Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 268

    Kışa En Çok Yakışan Ruj Önerilerimiz

    0
    kış rujları

    Ruj denilince bu sezon trendlere doyduk diyebiliriz. Gloss’lar mı geri dönmedi, metalik rujlarla mı tanışmadık… Birçok cesur renk ve yapı aramıza katıldı. Ama her şeye rağmen kış denilince aklınızda bordoların, sıcak kahvelerin yeri ayrısa, gelin bu kış severek kullanacağınız rujlara yakından bakalım.

    Sıcak Kahveler ve Tarçınları Sevenlere

    En çok mat ve krem yapıdaki rujlara yakışan bu tonlar, kesinlikle kışın olmazsa olmazlarından. İster smokey göz makyajlarınızda, isterseniz gözlerinize sadece maskara uygulayarak bu tonları kullanabilirsiniz. Sıcak kahve severler, Kylie Cosmetics ve Mac Cosmetics mağazalarında birçok renk seçeneğine ulaşabilir.

    Makyaj Çantanızda Bulunsun: Gül Kurusu Rujlar

    Düğününüzden, günlük ofis makyajınıza kadar her ortama uyum sağlayacak bir renk varsa, o da kesinlikle gül kurusu! Gül kurusu rujlar her makyaja uymakla kalmıyor, üstelik birçok kıyafet kombiniyle de kolayca uyum sağlıyor. Her yapıda bulabileceğiniz bu renkten mutlaka makyaj çantanıza atmanızı öneriyoruz.

    Kış Denildiğinde İlk Akla Gelenlerden: Kiremit Ruj

    Açığı koyusu, bordoya kaçanı veya daha kırmızı olanı… Kiremit rujlar bizce kışın vazgeçilmezi. Özellikle kış gecelerine yakışan kiremit rujları kırmızıya alternatif olarak tercih edebilir, incecik bir eyeliner ile bakışları dudaklarınızda toplayabilirsiniz.

    Kadinvesaglik.org

    Kuru Saç Diplerine Ne Yapmalı?

    0
    saç diplerine çözüm

    Kuru saç dipleri de en az yağlı saçlar kadar bir sorun aslında. Saç bakımınıza dikkat ediyor, saçlarınıza olması gerektiği gibi davrandığınızı düşünüyorsunuz. Öyleyse neyi yanlış uyguluyor olabilirsiniz? Gelin birlikte bakalım.

    Doğal Yöntemleri Deneyelim

    Daha önce birçok saç maskesi tarifi paylaştık. Saç maskeleri, sadece kuru saç uçlarına, hacimsiz saç boylarına yardımcı olmakla kalmıyor. Evde bulunan, kolay erişilebilir malzemelerle de kuru saç dipleri için maske yapmak mümkün. Aloe vera jeli, zeytinyağı, mayonez gibi malzemelerden birini seçip, saç diplerinize masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Aloe vera, zeytinyağı veya mayonezi saç diplerinizde 20 dakika bekletip durulayarak saç diplerinizin yumuşamasını sağlayabilirsiniz. Bu maskeleri ihtiyacınıza göre haftada bir veya iki haftada bir tekrar etmeniz de, çözümün kalıcı olmasına yardımcı olacak.

    Saçlarımızı Kuruturken Dikkat!

    Islak saçla uyumak saçların kırılmasını ve elektriklenmesini kolaylaştırıyor. Bu yüzden genel bir kuru saç problemi yaşıyorsanız, saçlarınızı kurutmasanız bile ıslak uyumamaya özen gösterin. Ancak, ıslak saçla uyumak ne kadar zararlıysa, saçlarımızı yüksek ısıda kurutmak da bir o kadar zararlı. Özellikle saçımızı kuruturken fön makinesini yukarıda tuttuğumuz için saç diplerimizin aşırı kuruluğu bundan kaynaklanıyor olabilir. Bunun yerine, saçlarımızı daha düşük ısıda ve daha kısa sürede kurutmayı deneyebiliriz.

    Eczane Ürünlerine Şans Verin

    Kozmetik ürünler zaman zaman o kadar aklımızı çeliyor ki, bazen hangi ürün bize uygun, hangisi değil anlamakta zorluk çekiyoruz. Eğer kuru saç dipleri sizin için önemli bir sorun haline gelmişse, eczaneden saç tipinize uygun tercih edebileceğiniz ürünleri deneyebilirsiniz. Birçok dermokozmetik markanın farklı saç tiplerine göre ürünleri bulduğunu da hatırlatalım.

    Peki Ya Saç Boyaları?

    Hani 7’den 70’e derler ya, işte biz kadınlar için saç boyamak tam da öyle bir eyleme dönüştü. Artık hepimiz sık sık saç boyatıyor, canımız sıkıldıkça da renk değiştiriyoruz. Bu farklılıklar çoğu zaman ruhumuza iyi gelse de, bazen saçlarımız için sağlıksız sonuçlar verebiliyor. Özellikle saça yapılan açma işlemi saç dibinden itibaren yapıldığında, saç diplerinde yanma, batma ve kuruluk gibi hislere neden oluyor olabilir. Böyle durumlar için kendinize uygun saç boyası seçimine özen gösterebilir veya boyama işlemine diplere gelmeyecek şekilde başlayabilirsiniz.

    Kadinvesaglik.org

    Yılbaşı Yaklaşıyor! Klişe Olmayan Önerilerimiz Neler?

    0
    yilbasi hediye onerileri

    Yılbaşı denilince kim mutlu olmuyor ki? Belki sıcak şarap eşliğinde eşinizle romantik bir yılbaşı gecesi, belki sabahın ilk ışıklarına kadar dans ettiğiniz bir arkadaş aktivitesi, belki de sıcacık evinizde minik bir yemek. Planınız ne olursa olsun, yılbaşında gece 12’yi beklemekten daha eğlenceli bir şey varsa o da hediye alışverişi! O pek de iyi tanımadığınız, yılbaşı çekilişinde size çıkan arkadaşınızdan, sevgilinize uzanan geniş bir yelpazeyi düşündük ve ufak ilhamlar verelim istedik!

    Zevkler ve Hobiler, Ufak Detaylarda Saklıdır

    Kulaklığını yanından ayırmayan arkadaşınıza bir kulaklık kılıfı, spora başlayan kardeşinizi teşvik etmek için bir su matarası, iş yerinizde gelir gelmez burç yorumlarına okuyan kız arkadaşınıza ise burcuna ait bir burç taşı alabilirsiniz. Çevrenizdekilerde dikkat ettiğiniz ufak şeylerden yola çıkarak seçeneklerinizi çoğaltıp, kişiselleştirebilirsiniz.

    Erkekler Ne Söyler, Biz Ne Alırız?

    Eşinizin kullandığı parfümün bittiğini fark edip, yenisini almak da kesinlikle bir hoşluk. Ancak farklı hediyeler denemek istiyorsanız seçeneklerimizi biraz genişletelim diyoruz. Örneğin, son zamanlarda yaşlılık belirtilerinden şikayet eden eşinize bir yüz bakım seti almak onu mutlu edebilir. Kadınların aksine erkekler çoğu zaman bu hediyeleri yanlış anlamak yerine, kendileri satın almakla uğraşmak zorunda kalmadıkları için minnetle karşılarlar. Bunun dışında eşinizle kendinize bir masaj hediye etmek, beraber bulunmak isteyeceğiniz bir aktiviteye bir bilet satın almak da aranızdaki hediyeleşme anlayışına farklı bir dinamik getirebilir.

    Biraz Da Ev Kuşlarını Düşündük

    Bazılarımız var ki işten eve geldiğinde tüm gününü evde geçirmeye bayılıyor! Yemek hazırlama, salonu daha keyifli bir hale getirme veya tüm gün yatakta mayışma fikri o bazılarımız için birçok yılbaşı planından daha değerli. İşte çevrenizde ev kuşu dendiğinde akla gelen o kişi için yumuşacık pijama takımı, salon için mini battaniye veya mutfak için amerikan servisi gibi hediyeler düşünebilirsiniz. Daha detaylı önerilerimiz için Ev Dekorasyonu yazımıza da bakmayı unutmayın.

    Kadinvesaglik.org

    Ev Dekorasyonunda Kış Esintileri

    0
    kış dekorasyonu

    Ev dekorasyonu denilince de yaz – kış farklı mı olur, demeyin. Şöyle havalar soğuduğunda, camdan yağan karı seyrederken evimizde içimizi ısıtacak objeler ne güzel olur! Hazır yılbaşı da yaklaşıyorken hem kışa hem de yeni yıla uygun dekorasyon önerilerimize ne dersiniz?

    Basit ama Etkili: Mumlar

    Mumların evimize sıcacık bir hava kattığı kesin. Bu havayı kokulu mumlar, tarçın çubukları, kozalak gibi aksesuarlarla da pekiştirebilirsiniz. Örneğin mutfağınıza renk getirmek için bal kabağı süsleri, beyaz ağırlıklı salonunuzda ise koyu tonlar ağırlıklı kokulu mumlar tercih edebilirsiniz.

    Çeşit Çeşit Yastıklar Salonunuzdan Eksik Olmasın

    Salonda “cozy” diye tabir edilen sıcak ve konforlu havayı yaşatmanın yollarından biri de pofuduk, yumuşacık yastıklar. İster yılbaşı temalı, ister peluş, ister farklı desenlerden bir sürü yastığı birleştirerek siz de salonunuzu renklendirebilirsiniz. Salonun bu havasını tamamlamak için battaniye modelleri yazımıza da bakmayı unutmayın.

    Tabii ki Unutmadık: Yılbaşı Ağaçları

    İster rengarenk ister baştan aşağı beyaz.. Siz de yılbaşı ağacınızı istediğiniz temaya uygun süsleyebilirsiniz. Ayrıca mutfak, oturma odası gibi alanlarda da yılbaşı ruhunu yaşatmak istiyorsanız, bu odalara da minik çam ağaçları alıp onları da ufak süsler ve ışıklar ile süslemek eğlenceli olabilir.

    Işıkları Biraz Kısalım

    Bu önerimizin, romantik bir akşam geçirmek isteyen çiftleri de sevindireceğine inanıyoruz. İster kış bahçenize, ister salonda TV ünitenizin etrafında ufak, loş ışıklandırma dokunuşları yapabilirsiniz. Bu aydınlatmalar ile içinizdeki bir battaniyeyle kıvrılıp, sıcak çikolata içme fikri de pekişecek. Bizden söylemesi!

    Kadinvesaglik.org

    Kıko Mılano’dan Özel Koleksiyon: Party All Nıght

    0

    KIKO Milano’nun Party All Night koleksiyonuyla siz partide kaldıkça makyajınız da kalır.

    KIKO Milano, müziğin içinizi ısıtacağı ve arkadaşlarınızın en güzel halleriyle etrafınızı saracağı yılın partisine göz kamaştırıcı bir makyajla katılabilmeniz için Party All Night koleksiyonunu tanıttı. Koleksiyon, makyaja hazırlık aşamasında göz altı ve dudaklara uygulanan nemlendirici maskelerden, yüzünüze parıltı katacak far, allık seçenekleri ve makyaj koruma spreyine kadar çok geniş bir ürün yelpazesi sunuyor.

    Göz altlarına ve dudaklara canlılık kazandıracak “Prepping Eye” ve “Prepping Lip” maskeleriyle parti makyajı için ilk adımı atacaksınız. Serin bir his ve nem veren bu maskelerden sonra uygulayacağınız “Selfie Primer” cildinizdeki ton farklılıklarını ortadan kaldıracak.

    Holografik makyaj için…

    Party All Night koleksiyonun 16 saate kadar kalıcılık vadeden fondöten ve kapatıcı seçenekleri, 8 farklı tonla her cilt rengine uygun bir gölgeleme imkanı sunuyor. Yüzünüze parlaklık kazandırabilmek için “Jelly Highlighter” ile “Bubblegum Sparkle” veya “Crystal Prosecco” karıştırarak yanaklarınız, şakaklar veya dikkat çekmek için istediğiniz herhangi bir noktaya uygulamanız mümkün.

    Parti heyecanını yansıtan parlak, çarpıcı gözler 

    Koleksiyonun ışıltılı şampanya ve parlak gül renklerinde sunulan kalıcı göz farı (Lasting Eyeshadow) göz makyajınız için iyi bir baz olacak. Göz kapağınızın uçlarına doğru metalik mor veya koyu gümüş grisi renklerini uygulayarak gözlerinizdeki keskin bakış etkisini 8 saate yayabilirsiniz.

    Aynı kalıcılığı sunan uzun süre kalıcı Eyeliner ise yoğun altın, parti moru, canlı menekşe moru ve sonsuz siyah renk seçenekleriyle partiye yakışan göz makyajınızda güçlü etki yaratacak. Dört farklı tonda sunulan “Define & Fix Brows” fırçalı kaş kalemi ile kaşlarınız makyajınıza yakışır hale gelecek. Son olarak 24 saat kalıcı maskara (Lasting Mascara 24H) dağılmayan formülüyle kirpiklerinize yoğun panoramik hacim kazandıracak.

    Dudaklarınızda 10 saat sürecek etki!

    Son adımda ise dudaklarınızı 10 saat kalıcılığı olan gül kurusu, açık pembe, kırmızı ve leylak renk seçeneklerinde likit ruj (Metallic Lip Paint) ile renklendirmek kalıyor. Daha canlı renk tercih edenler için benzer tonlarda dudak parlatıcısı seçeneklerini deneyebilirsiniz. Yüzünüze makyaj sabitleyici “Glow Make Up Fixer” spreyi uyguladıktan sonra enerji dolu bir geceye artık hazırsınız demektir.

    Barbie Kariyer Bebeklerinden Eğitime Büyük Destek 

    0

    Barbie Kariyer Bebeklerinden Eğitime Büyük Destek 

     

    Barbie, 60. yılında 12 farklı meslekten oluşan kariyer bebekleri serisiyle çocuklara ilham vermeye devam ediyor.

    Hayal ettikleri mesleğe ulaşması için her zaman çocukların yanında olan Barbie, 15 Kasım – 31 Aralık tarihleri arasında satılan her Barbie kariyer bebeği için Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na (TEGV) 10 TL bağışlayacak.

    Her kız çocuğunun içindeki sınırsız potansiyeli bulması için ilham vermek amacıyla hazırlanan Barbie kariyer bebekleri, çocukları sevdikleri mesleklere yaklaştırırken, aynı zamanlarda eğitimlerine katkı da sağlıyor.

    Tüm Meslek Grupları Barbie Kariyer koleksiyonunda

    Prensesten cumhurbaşkanına, astronottan zooloğa tüm meslek gruplarında kızların başaramayacağı bir engel olmadığını dikkat çekmek amacıyla 60. yıla özel olarak geliştirilen Barbie Kariyer koleksiyonunda astronot, pilot, atlet, gazeteci, politikacı, itfaiyeci başta olmak üzere toplam 12 tane kariyer yer alıyor.

    Her Bir Barbie TEGV’e 10 TL Bağış 

    Barbie, 15 Kasım – 31 Kasım tarihleri arasında satın alınan her Barbie kariyer bebeği ile çocukların geleceği için TEGV’e 10 TL bağış yaparak ihtiyaç sahibi çocukların geleceğine yatırım yapıyor.

    İndirimler Alışveriş Bağımlılığına Sebep Oluyor

    0
    Dr. Gözde Gündoğdu Meydaneri

    “Black Friday” bizdeki adıyla “Efsane Cuma” 29 Kasım’da geliyor.

    “Black Friday” bizdeki adıyla “Efsane Cuma” 29 Kasım’da geliyor.

    Alışveriş siteleri ve markalar indirimlerine çoktan başladılar. Kargolar siparişlerin hızına yetişemiyor. Kısacası ihtiyacımız olan veya olmayan ne varsa internet üzerinden tek tıkla alabiliyoruz. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Gözde Gündoğdu Meydaneri, artan alışveriş bağımlılığını ve hangi durumlarda uzman yardımı alınması gerektiğini açıkladı.

    Alışveriş bağımlılığı (onyomani); kişinin ihtiyacı olsun olmasın, bu durumun kendisini maddi anlamda zorlamasına rağmen satın alma dürtüsünü kontrol edememesidir.

    Satın alamadığınızda kötü hissediyorsanız bağımlı olabilirsiniz!

    Alışveriş bağımlısı kişilerin, rutin günlük aktiviteleriyle meşgulken, neyi satın alacakları ile ilgili zihinsel uğraşıları vardır. Tabii ki de her sık alışveriş yapan ya da canı sıkıldığında rahatlama amaçlı alışveriş yapan kişinin bu davranışlarını, hemen rahatsızlık olarak nitelendiremeyiz. Daha çok sorunlu alışveriş davranışı kapsamında ele alabileceğimiz bu tabloda; eğer durum kişinin ailevi, sosyal ve iş yaşantısında birtakım sıkıntılara yol açmış, kişi bu sıkıntıların farkındaysa fakat satın almayla alakalı isteğine söz geçiremiyor, satın almadığında sıkıntı hissediyor ve bu durum süreğen ise; alışveriş bağımlılığından söz edebiliriz.

    Sebepleri çoğunlukla psikolojik!

    Alışveriş bağımlılığının sebepleri, kişiden kişiye değişmekle beraber en yaygın gördüğümüz nedenleri;

    • * Olumsuz duyguların rahatlatılması amaçlı
    • * Duygusal boşluk hissini bastırmak için
    • * Değersizlik duyguları ile tetiklenen bir itki ile değerli yeterli ve güçlü hissetmek için
    • * Ötekilerle rekabet hissi (daha kalitelisini, fazlasını daha ucuza aldım düşünceleri, ürünün başkaları tarafından kapılacağı korkusu)
    • * İndirimi kaçırma korkusu
    • * Bazı psikiyatrik rahatsızlıklar (depresyon, bipolar bozukluk, dürtü kontrol bozuklukları, kişilik bozuklukları vb)

    şeklindedir. Sonuçta kişi; ihtiyaç dışı ve bütçeyi zorlayan harcamalara yönelir, bu durumda da gittikçe şiddetini arttıran, kontrol edilemez bir noktaya ulaşır.

    Aile, iş ve sosyal yaşantınız etkilenebilir!

    Alışveriş bağımlılığı, sonuçları ile kişinin aile iş ve sosyal yaşantısını etkiler. Maddi sıkıntılar nedeni ile eşler arası boşanmalara varabilen geçimsizlik, önceden birikmiş borçların kapatılması için yakın çevreden sürekli borç isteme ve geri ödeyememe, yasal problemler, sıkıntı ve utanç hissi, hayat kalitesinin düşmesi ile artan çaresizlik hissi, iş yerinde konsantrasyon bozuklukları bu problemler arasında sayılabilir. Bir süre sonra bu kişilerin evlerinde; açılmamış paketler, gardıroplarında hiç giyilmemiş etiketi üzerinde duran kıyafetler, ‘’Bir gün lazım olur belki, alayım da bulunsun’’ düşüncesi ile alınıp bir köşeye atılmış objeler birikmektedir.

    Bu tavsiyeleri not edin!

    Alışverişe çıkmadan önce ihtiyaç listesi yapmak ve liste dışı bir şey almamak, açlık, uykusuzluk ve yoğun mutsuzluk gibi olumsuz duygular hissedilirken alışverişe çıkmamak, kredi kartı kullanmak yerine nakit ödeme yapmak, can sıkıntısına yönelik farklı alternatif aktiviteler bulmak, çok beğenilen ve arzu edilen bir ürün ile alakalı ihtiyaç olmadığı fark edildiğinde o ürünü satın almayı bir süre ertelemek, telefona gelen ve sosyal medyada görülen kampanya mesajlarını okumamak, içerisindeki ürünün fonksiyonelliğine katkısı olmayacak ambalajlara karşı uyanık olmak; sorunlu alışveriş davranışı olan kişilerin bireysel olarak yapabileceklerinden sadece bazılarıdır. Buna rağmen kişi satın alma dürtüsünü kontrol edemiyor ise, yardım alması gerekmektedir.

    “Tedavide kişinin farkında olması oldukça önemli”

    Tedavisinde öncelikle; kişinin bu duruma yönelik farkındalığın arttırılması hedeflenir. Sonrasında ise kişinin alışveriş davranışını kontrol edememesine neden olabilecek, çoğunlukla kendisinin de farkında olmadığı altta yatan nedeni saptamaya yönelik adımlar atılır. Bu neden; kişinin duygusal karmaşaları, yüzleşmekten kaygı duyup kaçındığı içsel yaşantıları olabileceği gibi majör bir psikiyatrik bozukluk da olabilir. Sadece alışveriş davranışına odaklanmak, alışverişi kesmek problemi yüzeysel olarak azaltıyor görünse de, etkinliği düşük olup tekrarlamaya neden olabileceği için tedavi altta yatan nedene göre şekillenir. Tedavide bireysel psikoterapi, grup psikoterapisi ve gerekiyor ise aile tedavisi, farmakoterapi kullanılmaktadır.

    Akciğer Kanserinde “dumanlı” Tablo

    0

    Akciğer Kanserinde “dumanlı” Tablo 

    Dünyada ve Türkiye’de en sık görülen, en ölümcül kanser türlerinin başında gelen akciğer kanserine yakalanma yaşı düşüyor. Son veriler akciğer kanserine yakalanma yaşının 50’lerden 40’lı yaşlara gerilediğini gösteriyor.Akciğer kanserine, %90 oranında, tütün ve tütün ürünleri neden oluyor. Üstelik sadece içenler değil, yakın çevreleri de risk altında. İçmek değil, dumana maruz kalmak yeterli! 17 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Günü kapsamında Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, çağın vebası akciğer kanseriyle savaş için çağrıda bulundu: “Çocuklar ve gençlerin sigaraya tanışması ve başlaması önlenmeli. Sigara içenler hemen bırakmalı. Dumanla vedalaşanın ya kendi ya da çevresinin hayatı kurtuluyor.”

    Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de “17 Kasım Akciğer Farkındalık Günü”, erken tanıya ve yakalanma riskine karşı tütün ürünlerinden uzaklaşmanın önemine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Zira başta sigara, pipo, nargile gibi tütün ürünleri ve hava kirliliği akciğer kanserine yakalanma oranlarının her geçen gün biraz daha yükselmesine neden oldu. Bu nedenle sigaraya yönelik farkındalığın ve erken teşhis ile tedavi şansının artırılması hayati değerde.17 Kasım Akciğer Farkındalık Günü kapsamında yürüttüğü bilinçlendirme ve erken tanı çalışmalarıyla dikkat çeken Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Altuğ Koşar, akciğer kanserinin önüne geçmek için tütün ürünlerinden tamamen uzak durmanın önemine ve erken tanıyla ömür süresini arttığına dikkat çekti.

    Akciğer kanseri görülme oranı eskiden erkeklerde yüksekti ancak kadınlarda sigara içme oranının artmasıyla artık durum eşitlendi

    Akciğer kanseri görülme oranının eskiden erkeklerde yüksek olduğunu ancak kadınlarda sigara içme oranının artmasıyla artık durumun eşitlendiğini vurgulayan Koşar, “Kansere yakalanma yaşı da gerilemeye başladı. Eskiden 50 üzerinde, 60’lı yaşlarda görülen akciğer kanserine günümüzde 40-50 yaş arası daha sık rastlanmaya başlandı” dedi.Akciğer kanserinin yüzde 90 oranında sigara ve tütün ürünlerinden kaynaklandığının altını çizen Koşar, “Pipo, nargile, elektronik sigaralar akciğer kanserine sebep oluyor. Bunun yanında büyük şehirlerdeki çevre kirliliği, hava kirliliği de akciğer kanseri nedenleri arasında. Ayrıca, KOAH, tüberküloz da akciğer kanseri oluşumuna neden olan diğer risk faktörleri” dedi.

    Yani hiç içmeyene göre, iki paket içen kişinin 20-25 kat fazla akciğer kanserine yakalanma riski var

    Prof. Koşar, şöyle devam etti: “Günde ne kadar sigaranın içildiği, içindeki katran ve nikotin oranları, içe çekme miktarı ya da sadece dudak tiryakisi olmak gibi değişkenlerin hepsi akciğer kanserinde etkili. Sigara içmeyen hastanın akciğer kanserine yakalanma oranı yüzde bir ise, günde bir paket içen hastanın yakalanma oranı %10-12 civarındadır. Günde iki paket sigara içiyorsa bu oran % 20-25’e çıkıyor. Yani hiç içmeyene göre, iki paket içen kişinin 20-25 kat fazla akciğer kanserine yakalanma riski var”

    “Dumana maruz kalmayın”

    Akciğer kanserinden korunmada en etkili yönteminin sigara başta olmak üzere tütün ve tütün ürünlerini kullanmamak olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Koşar, “Aile içinde içen biri varsa ne yazık ki dumanından yanında bulunan eşi, çocuğu etkileniyorlar. Nerdeyse sigara içmiş kadar oluyorlar. Türkiye’de günümüzde kapalı yerlerde sigara içilmemesi büyük avantaj. En azından insanlar başkalarının içtiği sigaradan zarar görmemiş, etkilenmemiş oluyor.” dedi.

    Öksürük, kilo kaybı ve nefes darlığına dikkat! 

    Akciğer kanserinin belirtileri arasında başta geçmeyen öksürük, nefes darlığı, kanla karışık balgam çıkarma ve göğüs ağrısı geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Koşar, bir ayda vücut ağırlığının yüzde beşinden fazlasının ani kaybı, iştahsızlık, ani ses kısıklıklarının da önemli belirtiler olduğunu anlattı. Koşar, şunları söyledi: “Balgamla karışık kan gelmesi bazen verem olarak düşünülebilir. Akciğer kanserinde de atlanmaması gereken belirtilerden biridir. Öksürük, göğüs ağrısı, nefes darlığı genellikle ‘üşüttüm’, ‘soğukta kaldım’ gibi gerekçelerle geçiştiriliyor. Ama bunlar uzun süre devam ediyorsa mutlaka göğüs cerrahisine başvurulmalı. Genetik geçiş de bir risk faktörü, ailesinde bu hastalıktan olan hastaların daha dikkatli olması, kontrollerini yaptırması gerekiyor”

    Erken tanı hayat kurtatır 

    Pek çok hastalıkta olduğu gibi akciğer kanserinde de erken tanının hayati önemine dikkat çeken Prof. Dr. Koşar ileri evrelerde tedavinin başarı oranının yüksek olmadığını, erken tanı alan hastalarda ise ameliyat sonrası beş yıllık sağ kalım oranının % 80’lere çıkabildiğini söyledi. Ancak hastaların genelde geç dönemde hastanelere başvuruda bulunduğuna dikkat çeken Koşar, “Ne yazık ki bize başvuran hastaların ancak dörtte birini ameliyat edebiliyoruz. Çünkü, başvurduklarında akciğer kanseri ileri evrelere gelmiş oluyor. Ameliyat yapamıyoruz. Diğer tedavi yöntemleri olan kemoterapi ve radyoterapi uyguluyoruz” dedi.

    TEK AKCİĞERLE YAŞANABİLİYOR

    Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Altuğ Koşar

    Akciğer kanserinde ilk tercih edilmesi gereken yöntemin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Koşar, bazı hastalarda sadece cerrahinin yeterli olduğunu, bazılarında ise ameliyat sonrası kemoterapi ve radyoterapinin tedaviye eklenebildiğini belirtti. Bazı durumlarda ise önce radyoterapi ve kemoterapiyle tümör boyutunu küçültüp ardından ameliyat yaptıklarını anlatan Koşar, gelişen teknolojiyle birlikte komplikasyon oranı çok düşük başarılı ameliyatlar yaptıklarını, akciğerinin birisi alınan hastaların tek akciğerle rahatlıkla yaşayabildiğine dikkat çekti.

    Çare: Sigaradan uzak durmak 

    Prof. Dr.Koşar, akciğer kanserinde önleyici tedavinin tütün ve tütün ürünleri kullanımının önüne geçmekle mümkün olabileceğini söyledi. Tütün kullanımına engel olmak gerektiğini anlatan Koşar, sigaranın sadece akciğer kanseri değil içeriğindeki dört bini aşkın kanserojen madde nedeniyle neredeyse tüm kanserlerde etkili olduğuna dikkat çekti. Koşar, akciğer kanserinin engellenmesi için çocukların, gençlerin sigaraya başlamasının önlenmesi, içenlerin sigarayı bırakması, toplumda farkındalığın oluşturulması gerektiğini ekledi.

    Nasıl Giyelim? Oversize Kazaklar

    0
    kazak stili

    Kazak sezonunda yükselen trendlerden biri de kazakların üzerimizde oversize durması. Oversize, diye tanımladığımız tarza kısaca kıyafetlerin üzerimizde salaş, büyük beden durması diyebiliriz. Oversize giyim, eşofmandan kabanlara her parçada kullanılabilse bile günlük hayata en kolay ve şık uygulayabileceğimiz halinin kazak gibi parçalar olduğunu düşünüyoruz. Öyleyse bize birkaç beden bol görünen bu kazakları nasıl kombinleyeceğimize yakından bakalım! Bir diğer Nasıl Giyelim? buradan ulaşabilirsiniz.

    Baştan Aşağı Bol Giyelim!

    Tek renk kombinler, yumuşak tonlar ilginizi çekiyorsa bu kombinlere göz atmanızda yarar var. Baştan aşağı bejlere, grilere, beyazlara bürünebileceğiniz bu görünümler hem şıklık hem de kombin oluşturma kolaylığı yaratıyor. Siz de evinizde midi boy eteklerinize uyumlu tonlarda kazaklarınızı raflardan çıkarıp, bu görünümleri kendinizde deneyebilirsiniz.

    Derinin Yumuşak Dokularla Uyumundan Yararlanın

    Eğer deri parçalar giymek sizi fazla maskülen veya sert bir tarzın içerisinde hissettiriyorsa, deriyi daha yumuşak dokulu üstlerle kombinlemeyi deneyebilirsiniz. Bunun için de oversize, renk renk kazaklar olmazsa olmaz diye düşündük. İster deri pantolon, ister deri eteklerinizle bol kazaklarınızı birleştirip, yeni bir görünüm oluşturabilirsiniz.

    Jeanler Olmazsa Olmaz!

    Kazaklardan söz etmişken, jeanlerle kombinlemeyi atlamak olmazdı. Dolabınızda kurtarıcı renklerde bir oversize kazak bulundurursanız, her renk her modelde jean ile hızlıca kombinleyebilirsiniz. Üstelik şık görünmek de cabası!

    Kadinvesaglik.org

    Supermom Alışveriş Festivali Hilltown AVM’DE

    0

    Küçükyalı Hilltown AVM, anne-çocukları bir araya getiren 7. Supermom Alışveriş Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. 29-30 Kasım ve 01 Aralık tarihlerinde düzenlenecek festivalde söyleşiler, sürpriz hediyeler Hilltown AVM ziyaretçilerini bekliyor.

    İstanbul’un Anadolu yakasında ziyaretçilerine yeni nesil alışveriş ve yaşam merkezi deneyimi sunan Küçükyalı Hilltown AVM, birbirinden keyifli etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

    alışveriş festival

    Küçükyalı Hilltown AVM’nin bu yıl yedinci kez düzenlenen Supermom Alışveriş Festivali ile ziyaretçilerine keyif dolu alışveriş günleri yaşatacak. Supermom Alışveriş Festivali’nde birbirinden seçkin tasarımlar ve rengarenk ürünler, çekilişler ve sürpriz hediyeler misafirleriyle buluşacak.

    Küçükyalı Hilltown AVM içerisinde düzenlenecek olan festival alanında, AVM misafirleri yapacakları alışverişlerinde sürpriz hediyeler kazanma fırsatı yakalayacak. 29-30 Kasım ve 01 Aralık 2019 tarihlerinde saat 10.00-19.00 arası gerçekleşecek olan festivale AVM ziyaretçileri ücretsiz olarak katılabilecek.

    Kadinvesaglik.org