Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 256

    “Okul Başarısızlığının Nedeni Sadece Öğrenci Değildir”

    0

    “Akademik Başarı” Kavramı Öğrencilerin Yaşamlarında Büyük Bir Etkiye Sahip 

    Eğitim-öğretim döneminin ilk yarısı bitiyor. Miniklerin karne heyecanı da, tatil beklentisiyle birlikte başladı. Günümüzde öğretim kademelerindeki öğrenciler, okul başarılarına göre değerlendirildiği için “akademik başarı” kavramı öğrencilerin yaşamlarında önemli bir rol oynuyor.

    Çocuk ve Ergen Psikolojisi Uzmanı Kln. Psk. Emel Güler
    Çocuk ve Ergen Psikolojisi Uzmanı Kln. Psk. Emel Güler

    “Okul başarısızlığının nedeni sadece öğrenci değildir. Okul başarısızlığının çok yönlü ve farklı nedenleri olduğu bilinmektedir” diyen İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikolojisi Uzmanı Kln. Psk. Emel Güler, ailelere önemli açıklamalarda bulundu.

    Çocuğun Gerçek Yeteneği ile Okul Başarısı Farklılık Gösterebilir

    Ülkemizde, akademik başarının en önemli göstergesi ise karnedir. Karne; her ders için alınan notları, öğrencinin zayıf ve iyi olduğu dersleri, beraberinde devamsızlık durumunu gösteren ve okul yönetimince verilen bir belgedir. Dönem sonunda öğrencilere verilen karneye göre, bazı öğrencilerin başarılı bazı öğrencilerin ise başarısız olarak değerlendirilmesi söz konusudur. Ancak öğrenciler için yapılan ‘başarılı’ veya ‘başarısız’ nitelendirmesi çoğu zaman çocuğun etiketlenmesine neden olmaktadır. Başarı; İstenen sonuca ulaşma, güdülen amaca erişme, istenileni elde etme olarak geniş bir anlam içerirken, okul başarısı öğrencinin bir akademik programdaki derslerden aldığı notların ya da puanların ortalamasıdır. Öğrencinin gerçek yeteneği ile okuldaki başarısı arasında farklılık görülebilir.

    Kötü Karne Çocuğu Tüm Alanlarda Başarısız Yapmaz

    Düşük karne notları, öğrencinin tüm alanlarda başarısız olduğu anlamına gelmez. Ailelerin karne notları üzerinden, çocuğa karşı olumsuz tutum içerisinde olmaları, çocukların kendilik algılarını olumsuz etkileyerek psikolojik sorunlara yol açabilir. Okul başarısızlığının nedeni sadece öğrenci değildir. Okul başarısızlığının çok yönlü ve farklı nedenleri olduğu bilinmektedir.

    Peki Okul Başarısızlığının Nedenleri Nelerdir?

    Bireysel faktörlerden çocuğun doğuştan var olan yetenekleri, zekası, fiziksel ve bedensel özellikleri, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlüğü gibi nörolojik sorunları, duygusal ve psikolojik sorunların varlığı, çocuğun kişilik özellikleri vb. durumlar; karne notunun düşük gelmesine neden olan faktörlerin başında gelmektedir. Eğitim ve öğretim ortamından kaynaklanan faktörler ise; çocuğun bulunduğu okul ve öğretmen özellikleri, okuldaki eğitimin kalitesi ve niteliği, çocuğun öğretmene ve derse yönelik tutumlarıdır. Çocuğun içinde bulunduğu arkadaş grubu ve arkadaşlık ilişkileri de okul başarısını etkilemektedir. Aileden kaynaklanan faktörler ise; çocuğun içinde bulunduğu aile özellikleri, aile yaşantısı ve aile ilişkileridir. Tüm bu nedenler okul başarısızlığına neden olabilmektedir.

    İşte Ailelere Öneriler!

    • Okul başarısızlığına neden olan tüm bu faktörlerin göz önünde bulundurularak sorunun nedeni anlaşılmalıdır.
    • Okul başarısızlığına neden olan tüm bu faktörler göz önünde bulundurularak, gerekli tedbirlerin alınması sağlanmalıdır.
    • Öğrencinin olumlu yönlerini ve yetilerini ortaya çıkararak, geliştirmesine yardımcı olunmalıdır.
    • Aileler, öğrencilere derslerinde kılavuzluk ederek, gerektiğinde destek sağlayabilmelidir.
    • Çocuğun düşüncelerine saygı gösterilmeli, düşüncelerini ifade etmesine fırsat verilmeli ve bu yönde desteklenmelidir.
    • Ailenin olumlu sözel ifadeler kullanması, öğrencinin okula ve derslerine motivasyonunu artmasına yardımcı olur.
    • Öğrencinin duygusal yönden desteklenmesi, ihtiyaçlarının karşılanması olumlu kendilik algısı geliştirmesine böylece okul başarısının artmasına da yardımcı olur.
    • Çocuğun oyun, eğlenme gibi sevdiği etkinliklere de zaman ayırarak aynı zamanda ödevlerini yapmaya elverişli ortam hazırlamalıdır.
    • Çocuğun kendisi için program oluşturmasına destek olunmalı ve programa uyması takip edilmelidir.

    Enuygun.com Sömestir Tatiliniz İçin Rotaları Çizdi

    0

    İşte Çocuklar Ve Sizler İçin Gidebileceğiniz Muhteşem 10 Rota 

    Yarıyıl tatiline çok kısa bir süre kaldı. Hafta sonu tatilleri ile birlikte 16 gün sürecek sömestir tatili için milyonlarca veli ve öğrenci tatil fırsatlarını araştırmaya başladı. Türkiye’nin en büyük uçak bileti satış sitesi Enuygun.com tatil planı yapanlar için çocukları ile gidebilecekleri muhteşem 10 rotayı açıkladı.

    Veliler ve öğrenciler sömestir yani yarıyıl tatilini iple çekiyor. Bu yılın ilk karnesini alacak olan öğrenciler büyük heyecan yaşarken tatil için planlar yapılmaya, uçak ve otobüs biletleri satın alınmaya da başlandı. Türkiye’nin en büyük uçak bilet satış sitesi Enuygun.com, 17 Ocak Cuma günü itibarıyla başlayacak ve 3 Şubat Pazartesi gününe kadar devam edecek 16 günlük tatilde henüz bir plan yapmamış milyonlarca veli ve öğrenci için gidilebilecek tatil rotalarını derledi.

    Antalya Kışın’da Çocuklar İçin Gözde

    Yaz tatilinin gözde şehri Antalya, aslında yarıyıl tatili için de zengin aktivite seçenekleri sunuyor. The Land of Legends çocukların şahane vakit geçirebileceği bir yer. Antalya’da ayrıca Akvaryum, Macera Parkı, Dinozor Parkı, Oyuncak Müzesi, Ters Ev Müzesi de keyifli vakit geçirmek için alternatif lokasyonlar arasında yer alıyor.

    Erciyes Karında Çocuklarla Eğlenceli Aktiviteler

    Erciyes’in muhteşem karında çocuğunuzla birlikte eğlenceli ve bol aktiviteli bir tatil geçirebilirsiniz. Hatta fırsatınız olursa birkaç günlük Kapadokya gezisiyle de birleştirip kültür, eğlence ve macera dolu şahane bir tatil yapabilirsiniz.

    Kayağa Yeni Başlayacak Çocuklar İçin Kartalkaya

    İstanbul’a yakınlığı nedeniyle otobüsle de gidebileceğiniz ve baby pisti olması nedeniyle özellikle kayağa yeni başlayacak çocuklar için ideal bir yer olarak öne çıkan Kartalkaya’yı diğer kayak merkezlerine göre daha az kalabalık olması da daha cazip kılıyor. Üstelik hem Ankara hem de İstanbul’a yakın. Kayak tatiliniz sırasında Abant ve çevresini de gezebilir, göl çevresinde uzun yürüyüşler yapabilir, faytona binebilir, bisiklet kiralayabilirsiniz.

    Uzay Tutkunu Çocuklar İçin Kamp

    Ege’nin incisi İzmir’de uzay ve bilim öğretilerine tutkun çocuklar için çok güzel bir kamp bulunuyor. İzmir Uzay Kampı 7 – 18 yaş çocuklar ve gençler için uygulamalı uzay bilimleri ve teknoloji eğitimi veriyor. Sömestir tatili için de özel programlar düzenleniyor. Ayrıca İzmir’de pek çok çocuk aktivite alanları da bulunuyor. Bunların yanı sıra Efes, Selçuk, Meryem Ana, Şirince gibi tarihi yerleri de gezebilirsin.

    Sazova Parkı’nda Çocuklarınız Çok Eğlenecek

    Şehir içine otobüsle ulaşımın oldukça kolay olduğu Eskişehir; tarihi yerleri, müzeleri ve parklarıyla gidenlerin beğenisini kazanan bir kent olarak biliniyor. Çocuklarla gezmek için de ideal bir şehir. Çünkü Sazova Parkı şato ve masal evi gibi yapılarıyla çocukları hayal dünyasına sürüklerken, Balmumu Müzesi de çocukların eğlenerek keyif alabileceği yerler arasında ön planda yer alıyor. Buna ek olarak tarihi Odunpazarı evlerini de gezmeyi unutmayın. Vaktiniz var ise Porsuk kenarındaki kafelerde de keyifli vakit geçirebilirsiniz.

    Türkiye’nin En Büyüğüne Ne Dersiniz?

    Türkiye’nin en büyük tema parkı olan İsfanbul özellikle 4 – 12 yaş grubu çocuklarınızın eğlenebileceği bir yer. Tekli giriş çoklu giriş gibi seçenekler bulunan park, sömestir tatili için ya da bazı kredi kartlarına özel olarak kampanyalar da düzenliyor. İçerisinde alışveriş merkezi de bulunan İsfanbul’da çocuklarınız eğlenirken siz de alışveriş yapabilirsiniz.

    Geçmişe Yolculuk’da Yapabilirsiniz

    Haliç kıyısındaki Miniatürk’te Türkiye’nin tüm önemli eserlerinin minyatür birer kopyası bulunduğunu biliyor muydunuz? Ayrıca içerisinde büyük güzel bir park da var. Truva atı şeklindeki bu park da çocukların sevdiği yerlerin başında geliyor. Helikopter simülasyonu, kumandalı tekne, satranç gibi aktiviteler de yapılabiliyor.

    Burada Her Şey Legodan

    Lego tutkunu çocuklar için Almanya’da çok keyifli bir park var. Her şeyin legodan yapıldığı Günzburg’daki Legoland’da çocuklar için aktiviteler mevcutken isteyenler için konaklama yapılabilecek bir otel de var. Küçük yaş gruplarına da hitap eden uçak, kayık gezisi, oyun parkları gibi pek çok şey var. İstanbul’da da Bayrampaşa Forum İstanbul’da küçük bir Legoland Discovery Center var. Dilerseniz burayı da tercih edebilirsiniz.

    Balkanların En Ünlü Kayak Merkezlerinden Biri

    Vizesiz gidebileceğiniz hem de kayak yapabileceğiniz bir yurt dışı rotası arıyorsanız, Saraybosna’yı tercih edebilirsiniz. Balkanların en ünlü kayak merkezlerinden biri olan Bjelasnica ve Jahorina, Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da yer alıyor. Kayak dışında Bosna’nın önemli tarihi ve turistik yerlerini gezmenizi, lezzetli börek ve köftesinden yemeden dönmemenizi tavsiye ediyoruz.

    Çöl Sıcağında Kayak Keyfi

    Kardan kıştan hoşlanmıyorsanız Dubai tatili iyi bir seçenek olabilir. Üstelik alışveriş yapmayı sevenlerdenseniz burası tam size ve ailenize göre bir yer. Ayrıca Dubai’de kayak ya da sörf yapabileceğiniz, çocuklarınızla eğlenceli saatler geçirebileceğiniz dev alışveriş merkezleri de bulunuyor.

    Bobbi Brown İle NetWork Ses Getirecek Bir İşbirliğine İmza Atıyor

    0

    Bobbi Brown, Türkiye’nin Önde Gelen Hazır Giyim Markası NetWork İle Moda Ve Güzelliği Buluşturuyor  

    Dünyaca ünlü kozmetik markası Bobbi Brown, sezon içerisinde gerçekleştirdiği başarılı iş birliklerine Türk modasının önde gelen hazır giyim markası NetWork ile bir yenisini daha ekliyor. Moda ve güzelliği bir araya getiren bu proje ile, beş Bobbi Brown ürünü ve özel tasarım NetWork çantadan oluşan sınırlı sayıda set satışa sunuluyor. Sevgililer Günü’ne özel olarak hazırlantan sette Bobbi Brown’un favori ürünleri, NetWork’ün fonksiyonel ve üç renk alternatifli bel çantası ile tamamlanıyor.

    Benzersiz setin içerisinde yer alan Bobbi Brown ürünleri arasında makyajınızı gündüzden geceye taşıyabilmeniz için ideal yol arkadaşınız olmaya aday, besleyici içerikleri göz alıcı renklerle birleştiren Luxe Lip Color Lipstick ve uzun süre kalıcılığıyla öne çıkan Long Wear Eye Pencil bulunuyor. Seyahatlerinizde yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz bu set, kirpikleri anında dolgunlaştıran ve hacim kazandıran Mini Smokey Eye Mascara, göz ve dudak makyajınızı nazikçe temizleyen Mini Instant Long-Wear Makeup Remover ve cildi nemlendirirken ışıltı veren seyahat boyu Extra Illuminating Moisture Balm ile tamamlanıyor.

    NetWork Zamansız Tasarımlarıyla Öne Çıkıyor!

    Zamansız tasarımlarıyla öne çıkan NetWork’ün iş birliği için özel tasarlanan croco efektli bel çantası ise bir trend objesi olmasının yanı sıra fonksiyonelliği ile öne çıkıyor. Çanta, belde kullanılabildiği gibi, crossbody olarak, askısı çıkartılarak clutch veya makyaj çantası olarak da kullanılabiliyor. Siyah, gri ve bordo renk alternatifleri bulunan çok yönlü çantalar altın rengi toka ile tamamlanarak rafine bir bütünlük sağlıyor.

    Özel tasarım NetWork çantasıyla beraber beş eşsiz Bobbi Brown ürününün de bulunduğu, toplam 1.400 TL değerindeki sete sadece 400TL karşılığında sahip olabilir, sevdiklerinize hediye alarak Sevgililer Günü’nde onları mutlu edebilirsiniz.

    Sınırlı sayıda üretilen bu benzersiz set, 27 Ocak Pazartesi günü Bobbi Brown ve NetWork online mağazalarında ön satışa sunulacak. 29 Ocak’tan itibaren ise tüm Bobbi Brown mağazalarından, www.bobbibrown.com.tr’den, seçili NetWork mağazalarından ve www.network.com.tr’den bu sete ulaşabilirsiniz.

    Royal Canin Dijital Ortama Geçiş Yaptı

    0

    Hayvan Sahipleri İçin Eşsiz Bir Deneyim: Royal Canin Hub

    Royal Canin, hayvan sahiplerine yönelik eşsiz bir bilgi kaynağı ve kullanıcı deneyimi sunan dijital ortamı Royal Canin HUB platformuna geçiş yaptığını duyurdu.

    ‘Hayvanlar için daha iyi bir dünya’ misyonuyla çalışmalarını sürdüren ve dünya çapında kedi ve köpeklerin sağlıklı beslenmesinde lider bir şirket olan Royal Canin, hayvan sahiplerine yönelik benzersiz bir websitesi deneyimi ve zengin bir içerik platformu sunan Royal Canin HUB’a geçiş yaptığını duyurdu. Yeni websitesi, kedi ve köpeklerin sağlıklı beslenmesi ve bakımına yönelik Türkiye’deki en kapsamlı bilgi kaynağını paylaşıma  açıyor.

    Hayvan sahiplerinin, evcil hayvanlarının sağlık ve refahına ilişkin bilgi ve farkındalıklarının artırılması hedefi ile hayata geçen platform, kedi ve köpeklerin sağlıklı beslenmesi ve bakımı gibi konularda bilimsel açıdan doğru bilgilerin sunulmasına, böylelikle hayvan sahiplerinin kedi ve köpeklerinin sağlık ve mutlulukları için en doğru kararı alabilmelerine odaklanıyor. Royal Canin HUB’da, doğru ürün seçiminden veteriner ziyaretlerinin zamanlama olarak planlanmasına ve beslenmenin sağlık ile olan doğrusal ilişkisine kadar pek çok bilgi bulunuyor.

    Sorumlu ve bilgi ile güçlendirilmiş hayvan sahipliği konseptini destekleyen Royal Canin’in HUB platformunda, 400’den fazla kedi ve köpek ırkına ilişkin detaylı bilgilendirme, Royal Canin portföyünde yer alan 350’den fazla ürünün detaylı tanıtımı ve tüm yetkili satış noktaları listesi gibi bilgilerin yanında, kedi ve köpeklerin hayatlarının her evresi için bakım analizleri, tavsiyeler ve sağlık makaleleri bulunuyor. Platformda ayrıca hayvan sahiplenme aşaması ve sonrasında değerlendirilmesi gereken kriterler, ideal beslenme hakkında kapsamlı bilgilendirme ve evcil hayvanlara yönelik uygun ortamı sağlayabilme konusunda tavsiyeler sunuluyor.

    Kurumsal İlişkiler Direktörü Çağla Çavuşoğlu
    Kurumsal İlişkiler Direktörü Çağla Çavuşoğlu

    Konuyla ilgili konuşan Royal Canin Kurumsal İlişkiler Direktörü Çağla Çavuşoğlu, “Royal Canin olarak kedi ve köpeklerin sağlıklı beslenmesi yaklaşımımızın ana odak noktasında inovasyon yer alıyor. Yeni web sitemiz de bu odağımız doğrultusunda yenilikçi kültürümüzün bir parçası olarak ortaya çıktı. Hayvanlar için daha iyi bir dünyanın ancak sorumlu hayvan sahipliğinin teşvik edilebilmesi ve bu yönde doğru, faydalı ve kapsamlı bilgiye ulaşılabilmesi ile mümkün olduğunun farkındayız. Kurumsal web sitemizi de bu farkındalıkla yeniden inşa ettik. Evcil hayvan sahipleri kedi ve köpeklerine yönelik en doğru beslenme ihtiyacını her zaman bilemeyebiliyor ve internette yer alan bazı bilgiler doğru yönde bilgiler sunamıyor. Royal Canin HUB ismini verdiğimiz dijital platformumuz ile hayvan sahiplerinin hayatını kolaylaştırmanın yanı sıra, doğru bilinen yanlışların da önüne geçebilmeyi hedefliyor ve sahiplenme aşamasından başlayarak hayvan sahiplerinin doğru karar verme süreçlerini destekliyoruz” dedi.

    Sorumlu hayvan sahipliğinin hayvanlarla etkileşime geçen tüm insanların sorumluluğu olduğu bilinci ile kedi ve köpek sağlıklı beslenmesi ve bakımı üzerine kapsamlı bilgiler sunan HUB platformuna www.royalcanin.com/tr adresinden ulaşılabiliyor.

    Kronik Kalp Ve Akciğer Hastalarına Önemli Uyarı!

    0

    Solunum Uzmanı Doktorlardan Hava Kirliliği Ve Onun Sonucu Olan Asit Yağmurlarına İlişkin Önemli  Açıklama

    İstanbul’a asit yağmuru yağacağı yönündeki haberler üzerine bir açıklama yapan Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD), özellikle hava kirliliğini oluşturan ince tozların sağlık açısından tehlikeli olduğuna dikkat çekti. TÜSAD KOAH Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici, başta kronik kalp ve akciğer hastalarına alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi.

    Son günlerde kentlerimizde yaşanan hava kirliliğinin insan sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaştığı anlaşılıyor. Hava kirliliğini oluşturan gazlar ve tozları farklı bölgelerde ölçerek ulaşılan sonuçlar bunu gösteriyor. Kirlilik; büyük tozlar (PM10) ve küçük, ince tozlar (PM 2.5) şeklinde olabiliyor. Bunun asit yağmurlarına dönüşeceğine ilişkin açıklamalar üzerine bilgi paylaşımında bulunan Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD), bu durumun insan sağlığına etkilerine dikkat çekti.

    Solunum Enfeksiyonları Artabilir 

    TÜSAD KOAH Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici
    TÜSAD KOAH Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici

    TÜSAD KOAH Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici, özellikle ince tozların daha tehlikeli sonuçlara neden olabildiğince dikkat çekerek, şu bilgileri verdi: “İnce tozlar hem hava da daha uzun süre kalabiliyor hem de soluduğumuz zaman akciğerlerin en derinlerine en ince hava yollarına ve hatta hava keseciklerine kadar ulaşabiliyor. Buradan dışarı atılması da mümkün olmuyor. Bu nedenle hem akut hem de kronik hastalıklara yol açtığını biliyoruz. Kısa vadede üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının artması ilk beklenen sonuçlar. Ayrıca kronik kalp ve akciğer hastalığı olan bireylerde hastalığın kötüleşmesine ve acil servislere başvurmalarına neden olabilir. Hava kirliliğinin uzun vadeli sonuçları bununla da sınırlı değil; çocukların büyüme ve gelişmesini olumsuz etkilediği, insanın sinir sistemine zarar verdiği ve kansere yol açtığı kesin olarak biliniyor.”

    Meteorolojik koşulların hava kirliliğinin daha fazla hissedilmesine ya da temizlenmesine yol açabildiğini, özellikle yüksek basıncın olumsuz bir etki ile hava kirliliğininden daha fazla etkilenmeye neden olabildiğini belirten Mirici, “Asit yağmuru, hava kirliliği halindeki yağmur durumunu tanımlıyor. Bu durumda hava temizleniyor ancak yüzeyde, yağmurla temas zarara yol açabiliyor. İnsan sağlığı açısından asit yağmuru öncesindeki hava kalitesi daha fazla önem verilmesi gereken bir durum” dedi.

    Hangi Önlemler Alınabilir ?

    Bu durumdan özellikle hassas bireylerin yani, bebekler, küçük çocuklar, hamile kadınlar ve kronik hastalığı olanların korunmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Mirici, şu önerilerde bulundu: “Hava kirliliğinin yoğun olduğu zamanlarda dışarı çıkmamak ve mutlaka çıkmak gerekiyorsa maske kullanmak bir önlem olabilir. Ancak dış ve iç ortam hava kalitesi birbirlerinden bağımsız değildir. Dışarıdaki hava kalitesi kötü iken iç ortamı da mutlaka etkilenecektir. Buna karşı önlem olarak hava filtreleri kullanılabilir. Hava kirliliğinin etkisi, enfeksiyonlarda artış şeklinde görüleceğinden, kronik akciğer ve kalp hastalarının zamanında grip aşısı olması, eğer eylül ayında grip aşısı yapılmadıysa hemen yapılması yarar sağlayabilir.”

    Ölçüm İstasyonları Yeniden Yapılandırılmalı 

    “Ülkemizde hava kirliliği ölçüm istasyonlarının oldukça yaygın olmasına rağmen, halen 10 ilimizden birinin verilerine sahip değiliz” diyen Mirici, bu konuda da şu değerlendirmeyi yaptı: “Verileri alınabilen toplam 211 istasyonun veri üretme oranı da yeterli değil. Eldeki veriler hemen tüm kentlerde hava kalitesinin iyi olmadığını gösteriyor. Bu durumda hava kirliliği ile mücadelede ülke çapında bir çabanın gerekliliği ortada. Hava kirliliği ile mücadelede; ülkemizdeki ölçüm istasyonlarının sayı ve nitelik olarak artırılması en önemli başlangıç olacaktır. Bu istasyonlarda hem kükürt ve azot oksitler gibi maddeleri saptayan daha kapsamlı ölçümler yapılması hem de istasyon yerlerinin gözden geçirilmesi gerekli. Özellikle ince tozların (PM2.5) ölçümünün yapılması çok önemlidir. Ülkemizde ince tozlara ait bir eşik değer belirlenmemiş. Bunun en kısa zamanda Avrupa Birliği’nin (AB) kabul ettiği metreküpte 25 mikrogram olarak kabul edilmesi sorunu net olarak görmemizi sağlayacaktır.”

    En Önemli Neden Fosil Yakıt Kullanımı 

    Soluduğumuz havanın kirlenmesine neden olan en önemli faktörün fosil yakıt kullanımı olduğunu belirten Mirici, şöyle konuştu: “Bu tür yakıtlardan ısınma, ulaşım ve enerji üretimi gibi alanlarda yararlanmanın dikkatle yeniden planlanması gerekiyor. Avrupa’da başta İngiltere olmak üzere 15 ülke kömür kullanmayı terkedeceğini açıkladı. Ayrıca tüm bu ülkeler geçiş sürecinde sorunu nasıl yöneteceklerini de paylaşıyor. Hava kirliliği bir bölgenin, bir ülkenin sorunu olmaktan çıkmış durumda. Zira bu sorun küresel iklim sorununun bir parçası. Hava kalitesinin bozulması, meteorolojik koşullar, ormanların azalması ve yeterince yenilememesi bir arada düşünülmesi gerekiyor.”

    Çocuklar Yarıyıl Şenliği’nde Kadıköy’de Buluşuyor

    0

    Kadıköy Belediyesi 18 Ocak – 2 Şubat Tarihleri Arasında Çocuklar Ve Aileler İçin Şenlik Düzenliyor 

    Kadıköy Belediyesi, yarıyıl tatilinde çocuklar için atölyelerden, çocuk oyunlarına, konserlerden, gösterilere bir birbirinden renkli etkinliklerle dolu bir şenlik hazırladı. Çocuklar ve onlarla birlikte ailelerinin de katılabileceği şenlik 18 Ocak – 2 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek

    Kadıköy Belediyesi’nin Halis Kurtça Çocuk Kültür Merkezi (HKÇKM), Kozyatağı Kültür Merkezi (KKM), Caddebostan Kültür Merkezi (CKM)ve Barış Manço Kültür Merkezi (BMKM)’nde 18 Ocak – 2 Şubat tarihleri arasında düzenlenen etkinliklerde çocuklar hem öğrenecek, hem de doyasıya eğlenecek.

    Yarıyıl şenliği 18 Ocak’ta, HKÇKM’de eğitmen Eda Tomruk’un yönetiminde Zaman Makinesi adlı resim atölyesiyle başlayacak. Çocuklar bu atölyede “Bizden önceki insanlar nasıl yaşamış; icatlar nasıl ortaya çıkmış; eskiden hayvanlar nasılmış; tarihteki ilk yemek tarifi nedir?” gibi sorulara bir yandan resim çizerek bir yandan da eğlenerek yanıt bulacak.

    Şenlikte Çocuk  Kitap Günleri De  Yer Alıyor 

    Kadıköy Belediyesi’nin çocuklarda kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için gerçekleştirdiği, bu yıl yedinci yılına giren Çocuk Kitap Günleri de şenlik kapsamında düzenleniyor. KKM’de 22 Ocak’ta başlayan ve Türkiye’nin önde gelen birçok yayınevinin çocuk kitaplarıyla katılım sağlayacağı Çocuk Kitap Günleri 26 Ocak’a kadar devam edecek.

    Birbirinden Renkli Etkinlikler Çocukları  Bekliyor

    Yarıyıl şenliğinde, her yaş grubu çocuk için etkinlik bulmak mümkün. Şenlikte renkli masal uyarlamalarının çocuklarla buluşacağı oyunların yanı sıra müzikaller, atölyeler, film gösterimleri, konserler, söyleşi ve seminerler yer alıyor. Çocuklar masal, karikatür, dans, resim, enstrüman, kukla, origami, jimnastik gibi atölyelerde gönüllerince eğlenirken, bir yandan da kısa animasyon film izleyebilecek, illüzyon gösterilerine katılabilecek, konser dinleyebilecek.

    Yetişkinler De Unutulmadı 

    Yarıyıl şenliğine çocuklarıyla birlikte katılan ebeveynler için de çeşitli etkinlikler bulmak mümkün. Çocuk Sağlığı Uzmanı, Psikolog Esra Savaşan’ın “App Kuşağı’nda Anne Baba Olmak”; Kamil Kasacı ve Esra Savaşan’ın “Kariyer Koçu Anne Babalar”; Uzman Psikolog Sibel Pilosof’un “Çocuklarınız Davranışları ile Size Ne Anlatmak İstiyor?” ve Uzman Psikolog Ece Topal’ın “Aile İçerisinde Birbirinizi Anlıyor musunuz?” adlı seminerleriyle Yarıyıl Şenliği’nde.

    Davetiyenizi Almayı, Kayıt Yaptırmayı Unutmayın

    Yoğun talep nedeniyle ücretsiz olan etkinliklere katılım davetiyelerle sağlanıyor. Davetiyeler, etkinlik tarihinden 5 gün önce HKÇKM gişesinden temin edilebilir. Ücretsiz atölyeler için ise atölye tarihinden 5 gün önce HKÇKM’nin web sayfasından ve KKM için 02166580014 numaralı telefondan rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Özel tiyatro gruplarının birbirinden renkli öğretici ve eğlendirici programlarına katılım ise ücretli.

    Önce Yumurtalarını Dondur Sonra Kariyer Yap!

    0

    Op. Dr. Betül Görgen Erken Yaşlarda Yumurtalarını Dondurma Hakkında Şu Bilgileri Verdi:

    Birçok kadın kariyerini sürdürmek için bir aile sahibi olmayı erteliyor. Bu kadınlar 30’lu yaşlarının sonlarında bir eşleri olmadığını fark ederek artık doğal yollardan gebe kalmak için geç olduğunu anlayıp yumurtalarını donduruyorlar. Fakat 35 yaş sonrası da yumurta dondurmak için geç bir yaş!

    Kadınları daha erken yaşlarda yumurtalarını dondurmaya çağıran Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, bu konuda şu bilgileri verdi:

    Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen
    Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen

    Yumurtalarınızı  20’li Yaşların Başında Dondurun 

    “Yumurtalarınızın dondurulması hamile kalacağınızı her zaman garanti etmez.” Çalışmalar; kadınların sadece %18’inin gebe kalma şansını yakaladığını gösteriyor.

    Kadınlar şanslarını artırmak için, yirmili yaşlarının başında yumurtalarını dondurmalı. Doğurganlık sorunu olmayan genç ve zinde kadınlar için yumurta dondurma başarısı çok daha büyüktür. Yumurtalar erken yaşta depolanırsa, ileride bebek sahibi olma şansı artabilir.

    Teknolojinin hızına rağmen, ileri yaşlarda dondurulan yumurtaların % 85’i çözüldüğünde canlı olmayabilir. İleri yaşlarda dondurulmuş oositten gebelik elde etme oranı % 8.2’ye kadar düşmektedir. Ve yaşa bağlı olarak gebelik elde etmek için gereken oosit sayısı 30 adete kadar çıkabilmektedir.


    42 Yaşından Sonra Önerilmiyor 

    Tüp bebek işlemi, iki yıldır düzenli korunmasız seks yoluyla gebe kalmaya çalışan 43 yaşın altındaki kadınlara çözüm olarak sunulmalıdır.

    Tüp bebek işlemi, genellikle 42 yaşın üzerindeki kadınlar için önerilmez, çünkü başarılı bir hamilelik şansının çok düşük olduğu düşünülür.

    Canlı doğumla sonuçlanan tüp bebek tedavilerinin % genellikle şöyledir:

    • 35 yaşın altındaki kadınlar için % 29
    • 35-37 yaş arası kadınlar için % 23
    • 38-39 yaş arası kadınlar için % 15
    • 40-42 yaş arası kadınlar için % 9
    • 43-44 yaş arası kadınlar için % 3
    • 44 yaş üstü kadınlar için % 2.”

    İşte Kış İçeceklerinin Cildimize Ve Güzelliğimize Faydaları 

    0

    Kış İçeceklerinin Güzelliğinize Faydalarını FOREO İle Tamamlayın

    Soğuk havalarda tercih ettiğimiz bitkisel içecekler sadece içimizi ısıtmakla kalmıyor, cildimize ve güzelliğimize de faydalı oluyor. Doğanın nimetleri bitkisel çayların yanı sıra Türk kültürüne özgü diğer kış içecekleri, İsveçli güzellik teknolojisi markası FOREO’nun sunduğu benzersiz cilt bakım çözümleriyle bir araya gelince bize kalan sağlıklı, pırıl pırıl ve tazelenmiş bir cilt oluyor.

    Soğuk kış günlerinde hem boğazımızı yumuşatmak hem kanımızı kaynatmak için hepimizin tercihi sıcak içecekler oluyor. Kimilerimiz bir bardak tavşan kanı çayla keyif yaparken, kimilerimiz ise farklı lezzetler arıyor ve çeşit çeşit bitki çayları tüketiyor. Bitki çayları içimizi ısıtırken sayısız faydalarıyla hem bedenimize hem ruhumuza faydalı oluyor. Tabii bir de cildimize! Yeşil çay, ıhlamur, adaçayı, rooibos çayı gibi bitki çaylarının yanı sıra kışın sevilen lezzetleri salep ve boza da cildimizin güzelliğine faydalı dokunuşlar yapıyor.

    Yeşil Çay Kırışıklıkları Yumuşatıyor

    Yeşil çay sağlıklı yaşam tutkunlarının çok sık tükettiği bir içecek… Faydaları saymakla bitmiyor. Ancak sadece çay olarak tüketilmiyor. Tonik olarak uygulandığında cildinize ferahlık veriyor. Gözenekleriniz sıkılaştırıyor ve cildiniz daha parlak görünmesini sağlıyor. Çay olarak tüketildiğinde ise kırışıklar ve güneş lekeleriyle savaşıyor. Üstelik kolajen deposu… Hatta E vitaminiyle birlikte kullanıldığında UV ışınlarına karşı korumayı artırdığı da biliniyor. Renk eşitsizlikleri ve elastikiyet kaybına karşı oksidatif hasarı nötralize ediyor, çizgi ve kırışıklıkların görünümünü azaltıyor.

    Salep Cildi Sıkılaştırıyor

    Kışın en sevilen içeceklerinin başında hiç şüphesiz ki birer İstanbul klasiği olan salep ve boza geliyor… Milyonlarca kişinin boğazdan vapurla geçerken en favori ritüeli olan salep, sadece eşsiz lezzetiyle damağımıza hitap etmiyor, güzelliğimizi de birebir etkileyebiliyor. Örneğin salep, düzenli olarak tüketildiğinde cildi sıkılaştırıyor ve parlaklık katıyor.

    Boza Nem Kazandırıyor

    Soğuk kış akşamlarında sokaktan geçen satıcının nârasıyla sürekli hatırımıza gelen boza ise içerdiği B12 vitamini ve diğer mineraller sayesinde cilt ve saç sağlığına olumlu katkı sağlıyor. Kuru ciltleri nemlendirirken, saç dökülmeleri önlüyor, cilde sağlıklı, mat ve parlak bir görünüm kazandırıyor.

    Ihlamur Cildi Gençleştiriyor

    Özellikle boğaz enfeksiyonu geçirenlerin sıkça yardımına başvurduğu ıhlamur, kozmetik sektöründe de yoğun olarak kullanılıyor. Cilt kremlerinde ve selülit karşıtı ürünlerde yaygın olarak kullanılan ıhlamur cildinize gençlik katıyor. Çiçek ve yapraklarıyla hazırlanan maskesi uçuk, siyah nokta ve sivilceler ile savaşıyor. Ayrıca ıhlamur cilt yüzeyinde kaşıntı, tahriş, soyulma gibi sorunlara da karşı da son derece etkili…

    Adaçayı Yaşlanmayı Geciktiriyor

    Karaciğeri temizleyen ve vücudu zararlı toksinlerden arındıran adaçayı ise cildi enfeksiyonlara karşı korurken, özellikle menopoz döneminde cilt yaşlanmasıyla savaşıyor.

    Rooibos Çayı Tahrişe Karşı Koruyor

    Son dönemde adını daha sık duymaya başladığımız rooibos çayının da sağlığa birçok olumlu etkisi bulunuyor. Çinko zengini bu çay, aynı zamanda bitkisel yağ olarak da pek çok cilt probleminin çözümü için kullanılıyor. Hafif yanıklar, pişik, tahriş, egzamadan kaynaklı kaşıntılar ve cilt kuruluğuna karşı etkili bir ürün olan rooibos çayı,uykusuzluk, gerginlik ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarına karşı da kullanılıyor.

    Kişiselleştirilmiş Cilt Bakımı

    Saydığımız bu içecek ve bitkisel çaylar cildi içten desteklerken, bu faydalarından en güzel şekilde istifade edebilmek için, cildinizi düzenli ve doğru rutinlerle korumanız gerekiyor. İsveçli güzellik teknolojisi markası FOREO, en yeni ürünü olan yüz temizleme ve sıkılaştırıcı masaj cihazı LUNA 3 ile ihtiyacınız olan cilt bakım çözümünü avucunuzun içine getiriyor. Akıllı telefonlara indirilebilen FOREO For You uygulamasıyla senkronize edildiğinde kişiye özel bir güzellik koçu gibi çalışan LUNA 3, bu sayede cildinizin ihtiyaçlarını ve gelişimini takip ederek size kişiselleştirilmiş bir bakım rutini sağlıyor. Cildinizi sadece iki dakika içinde derinlemesine temizleyen LUNA 3, dakikada yaydığı 8.000 titreşimle cildi kir, yağ, makyaj kalıntıları ve ölü hücrelerden% 99,5 oranında arındırıyor ve size sağlıklı, tazelenmiş ve ışıl ışıl bir cilt sunuyor.

    Sıkılaştırıcı Masaj Terapileri

    LUNA 3’ün arka yüzeyi ise sunduğu anti-aging etkili sıkılaştırıcı masaj terapileri yardımıyla cildinizi rahatlatıyor, düzenli uygulandığında ince çizgi ve kırışıkların görünümünü yumuşatıyor ve kullandığınız bakım ürünlerinin cildin daha derinine güçlü bir şekilde nüfuz etmesini sağlıyor. 16 farklı titreşim yoğunluğundan cildinize uygun olanı seçebilmenize imkan veren LUNA 3, göz, kontür, boyun ve ağız olmak üzere dört hedef bölgeye yönelik sıkılaştırıcı ve gençleştirici masajı terapisi de sunuyor. Medikal silikon yüzeyi sayesinde ultra hijyenik ve hipoalerjenik olan LUNA 3’ün normal, hassas ve karma ciltler için üç ayrı renkte modeli bulunuyor.

    İdrar Yolu Enfeksiyonu Sünnetsiz Çocuklarda 10 Kat Daha Fazla Görülüyor

    0

    “Sünnet; tıbben yapılması her zaman zorunlu olmasa da, başta idrar yolu enfeksiyonunu azaltmasıyla birlikte birçok faydası olan cerrahi bir işlemdir”

    “Sünnetsiz erkek çocuklarında, sünnetli olanlara göre 10 kat daha fazla idrar yolu enfeksiyonu görülmektedir” diyen İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Yıldız, sünnet ile alakalı en çok merak edilenleri açıkladı.

    Sünnet Ne Zaman Yapılmalıdır?

    Sünnetin faydaları üzerine sayısız çalışma olmasına rağmen, zamanlaması için verilmiş kesin bir karar hala yoktur. Çocuk psikolojisi uzmanları 3-6 yaş arası yapılmasının sakıncalı olduğunu söyleseler de bu fikir hala bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Yeni doğan döneminden itibaren sünnet, alanında uzman kişilerce kapsamlı hastanelerde güvenle yapılabilmektedir.

    Yarıyıl Tatili Sünnet İçin Uygun Zaman Mıdır?

    Sünnet sonrası ilk 24 saat çok önemlidir ve ilk hafta aşırı hareketlilikten kaçınılması gerekmektedir. Bu mevsimde, havalar soğuk olduğu için çocuklar için evde istirahat etmek daha kolay olmaktadır. Yazın dışarıda bisiklet binmek, parkta oynamak gibi yapılan aktiviteler bu dönemde yapılamadığı için sünnet sonrası dönem daha rahat geçmektedir. Aynı şekilde; çocukların okuldan ve derslerinden uzak kalmamaları açısından, yarıyıl tatili sünnet için daha uygun olmaktadır.

    Sünnet Kim Tarafından Ve Nasıl Yapılmalıdır?

    Sünnet basit bir işlem gibi görünse de ciddi komplikasyonları olabilen önemli bir cerrahi işlemdir. Bu sebeple üroloji veya çocuk cerrahi uzmanları tarafından ameliyathane şartlarında lokal veya genel anesteziyle yapılabilmektedir.

    Sünnet Öncesi Muayene Gerekli Midir?

    Sünnet sırasında veya sonrasında yaşanabilecek sıkıntıları önlemek için, çocuğun işlem öncesi sünneti yapacak hekim tarafından muayene edilmesi çok önemlidir. Halk arasında peygamber sünneti olarak bilinen “hipospadias” varlığı durumunda, sünnet kesinlikle yapılmamalıdır. Ailede veya kendisinde kanama rahatsızlığı öyküsü bulunan çocuklara mutlaka, öncesinde kan testleri yapılmalıdır. Yine çocuğun ek rahatsızlıkları ile ilgili doktor mutlaka bilgilendirilmelidir.

    Sünnet Sonrası Bakım Nasıl Olmalıdır?

    Sünnet sonrası ilk 24 saat, ağrı kesici kullanımı gerekebilmektedir. 3 gün boyunca doktor tarafından verilen krem, dikiş yerlerine sürülmelidir. Çocuklar sünnet sonrası birkaç gün içinde, duşa girebilirler. Cerrahi olarak iyileşme 3 gün içerisinde olsa da, görüntü olarak iyileşme 3 haftayı bulur.

    Bu Bağımlılıkta Kişi “Eşya” Aşeriyor!

    0

    Tüketim Bağımlılığı Uzmanlar Tarafından Dürtüsel Bozukluk Olarak Tanımlıyor

    Toplumun hemen her kesiminde ortaya çıkabilen tüketim bağımlılığını uzmanlar, dürtüsel bozukluklardan biri olarak tanımlıyor. Tüketim bağımlılığının madde bağımlılığına benzediğine dikkat çeken Psikiyatrist Alper Evrensel burada kişinin eşyaya aşerdiğini söylüyor. Kişinin elde ettiği nesne kısa sürede cazibesini yitiriyor sonrasında yenisiyle değiştirilmesini arzu ediyor. Bu kısır döngüye dönüşüyor.

    NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Alper Evrensel
    NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Alper Evrensel

    NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Alper Evrensel, tüketim bağımlılığının dürtüsel bozukluklardan biri olduğunu söyledi.

    İhtiyacı Olmadan Alışveriş Yapmak; Tüketim Bağımlılığı

    “Tüketim bağımlığı bir tür dürtü denetim bozukluğudur” diyen Dr. Alper Evrensel şunları söyledi: “İnsanın bebeklikten çıkıp çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemlerine doğru büyüdüğü sırada her dönem için denetleyebileceği dürtüleri vardır. Örneğin insan yavrusu, tuvaletini yapma dürtüsünü denetlemeyi 1-2 yaşında öğrenir. Tüketimin sınırlarını belirlemekte zorlanan ve ihtiyacı olmadığı halde sırf tüketmek amacıyla bir şeyler alma arzusunda olan kişilere tüketim bağımlısı denebilir. Yaşı büyüyerek yetişkinlik çağlarına gelmiş olmasına rağmen çocuksu özelliklerini sürdüren kişilerde görülebilen bir durumdur. Zira tüketim esasen çocuğun doğasıdır.”

    Tüketim Bağımlılığında Eşya Aşerilir

    Tüketim bağımlılığının madde bağımlılığı ile benzerlikleri olduğunu kaydeden Dr. Alper Evrensel, “Tüketim bağımlılığını hem gerçek hem de mecazi anlamda madde bağımlılığı ile benzeştirebiliriz. Gerçek anlamda maddeye, maddiyata yönelik karşı konulamaz bir arzu duyulur. Eşya aşerilir. Yeni edinilmiş her nesne kısa sürede cazibesini yitirir ve eskir. Eskimiş her nesnenin ise yenisi ile değiştirilmesi gerekir. Bu döngü bu şekilde sürer gider. Mecazi anlamda da bir nevi madde bağımlılığı vardır. Maddeye ulaştıkça tolerans gelişir ve daha çok istenir. Bu durum ise madden olmasa bile mânen bir ölümle sonuçlanır” diye konuştu.

    Altta Yatan Nedenler Araştırılmalı

    Tüketim bağımlılığının tedavi edilebilmesi için önce bu durumun kabul edilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Alper Evrensel, “Bir sorunun giderilmesi için öncelikle ortada bir sorun olduğunun kabul edilmesi gerekir. Bağımlılar ise ne yazık ki kendilerini bağımlı olarak görmezler. Bağımlılığın altında eğer depresyon gibi bir ruhsal hastalık yatıyor ise tedavisinde bu hastalığa yönelik ilaç ve terapi uygulanmalıdır. Terapiler çoğu zaman ham kişiliklerin olgunlaşmasında da çok önemli bir rol oynar. Bir fidanın usta bir bahçıvan elinde usulüne uygun şekilde budanarak büyütülüp verimli bir meyve ağacı hâline getirilmesi gibi” diye konuştu.