Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 229

    Oxford Üniversitesi’nin Koronavirüs Aşısı Eylül’e Kadar 30 Milyon Doz Üretilebilir

    0
    Oxford Üniversitesi'nin Koronavirüs Aşısı Eylül'e Kadar 30 Milyon Doz Üretilebilir

    Üniversitenin AstraZeneca ile 100 milyon doz üretim için anlaştığı ve ilk 30 milyonun Eylül ayına kadar İngiltere içinde dağıtılması kararının alındığı belirtildi.

    İngiltere, Oxford Üniversitesi tarafından geliştirilen deneysel koronavirüs (Kovid-19) aşısına erişen ilk ülke olacak. Üniversite ilaç şirketi AstraZeneca ile yaptığı anlaşma kapsamında, klinik deneyler başarılı sonuç verirse eylül ayına kadar ülkede 30 milyon doz aşı dağıtımı yapacak.

    AŞI ÇALIŞMALARINA VERİLECEK DESTEK PAKETİ AÇIKLANDI

    Birleşik Krallık Uluslararası Kalkınma Bakanı Alok Sharma bugün düzenlediği basın toplantısında ülkedeki aşı çalışmalarına verilecek destek paketini açıkladı. Bakan Sharma Oxford projesinin ‘iyi ilerlediğini’ ve Imperial College London tarafından geliştirilen başka bir aşı çalışmasının da ilerleme kaydettiğini söyledi.

    84 MİLYON STERLİNLİK EK ÖDEME YAPILACAK

    Sharma, iki üniversitenin koronavirüs aşısının çalışmaları için daha önce 47 milyon sterlinlik destek verildiğini ve sürecin hızlanması için 84 milyon sterlinlik bir ödeme daha yapılacağını açıkladı.

    Oxford Üniversitesi insan deneylerine 23 Nisan’da Churchill Hastanesi’nde başladı. Imperial Clollege of London’ın ise haziran ayında insan testlerine başlayacağı açıklandı.

    KOVİD-19 AŞISI NORMAL YAŞAMA DÖNMENİN TEK YOLU

    Koronavirüs aşısı, dünyanın normal yaşama dönmesi için gereken tek yol olarak görülüyor. Sharma, hükümeti, üniversiteleri ve sanayiyi aşı geliştirmede yol gösterebileceği umuduyla bir araya getirmek için yeni bir görev gücü oluşturulduğunu duyurdu.

    AŞI İLK KLİNİK DENEME AŞAMASINDA BULUNUYOR

    Oxford Üniversitesi tarafından geliştirilen aşı şu anda ilk klinik deneme aşamasında bulunuyor. İlk aşı dozunu alan tüm katılımcılar araştırma ekibi tarafından izleniyor.

    Sharma ek olarak verilecek 84 milyon sterlinin Oxford aşısının seri olarak üretilmesine yardımcı olacağını ve mevcut denemeler başarılı olursa, Birleşik Krallık nüfusunu hemen aşılamaya başlayacaklarını açıkladı. Bununla birlikte, bakan devlet desteği ile Oxford aşısının ticarileştirilmesi ve üretimi için AstraZeneca ile küresel bir lisans anlaşması imzaladığını da teyit etti.

    Anlaşmaya göre üniversite ve ilaç şirketi dünya genelinde 100 milyon doz aşı üretecek. Süreç başarılı bir şekilde ilerlerlerse, eylül ayına kadar üretilen ilk 30 milyon doz İngiltere’de dağıtılacak. Ancak, Sharma nihayetinde her iki projenin de başarısız olabileceğini söyleyerek ülkeyi Kovid-19’a karşı temkinli olmaya devam etmesi konusunda uyardı.

    Yasemin Özilhana Beğeni Yağdı

    0
    Yasemin Özilhana Beğeni Yağdı

    Koronavirüs salgınından korunmak için kendini evinde karantinaya alan oyuncu Yasemin Özilhan makyajsız paylaşımıyla çok sayıda beğeni aldı.

    Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs sebebiyle gerekli izolasyon kurallarına uyarak önlem alan ünlü isimlerden biri de Yasemin Özilhan.

    Son dönemde sosyal medya paylaşımlarıyla adından söz ettiren Yasemin Özilhan, karantina sürecinde evinde çekildiği fotoğrafları takipçilerinin beğenisine sunmaya devam ediyor.

    Yasemin Özilhan, son olarak bakım yaptığı anları takipçileriyle paylaştı.

    Özilhan’ın “Karantina kiti ile bakım zamanı” notuyla yaptığı paylaşım 73 binin üzerinde beğeni aldı.

    İş insanı İzzet Özilhan ile evlendikten sonra oyunculuğa ara vermişti. Geçtiğimiz aylarda sevilen dizi Mucize Doktorda boy gösteren Özilhan hayranlarını heyecanlandırmıştı.

    Sosyal medyaya daha fazla ağırlık veren güzel oyuncu bir dönem sırt kemiği ile dikkat çekmiş, son olarak da ayaklarıyla gündem olmuştu.

    Bir döneme damga vuran Doktorlar dizisinde canlandırdığı Ela karakterle hafızalara kazınan Yasemin Ergene, Halkla İlişkiler Bölümü mezun oldu. 16 Temmuz 2011’de İzzet Özilhan’la hayatını birleştirdi.

    Emine isminde 2012 doğumlu ve Ela isminde 2013 doğumlu iki kız çocuğu bulunuyor.

    Kötü Kolesterolün Baş Düşmanı!

    0
    Kötü Kolesterolün Baş Düşmanı!

    Uzman Diyetisyen Çisem Gündüz Gizir, avokadonun yararları hakkında bilgi verdi, bu şahane besinle yapılacak tarifleri paylaştı.

    Genellikle kahvaltıda ve salatalarda tükettiğimiz avokado; A, C ve E vitaminlerinden ve fosfor, potasyum, magnezyum, kalsiyum, demir ve çinko minerallerinden zengindir.

    Bunun yanında, içeriği sayesinde iyi kolesterol olarak adlandırılan HDL’yi yükseltip, kötü kolesterol olarak adlandırılan LDL’yi düşürür. Bu özelliği sayesinde kalbi koruyucu özelliktedir.

    Beslenme programlarımıza avokadoyu eklerken yağ içeriğinin yüksek olduğunu unutmamak gerekir. 1 olgun avokado yaklaşık 200 kaloridir.

    Eğer avokadoyu kahvaltıda tüketmek istiyorsanız, kahvaltıda yediğiniz ceviz ya da zeytinin miktarını azaltmanız gerekir. Eğer salatanızın içerisinde tüketiyorsanız, salata sosuna eklediğiniz zeytinyağını azaltabilirsiniz.

    Bunun yanında kabızlık problemi yaşayanlar için de iyi bir ara öğün alternatifi olabilir. İkindi ara öğününde 1 dilim peynirle beraber 1/4 avokadoyu karıştırıp 2 dilim kızarmış ekmek üzerine sürüp tüketebilirsiniz.

    Avokadoyu marketten aldığınızda, yeşil renkte ve sert yapıdadır. Eğer yakın zamanda tüketmeyecekseniz, buzdolabında uzun süre saklayabilirsiniz.

    Olgunlaştırmak için ise evde meyve sepetinize birkaç elma ile beraber yan yana koyabilirsiniz. Bu sayede 2-3 gün içerisinde avokadonuz olgunlaşmış olacaktır.

    Avokado olgunlaşınca kabuğu kahverengi olur ve artık yumuşak yapıdadır. Avokadonuz bu hale geldikten sonra tariflerinizde kullanmaya başlayabilirsiniz. İşte avokado ile hazırlayabileceğiniz lezzetli tarifler…

    Avokado mus 

    1 adet olgun avokado
    2 adet olgun muz
    1 tatlı kaşığı kakao

    Çatalla ezdiğimiz muzu ve avokadoyu derin bir kasede karıştırıyoruz. İçine kakaoyu ekliyoruz. 2 eşit kaseye bölüp servis ediyoruz.

    Avokadolu humus 

    1 büyük olgun avokado
    1 su bardağı haşlanmış nohut
    3 kaşık tahin
    1 taze sıkılmış limon suyu
    3 diş sarımsak
    1 çay kaşığı tuz
    1 kaşık zeytinyağı
    Yarım çay kaşığı karabiber

    Avokadonun kabuğunu soyup çekirdeğini çıkardıktan sonra blender’a alın. Üzerine haşlanmış nohut, tahin, sarımsak, limon suyu ve baharatlarını ekleyip hepsini pürüzsüz bir kıvam alıncaya kadar karıştırın. Servis ederken ince dilimlenmiş havuç, salatalık ve biber kullanabilirsiniz.

    Moda Eğitiminde Dijital Dönem

    0
    Moda Eğitiminde Dijital Dönem

    Dünyada salgın sonrası moda eğitimine dair bazı değişikliklerin olacağı öngörülüyor.

    Corona virüs salgını modanın artık dijital dünyayla ne kadar iç içe geçmek durumunda olduğunu bir kez daha gösterdi.

    Defilelerin bile dijital platformlarda yapılmaya başlandığı bu süreç uzamanlara göre modanın farklı bir döneme gireceğini gösteriyor.

    Forbes dergisinde geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir makalede “Dünyanın önde gelen moda okulları yavaş yavaş bu yeni dönem için müfredatlarını hazırlamaya başladı. Moda eğitimi alan bir genç bundan sonra daha fazla dijital program öğrenmek zorunda. Moda tasarımcılarının bildiği bilgisayar programları onlar için yeterli olmamaya başlayacak. Ve bu dijital eğitimi daha ağırlıklı olarak almış gençlerden yepyeni bir tasarımcı nesli doğacak” diye yazdı.

    Koronavirüsü 30 Saniyede Öldüren Kabin!

    0
    korona kabini

    Türk bilim insanlarından COVID-19 ile mücadeleye önemli katkı, Virüsü öldüren dezenfeksiyon kabini

    Maltepe Üniversitesinde kuantum araştırmaları yapan Prof. Dr. Afif Sıddıki ve ekibi, koronavirüs salgınıyla mücadelede sağlıkçılar ve hastaları virüsün bulaşmasından koruyacak bir dezenfeksiyon kabini tasarladı.

    Maltepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kuantum Optiği ve Elektroniği Teknolojileri Laboratuvarı Sorumlusu Prof. Dr. Afif Sıddıki ve ekibi, COVID-19 salgını savaşında virüsün bulaşma riskini yok eden dezenfeksiyon cihazları üzerine çalışıyor. Nisan ayında el cihazının tasarımını yapan ve üretilmesi için harekete geçen ekip, bu kez de Heksagon Studio A.Ş. ile birlikte sağlıkçıları ve hastaları virüsün bulaşmasından koruyacak “Dezenfeksiyon Kabini” tasarımına imza attı.

    Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Afif Sıddıki, COVID-19’un yayılma hızı nedeniyle kısa zamanda küresel bir tehdide dönüştüğünü, virüsün yayılmasına taşıyıcıların neden olduğunu söyledi. Salgınla ön safta savaşan sağlık çalışanlarının en fazla risk altında kaldığına dikkat çeken Sıddıki, geliştirdikleri kabinde ozon ve ultraviyole (UV) ışınlarını birlikte kullanarak, sağlık çalışanının üzerindeki siperlik, gözlük, eldiven, koruyucu elbise gibi kişisel korunma ekipmanın dezenfekte edilmesinin amaçlandığını vurguladı. Böylece, hastayla temas sonrası virüsün bulaştığı kişisel koruma ekipmanının, başka bir hastayla temas etmeden veya sağlık çalışanı soyunurken kendisine bulaşmadan virüsten arınmasının sağlandığını belirtti.

    Prof. Sıddıki, geliştirilen cihazla, COVID-19 ile belirginleşen ancak hastanelerde genel bir sorun olan bulaşıcı hastalıkların diğer hasta ve sağlık çalışanlarına bulaşmasının da engellenmesine yönelik etkin bir çözüm geliştirilmesi olanağı doğduğunu da belirtti. Sıddıki, prototipini yaptıkları kabinde 254 nm dalga boyuna sahip UVC ışınlarının yaptıkları tasarım sayesinde hiçbir zarar vermeden ve üzerinde neredeyse hiç gölgelenmiş bölge bırakmadan herkesi etkin olarak dezenfekte ettiğini söyledi.

    Patent başvurularını tamamladı 

    Kabinin diğer UV tabanlı dezenfeksiyon sistemlerinden en temel farkının ise, AB mevzuatındaki ışınım dozlarına uyumlu olmasının yanında, virüs ve mikro organizmalar üzerindeki yüksek doz etkisinden kaynaklandığını anlatan Prof. Sıddıki, bu sonuçların Maltepe Üniversitesi laboratuvarlarında bilimsel olarak yapılan testlerle doğrulandığına işaret etti. Patent başvurularını da tamamladıklarını belirten Prof. Sıddıki, aynı prensip ile çalışan başka bir cihazla TÜBİTAK MARTEK bünyesinde bulunan IONTEK Laboratuvarı ile ortak yapılan bir çalışmada kullandıkları yöntemin DNA ve RNA virüsleri üzerinde de etkili olduğunun görüldüğünü vurguladı. Prof. Sıddıki, şöyle devam etti:

    UVC dezenfeksiyon kabininde gerçekleştirdiğimiz canlılık deneylerinde, kullandığımız model hücrenin 30 saniye gibi çok kısa bir sürede yüzde yüze varan oranlarda öldüğünü gözlemledik. Bundan daha önemli olan, siperlik, gözlük, eldiven, koruyucu elbise gibi korunma ekipmanlarıyla (KKE) donanmış sağlık çalışanlarının etkilenmediğini de testlerle kanıtladık. Yaptığımız tasarımda kullandığımız ozon sistemi sayesinde, UVC’nin nüfuz etmediği bölgelerde oldukça etkin bir viral yük azaltması gerçekleştirdiğini deneysel olarak da gösterdik.”

    Kabin çalışmasının İstanbul Kalkınma Ajansı ve TÜBİTAK’a proje olarak sunulduğunu söyleyen Sıddıki, bu kabinin salgın sonrası başta hastane yenidoğan ve enfeksiyon hastalıkları servislerinde birçok hasta ve sağlık çalışanına fayda sağlayacağını, kabinin benzer türlerinin havaalanı gibi kontrol noktalarında da kullanılabileceğini sözlerine ekledi.

    Link: https://we.tl/t-Xbh3Cs5w41

    25 Derece Üzerindeki Hava Sıcaklığı Koronavirüsün Bulaşma Hızını Azaltıyor

    0
    25 Derece Üzerindeki Hava Sıcaklığı Koronavirüsün Bulaşma Hızını Azaltıyor

    25 derece üzerindeki hava sıcaklığı koronavirüsün bulaşma hızını azalttığını belirten Ateş Kara, “Bir derece yükselme bulaşta %3.1 azalma sağlıyor” dedi

    Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, dünya genelinde 475 binden fazla insanın ölümüne neden olan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile ilgili yapılan yeni bir araştırmanın sonucunu sosyal medya hesabından paylaştı. Prof. Dr. Ateş Kara, ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, 25 derece üzerindeki hava sıcaklığı koronavirüsün bulaşma hızını azalttığını belirtti.

    “BİR DERECE YÜKSELME BULAŞTA YÜZDE 3.1 AZALMA SAĞLIYOR”

    Prof. Dr. Ateş Kara, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Yeni bir çalışma; Harvard ve MIT’den araştırmacılar 25 derece üzerindeki hava sıcaklığının SARS-CoV-2 bulaşında azalma sağladığını gösterdi. Ancak bu hava sıcakken virüs bulaşmaz anlamına gelmediği için önlemlere devam etmeliyiz. Bir derece yükselme bulaşta %3.1 azalma sağlıyor” ifadelerini kullandı.

    TÜRKİYE’DE KORONAVİRÜSTE SON DURUM

    Aralık ayında ortaya çıkan Kovid-19 pandemisi, 11 Mart günü Türkiye’ye sıçramasından bu yana ülkenin bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Kovid-19, şimdiye dek 148 bin 67 vatandaşımıza bulaşırken 4 bin 96 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine sebep oldu. 906 hasta yoğun bakımda yaşam savaşı verirken virüse yakalanan 108 bin 137 hasta iyileşerek taburcu edildi.

    ABD’li 118 Yıllık Firma JCPenney, Koronavirüs Nedeniyle İflas Erteleme Başvurusunda Bulundu

    0
    ABD'li 118 Yıllık Firma JCPenney, Koronavirüs Nedeniyle İflas Erteleme Başvurusunda Bulundu

    Neiman Marcus, J.Crew ve True Religion gibi tekstil perakendesi devlerinden sonra bir başka köklü firma 118 yıllık JCPenney de iflas erteleme başvurusunda bulundu.

    Koronavirüs, salgına mali durumu zayıfken yakalanan şirketler için yıkıcı etki yaratıyor. ABD’de dev markalar peş peşe iflas erteleme başvuruları yapmaya devam ediyor. Daha önce perakende sektöründeki Neiman Marcus, J.Crew ve True Religion bu yönde adım atmıştı. Bunlara eklenen son firma, 118 yıllık JCPenney oldu.

    4 MİLYAR DOLAR BORCU VAR

    Business Insider’da yer alan habere göre JCPenney, karantina nedeniyle 850 mağazasını geçici olarak kapatınca ekonomik anlamda ciddi bir darboğaza girdi. Şirket önce 15 Nisan’da yapması gereken borç ödemesini kaçırdı. 7 Mayıs’da ise ikinci bir ödeme atlandı. Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na yapılan başvuruda JCPenney’nin 4 milyar dolar borcu olduğu ve 17 milyon dolar faiz ödemesi yapıldığı belirtildi.

    ‘SALGIN PLANLARIMIZI BOZDU’

    CEO Jill Soltau, salgın başlamadan önce yenileme planı stratejisini hayata geçirdiklerini söyleyerek, “Bu kapsamda şirketimizi yeniden inşa etme yolunda önemli adımlar atmıştık. Çabalarımız karşılığını vermeye başlamıştı. Ancak salgın nedeniyle mağazalarımızın kapatılması, ödenmemiş borcun ortadan kaldırılmasını da içeren daha kapsamlı bir adım atmamızı gerektirdi” diye konuştu. Şirket, iflas erteleme başvurusunun bir parçası olarak, 900 milyon dolarlık borçlu finansmanı sağlandığını da duyurdu.

    STRATEJİ DEĞİŞİMLERİ İŞE YARAMADI

    JCPenney, 2011 yılından beri kâr edemiyordu. Online alışverişe olan talebin artması, markanın devasa mağazalarının her geçen gün daha az kişi tarafından ziyaret edilmesine yol açtı. Ayrıca TJ Maxx ve Ross Stores gibi düşük fiyatlı perakendecilerle girdiği rekabette de zorlandı.

    JCPenney işleri düzeltmek için birkaç kez strateji değiştirdi. Önce gençlere yönelik bir marka olmaya çalıştı. Beklenen ilgiyi göremeyince, aileleri için alışveriş yapan orta yaşlı kadınlara yöneldi. Ancak bir türlü işler yoluna girmedi ve marka onlarca mağazasını kapatmak zorunda kaldı. Son olarak 1 Şubat’ta sona eren mali yılda şirketin satışlarının yüzde 7.7 azaldığı açıklanmıştı.

    Sezen Aksu M. Akif Ersoy’un Evini Güzellik Merkezine Kiraladı İddiasının Ardındaki Gerçek Çok Başka Çıktı

    0
    Sezen Aksu M. Akif Ersoy'un Evini Güzellik Merkezine Kiraladı İddiasının Ardındaki Gerçek Çok Başka Çıktı

    İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un bir dönem yaşadığı ve tarihi eser niteliği taşıyan evini satın alıp bir güzellik merkezine kiraya verdiği iddialarına Sezen Aksu’dan yalanlama gelmişti. 

    Sanatçı Sezen Aksu‘nun İstiklal Marşı’nın şairi olan Mehmet Akif Ersoy‘un bir dönem yaşadığı evi satın alıp restore ettikten sonra bir güzellik merkezine kiraya verdiği iddialarına yalanlama geldi. İddiaların muhatabı olan güzellik merkezinin sahibi Safiye Turan, 3 başlıkta incelenen iddialara açıklık getirdi.

    Turan, “Burasının tarihi eser olduğu, tabelasız bir işletme olduğum ve mahallenin benden rahatsız olduğu iddialarının hiçbiri doğru değildir” dedi.

    “BURASI TARİHİ ESER DEĞİL”

    Haberler.com’un ulaştığı Safiye Turan, söz konusu binanın kendisinden önce de iş yeri olarak kullanıldığını ve tarihi eser olmadığını dile getirdi. Turan, “Buranın benden önceki kiracısı 35 kişilik bir reklam ajansı! Burası ruhsatlı zaten iş yeri olan bir binaydı. Tüm izinleri vardı ve kontrol edildi” dedi.

    ‘TABELASIZ İŞLETME’ İDDİALARINA YANIT

    Güzellik merkezinin tabelasız bir işletme olduğu iddialarına “Belediye her zaman her binaya tabela asmaya izin vermez” diyerek yanıt veren Turan, “7 yıldır kendi markam ile hizmet vermekteyim. Her zaman bütün süreçlerimi resmi yollarla yürüttüm. Boğaz görünümlü olan bu binaya iş yeri olsanız bile tabela asma hakkınız yok. Bu problem değil, sorun teşkil eden bir şey değil, yasa dışı değil! Nedense ‘tabelasız işletme’ olarak sanki yanlış bir şey yapıyormuşum gibi lanse ediliyor. Tırnak içinde ‘güzellik salonu’ yazılarak sanki ayıp bir şey yapıyormuşum gibi gösteriliyor. 4 şube işleten, vergisini veren, istihdam sağlayan, 18 yıldır çalışan, kendi markasını kurmuş bir iş insanıyım. Durduk yere profesyonel mesleğim yüzünden nasıl suçlandığımı anlayamıyorum” diye konuştu.

    “MAHALLELİ İLE ARAM AŞIRI DERECEDE İYİ”

    Mahalle halkının kendisinden rahatsız olduğu iddialarının da asılsız olduğunu dile getiren iş insanı Turan, “İnsanın komşularıyla arası kötü olunca huzuru mu olur? Bütün mahalle ile tanışıyoruz, manavım burada, bakkalım burada, fırınım burada, kedilerimi götürdüğüm veterinerim burada, bütün müşterilerim iş yerimin yanındaki otoparkı kullanıyor, sokağımdaki bütün kedileri mahalle ile birlikte besliyoruz, herkes yeni doğan annesiz kedileri bana getiriyor. Mahallem ve sokağım bana destek olmak için imza topluyor. Haberlerde çıkan, hakkımda “mahalleli rahatsız” gibi önermeler sanki yaptığım işin ayıp bir şey olduğunu vurgulamaz için ortaya atılan asılsız bir iddia” şeklinde konuştu.

    Turan ayrıca, fotoğraflarının ve açık adresinin yayınlanmasından ötürü evinin etrafında kendisini rahatsız etmek üzere yaşadığı mahalleden olmayan kişilerce rahatsız edildiğini dile getirdi.

    AKSU: EV BENİM DEĞİLDİR

    Öte yandan iddialar üzerine Instagram hesabından bir açıklama yapan Minik Serçe, “Haberlere konu olan ev benim değildir. Bir paralel sokaktaki başka bir evdir. Mehmet Akif Ersoy’un söz konusu bu evde 1908- 1912 yılları arasında yaşadığı, Üsküdar Belediyesi tarafından tespit edilmiş ve üzeri levhalanmıştır” dedi.

    ÜSKÜDAR BELEDİYESİ İNCELEME YAPTI

    Söz konusu haberlerin basına sızması sonrası Üsküdar Belediyesi, işletmeye yetkili isimleri göndererek bir inceleme yaptı. İncelemenin ardından ruhsat başvuru süreci iptal edildi ve iş yeri mühürlendi.

    Safiye Turan konuyla ilgili olarak “Hiçbir kusuru bulunmayan işletmem, hakkımda çıkan asılsız haberler yüzünden mühürleniyor. Ben bir iş insanıyım, tek başıma başarılar elde ediyorum, Almanya’da eğitim aldım ve ülkeme döndüm, vergisini veren başarılı bir işletme sahibiyim. Yalan haberler yüzünden başıma gelenlere bakın” şeklinde konuştu.

    Temassız Tatil Nasıl Mümkün Olacak

    0
    Temassız Tatil Nasıl Mümkün Olacak

    1 Haziran’da kapılarını açacak olan otellerde, temassız tatilin nasıl gerçekleşeceği merak konusu oldu. 

    Türkiye’de koronavirüs salgınında vakaların azalması ve ölüm oranlarındaki düşüş nedeniyle girilen normalleşme süreci kapsamında oteller, tüm önlemlerini alarak 1 Haziran’da misafirlerine kapılarını açacak. Tatilin güvenli bir şekilde gerçekleşmesi amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı, turistik tesislere uluslararası geçerliliği olan bir sertifikasyon sistemi getirdi. Bu kapsamda Konaklama Tesislerinde Kontrollü Normalleşme Süreci konulu bir genelge yayınlayan Bakanlık, tesislerin misafir kabulü, personel, genel temizlik ve bakım konularını kapsayan önlemleri belirledi.

    Genelgeye göre turizm tesislerindeki havuz çevresi ve kıyıdaki gölgelikler ile şezlong grupları dahil tüm genel kullanım alanları sosyal mesafe planına uygun olarak düzenlenecek. Konaklama tesisleri, sosyal mesafe kuralları korunarak belirlenmiş kapasitede misafir kabulü yapacak.

    MÜMKÜN MERTEBE TEMASSIZ ÖDEME ALINACAK

    Misafirlere tesise girişte termal kamera veya temassız ateş ölçümü uygulamaları yapılacak, dezenfeksiyon halıları (paspasları) ve el dezenfeksiyon imkanı sağlanacak. Misafirlere verilmek üzere maske ve eldiven gibi kişisel koruyucu ekipman bulundurulacak. Misafirlerden son 14 gün içerisinde bulunduğu yerlerde varsa kronik rahatsızlıklarına ve koronavirüs geçirip geçirmediklerine ilişkin bilgilendirme istenecek. Hastalık şüphesi gösteren misafir veya personelin belirlenmesi halinde yetkililere haber verilecek, hasta sağlık kuruluşunca devir alınıncaya kadar izole edilecek ve hizmetleri güvenlik tedbiri alınmış personelce sağlanacak. Müşteriden mümkün olduğunca temassız ödeme alınacak.

    GENEL KULLANIM ALANLARINDA DÜZENLEME

    Yemek, toplantı, oturma, gösteri, oyun, pasta, konferans salonlarıyla çok amaçlı salonlar, lobi, resepsiyon, eğlence, animasyon alanları, bar, diskotek, satış üniteleri, açık alanlarda yer alan oturma, bekleme, yeme-içme düzenlemeleri ile havuz çevresi ve kıyıda bulunan gölgelikler ve şezlong grupları dahil tüm genel kullanım alanları sosyal mesafe planına uygun düzenlenecek. Aynı odada konaklayan veya aynı aileden olan misafirlerin genel mahal kullanımlarında birbirleri ile sosyal mesafe şartı aranmayacak.

    TUVALETLERE OTOMATİK KAPI SİSTEMİ

    Genel kullanım alanlarının ve genel müşteri tuvaletlerinin girişlerinde, geniş genel kullanım alanlarının farklı yerlerinde el dezenfektanı veya antiseptiği bulundurulacak. Genel tuvaletlerin giriş kapıları mümkünse otomatik kapı sistemi olarak düzenlenecek. Düzenlenememesi halinde uygun şekilde paravan konularak giriş kapıları açık tutulacak. Sabun, şampuan, duş jeli gibi ürünler tek kullanımlık olarak misafire sunulacak. Hamam, sauna, masaj üniteleri gibi SPA üniteleri Sağlıklı Turizm Sertifikası bulunmayan tesislerde hizmete açılmayacak. Plaj ve havuz havluları kapalı poşetler içinde veya görevli personel tarafından misafir kullanımına sunulacak.

    “SERTİFİKA ALAN TESİSLER BİR ADIM ÖNDE OLACAK”

    Genelge, kültür ve turizm müdürlüklerin yanı sıra Türkiye Otelciler Federasyonuna, Türkiye Otelciler Birliğine ve Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneğine gönderildi.

    Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Ülkay Atmaca, konuyla ilgili değerlendirmede bulundu. Otellerde başlatılan sertifikasyon dönemine değinen Atmaca, sertifika alan tesislerin bir adım önde olacağını belirtti. Atmaca, “Sertifikanın içeri aslında sektörü çok zorlamayacak, yıllardır yaptığımız işi biraz daha kayıt altına alarak eğitim vereceğiz. Yeni olarak personelimizin ve misafirlerimizin ateş ölçümü var. Oturma şekillerine, servis şekillerine dikkat edeceğiz en önemli konu sosyal mesafe” şeklinde konuştu.

    “TATİL ÖZGÜRLÜK DEMEK”

    Havuzda, barda, restoranda, deniz kenarında, her yerde sosyal mesafeye dikkat edileceğinin altını çizen Atmaca, “Ülkemize gelecek turistlerin havalimanında ateşleri ölçülecek. Biz sektör olarak her yeri maske ve eldivenli insanlarla doldurmak istemiyoruz çünkü insanlar tatil yapmaya geliyor. Tatil özgürlük demek. Burası bir hastane değil, burası yıldızlı bir otel. O yüzden mümkün olduğunca misafirlerimizi kapıdan alıp en hızlı ve az temaslı şekliyle resepsiyonda girişini yapıp odasına göndereceğiz. Odalar zaten dezenfekte edilmiş olacak” ifadelerinde bulundu.

    Atmaca, restoranlarda 60 santim ve şezlonglardaki 2 metre uygulamasını ayarladıklarını aktardı. “Biz bu konudaki en önemli vakti personelimizi eğitmekle ilgili harcayacağız” diyen Atmaca, yenilikleri bir an önce adapte edeceklerini söyledi. Atmaca, Antalya’nın dünyada en çok turist ağırlayan neredeyse birinci şehir olduğunu dile getirdi.


    Türkiye’de 28 Mayıs Gibi İç Turizm Hareketiyle Turizm Başlar

    0
    Türkiye'de 28 Mayıs Gibi İç Turizm Hareketiyle Turizm Başlar

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’deki koronavirüs salgınında normalleşme sürecinde bir terslik olmaması halinde turizmin 28 Mayıs’ta iç turizm hareketleriyle başlayacağını söyledi.

    Türkiye’deki koronavirüs salgınıyla birlikte duran turizm sektörünün yeniden başlayacağı tarihi Bakan Ersoy, 28 Mayıs olarak açıkladı.

    Koronavirüs salgını dolayısıyla işletmelerinin kapısına kilit vuran turizmcilerin ne diyeceğini merakla beklediği isimlerden biri de Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy. NTV yayınına katılan Ersoy önemli açıklamalarda bulundu.

    Bakan’ın açıklamalarından öne çıkan kısımlar şunlar:

    “HAZİRAN ORTASI DIŞ TURİZM BAŞLAR”

    “Önceki tanıtımlar virüs sonrası çıkışımızı hızlandıracak. Yoğun turist gelen ülkelerdeki gelişmeleri izliyoruz. Haziran ortalarından sonra dış turizm trafiği başlar.

    “DENETİMLERE KATILAN İŞLETMELERE SERTİFİKA VERİLECEK”

    Yeni kurallar için sertfikasyon programı başlattık. Sertifikasyon programı düzenli denetimi içeriyor. Denetim, eğitim, maske ve mesafe kurallarını içeriyor. İşletmelerin sertifikasyonu olup olmadığı görülebilecek. Denetimi içeren bu programa gönüllü işletmeler katılacak.

    Otelleri kapatmadık, hava ve kara trafikleri durdurulduğu için tesisler kendileri kapatmak zorunda kaldı. Genelgeler ve kriterler konusunda gerekli adımları attık. Güvenli algının tamamen sağlanması gerekiyor. Bunun için de detaylı bir sertifikasyon programı başlattık. Dünyada ilk oldu, AB de benzer bir çalışma yapma kararı aldı

    “28 MAYIS’TA İÇ TURİZM HAREKETİYLE TURİZM BAŞLAR”

    Bir terslik olmazsa 28 Mayıs gibi iç turizm hareketiyle inşallah turizm başlar. İç hat uçuşlarda benim öngörüm, toplum disiplininde gevşeme olmazsa veriler de aşağıya doğru gitmeye devam ederse mayıs sonu açılır diye inanıyorum.

    “YURT DIŞI UÇUŞLARI HAZİRAN ORTASINDA ASYA’YLA BAŞLAYABİLİR”

    Yurt dışı uçuşları haziran içinde birçok noktada başlar diye aynı şekilde düşünüyorum. Asya trafiği sanki açılabilir gibi gözüküyor. Çin, Güney Kore gibi birçok ülkede düzelmeler hızlı şekilde var. Onlar sanki öncelikli açılacakmış gibi. Avrupa ülkelerinde çok ciddi düzelmeler var.”