Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 136

    Güzelliğin Sırrı Vegan Yaşam Tarzında

    0
    Güzelliğin Sırrı Vegan Yaşam Tarzında

    Ne yersen osun… Bu sözü eminiz siz de duymuşsunuzdur. Evet, bu bir gerçek çünkü beslenme biçimimiz genel sağlığımızdan cildimizin güzelliğine, ruh halimizden beden tipimize birçok şeyi etkiliyor.

    Tüm hayvansal gıdaları tüketmeyi reddeden vegan beslenme tarzı da özellikle antioksidanlar açısından daha zengin besinler tüketildiği için sağlığımıza ve cildimize fayda sağlıyor. İsveçli güzellik teknoloji markası FOREO’nun evde SPA kalitesinde bir bakım terapisi sunan sevilen akıllı maske terapisi cihazı UFO ve maskesi Coconut Oil saniyeler içinde cildinizin daha taze ve ışıl ışıl görünmesini sağlıyor.

    Günümüzde tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de oldukça popüler bir trend var: Vegan beslenme… Pek çok ünlü ismin vegan olduklarını açıkladıktan sonra bu beslenme tipine olan ilgi ve vegan ürünlere de talep arttı. Sağlıklı yaşam konusuna ilgi duyan kişilerin yanı sıra fazla kilolarından kurtulmak isteyenler de veganlık konusuna ilgi duymaya başladı. Beslenme alışkanlıklarımızın cilt sağlığımızı da doğrudan etkilediğini biliyoruz. Vegan beslenme tarzı cildimiz için fayda sağlıyor. İsveçli güzellik teknoloji markası FOREO, akıllı maske terapisi cihazı UFO ve UFO ile entegre çalışan vegan maskesi Coconut Oil ile cildin donuk ve yorgun görünümünü azaltıp ışıltısını geri kazandırıyor. Evdeki SPA bakım rutininizin vazgeçilmezi olan akıllı maske terapisi cihazı UFO, vegan yaşam tarzınıza da uyum sağlıyor.

    Vegan Beslenmek Cilde de Faydalı

    Vegan terimi ilk defa 1944 yılında bir grup vejetaryenin, İngiltere’de Leicester Vejetaryen Topluluğu’ndan ayrılıp Vegan Topluluğu’nu kurmasıyla kullanılıyor. Vegan beslenmeyi tercih edenler et ürünlerinin yanı sıra süt ve yumurta dahil tüm hayvansal gıdaları tüketmeyi reddediyor ve sadece meyve, sebze tahıllar, baklagiller, kabuklu yemişler ve tohumlar gibi bitki bazlı besleniyor. Vegan beslenenler yağdan zengin hayvansal ürünleri tüketmediği için mevcut kilolarını korudukları gibi fazla kilosu olanlar ise daha kolay zayıflayabiliyor. Sebze ve meyveler antioksidan açısından daha zengin olduğu için erken yaşlanmaya neden olan serbest radikallerle savaşıyor ve cildinizin parlaklığını artırıp sivilceleri azaltıyor. Ayrıca antioksidanlar cildin gençliğini koruyan kolajen ve elastin yapısının bozulmasını önlediği için yaşlanmayı da yavaşlatıyor. Ancak sadece vegan beslenmek cildimizin sağlığını ve tazeliğini korumak için yeterli değil! Cilt bakımını da ihmal etmemek gerekiyor. Cildi temiz tutmak, masaj ve maske terapileriyle bakım yapmak, nemlendirmek şart!

    Hindistan Cevizi Suyu İçeren Vegan Maske

    Akıllı maske terapisi cihazı UFO ile entegre çalışan, dermatologlar tarafından test edilmiş Farm to Face koleksiyonunda yer alan yeni hydrocell, vegan maske Coconut Oil, cildinizin nem ihtiyacını karşılıyor. Coconut Oil maske içeriğindeki Endonezya’dan gelen doğal Hindistan cevizi yağı ve Hindistan cevizi suyu cildi derinlemesine nemlendirip ışıltısını geri kazandırıyor. Coconut Oil maske, doğal bir nem kaynağı olan hindistan cevizi yağı sayesinde cilde parlaklık ve pürüzsüzlük kazandırıyor. Amino asitler ve C vitamini gibi cilde iyi gelen besinlerden oluşan hindistan cevizi suyuise cildi besleyerek donuk ve yorgun görünümü azaltıyor. Dermatologlar tarafından test edilen Coconut Oil maske, sülfat, SLS, SLES, parabenler, formaldehit, formaldehit maddeler, ftalatlar, mineral yağ, retinil palmitat içermiyor.

    SPA Kalitesinde Bakım Deneyimini Saniyelere Sığdırıyor

    SPA kalitesinde bir bakım terapisini saniyelere sığdıran akıllı maske terapisi cihazı UFO, Kore’nin seçkin maske formüllerini geliştirilmiş dermal teknolojiyle birleştirerek cildinize sağlık ve güzellik kazandırıyor. Cihaz, akıllı telefonlara indirilebilen“FOREO For You” uygulamasıyla senkronize edildiğinde kullandığınız maskeye uygun program otomatik olarak devreye alarak mükemmel bir bakım sağlıyor. UFO, maske terapisinden en iyi şekilde yararlanabilmeniz için cildinizin sıcağa ve soğuğa verdiği doğal tepkilerin yanı sıra T-Sonic™ titreşimlerin gücünü barındıran Hiper İnfüzyon Teknolojisi’ni kullanıyor. Termoterapi modu cildinizi 45 dereceye kadar yavaş yavaş ısıtarak, kriyoterapi modu ise cildinizi 5 dereceye kadar soğutarak maskenin aktif bileşenlerin cildinize aşılanmasını sağlıyor.

    Ayrıca termoterapi cildinizi canlandırıyor, gözeneklerin görünümünü azaltıyor, kriyoterapi modu ise cildinizdeki şişliklerin azalmasına yardımcı oluyor. SPA kalitesinde bir bakım sunan mavi, kırmızı ve yeşil LED ışık terapilerini de barındıran UFO, bu terapiyi her maske için belirli süreyle uyguluyor. Mavi LED ışık terapisi, kan dolaşımı hızlandırırken cilt kusurlarını azaltıyor. Kırmızı LED ışık terapisi, yaşlanma etkilerini hafifletip vücudun ekstra kolajen salgılamasına sağlıyor. Yeşil LED ışık terapisi ise ciltteki ton farklılıklarını minimize ediyor. Bu üstün cihaz maskelerin aktif bileşenlerinin yanı sıra kullandığınız serum, jel ve krem gibi cilt bakım ürünlerinin cildiniz tarafında daha iyi emilmesini sağlayarak cilt bakım ürünlerinizden maksimum verim almanızı sağlıyor. UFO Mini ise kriyoterapi dışında UFO ile aynı özelliklere taşıyor.

    Efsane Günler FOREO’da Devam Ediyor

    FOREO’nun efsane günleri devam ediyor. Işığa duyarlı ciltler dahil tüm cilt tiplerinin güvenle kullanabileceği FOREO UFO 1.699 TL yerine 1,099 TL, UFO Mini 899 TL yerine 599 TL, 6’lı paketlerdeki Coconut Oil maske ise 169 TL yerine 99 TL.

    Bazen Öylece…Bazen Sadece…Bazen Delice!

    0
    Bazen oylece...Bazen Sadece...Bazen Delice

    Hayat işte, herkesi farklı etkiliyor…

    Bugün yazılan yazı, tamamen spontane aktı geldi içimden. Nedendir bilmem ama doldum ve taştım diyelim. Nostaljik bir kadınımdır ben ve maalesef bu çağa ayak uydurmakta zorlanan insanlardanım. Sizde benim gibiyseniz ve bu sığ zamanlara fersah fersah uzaksanız anlarsınız ne demek istediğimi.

    • Siz hiç kanınız kaynarken bir anda hüznün dibine vurup saliseler içinde kendinizi slov bir şarkının ortasında buldunuz mu? 
    • Acı bir tebessümle kahkahalar attıktan sonra etrafınıza bakıp biri görse deli dediğiniz zamanlara sıkışıp kaldınız mı hiç?
    • Yüzünüze vuran ışık, aslında kalbinize insin ve karanlıkları aydınlatsın istediniz mi şu ahir ömrünüzde bir kere bile?
    • Kalbiniz, ruhunuz, aklınız ve tüm hücreleriniz eşlik ederken size şarkıları dinlerken bir anda koltuğa yığılıp kaldınız mı hiç?

    Türü fark etmeksizin mutsuzken sözlerine, mutluyken melodisine takıldığınız, beyninizin notalarla birlikte ayağa kalktığı bir an’a dönün hadi… Neydi sizi o an’dan koparan? Tekrar o an’a dönmeyi mi bir daha hiç yaşamamış olmayı mı tercih ederdiniz sizi o hale sokan kelimelerle savaşırken?

    Size göre nedir en vazgeçilmez tarafı şarkıların?

    • Kimi düşünürsünüz metni hayata uyarlayan dizelerin kulaklarınıza değdiği zaman?
    • Kimin yanında olmak istersiniz çok sevdiğiniz ve asla kir-pas tutmayan eserleri dinlerken?
    • Nerede olmak size büyük bir haz yaşatır en sevdiğiniz şarkı arka fonda çalarken?
    • Hiç araç kullanırken duyduğunuzda zınk diye durup kaldığınız ve aracı sağa çekip öylece melodiye kendinizi bıraktığınız oldu mu?
    • Sessizlikte kaybolduğunuzda elinizi tutan cümlelere sarıldınız mı hiç sımsıkı?
    • Bir tek notanın tüm dünyanızı alt üst ettiğini iliklerinize kadar hissedip kaburgalarınıza tekme yemiş gibi ağır darbeler aldınız mı hiç şu yaşınıza kadar?
    • Soğuk ve yağmurlu bir akşamda odanızın kapılarını kapatıp hıçkıra hıçkıra, bağıra çağıra duygularınızın fay hattını kıran harflerin kılıcına sırtınızı döndünüz mü hiç?
    • Bağrınızı buz gibi karlarda açıp öldürmeyen acınızla düelloya kalkıştınız mı hiç ‘sil baştan’ dinlerken?

    Herşey kulakta ve beyinde bitmiyor, aslında insan denen varlığın algıları ve yaşadıkları öyle geniş alemlerle bağlantı halindeki; akıl boyutunda bunu anlamak çokta kolay değil sanki…

    Ben bıraktım açıkçası herşeye mana yüklemeyi. Derin sularda inci tanesi aramaya da hiç niyetim yok artık. Varsa da o paha biçilmez inciler, ben çok iyi yüzme bilmiyorum gerçeğini kabul ettim artık.

    Neden yazdım bunca şeyi, konu nasıl bir başlıkla ilerleyecekti ve hangi noktaya geldi bilmiyorum. Tek bildiğim bugün bana bahşedilen ömrün bir yılını daha geride bıraktığım ve ufka bakarken, gözlerimin okyanusların derinliklerine değil; balıkların o okyanusun içindeki keyfine takılır olduğu…

    Hayat tam da böyle bir şey işte.

    Yazmaya çalıştığım ancak 3 yıldır bir köşede tozlarının alınmasını bekleyen kitabımın adı olarak fikrime kazınan 3 kelimeye ait bir dünyanın gerçekliğine kavuştum nihayetinde…

    “İki nefes arası” yaşadığımız şu sermayeyi, şu andan itibaren kimseye zarar vermeden, hep iyi anılarla anılarak ve huzur içinde yaşamaktan gayrı bir amacım yok.

    Beni besleyen onca şarkının içinden Sezen Aksu’nun “Köprü” sü ile bağladım geçmiş ve geleceği birbirine ve bundan sonra da ruhuma iyi gelen herkesi yanıbaşıma  alıyor, benden uzak olup hayatımın bugününe kadar bana bir yol ayrımına kadar eşlik eden herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

    İyi’ki vardınız, iyi’ki varım.

    Bir’likte büyüdük, öğrendik, ağladık, güldük, sevindik, hüzünlendik, yedik, içtik, sabahladık belki… Görevini yapan her yaşanmışlığı, yanağımda minik bir tebessümle anıyorum.

    Ben sizi çok sevdim ve bu sebepten de sevildiğiniz günlerin hatırına, beni sevdiğiniz günlerin anısına saygıyla; aldığım her nefesin bana ve hepimize şifa olması umudunu taşıyorum.

    Sağ olun, var olun ve güzel kalın…

    Hoş geldin güzel yaşım. Bana hangi sürprizleri getireceksen, sonsuz ve sınırsız olasılığı her zerreme çekiyorum.

    Sevginin, huzurun, umudun, sağlığın, keyfin, başarının ve durdukça ballanan her duyguya meraklı bir çocuk edasıyla kapılarımı açtım.

    BEKLİYORUM:)

    Arsal ŞEN
    Arsal ŞEN

    Twetter

    Instagram

    Her Öğün Yenir: Şehriyeli Tavuk Salatası Tarifi

    0
    Her Öğün Yenir: Şehriyeli Tavuk Salatası Tarifi

    Şehriyeli tavuk salatası, içeriği sebebiyle doyurucu, malzemelerin dengesi sebebiyle çok lezzetli ve bulunduğu sofranın en popüler yemeği olma garantisiyle geliyor.

    Şehriyeli Tavuk Salatası Tarifi İçin Malzemeler

    • 2 su bardağı tel şehriye
    • 1/2 adet tavuk göğsü
    • 5 dal taze soğan
    • 2 adet közlenmiş kırmızı biber
    • 10 adet küçük boy salamura mantar
    • 1/3 demet maydanoz
    • 1/2 su bardağı mısır(konserve veya haşlanmış)
    • 4 adet kornişon turşu
    • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
    • 1 tatlı kaşığı sumak
    • 2 yemek kaşığı nar ekşisi
    • 1/2 adet limonun suyu
    • 1 çay kaşığı tuz (azaltıp arttırılabilir)

    Şehriyeli Tavuk Salatası Tarifinin Pişirme Önerisi

    Eğer taze mantar kullanmak isterseniz, limonlu suda yumuşayana kadar haşlayarak kullanabilirsiniz.

    Şehriyeli Tavuk Salatası Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Tavuk göğsünü tuzlu suda haşlayın.
    2. Zeytinyağını bir tavaya alın ve kızdırın. Tel şehriyeleri ekleyin ve kavurun.
    3. Renkleri dönünce 1 bardak kaynar su ekleyin ve pilav gibi pişirin.
    4. Kornişon turşuları, közlenmiş biberleri ve taze soğanları minik minik, mantarları ince ince doğrayın.
    5. Maydanozları incecik kıyın.
    6. Haşlanan tavuğu mümkün olduğunca ince tel tel ayırın
    7. Pişen tel şehriye, tel tel olan tavuk ve doğradığınız tüm malzemeleri derin bir kasede birleştirin.
    8. Sos malzemeleri ayrı küçük bir kase de iyice harmanlayın ve tavuklu salatanın üzerine dökün.
    9. Sos salatanın her yerine geçene kadar salatayı karıştırın.

    Evde Daha Güzel: Çıtır Tavuk Tarifi

    0
    Evde Daha Güzel: Çıtır Tavuk Tarifi

    Ne güzeldir, kızarmış tavuklar. Kovada, tahta kaselerde servis edilir. Kocaman kocaman, hiç doymak istemeyiz. Bitmesin isteriz, çoğu zaman daha bitmeden doyarız ama lezzeti… O kokusu, kızarmış tavuk parçalarının şovu resmen.

    Çıtır Tavuk Tarifi İçin Malzemeler

    • 500 gramkemikli tavuk parçaları(küçük baget, kanat veya kalça kullanabilirsiniz. )
    • 1 şişesoda
    • 5 yemek kaşığıun
    • 4 adetyumurta
    • 3 su bardağıkahvaltılık gevrek
    • 1 tatlı kaşığıtuz
    • 1 çay kaşığıkarabiber
    • 5 su bardağıkızartma yağı

    Çıtır Tavuk Tarifinin Püf Noktası

    Sodaya bulayıp bekletmek, tavuk etinin yumuşamasına yardımcı olacaktır.

    Çıtır Tavuk Tarifinin Pişirme Önerisi

    Dilerseniz yağlı kağıt üzerine dizerek fırında 200 derecede 20-25 dakika pişirebilirsiniz.

    Çıtır Tavuk Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Tavukları sodaya bulayın ve buzdolabında 15-20 dakika bekletin.
    2. Kahvaltılık mısır gevreklerini mutfak robotunda çekin ve tuz, karabiberle karıştırın.
    3. Yumurtaları bir kaseye kırın ve çırpın. Bir kaseye un, bir kaseye mısır gevreklerini koyun.
    4. Kızartma yağını ocağa alın ve kızdırın.
    5. Tavuk kanatlarını una, yumurtaya ve en son mısır gevreğine bulayın.
    6. İyice ısınmış ve kızmış kızartma yağında her tarafı eşit kızarıncaya kadar kızartın.
    7. Kağıt havlu üzerinde fazla kızartma yağını çektirerek servis edin. İşte bu kadar, afiyet olsun!

    Çıtır Tavuk Tarifinin Servis Önerisi

    Yanına dilediğiniz sos ile afiyetle tüketebilirsiniz.

    Daha İyi Bir Cinsel Yaşam İçin 13 Tavsiye‏

    0
    Daha İyi Bir Cinsel Yaşam İçin 13 Tavsiye‏

    Hiç havanızda değil misiniz? Bu şaşırtıcı sırlar ile bu gece canınız sevişmek isteyecek. Bahane bulmak gayet kolay; yorgunum, haftasonuna bırakalım vs. Seks aynı zamanda sağlıklı bir evlilik için çok önemlidir ve sağlığınız için de iyidir. Mutlu bir seks hayatı, stresi azaltır, kalp hastalıkları riskini düşürür ve bağışıklık sistemini güçlendirir. İşte size tavsiyeler.

    Öğle yemeğinde yürüyüş yapın

    Ne kadar fit olursanız, canınız o kadar seks ister. Cinsel tatmin, ideal kiloda olmakla yakından ilişkilidir. Az egzersiz, cinsel arzuyu da azaltır

    Masaj yaptırın

    Tensel temas, seks hormonu olan oksitoksini arttırır. Ne kadar çok oksitoksin salınırsa, kadının isteği o kadar artar.

    Tahrik edici birşeyler okuyun

    Erotik edebiyat, cinsel duygularınızı uyandırmaya ve havaya girmenize yardımcı olacaktır.

    Kendinizi rahatlatın

    Birkaç meditasyon seansı, cinsel duygularınızı hareket geçirip kısa sürede tahrik olmanıza yardımcı olabilir. Farkındalık, doğrudan beynin çalışmasını etkiler ve kadınların daha kolay bir şekilde tahrik olmasına yardımcı olur.

    Vitamin takviyesi alın

    Seksi hissedemeyecek kadar yorgun musunuz? Vücudunuza takviye gerekebilir. Düşük folat seviyesi kendinizi yorgun hissetmenize ve seks için enerjinizin olmamasına neden olabilir. B Vitamini ve demir eksikliği beynin nörotransmiterlerini azaltabilir. Doktorunuza danışarak takviye alıp almamanız gerektiğini öğrenebilirsiniz.

    Önceden biraz ter atın

    Yatmadan önce yapacağınız egzersiz ile vücudunuzu havaya sokabilirsiniz. Kazanacağınız enerjiyi doğru kullanın. 35-40 dakikalık hafif bir egzersiz ile vücudunuzu havaya sokabilirsiniz. Kan dolaşımınız hızlanır, sinir sisteminiz uyarılır ve iyi bir seks için kolayca havaya girebilirsiniz

    Kokulardan faydalanın

    Salatalık, meyankökü ve bebek pudrası kokusu kadınları tahrik eder ve vajinal kan akışını % 13 oranında arttırır. Balkabağı ve lavanta kokusu da kan akışını % 11 oranında arttırır.

    Viagra

    Partnerinizde işe yarayan ilaç sizin için de faydalı olabilir. Viagra gibi ilaçlar, kadınların vajinal bölgesinde kan akışını hızlandırır. Viagra’nın kadınlar için kullanımı sağlık otoriteleri tarafından onaylanmasa da, bazı doktorlar hastalarına vermektedir. Bu tarz ilaçların size iyi gelip gelmeyeceğini öğrenmek için mutlaka doktorunuza danışın.

    İlaçlarınızı kontrol edin

    Antidepresan kullanıyor musunuz? Antidepresan ilaçları orgazm olmanızı önleyebilir. Beynin zevk bölgesini baskılayarak kan akışını önler ve dopamin salgılanmasını önler.

    İlaç desteği

    Hormon bozukluğu ya da ameliyat nedeniyle seks isteğiniz öldüyse, testosteron desteği alabilirsiniz. Ancak testosteron takviyesi almadan önce mutlaka doktorunuza danışın

    Dikkatinizi dağıtan her şeyden uzak durun

    Sonu gelmeyen yapılacaklar listesi aklınızı dağıtabilir. Kadın beyni, seks sırasında bile erkek beyninden daha aktiftir. Beynin salgıladığı dopamin hormonu, ödül isteği yaratır. Konu seks olunca da ödül orgazmdır. Dopamin aynı zamanda duyusal uyarıcıların jenital organlara taşınmasını sağlar. Kronik stres veya tıbbi koşulların neden olduğu düşük dopamin seviyesi de seks sırasında dikkatinizi dağıtabilir. İsteğinizi ve dikkatinizi kaybediyorsanız, doktorunuza danışıp dopamin takviyesi alabilirsiniz.

    İşi sadeleştirin

    Tatminci edici bir seks seansı için üç saat boyunca aklınızı başınızdan alacak bir deneyime ihtiyacınız yok. 7 ila 13 dakika süren seks, hem kadınlar hem de erkekler için gayet tatmin edici olabilir.

    Sadece yapın!

    İçinizde arzu patlaması yaşamıyorsanız ne olmuş? Kadınlar, zihinsel arzunun, fiziksel tahrikten daha önce geldiğine inanıyor. Eğer arzu yoksa, o zaman seksin de olmaması gerektiğini düşünüyorlar. Kocanız sizinle sevişmek istiyorsanız, sevişin gitsin.

    Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek, “Konya Yolu’nda Sona Geldik”

    0

    Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek, Karayolları 4. Bölge Müdürü İlhan Aytekin ile bir araya gelerek projeyi yakından inceledi.

    İnşaatı devam eden Konya Yolu Gölbaşı İlçe Merkezi Alt Geçit Projesi’ni yakından inceleyen ve 2018 yılında başlanan projede artık sona yaklaşıldığını söyleyen Ramazan Şimşek “Bugün Karayolları 4. Bölge Müdürümüz İlhan Aytekin ile bir toplantı gerçekleştirerek, önümüzdeki ay açılacak olan Konya Yolu Alt geçidi ile ilgili detayları görüştük. Toplantıda atılan adımların ve açılacak olan alt geçidimizin şimdiden vatandaşlarımıza ve ilçemize hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz” dedi.

    Geri sayım başladı

    Tamamlanacak olan Konya Yolu Projesi sayesinde ulaşımın rahatlayacağına vurgu yapan Ramazan Şimşek “Gölbaşımızın güzelliğine yakışan bir projemizde daha sona yaklaşmanın haklı gururu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Projemiz, yapım aşamasında verdikleri büyük özveri için özellikle Gölbaşılı hemşehrilerimiz ve bölge esnafımıza; projenin yapım aşamasından son aşamasına kadar desteklerini esirgemeyen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ederim” dedi.

    Köylünün Geçim Kaynağı Oldu! Koronavirüs Sonrası Kekik Yağı Satışları Patladı

    0
    Köylünün Geçim Kaynağı Oldu! Koronavirüs Sonrası Kekik Yağı Satışları Patladı

    Antalya’nın Akseki ilçesinde yaklaşık 2 bin metre yükseklikteki Toroslarda yetişen şifalı bitkilerden elde edilen yağlar vatandaşların geçim kaynağı oldu. Köylülerin dağlardan çuval çuval getirip kendi doğal yöntemleriyle işleyip ürettikleri kekik yağına koronavirüs döneminde ilgi arttı.

    Birbirinden değerli yöresel ürünleriyle adı öne çıkan Akseki ilçesinde, Torosların karlı zirvesinden elde edilen şifalı bitkilerden elde edilen yağlarda önemli bir yer tutuyor. Şalba, andız, mersin, ardıç, defne, su nanesi, menengiç gibi birçok bitki ve tohumlardan çıkarılan yağlara Koronavirüs döneminde ilginin arttığı bildirildi. Bu ürünlerden başı çeken kekik yağı için vatandaşlar meşakkatli bir üretim yolculuğuna düşüyor. Yaklaşık 2 bin metre yükseklikteki Toroslardan toplanıp getirilen kekik bitkisi dev kazanlar içinde 4-5 saat kaynatılıyor. 100 kilo kekikten bir buçuk litre yağ çıkıyor. Her bitki için farklı yağ ve su alma yöntemi uygulayan köylüler, şişeledikleri ürünleri satarak gelir elde ediyor.

    300 DERECE ISIDA KAYNATILIYOR

    Ailesiyle biriktirdiği kekik, şalba, defne, su nanesi otlarını kuruttuğunu belirten Abdullah Güven, biriken kekikleri kazana doldurup içine su dökerek sabahın erken saatlerinde 300 dereceye varan ısıda kaynatmaya başladıklarını söyledi. Güven, “Kaynayınca içi buharla dolan kazanlarda 4 saat sonra bu buhar soğutulmuş boruların iç yüzüne değince yoğunlaşıp damla haline geliyor. Damlalardan oluşan damıtılmış su borudan dışarı akıyor. Aktığı yere kekik yağı ile karışık damıtılmış kekik suyunun birikmesi için bir kap konuluyor ve damlalar halinde aşağıya akar. Kap dolup taşınca ilk olarak dışarıya yağ kısmı çıkıyor. Birbirinden ayrılan kekik yağı ve kekik suyu kendi kaplarına doldurularak kullanım için saklanıyor. Bu işlem yaklaşık 8 saat sürüyor.” dedi.

    “PAZARLAMA SORUNUM YOK”

    Bazı bitkilerin yağlarını da soğuk pres yöntemi ile çıkarttığını anlatan Güven, “Menengiç ve çörek otu yağını soğuk pres yöntemi ile çıkartıyorum. Her çıkardığımız yağın ayrı ayrı şifaları vardır. Yağlarını çıkardığımız ürünlerin posalarını kesinlikle atmıyoruz. Posalarını ve kekiğin suyunu dahi değerlendiriyoruz. Posaları da hayvan yemi olarak satıyoruz. Önceleri yağları çıkarmadan bana sipariş verirlerdi. Ben de sipariş üzerine çalışıyorum. Şimdi ise satışlarımda oldukça yüksek patlama oldu. Pazarlama sorunum yok” diye konuştu.

    Kahramanmaraşlı Emekli Asker, Yaptığı Doğal İlaçla Koronavirüsten Korunuyor

    0
    Kahramanmaraşlı Emekli Asker, Yaptığı Doğal İlaçla Koronavirüsten Korunuyor

    Kahramanmaraş’ta yaşayan emekli astsubay Mustafa Uludağ, doğadan topladığı ürünlerin damıtma yöntemi ile öz suyunu çıkararak kendi ilacını üretiyor. Uludağ, yaptığı doğal ilaçlar ile koronavirüsten korunuyor.

    Kahramanmaraş’ta yaşayan emekli astsubay Mustafa Uludağ, görev yaptığı süreçte elde ettiği deneyimini emekli olduktan sonra da uyguluyor. Kahramanmaraş’a 20 kilometre uzaklıkta yer alan Ahir Dağı’ndaki bağ evinde tek başına yaşayan Uludağ, doğadan topladığı tıbbi aromatik bitkilerin damıtma yöntemi ile öz suyunu çıkararak kendi ilacını üretiyor. Hem çıkardığı şifalı otların sularını içiyor, hem de ihtiyacı olanlara veriyor.

    Kahramanmaraşlı emekli asker, yaptığı doğal ilaçla koronavirüsten korunuyor

    “KORONAYA KARŞI KALKAN OLUŞTURUYORUM”

    Pandemi sürecinde kekikten dezenfektan de ürettiğini söyleyen Uludağ, “Ben aslen Karadenizliyim. Burada kendi kurduğum düzenek ile tıbbi aromatik bitkilerin özünü çıkarıyorum. Koronavirüsün DNA şifrelerini çözdüğü bilinen kekik suyunu burada kendim oluşturduğum sistem ile ortaya çıkararak günlük iki kez içiyorum. Bu yaptığım doğal ilaçlar sayesinde de kendimi hastalıklardan koruyup koronavirüse karşı da kalkan oluşturuyorum. Ben daha önce kolon kanseriydim ve bu hastalıktan doğal ilaçlar sayesinde kurtuldum. Şu anda araştırma ve geliştirme aşamasındayım. Yaptığım ürünleri eşe dosta veriyorum” diye konuştu.

    Kanser Riskini Azaltan Şifa Kaynağı: Maden Suyu

    0
    KANSER RİSKİNİ AZALTAN ŞİFA KAYNAĞI: MADEN SUYU I. ULUSAL MADEN SUYU KONGRESİ'NDE MADEN SUYUNUN BİLİNMEYEN ÖZELLİKLERİ ANLATILDI
    DOÇ. DR. YAVUZ DİZDAR MADEN SUYUNUN SAĞLIK ÜZERİNE ETKİSİ VE KANSER RİSKİNİ AZALTMA ÜZERİNE OLUMLU ETKİSİ OLDUĞUNU SÖYLEDİ. (İHA/İSTANBUL-İHA)

    İlk defa online platformda düzenlenen I. Ulusal Maden Suyu Kongresi ile maden suyunun bilinmeyen yönleri gün yüzüne çıkarıldı. Akademisyenlerin katkılarıyla gerçekleştirilen sunumların ikinci gününde de maden suyunun kanser riskinin azalmasından cilt güzelliği için faydalarına, mineral ihtiyacını karşılamasından çocuk beslenmesindeki önemine kadar pek çok bilgi aktarıldı. Kızılay Başkanı Dr. Kerem Kınık da maden suyu konusunda merakını gidermek isteyenler için ‘Mucize İçecek Maden Suyu’ kitabının okunması tavsiyesinde bulundu.

    Online olarak düzenlenen ve iki süren “I. Ulusal Maden Suyu Kongresi’nde” akademisyenlerin anlatımıyla 30’u aşkın sunum kamuoyuyla paylaşıldı. Kongre’de maden suyunun Anadolu coğrafyasındaki önemi ve insan yaşamı üzerindeki etkileri tüm yönleriyle ele alındı.

    Kınık; “Mineral için en iyi kaynak maden sularımızdır”

    Kızılay Genel Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi AYAY Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Kerem Kınık, “Toprağın ana bileşeni minerallerdir. Bu minerallerin de içeriği ve birbirine olan oranları, toprağın yaşamını, toprakta yaşayan canlıların çeşitliğini bunun sonucunda da toprağın verimliğini etkilerler. Mineraller insan yaşamı için de elzem yapılardır. Vücut tarafından da sentezlenemediğinden dolayı mutlaka dışarıdan alınması gereken bu küçücük yapılar, eksikliğinde de insan hayatını olumsuz yönde etkilemekte, bazen de yaşamla bağdaşmayan ölüm olayları oluşturmaktadır. Su, toprak ve insan kimyasının arasındaki uyum eşsiz bir denge üzerine kurulmuştur. Bu yaşam döngüsünün devam edebilmesi için insanların yeterli derecede toprak ve su ilişkisinde olan mineralleri bünyesine alması gerekir. Bundan dolayı doğal kaynaklardan bu minerallerin alınması gerçekten insan açısından, sağlık açısından çok önemlidir. Bu konudaki en iyi kaynak da maden sularımızdır. Yaradılıştan bu yana toprak ve su döngüsü insana bir ödül gibi verilmiş olan maden suyu, mucizevi etkilerinin daha çok incelenmesi, idrak edilmesi ve sağlıklı bir gelecek için tüketilmesi çok önemlidir.” dedi.

    Maden suyu cilt kusurlarını azaltır

    Mineralli suların kozmetik uygulamalarını anlatan Yıldız Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Ayşe Karadağ, “Mineralli doğal suların, sprey şeklinde cildi nemlendirici, rahatlatıcı veya dermatolojik tedavilerde tamamlayıcı ürün olarak yüzdeki kızarıklıkları, kaşıntıyı azaltma, güneş yanıklarında, akne tedavisi sonrası bakım, atopik dermatit, sedef ve egzama hastalıklarında yatıştırıcı, epilasyon, kimyasal peeling gibi dermo-kozmetik işlemler sonrası rahatlatıcı olmasını hedefleyen birçok ticari ürün bulunuyor. Tüm cilt koşullarında güvenle kullanılabileceği yapılan çalışmalarda belirtilmiştir. Maden suları dahil olmak üzere mineralli suların cilt sağlığı üzerine arındırıcı, temizleyici, antienflamatuar, keratolitik, nemlendirici, antioksidan özellik gösterme gibi etkileri dolayısıyla, tek başlarına veya başka bir kozmesötik ürünün kompozisyonunda kullanımları yeni ürünlerin geliştirilmesi potansiyelinin de yüksek olduğunu göstermektedir.”

    Kanser riskini azaltan şifa kaynağı: Maden Suyu

    Maden suyunun sağlık üzerine etkisi ve kanser riskini azaltma üzerine olumlu etkisi olduğunu söyleyen İstanbul üniversitesi Onkoloji Enstitüsü’nden Doç. Dr. Yavuz Dizdar şöyle devam etti: “İnsan vücudunun kaçınılmaz ihtiyaç gösterdiği mineraller var. Bu mineraller tek başına bir işe yaramıyor ama biyolojik sistemin çalışması için zorunludur. Maden suyu içtiğiniz zaman o zorunlu olan mineralleri illaki maden suyunu içerisinden alıyorsunuz. Yapmanız gereken düzenli olarak maden suyu içmektir. Bu kanseri engeller mi derseniz, bu konuda nokta atışı evet ya da hayır deme imkanımız yok. Herkese maden suyunu düzenli olarak tüketmesini öneriyoruz. Çünkü bu, sizin vücudunuzun dengesinin korunması için gerekli. Tabi ki gerçek maden sularını tüketmeniz gerek. Bunu düzenli olarak yaptığınız takdirde sağlığınız için duyduğunuz endişelerin önemli bir kısmı kaybolacaktır.

    Bebek mamalarında maden suyu kullanılmalı

    Maden suyunu başta çocuklar olmak üzere her yaştan insanın tüketmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Zeynep Hazal Tekin, “Avrupa ülkelerinde kişi başı mineralli su tüketimi 150 litre sınırlarında iken Türkiye’de bu oran sadece 5 ile 10 litre bandındadır. Avrupa’da ulusal pediatrik beslenme komitelerinin önerileri doğrultusunda uygun mineral içeriğine sahip mineralli suların, bebek maması formülleri hazırlanırken kullanılmaları önerilmektedir. Yüksek ve kıymetli mineral içeriği ile maden suyu başta çocuklar olmak üzere her yaştan insan için faydalı bir içecektir. Günlük su tüketiminin en az 1-2 bardağını maden suyu olarak almak önemlidir. Maden suyunun günlük tüketimini arttırmak için çocuklara hazırlanan içeceklerin ve yiyeceklerin içerisine maden suyu eklenilerek mineral içeriğini arttırabiliriz.

    Kalsiyum ihtiyacı olan bireylerin diyet listesinde maden suyu

    Kemik sağlığına destek olarak maden suyunu öneren Atlas Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Üyesi Dr. Hülya Yılmaz Önal, “2016 yılında Avrupa Gıda Güvenliği Ajansı (EFSA) tarafından kalsiyumun kemiklerin gelişimi için önemli olduğu ve kalsiyum açısından zengin maden sularının işlevsel gıda olarak kullanılabileceği kabul edilmiştir. Yani maden sularını artık bir kalsiyum kaynağı olarak değerlendirebiliriz. Kalsiyum ihtiyacı olan bireylerin diyetlerine ekleyebiliriz. Günlük ihtiyacı karşılamak için sağlıklı bireylerde de maden suyu tüketimini teşvik edebiliriz.” dedi.

    Mucize İçecek Maden Suyu kitabını okuyun

    İki gün boyunca 30’u aşkın sunumun değerli akademisyenlerden dinlendiğini belirten Kınık, “Maden suyuna biraz daha farklı boyutlarıyla odaklandık ve tartıştık. Bundan sonra ilkini gerçekleştirdiğimiz bu kongrenin çok daha farklı boyutlarıyla maden suyu, mineralli su ve sağlık ilişkisi, dünyadaki farklı tedavi edici sağlık yönündeki etkileri, endüstriyel etkileri, kalkınma temelindeki, kültür temelindeki etkileri, sanata verdiği etkileri çok boyutlu olarak inanıyorum ki akademisyenler tarafından araştırılacak. Bu kongre neticesinde artan bir ilgi olabileceğini düşünerek Kızılay Kültür Sanat Yayınları’ndan çıkmış olan ‘Mucize İçecek Maden Suyu’ kitabını sizlere tavsiye ediyorum. Bu kitap aslında bütüncül bir çerçeve sunuyor ve maden suyuna bilmediğimiz yönlerden bir bakış açısı da getiriyor.” ifadesinde bulundu.

    Yaşam İçin Gerekli Mikrobesinler: Vitamin ve Mineraller

    0
    Yaşam İçin Gerekli Mikrobesinler: Vitamin ve Mineraller

    Vitamin ve mineraller sağlıklı yaşamın vazgeçilmez organik bileşenleridir. Vitamin ve minerallerin kronik hastalıklardan korunmadaki rolüne dikkat çeken Eczacı Ayşen Dincer, günlük beslenmemize yeterli miktarda sebze ve meyveler, lif ağırlıklı gıdalar, protein zengini besinler, süt ve süt ürünlerini ekleyemediğimiz durumlarda mutlaka multivitamin alarak vitamin ve mineral ihtiyacımızı karşılamamız gerektiğinin altını çiziyor.

    Besinlerin yapısında bulunan bileşenler makro ve mikro besin öğeleri olarak adlandırılır. Makro besin öğeleri kalori içeren, karbonhidrat, protein ve yağlardır. Kalori içermeyen, D vitamini dışında vücudumuzda sentezlenemeyen, doğal beslenme veya besin destek takviyeleriyle alınması zorunlu olan vitamin ve minerallere ise mikro besin öğeleri denir. Vitamin ve mineraller, sinir-kas-kemik sisteminin temelinde, görme işleminin devamlılığında, kan yapımı ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde, makro besin öğelerinin enerjiye dönüşümünde, cilt, saç, tırnak dokusunun oluşmasında, vücutta oluşan tüm toksinlerin temizlenmesinde ve kronik hastalıklardan korunma önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle günlük vitamin ve mineral ihtiyacımızı karşılamak çok büyük önem taşıyor.

    Türkiye Beslenme Rehberi, sağlıklı yaşam için günde 3 porsiyon taze sebze ve 2 porsiyon taze meyve tüketimini öneriyor. Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırma sonuçlarına göre toplumun sadece yüzde 45’inin günde 1 porsiyon kadar sebze, yarım porsiyon kadar meyve tükettiğinin altını çizen Ecz. Ayşen Dincer, bu nedenle birçoğumuzun günlük ihtiyacımız olan vitamin ve mineralleri alamadığımıza dikkat çekiyor. Dincer, sebze ve meyveler, lif ağırlıklı gıdalar, protein zengini besinler, süt ve süt ürünlerini öğünlerimize yani günlük beslenmemize ekleyemediğimiz durumlarda multivitamin alınmasını öneriyor.

    Tekli ve yüksek doz yerine çoklu vitamin tercih edilmeli

    Her yaşın ve cinsiyetin besin, sıvı, vitamin ve mineral ihtiyacının farklı olduğuna dikkat çeken Eczacı Ayşen Dincer, “Çocukların, ergen bireylerin, yetişkinlerin ve yaşlıların da farklı dozlarda vitamin alması gerekir. Üstelik bu, cinsiyete göre de değişir. Örneğin Diyet Referans Değerlerine göre, alınması gereken demir miktarı, yenidoğanda 0.3 mg, bebekte 11, yetişkin erkeklerde 11, yetişkin kadınlarda 18 iken, hamilelerde 27 mg’a çıkabilir. Yani hamile bir kadının demir ihtiyacı ile bir erkeğinki aynı değildir. Bu nedenle kişi dışarıdan vitamin takviyesi alacaksa bunu cinsiyete, yaşa ve ihtiyaca uygun seçmeli. Ayrıca vitamin ve mineral desteği alırken tekli ve yüksek doz tercih etmek yerine yaşa ve cinsiyete yönelik olarak uygun dozda hazırlanmış vitaminlerin günlük kullanılması daha doğru. Tıpkı sağlıklı beslenmeyle aldığımız gibi vitaminlerin de ihtiyaca göre karma ve çoklu içerik içermesi de önem taşıyor” diyor.

    Bağışıklık sistemine destek için C ve D vitamini, selenyum ve çinko içeren multivitaminleri kullanabilirsiniz

    Vitamin ve mineral desteğine hayat boyu ihtiyacımız olduğunu hatırlatan Eczacı Ayşen Dincer, nasıl su içmeye veya egzersiz yapmaya ara vermek gerekmiyorsa vitamin mineral takviyesine ara vermek gerekmediğinin altını çiziyor. Özellikle bu dönemde viral enfeksiyonlara karşı C vitamininin koruyucu etkisini hatırlatan Dincer, güneşin pek yüzünü göstermediği şu günlerde D vitamini depolarımızda da eksiklikler görülebileceğini söylüyor. Pandeminin etkisinin devam ettiği şu günlerde bağışıklık sistemini güçlü tutmanın önemine de değinen Dincer, şunları söylüyor: “Bağışıklık sistemini desteklemek için vitamin, mineral, antioksidanlar (özellikle E ve C vitaminleri) ve amino asitlerden zengin beslenmek gerekiyor. Doğal beslenmeyle bu ihtiyacı karşılamak mümkün olmayabilir, bu nedenle bu içeriklere sahip takviyeleri güvenle alabilirsiniz. Bağışıklık için önem taşıyan C ve D vitamini, selenyum ve çinko doğru multivitamin destekleri kullanabilir, vitamin mineral antioksidanın yanı sıra aminoasitleri bir arada içeren karma formüller tercih edebilirsiniz.”