Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 240

    MAG Youtube , Hayatı Evinize Taşıyor

    0
    MAG

    17 yıldır yayın hayatına devam eden MAG, online mecralarda yaptığı yayınları ve youtube kanalı ile evlerinize konuk olmaya devam ediyor.

    MAG Medya çatısı altındaki; MAG, MAG Business, MAG Bride, MAG Mobilya- Dekorasyon, MAG Kids, MAG Summer, MAG İnşaat-Emlak gibi birçok dergi ile farklı sektörleri her ay dosya konuları ve özel röportajlarıyla yayın hayatını başarı ile sürdürürken sosyal mecralarda yaptığı yayınlar ile de fark yaratmaya devam ediyor.

    MAG

    MAG Dergi Instagram hesabından yapılan canlı yayınlarla bu zamana kadar Konuşmacı ve Yazar Metin Hara, Yazar ve TV Programcıları Saffet Emre Tonguç ve Serda Büyükkoyuncu, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Dünyaca Ünlü Tenor Murat Karahan, Sanatçı Pınar Ayhan, Sunucu Yazar ve Seslendirme Sanatçısı Metin Uca gibi alanında uzman birçok ismi evlerinize konuk eden MAG’ın yayınlarını youtube hesabından da takip etmek mümkün.Genel olarak içeriği moda, sağlık, kültür-sanat, cemiyet ve sosyal hayat olan ve son günlerde yaptığı bir çok canlı yayın ile gündemi mercek altına alan MAG youtube hesabını https://www.youtube.com/channel/UCmIAZ87hinmVOy30bMAxTyg linkinden takip edebilir, MAG’ın kapak çekimi özel videoların ile yine linkten röportajlarına erişebilirsiniz…

    #EvdeKal Sürecinde Enerjinizi Dengeleyin

    0
    burç

    Burçların evde yapabileceği basit aktiviteler

    Bu dönem zihinsel yorgunluğumuz, fiziki bedenimize yansıyor olabilir. Sosyal ortamlardan uzaklaşmak, sağlık açısından olumsuz etkilere açık konuma gelmemize vesile olacaktır. Astrolojide, bu durumu basit tekniklerle düzenlemenin bizim elimizde olduğunu belirten Astrolog Kenan Yasin Bölükbaşı, Astrolojide Ay’ı, duyguları en hızlı taşıyan bir gezegen olarak tanımlarken, asıl duygularımızı yansıtan şeyin kişisel haritalarımızdaki elementler olduğunun altını çiziyor.

    burç
    Astrolog Kenan Yasin Bölükbaşı

    Gelin hep birlikte, basit bir teknikle, burcunuza göre nasıl element dengemizi sağlayabileceğimizi öğrenelim.

    Astrolojide duygularımızı herkesin düşündüğü gibi Ay burçlarımız göstermez. Dört elementten oluşan dünyamızda, duygularımızı canlandırmak için #evdekal süreci boyunca yapabileceğimiz en basit tekniklere değinen Astrolog Kenan Yasin Bölükbaşı Burcunuza göre evde, basitçe dengeleyebileceğiniz elementsel duygu tekniklerini anlattı.

    burç

    Ateş Burçları: Koç – Aslan – Yay

    Mum yakın, aksiyon filmleri izleyin, Afrika zumba dansları yapın ve yere topuklarınızı vuracak danslar yaparak eyleme geçin. Basit egzersizlerle ter atmaya çalışın. Baharatlı yiyecekler yemeyi tercih edebilir, canlı renkli kıyafetler ve aksesuarlar kullanmayı deneyebilirsiniz.

    Ateş: Canlılığı, eylemi, var olmayı anlatır. Ateş eksikliğinde yaşamsal köklerimizden bağlarımız kopar ve kendimizi tecrit edilmiş gibi hissederiz. Hayat gücümüzün tükendiğini, içimizden hiçbir şeyi yapmak istemediğimizi hissederiz. Eğer böyle bir durumdaysanız var gücünüzle kendinizi canlandırın. Ve basit tekniklerle evde kaldığımız bu süreci değerlendirin.

    burç

    Hava Burçları: İkizler – Terazi – Kova

    Odalarınızı havalandırın. Oturduğunuz koltukları süpürün, uzandığınız yastıkları silkeleyin. Ortamın havasını değiştirecek tütsüler yakın, doğal oda kokuları kullanın. Zıplayın. Eve basit bir trambolin alarak bu süreci neşeli ve hareketli hale getirebilirsiniz. Turkuaz renkli kıyafetler ve aksesuarlar kullanmak da hava enerjinizi dengelemenize yardımcı olacaktır.

    Hava: Eğer söyleyemedikleriniz nedeniyle kendinizi yalnızlaşmış hissediyorsanız, nefes almakta zorluk çekiyor ve uyku problemleri yaşıyorsanız hava enerjinizi dengelemeye ihtiyacınız vardır. Zihnin çok aktif olması vücudun sakinleşmesini olanaksız kılabilir. Bu gibi durumlarda çok basit tekniklerle hava enerjinizi canlandırabilirsiniz.

    burç

    Toprak Burçları: Boğa – Başak – Oğlak

    Minik bir kumbara yapın. Puzzle oynayın. Çiçek ekin. Boyamalar yapın. Ayaklarınızı yere basarak evrenin merkeziyle bütünleşin. Duvarlarınızı süsleyin. Çerçeveler, resimler düzenleyin. Çocuklarınızın oyuncaklarıyla şehirler düzenleyin, kaleler yapın, inşa edin. Plan ve programlar yapın. Zamanınızı programlara ayırın. Gardırobunuzu düzenleyin. Tarçın kabuğu kullanın. Suya atıp içebilirsiniz örneğin.

    Toprak: Eğer evinizde boş bir alan bulmakta zorlanıyorsanız, korku ve endişeleriniz fazlalaştıysa, gelecek kaygısı güdüyorsanız toprak elementinin enerjisinde dengesizliğiniz var demektir. Plan ve programlar yapmaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Gelir ve giderlerinizi planlamak isteyebilirsiniz. Kalıcı bir işe, iradeye sahip olmak istediğiniz dönemde olabilirsiniz. Durmayın, toprak elementinizi çalıştırın.

    burç

    Su Burçları: Yengeç – Akrep – Balık

    Bol bol yıkanabilirsiniz. Yağmur sesi ile uyumayı deneyebilirsiniz. Bulmaca çözebilirsiniz. Sualtı belgeselleri izleyebilirsiniz. Hayallerinizi bir kâğıda çizebilirsiniz. Bir pano yapıp gitmek istediğiniz yerleri panoya yerleştirebilirsiniz. Bol bol su içebilir, tuzlu su ile ayaklarınızı dinlendirebilirsiniz. Ayak bakımı da vücudun elektrik yükünün nötralize olmasına olanak tanıyacaktır.

    Su: Eğer uyumakta problemler yaşıyorsanız, çevrenizdeki endişeli arkadaşlarınızı sakinleştirmek için iki katı çaba gösteriyorsanız, duygularınızı dengelemekte ve kararlar almakta zorluklar yaşıyorsanız, işin içinden çıkamadığınız problemleriniz varsa, teslim olmayı ve akışta kalmayı başaramıyorsunuz demektir. Su elementinizi basit tekniklerle çalıştırmayı deneyebilirsiniz.

    Karantina Günlerinde Sokak Hayvanları Besin Bulmakta Zorlanıyor

    0
    sokak hayvanları

    Empati Derneği Başkanı Barış Şengün,sokak hayvanlarının son günlerde yaşadığı sıkıntıları Radyo Trafik dinleyicileri ile paylaştı.

    Kovid – 19 salgını insan hayatının her alanını etkilemeye devam ederken günümüzde iç içe yaşadığımız sokak hayvanlarının besin zincirinde de zorluklar ön plana çıkmaya başladı. Sokak hayvanları için insanların sağladıkları önemli bir yer tutuyor. Ancak geçici süreliğine kapatılan iş yerleri ve dışarı çıkmamak gerekliliği bu durumu sekteye uğratıyor.

    Kovid – 19 salgınının önüne geçilebilmesi adına birçok önlem alındı. Bu önlemler kapsamında da insanların toplu halde bulunabileceği ya da hijyen temelli sıkıntılar oluşturabileceği sebebiyle binlerce iş yerinin geçici bir süre kapatılmasına karar verildi. Bunun dışında da “Evde kal!” çağrıları ile yeni tip koronavirüsün toplumda yayılmasına engel olmak adına sosyal mesafe kuralının uygulanması isteniyor. Binlerce işyerinin kapalı olması ve dışarıdaki insan sayısının azalması ile sokak hayvanları besin bulma konusunda zorluk yaşamaya başladı.

    “Açlıkla mücadele ediyorlar”

    Konuyla ilgili Radyo Trafik ortak yayınında görüştüğümüz Empati Derneği Başkanı Barış Şengün bu yaşananları ikiye ayırmamız gerektiğini söylüyor. Sosyal hayatımıza dahil ettiğimiz evcil hayvanlar ile sokak hayvanları ve yaban hayatı olarak iki başlık açan Şengün yeni tip koronavirüs salgınının yaban hayata olumlu bir yansımasının olduğu görüşünde.

    “Çünkü dünya onlara kaldı, gezegen onlara kaldı. İstedikleri gibi özgürce her yerde gezebiliyorlar. Dünyanın 4 bir tarafından fotoğraflar paylaşıldı. Geyikler, maymunlar, ayılar şehir merkezlerinde dolaşıyorlar.”

    sokak hayvanları

    Şengün, yaban hayatı için olumlu olarak değerlendirdiği bu yansımaların sokak hayvanları için ise daha dramatik olduğunu söylüyor.

    “Ancak öbür taraftan sosyal hayatımıza binlerce yıl önce kattığımız kediler, köpekler için durum aynı değil. Onlar için çok dramatik manzaralar söz konusu. Özellikle şehir merkezlerinde, çalışma merkezlerinin bulunduğu alanlardaki hayvanlar fecaat durumda. Malumunuz işletmelerin çoğu kapalı olduğu için buradan beslenen, imkan bulan hayvanlar açlıkla mücadele ediyor. Buna ek olarak da alınan tedbirler gereği kamuya kapatılan parklar, ormanlık mesire alanları, kontrollü sahil şeritlerinde bulunan hayvanlar da maalesef açlıkla mücadele ediyor.”

    “Sokak hayvanından insana bulaşma söz konusu değil”

    Sokak hayvanlarının Kovid – 19 salgınında, özellikle yeni tip koronavirüs ile ilgili bilgilerimiz daha kısıtlıyken şiddete maruz kaldığına dair kimi haberler gündeme geldi. Yeni tip koronavirüsün çıkış noktası olduğu düşünülen yarasadan yola çıkarak bazıları tüm hayvanlardan virüs kapabileceği endişesi ile sokak hayvanlarına olan tutumunu da değiştirdi. Ancak bugüne kadar kedi, köpek gibi evcilleşmiş hayvanlardan insanlara virüs bulaştığına dair bir vakaya rastlanmadı ki uzmanlar bunun olmayacağı yönünde de birçok açıklama yayınladı.

    Empati Derneği Başkanı Şengün de Dünya Sağlık Örgütünün verileri ile bu durumun detaylarını anlattı:

    “Dünya Sağlık Örgütü şu ana kadar bu hastalığın özellikle evcil hayvanlardan insanlara bulaştığı yönünde bir kanıt olmadığını belirterek, Kovid – 19’un sokak hayvanlarından insana bulaşmadığını söyledi. Ayrıca Türkiye Veteriner Hekimler Odası Birliği de bunu teyit etti. ‘Sokak hayvanından insana bir bulaşma söz konusu değildir!’ dedi. Ancak tam tersi insandan evcil hayvana bulaşma ihtimali var. Bununla ilgili dünyada bir, iki numune de var.”

    “Bizim temasımız olmadan hayatta kalamazlar”

    Her ne kadar sokaklar boş kalsa, insanlar virüsün yayılımını engellemek adına evlerde kalsa da bu sokak hayvanlarına yardım edemeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Bununla ilgili yapılabilecekler için de Şengün’ün önerileri şöyle oluyor:

    “Vatandaşlara verebileceğimiz tavsiye şu; dışarı çıkmak durumunda olan vatandaşlarımız evde biriktirdikleri yemeklerin bir kısmını ya da temin edebildikleri kuru mamayı çantalarında bulundurarak özellikle iş merkezlerinin olduğu bölgelere koyabilirler. Bunun yanı sıra akşam çöp atmaya çıktıklarında yemek artıklarını çevre kirliliği oluşturmayacak şekilde bir kaba koyarak uygun noktalara bırakabilirler. Çünkü sokak hayvanları her ne kadar sokakta yaşasalar da bizim evcil hayvan dediğimiz sınıftalar. Onlar bizim temasımız olmadan hayatta kalamayacaklar. Dolayısıyla dışarı çıkmak zorunda olanlara yanlarında kuru mama taşımalarını, evde kalanlara da çöp atmaya çıktıklarında kapılarının önüne yemek artığı koymalarını tavsiye ediyorum.”

    “Hijyen koşullarını uygulamamız lazım”

    Kovid – 19 salgının önüne geçilebilmesi adına “sosyal mesafe” en önemli başlıklardan birini oluşturuyor. İnsanların evde sosyal izolasyonu sağladığı bu dönemde bazı evcil hayvanların sokağa çıkma ihtiyacı ise bir başka problem oluşturuyor. Empati Derneği Başkanı Barış Şengün‘ün bu konudaki önerileri ise şu oluyor:

    “Hayvana bulaşmıyor malumunuz ama patileriyle her yere basabiliyorlar. Hastalığı bu anlamda fiziksel yolla eve taşıma ihtimaline karşılık hayvanlarımızı sokağa çıkarttıktan sonra kendimize uyguladığımız gibi hijyen koşullarını uygulamamız gerekiyor. Tabi hayvanın dermatolojisine de zarar vermeyecek şekilde bu koşullar sağlanmalıdır. Sabunlu suyla ayaklarını silip durulayarak hayvanımızın hijyeni sağlanabilir. Vatandaşlarımız, bildikleri güvenli alanda ihtiyaçlarını giderecek süreyle evcil hayvanlarını gezdirdikten sonra hem kendileri hem de evcil hayvanları için gerekli hijyen koşullarını sağlayarak yaşam alanlarına adım atmalarını öneriyoruz.”

    Çocuklar Evde Oynarken Matematik Öğrenecek

    0
    evden matematik

    Azoomee temel becerileri oyunla geliştirilmesini sağlıyor

    Azoomee evdeki eğlence saatlerinde 4-12 yaş arası çocukların öğrenmeye devam etmeleri için eğlenceli Matematik ile ilgili yeni mobil oyunlarını yayınladı.

    Çocukların sevdiği eğlenceli öğrenme aktiviteleri ve 21. yüzyıl becerilerini desteklemek için geliştirilen Azoomee mobil oyun uygulaması, Covid-19 karantinası sürecinde matematikten kodlamaya, yaratıcılık, problem çözme ve el işinden astronomi ve arkeolojiye kadar birçok oyun, video ve aktiviteye sahip eğlenceli öğrenme sunan oyunlarını paylaşacak. Azoomee mobil oyun uygulaması matematik oyunlarında şekilleri, işlemleri ve denklemleri çocukların daha fazla oynamaya istekli olacakları akıllı yollarla birleştiriyor ve matematiğin sihrini gösteren aktiviteler sunuyor.

    Pıenado oyunu

    Bu oyunda, çocuklar bir kasırga üzerinde oluşan geometrik boşluğu doğru şekillerle doldurarak kasırganın gücünü azaltıp durdurmaya çalışıyorlar. Çocuklara şekiller ve örüntü tanıma hakkında bilgi vermenin eğlenceli bir yoludur.

    evden matematik

    Trıagogo oyunu

    Çocuklar, 4 işlemi kullanarak eğlenceli yaratıkları besliyor ve oyunda ilerlemeye çalışıyorlar.

    MATH vs BAT: Yarasalara karşı matematik

    Çocuklar, 4 işlemi kullanarak çeşitli yarasalarla mücadele ediyor ve oyunda ilerlemeye çalışıyor.

    Addıtıon Blocks oyunu

    Çocuklar, oyunun verdiği hedef sayılar kadar blokların üzerindeki rakamları toplayarak tüm blokları birleştirerek oyunu tamamlıyor.

    Dünyaca ünlü eğlenceli öğrenme televizyon kanalı Da Vinci TV’nin oyun tabanlı öğrenme sunan ve ücretsiz indirilen mobil uzantısını oluşturan Azoomee’ye, tüm App Store’lar, 2016 ve üzeri model Samsung TV’ler ve Apple TV’lerden ulaşılabiliyor.

    Düşyeri’nden Çocuklara Özel Sanal Kitap Mağazası

    0

    Çocukların gelişimine büyük katkı sağlayan içerikleriyle öne çıkan Düşyeri, şimdi de tüm yayınlarına kolayca ulaşılabilmesi için sanal mağaza dönemini başlatıyor. Ebeveynler, eğitim ve çocukların gelişimine doğrudan katkıda bulunan Düşyeri Kitap ve Düşyeri Dijital Video Kitap içeriklerine dusyerim.com adresinden kolayca ulaşabilecekler.

    Bu yıl 23 Nisan 2020 tarihinde 100’üncü yılı kutlanacak olan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda hizmete alınacak olan dusyerim.com adresindeki sanal mağazada; kitaplar, kutu oyunlar ve ürünlerin yanı sıra çocukların gelişimlerine katkı sağlamak için, İZLE-DİNLE-OKU yaklaşımı ile geliştirilen dijital video kitap versiyonlarına aynı anda sahip olabilecekleri, seriler ve paketlerde yer alacak.

    Çocuklar; zihinsel ve dil gelişimleri için önemli bir dönem olan 2,5 yaş öncesi, görüntülü cihazlar yerine çocukların oyun oynarken bile dinleyebilecekleri sabit ekranlı sesli kitap versiyonuna da dijital video kitaplar sayesinde ulaşabilecek.

    İZLE-DİNLE-OKU yaklaşımı ile sunulan dijital video kitapları hem çocuklar hem ebeveynler rahatlıkla kullanabiliyor.

    Sanal mağazadaki tüm kitaplar çocukların hayal dünyasını genişletirken, onları sağlıklı bir şekilde geleceğe hazırlayacak.

    Bunun yanında ayrıca, çocukların yaş dönemlerine uygun ve öğretici içeriklere sahip olan Düşyeri Kitap serileri büyük market zincirleri, kitapçılar ve online kitap satış noktalarında da bulunacak. Tüm çocuklara ve ebeveynlere ulaşmayı hedefleyen Düşyeri, tüm sosyoekonomik statüdeki aile ve çocuklar için bu özel kitapları kolayca ulaşılabilir bir fiyat etiketiyle sunacak.

    Bebek Özlemi Çeken Ailelere Koronavirüs Darbesi

    0
    bebek özlemi

    Koronavirüs salgını sonrası tüp bebek tedavileri de doğal olarak askıya alındı.

    en iyi yaş
    Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Kalay (Görgen)

    Bebek özlemi çeken aileler hayal kırıklığına uğradı. Binlerce çift, tüp bebek merkezlerinin karantina uygulaması yüzünden hasta alımını durdurması ve şehirlerarası seyahat yasağıyla son ümitlerini de yitiriyorlar.

    Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Kalay (Görgen), yaşanan süreç ve çiftlerin yaşadıkları travmalar hakkında şu bilgileri verdi:

    Son şanslarını yitirmiş olabilirler

    “Binlerce çift, tüp bebek tedavi merkezleri kapılarını hastalara kapattığından, tüp bebek yoluyla çocuk sahibi olmak için son şanslarını yitirmiş olabilirler. Özellikle ileri yaşı olan ya da genç olmasına rağmen yumurta rezervi çok düşük olan hanımlar ucu görülemeyen bu süreç sonunda belki şanslarını tümüyle yitirecekler.Birçok kadının korkulu rüyası bu.

    Biyolojik saati tersine çevirmek ne yazık ki mümkün değil. Doğurganlık tedavisi söz konusu olduğunda zaman en önemli parametredir. Bu da bazı çiftlerin asla ebeveyn olamayacakları anlamına geliyor. Onların son şansları da elden kaçıyor ve belki bir daha bunu yakalayamayacaklar. Bu gerçekten son derece üzücü ve travmatik bir durum.

    Ruh sağlığı üzerinde yıkıcı bir etki

    Özellikle 30’lu yaşların sonunda ve 40’lı yaşların başında olan kadınlar, endişe içindeler. Karantina sona erdiğinde doktorların, tüp bebek tedavisi için çok yaşlı olduklarını söylemesinden korkuyorlar. Yaşananlar, bu insanların ruh sağlığı üzerinde yıkıcı bir etkiye neden oluyor. Koronavirüs, pek çok insan için bir aile sahibi olma ümidini ellerinden aldı.

    Başka insanların etrafta koşuşturan çocuklarından duydukları rahatsızlığı anlatmaları ya da dokuz ay sonra doğumlarda büyük artış yaşanacağına dair şakalar yapılırken bu durum özellikle bu çiftler için son derece acı verici oluyor.Kimisi evini, kimisi arabasını satarak tedavi hizmeti aldı. Bu insanların çaresizlik ve depresyon hissi tarif edilir gibi değil.

    Tüm öfke ve kederlerini dökecekleri bir yer yok onlar için. Bu insanlar bu duygularla kalır ve bunları ifade edemezlerse, depresyona kadar götürebilir.”

    Netflix’ten Ebeveynler İçin Daha Fazla Seçenek Ve Kontrol

    0
    Netflix

    Eğlence servisi Netflix, evde daha çok vakit geçirdiğimiz bu dönemde çocuklu ailelerin hayatını kolaylaştıracak bir adım attı.

    Güçlendirilen ebeveyn kontrolleri sayesinde anne ve babalar, çocuklarının izledikleri yapımlar üzerinde daha fazla kontrole sahip olacak.

    Netflix

    Geçtiğimiz aylarda Türkiye’de sunduğu ebeveyn kontrollerini güçlendiren Netflix, bu kez, dünya genelinde, ebeveynlere daha fazla seçenek ve kontrol sağlayacak bir dizi değişiklik yapacağını açıkladı. Türkiye’de de geçerli olacak bu değişiklikler ile ebeveynlerin, aileleri için doğru içeriklere karar vermesi daha kolay hale gelecek.

    Üyelerden gelen geri bildirimler göz önüne alınarak şekillendirilen yeni kontroller sayesinde ebeveynler artık şunları yapabilecek:

    • Çocukların kullanmasını önlemek için bireysel profillere PIN koruması tanımlamak
    • Yaşlarına uygun olmayan içerikleri filtreleyerek çocuklarının Netflix deneyimini özelleştirmek
    • Belirlenecek yapımları filtreleyerek çocukların profilinde bu yapımların görünmesini engellemek
    • Hesap ayarları içerisindeki “Profil ve Ebeveyn Kontrolleri” bölümünü kullanarak her profilin ayarlarını kolayca incelemek
    • Çocuklarının onlar için oluşturulan profilde neler izlediklerini görmek
    • Çocuk profillerinde bölümleri otomatik oynatma özelliğini kapatmak

    Netflix Çocuk Ürün Müdürü Michelle Parsons şöyle konuştu: “Her ailenin farklı olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bir yandan Klaus – Sihirli Plan gibi ödüllü animasyon filmler, Küçük Bheem ile Büyük Maceralar gibi diziler veya Carmen Sandiego: Çalmak ya da Çalmamak gibi interaktif diziler dâhil dünyanın dört bir yanından birçok farklı çocuk ve aile içeriğine yatırım yapıyor, diğer yandan ebeveynlere daha fazla seçenek ve kontrol sunmaya çalışıyoruz. Bugün itibarıyla kullanıma sunduğumuz geliştirilmiş ebeveyn kontrollerinin, ailelerin çocukları için doğru seçimleri yapmasına yardımcı olacağını umuyoruz.”

    Yeni ebeveyn kontrollerinden faydalanmak için mobil cihazlarda veya dizüstü bilgisayarlarda hesap ayarlarına girmek ve tercih edilen düzenlemeleri seçmek gerekiyor.

    Mutfakta Yapılan 12 Hata

    0
    yapılan 12 hata

    Farketmeden yaptığınız hataların ileride bel boyun veya herhangi bir bölgenizde ağrı olarak karşınıza çıkacağını biliyor musunuz?

    yapılan 12 hata
    Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa

    Çoğumuz zamanını mutfakta geçirmeyi seviyor veya kalabalık ailelerde mutfaktan çıkmak neredeyse mümkün olmuyor. Özellikle bu dönemi değerlendirecek olursak kendi ekmeğimizi bile yapmaya başladık.

    Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, mutfakta yapılan başlıca hatalar ve alabileceğiniz basit önlemler hakkında önemli bilgiler verdi:

    1) İlk önemli maddemiz tezgah boyu! Çoğumuz tezgahta veya ocağın başında uzun süre vakit geçirebiliyor. Eğer tezgah boyu ideal ergonomik boyuta sahip değilse başta belimiz olmak üzere tüm vücudumuza orantısız yük bindirmiş olacağız.

    Bu durum ileride başlayacak olan bel, boyun gibi şikayetlerimizin tetikleyicisi olacaktır. Böyle problemlerin önüne geçmek için tezgah yüksekliği dirseklerimizden 5-10 cm aralığında, aşağıda olmalıdır. Eğer tezgahınız dirseklerinizden 5-10 cm’den daha fazla aşağıda ise bu gövdenizi iyice öne doğru eğmenize sebep olacak ve ileride yaşayacağınız kamburluk riskini arttıracaktır. Bunun için tezgah üzerine yükselticiler koyabilirsiniz. Eğer tezgahınız ideal dirsek mesafenizden çok yüksekte ise bu durum kollara ve omzunuza binen yükü arttıracaktır. Tezgah yüksekliğinizi azaltmak içinse ayaklarınızın altına yükselticiler koyabilirsiniz.

    yapılan 12 hata

    2) Uzun süre tezgah veya ocak başında ayakta durduğunuzda dengenize hiç dikkat ettiniz mi? Genelde çoğu kişi vücudunun bir tarafına doğru yük bindirir. Bu yanlış duruş olarak yorumladığımız durumlardan birisidir. Ayakta durduğumuz her an her iki ayağımıza eşit yük verdiğimize dikkat etmeliyiz. Bu ağırlığın istenilen orta hatta geçmesini sağlayacak ve vücuttaki yaralanma riskini minimuma indirecektir.

    3) Mutfak dolaplarından veya buzdolabınızdan bir şey alırken yapılan en büyük hatalardan birisi yüksek yerlere hızlı bir şekilde kontrolsüz uzanmaya çalışmak veya alçak bir yere hızlıca direk eğilmeye çalışmaktır. Bu ani uzanma ve eğilmelerden kaçınmalıyız. Yüksek raflardan bir şey alacaksak mutlaka ayaklarımızın altına yükselti koymalıyız. Alçak bir yere eğilmemiz gerekiyorsa bel bölgemizden eğilmek yerine dizlerimizden destek alarak eğilmek daha sağlıklıdır.

    4) Mutfak içinde hızlı kontrolsüz hareket etmek farkına varamayacağınız problemlere yol açabilir. Örneğin ayakta sabit duruyorsunuz arkanızdan bir şey alacaksınız ayaklarınız sabit bir şekilde hızlıca gövdenizi döndürüp alacağınız şeye uzanmak yapılan büyük bir yanlıştır. Vücudunuzda parçalama stresi yaratır. Bu şekilde sabit ani dönmeler yerine adım alarak bütün vücudu döndürmeniz sizin için daha sağlıklı olacaktır.

    5) Bir çoğumuz damacana vb. ağır eşyaları kaldırmanın bir sıkıntı yaratmayacağını düşünüyor olabilir. Kontrolsüz bir şekilde kaldırılan damacana vb ağır eşyalar vücudunuza özellikle omurganıza ani kontrolsüz yük bindirmenize sebep olacak ve ani yaralanma riskinizi maksimum seviyeye çıkaracaktır. Damacanayı kaldırıp taşımak yerine tekerlekli damacana destekleyicilerinden temin edebilirsiniz. Eğer kaldırmak durumunda kalacaksanız; yükü önce dizlerinizden eğilerek kavrayın daha sonrasında ise gövdenize yakın bir şekilde her iki elinizle yavaşça kaldırın.

    6) Yemek pişirirken veya herhangi birşeyi çırpma işlemi gerçekleştirirken çoğumuz tek kol ile yapmaya çalışırız. Tek tarafa sürekli yönelmek yerine diğer tarafımızdan da destek alabiliriz. Örneğin 4 dakika boyunca birşeyi çırpmanız veya karıştırmanız gerekiyor. 2 dakika sağ kol,2 dk sol kol olacak şekilde eşit sürede her iki tarafa görev dağılımı yaparak gerçekleştirmeniz daha sağlıklı olacaktır.

    7) Sert birşeyler kesecek veya doğrayacaksanız kullanacağınız aparatı çok iyi kavramaya özen göstermelisiniz. Tam kavramadan gerçekleştireceğiniz kesme işleminde bileğinize, kol veya omzunuza orantısız yük dağılımı olabilir. Bu durum bilek, kol ve omuz yaralanmalarına sebep olabilir. Özellikle bilek bölgesi yaralanmaları bu durumlarda çok görülmektedir.

    8) Mutfak zemininizin kaygan olmamasına özen göstermelisiniz.

    9) Sürekli kullandığınız ürün ve eşyaları kolay ulaşabileceğiniz yerlere koyabilirsiniz.

    10) Mutfak içi aydınlatma önemlidir. Rahat görüş mesafesi sağlayacak aydınlatmaları tercih etmelisiniz.

    11) Mutfakta iş yaparken sürekli hareket halinde olmaya özen göstermelisiniz. Bu durumun venöz dolaşımınıza katkısı olacaktır. Kendinize adım atma vb hedefler koyabilirsiniz veya müzik açıp dans ederek işleri halledebilir hem de dolaşımınızın hızlanmasına destek olabilirsiniz.

    12) Mutfağınızı sürekli havalandırmaya özen gösterin. Temiz hava demek bol oksijen demektir! Temiz havada yapılan işler kendimizi yorgun hissetmemizin önüne geçer. İş yaparken daha dinç ve sağlıklı hissetmemizi sağlar.

    Sanal Aşk Dönemi Yükselişte

    0
    sanal aşk

    İşte sosyal mesafe döneminde flörtlerin geleceği…

    Pandemi döneminde dünya yepyeni bir süreçten geçiyor. İş hayatından özel hayatımıza yeni alışkanlıklar edindiğimiz bu dönemde ilişkiler de yeni bir boyut kazanıyor. Mobil tanışma uygulaması OkCupid önümüzdeki süreçte bizi neler beklediğini araştırdı.

    Covid-19’la birlikte tüm dünya kendini evlere kapattı. Yepyeni iletişim modellerini keşfettiğimiz bu dönemde artık yeni sevgili adayları bile evlerinden sanal olarak buluşuyorlar. Peki bu durum ilişki alışkanlıklarını değiştirecek mi? Dünya çapında milyonlarca üyesi olan OkCupid, uygulama içinde kullanıcıların karşısına çıkardığı sorularla pandemi döneminde değişen davranışlara ışık tutuyor. Sanal flört eğilimi artsa da Türkler için yüz yüze buluşmak hala şart!

    sanal aşk

    İnsanlar sanal buluşmalara devam edecek mi?

    Her ne kadar herkes evdeyken sanal ortamda buluşmalar arttıysa da karantina süreci bittiğinde OkCupid’deki Türk kullanıcıların sadece %18’i sanal ortamda buluşmaya devam edeceklerini söylüyor. Karantina sonrası yüz yüze olmadan devam edecek iletişim biçimiyse %45’le telefonda konuşmak. Eski alışkanlıklar kolay bırakılmıyor.

    Gerçekte görmediğin birine “Seni seviyorum” der misin?

    Soruya cevap verenlerin yarısı sanal ortamda bir kere buluşmuş (%50.87) olsa da %67’si birine ‘Seni seviyorum’ demek için ekrandaki görüntüsünden daha fazlasına, fiziksel olarak temasa ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Sanal buluşmanın en güzel yanıysa istediğin şeyi giyebiliyor olmak (%38). Yanıtlayanlar bir ilişkide duygusal bağın fiziksel bağdan çok daha önemli olduğunu düşünseler de (%83) bu bağın sanaldan kurulabileceğine inanmıyor gibi görünüyorlar.

    Eğlence, yemek ve arkadaşlar vazgeçilmez

    Karantina biter bitmez insanların %94’ü dışarı çıkıp arkadaşlarıyla eğlenmek ve birlikte yemek yemek istediğini söylüyor. %6’lık kısımsa müze ve etkinliğe gideceğini söylemiş. Anlaşılan karantina bitince kitap okumalar, sanal ortamda müze gezip kültürlenmeler filan geride kalacak. Önümüzdeki günler uzarsa ilişkileri nasıl değiştirir bilinmez ama şu an için dışarı çıkıp dağıtmak ve birbirimize dokunmak hala ilişkiler için vazgeçilmez.

    Karantina Günlerinde Kilo Almanızı Engelleyecek 9 Öneri

    0
    karantina kilo

    Koronavirüs COVİD 19, enfeksiyonu nedeniyle büyük çoğunluğumu evde karantina günlerini yaşıyoruz.

    karantina kilo
    Uzman Klinik Psikolog Uzman Diyetisyen Merve Öz

    Evde geçirilen boş zamanları doldurmak, geçen zamanı güzelleştirmek ve olumsuz duygularla başa çıkmak gibi birçok etken yemek yemeyi ön plana çıkarıyor.

    Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri’nden Uzman Klinik Psikolog Uzman Diyetisyen Merve Öz şu aralar bize yemek yediren gücün “açlık” olmadığını söyledi. “Olumsuz duyguyu yok etmek ve anı güzelleştirmek için ihtiyacımız olmadığı halde yemek yiyoruz” diyen Merve öz, bu durumu önlemek ve karantina günlerinde kilo almayı engelleyecek, hatta zayıflamaya yardımcı olacak öneriler verdi…

    karantina kilo

    1. Güne mutlaka kahvaltı ile başlayın

    Kahvaltı uzun süre açlık sonucunda kan şekerinin düşmesine bağlı yaşanabilecek gerginlik, sinirlilik, uyku hali gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyecek durumların yaşanmasını önlediği gibi güne zinde ve enerjik başlamayı sağlıyor. Diyetisyen Merve Öz, sağlıklı bir kahvaltı için önerilerini şöyle sıraladı: “Kahvaltılık olarak; reçel, çikolata, bal, pekmez, yağlı peynirler yerine beyaz peynir, domates, salatalık, yeşillik, miktarını abartmadan zeytin tüketin. Yumurta, hem çok kaliteli bir protein kaynağı olması hem de tok tutucu özelliğinden dolayı tercih edilmeli. Bununla birlikte çok abartmadan ekmek miktarı çok abartılmadan tüketilmelidir ve tam buğday ekmeği ya da siyez ekmeği tercih edilmelidir.”

    2. Ara öğün yapmayı ihmal etmeyin

    Ara öğün tüketmek, ana öğünde sağlıklı besin tercihi yapmak için önem taşıyor. Ara öğünlü beslenme düzenin kan şekerinin düzenli gitmesi ve metabolizmanın hızlı çalışması açısından önem taşıdığını söyleyen Merve Öz, sözlerine şöyle devam etti: “1 porsiyon meyve & 2 tam ceviz, 1 su bardağı kefir, 1 dilim ekmek ve 1 dilim beyaz peynirle bol yeşillik, 1 kâse yoğurt ve 3 yemek kaşığı yulaf ezmesi, 1 avuç leblebi ve 1 çorba kaşığı kuru üzüm 3 kayısı ve 6 adet badem gibi sağlıklı alternatiflerden biri seçilebilir” diye konuştu,

    3. Yüksek kalorili atıştırmalıklar yerine sağlıklı atıştırmalıklar tercih edin

    “Karantina günleri ile birlikte marketlerde sadece kolonya, un, makarna, kuru gıdalar tükenmedi. Gofret, çikolata, cips, cola vb. gibi abur cubur ürünlerin satıldığı reyonlarda boşaldı” diyen Merve Öz, sözlerine şöyle devam etti: “Uzun dönemde tüketilmek için alınan abur cuburlar alışverişten hemen sonraki birkaç günde tükeniyor. Çünkü eve alındığında bir yiyeceği reddetmek daha zor oluyor. Bu yüzden evinize sağlıksız, paketlenmiş, yüksek kalorili yiyecek almayın. Tatlı tüketmek istediğinizde, meyve tüketebilirsiniz. Meyve yeterli olmuyorsa meyve şekeri ile tatlandırılmış tatlılar tüketebilirsiniz.”

    karantina kilo

    Hazırlanışı 10 dakika ve sadece 5 malzeme ile hazırlanmış bir tatlı tarifi

    Hurmalı Toplar:

    Malzemeler:

    • 15 adet hurma
    • 2 yemek kaşığı kakao
    • 2 yemek kaşığı hindistan cevizi
    • Yarım çay bardağından bir parmak az süt
    • 6 tam ceviz

    Hurmaları 10 dakika sıcak suyun içinde bekletiyoruz. Daha sonra kabuklarını soyup çekirdeklerini çıkarın. Diğer tüm malzemeleri ekleyip yoğurarak top yapın.

    4. Fazla değil, yeterli karbonhidrat tüketin

    Karantinayı duyunca marketlerde ilk tükenenler karbonhidratlar oldu. Çünkü Türk toplumu olarak karbonhidrat yemeden doymuyoruz. Miktarını kaçırmadığımız sürece karbonhidratların tüketilebileceğini söyleyen Merve Öz, “Çünkü karbonhidratlar, tüm canlılarda birinci derecede önemli enerji kaynağı olup temel yapısal bileşenlerdir. Ayrıca karbonhidrat lif kaynağımızdır” dedi. En kaliteli karbonhidratın sağlıklı bir unla hazırlanmış ekmek olduğunu belirterek şunları anlattı: “Ekmek, kan şekerini düzenler. Sinir sitemini destekleyen B vitamini açısından zengindir. Ayrıca ekmeğin içerdiği lifler; daha uzun süre tokluk hissi vererek, dengeli ve etkili bir beslenme sağlamaktadır. Patates, bulgur pilavı, makarna, pilav yerine; tam buğday ya da siyez ekmeğini tavsiye ederim. İlla bulgur pilavı yiyecekseniz; 3 yemek kaşığı bulgur pilavını, 1 dilim ekmeğin eş değeri olarak düşünebilirsiniz. Lütfen aşırı değil, kararında karbonhidrat tüketin.”

    5. Sebze ve meyve tüketimine dikkat edin

    Mineraller ve vitaminler bakımından zengin olan sebze ve meyveler hastalıklara karşı direncin oluşumunda rol oynuyor. Doygunluk hissi sağlayarak bağırsakların düzenli çalışmasına ve kilo kontrolüne de yardımcı oluyor. Bu nedenle günde 5 porsiyon meyve ve sebze tüketmek gerekiyor.

    6. Günde en az 2-3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketin

    Protein ve kalsiyum kaynağı olan süt ve süt ürünleri günlük protein ihtiyacın karşılanması için önem taşıyor. Gün içinde ana ve ara öğünlerde süt ve süt ürünlerinin tüketilebileceğini söyleyen Uzman Diyetisyen Merve Öz, “1 su bardağı sütün içine 8-10 tane çilek ya da 1 adet muz ekleyerek 1 tatlı kaşığı bal ile blendrize edip harika bir ara öğün oluşturabilirsiniz. Hazırladığınız çilekli sütü tatlı yerine de tüketebilirsiniz. Ya da Ara öğün olarak evde meyveli yoğurt hazırlayabilirsiniz. Böylece tatlı ihtiyacınızı giderebilirsiniz” diye konuştu,

    7. Su içmeyi ihmal etmeyin

    Vücudun düzenli çalışması ve yağ yakımını sağlayabilmek için su tüketimine dikkat etmek gerekiyor. Günde 8-10 bardak su tüketmeyi unutanlar çalar saatlerini kurulabilir ya da su içmeyi hatırlatan uygulamalar kullanabilir.

    karantina kilo

    8. Egzersiz yapın

    “Sağlıklı beslenme düzenine uyulduğunda, yeterli su içildiğinde ve karantina günlerinin getirdiği boş zamanlar egzersiz için değerlendirildiğinde; fiziksel değişim mümkün olacaktır” diyen Diyetisyen Merve Öz, “Egzersiz sadece fiziğinize iyi gelmeyecektir aynı zamanda ruhumuzun kırgın olduğu, olumsuz duyguların çok hâkim olduğu şu günlerde ruhsal durumumuza ilaç gibi gelecektir” şeklinde konuştu.

    9. Duygusal açlığınızı fark edin

    Karantina günlerinin getirdiği boş zamanlarınızda açlığınızı giderecek yiyecekler yerine; çikolata, bisküvi vb. gıdaları yemek isteğinin duygusal açlıktan kaynaklanabileceğini hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Hastanesinden Uzman Diyetisyeni Merve Öz, sözlerine şöyle devam etti: “Yaşadığınız bu durum duygusal açlıktan dolayıdır. Bu o an yaşadığınız stresi ya da olumsuz duyguyu geçici olarak rahatlatmak için kullandığınız bir yöntem olabilir. Duygusal açlığınızı fark ettikten sonra önlemini almanız gerekecektir. Duygusal açlığınızı tespit ettikten sonra kendinizi yemekle meşgul etmek yerine sizi mutlu edecek başka uğraşlar bulmalısınız: Kahve içmek, kitap okumak, müzik dinlemek, dans etmek, film izlemek, resim yapmak bu uğraşlardan olabilir. Ayrıca nefes egzersizi yapmak da etkili olacaktır.”