın grip semptomları ile başladığını belirterek, sonunda Kovid-19’un akciğerleri, kara ciğeri, böbrekleri ve hatta beyni bile etkileyebildiğini ifade etti.

    “KORONAVİRÜS, ENFEKTE KİŞİ ÖKSÜRDÜĞÜNDE YAYILMAYA BAŞLAR”

    Emri, Kovid-19 virüsünün genellikle yakındaki enfekte bir kişi öksürdüğünde hapşırdığında veya konuşarak havaya damlacıklar gönderdiğinde başka bir kimse ile temas kurduğunu belirtti ve Kovid-19’un yayılmasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

    “Birbirine yaklaşık 1,5 metre mesafedeki insanlar arasında kolayca yayılır. Enfekte bir kişi, kendini hasta hissetmese bile bu damlacıkları yayabilir. Virüs üzerinde virüs bulunan kapı kolu gibi bir nesneye dokunduktan sonra size bulaşabilir. Ama bu o kadar yaygın değil. Bunu bir buz dağına benzetebiliriz. Hastalığın büyük çoğunluğu asemptomatik yani hastalık belirtilerini göstermeyenlerde görülmektedir. Virüs vücuda girdiğinde, genellikle burnunuzu, sinüs boşluğunuzu ve boğazınızı kaplayan hücrelere yerleşir. Çoğu insan için kaldığı yer burasıdır. Semptomlar genellikle bunu takip eder.

    Ancak virüs sağlıklı hücreleri istila edip çoğalmaya başladığından iki haftaya kadar hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz. Herhangi bir belirti göstermezseniz bile bunu başkalarına ulaştırabilirsiniz. Bağışıklık sisteminiz Kovid-19’u ilk haftada bastıramazsa virüs akciğerlerinize inebilir. Orada alveolleri döşeyen hücreleri saldırır. Sıvı ve mukus birikir ve kanınıza oksijen gitmesini zorlaştırır. Nefes almak zorlaşıyor. Bu bir zatürreedir. Çoğu insan bir veya iki hafta içinde iyileşir. Ancak daha uzun süre de bilir. Akut solunum sıkıntısı sendromunda (ARDS), Kovid-19 pnömoniniz hızla kötüleşir ve vücudunuzun tepkisi akciğerlerimize daha fazla zarar verebilir. Kanınıza oksijeni aktaran küçük, hassas hava keseleri, alveoller, iltihap ile dolmaya başlar. X ışınları ve akciğer tomografisi taramaları akciğerinizin büyük bölümünün hiç hava almadığını gösterebilir. Kanımızdaki oksijen seviyeleri tehlikeli bir şekilde düşer ve muhtemelen nefes almanıza yardımcı olması için bir vantilatöre solunum makinasına ihtiyacınız olacaktır.”

    “VİRÜS,VÜCUTTA BİRÇOK BÖLGEYE ZARAR VERİYOR”

    Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Salih Emri, çoğu doktorun aşırı bir bağışıklık tepkisinin Kovid-19’un daha ciddi sonuçlarına neden olduğunu düşündüğünü aktardı.

    Emri, “Sitokin adı verilen kimyasal sinyalleme ajanlarının seviyeleri o kadar yükselir ki bağışıklık hücreleri sağlıklı dokulara saldırmaya başlar. Buna ‘Stokin Fırtınası’ denir. Düşük tansiyon, organ yetmezliği ve kan damar hasarı gibi ciddi rahatsızlıklara yol açabilir.” ifadelerini kullandı.

    Kovid-19’lu özellikle ağır hasta olanlarda bir dizi kalp sorunu fark edildiğini dikkati çeken Emri, “Aritmi (düzensiz atımlar), kardiyomiyopati (kalp kasının iltihabı), akut kalp krizi, vücudunuz troponin adı verilen yüksek seviyelerde bir protein salgılar bu normalde kalbiniz hasar gördüğünde olur. şok kalbin vücudun içinde yeterince kan pompalanmadığında meydana gelir.” açıklamasında bulundu.

    “KALP SONUNLARININ YANI SIRA PIHTILAŞMAYA DA NEDEN OLUYOR”

    Emri, virüsün vücuda verdiği diğer zararlar için şunları kaydetti:“Kovid-19, kan damarlarınızı kaplayan hücrelere saldırabiliyor. Kalp sorunlarının yanı sıra, felç veya pulmoner emboliye yol açan kan pıhtılarına da neden olabiliyor. Kovid-19 ile ciddi şekilde hasta olan kişilerin kanlarında genellikle doktorların D-dimer dedikleri çok daha fazla pıhtılaşma, yıkım ürünü, madde bulunur. Kovid-19 nöbetler de dahil olmak üzere sinir sisteminde de sorunlara neden oluyor gibi görünüyor. Beyindeki şişlik veya merkezi sinir sisteminin iltihaplanması nedeniyle olabilir. Beyninizle bağlantılı olabilecek diğer semptomlar; bilinç kaybı koku duyusu kaybı inme olarak sıralanabilir. 

    Koronavirüs, hastalarının yarısına yakınının kanlarında karaciğer hasarına işaret eden enzim seviyeleri yüksek çıkıyor. Ancak buna neden olan virüsün kendisi değil ilaç tedavisi veya aşırı aktif bir bağışıklık sistemi de buna neden olabilir. Ayrıca, virüs nedeniyle hastanede yatanların yaklaşık üçte biri pembe göz olarak bildiğimiz konjonktivite yakalanıyor. Bir virüs bakteri veya alerjen gözünüzü ve gözkapaklarınızın içini Örten dokuyu tahriş ettiğinde ortaya çıkar. Son olarak virüsten dolayı, ciddi şekilde hasta olan kişilerde yaygındır. İlaç tedavisi, yanlış bir bağışıklık sistemi, düşük tansiyon ve virüse yakalanmadan önce sahip olduğunuz koşullar buna katkıda bulunabilir.”

    “KORNAVİRÜSLÜ KİŞİLERİN YÜZDE 40’I ASEMPTOMATİK”

    Prof. Dr. Salih Emri, bazı araştırmaların Kovid-19’lu kişilerin yüzde 40’ına kadar “asemptomatik” olduğunu gösterdiğini ifade ederek, “Bu hasta hissetmedikleri veya semptomları olmadığı anlamına gelir. Ancak virüs yine de vücudunuzu etkileyebilir. Semptomsuz bazı kişilerin X ışınları ve BT taramalarında, Kovid-19’lu kişilerde tipik bir akciğer lezyonu olan ‘bozlucam apositeleri de dahil olmak üzere akciğer hasarı görülür.” ifadelerini kullandı.

    Uzmanlar Araştırdı: Ağız Gargarası Koronadan Korunmak İçin Bilimsel Bir Çözüm Değil, Tedbir Olabilir

    0
    Uzmanlar Araştırdı: Ağız Gargarası Koronadan Korunmak İçin Bilimsel Bir Çözüm Değil, Tedbir Olabilir

    Uzmanlar, ağız gargarası kullanmanın koronadan korunmak için bilimsel bir çözüm değil tedbir olabileceğini söylüyor. Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Uzm. Dr. Mehmet Göktürk, setilpiridinyum klorür içeren ağız gargaralarının koronanın çoğalmasını önlediğini belirterek, “Kesin olarak virüsü yok etmez” dedi.

    Koronavirüs salgınından korunmak için birçok uzman farklı görüş ve önerilerde bulunuyor. Bunlardan biri de ağız temizliği için gargara kullanımı. Ancak uzmanlar ağız gargarası kullanmanın koronavirüsten korunmak için bilimsel bir çözüm değil tedbir olabileceğini söylüyor.

    Ağız gargaralarının koronavirüs salgınına karşı birebir koruma etkisi olmasa da dolaylı olarak destekleyici olduğunu söyleyen Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Sunay, “Ağız içi gargaraları bugünlerde farklı bir gündemle karşımıza geldi. Gündelik olarak kullanılan ağız gargaralarını biz hekimler diş eti sağlığını korumak, ağız hijyenini en üst seviyede tutmak için hastalarımıza öneriyoruz. Ancak son zamanlarda koronavirüse karşı ağız gargaralarının etkinliği söz konusu oldu. Konuyla ilgili bazı veriler yayınlanmaya başladı. Bu verileri çözüm olarak ele almak için henüz çok erken. Ağız gargaraları ile ilgili en son Cardiff Üniversitesinde bir araştırma yapıldı. Bu araştırmayı kabul edebilmemiz için araştırmanın klinik ortamlarda yapılmış olması gerekir. Söz konusu araştırma ağız gargaralarının içinde bulunan etken maddelerinin birebir virüsle temas ettiğinde etkin olduğu belirtiliyor. Ağız ortamında bulunan birçok bakteri ve virüsün varlığını kabul ediyoruz. Gargara kullanımı da ağızda bulunan bakteri veya virüslerin azalmasına katkı sağlayacaktır. Virüs ve bakteri oranının azaltılması bile genel sağlığa katkı sağlayacaktır. Birebir koruma olmasa da dolaylı olarak destekleyiciydi” dedi.

    Uzmanlar araştırdı: Ağız gargarası koronadan korunmak için bilimsel bir çözüm değil, tedbir olabilir
    Prof. Dr. Hakkı Sunay

    “AĞIZ GARGARALARI KORONAVİRÜS SALGINI SÜRECİNDE DESTEKLEYİCİ OLARAK GÖRÜLMELİ”

    Ağız gargarası kullanmaktan zarar gelmeyeceğini söyleyen Prof. Dr. Sunay, “Maske, mesafe ve hijyen gibi süreçleri bir kenara bırakıp sadece bir ağız gargaralarından medet ummak doğru değil. Ağız gargaraları koronavirüs salgını sürecinden destekleyici olarak görülmeli. Ağız gargarası kullanmaktan zarar gelmez. Ağız gargaralarını maske, mesafe ve hijyen kurallarının yanında tamamlayıcı olarak kabul edebiliriz” ifadelerini kullandı.

    Sağlık Bakanı Koca: İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir, 3’üncü Zirveyi Yaşıyor

    0
    Sağlık Bakanı Koca: İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir, 3'üncü Zirveyi YaşıyorSağlık Bakanı Koca: İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir, 3'üncü Zirveyi Yaşıyor

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. İstanbul ve İzmir’de koronavirüs vaka sayısında başlayan artış trendinin bütün ülkeye yayıldığını belirten Koca, “İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir, 3’üncü zirveyi yaşıyor” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son haftalarda artan koronavirüs vaka sayıları üzerine toplanan Bilim Kurulu toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu.

    “İSTANBUL, BURSA, KOCAELİ VE İZMİR ÜÇÜNCÜ ZİRVEYİ YAŞIYOR”

    İstanbul ve İzmir‘de koronavirüs vaka sayısında başlayan artış eğiliminin bütün ülkeye yayıldığına dikkat çeken Bakan Koca, “İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir, 3’üncü zirveyi yaşıyor” dedi.

    “YÜZDE 50’NİN ÜZERİNDE VAKA ARTIŞI OLAN 15 İLİMİZ VAR”

    Salgınla mücadelede ulusal seferberliğin yanında il il dolaşarak mahalli imkanların harekete geçirdiklerini dile getiren Bakan Koca, “Elimizdeki her türlü aracı kullanmaya çalıştığımız günlerdeyiz. Son hafta içinde yüzde 50’nin üzerinde vaka artışı olan 15 ilimiz var. Hatay, Adana, Osmaniye, Mersin, Artvin, Edirne, Samsun, Kırklareli, Tokat, Trabzon, Aydın, Muğla, Zonguldak, Ordu, Çanakkale’de yüzde 50 ile yüzde 100 arası artışlar oldu. Antalya, Düzce, Tekirdağ bu sınıra yaklaştı. İstanbul, Bursa, Ankara, Kocaeli, Gaziantep’te hasta yoğunluğunu yönetebilmek için sağlık kuruluşlarımız çaba harcıyor.” ifadelerini kullandı.

    Bakan Koca, Sert Tedbirlerin Sinyalini Verdi: Kısıtlamalar Gerektiğinde Daha Da Genişletilebilir

    0
    Bakan Koca, Sert Tedbirlerin Sinyalini Verdi: Kısıtlamalar Gerektiğinde Daha Da Genişletilebilir

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, artan vakalar sonrası hafta sonu için uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması ile ilgili, “Bu, gerektiğinde daha da genişletilebilir. Gelecek hafta Bilim Kurulu’nda zaten değerlendirmiş olacağız” açıklamasında bulundu.

    Bilim Kurulu, son haftalarda artan koronavirüs vaka sayılarını değerlendirmek üzere Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında toplandı.

    Kritik toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Koca, geçen hafta sonu itibariyle uygulanmaya başlanan kısıtlamalarla ilgili olarak, “Ortalama 2 hafta içerisinde sonucu değerlendirmek mümkün olur. Dolayısıyla şu an değerlendirmek için erken. Önümüzdeki hafta bu kısıtlamaların pandeminin seyrini nasıl etkilediğini görmüş olacağız. Ona göre de ilave tedbir alınıp alınmaması gerektiği öneri olarak sunulmuş olacak” ifadelerini kullandı.

    “SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI GENİŞLETİLEBİLİR”

    “Biz hafta sonu akşam 20 ile sabah 10 arası sokağa çıkma yasağı olacak’ demiş olsaydık aynı algı olmazdı. Ama aslında olan buydu” diyen Bakan Koca, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

    “Bu, gerektiğinde daha da genişletilebilir. Gelecek hafta Bilim Kurulu’nda zaten değerlendirmiş olacağız. Önümüzdeki bir hafta, 10 gün içerisinde sonuçlarını görerek genişletme ya da daraltma önerimizi yapacağız.

    “ZORUNLU OLMADIKÇA EVDEN ÇIKMAMALIYIZ”

    Önemli olan vatandaşımızın bireysel olarak hassasiyetle uymaları gerektiğidir. Zorunlu olmadıkça, evden mümkün mertebe çıkmamalıyız. Ev ortamında bulaşların çok yoğun olduğunu biliyoruz”

    Karantina Döneminde Kadına Şiddet Vakaları Arttı

    0
    Karantina Döneminde Kadına Şiddet Vakaları Arttı

    Araştırmalar pandemi döneminde kadınların daha fazla şiddete maruz kaldığını, işini kaybetme riski ile daha çok karşılaştıklarını ve evde iş yüklerinin daha çok arttığını ortaya koyuyor.

    Kadınların psikolojik, fiziksel, dijital, ekonomik ve sözlü olarak çok çeşitli şekillerde şiddete uğradığını belirten uzmanlar, ülkelerin ulusal eylem planlarına kadın şiddeti konusundaki hukuki uygulamaları eklemesi gerektiğini ifade ediyor.

    ‘Kadına Yönelik Şiddete karşı Uluslararası Mücadele Günü’ olarak anılıyor.

    Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Aydın Öztürk, kadına yönelik uygulanan şiddetin nedenlerini ve önlenebilmesi için önerilerini paylaştı.

    Kadınlar pandemide daha fazla şiddetle karşılaştı

    Pandemi döneminde tüm insanlığın yeni bir mücadele dönemine girdiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Aydın Öztürk, “Sağlığı kaybetme korkusu, belirsizlik, ekonomik kayıplar, stres ve tükenmişlik duyguları herkesin ortak sorunları oldu. Yapılan araştırmalar, kadınların bu süreçte daha fazla şiddete uğradığını, işini kaybetme riski ile daha çok karşı karşıya kaldıklarını ve ev içinde artan iş yükü dolayısıyla en kırılgan grupların başında geldiklerini gösteriyor. Özellikle karantina döneminde şiddet vakalarının ve buna bağlı olarak acil yardım hatlarına yapılan başvuru sayılarının arttığını biliyoruz” dedi.

    Kadına şiddet küresel bir sorun

    Kadına şiddetin küresel bir sorun olduğuna işaret eden Öztürk, “Maalesef, tüm dünyada kadın cinayetlerinin artış gösterdiği bir dönemi yaşıyoruz. Evde kal çağrısının çıkış noktası, kendimizi ve başkalarının sağlığını riske atmamaktır. Ancak evler en özel ve mahrem alan olarak, aile içi şiddetin de en fazla görüldüğü mekânlardır. Evde kal diyoruz ama o evlerde neler yaşandığını bilmiyoruz. Bu sebeple kadınların pek çok farklı açıdan pandemi sürecini kolay geçirmediğinin farkında olmak büyük bir önem taşıyor. Kadınlar bu süreçte fiziksel, psikolojik, dijital, ekonomik ya da sözlü olarak çok çeşitli olarak şiddete uğramakta” diye konuştu.

    Kadınların emekleri görülmüyor

    Psikolojik şiddetin en yaygın şiddet türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Öztürk, “Kadınlar hangi eğitim, sosyo-ekonomik sınıf ya da yaş grubunda olursa olsun bu şiddete maruz kalıyorlar. Ev kadınlarının ev içi ücretsiz emeğinin görülmemesi ve yaptıklarının değersiz kabul edilmesi kadın açısından psikolojik ve ekonomik olarak yıpratıcı bir durumdur. Ayrıca pandemi sürecinde hem ev kadınlarının hem de evden çalışan kadınların iş yükleri fazlasıyla arttı. Özellikle çalışan kadınların mesailerinin devam ettiği saatlerde, evdeki sorumluluklarla ilgilenmek zorunda olması kadını gün içinde birden fazla vardiyaya mahkûm kılıyor” ifadelerini kullandı.

    Kadınlar pandemide daha çok iş kaybetti

    Kadınların bu süreçte, asıl iş yüklerine ek olarak okul çağındaki çocuklarının online dersleri, ev işleri, yemek yapmak varsa hasta ve yaşlı bakımıyla da ilgilenmek zorunda kaldıklarını belirten Öztürk, “Sabahın erken saatlerinde başlayan ve gece yatana kadar devam eden bir efordan söz etmek mümkün. Ayrıca dünya genelindeki çalışmalar, pandemide kadınların erkeklere göre daha fazla işlerini kaybettiklerini ve daha çok yoksullaştıklarını gösteriyor. Yani çalışan kadın, bu tehlikenin bilinci ile işine daha fazla sarılmak ve evde iş, yaşam dengesini de korumak zorunda kalıyor. Bu yük de kadınlar üzerinde psikolojik bir baskı yaratıp onları günden güne tüketiyor. Tüm dünyadaki sağlık çalışanlarının %70’ine yakınını kadınların oluşturduğunu da unutmamak gerekiyor. Pandeminin en yıpratıcı etkilerinin görüldüğü sağlık sektöründe resepsiyon görevlisinden, bakım kurumlarında çalışan görevlilere, hemşire, doktor ve eczacılara kadar bu sektörde çalışan kadınların da psikososyal desteğe ihtiyacı var” dedi.

    Toplumsal cinsiyet eşitliği daha çok önemsenmeli

    Cinsiyet rollerini yaşadığımız toplumun kültürel alışkanlıklarından öğrendiğimizi söyleyen Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Önce evde başlayan bu öğrenme süreci okul, sosyal çevremiz, iş yerimiz, medya ve devlete kadar geniş bir yapıda ilerler. Kadın ya da erkek olmakla ilgili bu roller, basmakalıplaşmış yargılardan beslenir ve bir süre sonra bu yargıları sorgulamadan kabul eder hale geliriz. Ev işleri ya da çocuk bakımı ile annenin daha fazla ilgilenmesi, toplumda daha fazla rastlanılan bir durumdur ve biz de bu tabloyu normalleştirmiş oluruz. Ancak pandemiyle birlikte kadının artan iş yükü ailede, iş hayatında ve sosyal hayatta bir tükenmişlik hissi yaratır. Aile bireyleri arasında iş bölümü yapılması, işverenlerin kadın çalışanların sorumluluklarının farkında olarak hareket etmesi ve genel olarak toplumda cinsiyet eşitliği kavramının daha fazla önemsenmesi bu aşamada ilk yapılabileceklerdir. Toplumun bu konuda hassasiyeti ve bilincini artırmak çok yönlü bir iş birliği gerektiriyor.”

    Çocukların ebeveynleri rol model alması önemli

    Eğitimin ailede başladığını ve çocukların ebeveynlerin davranışlarından etkilendiğini belirten Öztürk, “Çocuğun iş bölümü yapan ve birbirine destek olan bir anne babayı gözlemleyerek rol model alması önemli. Toplumsal cinsiyet eşitliği dersinin öğrencilere üniversite seviyesinden önce öğretilmesi gerekiyor. Ülkelerin ulusal eylem planlarına kadın şiddeti konusundaki hukuki uygulamaları eklemesi ve bu konuda sivil toplum kuruluşları, akademi, idari yönetimler ve bakanlıklarla ortak çalışmalar yapması çok önemlidir. Toplumda kadının yaşadığı zorlukları çözümleyebilmek ve cinsiyet eşitliğine katkı sağlamak için bir araya gelmek ve bir an önce harekete geçmek gerekiyor” dedi.

    Emirates Genişletilmiş, Çoklu Risk İçeren Seyahat Sigortası Sunuyor

    0
    Emirates Genişletilmiş, Çoklu Risk İçeren Seyahat Sigortası Sunuyor

    Sektörde bir ilk olan bu yeni girişim, 1 Aralık’tan itibaren Emirates bileti satın alan tüm yolcular için, şirketin önceki COVID-19 sigortasını ilave çoklu risk içeren seyahat kapsamı ile büyük oranda genişletiyor.

    Emirates’in mevcut COVID-19 sigortasına ek olarak genişletilmiş çoklu risk içeren, sektörde ilk olma niteliğini taşıyan girişimi sayesinde, havayolunun yolcuları seyahatlerini daha fazla güvence ve gönül rahatlığıyla planlayıp, gerçekleştirebilecekler.

    Emirates’in yolcularına ilave hiçbir ücret olmadan AIG Travel ile birlikte sunduğu bu sigorta, havayolu ve seyahat sigortası sektöründe türünün ilk örneği olarak öne çıkıyor. Sigorta, tüm Emirates yolcularına stressiz ve sorunsuz bir şekilde seyahat edebilmeleri adına gerçek anlamda benzersiz bir teklif sunuyor.

    Bu yeni çoklu risk içeren seyahat sigortası ve COVID-19 teminatı, 1 Aralık’tan itibaren satın alınan tüm Emirates biletleri için otomatik olarak geçerli olacak ve bilet numarasının 176 ile başlaması şartıyla iş ortağı havayollarının gerçekleştirdiği ortak uçuşları kapsayacak.

    Emirates Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Şeyh Ahmed Bin Said Al Maktum yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Emirates, geçtiğimiz Temmuz ayında yolculara dünya çapında ücretsiz COVID-19 sigortası sunan ilk havayolu oldu ve yolcularımızın verdiği tepkiler olağanüstü teşvik ediciydi. Ancak bununla yetinmek yerine yolcularımıza nasıl daha da iyi bir teklif sunabileceğimize bakmaya devam ettik. Tüm yolcularımıza yine sektörde bir ilk niteliği taşıyan bu yeni çoklu risk içeren seyahat sigortasını ve COVID-19 teminatını sunabildiğimiz için çok mutluyuz. Özellikle de kış tatilinin yaklaşması ve insanların Dubai gibi daha sıcak iklimler ve ailece ziyaret edebilecekleri uçuş noktalarının aramasıyla birlikte, tüm dünyada güçlü bir seyahat etme arzusu görüyoruz. Bu yeni çoklu risk içeren seyahat sigortası ve COVID-19 teminatını uygulamaya koyarak, yolcularımıza bu kış ve 2021’de seyahat planlarını daha da güvenli bir şekilde yapma fırsatı sunmayı amaçlıyoruz.”

    Emirates yolcuları, diledikleri seyahat sınıfında diledikleri uçuş noktalarına seyahat ederken sigorta kapsamında olacaklar. Sigortanın öne çıkan unsurları:

    • COVID-19 (seyahat sırasında bulaşan) ve yurt dışı seyahatlerindeki diğer tıbbi acil durumlar için geçerli 500.000 $’a kadar Ülke Dışında Acil Tıbbi Masraflar ve Acil Tıbbi Tahliye.
    • Seyahat eden kişinin veya bir yakınının (poliçede tanımlanan şekilde), planlanan seyahat kalkış tarihinden önce COVID-19 tanısı konduğu için seyahat edemeyecek olması halinde veya ismi geçen başka nedenlerle (diğer kapsamlı seyahat sigortası ürünlerinde olduğu gibi), iade edilemez masraflar için 7500 $’a kadar Seyahat İptali.
    • COVID-19 nedeniyle eğitim öğretim yılının seyahat tarihinden sonraya uzatılması ve seyahat eden kişinin veya bir yakınının (poliçede tanımlanan şekilde) bir ilkokul veya ortaokulda tam zamanlı öğretmen, tam zamanlı çalışan veya öğrenci olması halinde, 7500 $’a kadar Seyahat İptal veya Kısaltma Masrafları.
    • Seyahat eden kişinin veya bir yakınının (poliçede tanımlanan şekilde) yurt dışı seyahatinde COVID-19 bulaşması gibi ciddi bir hastalığa yakalanması durumunda, ikamet ettikleri ülkeye dönmeleri için iade edilemez seyahat masrafları ve ilave masraflar için 7500 $’a kadar Seyahat Kısaltma Masrafları.
    • Seyahat eden kişinin havalimanında COVID-19 ile ilgili bir testten veya tıbbi taramadan geçememesi ve seyahatten vazgeçmesi gerekmesi halinde, 7500 $’a kadar Seyahatten Vazgeçme Masrafları.
    • Seyahat eden kişinin ikamet ettiği ülkenin dışındayken COVID-19 testinin pozitif çıkması ve resmi bir makam tarafından beklenmedik şekilde zorunlu karantinaya alınmaları halinde, kesintisiz 14 gün boyunca günlük kişi başı 150 $.

    AIG Travel CEO’su Jeff Rutledge ise şu açıklamayı yaptı:

    “Emirates ile memnuniyet duyduğumuz uzun soluklu bir ilişkimiz var ve birlikte çalışarak bu ürünü tüm dünyadaki Emirates yolcularının ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde özelleştirmekten heyecan duyuyoruz. Seyahat edenlerin bu süreçte seyahatlerini planlarken sahip olabilecekleri endişelerden bazılarını hafifletmeye yardımcı olmayı umuyoruz.”

    Diğer çoklu risk içeren seyahat sigortası ürünlerinde olduğu gibi, Emirates’in cömert sigortasında da seyahat sırasındaki kişisel kazalar, kış sporları teminatı, kişisel eşyaların kaybedilmesi ve hava sahasının beklenmedik şekilde kapatılması, seyahat tavsiyeleri veya uyarıları nedeniyle seyahatlerde yaşanan aksamalar için koşulları bulunuyor.

    Yolcuların seyahat etmeden önce herhangi bir kayıt yaptırmak veya form doldurmak zorunluluğu olmayıp Emirates tarafından sağlanan bu sigortadan faydalanmaları şart değildir. Daha fazla bilgi için https://www.emirates.com/tr/english/before-you-fly… adresini ziyaret ediniz.

    Esneklik ve güvence: 

    Emirates’in rezervasyon politikaları, yolculara seyahat planlarında esneklik ve güven sunar. 31 Mart 2021 tarihinde veya öncesinde seyahat etmek üzere bir Emirates bileti satın alan yolcular, seyahat planlarını değiştirmek zorunda kalmaları durumunda cömert rezervasyon koşullarından ve seçeneklerinden yararlanabilirler. Yolcular seyahat tarihlerini değiştirme veya bilet geçerlilik süresini iki yıl uzatma seçeneklerine sahiptir.

    Sağlık ve güvenlik: 

    Emirates, seyahatlerinin her adımında yolcuların ve çalışanlarının gerek yerde gerekse havada güvenliklerini sağlamak amacıyla tüm yolculara maskeler, eldivenler, el dezenfektanı ve antibakteriyel mendiller içeren ücretsiz hijyen kitlerinin dağıtılması da dahil olmak üzere kapsamlı bir dizi tedbiri uygulamaya koymuştur. Bu tedbirler ve her uçuşta sunulan hizmetler hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki adresi ziyaret ediniz: https://www.emirates.com/tr/turkish/help/your-safety/ .

    Dubai uluslararası iş ve eğlence amaçlı ziyaretçilere kapılarını yeniden açtı. Güneşli plajları, kültürel miras etkinlikleri ve birinci sınıf konaklama ve eğlence tesisleriyle, Dubai en popüler küresel şehirlerden biridir. 2019 yılında şehir 16,7 milyon ziyaretçiyi ağırlamış ve yüzlerce küresel toplantı ve fuarın yanı sıra spor ve eğlence etkinliklerine ev sahipliği yapmıştır. Dubai, ziyaretçilerin sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı kapsamlı ve etkili tedbirler ile Dünya Seyahat ve Turizm Konseyinden (WTTC) Güvenli Seyahat damgası alan dünyanın ilk şehirlerinden biri olmuştur.

    Uluslararası ziyaretçilerin Dubai’ye giriş koşulları hakkında daha fazla bilgi almak için şu adresi ziyaret ediniz: https://www.emirates.com/tr/turkish/help/covid-19/dubai-travel-requirements/residents/ .