Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 241

    “Yücel’in Çiçekleri” Belgeseli Evinize Konuk Oluyor

    0
    yücelin çiçekleri

    Köy Enstitüleri’nin Kuruluşunun 80. yılında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı, “Yücel’in Çiçekleri” belgeselini sanatseverlerle buluşturacak.

    Yönetmenliğini ve senaryosunu Cengiz Özkarabekir’in yaptığı “Yücel’in Çiçekleri” belgesel filmi 17 Nisan akşamı saat 20.00 de İBB Kültür Sanat Youtube kanalından online olarak yayınlanacak.

    Belgeselde, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un hayat hikâyeleri üzerinden, Türkiye’de aydınlanma tarihinin en önemli unsurlarından Köy Enstitüleri anlatılıyor.

    yücelin çiçekleri

    Mustafa Kemal Atatürk’ü Mahir Günşiray, İsmail Hakkı Tonguç’u da Muhammet Uzuner’in canlandırdığı belgeselde Hasan Âli Yücel’in çocukluğunu Ege Şenoğul, gençliğini Kutay Şahin, yetişkin dönemini ise Mehmet Tokat canlandırdı. Belgeselin müzikleri ise Cahit Berkay ve Altuğ Öncü’ta ait.

    Bizleri ibbkultursanat adresinden, İBB Kültür mobil web uygulamasında, Youtube İBB KÜLTÜR SANAT kanalından ve sosyal medya hesaplarımızdan takipte kalınız.

    Evde Saç Keserken Dikkat Edilmesi Gerekenler

    0
    evde saç kesimi

    Remington ile evde saç kesiminde dikkat edilmesi gereken püf noktalar

    Kuaförlerin ve berberlerin kapanması, karantina sebebiyle evde geçirilen vaktin artmasıyla evde kişisel bakım ve ipuçları da en çok aranılan konuların başında geliyor. Özellikle erkekler için evde saç kesimi ve şekillendirmenin yapılması için doğru hazırlık yapılması ve doğru makine seçilmesi gerekiyor. Evde saç kesiminde dikkat edilmesi gerekenler ve püf noktaları ise dünyaca ünlü kişisel bakım markası Remington’dan geliyor.

    Berberlerin ve kuaförlerin kapanmasıyla birlikte evde saçların nasıl kesileceği ya da şekillendireceği sorusu erkeklerin de şu ara sıklıkla merak ettiği konuların başında geliyor. Erkekler için rutin bakım olan saç kesimi ve şekillendirmesini evde yapmak doğru ön hazırlık ve doğru makine seçimi ile mümkün oluyor. Dünyanın ilk elektrikli tıraş makinesi üreticisi Remington, tıraş yapılacak ortamın hazırlanması, saçların hazırlanması ve tıraş makinesi seçiminin evde saç tıraşı için önemli olduğuna dikkat çekiyor.

    Kablosuz, kendi kendini bileyen bıçaklara sahip makine tercih edin

    Saçlarınıza istediğiniz şekli vermek için farklı başlıklara sahip bir saç tıraşı makinesi tercih edin. Kendi kendini bileyen bıçaklara sahip tıraş makineleri üst düzey kesim performansı gösterir. Böylelikle tıraş esnasında olası kazalarla karşılaşmadan temiz ve kusursuz bir kesim deneyimi yaşayabilirsiniz. Kablosuz kullanıma sahip ürünler ile saçlarınızın istediğiniz noktasına rahatça müdahale edebilirsiniz. Makinenizin ömrünü korumak içinse saç kesiminiz sonrası makinenizin temizliğine mutlaka dikkat edin. Kolay bir temizlik için %100 su geçirmez özelliğe sahip ürünler işinizi kolaylaştıracaktır.

    evde saç kesimi

    Remington’ın her türlü ihtiyacı karşılayan ürünü Graphite 5 Erkek Bakım Kiti evde saç tıraşı için mükemmel bir partner olacaktır. Graphite 5’te yer alan 9 çok yönlü başlıklar sayesinde yalnızca saç tıraşınızı da değil isterseniz favorilerinizi düzeltebilir, sakal tıraşınızı yapabilir ya da burun, kaş ve kulak kıllarınızı rahatça temizleyebilirsiniz. Kendi kendine bilenen bıçaklarıyla üst düzey kesim performansı gösteren Graphite 5, grafit kaplı bıçakları sayesinde ise cildinizde düzgün kayma özelliğine sahiptir. Kablosuz özelliğiyle 90 dakikaya kadar kullanım şansı tanıyan Graphite 5 ile saçlarınızın istediğiniz noktalarına rahatça müdahale edebilirsiniz. Graphite G5, %100 su geçirmez özelliği sayesinde tıraş sonrasında da kolayca temizlenebilir ve diğer tıraşlar için de mükemmel durumda kalır.

    Geniş bir ayna ve suya yakınlık önemli

    Saçlarınızın her noktasına kolayca ulaşabileceğiniz ve gerektiğinde oturabileceğiniz rahat bir ortam tercih edin. Geniş bir ayna ve suya yakın olması nedeniyle banyo sizin için mükemmel bir tercih olabilir. Tıraş öncesi tüm malzemelerinizi kolayca ulaşabileceğiniz bir yerde tutun. Bulunduğunuz ortama bir sandalye yerleştirebilirsiniz. Böylelikle yorulduğunuzda tıraş deneyiminizi yarıda kesmeden oturarak tıraş deneyiminize devam edebilirsiniz. Saçınızın her noktasını görmek için banyodaki yerleşik aynanın yanı sıra bir de el aynası tercih edebilirsiniz. Kolay temizlik için bulunduğunuz ortama geniş bir örtü serebilirsiniz. Böylelikle tıraş sonrası temizlik zahmetini de en aza indirmiş olursunuz.

    Saçlarınızı tıraşa hazırlayın

    Saç tıraşına başlamadan önce saçlarınızı tıraşa mutlaka hazırlamalısınız. İlk olarak saçlarınızı bir şampuanla köpürterek yıkayın ardından güzelce durulayın. Hafif nemli kalacak şekilde bir havlu yardımıyla saçlarınızı kurulayın. Böylelikle tıraş esnasında problemlerle karşılaşmadan makineniz saçlarınızın arasında kolayca hareket eder.

    Adım adım saç kesimi planı

    Hafif nemli saçlarınızı şimdi nasıl keseceğinize karar verin. Unutmayın ki en iyi sonucu almak için nasıl bir saç modeli istediğinizi bilmek de önemli. Saçlarınızın farklı uzunluklarda kesilecek kısımlarını bölümlere ayırın. Bunun için makinenizin uzunluk taraklarını tercih edebilirsiniz.

    İlk olarak başınızın her iki tarafında bulunan saçları kesmeye başlayın. Düşük numaralı başlık kullanarak başınızın yanlarını aşağıdan yukarı doğru kısaltın. Yukarı doğru makineyi hareket ettirirken hafif eğerek saçlarınızın yanıyla üstü arasında geçiş verebilirsiniz. Yan tarafları keserken olduğu gibi başınızın arkasındaki saçları da düşük numaralı başlık ile yukarıdan aşağıya kesebilirsiniz. Üst kısımdaki saçlarınızla keskin bir çizgi olmaması için makineyi hafif eğerek yumuşak bir geçiş vermeyi unutmayın.Bu noktada bir el aynasıyla elde ettiğiniz sonuçları ara ara kontrol edebilirsiniz.

    Saçlarınızın üst kısımları için yanları ve arkayı keserken kullandığınız düşük numaralı başlıktan farklı olarak yüksek numaralı bir başlık tercih edin. Böylelikle farklı uzunluklara sahip iyi bir görünüm elde edebilirsiniz. Makineniz ile hacimli ve düzgün bir görünüm elde etmek için saçınızın üst bölümünde daha titiz davranmanız gerekiyor. Yavaş yavaş keserek olası kazaları minimuma indirebilirsiniz.

    Saçlarınızın kesimi bittikten sonra artık son rötuşları yapabilirsiniz. Makinenizin düzeltici başlığıyla favorilerinize ve ensenize detay dokunuşlar gerçekleştirebilirsiniz.

    Türkiye’de Bir İlk: Gelinlikte Sanal Randevu

    0
    Sanal Gelinlik Randevu

    Project.Bridal’dan gelinliğinizi evinizin konforunda seçin

    Modern tasarım yaklaşımıyla klasik gelinlik anlayışına taze bir soluk getiren Project.Bridal, bir ilke imza atıyor.

    Project.Bridal, fiziki olarak hizmet vermenin zorlaştığı COVID-19 dönemi dünyasında, dijital odaklı marka stratejisini gelin adaylarının hayallerindeki gelinliği evinin konforunda seçmesi için hayata geçiriyor.

    Project.Bridal, COVID-19 sebebiyle düğün hazırlıkları sekteye uğrayan gelin adayları için, sürecin en önemli bölümlerinden biri olan gelinlik seçimini sanal ortama taşıyor. Gelin adayları, sanal randevu sistemiyle evlerinden uzaklaşmadan Project.Bridal’ın yeni koleksiyonunu detaylı olarak inceleme şansı bulacak.

    Konferans sistemiyle gelinliğinizi seçin

    45 dakikalık video konferans sistemiyle gerçekleşecek görüşmede gelin adayları, Project.Bridal Studio’ya bağlanarak koleksiyon hakkında detaylı bilgi sahibi olacak; vücut tipine, zevkine ve ihtiyacına yönelik olarak tasarımcıdan öneriler ve yönlendirmeler alacak. Tüm koleksiyon içerisinden eleme yaparak favori parçasını evini terk etmeden seçme şansını yakalayacak. Gelin adayları sanal randevuya sosyal mesafe sebebiyle görüşemedikleri aile ve arkadaşlarıyla da katılabilecek, izolasyon surecinde sevdikleriyle keyifli vakit geçirmiş olacaklar.

    Project.Bridal sanal randevu sistemiyle, sosyal mesafe uygulaması gereği hazırlıklarını gerçekleştiremeyen gelin adaylarına gelinlik secimi sürecinde zaman kazandırmayı hedefliyor. Gelin adayları fiziksel randevu sistemine geri dönüldüğünde, favori gelinlik modellerini önceden seçmiş, styling fikirleri edinmiş ve hazırlık süreçleri hakkında tasarımcı ile detaylı planlama yapmış olacak. Sanal randevu ile ön görüşme gerçekleştirmiş olan gelin adayları, showroom randevuları alınmaya başlandığında öncelik sırası edinme şansı da yakalayacak.

    Korona Sonrası Estetikler Patlayacak

    0
    Korona sonrası estetik

    Şebnem Demir ise birçok insanın karantinadan sonra estetik merkezlerini dolduracağını söyledi

    Korona sonrası estetik
    Estesante Clinic’in sahibi Şebnem Demir

    Koronavirüs tedbirleri kapsamında evlerine kapanan insanlar, karantinanın biteceği günleri iple çekiyor. Bu noktada kimi sevdiklerini görmek kimi seyahat etmek istiyor. Estesante Clinic’in sahibi Şebnem Demir ise birçok insanın karantinadan sonra estetik merkezlerini dolduracağını söyledi.

    ‘Şimdiden randevu alıyorlar’

    Tüm şubelerini kapattıklarını belirten Şebnem Demir, “Şu an hizmet veremiyoruz. Ancak danışmanlarımızla devamlı iletişim halindeyiz. Hepsi kliniklerimizin açılacağı günü bekliyorlar” dedi. Demir’in verdiği bilgilere göre yeni estetik randevuları da arttı. Demir, “Eski danışanlarımızın dışında birçok insan arayarak randevu oluşturuyor. Net bir tarih veremiyoruz ancak arayanları sıraya koyduk. Şubelerimizi açtığımızda sırayla çağıracağız” dedi.

    ‘Yığılma oldu’

    Demir, yaşanan yoğunluğun nedenini ise biriken estetik uygulamaları olduğunu ifade ediyor. Demir, “6D Star Askısı’nın 3-5 yıl, dolgunun 8-14 ay, botoksun etkileri 4-6 ay sürüyor. Bu yüzden bu işlemlerin belli aralıklarla tekrarlanması gerekiyor. Kapalı kaldığımız sürede bu işlemlerimizi yapamadığımız için büyük bir yığılma oldu. O yüzden açıldıktan sonra müşterilerimizin rutin uygulamalarını gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

    Karantina kilo aldırdı

    Şebnem Demir, ayrıca karantina sürecinde alınan kilolar nedeniyle zayıflamak isteyenlerin de kendilerini aradığını söylüyor. Beslenme danışmanlığı hizmeti de verdiklerini belirten Demir, “Evde olduğumuz, işlerimizden, okullarımızdan uzak olduğumuz bu dönemde stres ve kaygının da sonucuyla insanlar kendilerini yemeğe verdi. Bu nedenle birçok insan kilo alıyor. Beslenme danışmanlığıyla bu süreçte danışanlarımıza destek olmaya çalışıyoruz” dedi.

    Öte yandan geçmişten de gelen fazla kilolar ve karantina kilolarıyla birçok insanın psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini belirten Demir, “Korona sonrası estetikler patlayacak” ifadelerini kullandı.

    Salgına Verilen Tepkilere Göre 8 Farklı İnsan Grubu Var

    0
    Salgına Verilen Tepkiler

    Araştırma şirket MBI, salgının resmi ağızlardan açıklandığı 11 Mart’tan bu yana halkın duygu durumu, ruh hali, davranış ve tercihlerindeki değişikliklere odaklanarak yaptığı araştırmayı tamamladı

    Araştırma 1223 kişi ile 26 ilde yürütüldü. İzolasyon döneminde görüşmeleri yürüten operatörler evlerinden çalıştı. Araştırma 60 milyon yetişkini temsil edecek biçimde tasarlandı. Açık uçlu sorularla vatandaşların duyguları ve ihtiyaçları dinlendi ve bu anlatımlara içerik ve metin analizi yapıldı. Kısa Dalga’dan Melis Tufur’un podcastine göre, araştırmada ortaya çıkan sonuçlarda yeni tip Koronavirüs salgınına verilen tepkilere göre 8 farklı grup oluştu. 

    Bu gruplar;

    1- Kontrollü gergin (%21): Baskın duyguları korku ve tedirginlik. 

    2- Endişeli (%20): Üzüntülü olmaları ön planda. 

    3- Tedbirli, sakin (%16):  Kısmen olanaklarının uygunluğu, kısmen alınan önlemlere duyduğu güven ile tedbirini alıp gündelik hayatının ritimini neredeyse bozmadan yaşayanlar.

    4- Çaresiz (%15): Salgın öncesinde de  geçim sıkıntısı ve işsizlikle boğuşanlar.  

    5- Kırılgan, ruhsal dengeli (%12): Kadınların biraz daha ağırlıkta olduğu bu gruptakiler, krize az ya da çok  kaygı bozukluğu şeklinde tepki verenlerden oluşuyor. Tıbbi destek alanlar ve almaya ihtiyacı olanlarla, endişesini ortalamanın üstünde yaşayanlardan oluşuyor.

    6- Sonradan fark eden, tedirgin (% 9): Geç farketmiş olmanın, dolayısıyla yeterince tedbir almamanın tedirginliğini yaşayan grup.  Karadeniz bölgesinde ve İzmir’de ortalamanın üstünde bulunan bu grupta 25-44 genç yetişkin ağırlığı var. % 2’si daha fazla alkol veya sigara tükettiğini söylüyor.

    7- Dindar, kaderci (%4): Mevzuyu neredeyse tamamen Allah’a havale etmiş durumdalar. Yaklaşık 2.5 milyon kişi olduğu tahmin edilen bu grubun % 36’sında iyimserlik  duygusu hakim. 

    8- İlgisiz, uzak (%2): Genç, erkek ağırlıklı. Bu grubun % 21’i virüs sonrası hayatında değişen bir şey olmadığını söylüyor. Bu oran araştırmanın toplamında %9

    Salgın öncesi evden çalışanlar toplam nüfusun %1’ini oluştururken şu anda %7’ye çıkmış durumda

    İzolasyon döneminde 4.3 milyonun üstünde kişi evden çalışıyor. 7.5 milyon kişi ücretli veya ücretsiz izne çıkarıldı. En az 11 milyon kişi ise  tam veya yarı zamanlı çalışmak üzere dışarı çıkmak zorunda kalıyor. 

    Salgın hayatımızda neleri değiştirdi? 

    Katılımcıların % 7’si daha fazla TV izlediğini, % 6’si daha fazla kitap/gazete/dergi okuduğunu, % 2’si daha fazla sosyal medya tükettiğini söyledi. % 3 ise daha fazla maneviyata yöneldi. Sigara-alkol tüketiminde toplamda anlamlı bir fark gözlenmedi.  

    Virüsle ilgili hangi platformlardan gelen bilgilere güveniyoruz?

    Sağlık Bakanının açıklamaları: % 75

    Sağlık çalışanlarının bireysel açıklamaları: % 47

    Hükümet açıklamaları: % 46

    Televizyon haberleri: % 44

    Türk Tabipleri Birliği: % 42

    İnternet haberleri: % 14

    Sosyal medya: % 14

    İlaç firmalarının açıklamaları: % 14

    Tavsiyelere uyma oranı:

    Maske kullanımı: % 45

    Dezenfektan kullanmak: % 61

    Düzenli ve yeterli uyku: % 81

    İyi beslenmek: % 81

    1.5 metre uzak kalmak: % 82

    Kolonya kullanmak: % 85

    Sık sık ellerini yıkamak: % 98

    Aslında uygulamak isteyip de koşullar uygun olmadığı için uygulanamayan tedbirler:

    Maske: % 6

    Dezenfektan kullanmak: % 8

    İyi beslenmek: % 17

    Düzenli ve yeterli uyku: % 12

    1.5 metre uzak kalmak: % 10

    Kolonya kullanmak: % 4

    Hükümetin belediyelere yapılan bağışı durdurmasını doğru bulanların oranı sadece %27. Katılımcıların %81’i sokağa çıkma yasağı ilan edilmesini istediklerini söylediler. 

    Belediyeler, LÖSEV ve Ahbap

    “Devlet destekli kampanyalar dışında hangisine bağış yaparsınız?” diye sorulduğunda %35 belediyeler, %31 LÖSEV, %28 Haluk Levent’in AHBAP derneği, %22 dini vakıflar, %22 Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, %17’si ise Türk Tabipleri Birliği’ne bağış yapabileceklerini söyledi.

    Evde Kalarak 7/24 Sağlık Hizmeti Almak Mümkün!

    0
    7/24 sağlık hizmeti

    Acıbadem, ihtiyaç duyduğunuz sağlık hizmetlerini evinizde karşılıyor!

    Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen koronavirüs (Covid 19) nedeniyle uzmanlar her fırsatta ‘evde kal, sağlıklı kal’ uyarısında bulunuyorlar. Tüm dünyayı etkisi altına alan ve ülkemizde de hızla yayılan koronavirüsten (Covid 19) korunmak, özellikle ileri yaştaki kişiler, kronik hastalığı olanlar ve hamileler için yaşamsal önem taşıyor.

    7/24 sağlık hizmeti

    Peki düzenli olarak sağlık hizmeti almak zorunda olan hastalar veya ani bir sağlık hizmeti ihtiyacı duyanlar, ne yapmalı? İşte bu ihtiyaçtan yola çıkan Acıbadem Sağlık Grubu, ‘Acıbadem Evinizde’ hizmetlerini geliştirdi. Bu yeni hizmet, Tüm Branşlarda Evde Doktor Muayenesi’, ‘Kadın Doğum Muayenesi’, ‘Bebek-Çocuk Muayenesi ve Aşı’, ‘Hemşirelik ve Girişimsel Hizmetler’in yanı sıra ‘Online Doktor Görüşmesi’ni kapsıyor.

    Bu sayede, sağlık ihtiyaçlarınız için hastaneye gidemediğiniz durumlarda dilerseniz doktorlar evinize geliyor; muayene, tanı, tetkik ve tedavi gibi ihtiyaç duyduğunuz tüm hizmetleri size evinizde sunuyor. Ya da dilerseniz, sadece ’Online Doktor Görüşmesi’ yapabiliyor ve doktorunuzun yönlendirmesine göre evde veya hastanede tanı, tetkik ve tedavi hizmetini alabiliyorsunuz.

    Evde kal, sağlıklı kal!

    Tüm dünyayı kasıp kavuran koronavirüs (Covid 19) nedeniyle değil hastaneye gitmek, sokağa çıkmak bile artık büyük bir risk oluştururken; özellikle ileri yaştaki kişiler, kronik hastalıkları olanlar ve hamilelerin çok daha dikkatli olmaları gerekiyor. İşte bu noktada herkesin zihnine şu soru takılıyor: “Sağlık hizmeti alırken nasıl bir yol izlemeliyim?” Bu sorundan yola çıkan Acıbadem, her türlü sağlık ihtiyacınız için ‘Acıbadem Evinizde’ hizmetiyle sağlığınızı evinize getiriyor!

    Hastane hizmeti eve taşınıyor

    Acıbadem Sağlık Grubu; koronavirüs (Covid 19) pandemisi nedeniyle olağan doktor muayenesine ya da tedavisine ihtiyacı olan, ancak kaygılar nedeniyle hastane ortamında muayene hizmeti almakta tereddüt eden hasta grubu için ‘Acıbadem Evinizde’ hizmetini sunuyor.

    Hastaların evlerinden ayrılmadan ihtiyaç duydukları tüm muayene, tanı, tetkik ve tedavi süreçlerini kapsayan ‘Acıbadem Evinizde’hizmeti; öncelikle hastaların akut ihtiyaçlarını karşılamak ve ertelenen teşhis ile tedavilerin ilerleyen haftalarda yol açabileceği daha büyük sağlık problemlerini önlemek amacıyla geliştirildi. Bebekler, çocuklar, hamileler, ileri yaştaki kişiler, kronik hastalığı olanlar ile sağlık ihtiyacı olan herkesin, 7/24 hizmet veren ‘Acıbadem Evinizde’ hizmeti ilehastane ve poliklinikte gerçekleştirilen uygulamalar evlerine taşınıyor.

    Tüm branşlarda: Muayeneden tetkiklere…

    ‘Acıbadem Evinizde’ hizmeti ihtiyaç duyduğunuz tüm branşları kapsıyor: Evde doktor muayenesi, kadın doğum muayenesi, bebek çocuk muayenesi ile aşısı, hemşirelik ve girişimsel hizmetlerin yanı sıra ‘online doktor görüşmesi’nden oluşan hizmetlerden faydalanabilmek için, www.acibadem.com web sitesinden, Acıbadem Online uygulamasından veya Acıbadem Çağrı Merkezi’nden randevu almanız yeterli oluyor.

    • Evde muayene için doktorunuz evinize gelerek şikayetinize yönelik kontrolleri yapıyor.Doktorunuz radyoloji tetkikleri yapılması gerektiğine karar verirse, istenen tetkike bağlı olarak, evinizde yaptırabiliyorsunuz. Evde gerçekleşmesi mümkün olmayan tetkiklerde ise hastaneye davet ediliyorsunuz. Doktorunuz laboratuvar tetkikleri yapmayı uygun gördüğü durumlarda tüm laboratuvar testlerinizi evinizden çıkmadan, sağlık ekipleri aracılığıyla yaptırmanız mümkün oluyor.
    • Hamilelik sürecinde iseniz yine branş hekimi tarafından kadın doğum muayenesi evinizde gerçekleştiriliyor; ihtiyaç halinde NST takibi, tahlil ve takipleriniz yapılıyor.
    • ‘Acıbadem Evinizde’ hizmeti bebek ve çocuklar için de hastaneyi evinize taşıyor ve çocuk sağlığı uzmanları tarafından muayenenin yanı sıra tanı, tahlil ve aşı hizmetleri veriliyor.
    • Enjeksiyondan serum takmaya, yara bakımından pansumana dek daha birçok hizmet, yine hastane veya poliklinik yerine, uzman hemşireler tarafından evinizde yapılabiliyor.

    Evde Hayat Scrabble İle Çok Keyifli

    0
    Scrabble

    Scrabble, hayatı eve sığdırdığımız bu günlerde keyifli zaman geçirmek isteyen kelime severlerin ilk tercihlerinden oluyor.

    Klasikleşen kelime oyunu Scrabble, kolay anlaşılır oyun kurallları ile sizi eğlendirirken, beyin jimnastiği yapmanıza da yardımcı oluyor. Aileniz ve sevdiklerinizle beraber verimli vakit geçirmenizi sağlayan Scrabble, her ne kadar kelime odaklı bir oyun gibi gözükse de sizi düşünmeye iten farklı disiplinleri sayesinde eğitici tarafıyla da dikkat çekiyor.

    Scrabble

    En az 2, en çok 4 oyuncuyla oynanabilen oyun, sevdiklerinizle vakit geçirmenizi sağlarken öğrenilen yeni kelimler sayesinde kelime dağarcınızı zenginleştiriyor. Oyuncular, harf torbasından çektikleri farklı puan değerlerine sahip harflerle, kelime tahtası üzerinde kelimeler üreterek puan topluyor. Puanlar harflerin puan değerlerine göre ve oyun tahtası üzerindeki ödüllü karelere göre belirleniyor.Oyun sonunda en fazla puan alan kişi oyunun galibi oluyor.

    Her yaş grubunun severek oynadığı oyunda, en yüksek puanı almayı amaçlayan oyuncular kelimeleri nasıl ve nereye yerleştirmeleri gerektiğini düşünürken yaratıcılıklarını da geliştirmiş oluyor.

    Trendleri Sürdürülebilirlik ve Farkındalık Belirleyecek

    0
    yeme içme trendleri

    Dünyada beslenme ve yeme içme trendleri her yıl değişiyor

    2020 yılı da bazı önemli trendleri beraberinde getirdi. 2020 yılının en önemli iki teması sürdürülebilirlik ve farkındalık olacak gibi görünüyor

    Özellikle kaliteli bir yaşamın ön planda olduğu günümüzde sağlıklı beslenme konusunda kafa karışıklığı yaşayanlar için rehber niteliğinde bilgiler veren Sofra/Compass Group Türkiye Ülke Diyetisyeni Emel Terzioğlu Arslan, 2020’nin beslenme trendlerini açıkladı.

    Sürdürülebilir bir dünya için sürdürülebilir beslenme

    Maalesef şu an içinde bulunduğumuz dünya, iklim değişikliklerinin yaşandığı, sağlık problemlerinin sıklaştığı, biyolojik çeşitliliğin azaldığı ve küresel ısınmanın inanılmaz bir boyut aldığı yer haline geldi. Bunun en önemli sebeplerinden biri de beslenme. Dünya genelinde 1,4 milyar hektar alan gıdaların üretimi için kullanılıyor ve taze su kaynaklarının %25’i israf edilen gıdalar için harcanıyor. Küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin en önemli sebeplerinden biri olan sera gazı salınımının %25’i tahıl üretimi, hayvancılık ve ormancılık kaynaklı.

    Bu nedenlerle sürdürülebilir bir dünya için sürdürülebilir bir beslenme tarzını benimsemek gerekiyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), sürdürülebilir beslenmeyi güvenli, sağlıklı ve düşük çevresel etkiye sahip olarak tanımlıyor. Ayrıca bu beslenme şekli, kültürel olarak kabul edilebilir, ulaşılabilir, adil, ekonomik olarak karşılanabilir, doğal kaynakları koruyan, çevreyi kirletmeyen, gıda güvenliğine katkı sağlayan ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarından ödün vermeyen bir model. Bu beslenme şekli ile çevresel sorunların azaltılması ve sürdürülebilir bir dünya adına olumlu yönde büyük değişimler elde edilebilir. Sürdürülebilir beslenme için yapılması gerekenler:

    • Besin çeşitliliğini artırın, yeterli ve dengeli beslenin.- Özellikle kırmızı et ve işlenmiş et tüketimini azaltın.
    • Bitkisel bazlı beslenin. (Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketin.)
    • Protein ihtiyacını çoğunlukla kuru baklagiller, badem, ceviz, fındık gibi yağlı tohumlardan karşılayın.
    • Sürdürülebilir balıkçılık yoluyla elde edilmiş balıkları tüketin.
    • Yüksek yağlı, şekerli ve tuzlu gıdaları nadiren tüketin.
    • Besinleri iyi muhafaza edin ve israftan kaçının.
    BİTKİ BAZLI BESLENMEYE DEVAM

    Bitki bazlı beslenmeye devam 

    Science dergisinde yayınlanan ve son dönemlerin en kapsamlı beslenme ve çevre araştırmasında; bitki bazlı beslenmenin insan sağlığının iyileştirilmesinde, hastalıkların önlenmesinde ve sera gazı salınımının azaltılması, küresel ısınmanın önlenmesi, su ve toprak kullanımının azaltılması gibi çevre üzerinde olumsuz etkilere sahip olan durumların ortadan kaldırılmasında önemli bir rol oynadığı gösteriliyor.

    Bitkisel bazlı beslenme aslında vegan beslenme ile karıştırılıyor. Ancak aralarında çok önemli farklar var. Vegan beslenmede hiçbir hayvansal kaynaklı gıda tüketilmezken bitki bazlı beslenmede kişi isterse az miktarda yumurta, balık, hindi gibi hayvansal gıdaları tüketebilir. Elbette hayvansal kaynaklı proteinler diyetin çok küçük bir kısmını oluşturuyor. Ayrıca vegan beslenmede hayvansal kaynaklı olmamak şartıyla sağlıksız gıda olarak nitelendirdiğimiz ‘junk food’ gıdalar tüketilirken bitkisel bazlı beslenmede bu gıdalara yer yok.

    Bitkisel bazlı diyet beyaz un, rafine şeker ve işlenmiş yağ içeren gıdaları içermez. Yani odak noktası “gerçek” gıda tüketmektir. Beslenmenin temelinde taze sebze ve meyveler, rafine edilmemiş tam tahıllar, yağlı tohumlar ve kuru baklagiller var. Ayrıca sanılanın aksine düşük yağlı bir diyet değil. Sadece doymuş ve trans yağların yerini bitkisel kaynaklı yağlar, balık ve yağlı tohumlardan gelen doymamış yağlar alır. Bu beslenme biçimi özellikle lif, vitamin, mineral ve antioksidanlar açısından oldukça zengin. Dolayısıyla bitki bazlı beslenme sağlık üzerinde; sağlıklı kilo kontrolü, insülin direncinin azalması, diyabet ve kalp hastalıkları riskinin azalması, kan basıncının düşürülmesi gibi birçok olumlu etkiye sahip.

    Beslenmede farkındalığı öğreneceğiz 

    Yeme davranışı genetik, çevresel faktörler, duygusal durum, sosyodemografik özellikler, kültürel ve dini inanışlar, medya, beden algısı ve iştah gibi birçok faktörden etkileniyor. Yemek yeme eylemi her ne kadar fiziksel bir ihtiyaçtan doğsa da biz insanlar bu eylemi çoğu zaman fiziksel ihtiyaçlarımıza göre gerçekleştirmiyoruz. Örneğin birçoğumuz geçtiğimiz birkaç saat içinde ne yediğimizi hatırlamıyoruz. İşte bu noktada devreye yeme farkındalığı giriyor. 

    Yeme farkındalığı ne yediğinden çok nasıl ve neden yeme davranışının oluştuğunu fark ederek, fiziksel açlık tokluk kavramını içselleştirip duygu ve düşüncelerinin de etkisinin farkında olarak, çevresel etmenlerden etkilenmeden, besin seçimlerini yargılamadan, burada ve şu anda tüketilecek olan besine odaklanarak yeme anlamına gelir. Son dönemlerde geleneksel diyet tedavilerinden çok kişiye yeme farkındalığı kazandırmanın daha kalıcı çözümler sunduğu üzerinde duruluyor. Farkındalıkla yeme için basit birkaç adım var:

    • Alışveriş listesi yap, listene besin değeri yüksek olan gıdalar ekle ve ona sadık kal.
    • Masaya çok aç oturma. Öğün aralarını 4 saatten uzun tutmak bir sonraki öğünde ihtiyacından fazla yemene sebep olabilir.
    • Tabağını küçük kullan ve küçük porsiyonlar tüket.
    • Yemeğinin değeri bil; lezzeti ve dokusu hakkında düşün.
    • Yemek yerken tüm duyularını hisset, yediğin yemeğin kokusuna, tadına, rengine hatta çıkardığı sese bile dikkat et.
    • Küçük lokmalar al. Bu sayede yemeğin tadını almak daha kolay olur.
    • Lokmalarını iyice çiğne.
    • Yavaş ye. Hızlı yediğinde doyma sinyali oluşmadığından ihtiyacından fazla yemen olası.
    2020 yılında yeme içme trendlerini sürdürülebilirlik ve farkındalık belirleyecek

    Vegan beslenme yine popüler 

    Son dönemlerde bilinirliği giderek artan vegan beslenme, 2020’de de en çok konuşulan beslenme modellerinden biri olacak. Veganlığın temelinde sağlıklı beslenme, dini ve etik inanışlar, çevreyi koruma gibi birçok neden var. Bu nedenlere sahip olan veganlar arasına bir de sürdürülebilir yaşamı benimseyen ve çevreyi korumak isteyen bireyler de katıldı. Çünkü vegan beslenmede sera gazı salınımını artıran en önemli nedenlerden biri olan hayvansal kaynaklı gıdalar (özellikle kırmızı et) tüketilmiyor.

    Vegan beslenme tarzında bitki temelli beslenme mevcut. Ve vejetaryen beslenmeden farklı olarak da bal dahil hiçbir hayvansal gıdaya yer yok. Yani diyet sadece bitkisel kaynaklı gıdalardan oluşuyor. Protein ihtiyaçlarını bezelye, fasulye, nohut, mercimek ve soya gibi kuru baklagiller ile tofu, fıstık ezmesi, kaju ve diğer yağlı tohumlardan karşılıyorlar. Veganlar için hem protein hem de lif açısından zengin sağlıklı karbonhidrat kaynakları ise esmer pirinç, kinoa, yulaf ezmesi, bulgur ve chia tohumu gibi gıdalar.

    Sebze ve meyvelerin ise her türlüsünü tüketebilirler. Hayvansal kaynaklı süt ve ürünlerini de tüketmediklerinden süt olarak Hindistan cevizi sütü, badem sütü ve soya sütü gibi bitkisel kaynaklı sütleri tercih etmek durumundalar. Her ne kadar besinsel ihtiyaçlarını karşılasalar da hayvansal kaynaklı gıdaları tüketmedikleri için B12, demir, kalsiyum gibi mikro besin öğeleri açısından zaman zaman eksiklik yaşanabilir. Bu nedenle belirli aralıklarla kan tahlili yaptırıp eksik vitamin ve minerallerle ilgili takviye alınabilir.

    GLÜTENSİZ BESLENME SADECE GLÜTEN HASSASİYETİ OLANLAR İÇİN

    Glütensiz beslenme sadece glüten hassasiyeti olanlar için 

    Son dönemlerin en çok benimsenen ve uygulanan beslenme şekillerinden biri olan glütensiz beslenme, yeni yılda da popüler. Glüten; buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan bir proteindir. Bazı bireylerde bağışıklık sistemi glüteni yabancı bir madde olarak algılayıp tepki oluşturur ve kişide ciddi yan etkilere sebep olabilir. Yan etkileri arasında yorgunluk, şişkinlik, kabızlık ve diyare gibi semptomlar vardır. Daha ciddi etkileri ise beslenme yetersizliği, istemsiz kilo kaybı ve bağırsak hasarı gibi durumlardır.

    Kimler glütensiz beslenmeli sorusunun cevabı ise glütene karşı alerjisi olan çölyak hastalarıdır. Çünkü çölyak hastalığının tek tedavisi ömür boyu glütensiz beslenmektir. Bunun dışında glütene karşı sadece hassasiyeti olan bireyler ise glütensiz beslenmek zorunda değildir. Çünkü yapılan çalışmalar glüteni hayatından çıkaran kişilerde lif, çeşitli vitamin ve mineraller gibi birçok besin öğesini de alamadıklarından kalp hastalıkları riskinin arttığını göstermiştir. Bu nedenle vücudunuzu tanımadan ve herhangi bir uzmanın görüşünü almadan beslenme şeklinizi değiştirmek çok sağlıklı olmayacaktır.

    Sağlık Çalışanlarına Teşekkür İndirimi

    0
    İşbir yatak

    Hayatlarını ortaya koyarak, gece gündüz demeden çalışan sağlıkçıların yanında olmak için başlatılan çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.

    İşbir yatak
    Yatak CEO Metin Gültepe

    Bu kapsamda, İşbir Yatak da sağlık personellerine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etmek adına harekete geçti. Marka, gelen yoğun talep doğrultusunda, Dünya Sağlık ve Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında sağlık çalışanlarına özel %20 teşekkür indirimi uygulamaya başladığını duyurdu.

    Bu noktada sağlık çalışanlarına her türlü desteği sunmanın önemli olduğuna dikkat çeken İşbir Yatak CEO Metin Gültepe; “Biz bu dönemde çeşitli şekillerde sağlık çalışanı kahramanlarımızın yanında olmak istedik. Sağlık çalışanlarımız, biz bu süreci en doğru ve hızlı bir şekilde atlatabilelim diye ellerinden gelen her şey yapıyor ve bir kısmı evlerine bile gidemiyor.

    Biz de sağlık kuruluşlarına yatak ve yastık desteği ile başlattığımız süreci, Türkiye’nin pek çok ilindeki sağlık çalışanımızdan gelen talepler üzerine bir indirim kampanyasıyla taçlandırmak istedik ve onlara teşekkür etmek adına böyle bir kampanya başlattık. İyi bir uyku en çok sizin hakkınız diyerek hem sağlıkçılarımızın hem de ailelerinin rahat ve hijyenle uyumasını istedik. Onlara sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz ve bu süreçte elimizden gelen her şeyi de yapmaya hazırız” diye konuştu.

    İşbir yatak

    Kampanya kapsamında, %30 tüm ürünlerde indirim + %10 KDV indirimi’ne ek + %20 Sağlık Çalışanı İndirimi uygulanacak. Kampanya 8-30 Nisan 2020 tarihleri arasında geçerli olacak. Kampanyadan yararlanmak isteyen kişilerin, hastane görevlisi ya da sağlık çalışanı olduğunu belgeleyen kimlik/belge ibraz etmeleri gerekiyor.

    Tansiyon Hastası Nelere Dikkat Etmeli ?

    0
    tansiyon

    Dünya genelinde salgın haline gelen Covid-19 için en yüksek risk grubunu oluşturanlardan biri de tansiyon hastaları.

    tansiyon
    Prof. Dr. Tekin Akpolat

    Öncelikle yapılması gerekenin evde kalmak ve tedbirlere uymak olduğunu söyleyen Liv Hospital Ulus Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat paniğe kapılmanın tansiyonu daha da yükseltebileceğini söylüyor. Prof. Dr. Tekin Akpolat tansiyon hastalarının dikkat etmesi gerekenleri anlattı.

    Panik yapmayın: Paniğin yaratacağı gerginlik tansiyonunuzu yükseltebilir, kontrol altındaki tansiyon kontrolden çıkabilir.

    İbuprofen içeren ilaçlar tansiyonu yükseltebilir: İbuprofen içeren ağrı kesici, ateş düşürücülerin zararlı olabileceğine dair bilgiler var. Henüz kesin değil ama ibuprofen içeren ilaçlar tansiyon da yükseltir. Bu nedenle kaçının, parasetamol içeren ağrı kesici, ateş düşürücüler böbrek açısından daha güvenlidir.

    Doktorunuza danışmadan ilaçlarınızı değiştirmeyin ya da kesmeyin: Doktorunuzla iletişim kanallarını açık tutun. Ona danışmadan kendi kendinize ilacınızı değiştirmeyin da ilaç kullanmayı bırakmayın.

    Tuza daha çok dikkat edin: Fazla tuzlu tüketerek kendinizi sıkıntıya sokmayın. Tuz hem tansiyon yükseltir hem de bağışıklık sistemini zayıflatabilir.

    Bağışıklık sisteminizi güçlü tutun: Bağışıklığı sisteminin güçlü olması önemli ama sırf güçlendirsin diye bilmediğiniz ürünleri kullanmayın. Tansiyonunuzu yükseltebilir. Dengeli ve sağlıklı beslenin.

    Düzenli uyuyun: Düzenli uyku hem gerginliğinizi azaltır hem de bağışıklık sistemi kuvvetlendirir.

    Evde de olsanız hareket edin: Evde olsanız bile evin içinde günde 10 bin adım atabilirsiniz. Televizyon seyrederken adım atabilirsiniz. Bir şeyler dinleyerek evin koridorunda yürüyebilirsiniz. Çok güzel, eğlenceli seçenekler var. İnternet sayesinde çoğuna ulaşmak mümkün. Sırt, karın gibi kaslarınızı çalıştırabilirsiniz. Egzersiz yaparken kendinizi zorlamayın, sakatlanırsanız hastaneye gitmek zorunda kalabilirsiniz.

    Sevdiklerinizle daha fazla zaman geçirin: Ev işlerini paylaşın. Birlikte yemek yapın, oyun oynayın. Yalnız yaşıyorsanız arkadaşlarınızla telefonla konuşun, telefonla konuşurken evin içinde adım da atabilirsiniz.

    Kitap okuyun: Özellikle “İyi ki Tansiyonum Çıktı” ve “İyi ki Yaş Alıyorum” isimli kitaplarımı okuyabilirsiniz.

    Stresinizi azaltın: Stresinizi azaltıp kilo verebilirseniz belki tansiyon ilacına bile ihtiyacınız kalmayabilir.