Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 178

    Okullar 21 Eylül’de Açılacak Mı? Bakan Selçuk’tan Milyonların Merak Ettiği Soruya Yanıt

    0

    Uzaktan eğitim çalışmaları ve yeni eğitim öğretim yılı hazırlıklarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “21 Eylül’de belirli sınıflarda yüz yüze eğitimi başlatacağız. Okulların tam anlamıyla ne zaman, hangi şartlarda açılacağına Bilim Kurulu üyeleri karar verecek” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, uzaktan eğitim çalışmaları ve yeni eğitim öğretim yılı hazırlıklarıyla ilgili düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

    Okulların ne zaman açılacağı yönündeki soruya yanıt veren Bakan Selçuk, “21 Eylül’de belirli sınıflarda yüz yüze eğitimi başlatacağız. Okulların tam anlamıyla ne zaman, hangi şartlarda açılacağına Bilim Kurulu üyeleri karar verecek. Biz hiçbir çocuğumuzu ve öğretmenimizi riske atan bir karara imza atmayız” ifadelerini kullandı.

    Erişimde fırsat eşitliğine de vurgu yapan Bakan Selçuk, “Erişimde fırsat adaleti olsun diye internet paketi olmayan çocuklarımıza destek olmak; bugün yine operatörlerden olumlu haber geldi. İki katına çıkarılıyor çocuklarımızın eğitimle ilgili kotaları. Bu anlamda da daha yeni gelişmeler olacak.” diye konuştu.

    Bakan Selçuk’un açıklamalarından satırbaşları;

    Hazırlıklarımız konusunda aylardır çalışıyoruz, hep belirttiğimiz gibi hangi senaryo olursa olsun bu tedbirleri almak gerekiyor diye. Şimdi bir burukluk var elbette ama bildiğiniz gibi bu bütün dünyada ortaya çıkan bir durum. Ve Türkiye’nin de bu bağlamda her gün belli başlı ülkeleri izleyerek tedbirler noktasında gereğini yaptığını sizlerle paylaşıyoruz. Ben bugün bir sunumla başlayacağım; arkasından sizlerin soruları konusunda da ayrıntıya girme imkanımız da olacak.

    UZAKTAN EĞİTİM NASIL OLACAK?

    Bu önemli bir soru. Bizim bu soruya verdiğimiz cevap aslında çok net. Şu anda bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sağlık koşulları nedeniyle uzaktan eğitimin ayrı bir yere sahip olduğunu görüyoruz. Mart’tan beri bazı aşamaları paylaşıyoruz sizlerle. Başlangıçta, biliyorsunuz televizyon kanalları açtık. Bu kanalların içeriğini okul kademelerine göre doldurduk Hep şunu söyledik, dünyada bunu yapabilen çok az sayıda ülke var. Artık niteliğinde de çok iddialı hale geldik.

    3 bin 358 ders çekimi yaptık. Bir dersin toplam yapılma süreci yaklaşık 5 gün sürüyor. Üst üste koyduğunuzda kaç yıl olacağını siz düşünün lütfen. Hala da bu süreç derinleşerek, uzmanlığı artırarak sürüyor. Peki sadece televizyonla yetindik mi? Hayır. Canlı platformlar kurduk, yapay zeka temelli bir eğitim içeriği olması bakımından dünyada yine birkaç ülkede olan bir içerik. Öğrencinin seviyesini ölçen, durumuna göre bölüm tavsiyesinde bulunan, öğrencinin hızına göre; bu hızla gidersen bölümlerini değiştirdim, azalttım, çoğalttım diyebilen bir zeka. Ya da bir öğrencinin bilemediği sorunun hangi konu eksikliğinden kaynaklandığını otomatik olarak bilip, ekrana hazır olarak getiren bir sistem.

    “CANLI SINIFLAR YAPTIK”

    Ve bir milyon öğrencim varsa, bir milyon ayrı deneme sınavı yapabilen bir sistem. Bu konu bizim açımızdan kritik. Öğretmenlerimiz için de çok önemli bir dönem. Ben uzun yıllardır eğitim içindeyiz. Hiçbir dönem bu yılki kadar hizmet içi eğitim gördüğünü görmedim. Öğretmenlerimiz sürekli olarak bir eğitimin içerisindeler; özellikle dijital becerilerin geliştirilmesi konusunda. Başka ne yaptık? Canlı sınıflar yaptık. Dünyada canlı sınıf yapabilen ülke sayısı 3-4’ü geçmiyor. Burada eksiklerimiz, hatalarımız vardı. Bunu nereden biliyoruz? Bir araştırma yaptık, uzaktan eğitimin süreciyle ilgili araştırma yaptık.

    “BÜTÜN BUNLARI ANLIK OLARAK İZLİYORUZ”

    Öğretmen ve öğrenciler sınıfta olduğu gibi senkron eğitim imkanına buradan sahipler. Uzaktan eğitimi biz anlık olarak ölçüyoruz. Şu anda hangi sınıf düzeyinde, kaç canlı sınıfta hangi hareket var, kaç öğretmenimiz aktif, orta öğretimdeki öğretmenlerin aktivitesi nedir, hangi şehirdedir, hangi kasabadadır, bütün bunları anlık olarak izliyoruz.

    Biz ilk kez, yaz tatilini de eğitim fırsatı olarak değerlendirdik. TV kanallarımız hiç durmaksızın yaz programları, yaz okulları açtı. Yaz tatili süresince de tasarım beceri atölyeleri kurduk. Çocukların her türlü konuda bu dijital becerilerle, dramayla ilgili olabilir. Her konuda atölye imkanına kavuşuyor olması, kişisel olarak katılma fırsatının olması önemli.

    “EBA’YI ÇOK DAHA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ”

    Yabancı dille ilgili yazın önemli bir program yaptık. Dedik ki bir yıl boyunca alınan derslerin tamamını bir yazda verebiliriz. A1 seviyesinde ve diğer seviyeleri de dikkate alarak uluslararası nitelikte bir içerik hazırladık ve sunduk. Türkiye’de en çok ziyaret edilen bütün siteler içerisinde 10’uncu site olması, dünyada en çok ziyaret edilen site anlamında EBA’nın ayrı bir yeri var. Çok daha ileri taşıyacağız. Bu tıklanma sayısı ve sürdürülebilir şekilde bunun gerçekleşmesinin de ayrı bir önemi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

    “İNTERNET KOTALARI İKİ KATINA ÇIKIYOR”

    Erişimde fırsat adaleti olsun diye internet paketi olmayan çocuklarımıza destek olmak; bugün yine operatörlerden olumlu haber geldi. İki katına çıkarılıyor çocuklarımızın eğitimle ilgili kotaları. Bu anlamda da daha yeni gelişmeler olacak.

    “ARTIK KİŞİYE ÖZEL EĞİTİM VEREBİLİYORUZ”

    Öğretmenlerden bize binlerce talep geliyor. Şöyle bir avantajımız var, artık kişiye özel eğitim verebiliyoruz. Yani ‘ben şu konuda almak istiyorum’ olabilir. Bununla ilgili dünyadaki büyük markaların gönüllü desteği oldu. Ve yüz binlerce öğretmenimizin eğitimini alması ve iki gün önce de sertifika töreni vardı. On binlerce öğretmenimizin dünyanın her yerinde geçerli sertifika almalarını sağlıyoruz. Beş binden fazla lise öğrencimiz uluslararası geçerliliği olan sertifika aldılar.

    Yaptığımız araştırma sonucunda, özellikle erişimde sorun yaşayan çocuklarımızın, ilkokul çocuklarının somut bir takım araç gerece de ihtiyacı var. İlk defa Türkiye’de hikaye temelli bir müfredat çalışmasını yaptık. Bir çocuğun hayatı işlenirken, orada matematik sosyal bilgiler fen işleniyor. Bunu çocuklar çok sevdiler. Bunun devamı gelecek inşallah. 22 bin 700 ilkokuldaki çocuklarımızın eline teslim edildi, somut olarak teslim edildi.

    “ON BİNLERCE HİKAYE GELDİ”

    Çocuklardan ev yapımı öyküler… Yarışma açtık, evde oturuyorsunuz hadi hikaye yarışması var, hikaye yazın. On binlerce hikaye geldi. Çok enteresan bir yönü var. Çocuklar kendi hayatında neyi yaşıyorsa onu hikayeye yansıtmışlar.

    Ve çok özel bir jüri bu hikayeleri okudu, bir seçim yaptı. Ve biz bunu somut olarak bastık. Bu da benim çok etkileyen bir çalışma. Çocukların yaşadıklarını okuyunca inanılmaz.

    31 Ağustos’ta yüz yüze eğitim başlamazsa senaryomuz var demiştim ya, onun gereğini de bir ay önce hazırladık. Başlasaydı onun gereğini de hazırlamıştık. Onun için hiç tedirginlik yaşamıyoruz, sadece kaliteliyi yükseltmeye çalışıyoruz. Canlı derslerin kapasitesini en az 10 kat artırdık. Destekleyici araçlarımız giderek artacak.

    “DERS KİTAPLARI BÜYÜK ÖLÇÜDE DAĞITILDI”

    Çalışma kitapları ilk kez çocuklarımıza; bakın ders kitabının dışında çocuklarımızın eline ‘öğrenci çalışma kitabı’ somut olarak verilecek. Bu yeni bir şey. Ders kitapları da geçen hafta itibariyle çok büyük ölçüde dağıtıldı. Çünkü kitapları iki ay öncesinde bitirmiştik zaten.

    TSE ile yaklaşık üç aydır çalışıyoruz. Bir okulun temizliği konusunda nasıl standart olmalı? Neler yapabiliriz, bunu uzmanlar çok uzun süre çalışarak standartlar çıkarıldı. Enfeksiyon önleme kılavuzunu da yayımladık. Bunu velinin, öğretmenin diline göre özel olarak yeniden rehber haline getirilmesi lazım. Hazırlığı tamamladık, tamamlayan okullara da temizlik belgesi veriyoruz.

    “1.5 MİLYON ÇOCUĞUMUZUN ERİŞİMİYLE İLGİLİ PROBLEMİMİZ VAR”

    Bizim internete erişimde bulundukları bölge itibariyle internet altyapısının olmaması… Çocuklarımızın erişiminde sorun var. Peki bu çocuklar 16 milyon çocuğun erişimiyle ilgili bir problem görülmüyor. Ama yaklaşık 1,5 milyon çocuğumuzun erişimiyle ilgili bir problemimiz var, bunu görüyoruz.

    Peki bu çocuklara nasıl erişeceğiz? Bu tip durumda olan her bir çocuğumuza, 17 kitaptan oluşan özel bir set veriyoruz. Başka ne yapıyoruz? EBA destek noktası kurmaya başlıyoruz. Bu noktaları erişimde zorluk çeken çocukların bulundukları bölgede kuruyoruz. Onların taşımasını da üstleniyoruz, gezici EBA destek noktası da hazırlıyoruz.

    Bütün dünyada böyle bir problem var. Bugün elimizdeki en güçlü araç 31 ağustos için söylüyorum, uzaktan eğitim. Uzaktan eğitimi en iyi şekilde nasıl kullanırız? Bizim derdimiz bu. 31 Ağustos itibariyle bunun çok önemli olduğunu düşünüyoruz.

    SORU-CEVAP

    SORU:Milyonlarca insanın gözü bu toplantıda. İki sorum olacak; birincisi özel okullar meselesi. Özel okul temsilcileriyle görüşmelerinizin olduğunu biliyoruz. KDV indirimi istediklerini biliyoruz, aynı zamanda velilerin de özel okullardan indirim talepleri var. Somut bir sonuç çıktı mı?

    Tabi özel okullarla ilgili olarak defalarca toplantılar yapıp, her bir okulun ayrı ayrı şartları nelerdir, konumu nedir, ücreti nedir… Bunlarla ilgili çözümleme çalışmaları yapıldı ve temsilcilerle uzun soluklu çalışmalar gerçekleştirildi. Ve biz özel okulların velilerin talepleri noktasında, tedbirler alması noktasında beklentilerimizi net olarak ifade ettik. Onların da geçen hafta deklerasyonu oldu. Ve biz bu talebe uyarak, özel okullarda indirim yapması konusunda; okula göre değişecek bir durum söz konusu. Ama her okulun bunu yapması konusunda okul temsilcilerinin bir mutabakatı var.

    Vergi ve benzeri hususlar konusunda hayata geçebilecek bazı kolaylaştırmalar, veli lehine… Neler olabilir, bunu da çalışıyoruz. Bir hafta içerisinde belirli bir noktaya da gelmiş olacağız. Netleşen konu şu. Velilerimizin taleplerini özel okullarımızın dikkate alacağını umuyorum. Almaları konusunda da kendileriyle her türlü irtibat içindeyiz.

    OKULLAR 21 EYLÜL’DE AÇILACAK MI?

    SORU: Yüz yüze eğitime geçiş süreciyle ilgili bazı haberler yansıdı. Şu sınıflar başlayacak, sonra devam edecek şekilde. Dün de haberler vardı ama yalanlandı. Nasıl bir planlama süreci yürütüyor musunuz?

    Dikkat ediyor musunuz, Bilim Kurulu üyelerine sorular soruluyor. Bizim de tavsiyelerini aldığımız bir kuruldan söz ediyoruz. Bu soruyu sorduğunuzda bunun çok net ve belirlenmiş bir cevabının aylar öncesinden olamayacağı, o günkü koşullara bağlı olarak sürekli bir değerlendirmeye muhatap olması gerektiği söyleniyor.

    Diyelim ki biz üç sene önce, iki sene önce net olarak söylüyorduk. “Okullar şu tarihte açılacak” diyebiliyorduk ama bunun MEB’in tek karar alıp da söylemesi, diğer paydaşlarla işbirliği içinde alınabilecek karar olmasından dolayı mümkün değil.

    Ama bizim yaklaşımımız nedir, biz çocukların yüz yüze eğitim almasını tabi ki çok istiyoruz. Ama izliyorsunuz, salgının seyrine ilişkin rakamlar sayılar yayımlanıyor.

    Kurul dese ki, Sağlık Bakanlığımız dese ki “Okulların tamamının açılmasında sakınca yoktur” dese biz bunu elbette açarız. Ama “kesinlikle şu şu olmaz” dese, bizim tam tersini yapıyoruz dememiz söz konusu değil. Biz hiçbir çocuğumuzu ve öğretmenimizi riske atan bir karara imza atmayız. Benim ricam sadece, resmi kaynaklarda MEB’in sitesinde ne yazıyorsa odur. Önemli olan şu, biz 21’inde belirli sınıflarda yüz yüze eğitimi başlatacağız. Salgının seyri itibariyle, sürekli değerlendirme söz konusu olduğu için biz bunu takip ediyoruz. Buna uygun olarak da durumumuzu dikkate alacağız.

    SORU: Bu yıl yüz yüze eğitimin yapılmaması gündemde olursa, sınav konusu nasıl değerlendirilecek?

    Şimdi tabi bütün bu süreçlerin birbirine bağlı ve ön şartla ilişkisi var. Müfredat sınava bağlı, sınav öğretmene bağlı, öğretmen veliye bağlı. Bu anlamda biz her zaman öğrencimizi zorda bırakmayacak, öğrencimizin ve öğretmenimizin lehine olan kararları alıyoruz. Bize, henüz daha sınav muhtevası diyelim ki YKS ile ilgili… İkinci dönemin sonuna doğru ne yapılır, ÖSYM’ye verilir. Bizim şimdiden belirlemek istediğimiz, belirlediğimiz bazı hususlar da var. Bunun ölçme değerlendirme fırsatı bitmek üzere. Bir hafta içerisinde belirli bir netliğe kavuşacak. Şu anda onların görevi.

    SORU: Çalışanlarda tedirginlik var. Uzaktan eğitimle kendilerine çok büyük görev düşüyor. Bu yıl nasıl olacak, çok merak ediliyor. Görüşlerinizi almak isterim…

    Ailelerin müthiş bir heyecanı var. Acemilikleri var, ilk kez böyle bir şeye şahit oluyorlar. Yine Bilim Kurulu’nun tavsiyesiyle biz küçük sınıflarla ilgili başlama noktasında çok daha kararlıyız. Çünkü bu çocukların akademik ihtiyacı elbette var ama ilk önce manevi ihtiyacı var. Bunu karşılama için de öğretmeniyle az da olsa, bir şekilde bir tanışsınlar. Tanıştığı kişiyle ilkokul iki, üçüncü sınıf öğrencisinin görüşmesi başka olur. Tanımadığı biriyle görüşmesi başka olur.

    Annelerimiz, çok yoruldular. Bunun farkındayız. Bununla ilgili de nasıl bir kolaylık olursa yapacağız. Bu yüzden, öğretmenlerimiz ‘okullarda olmak istiyoruz, ulaşamadığımız öğrencilere nasıl ulaşırız’ bana sordukları soru bu. Binlerce soru geliyor öğretmen arkadaşlarımdan. Ben inanılmaz derecede memnunum. Bu süreçte, milletimizin zor zamanında milletimize sahip çıktılar.

    Okullara gitmek istemiyormuş öğretmenler vesaire, bunlar bana çok anlamsız geliyor. Çünkü öğretmenlerimizin çabasını biliyorum, bu yüzden müteşekkirim.

    SORU: 60 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı bulunan öğretmenlerle ilgili alınacak tedbirler nedir?

    Risk grubundaki öğretmenlerimizle, hatta bütün öğretmenlerimizle ilgili, servis şoförlerimizle ilgili HES kodları vasıtasıyla herhangi bir öğrencimizin yakınında-ailesinde bir vaka söz konusu ise, o öğrencinin yüz yüze eğitim başladığında okula devam etmemesi konusunda, anlık tedbir alıp da okul yöneticisinin telefonuna düşecek şekilde yazılım altyapımız bitti.

    60 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olan öğretmenlerimiz… Kamu personeline ilişkin genelge üç gün önce yayımlandı. O yayımlanmadan önce bir kararımızı almıştık. Bu öğretmenlerimizin idari izinli sayılması gibi. Böyle bir risk söz konusuyken bizim onları davet etmemiz asla söz konusu olamaz.

    Biz öğretmenlerimizin tam zamanlı bir mesai düşünmüyoruz. Okul en güvenli yer. Tedbirimizi olağanüstü alıyoruz.

    Oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, Koronavirüs Testi Yaptırdı

    0
    Oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, Koronavirüs Testi Yaptırdı

    Yakışıklı oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ önceki akşam apar topar Bodrum’daki bir özel hastaneye giderek koronavirüs testi yaptırdı. Önlem amaçlı test sonrası hemen hastaneden ayrılan oyuncu sonucunu bekliyor.

    Şimdilerde eşi Başak Dizer ile Bodrum‘da tatil yapan başarılı oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, artan vakaların ardından hastaneye giderek koronavirüs testi yaptırdı.

    SONUCUNU BEKLİYOR

    Oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, önceki akşam apar topar Bodrum’daki özel bir hastaneye gitti. İddialara göre; hastanede yaklaşık 1 saat kalan Tatlıtuğ, koronavirüs testi yaptırdı. Vakaların artması ile panik yapan Kıvanç Tatlıtuğ’un testini yaptırıp, hastaneden ayrıldığı ve sonucunu beklediği öğrenildi.

    Kıvanç Tatlıtuğ hastaneye çıktıktan sonra oyuncu Pelin Karahan da geldi. Eşiyle hastaneye gelen Karahan’ın test için mi yoksa ziyaret için mi geldiği henüz bilinmiyor.

    Oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, koronavirüs testi yaptırdı

    Ece Erken, Koronavirüs Salgını Nedeniyle Oğlu Eymen’i Okula Göndermeyecek

    0
    Ece Erken, Koronavirüs Salgını Nedeniyle Oğlu Eymen'i Okula Göndermeyecek

    Ünlü sunucu Ece Erken, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda koronavirüs salgınından dolayı oğlu Eymen’i okula göndermeyeceğini söyledi.

    Avukat Şafak Mahmutyazıcıoğlu ile yaşadığı ilişkiden dolayı gündemden düşmeyen ünlü sunucu Ece Erken, sosyal medya hesabından takipçileriyle dertleşti. Koronavirüs salgınından dolayı çocuğu Eymen’i okula gönderip göndermeyeceği konusunda kararsız olduğunu söyleyen Erken, takipçilerinin fikrini aldı.

    “OKULDAN MAHRUM OLDU”

    Eylül ayının sonuna doğru okulların açılacağını söyleyen Erken, tüm hızıyla devam eden salgın sürecinde çocuğunu okula göndermek konusunda yaşadığı tereddütleri takipçileriyle paylaştı. Instagram hesabından konuyla ilgili paylaşım yapan Ece ErkenMaskeleri çıkarıp, sağlığımız için endişelenmeyi ne zaman bırakacağız acaba? 31’inde çocuğunuzu okula yollamayı düşünüyor musunuz? Endişeli olanlar… Hem çok istiyorum uzun zaman okuldan mahrum oldu Eymencik, hem de korkuyorum. Off galiba biraz beklemede kalacağım” ifadelerini kullandı.

    Ece Erken, koronavirüs salgını nedeniyle oğlu Eymen'i okula göndermeyecek
    Ece Erken, koronavirüs salgını nedeniyle oğlu Eymen'i okula göndermeyecek

    Milli Eğitim Bakanlığı, Televizyonunun Yüz Yüze Eğitimle İlgili Genelgesini Yalanladı

    0
    Milli Eğitim Bakanlığı, Televizyonunun Yüz Yüze Eğitimle İlgili Genelgesini Yalanladı

    Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, televizyonun son dakika olarak geçtiği yüz yüze eğitim ile ilgili genelgenin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

    Milli Eğitim Bakanlığı,  televizyonunun son dakika olarak duyurduğu “yüz yüze eğitim” ile ilgili genelgeyi yalanladı.Ulaştığımız bakanlık yetkilileri, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve yüz yüze eğitimin hangi tarihte ve şartlarda yapılacağının netleşmediğini açıkladı.

    Söz konusu iddiada; 8. ve 12. sınıfların 21 Eylül‘de okula başlayacağı, 21 Eylül’den 3 hafta sonra tüm kademelerin açılması planlandığı koşullar uygun olursa 1. ve 2. sınıfların başlatılması da sağlanacağı ifade edilmişti.

    YÜZ YÜZE EĞİTİMİN TARİHİ HENÜZ NETLEŞMEDİ

    Milli Eğitim Bakanlığı kaynaklarının aktardığı bilgiye göre söz konusu iddianın gerçeği yansıtmadığı ve yüz yüze eğitimin hangi tarihte ve şartlarda yapılacağının netleşmediği belirtildi.

    MEB’DEN AÇIKLAMA GELDİ

    Öte yandan, söz konusu iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Kamuoyunun Bilgisine, 21 Eylül’de başlaması planlanan yüz yüze eğitimle ilgili hangi sınıfların aşamalı ve seyreltilmiş olarak okula başlayacağı henüz netlik kazanmamıştır. Konuyla ilgili Bakanlığımız kaynakları dışında yapılan açıklamalara itibar edilmemesini rica ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

    Son Dakika: Milli Eğitim Bakanlığı, Habertürk televizyonunun yüz yüze eğitimle ilgili genelgesini yalanladı

    Hafiflik Şöleni: Kupta Kadayıflı Muhallebi Tarifi

    0
    Hafiflik Şöleni: Kupta Kadayıflı Muhallebi Tarifi

    Sofrada hangi yemek tarifi olursa olsun, yemeğin üzerine tadıyla baymayan, porsiyonlarıyla mutlu eden bir tatlı yapmaya var mısınız? Malzemeleri el altında bulunan kupta kadayıflı muhallebinin yapımı ise oldukça pratik ve kolay.

    Kupta Kadayıflı Muhallebi Tarifi İçin Malzemeler

    • 500 gram tel kadayıf
    • 3 yemek kaşığı tereyağı
    • 4 yemek kaşığı toz şeker
    • 1 su bardağı dövülmüş ceviz içi
    • 1 litre süt
    • 3 yemek kaşığı un
    • 3 yemek kaşığı nişasta
    • 1 su bardağı toz şeker
    • 1 adet yumurta sarısı
    • 1 paket krema

    Kupta Kadayıflı Muhallebi Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Genişçe bir teflon tavada 3 yemek kaşığı tereyağını eritip,  üzerine 500 gram  tel tel ayrılmış kadayıfı ve 4 yemek kaşığı toz şekeri ekleyerek altın rengini alana kadar kavurun.
    2. 1 su bardağı dövülmüş cevizi  de ilave edip bir süre daha kavurun ve ocaktan alın.
    3. Muhallebiyi hazırlamak için, derin bir tencerede 1 litre sütü, 3 yemek kaşığı unu, 3 yemek kaşığı nişastayı, 1 su bardağı toz şekeri ve 1 adet yumurta sarısını orta ateşte koyulaşana kadar sürekli karıştırarak pişirin.
    4. Muhallebi kıvamını aldıktan sonra ocaktan alarak, 10 dakika soğumaya bırakın.
    5. Son olarak soğuyan muhallebiye 1 paket krema ilave edip ve mikser yardımı ile pürüzsüz bir kıvam alana kadar çırpın.
    6. Servis edeceğimiz kupların tabanına hazırladığımız kadayıflı karışımdan bir miktar koyduktan sonra muhallebiyi ekleyin ve üzerine tekrar kavrulmuş kadayıftan ekleyip çileklerle süsleyin. Kupta kadayıflı muhallebiler hazır, afiyet olsun!

    Sağlığınız İçin Kakao Nibi’ni Keşfedin

    0
    Sağlığınız İçin Kakao Nibi’ni Keşfedin

    Yüksek oranda lif ve protein içeren, antioksidan zengini bir ürün olan kakao nibinin sağlık açısından birçok faydası bulunduğunu söyleyen Dr. Gönül Ateşsaçan, bu sağlıklı besinin tokluk hissi verdiğine ve kilo vermeyi kolaylaştırdığına dikkat çekiyor.

    Kakao, hepimizin aşina olduğu, mutfaklarında yer alan bir ürün… Ancak bir de kakaodan çok daha faydalı, yüksek antioksidan içeren, en iyi polifenol kaynaklarından biri kakao nibi var. Son dönemde adını yeni yeni duymaya başladığımız kakao nibi, kakao çekirdeklerinin kavrulduktan sonra kırılıp kabuklarından ayrılmasıyla elde ediliyor. Parçacık halinde bir ürün olan kakao nibinin iyi bir lif, protein ve sağlıklı yağ kaynağı olduğunu belirten Dr. Gönül Ateşsaçan, bu sayede kakao nibinin doygunluk hissi verdiğini ve özellikle diyet yapanların sıkça karşılaştığı bağırsak sorunlarının da önüne geçtiğini söylüyor. Birçok çikolata ürününün aksine kakao nibinin çok düşük oranda şeker içerdiğini, yağ yakmaya yardımcı olduğunu hatırlatan Ateşsaçan, işte tam da bu nedenle diyet yapanların, formunu korumak isteyen ve sağlıklı beslenmeye önem verenlerin kakao nibini keyifle tüketebileceğini söylüyor.

    Diyet mönülerine lezzet ve keyif katıyor

    Ateşsaçan, parçacık halinde, gevrek bir ürün olan kakao nibinin smoothie, latte ve cappuccino gibi kahveler, atıştırmalıklar, muffingibi birçok yiyeceği daha da lezzetlendirdiğini söylüyor. Ayrıca kakao nibinin kahvaltıda tüketilebilecek smoothie tariflerinde de çikolata parçaları yerine kullanılabileceğini, yoğurt üstüne serpilerek de tüketilebileceğini anlatan Ateşsaçan, “Diyet yaparken lezzetli gıdaların tüketilmediğine, aynı ve sıradan ürünlerin kullanıldığına dair yanlış bir algı var. Bu özel ürün, diyet listelerini sıradanlıktan kurtardığı gibi lezzet de katıyor. Ayrıca çikolataya duyulan özlemi de azaltıyor” diyor.

    Zengin bir antioksidan kaynağı

    Dr. Ateşsaçan, kakao nibinin diğer faydalarını ise şöyle sıralıyor: “Kakao nibi, kakao tozundan çok daha fazla antioksidan içerir. Bu sayede zayıflama sürecinin hızlanmasına destek sağlar. Ayrıca vücuttaki iltihabı azaltır, bağışıklığı güçlendirmeye, kan şekerinin kontrolüne, zengin magnezyum içeriğiyle kas ve sinir fonksiyonunun korunmasına yardımcı olur. Tansiyon ve kolesterol seviyesi düzenlemeye yardımcı olduğu için kalp sağlığını da korur. Stresi azaltarak, iyi hissetmenizi sağlar. Ayrıca yapılan araştırmalara göre kakao nibinin akciğer ve prostat kanserine karşı koruyucu etkileri olduğunu gösteriyor. Yani kısacası doğa, kakao nibi ile bize yine bir mucizesini sunuyor. Önemli olan onu doğru şekilde kullanmaktan geçiyor. Kakao nibi aşırı tüketildiğinde aşırı kafein alımına bağlı olarak uykusuzluk gibi sorunları beraberinde getirebilir. Bu nedenle çocuklar, hamileler ve emziren annelerin doktora danışarak kakao nibi kullanmasını öneririm. ”

    Kakao nibinin taklit edilebilecek bir ürün olduğuna dikkat çeken Dr. Gönül Ateşsaçan, gıda güvenliği açısından mutlaka çikolata üreticisi markaların ürettiği, ambalajlı ürünlerin satın alınması gerektiğinin de altını çiziyor.

    Anne, Uyuşturucu Şüphelisi Kızına Gözyaşlarıyla Veda Etti

    0
    Anne, Uyuşturucu Şüphelisi Kızına Gözyaşlarıyla Veda Etti

    Eskişehir’de düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan genç kızı, annesi sarılarak gözyaşları arasında cezaevine gönderdi.

    Eskişehir’de uyuşturucuyla mücadele kapsamında; kent genelinde 6 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 29 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında, Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak suçundan adliyeye sevk edilen 3 şüpheliden birinin annesi, gözyaşları içinde kızına sarılarak veda etti.

    Edinilen bilgiye göre; Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kente ticareti yapılmak üzere uyuşturucu madde getirildiği ihbarı üzerine çalışma başlattı. Tespit edilen 6 adrese Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekiplerinin de destek verdiği eş zamanlı operasyonda 29 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin ev ve eklentilerinde yapılan aramada, 223 gram metamfetamin, 5,06 gram eroin, 15,52 gram bonzai, 0,57 gram kokain, uyuşturucu hap, 1 hassas terazi, 3 tabanca, 1 av tüfeği ile çok sayıda mermi ve kartuş elde edildi.

    Anne, uyuşturucu şüphelisi kızına gözyaşlarıyla veda etti

    Operasyonda, gözaltına alınan 20 şüpheliye ‘Uyuşturucu Madde Bulundurmak veya Kullanmaktan’, 9 şahsa ise ‘Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak’ suçundan işlem yapıldı. Şüphelilerden 24’ü emniyetteki işlemlerinin akabinde serbest bırakılırken, 1’i kadın 3 şüpheli ise alınan ifadeleri sonrası adliyeye sevk edildi. Ayrıca soruşturma kapsamında daha önce 2 kişinin tutuklandığı da öğrenildi.

    KIZINI GÖZYAŞLARI İÇİNDE GÖNDERDİ

    Öte yandan sabah saatlerinde adliyeye sevk edilen bir şüphelinin annesi, kızı adliyeye sevk edilmeden önce gözyaşları içerisinde Narkotim ekiplerinden müsaade alıp, son kez kızına sarılarak adliyeye gönderdi.

    Yere Atılan Maskeyi Alıp Yüzüne Taktı

    0
    Yere Atılan Maskeyi Alıp Yüzüne Taktı

    Koronavirüs, çizgi filmlerdeki gibi bir kötü karakter olsaydı muhtemelen bu görüntüleri ağzı sulanarak izlerdi. Çünkü görüntülerdeki yaşlı adam yerdeki maskeyi alıp ağzına takıyor.

    Kahramanmaraş’ta yaşlı bir adamın, kullanılıp atılan maskeyi yerden alıp yüzüne takarak yoluna devam etmesi görenleri şaşırttı.

    Kahramanmaraş’ta koronavirüsle mücadelede kullanılan maskeler vatandaşlar tarafından gelişigüzel şekilde cadde ve sokaklara bırakılıyor. Sokağa atılan maskeler ise vatandaşların sağlığını tehdit ediyor.

    YERDEKİ MASKEYİ ALIP YÜZÜNE TAKTI

    Dulkadiroğlu ilçesi Tarihi Kapalı Çarşı’da bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedilen görüntülerde, maskesiz yürüyen yaşlı vatandaş önce yerdeki maskeyi görüyor daha sonra maskeyi alarak yüzüne takıyor.

    O anların görgü tanığı esnaf Mehmet Kabak ise, “Rastgele insanların maskeleri dışarı atmamaları ve çöp kovalarına atmalarını rica ediyoruz” diye konuştu.

    Yere atılan maskeyi alıp yüzüne taktı

    Yüz Yüze Eğitime Sayılı Günler Kala 34 Okulda Vaka Tespit Edildi! İşte o Okullar

    0
    Yüz Yüze Eğitime Sayılı Günler Kala 34 Okulda Vaka Tespit Edildi! İşte o Okullar

    21 Eylül’de okullarda yüz yüze eğitimin başlaması planlanırken, Eğitim-Sen 34 okulda koronavirüs vakasının görüldüğünü açıkladı. Açıklamada, öğretmenlerin seminerler için okula gittiklerine dikkat çekilirken, söz konusu okulların isimleri de paylaşıldı.

    Koronavirüs tedbirleri gereği okullar 31 Ağustos’ta uzaktan eğitimle başlayacak, 21 Eylül‘de ise yüz yüze olarak devam edecek. Milli Eğitim Bakanlığı süreçle ilgili planlamalarını yaparken, öğretmenler ise seminerler için okullarına gitmeye başladı. Eğitim-Sen yazılı bir açıklama yaparak 34 okulda korona vakasının tespit edildiğini duyurdu. Açıklamada, söz konusu okulların isimleri de verildi.

    KORONA VAKASI GÖRÜLEN OKULLAR

    Koronavirüs vakalarının tespit edildiği okulların isimleri, sendikanın yayınladığı açıklamada şu şekilde paylaşıldı:

    Adana Seyhan İstiklal O.O., Adana Seyhan Yıldırım Beyazıt O.O,

    Adana Yüreğir Emine Özgürel İ.O.O., Adana Seyhan Orhan Gazi O.O,

    Ankara Bağlum Özkent Akbilek O.O,

    Antalya Kepez Hüsniye Özdilek MTAL,

    Antalya Konyaaltı Akdeniz A. L,

    Aydın Didim Valiler İlkokulu,

    Balıkesir Bandırma Esnaf Sanatkarlar O.O,

    Balıkesir Bandırma Korgeneral Evren Akoğlu O. O,

    Burdur Gölhisar Adnan Menderes İlkokulu,

    Bursa Karacabey MTAL,

    Bursa Karacabey İMKB MTAL,

    Çorum Merkez Sakarya İlkokulu,

    Çorum Merkez Dumlupınar İlkokulu,

    Çorum Mecitözü İlçe MEM,

    Denizli Merkez Efendi İlkokulu,

    Diyarbakır Ergani Çayönü O.O,

    Diyarbakır Dîcle 15 Temmuz O.O,

    Edirne Keşan Keşan Lisesi,

    Gaziantep Kızılhisar MTAL,

    İstanbul Avcılar Gümüşpala MTAL,

    İstanbul Bahçelievler Eşref Bitlis O.O,

    İzmir Bornova Gül Sefa Kapancıoğlu Anadolu lisesi,

    İzmir Bornova Şehit Erol Olçok İmam Hatip Ortaokulu/Anadolu Lisesi,

    İzmir Karabağlar Tahir MERZECİ OO,

    İzmir Buca Buca A.L,

    Niğde Bor Atatürk A.L,

    Mersin Tarsus Kelahmet ilkokulu,

    Mersin Tarsus Turgut İçgören O.O,

    Mersin Çavuşlu O.O,

    Mersin Zeki Koyuncuoğlu İ.O/O.O,

    Rize Merkez İmam Hatip O.O.

    Kadınlar İş Hayatından Soyutlanıyor

    0
    Kadınlar İş Hayatından Soyutlanıyor

    Türkiye, 3 milyon 500 bin Suriyeli’ye geçici koruma statüsüyle ev sahipliği yapıyor. 3 milyon 500 bin kişiden yalnızca 31 bininin çalışma izni var. Suriyeli kadınlar eğitimsizlik, dil bariyeri ve kendilerine biçilen toplumsal roller nedeniyle iş hayatından soyutlanıyor. Suriyeli kadınların yalnızca yüzde 15’i iş hayatına katılım sağlarken çok daha azı kendi işletmesine sahip olabiliyor.

    Yerel mikro, küçük ve orta boyutlu işletmeleri (KOBİ), yeni iş fırsatlarıyla tanıştırarak krizden etkilenen ekonomilerin kalkınmasını hedefleyen, kar amacı gütmeyen uluslarası sivil toplum kuruluşu Building Markets, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 12 ülkede 25 binden fazla KOBİ’ye destek vererek istihdam yaratılmasını ve girişimlerin büyümesini sağladı.

    Yaptığı saha araştırmalarıyla KOBİ’lerin ihtiyaçlarını gözler önüne seren Building Markets, son araştırması ‘Suriyeli KOBI’lerde Kadın Girişimciler ve Calışanlar Raporu’ ile kadın girişimcilerin ve istihdamının Türkiye’deki durumunu ele aldı.

    Kadınlar parasını daha akılcı harcıyor

    Son on yılda kadınların iş dünyasına katılımının sürekli arttığını ortaya koyan Building Markets raporunda, Dünya Bankası’nın verileri paylaşıldı. Verilere göre 131 ülke 300’den fazla yasal değişiklik gerçekleştirerek kadınların iş hayatına katılımını destekledi. Olumlu gelişmelere rağmen 2,7 milyar kadının erkeklerle aynı iş imkanlarına sahip olamadığı ve kadınların iş hayatına katılmaması nedeniyle dünya ekonomisinde her yıl 6 trilyon dolar kaybedildiği öngörülüyor. Dünya Bankası verileri ayrıca kadınların erkeklere nazaran parasını daha akılcı harcadığını ve daha birikimci olduğunu ortaya koydu. Kadın çalışanlar kazandıklarının yüzde 90’ınını aileleri için harcarken, erkekler için bu rakam sadece yüzde 35’lerde kaldı.

    Suriyeliler 300 milyon dolar sermaye getirdi

    Mülteci gruplarında kadının iş hayatına girişinin zorluklarını ele alan rapor, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin ekonomik hayattaki yerine de değindi. Raporda yer alan verilere göre 2017 yılı itibariyle Suriyeliler tarafından açılan 6 bin 33 kayıtlı işletme 300 milyon dolarlık sermaye girdisi sağladı. Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin diğer ülkelerin aksine mülteci kamplarında değil de şehirlerde yaşadığına dikkat çeken raporda, 3 milyon 500 bin Suriyelinin ‘geçici koruma’ statüsüyle Türkiye’de yaşadığını ve 2019 rakamlarına göre sadece 31 bin Suriyelinin ‘çalışma iznine’ sahip olduğu ve Suriyeli çalışanların çoğunlukla erkek olduğu vurgulandı.

    İç savaş öncesi de kadınların iş hayatına katılımı düşüktü

    2010 yılında başlayan iç savaş öncesi Suriye’de kadınların iş hayatına katılımını da rakamlara döken Building Markets raporu, savaş öncesi de kadınların iş hayatına katılımının düşük olduğunu ortaya koydu. 2009 yılında yayınlanan Suriye Ulusal Girişimcilik Raporu’na göre kadınların ekonomiye katkısı yalnızca yüzde 4,4 olarak gerçekleşti. Cinsiyet eşitsizliğinin temel sebebini kültürel dinamikler olarak özetleyen Building Markets raporu kadınların ev içerisinde oynadığı roller nedeniyle iş hayatına katılımının engellendiğini belirtti.

    Eğitimsizlik kadınları iş hayatından soyutluyor

    Birleşmiş Milletler’in yayınlandığı ‘Geçici Koruma Statüsü’ndeki Kadın ve Kız Çocuklarının İhtiyaç Analizi’nin verilerine yer veren Building Markets raporu, Türkiye’deki Suriyeli kadın ve kız çocuklarının dil bariyerine takılarak temel ihtiyaçlarını gideremediğini, savaş travmalarını atlamadığını ve Türkiye’nin sosyal ve ekonomik hayatından soyutlandıklarını ortaya koydu. Türkiye’de yaşayan Suriyeli kadın ve kız çocuklarının yüzde 70’i Türkçe konuşamazken, sadece yüzde 7’si dil eğitimine ulaşabiliyor. Suriyeli kadınların yüzde 15’i iş hayatına katılım sağlayabiliyor. En popüler meslekler ise yüzde 30 ile kuaförlük ve yüzde 27 ile terzilik olarak öne çıkıyor. Kadınların iş kurslarına ve eğitimlere ulaşamamasının temel sebebini kadınlara biçilen ‘ev hanımı’ rolü olduğunu vurgulayan raporda, eğitimsizliğin kadınları iş hayatından soyutladığına dikkat çekildi.

    2 binden fazla Suriyeli işletme araştırmaya katıldı

    Türkiye’de bulunan kayıtlı Suriyeli işletmelerden 2 bin 200’üne ulaşan Building Markets, bin 66 işletmeden kadın çalışanlar ve girişimciler hakkında veri alabildi. Bin 66 işletmeden sadece 501’i kadın çalışanlara yer verdiğini belirtirken, işletmelerdeki çalışanların yalnızca yüzde 14’ü kadınlardan oluşuyor. Building Markets araştırmasında ortaya çıkan sonuçlara göre kadınların büyük bir çoğunluğu eğitim, kültür, sanat ve eğlence sektörlerinde çalışıyor.

    Suriyeli kadın girişimcilerin temel sorunu: Sermaye

    Suriyeli kadın girişimcilerin sorunlarını da ele alan Building Markets raporu, Suriyeli kadın işletmecilerin yüzde 70’inin gelecek 12 ay içerisinde yeni bir iş planı olduğunu belirtirken, yüzde 85’inin de banka hesabı olduğunu ortaya koydu. Kadın işletmecilerin yüzde 35’i işletmeleri için kredi almayı planlarken, işletmelerin büyümek için ihtiyaç duyduğu rakam ise ortalama 250 bin lira olarak belirtildi. Suriyeli kadınların iş hayatındaki yerini araştıran Building Markets raporu, çoğu küçük işletmelere sahip kadın girişimcilerin yeterli destek almaları halinde daha çok kadına istihdam yaratacağına dikkat çekti.