Koronavirüs salgınının ekonomik etkilerini değerlendiren Dünya Bankası’na göre, salgın 60 milyon kişiyi günde 2 dolardan (13,5 TL) az bir parayla geçinmeye zorlayacak. Salgın aşırı yoksullaşmaya yol açacak ve böylece 1998 yılından beri ilk kez yoksulluk artacak.
Dünya Bankası, koronavirüssalgınının ekonomi üzerinde benzeri görülmemiş bir kriz etkisi yarattığını açıkladı. Kuruma göre, salgın nedeniyle dünya çapında 1998 yılından beri ilk kez yoksulluk artacak. CNN’de yer alan habere göre Dünya Bankası, koronavirüs salgınının 60 milyon kişiyi aşırı yoksulluğa iterek günde 2 dolardan (13,5 TL) az parayla geçinmeye zorlayacağını belirtti. Dünya Bankası Başkanı David Malpass, “Salgın, ekonomik aktiviteyi durdurdu. Ayrıca yoksullukla mücadelede son yıllarda elde ettiğimiz kazanımların büyük bölümünü de sildi” diye konuştu.
ÜLKELER ARASI PARA TRANSFERİ YÜZDE 20 AZALACAK
Dünya Bankası, salgının başlamasının ardından, dünya nüfusunun yüzde 70’ine ev sahipliği yapan gelişmekte olan 100 ülkeye yardım gönderdi. Bireylere ve şirketlere kredi ve hibeler sağlanırken, dünyanın en fakir ülkelerinin borçları askıya alındı. Tahminlere göre, mevsimlik işçilerin bu yıl çalışma için başka ülkelere gidememeleri nedeniyle ülkeler arası yapılan para transferleri yüzde 20 azalacak.
EN FAZLA AFRİKA’NIN ETKİLENMESİ BEKLENİYOR
En büyük krizin ise Afrika’da yaşanması bekleniyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, “Koronavirüsün, bu tür bir salgınla başa çıkamayacak olan, dünyanın en fakir ülkelerine ev sahipliği yapan Afrika’yı pas geçmesini umuyoruz” dedi. Dünya Bankası’na göre ise Sahra altı Afrika ile Güney Asya, salgın nedeniyle en fazla acı çekmesi beklenen bölgeler.
Son dakika: Bakanlığın bayramlaşma töreninde konuşan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Şu anda 156 koronavirüs testi pozitif çıkan arkadaşımız var, bunların tamamı kontrol altında ve hiçbirinde kritik durum yok.” dedi.
Milli Savunma Bakanlığı‘nda Ramazan Bayramı dolayısıyla bayramlaşma töreni düzenlendi. Sınırlı katılımla gerçekleştirilen törende koronavirüs tedbirleri harfiyen uygulanırken Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, TSK içerisinde toplam 156 koronavirüs vakası olduğunu açıkladı.
Hulusi Akar’ın konuşmasından satır başları:
“Bizim için en korkulu rüya operasyon bölgelerine bu salgının sıçramasıydı. Böyle bir şey olduğunda karşınızda terörist, arkanızda virüs çok sıkıntılı, istenmeyen durumlarla karşılaşabilirdik. Alınan tedbirlerle çok şükür şu ana kadar operasyon bölgelerimizde bizim koronavirüs vakamız olmadı.
“156 VAKA İÇERİSİNDE KRİTİK DURUMDA OLAN YOK”
Gemilerimiz, filolarımız çok önemli. Bu konuda da ilgili arkadaşlarımızın aldığı tedbirlerle oralarda da zorluk yaşanmadı. Şu ana kadar gelinen noktada rakamlara bakıldığında gerçekten övünülecek bir durum var. Dünya genelinde bu musibetle karşılaşan ordular ABD, Almanya, Rusya, İtalya, Fransa gibi, vaka sayısının azlığı bakımından incelendiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri en başarılı durumda. Bundan dolayı emeği geçenleri tekrar kutluyorum, gerçekten büyük bir başarı bu. Şu anda 156 pozitif arkadaşımız var, bunların tamamı kontrol altında ve bunların hiçbirinde kritik durum yok.
YERLİ SOLUNUM CİHAZI SAHRA’DA SONA GELİNDİ
Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumumuz (MKEK) tamamen yerli ve milli imkanlarla üretilen Sahra adı verilen mekanik solunum cihazını hem tasarladı hem üretti. Cihazın sertifikasyon sürecinin bugün yarın bitmesini bekliyoruz. Bu bittikten sonra tamamen milli ve yerli, tasarımı da bize ait olmak üzere Sahra solunum cihazını haftada 500 adet üretmeye başlayacağız.
“35 MİLYON MASKE ÜRETİLDİ”
Bugüne kadar 35 milyon maske, 500 bin civarında tulum ve 160 ton dezenfektan üretildi. Bütün bunları Silahlı Kuvvetlerimize ve ilgili kurumlarımıza ulaştırdık, ulaştırmaya devam ediyoruz.
2020’DE 1411 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ
5 operasyon bölgesinde, mavi vatanımızda TSK’nın kahraman mensupları büyük bir fedakarlıkla görevlerini yerine getiriyor. Suriye ve Irak’ın kuzeyinde terörle mücadelemiz aralıksız devam ediyor. Oradaki arkadaşlarımız kahraman ve fedakarca mücadeleyi sürdürüyor. 1 Ocak’tan bu yana 1411 terörist yapılan operasyonlar sonucu etkisiz hale getirildi.
“300 BİN SURİYELİ KARDEŞİMİZ EVİNE DÖNDÜ”
Bir takım radikal grupların yaptığı provokasyonlar, girişimler oldu. Ateşkesin kalıcı olması, istikrarın sağlanması ve evlerini terk eden Suriyeli kardeşlerimizin gönüllü ve güvenli şekilde tekrar evlerine dönmelerini sağlamak için orada yoğun ve kapsamlı bir çalışma içindeyiz. Ruslarla koordineli yaptığımız çalışmalar var. Bazı aksaklıklar, bazı ateşkes ihlalleri olmakla birlikte genel anlamda ateşkese uyuluyor, istikrara doğru çok emin adımlarla ilerlemeye çalışıyoruz. Bunun göstergesi olarak 300 bin Suriyeli kardeşimiz gönüllü ve güvenli olarak topraklarına dönmüş bulunuyor.
“TSK, LİBYA’DAKİ DENGELERİ DEĞİŞTİRDİ”
TSK unsurlarının Eğitim İşbirliği ve Danışmanlık hizmetlerine başlamasından sonra Libya’daki dengeler önemli oranda değişti. Ülkenin birliği, beraberliği, bütünlüğü için çalışan UMH unsurları büyük başarılar sağladı.
Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifa diliyorum. Bugünlere gelmemizdeki büyük fedakarlık ve katkılarından dolayı minnet ve şükranlarımı sunuyorum”
Salgın nedeniyle vaktini evde geçiren Defne Samyeli, sosyal medya hesabından evinin bahçesinde çektirdiği bir pozunu paylaştı. Düzgün fiziğiyle göz kamaştıran Samyeli, tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.
Şarkıcı ve oyuncu Defne Samyeli, koronavirüs salgınından korunmak için kendisini evine kapattı. Karantina sürecinde yaptığı sporları ihmal etmeyen Samyeli, son yaptığı paylaşımında da bunları gözler önüne serdi.
KARIN KASLARINI GÖSTERDİ
48 yaşındaki iki kız annesi olan Defne Samyeli, evde olduğu sürede yediklerine dikkat ederek formunu korudu. Hayatından sporu eksik etmeyen şarkıcı, Instagram hesabından karın kaslarının göründüğü bir pozunu paylaştı. Samyeli’nin göz emojisi koyarak paylaştığı fotoğrafa kızı Deren Talu’dan da kalp emojileri geldi.
ABD’de salgında ortaya çıkan yeni detay dünyayı şaşırtmış durumda. New York Valisi raporu gördüğünde şoka girdiğini söylüyor
New York, ABD’de en fazla vakanın görüldüğü eyaletlerin başında geliyor.
New York Valisi Andrew Cuomo, son dönemde hastaneye yatırılan yeni koronavirüs vakalarının yüzde 66’sını sokağa çıkma kısıtlamalarına uyarak evde kalan kişilerin oluşturduğunu açıkladı.
Andrew Cuomo, bu bulgunun kendisini “şoke ettiğini” aktardı.
Cuomo düzenlediği basın toplantısında, “Kilit sektörlerde çalışanlarda görülen bulaş oranı, genel nüfusa kıyasla çok daha düşük ve yeni vakaların büyük bir bölümünü işe gitmeyen ve evde kalan insanlar oluşturuyor” dedi.
New York eyaletine ait 113 hastanede 1200 hasta üzerinde yapılan araştırmaya göre, yeni vaka olarak hastaneye başvuranların yüzde 66’sının son haftaları evde geçirdiğini ortaya koydu.
Bu kişilerin çoğunluğunu 51 yaş üstü, Latin kökenliler ve siyahiler oluşturuyor. Araştırma kapsamındaki hastaların yüzde 96’sının da kronik bir rahatsızlığı bulunuyor.
İNSANLAR SIKILDI VE TEDBİRSİZ DAVRANMAYA BAŞLADI
Kamu sağlığı uzmanları, ilk etapta sonuçlar şaşırtıcı olsa ve yapılan araştırmayla ilgili daha fazla verinin verilmesi gerektiğini vurgulasa da bu durumun birkaç olasılıktan kaynaklanmış olabileceğine dikkat çekiyor.
Bu olasılıkların başında haftalardır sokağa çıkma kısıtlamaların uygulanmasıyla birlikte insanların da zaman ilerledikçe tedbiri giderek elden bırakmaya başlamış olması geliyor.
Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Joseph Vinetz, New York eyaletindeki kısıtlamaların 10’uncu haftasına girdiğine dikkat çekerek, insanların artık yorulmaya başlamış olabileceklerini söyledi.
CNBC’ye konuşan Vinetz, “Bizim yorulmuş ve bıkmış olmamızın virüsün umrunda olduğunu sanmıyorum. Virüslerin hisleri olmaz ve bu nedenle kendi işlerine bakarlar” dedi.
New York’ta şu ana kadar tespit edilen vaka sayısı 360 bini, can kaybı da 28 bini geçti.
ABD’de en fazla vakanın görüldüğü New York eyaleti aynı zamanda en sıkı kısıtlamaların uygulandığı eyaletler arasında yer alıyor.
Columbia Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Ashwin Vasan, yeni vaka olarak tespit edilen kişilerin kendileri evden çıkmasa bile, kilit sektörlerden birinde çalışan ve evden çıkmak zorunda kalan kişilerle birlikte yaşayıp yaşamadıklarına da bakılması gerektiğini söyledi.
Konuyla ilgili olarak Forbes’a değerlendirmelerde bulunan Vasan, “Ayrıca, çok sayıda kişinin yaşadığı büyük apartmanlardaki bulaş oranına da bakılması gerekiyor. Kalabalık apartmanlarda bulaşma riski çok daha yüksek” dedi.
Kamu sağlığı uzmanları, insanların tedbir almaya devam etmeleri gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlar, özellikle New York gibi nüfusu yoğun yerlerde sosyal mesafe kurallarının her zaman uygulanmasının zor olduğunu vurguluyor.
İnsanların dışarı çıkarken daha seçici davranmaları gerektiğini ve el yıkamak, maske takmak gibi kişisel tedbirleri uygulamaya devam etmeleri gerektiğini söylüyor.
Uzmanların riski düşürmek için önerdiği diğer tedbirler arasında, eve gelen siparişlerin bir süre kapıda bekletilerek, mümkünse dezenfekte edildikten sonra içeri alınmaları,
Açık havalarda bile sosyal mesafeye uygun hareket edilmesi, sokağa çıkarken maske takılması ve takılan maskenin kumaş olması halinde sık sık yıkanması
Kalabalık asansörlere binilmemesi ve ellerin sık sık yıkanması olarak sıralanıyor.
ABD’de ‘Kovid-19 ölümleri 3 katına çıkabilir’
Washington Üniversitesi Eczacılık Fakültesi bünyesinde yapılan araştırmada, yeni tip koronavirüs kaynaklı ölümlerin yıl sonunda 3 katına ulaşabileceği öngörüldü.
ABD’de yeni yapılan bir araştırmada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı ölümlerin yıl sonuna kadar 3 katına çıkabileceği öngörüldü.
Washington Üniversitesi Ezcacılık Fakültesi Politika ve Ekonomi Enstitüsü tarafından yapılan araştırma, mevcut sosyal mesafe kuralları aylarca uygulamada kalsa bile, 2020 sonunda Kovid-19 virüsünden ölenlerin sayısının 3 katına çıkacağını ortaya koydu.
Araştırmada görevli sağlık ekonomisti Anirban Basu, Kovid-19 virüsünün bulaşma gücü ve öldürme oranıyla ilgili sonuçları basın açıklamasıyla duyurdu.
Basu, “Eğer enfeksiyon ölüm oranı doğruysa, virüs sosyal mesafe kısıtlamaları gevşetilmeden önceki oranlarda yayılmaya devam etse bile, yıl sonunda 350 bin ila 1,2 milyon arasında Amerikalının Kovid-19’dan yaşamını yitireceği anlamına gelir.” ifadelerini kullandı.
Grip kadar yayılırsa yarım milyon ABD’li ölebilir
Ölüm sayısının sadece çok ciddi halk sağlığı önlemleri ile azaltılabileceğini ifade eden Basu, “Aksi takdirde virüs, ABD nüfusunun yüzde 10’unu enfekte edebilen tipik bir grip kadar yayılması durumunda, yaklaşık yarım milyon Amerikalıyı öldürebilir.” şeklinde uyarıda bulundu.
Gerçek rakamlar çok daha yüksek
ABD’de resmi rakamlara göre, 1,5 milyondan fazla virüs vakasının görüldüğünü ve 90Ülkedeki 33 eyaletinin, 116 değişik bölgesindeki vakaların incelendiği araştırmada, Kovid-19 vakalarında hastalığı hafif belirtilerle geçirmiş veya hiç belirti göstermemiş kişilerin teste tabi tutulmadığı, bundan dolayı elde edilen rakamların gerçekten çok daha düşük olduğu ifade edildi. binden fazla kişinin öldüğünü anımsatan Basu, virüsün gerçek etkilerinin bu rakamlardan daha yüksek olduğunu söyledi.
Virüsün gripten çok daha bulaşıcı olduğu vurgulanan araştırmada, sosyal mesafe kurallarının gevşetilmesi durumunda tipik bir gribe göre çok daha fazla kişinin Kovid-19’a yakalanacağı öngörülüyor.
Ede edilen veriler ışığında, yıl sonuna kadar Amerikalıların yüzde 20’sinin virüsten enfekte olacağı tahmininde bulunuldu.
Dünyada Kovid-19 vaka sayısı 5 milyonu geçti
Dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) görülen ülke ve bölgelerdeki vakalara ilişkin verilerin derlendiği “Worldometer” internet sitesine göre, dünyada Kovid-19’a yakalanan kişi sayısı 5 milyon 599’a ulaştı.
Yeni tip koronavirüs vakası en fazla ABD’de görüldü, bu ülkede 1 milyon 570 bin 583 kişi Kovid-19’a yakalandı.
ABD’nin ardından en fazla vaka görülen ülkeler sırasıyla Rusya (308 bin 705), İspanya (278 bin 803), Brezilya (271 bin 885), İngiltere (248 bin 818), İtalya (226 bin 699), Fransa (180 bin 809) ve Almanya (177 bin 827) oldu.
Worldometer’da vaka sayısı 50 bini aşan diğer ülkeler şöyle sıralandı:
İran (124 bin 603), Hindistan (106 bin 886), Peru (99 bin 483), Çin (82 bin 965), Kanada (79 bin 112), Suudi Arabistan (59 bin 854) Belçika (55 bin 791) ve Meksika (54 bin 346).
Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüs, 200’den fazla ülke ve bölgeye yayıldı.
Dünya genelinde Kovid-19 nedeniyle 325 bin 156 kişi hayatını kaybetti.
Virüse yakalanan 1 milyon 970 bin 918 kişi iyileşirken, halen tedavi gören 2 milyon 704 bin 525 aktif enfekte vaka bulunuyor.
Karantina sürecinde sık sık Instagram’daki canlı yayınlara konuk olan İrem Derici, Oğuzhan Uğur’un programında yaşadığı zor günleri anlatırken “Ekmeğin arasına sim kartı koyup yeyince, hastaneye yatırıldım’ dedi.
Salgın nedeniyle işleri iptal olan İrem Derici, kendisini evinde karantinaya aldı. Bu süreçte Instagram‘dan yapılan canlı yayınlara konuk olan şarkıcı, son olarak Oğuzhan Uğur‘un YouTube kanalından yayınlanan programına konuk oldu. Yıllar önce verdiği kilolardan dolayı hastanelik olan Derici, o dönem yaşadığı zorlukları anlattı.
“ZAYIFLAYINCA GÖĞÜS ESTETİĞİ YAPTIRDIM”
Bir buçuk sene önce çok zayıfladığı için uzun süre hastanede tedavi gören İrem Derici, yaşadığı zor günleri de şöyle anlattı: “Benim artık tek derdim ‘işimi yapayım, günüme bakayım’ o durumdayım. Artık heyecanlandıran bir şey yok beni. 1.5 sene önce gözümü bir açtım, beyaz önlüklü amcalar etrafımda kollarım bağlı… Halbuki ben Konya’ya gidiyordum. ‘Ne oldu, niye buraya geldik’dedim.
Üzerinden bir buçuk sene geçti de böyle rahat rahat anlatıyorum. Ben sıkıntı yaşadığımda onu kendime itiraf edememiştim. Mesela anoreksiya yaşadığım dönemde çubuk kraker gibi geziyorum ama kendimi dünyanın en çekici insanı zannediyorum. Bir anda 40 kilolara düşünce göğüs de kalmadı. Gittim doktora ‘bana estetik yapın’ dedim. O da bana bir estetik yaptı, kafam kadar oldu. Onun üzerine bir de 20 kilo alınca süt anne gibi gezdim.”
“ANOREKSİYA OLDUĞUMU KABUL ETTİM”
“O dönem çok güzel olduğumu iddia ediyordum, ‘anoreksiyasın sen’ diyorlardı. Belirtilerini soruyordum 49 tanesi var bir tanesi yok hala ‘değilim’ diyordum. Tedaviden sonra kendime gelmeye başladım ve hasta olduğumu kabullendim. Gittiğim bir hastane biz sizin sorununuzu çözemedik, başka hastaneye gidin diye yönlendirdi. O zamanlar da kariyerimin en iyi dönemi program yapıyorum, konserlerim var, sevgilim var… Yoğunluk zor geldi.”
“EKMEK ARASI SİM KART YEDİM”
“Hastaneye yatma sürecim söyle gelişti. Dalaman’dan Konya’ya gideceğiz havaalanında oturuyoruz bütün ekip, çöp tenekeleri olur ya onlara kitlenmişim. Sonra telefonum çalmış, bakıp gülümseyip sakince yere koymuşum telefonu. Kulağımdan küpemi çıkarıp, iğnesiyle telefonun sim kartını çıkarmışım. Arkadaşımın elindeki sandviçe kitlenmişim, ‘neli’ diye sormuşum. ‘Yer misin’ diye sorunca sandviçi alıp içine sim kartını koyup herkesin gözünün içine baka baka yiyip yutmuşum. Sonra da ‘arayın da göreyim’ diye bağırmışım. Ama ben hiçbirini hatırlamıyorum bu olanların. Uçağa nasıl bindim nasıl indim hiçbir şey hatırlamıyorum.”
“O SES ÇIKTIKTAN SONRA BABAM BENİMLE 2 AY KONUŞMADI”
2011 yılında O Ses Türkiye’ye katılan İrem Derici, yarışma macerası için “Bir gece Taksim’deyiz, bir arkadaşım ‘The Voice var ya Acun Ilıcalı, onun Türkiye versiyonunu yapıyor. Yarın yakınlarda bir otelde elemesi var gidelim’ dedi. Ben de kabul ettim. Sabahın 7’sinde ordaydık. 4-5 kişi vardı, hepsi türkü okuyordu. Kayıt yaptırdık, kısa bir şey okudum ‘tamam’ dediler. Ama ben çok iyi söylemişim sonradan izledim o görüntüleri. Kahvaltı ederken aradılar ‘Acun Medya’dan bekliyoruz’ diye üç gün sonra elemeye çıktım. Sadece Hülya Avşar döndü. O olaydan sonra babam benimle iki ay konuşmadı. Çünkü babamın her türlü imkanı vardı, ‘kızın yarışmaya ihtiyacı mı vardı’ diye söylenmişler babama o da ona kızmış.
Sonra babam olaya el attı. ‘Madem bu kadar ısrarcısın, benim yönetimimde ilerleyeceksin’ dedi. Bütün şarkılarımı babam seçti ve hepsi de çok başarılı oldu. İlk şarkım sadece istediğim gibi olmadı orada da torpil, para bir işe yaramıyor onu anladım. Nerelere reklam verdik ama olmamıştı” dedi.
“İNSAN KENDİ FİŞİNİ KENDİSİ ÇEKİYOR”
Sosyal medyada yediği linçlerden bahseden Derici, “Şunu anladım linçle kimse yok olmuyor artık umursamıyorum. İnsan kendi fişini kendisi çekiyor. Mesela benim kariyerime baktığım zaman iki yıl önce duraksama dönemine girdi.
“BOŞANMA DURUŞMAMDA HAKİM BENİM FOTOĞRAF ÇEKTİRDİ”
Radyocu Rıza Esendemir ile kısa süreli bir evlilik yaşayan şarkıcı, boşanma duruşmasında yaşadığı ilginç bir olayı şu sözlerle anlattı: “Eski eşimle boşanmak için mahkemeye gittik. Hakime hanım geldi, herkes ayağa kalktı. Taraflar dinlendi, anlaşmalı boşanıldı. Hakime hanım ayağa kalktı tam çıkacağız, o dev, herkesi ayağa kaldıran kadın, bana bir anda ‘İrem Hanım ya kızım sizi çok seviyor, hadi bir selfie çekilelim çıkmadan’ dedi. ‘Ben boşandım, demin’ dedim. Bana ‘ben boşadım, biliyorum ama ne olur bir selfie çekilelim’ dedi tekrardan. Beni kolunun altına aldı zorla gülümsetti fotoğrafımızı çekti. O fotoğraf duruyorsa lütfen bana göndersin çok merak ediyorum.”
Ünlü şarkıcı Hadise, oyuncu İrem Sak’ın “Ne güzel kızlar var” paylaşımına “Mesela sen” şeklinde yanıt verdi. Hadise’nin takipçileri, bu yanıt üzerine, “İki güzel Sivaslının dayanışması” yorumunu yaptı.
Son dönemde oyuncu Kaan Yıldırım ile yaşadığı aşkla sık sık gündeme gelen Hadise, oyuncu İrem Sak’ın “Ne güzel kızlar var” tweetine kayıtsız kalmadı.
“MESELA SEN”
Ünlü şarkıcı, Sak’ın paylaşımına “Mesela sen” yanıtını verdi. Hadise‘nin takipçileri, bu yanıt üzerine “İki güzel Sivaslının dayanışması” yorumunu yaptı.
Hadise’nin yorumu sonrası Sak’ın paylaşımına yorum yağdı. İki ünlü ismin hayranları, bu paylaşımlara destek yağdırdı. Çoğu kullanıcı “İkiniz de güzelsiniz” yorumunda bulundu.
Dünyanın mücadele ettiği koronavirüsten (Covid-19) korunmak için güçlü bir bağışıklık sistemi çok önemli. Dengeli ve sağlıklı beslenme kaliteli uyku ve düzenli egzersiz bağışıklık sistemin güçlendirilmesi için olmazsa olmazlardan
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Deniz Duman bağışıklığı güçlendirecek besinler hakkında bilgi verdi.
Soğan ve sarımsak
Türk mutfağının vazgeçilmezleri bu ikili bağışıklık için çok kıymetlidir. Sarımsağın kalp damar sistemi üzerine olumlu etkilerinin yanı sıra özellikle çiğ tüketimi bu dönemde çok faydalıdır.
Zencefil
Ödem çözücü etkisi ile vücuttaki her türlü yangısal hasarda işe yaradıkları gibi boğaz ağrısı, bulantı ve ağız kokusuna iyi gelir. Tıpkı acı pul biberde olduğu gibi zengin kapsaisin içeriği sayesinde bağışıklık üzerine de olumlu etkilidir. Güzel yanı tatlı, tuzlu her gıda ile birleştirip kullanabileceğiniz gibi çayınızla da demleyebilirsiniz.
Kırmızıbiber
İçeriğinde narenciye C vitamini içeren meyveler Portakal, greyfurt, mandalina, kivi ve limon gibi C vitamininden zengin meyveler hastalıkla savaşmada yardımcı akyuvarların sayısını artırmaya yardımcı olur. Vücut C vitaminini depolar, bu yüzden bu gıdaların günlük ve düzenli şekilde tüketilmesi gerekir. meyveler kadar zengin C vitamini barındırır. Ayrıca beta karoten ile göz ve cilt sağlığına da katkıda bulunur. Sadece acı pul biber değil, çarliston tatlı biberler de aynı zenginliğe sahiptir.
C vitamini içeren meyveler
Portakal, greyfurt, mandalina, kivi ve limon gibi C vitamininden zengin meyveler hastalıkla savaşmada yardımcı akyuvarların sayısını artırmaya yardımcı olur. Vücut C vitaminini depolar, bu yüzden bu gıdaların günlük ve düzenli şekilde tüketilmesi gerekir.
Brokoli
Hem içerdiği lif hem de vitamin ve mineral bakımından çok kıymetlidir. Başta A, C ve E olmak üzere tüm vitaminleri içerir. Çiğ veya buharda pişirilip tüketilirse daha kıymetlidir.
Doğal probiyotikler
Ev yoğurdu, kefir, turşu, ev sirkesi içeriğindeki bağışıklık sistemine faydalı bakteriler sayesinde bu dönemde bolca kullanılabilir. Ayrıca protein ve kalsiyum içerdikleri için iyi bir ara öğündür.
Yeşil yapraklı sebzeler
Bahar mevsiminde yeşeren tüm yeşil yapraklı sebzeler C vitamininden zengin, antioksidan özellik ve beta karoten içerirler. Çiğ tüketimi önemlidir. Ispanağı hafif pişirmek besin değerine çok zarar vermez. Roka, maydanoz, dereotu vs aynı zamanda zengin lif kaynağı olduğundan ince bağırsak bakterilerinden bağışıklığa katkısı olanların sayısının artmasını sağlar.
Kabuklu kuru yemişler
E vitamini, C vitamini ve içerdiği yağ nedeniyle bağışıklık sistemini dengede tutan güçlü gıdalardır. Soslanmamış olmasına dikkat etmek gerekir, çünkü soslarda glüten olabilir.
Yeşil çay
Hem yeşil çay hem de siyah çay güçlü antioksidan olan flavonoidler içerir. Yeşil çay siyah çay gibi fermentasyona maruz bırakılmadığı için bu antioksidanlardan daha zengindir.
ABD’de yeni yapılan bir araştırmada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı ölümlerin yıl sonuna kadar 3 katına çıkabileceği öngörüldü.
Washington Üniversitesi Ezcacılık Fakültesi Politika ve Ekonomi Enstitüsü tarafından yapılan araştırma, mevcut sosyal mesafe kuralları aylarca uygulamada kalsa bile, 2020 sonunda Kovid-19 virüsünden ölenlerin sayısının 3 katına çıkacağını ortaya koydu.
Karşılaştırmalı sağlık sonuçları bağlamında yapılan araştırma, Kovid-19 semptomları gösteren hastaların yüzde 1,3’ünün virüsten öldüğünü ve bunun kötü bir grip mevsiminde gripten ölenlere oranla 13 kat daha yüksek olduğunu gösterdi.
Araştırmada görevli sağlık ekonomisti Anirban Basu, Kovid-19 virüsünün bulaşma gücü ve öldürme oranıyla ilgili sonuçları basın açıklamasıyla duyurdu.
Basu, “Eğer enfeksiyon ölüm oranı doğruysa, virüs sosyal mesafe kısıtlamaları gevşetilmeden önceki oranlarda yayılmaya devam etse bile, yıl sonunda 350 bin ila 1,2 milyon arasında Amerikalının Kovid-19’dan yaşamını yitireceği anlamına gelir.” ifadelerini kullandı.
GRİP KADAR YAYILIRSA YARIM MİLYON ABD’Lİ ÖLEBİLİR
Ölüm sayısının sadece çok ciddi halk sağlığı önlemleri ile azaltılabileceğini ifade eden Basu, “Aksi takdirde virüs, ABD nüfusunun yüzde 10’unu enfekte edebilen tipik bir grip kadar yayılması durumunda, yaklaşık yarım milyon Amerikalıyı öldürebilir.” şeklinde uyarıda bulundu.
GERÇEK RAKAMLAR ÇOK DAHA YÜKSEK
ABD’de resmi rakamlara göre, 1,5 milyondan fazla virüs vakasının görüldüğünü ve 90 binden fazla kişinin öldüğünü anımsatan Basu, virüsün gerçek etkilerinin bu rakamlardan daha yüksek olduğunu söyledi.
Ülkedeki 33 eyaletinin, 116 değişik bölgesindeki vakaların incelendiği araştırmada, Kovid-19 vakalarında hastalığı hafif belirtilerle geçirmiş veya hiç belirti göstermemiş kişilerin teste tabi tutulmadığı, bundan dolayı elde edilen rakamların gerçekten çok daha düşük olduğu ifade edildi.
Virüsün gripten çok daha bulaşıcı olduğu vurgulanan araştırmada, sosyal mesafe kurallarının gevşetilmesi durumunda tipik bir gribe göre çok daha fazla kişinin Kovid-19’a yakalanacağı öngörülürken, elde edilen veriler ışığında, yıl sonuna kadar Amerikalıların yüzde 20’sinin virüsten enfekte olacağı tahmininde bulunuldu.
Bir süredir Ozan Güven ile aşk yaşayan Deniz Bulutsuz‘dan paylaşım geldi. Bulutsuz, 45 yaşına basan sevgilisinin doğum gününü Instagram hesabından paylaştığı mesaj ile kutladı.
Ozan Güven ile aşk yaşadığı konuşulan Deniz Bulutsuz, konuyla ilgili ilk kez sessizliğini bozdu. Daha önce Instagram’dan sevgilisiyle herhangi bir paylaşımda bulunmayan Bulutsuz, Güven’in doğum gününü romantik bir şekilde kutladı.
AŞK İTİRAFI
Deniz Bulutsuz, 45 yaşına basan Ozan Güven’i yayınladığı bir kareye etiketleyerek, “İyi ki doğmuş sevgili… ‘El ele olunca bir şey olmaz’ derler” notuyla aşkını itiraf etti.
“BİR TÜRLÜ YENEMEDİK ŞU ÇİFTİ”
Öte yandan oyuncu Serenay Sarıkaya da geçtiğimiz haftalarda komedyen sevgilisi Cem Yılmaz, Ozan Güven ve Deniz Bulutsuz ile okey oynarken verdiği bir pozunu paylaşarak altına, “İki tane okey elden geldi diye alnıma gururla yapıştırdığıma bakmayın, bir türlü yenemedik şu çifti” ifadelerini kullanmıştı
İstanbul Şişli’de sokağa çıkma yasağına rağmen parkta köpeğini gezdiren bir kadın, 3.150 TL para cezasına çarptırıldı.
Şişli’de kısıtlamaya rağmen parka giden ve maske takmayan kadın, kendisini görüntüleyen gazeteciyi, “Annem medya danışmanı, senin peşini bırakmayacağım” diyerek tehdit etti. Kısıtlamaya aykırı hareket eden genç kadına polis ekiplerince 3 bin 150 TL ceza kesildi.
İçişleri Bakanlığınca yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) korunma tedbirleri kapsamında yurt genelinde park, bahçe, ormanlık, sahil bantları gibi alanlarda yürüyüş, spor yapmak ve bulunmak yasaklanmış, bununla birlikte 15 ilde hafta sonları sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmaya başlanmıştı.
POLİS EKİPLERİ OLAY YERİNE GELDİ
Ancak dün Şişli’de bir grup vatandaşın kısıtlamaya rağmen bir parka girdiği ve evcil hayvanlarını burada gezdirdiği görüldü. Bunun üzerine, durumu öğrenen Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş ekipleri çok kısa bir sürede olay yerine geldi. Polis ekiplerinin parka gelmesiyle birlikte grup hızlı bir şekilde oradan ayrılarak ara sokaklara dağıldı.
“KÖPEĞİMİ GEZDİRMEK İÇİN GELDİM”
Asayiş ekiplerinin parka geldiğini görünce dışarı çıkan bir kadının köpeğiyle birlikte park çevresinde dolaşmaya devam ettiğinin görülmesi üzerine, polis genç kadını yanına çağırarak kuralları çiğnediğini ve kendisine para cezası kesileceğini söyledi. Kadının, parka köpeğini gezdirmek için geldiğini söylemesi üzerine polis, köpeğini parkta gezdiremeyeceği, bunun için kaldırımları kullanması gerektiği konusunda kendisini uyardı.
Öte yandan, kısıtlamaya uymayarak parkta köpeğini gezdiren kadının zorunlu olmasına rağmen kimlik kartını yanında bulundurmadığı öğrenildi.
Genç kadın o esnada yaşananları kaydeden gazeteciye dönerek, “Sizin de isminizi alayım ben. Benim annem medya danışmanı, sizin peşinizi bırakmayacağım. Böyle mi zorbalık yapıyorsun?” sözleriyle gazeteciyi tehdit etti.
BASIN MENSUBUNA EL SALLAYIP UZAKLAŞTI
İçişleri Bakanlığınca alınan kararlara uymayarak kısıtlamaya aykırı hareket ettiği için Hıfzıssıhha kanunu uyarınca 3 bin 150 TL ceza kesilen genç kadın, işlemlerinin tamamlanmasının ardından, kendisini görüntüleyen basın mensubuna el sallayarak oradan uzaklaştı.