Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 243

    Yemek.com #EvdeKal Günlerinin Popüler Tariflerini Açıkladı

    0
    yemek.com

    Türkiye’nin bu zorlu günlerinde Yemek.com, kendi ve toplumun hayatını korumak için evinde kalan kullanıcıların en çok tercih ettiği tarifleri açıkladı

    Bu süreçte mutfakta daha fazla zaman geçiren kullanıcılar, en çok tatlı tariflerine ilgi gösterdi. Evde ekmek yapımı tarifi aramalarında ise büyük bir sıçrayış yaşanırken, doğal malzemelerle dezenfektan yapımı da kullanıcıların en çok okuduğu içerikler arasında yer aldı.

    Yemek.com, Türkiye’nin bu zorlu günlerinde evinde kalma bilinciyle hareket ederek kendi ve toplumun sağlığını koruyan kullanıcıların en çok tercih ettiği tarifleri açıkladı. Kullanıcılar, önceki dönemlerde en çok cumartesi ve pazar günleri tarifleri okurken; evde kaldığımız bu dönemde en çok salı ve çarşamba günleri tariflere ilgi gösterdiler.

    yemek.com

    Evde ekmek yapmak trend oldu

    Korona virüs nedeniyle evde kalan kullanıcıların birçoğu ekmek ve hamur yapımına yöneldi ve tariflere olan ilgi oldukça arttı. Evde somun ekmek yapımı tarifinde %2.400, mayasız ekmek yapımı tarifinde %1.100 artış ve tavada mayalı ekmek yapımı tarifinde ise %530 artış yaşandı.

    Bunun yanı sıra mutfakta yeni şeyler keşfetme motivasyonunun arttığı kullanıcılar pizza yapımına yöneldi. Pizza hamuru yapımı eskiye nazaran %875 daha fazla tıklandı.

    yemek.com

    Doğal dezenfektan yapımını merak ettik

    Kullanıcıların yoğun ilgi gösterdiği içeriklerin başında dezenfektan yapımı geldi. Evde bulunabilecek doğal malzemelerle yapılabilecek dezenfektan tarifleri en çok okunan içeriklerden biri oldu.

    Ayrıca, kullanıcılar ‘yiyeceklerin küflenmesi önleme yolları’ ve ‘ekşimiş yoğurttan peynir yapımı’ gibi yiyecekleri koruyacak ve dönüştürecek konulara ilgi gösterdiler.

    Ayrıca yemek.com’un Korona virüsünün yemeklerle ve mutfakla olan ilgisini insanlara daha fazla öğretebilmek adına hazırladığı ‘corona virusü hakkında bilinmesi gerekenler’ içeriği en çok tıklanan içerikler arasında yer aldı.

    yemek.com

    En çok tatlı tarifleri merak edildi

    Kullanıcılar, en çok tatlı tariflerine ilgi gösterdi ve en çok aranılan tarifler arasında tatlı çeşitleri ilk sırada yer aldı. Tatlı yapmak ve yemek, geçirdiğimiz bu süreçte herkesin mutfaktaki en büyük motivasyonu oldu. #EvdeKal günlerinde %190 artış ile en çok aratılan kategori tatlı oldu. Kullanıcılar, en çok Pancake tarifine ilgi gösterirken; irmik helvası tarifi ikinci en çok okunan tarif oldu. En çok aratılan diğer tarifler ise krep, kakaolu ıslak kek ve kısır oldu.

    Ayrıca, anneler uzaktan eğitim sırasında hem evlerinde kalan çocuklarını mutlu etmek hem de onlarla birlikte kaliteli zaman geçirmek için pasta ve kek tariflerine yöneldi. Pasta tariflerinde %140 artış yaşanırken kek tariflerinde ise %106 artış yaşandı.

    Kahvaltılık kategorisi de bir diğer gözde tercihlerden oldu. Sabahları sofralarında farklı lezzetler denemek isteyen kullanıcılar kahvaltılık kategorisi içeriklerine yöneldi. Kahvaltılık kategorisinde %94 artış yaşandı.

    Mutfağı En Çok Seven Şehir Tekirdağ

    Yemek.com’un tıklanma rakamlarına göre; bu süreçte, evde daha fazla vakit geçirirken eskiye nazaran mutfağa en çok giren şehir Tekirdağ oldu. Tekirdağlılar tam 6 kat artış ile eskisine göre mutfakta çok daha fazla vakit geçirdi. Bartın ise 5 kat artışla ikinci sırada yer aldı. Gölcük, Alanya, Çorum, Karaman, Kırşehir, Konya, Muğla, Osmaniye mutfağı en çok seven şehirlerden oldu.

    Evde Cilt Nemlendirme Zamanı

    0
    Akıllı maske

    Akıllı maske terapisi

    Trafik, şehrin koşuşturmacası, toplantılar, hep bir yerlere yetişme telaşı… Bir süreliğine bütün bunlara ara veriyor, evde vakit geçiriyoruz. Başta kendimiz ve sevdiklerimiz için evimizde kaldığımız bu süreyi ertelediğiniz cilt bakımlarına ayırmaya ne dersiniz? İsveçli güzellik teknolojisi markası FOREO’nun güzellik endüstrisinde çığır açan yeni ürünü akıllı maske cihazı UFO ile birlikte kullanılan H2Overdose Maske ile cildiniz sadece 2 dakikada neme doyacak.

    Tüm dünya bir pandemiyle mücadele ediyor. Bu dönemde hemen hemen hepimiz başta kendimiz olmak üzere tüm sevdiklerimizi güvende tutmak adına evde kalıyoruz. Her ne kadar evde sıkılıp, bunalsak da sağlığımız her şeyden önce geliyor. Ancak evde geçirdiğimiz bu zamanı fırsata çevirerek, olumsuz duygulardan uzak durarak, keyfimizi yerine getirecek, uzun zamandır ihmal ettiğimiz cilt bakımımızla ilgilenmenin tam zamanı. Daha önce ertelediğimiz, zaman bulamadığımız, kendimize ve sağlığımıza yeterli hassasiyeti gösteremediğimiz dönemlerde geride kaldı. Artık evdeyiz ve bu dönemde cildimizin en önemli ihtiyaçlarından biri olan neme odaklanabiliriz.

    Akıllı maske

    Peki neden nem? Çünkü vücudumuzun %70’i, beynimizin ise %75’i sudan oluşuyor. Bu nedenle biraz bile susuz kalsak, vücudumuz su kaybı yaşasa bu durum duygu durumumuzun ve konsantrasyon azalması, kısa süreli hafıza gibi sonuçlarla bilişsel işlevlerimizin bozulmasına neden oluyor. Ayrıca susuzluk el-göz motor koordinasyonunun bozulmasına da neden olduğu için dikkat gerektiren, hassas veya detaylı işlerin yapılması zorlaşıyor. Yeterince su tüketmemek yaklaşık %30’u sudan oluşan cildimizi de olumsuz etkiliyor. Çünkü su cildi nemlendiriyor, dokuları yeniliyor, cildin parlaklığını ve esnekliğini artırıyor. Dolayısıyla da kırışıklıklar ve ince çizgiler gibi yaşlanma belirtilerini geciktiriyor.

    Su tüketmek cilt nemlendirmeye yetmediğinde…

    Uzmanlar erken yaşlardan itibaren düzenli su tüketenlerde yaşlanma belirtilerinin daha geç yaşlarda ortaya çıktığını belirtiyor. Ancak bazen yeterli su tüketimi bile cildin nem ihtiyacını karşılamaya yetmiyor. Böyle durumlarda özel bakımlardan destek almak, cildi nemsizlikten kaynaklanan tahriş, hassasiyet, kızarıklıklar ve erken yaşlanma gibi zararlardan korumaya yardımcı oluyor. Artık bir süreliğine evdeyiz ve bol bol vaktimiz var. Bu süreçte daha önce ertelediğiniz ya da ihmal ettiğiniz bakım terapilerini yapmanın tam zamanı! İsveçli güzellik teknolojisi markası FOREO, dünyanın ilk akıllı maske terapisi UFO ve H2Overdose Maske ile cildiniz neme doyacak.

    Cildinize yüksek doz nem aşılayın

    FOREO’nun devrim niteliğindeki yeni üstün akıllı maske cihazı UFO ile birlikte çalışan aktif maskelerden biri olan H2Overdose, sadece 2 dakikada kuru ciltlere ihtiyacı olan nemi sağlıyor. Özenle seçilmiş Kore’nin seçkin maske formüllerinin kullanıldığı, hiyalüronik asit aşılı H2Overdose Maske, daha pürüzsüz ve esnek bir cilt için nemin anında aşılanmasını, cildin uzun süre nemlenmesini sağlıyor nem kaybını önlemek için ise cildin doğal nem bariyerini yeniliyor. Konforlu, ultra ince mikro-fiberden yapılan H2Overdose Maske, cilde rahatça uygulanabiliyor. Sahip olduğu yüksek yoğunluklu nem bileşenleriyle kuru ciltlerin dökülme, kızarıklık ve kaşınma gibi potansiyel sorunlarını engellemeye yardım olan FOREO H2Overdose Maske, nem mucizesini cildinizle buluşturuyor. Kendi ağırlığını 1000 katına kadar su tutabilme yeteneğiyle cildinizin ihtiyacı olan tüm nemi sunan FOREO H2Overdose Maske ile cilt kuruluğunun önüne geçebilirsiniz. Kuru ve susuz ciltler için adeta bir nem bombası olan FOREO H2Overdose Maske içerdiği Seramid 3 sayesinde cildinizin nemini tazeleyerek, korumasına yardımcı oluyor.

    Akıllı maske

    Cildinizin ihtiyaç duyduğu çözüm

    Geliştirilmiş dermal teknolojilerini Kore’nin seçkin maske formülleriyle birleştiren UFO, cildinizin ihtiyaç duyduğu mükemmel bakımı sadece 2 dakikada evinizin konforlu ortamında sunuyor. Her cilt tipine uygun olarak geliştirilen edilen UFO, beraberinde uygulanan H2Overdose Maske’nin yanı sıra beş ayrı aktif maske sayesinde teknolojinin getirdiği güzelliği cildinizde yansıtıyor. Akıllı telefonlara indirilebilen“FOREO For You” uygulamasıyla senkronize edilen UFO, maskeye uygun programı otomatik olarak devreye alıyor. UFO; ısıtma, soğutma ve T-Sonic™ titreşimlerin gücünü barındıran Hiper İnfüzyon Teknolojisi sayesinde aktif maske bileşenlerinin gücünden maksimum fayda sağlıyor.

    Farklı bir terapi deneyimi

    UFO’nun hiper infüzyon esnasında uyguladığı bir diğer yenilik de, ilk kez ev ortamına uygulanabilir hale gelen LED ışık terapileri… Her maske için uygulama tarafından ayrı ayrı seçilerek belirli süreyle uygulanan Kırmızı LED ışık terapisi, yaşlanma etkilerini hafifletirken vücudun ekstra kolajen salgılamasına sağlıyor. Yeşil LED ışık terapisi, cildi parlatırken cilt üzerindeki ton farklılıklarını minimize ederek ufak noktaları kaybediyor. Mavi LED ışık terapisi de kan dolaşımı hızlandırırken daha sağlıklı bir görüntü için cilt kusurlarını azaltıyor.

    Tüm cilt tipleri için hatta ışığa duyarlı ciltler için dahi güvenli ve etkili olan FOREO UFO, yumuşak, ultra hijyenik silikon yüzeye sahip. FOREO UFO, su geçirmediği için duşta, banyoda ve hamamda rahatlıkla kullanılabiliyor. Cihaz ve aktif maskeleri lansman süresince sadece www.sephora.com.tr üzerinde satılıyor.

    FOREO ürünleriyle ilgili daha ayrıntılı bilgi için www.foreo.com adresini ziyaret edebilirsiniz

    Tudem Yayın Grubu Artık Storytel’de

    0
    tudem

    Tudem Yayın Grubu’nun “seslenen” kitaplarına kulak verin!

    tudem

    Tudem Yayın Grubu‘nun geniş kitlelere ulaşan, klasikleşen kitapları artık Storytel‘de! Geçtiğimiz aylarda dünyanın en ünlü sesli kitap servislerinden Stroytel’le bir anlaşma imzalayan Tudem Yayın Grubu’nun altı kitabı Storytel’in sesli kütüphanesindeki yerini aldı.

    Deneyimli seslendirme sanatçılarının ya da yazarların kendi sesinden yayına hazırlanan sesli kitaplar, dünyanın her yerindeki Storytel aboneleri tarafından dinlenme olanağına erişerek edebiyatın sınırlarını bir kez daha genişletiyor.

    Storytel’e, Kapiland’ın KobaylarıÇöp PlazaSisin SakladıklarıSüper GazetecilerMavi Zamanlar ve Mutluluk Sokağı romanlarıyla adım atan Tudem Yayın Grubu’nun sesli kitap koleksiyonu her ay yeni kitaplarla zenginleşecek.

    Tudem Yayın Grubu’nun sesli kitaplarını keşfetmek için  https://www.storytel.com/tr/tr/publishers/10241-TUDEM-Yayinevi  sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

    Koronavirüs Astım Hastalarını Nasıl Etkiler?

    0
    astım

    Koronavirüsün sık karşılaşılan semptomları; ateş, öksürük, nefes darlığıdır. Prof. Dr. Ahmet Akçay, bilgilendirdi!

    “Koronavirüsün astımı olan hastaları, nasıl etkilediği hakkında çok az şey biliniyor” diyen İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Alerjisi ve İmmünoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay, bilgilendirdi!

    Yeni koronavirüsün, griple benzer oranda yayıldığı tahmin edilmektedir. Sık sık el yıkamak ve hasta olanlardan kaçınmak gibi önlemler almak önemlidir. Bu virüs, akciğerleri etkileyen bir virüstür. Koronavirüsün sık karşılaşılan semptomları; ateş, öksürük, nefes darlığıdır. Semptomlar virüsle temastan, 2 ile 14 gün sonra ortaya çıkabileceğine inanılmaktadır.

    astım
    Prof. Dr. Ahmet Akçay
    • Astımlı kişiler risk grupları içerisinde yer alıyor!

    Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), koronavirüs hastalığında risk gruplarını; 60 yaşından büyük olmak, kronik tıbbi rahatsızlığı olması, yüksek tansiyon, kalp hastalığı olması, diyabet ve astım hastalığının olması olarak bildirilmiştir. Sonuç olarak astımı olan kişiler; koronavirüs hastalığı için risk altında gibi görünmektedir. Ancak koronavirüsün, astımlı hastaları nasıl etkilediği konusunda yeterince bilgi yoktur.

    • Astım hastalarının COVİD-19 hastalığına yakalanma riski daha yüksek midir?

    Bunun hakkında yeterince bilgi yoktur. Ancak bir çalışmada koronavirüs nedeniyle yatan hiçbir hastada, astım hastalığı bildirilmemiştir. Astımlı hastalarda, ekstra bir risk olmadığı konusunda görüş bildirilmiştir.

    • Astımı olanların koranavirüsden etkilenmesi daha ciddi midir?

    Henüz astımlı hastaların nasıl etkilendiği konusunda bilgi yoktur. Ancak virüslerin, astım atağına neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenle koronavirüsler, astım ataklarına neden olabilir.

    astım
    • Astımlı olanlardan kimler maske taksın?

    Dünya Sağlık Örgütü ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, sadece hasta olanlara, COVID hastalarının bakıcılarına ve de sağlık çalışanlarına maske takmasını öneriyor. Maske takmak sadece hafif bir koruma sağlar. Elleri sık yıkamak daha idealdir. 20-30 saniye boyunca sabun ve suyla ve sabun su yoksa el dezenfektanı ile yıkanmalıdır. Herkesin maske takması, maske takması gerekenlerin maske bulamaması anlamına gelir. Koronavirüs riski yüksek olan hastanelere giderken ve de toplu taşıma kullanılırken maske takılması faydalı olabilir.

    • Astımı olanlar halka açık alanlarda maske taksın mı?

    Çok gerekli değildir. Yapılacak daha önemli noktalar vardır. Diğer insanlardan, uzak durulmalıdır. Elleri sık sabunlamak, astımı kontrol altında tutan ilaçları kullanmak daha faydalı olacaktır

    • Astımı olanlarda ateş ve öksürük gelişirse ne yapmalıdır?

    Astımda ateş ve öksürük olması, hemen akla koronavirüsü getirmemelidir. Öncelikle; astım tedavinizi doktorunuza danışarak düzenleyin ve evden dışarı çıkmayın. Ateşin ısrar etmesi, nezlenin olmaması ve öksürüğün balgamsız şekilde kuru olması durumunda “Alo 184” ile temasa geçip testin evinizde yapılması konusunda bilgi alabilirsiniz. Dışarı çıkacaksanız da, maske takmanız faydalı olacaktır.

    • Kortizon içeren spreyler astımlıların bağışıklığını zayıflatır mı?

    Sprey şeklindeki kortizon içeren spreyler, astımlı hastaların bağışıklığını zayıflatmaz ancak ağızdan kullanılan kortizon ilaçlar zayıflatabilir. Bu nedenle; ağızdan kortizon gerektiren ilaçların kullanımını azaltmak için kortizon içeren spreyler doktor kontrolünde kullanılabilir.

    • Astım atağı geçirince koronavirüse karşı nasıl tedbir alınmalıdır?

    Koronavirüs hastalığı, diğer virüsler gibi astım atağına neden olabilir. Astım atağı geçirince diğer astım atakları gibi tedavi edilmelidir. Burada önemli olan; astım tedavisinde kullanılan maskelerin, kullanım sonrası steril edilmesi gerektiğidir. Diğer hastalara bulaştırmamak için izole bir odada tedavi edilmelidir.

    • 60 yaş üstü koronovirüslü astımlı hastalar nasıl önlem almalıdır?

    Risk grubundaki kişiler gibi davranmalıdırlar.

    • Astımı olanlar ilaç stoklasın mı?

    Gerek yok. Sadece mevcut tedavinizi devam edecek şekilde ilacınızın olması yeterlidir.

    • Koronavirüs pnömonisinde (zatüre) korunmak için pnömokok aşısı yaptırmalı mıyım?

    Hayır. Pnömokok aşısı; koronavirüste görülen pnömoniye karşı korumaz, streptokok pnömonisine karşı korur.

    • Astımı olan kişilerde ateş ve öksürük belirtileri varsa ne yapmalıdır?

    Ateş ve öksürük belirtileriniz varsa, lütfen doktorunuzu arayın. Nezleniz yoksa, öksürüğünüz balgamsız kuru ise, bitkinlik varsa, kas ağrınız varsa; “Alo 184” ile temasa geçebilirsiniz.

    • Antihistaminikler bağışıklık sistemini zayıflatır mı?

    Antihistaminikler, bağışıklık sistemini baskılamaz. Virüs ya da bakteriyel enfeksiyon olma ihtimalinizi, artıracaklarını düşünmek için hiçbir neden yoktur.

    • Alerji aşısı Koronavirüse yakalanma riskini artırır mı? Aşımı geciktirsem olur mu?

    Artırmaz. Alerji aşı tedavisi için kliniğe giderken, maske takın. Toplu taşıma kullanmamaya çalışın. Toplu taşıma kullanacaksanız, maske takmanız faydalı olacaktır. Kliniğe geldikten sonra, elinizi sabunlu su ile yıkayınız. Aşı yapıldıktan sonra, diğer hastalar ile temas etmeyin. 30 dakika bekleme süresine uyun. Aşı süresini geciktirmek isterseniz, uygun olup olmadığını doktorunuzla danışın. Aşı; haftada bir yapılıyorsa bir hafta geciktirilebilir, ayda bir yapılıyorsa 3 hafta geciktirebilirsiniz.

    • Alerji aşısı yapıldıktan sonra 30 dakikadan az beklesem olur mu? Arayı açsak olur mu?

    Alerji aşısı yapıldıktan sonra klinikte beklerken, 30 dakikadan kısa sure beklemek uygun olmaz. Çünkü her doz sonrası ciddi reaksiyon riski vardır. Bu nedenle gerekli önlemleri alarak 30 dakika beklenmesi uygundur. Aranın da yapılma periyotlarına göre hekiminize danışarak düzenleyebilirsiniz.

    • Anti IgE, Anti IL-5 gibi biyolojik ajanlar koronavirüs riskini artırır mı?

    Anti IgE, Anti IL-5 gibi biyolojik ajanlar koronavirüs riskini artırmaz. Bu ajanlar, immün sistemini bozmaz. Ara vermeye veya kesmeye gerek yoktur.

    • Polen alerjisine bağlı astımım varsa nelere dikkat etmeliyim?

    Astım hastalığı olanlarda genelde; alerjik rinit ve göz alerjisi hastalığı da vardır. Polen alerjisine bağlı astım, alerjik nezle ve göz alerjiniz varsa; bahar ayında bazı önlemler almakta fayda vardır. Özellikle bu dönemde ağaç polenleri, ilk çıkan polenlerdir. Ağaç polenlerine alerjiniz varsa ve burun kaşınmanız, hapşırmanız ve nezleniz varsa mutlaka antihistaminik ve doktorunuzun önereceği burun spreylerini kullanın. Burnunuz ve gözünüz kaşındığında, elinizin dış kısmı ile kaşımaya çalışın. Hapşırmanız olunca, tek kullanımlık mendil kullanın veya kolun iç yüzüne öksürün.

    • Astımı olanlar koronavirüs için bağışıklığı güçlendirmek için ne kullanmalıdır?

    Bol bol sıvı ve doğal meyve sularını tüketin. Mümkün olduğu kadar, az da olsa kırmızı et tüketin. Vitamin ve mineral takviyesi, bağışıklık sistemini kuvvetlendiren beta glucan, omega 3 balık yağı alabilirsiniz. Ayrıca her gün evde, en az 20-30 dakika egzersiz yapın ve düzenli uyuyun. Güzel müzikler dinleyin ve hijyene önem verin. Moralinizi yüksek tutun. Bu uygulamalar, koronavirüsten korumada faydalı olacaktır.

    • Astımlı Hastalar Ateş düşürücü olarak ne kullansınlar?

    “İbuprofen” ve “NSAİ” grubundaki ilaçlar ile ilgili, koronavirüs için risk oluşturduğuna yönelik bilgiler olduğu için “Parasetamol” içeren ateş düşürücülerin kullanılması daha faydalı olacaktır.

    • Astımlı hastaların burnunu sık aralıklarla tuzlu su le temizlemesi virüsten korur mu?

    Hayır. Sık tuzlu su ile burun yıkamanın, yeni tip koronavirüsten koruduğuna dair bir bilgi yoktur. Basit soğuk algınlığına yakalanıldığında burun yıkama ile daha kolay geçeceğine dair bazı veriler olsa da, bu yöntem enfeksiyonları etkilemez.

    Toparlamak gerekirse;

    • Astımlı hastalar koronavirüs için çok ciddi risk oluşturmamakla birlikte risk grubu içinde yer almaktadır.
    • Astımı olanlar kortizon içeren sprey kullanmayı aksatmamalıdırlar.
    • Astımlı hastalar alerji aşısını yaptırmalarında sakınca yoktur.
    • Astımlı ilaçların biyolojik ajanları kullanmasında sakınca yoktur.
    • Astımlı hastalar, beslenmesine dikkat etmelidir. Vitamin, mineral, balık yağı ve beta glucan almaları faydalı olabilir.
    • Polen alerjiniz varsa ve burun kaşınması ve göz kaşınması varsa antihistaminik alın
    • Mümkün olduğunca evde kalın ve dışarı çıkmayın.

    Yönetmen İlker Canikligil Koronavirüse Yakalandığını Duyurdu

    0
    İlker Canikligil

    Canikligil Youtube üzerinden yaptığı canlı yayında, “Buna sevinenler olacaktır tabii.  Bir iki haftadır kas ağrıları vardı. Geçen pazartesi günü ateşim yükseldi. Kimse ne yapılması gerektiğini tam bilmiyor.” dedi.

    Daha çok çektiği kısa filmlerle adını duyuran ünlü yönetmen İlker Canikligil corona virüsüne yakalandı. Canikligil‘in covid-19‘a yakalanmasıyla birlikte hakkındaki bilgiler merak konusu oldu ve sağlık durumuna ilişkin detaylar araştırılmaya başlandı.

    İlker Canikligil sağlık durumu nasıl?

    İlker Canikligil kendi Youtube hesabından canlı yayın yaparak durumu hakkında açıklamalarda bulundu. Yönetmen kas ağrıları ve ateşinin olduğunu söylerken durumunun ağır olmadığını belirtti.

    İlker Canikligil kimdir?

    • İlker Canikligil 1972 İstanbul doğumlu. Ünlü yönetmen kendinde şu şekilde bahsediyor: 1991’de Saint Joseph Fransız lisesini bitirdim. 1992’de Marmara Üniversitesi Sinema TV Bölümü’ne girdim.
    • Dört yıllık eğitim boyunca üç kısa film (Nöbetçi 1992, Ağaç 1994, Uçmak İstiyorum 1995) yaptım ve bu filmlerle bir çok ödül kazandım. Okul bittikten sonra bir süre reklam filmi sektöründe çalıştım bu arada yüksek lisans ve sanatta yeterlik programlarına devam ettim.
    • 1999’da İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema TV Bölümü’nde ders vermeye başladım. 1998’de çektiğim “Kedi Gözü” ve 2001’de çektiğim “Simulacra” adlı kısa filmlerle yurt içinde ve dışında bir çok ödül kazandım. Bunların en önemlisi 2002’de dünyanın en önemli kısa film festivali sayılan Clermont Ferrand’da kazandığım ödüldü. Aynı yıl yardımcı doçent oldum. 2005 yılında dünyaca ünlü kurgucu Walter Murch’ün “In The Blink of An Eye” adlı kitabını “Göz Kırparken” adıyla çevirdim. Kitap Bilgi Yayınları’ndan çıktı.
    • 2006 yılında akademiden istifa ederek ayrıldım. Aynı yıl “Ecinniler”adlı bir dizinin pilot bölümünü yönettim. Hemen arkasından “Gen” adlı filmi kurguladım ve 13. Adana Altın Koza Film Festivali’nde “En İyi Kurgu” ödülünü kazandım.
    • 2007’de “Dijital Video ile Sinema” adlı kitabım çıktı. 2014’te güncellediğim kitap bir çok Sinema TV Bölümünde video yapım derslerinde kullanılıyor.
    • 2006’dan bu yana serbest reklam yönetmeni olarak Toyota, Akbank, TEB, Beko, Selpak, Vestel, Frito Lay, Citibank, Reckitt Benckiser, Ray Sigorta, Eti, Ülker, Teknosa, Carrefour gibi müşteriler için Euro RSCG, RPM Radar, TBWA, Yorum Publicis, Güzel Sanatlar Saatchi, Grey, Alice BBDO, Drive Dentsu gibi reklam ajanslarıyla çalıştım.

    65 Milyona Sıkı Koruma

    0
    sıkı koruma

    Corona virüsü ile mücadelede 31 şehre giriş çıkış yasaklandı.

    Otogarda denetimler arttırılırken, market-pazara gelen maske zorunluluğu sokağa yansıdı. 20 yaş altı ve 65 yaş üstü ise evine kapandı.

    sıkı koruma

    İçişleri Bakanlığı genelgesiyle bildirilen tedbirlere göre, Büyükşehir statüsündeki 30 il ile Zonguldak ili için kara, hava ve deniz yolu ile (toplu ulaşım aracı, özel araç ve yaya vb.) yapılacak tüm giriş/çıkışlar 03 Nisan itibariyle 15 günlüğüne durduruldu. Corona virüsü nedeniyle sokağa çıkma yasağı getirilen 0-20 ve 65 yaş üstü Türkiye genelinde TÜİK verilerine göre, 34 milyon 400 bin kişi yaşıyor.

    Tüm giriş/çıkışlar durduruldu

    Ayrıca giriş çıkış yasağı konulan 30 Büyükşehir ve Zonguldak’ın 2020 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerine göre toplam nüfusu 65 milyon 265 bin 543 kişi bulunuyor.Giriş çıkışların durdurulduğu illerin dışında, çevresi Büyükşehirlerle çevrili olan 5 il daha mecburi olarak yasak kapsamına girdi. Büyükşehir yasaklarıyla birlikte Yalova, Karaman, Osmaniye, Kilis ve Adıyaman da giriş çıkışın yapılamayacağı iller olarak kayıtlara geçti.

    Son alınan kararla birlikte İstanbul’da 20 yaş altı 4 milyon 570 bin kişi hakkında soka çıkma yasağı geldi. Daha önce 65 yaş üstüne gelen yasakla beraber 1 milyon 157 bin kişinin etkilendiği sokağa çıkma yasağında 16 milyonluk İstanbul’da yaklaşık 5 milyon 750 bin kişiye sokağa çıkma yasağı gelmiş oldu.

    “Bu Baş Ağrısı Farklı” Diyorsanız Dikkat!

    0
    baş ağrısı

    Beyin tümörü; baş ağrısı, koku alma veya görmede yaşanan sorunlar, kişilik değişiklikleri, kulakta çınlama gibi çok farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor

    baş ağrısı
    Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kaynar

    Bu belirtiler her zaman beyin tümörü olmasa da zaman kaybetmeden doktora başvurmak hayati önem taşıyabiliyor. Beyin tümörü ameliyatlarında kullanılan ileri teknoloji ise sağlam beyin dokusunu koruyarak hastanın sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmesini sağlıyor. Memorial Şişli / Ataşehir Hastaneleri Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kaynar, beyin tümörlerinin tedavisi hakkında bilgi verdi.

    Belirtileri ihmal etmeyin

    Beyin tümörü beynin içinde bulunduğu bölgeye göre farklı belirtiler verebilmektedir. Daha önce yaşanmamış şekilde ortaya çıkan baş ağrıları beyin tümörlerinde en sık rastlanan belirtiler arasında yer almaktadır. Beyin tümörleri baş ağrısının yanında; koku alma veya görmede yaşanan sorunlar, kişilik değişiklikleri, kulakta çınlama, unutkanlık, nöbetler, denge sorunları, hormon problemleri gibi çok farklı belirtilerle ortaya çıkabilmektedir. Bu belirtiler farklı rahatsızlıklardan da yaşanabileceği için zaman kaybetmeden doktora gitmek önemlidir.

    Beyin tümörünün kaynağı önemli

    Beyin tümörleri primer yani birincil, sekonder yani ikincil olarak adlandırılıp ikiye ayrılmaktadır. Primer tümörler beynin kendi hücrelerinden kaynaklanmaktadır. Bunlar da iyi ve kötü huylu olarak iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Tümöre müdahale edilmeden önce tipi belirlenmeli, tedavi planlaması buna göre yapılmalıdır.

    Deneyim ve ileri teknoloji başarıyı artırıyor

    Beyin tümörlerinin tedavisinde büyük bir çoğunlukla cerrahi yaklaşımlar tercih edilmektedir. Pek çok hasta ameliyat olmaktan korkup, tedaviyi geciktirebilmektedir. Ancak doktor deneyimi ve ileri teknolojinin birleşmesi ile beyin tümörü ameliyatlarında yaşanan risk minimuma inmektedir. Beyin tümörü ameliyatlarında amaç hastanın tüm vücut fonksiyonları korunarak tümörden kurtulmasının sağlanmasıdır. Beyinde gerçekleştirilen cerrahi işlemler çok hassas olmalıdır. Cerrahın deneyimi ile birlikte kullanılan ileri teknoloji ürünler beyin tümörü ameliyatlarını daha güvenli hale getirmektedir. Beyin tümörü ameliyatlarında özellikle nöronavigasyon ve nöromonitörizasyon teknolojisi ön plana çıkmaktadır.

    Beynin haritası ortaya konuluyor

    Beyin tümörü ameliyatlarını daha güvenli hale getiren nöromonitörizasyon ve nöronavigasyon teknolojilerinin cerraha ameliyat sırasında güvenli yollar sağlamaktadır. Uygulama şu şekilde olmaktadır:

    Ameliyat öncesi hastanın Manyetik Rezonans(MR) veya Bilgisayarlı Tomografi(BT) görüntüleri alınmaktadır. Elde edilen bu görüntüler üst üste konularak ameliyatta kullanılan “Nöronavigasyon” cihazına yüklenerek cerrahi ekibe ameliyatın yapılacağı bölgeye ulaşacak en kısa ve güvenli yol haritası çıkartılır. Nöromonitörizasyon cihazı ise elektrotlar sayesinde kaslardan alının sinyallerde düşme yaşanması durumunda uyarı verir. Felç riskinin fazla olduğu beyin tümörü ameliyatlarında nöromonitörizasyon cihazını kullanılması yaşanabilecek komplikasyonları azaltmaktadır.

    Şefkatli Liderlerin Dönemi Başlıyor

    0
    Şefkatli Lider
    Shot of a businesswoman putting her hand on a colleagues shoulder in a modern office

    Önümüzdeki dönemde şefkatli liderlik algısı öne çıkacak

    Üst düzey yönetici araştırma şirketi Egon Zehnder‘in kıdemli ortağı, toplumsal cinsiyet eşitliği savunucusu, “Eyvah CEO Doğuruyor” kitabının yazarı Murat Yeşildere, önümüzdeki dönemde Şefkatli Liderlik algısının öne çıkacağını söylüyor. Yeşildere’ye göre; içinde karşı tarafı duymak, dinlemek, kişiye birtakım şeyleri aşması için destek olmak unsurlarını barındıran şefkatli liderlik kavramı ile kadın yöneticilerin iş dünyasında daha fazla kıymet görecek.

    Şefkatli Lider
    Murat Yeşildere

    Türkiye’de halen güçlü superman CEO’ları görmeye devam ediyoruz ama fark yaratanların şefkatli CEO’lar olacağını söyleyen Murat Yeşildere, “Şefkatli liderlere ihtiyaç arttı ve bence artmaya da devam edecek. Aslında şefkatin içeriğinde öncelikle empati yapmak, her konuda kendimizi karşı tarafın yerine koymak var. Şefkatin tanımı orada da bitmiyor, daha da ileri giderek, zor durumlarda karşı tarafın sıkıntılarını çözebilmesi için ona bir şekilde destek olmaya kadar uzanıyor. Bunu yapma konusunda da kadınlar, erkek dünyasındaki o daha hırslı ve agresif yapıdan kendilerini daha rahat arındırabiliyorlar. Yani kadınlar şefkatli liderliği gösterme konusunda daha şanslılar, doğal bir refleksleri var diyebiliriz. Bu da önümüzdeki yıllarda bize daha fazla kadın yöneticinin çalışmaya hayatında fark yaratmak için tercih edileceğini gösteriyor” dedi.

    Şefkatli Liderler Sürdürülebilir Performansı Sağlayacak

    Bireyin önce kendisine gösterdiği şefkat ve takibinde kendisine olan özgüveni, özdeğerliliğini sağladığını vurgulayan Yeşildere, “Bu özdeğerlilik de bireyin kendisini başkaları ile rekabete sevk edip, gereksiz ve üretken olmayan bir şekilde kıyaslamasını engelleyip, kendisine şefkat göstermesine imkan veriyor. Başka bir deyişle, sürdürülebilir başarının peşinde olan liderlerin, kadın ya da erkek, kendi özdeğerine inanan, kendisine şefkatle yaklaşan bireyler olması şart. Ancak o noktadan sonra, liderlerin çevrelerine aynı yaklaşımı göstermesini, hatta daha da basite inerek, çevrelerindeki insanların hayatlarına dokunduklarını fark etmesini bekleyebiliriz” dedi.

    Başarılı liderlerin sadece dokunan değil, “kendileri olmaya” cüret eden ve çevrelerini de değişmeye cesaretlendiren bireyler arasından çıktığını giderek daha fazla göreceğimizi söyleyen Murat Yeşildere: “’Kuru sayılar’, Excel tabloları ve hareket eden hedefler değil, samimiyet, vicdan, ilişkiler uzun vadede fark yaratacak. Şefkatli liderler sürdürülebilir performansı sağlayabilenler olacak. Çevreye gösterilen şefkatin en önemli özelliği ise “bulaşıcı” olması. Karşılıksız verilen her şey gibi, etkisi katlanarak büyüyecek ve liderin dokunduğu birey de kendi çevresine şefkatli davranmaya, sorulmadan el uzatmaya, karşılıksız yardım etmeye başlayacak” diye ekledi.

    Koronavirüs Sürecinde Psikiyatri Tedavilerine Online Destek

    0
    online destek

    Psikiyatri seanslarını Online Terapi yöntemi sayesinde gerçekleştirebiliyor

    online destek
    Psikolog İhsan Öztekin

    Psikiyatri alanında önemli bir açığı kapatan Online Terapi yani bilinen diğer adıyla TelePsikiyatri, hekim ve psikoloğuyla bir araya gelemeyecek durumda olan danışanlar için büyük kolaylık sağlıyor. Koronavirüs nedeniyle evden çıkmanın riskli olduğu bugünlerde uzmanlar danışanları ile psikiyatri seanslarını Online Terapi yöntemi sayesinde gerçekleştirebiliyor.

    Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Klinik Psikolog İhsan Öztekin, yurt dışından gelemeyen ve evlerinden çıkamayan danışanlarına yüz yüze seans uygulayamadıkları durumlarda kullandıkları Online Terapi yönteminin Koronavirüsün etkili olduğu süreçte tedavilerinde önemli rol oynadığını söyledi.

    Online terapi ile tedavi aksamayacak

    Online Terapi’nin doktoruna yüz yüze ulaşamayan danışanlar için son derece yararlı ve etkili bir uygulama olduğunu belirten Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Bu yöntemin uygulanabilmesi için bilgisayar veya akıllı telefon ile internet bağlantısı yeterli. E-posta, video konferans ve çeşitli sohbet programları sayesinde bağlantı kurulabiliyor. Coğrafi açıdan hastaneden uzakta bulunan danışanlar, yaşam şartlarından dolayı hastaneye ulaşmakta zorlananlar için kolay bir yöntem. Kendi bulundukları ortamda seanslarına devam edebilmelerine olanak sağlıyor.

    online destek

    Şu anda online tedavi uyguladıklarımız arasında yurtdışında yaşayanlar, öğrenciler, çalışanlar, evlilik terapisinden faydalananlar, psikolojik olarak evden dışarı çıkamayacak durumdaki danışanlarımız bulunuyor. Ağır bir depresyon ya da sosyal fobisi nedeniyle dışarı çıkıp insanlar arasına katılma sorunu yaşayanlar, insanların olduğu ortamlara girememe gibi sebeplerden dolayı fiziksel olarak bize ulaşamayan danışanlarımızı için tedavi sürecini destekleyen, kolaylaştırıcı etkinlik sağlayan bir yöntem. Yalnız buradaki önemli nokta şu; Online Terapi almak isteyen danışanla ilk görüşmenin yüz yüze yapılması gerekiyor. Bu ilk görüşmenin ardından Uzman tarafından online terapi yönlendirmesi yapılabiliyor” dedi.

    Tüm psikolojik rahatsızlıklarda etkili

    TelePsikiyatri olarak da anılan bu uygulamanın psikolojik destek anlamında akla gelebilecek her konuda ve her alanda fayda sağlayabilecek bir yöntem olduğunu ifade eden Öztekin sözlerine şöyle devam etti: “Duygu durum bozukluğu, depresyon, fobi, obsesyon, takıntılar, panik atak, obezite, yeme bozukluğu, öfke kontrolü sorunları, kendini ifade edememe, cinsel işlev bozukluğu, özgüven eksikliği, her türlü bağımlılık, ilişki sorunları gibi birçok psikolojik rahatsızlığın tedavisinde Online Terapi uygulanabiliyor. Koronavirüs nedeniyle evlerde bulunmak durumunda kaldığımız süreçte tedaviyi takip eden Uzman da uygun bulursa danışanlar seanslara ara verilmede Online Terapi ile destek almaya devam edebilir. Fiziksel sebeplerden dolayı evden çıkamayacak olanlar için de alternatif etkili bir yöntemdir.”

    Bebeklerimiz İçin Güvenli, Vitaminli, Lezzetli Beslenme Önerileri

    0
    hero baby

    Corona virüs salgını ile mücadelede annelerin de gündeminde, bebeklerinin azami hijyende, vitamin ve mineral içeren besinler ile beslenmesi ön planda…

    Küresel sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğimiz bu dönemde, bağışıklık sistemimizi hızla güçlendirmemiz, temassız ve hijyenik koşullarda beslenmemiz kritik önem taşıyor.

    Bebeklerin özellikle altıncı aydan sonra ek gıdaya geçiş dönemlerinde vücutlarındaki bağışıklık fonksiyonlarını geliştirmek ve salgın hastalıklara karşı direnç kazanmasını sağlamak adına, uluslararasıstandartlarda üretilen ve kontrol edilen, güvenli, vitaminli sağlıklı bebek mamaları annelerin en önemli mutfak arkadaşı…

    hero baby

    İsviçreli Hero Baby, 130 yılı aşan köklü geçmişi ve uzmanlığı ile bebeklerin sağlıklı gelişimi için kavanoz ve tahıllı kaşık maması serilerinin farklı çeşitleriyle bebeklere vitaminli lezzetler sunuyor.

    500’ü aşkın testten geçiyor

    Mevsiminde toplanan sebze ve meyveler, Hero Baby Ar-Ge merkezinde 500’ü aşkın testten geçiyor, ardından el değmeden tamamen hijyenik bir ortamda bebeklerin sevdiği Hero Baby paketlerinde annelerin ve bebeklerin beğenisine sunuluyor.

    Hero Baby’nin hijyenik koşullarda profesyonel otomasyonla ürettiği farklı form ve çeşitte yer alan ürünleri, 6-36 ay arasındaki bebeklerin günlük vitamin ve mineral ihtiyaçlarının karşılanmasına destek olur.

    Bebek gelişiminin farklı dönemlerdeki vitamin ihtiyacına ve lezzete göre üretilen mamalar bu dönemde güvenilir beslenme seçeneği sunuyor.

    El Değmeden Üretilen Kavanoz Mamalar

    Ek gıdaya geçişin başladığı altıncı aydan itibaren, bebeklere doğru bir beslenme alışkanlığı kazandırmayı hedefliyor. Türk çiftçiler tarafından yetiştirilen sebze ve meyvelerle hazırlanan Hero Baby kavanoz mamaları, vakumlama yöntemi ile kavanoz içerisindeki mamanın havayla teması önlenerek paketleniyor ve raf ömürlerinin sonuna kadar tazeliğini koruyor. Bebeklerin C vitamini ve Kalsiyum ihtiyaçlarının karşılamasına destek oluyor.Ayrıca kemik sulu ve prebiyotikli yoğurtlu ek gıdaları ile de bebeklerinde bağışıklık sisteminin desteklenmesine de katkıda bulunuyor.

    Bebeklerin Sevdiği Tahıllı Kaşık Mamaları

    Özenle seçilen ve üretim her aşamasında kontrol edilen tahıllar ile hazırlanan Hero Baby Tahıllı Kaşık Mamaları, evlerimizde sık sık yer almayan tahılları bir araya getirip, bebeklerin sindirimine uygun halde beğenilerine sunuyor. Tahıllı ek gıdalarda bulunan vitamin ve minareller, bebeklerin ve küçük çocukların günlük ihtiyacının karşılanmasına destek oluyor.130 yılı aşkın uzmanlığıyla Hero Baby, ailelerin beslenme konusundaki hassasiyetlerini tüm üretim süreci boyunda göz önünde tutuyor.