Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 45

    Yenilenen Uni Baby Saç Ve Vücut Şampuanı Bebeklerin Cildinde %70’e Varan Nemlendirme Sağlıyor

    0

    Bebeklerin farklı gelişim evrelerinden, bu evrelerde değişen ihtiyaçlarından ve annelerden aldığı ilhamla tüm ürün ailesini geliştiren Uni Baby, bebek bakımında ailelerin güvenilir yol arkadaşı olmaya devam ediyor. 

    Türkiye’nin öncü bebek bakım markası Uni Baby, Saç ve Vücut Şampuanı’nı içeriğinden ambalajına kadar yeniledi. Cilde uygunluğu Alman Dermatest Laboratuvarınca 5 Yıldız Üstün Kalite Belgesi ile onaylanan* Uni Baby Saç ve Vücut Şampuanı doğal kaynaklı içeriği ile nazik bir temizlik sağlarken, her banyoda %70’e varan nemlendirme** ile cildi temizliyor.

    “Bebek cildi, dış etkenlerle nemini hızlı bir şekilde kaybedebiliyor”

    Bebek cildinde nemlendirme konusuyla ilgili görüşlerini paylaşan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Rahmi Tuna Tekin, “Yetişkin cildine göre daha geçirgen ve yaklaşık olarak %30’a kadar daha ince olan bebek cildi; su, sabun, şampuan gibi dış etkenlerle nemini hızlı bir şekilde kaybedebiliyor” diyor. Ailelerin cildin nemini koruyan, bebek cildine uygun ürün beklentisinden yola çıkan Uni Baby, Saç ve Vücut Şampuanı’nda yeniliğe gitti. Yenilenen Uni Baby Saç ve Vücut Şampuanı, %70’e varan nemlendirme sağlıyor, cildi kurutmadan temizliyor.

    “Doğal kaynaklı içeriklerin yanı sıra bebek cildindeki nemlendirme de şampuan kategorisinde bir ayrışma noktası” 

    Uni Baby Pazarlama Müdürü Cansu Canşe, yenilenen şampuana ilişkin, “Yaptığımız tüketici içgörü araştırmalarında, doğal kaynaklı içeriklerin yanı sıra bebek cildindeki nemlendirmenin de şampuan kategorisinde bir ayrışma noktası olduğu belirledik. Bebeği için en iyisi ve doğalını arayan, bebeğinin zihinsel ve bedensel gelişimine eşit derecede önem veren ebeveynler için Uni Baby Saç ve Vücut Şampuanı’nı yeniledik. Hem saç hem de vücut için kullanılabilen ürünümüz yenilenen içeriği ile ciltte nemlendirme sağlarken, yenilenen bulut şişesiyle banyo saatlerini bebekler ve anneleri için oyun zamanına dönüştürüyor” dedi.

    5 Yıldız Üstün Kalite Belgesi 

    Uni Baby Saç ve Vücut Şampuanı’nın cilde uygunluğu ve kalitesi, Alman Dermatest Laboratuvarı tarafından klinik olarak test edilip, 5 Yıldız Üstün Kalite Belgesi ile onaylandı.

    Ürün ambalajında yenilik

    Uni Baby ambalajları, bulut formundan ilham alınarak yenilendi. Uni Baby Saç ve Vücut Şampuanı, yenilenen şişeleri ile eğlenceyi banyo deneyimi ile buluşturuyor. 

    İhtiyaca yönelik, fayda odaklı seçenekler

    Uni Baby Kolay Tarama Saç ve Vücut Şampuanı, zor taranan saçların kolayca açılmasını sağlarken, yumuşacık ve pürüzsüz bir görünüm kazanmasına yardım ediyor. Papatya özleri içerenUni Baby Tatlı Rüyalar Saç ve Vücut Şampuanı, uyku öncesi banyolarda bebeklerin rahatlamasına yardımcı oluyor. Uni Baby Keyifli Banyolar Saç ve Vücut Şampuanı ise nemlendirici özelliği ile bilinen aloe vera özleri sayesinde banyoyu bebekler ve ebeveynleri için keyfe dönüştürüyor.

    Bacaklardaki İstem Dışı Hareketler Ve Periyodik Titreşimlere Dikkat!

    0
    BACAKLARDAKİ İSTEM DIŞI HAREKETLER

    Huzursuz bacak sendromu, toplumda oldukça sık görülen başlangıçta özellikle akşam saatlerinde iken hastalığın ilerleyen dönemlerinde gündüz de yaşanabilen, istirahate geçme ile ortaya çıkan bacaklarda ağrı çekilme karıncalanma gibi şikayetler oluşturan bir rahatsızlıktır.

    Kişi tipik olarak bu rahatsızlığı ortadan kaldırmak için bacaklarını oynatma, sallama bazen de kalkıp yürüme isteği duyar. Bu şekilde yakınmaları kaybolan hasta tekrar istirahate geçtiğinde veya yatağına yattığı zaman şikayetleri yeniden ortaya çıkar. 

    Yeni Yüzyıl Hastanesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Nöroloji Bölümünden Doç Dr Ülkü Figen Demir ‘Huzursuz bacak sendromu’ ile ilgili bilgiler verirken, bu hastalık demir eksikliğinin de habercisi olabilir dedi. Hastalığa sahip kişilerin %50 sinde aile öyküsü bulunduğu ifade ederken; özellikle böbrek yetmezliği, diyabet, anemi, demir eksikliği, Multıpl Sclerozis, Parkinson hastalığı, omurilik hasarlanması, nöropati gibi patolojilerin mevcut olduğuna da dikkatleri çekti. 

    Toplumda görülme sıklığı yaklaşık %10 civarındadır. Kadınlarda erkeklere oranla biraz daha fazla görülür. Her ne kadar erken yaşlarda belirtiler deneyimlenebiliyor olsa da özellikle 40-50 li yaşlarda semptomlar belirgin hale gelir. 

    Bugün için sebebi tam olarak belli değildir. Ancak vücutta dopamin denilen bir maddenin işlev bozukluğu teorisi en yaygın kabul gören teorilerden biridir. Sorgulandığı zaman hastaların önemli bir bölümü kendi şikayetlerine benzer yakınması olan akrabalarının varlığını belirtir. Yapılan çalışmalardan çıkan sonuçlara göre yaklaşık hastaların %50 kadarında aile öyküsü bulunmaktadır. 

    Huzursuz bacaklar sendromu bazen, altta saptanabilir bir nedene bağımlı olmadan ortaya çıkar. Bir grup hasatada da özellikle böbrek yetmezliği, diyabet, anemi, demir eksikliği, Multıpl Sclerozis, Parkinson hastalığı, omurilik hasarlanması, nöropati gibi patolojıler mevcuttur. Sayılan hastalıklar dışında gebelik te hastalığın şiddetini arttıran faktörlerden sayılabilir.

    Ağrı uyuşma karıncalanma gibi hoş olmayan duyumlar çoğunlukla diz ve ayaklar arasında görülmekle birlikte nadiren de kolda hissedilir. Başlangıçta bir süre tek taraflı hissedilebilse de zamanla ıkı yanlı hale gelir. Semptomların özellikle akşam saatlerinde artıyor olması ve hareket ettirmek, yürümekle azalması tipik özellikleri oluşturur. Bu durumdan kaynaklı sabit oturmak gereken sinema tiyatro gibi aktiviteler zorlayıcı hale gelebilmektedir. 

    Tüm bunların hem fiziksel, hem de psikolojik yansımaları olur ve kişinin uyku bozukluğu yaşaması ile sonuçlanır. Öyle ki bazen hastaların temel şikayeti, uykuya dalamamaktır ve doğrultuda sorgulandığı zaman asıl tanının Huzursuz Bacaklar Sendromu olduğu anlaşılır.

    Tedavide öncelikle altta belirlenebilir bir sebep saptanabilmiş ise hastalığın tedavisi temel oluşturur. Özellikle demir eksikliğinin tedavisi üretkenlik çağındaki kadın hastalarda önemlidir. Diyabet böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı olanların ise hastalığını ortadan kaldırma şansı olmasa da metabolik problemleri en az seviyeye çekmek semptomları kontrol altına alabilmek için önemlidir. 

    Bu temel yaklaşımlar yetersiz kaldığı durumlarda ilaç tedavileri gündeme gelmektedir. En çok kullanılan ve etkınliği en yüksek ilaçlar Parkinson hastalığı veya sara hastalığı tedavisinde kullanılan bazı ajanlardır. Hastalık genel olarak ilerleme eğilimindedir kullanılan ilaçlar ise bir süre sonra etkisisz hale gelebilmektedir. Bu nedenle en etkili alternatiflerin mümkün olduğunca hastalığın ilerleyen dönemlerine saklanması, ilaç etkisiz hale geldiyse diğer ajana geçilerek o tedaviye bir süre ara verilmesi gerekebilmektedir.

    İncek’te Yaşam Başladı

    0
    incek te yasam basladi

    Besa Grup tarafından Ankara’nın gözde yerleşim yerlerinden İncek’te 54 dönüm arazi üzerine inşa edilen 604 konutlu Kent İncek projesinde 2 blokta inşaatlar tamamlandı. 5 tipte konutun yer aldığı proje, doğayla baş başa bir yaşam sunacak.

    Oturum başladı

    Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin birçok şehrinde konut projelerine devam ettiklerini belirten Besa Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Efe Bezci, “50 yıllık geçmişiyle Besa, bugüne kadar 6 binden fazla konut üretti.  Sadece insanları bir çatı altında toplamak yerine sosyalleşecekleri, komşuluk ilişkilerini geliştirecekleri, huzur ortamı bulacakları, hemen yakınlarında sosyal donatılar olacak projeler hayata geçiriyoruz. Kent İncek de Besa’nın sürdürdüğü kalite anlayışının yansıdığı en prestijli projelerimizden. 2 blokta inşaatlar tamamlandı, oturum başladı. 3 blok da bu yıl sonunda tamamlanacak” dedi.

    Doğayla iç içe yaşam

    Kent İncek projesi hakkında bilgi veren Efe Bezci, “Lüks ve yüksek standartlı 5 farklı tipte konutlar bulunuyor. Mogan Gölü manzaralı projede, farklı boyuttaki daire seçenekleri kalite ve konforun adresi olurken, proje hem şehir merkezine kolay ulaşım hem de doğayla iç içe bir yaşam alanı sunacak” diye konuştu.

    Bodrum’a özel proje

    Bezci, Kent İncek’in yanı sıra devam eden projeler hakkında ise şunları söyledi: “Ankara’nın ilk AVM si olan Galleria AVM’yi “Strip mall” konsepti ile yeniden düzenledik ve kiralamasını tamamlayarak hizmete açtık. Ankara’da ‘Avrupa’nın En Büyük Outleti’ projemizin geliştirme çalışmaları da aynı hızla devam ediyor.

    Ayrıca The BO Viera ile Bodrum’un en büyük inşaat, çevre, plan ve peyzaj revizyonunu hayata geçirdik. Toplam 150 dönüm arazi üzerinde tamamı deniz ve gün batımı manzaralı 315 villa ve rezidanstan oluşan, Hilton grubunun üst segment, soft branded markası CURIO’nun 85 odalı otelinin yer aldığı, arazinin doğal eğimlerini çok başarılı biçimde kullanan, mimarinin peyzajın içerisinde eridiği The BO Viera tamamlandığında Bodrum’un doğasına saygılı en önemli projesi olacak.”

    İzmit Çarşısı’nın 2. İyilik Şenliği 2-3 Temmuz’da gerçekleşiyor!

    0
    İzmit Çarşısı’nın 2. İyilik Şenliği 2-3 Temmuz’da

    Kocaeli’nin doğa ve insan dostu topluluğu İzmit Çarşısı, ekolojik ve sosyal açıdan adil olmaya niyetli üreticilerle, onlardan alışveriş yapmayı tercih eden ‘türetici’leri buluşturmaya devam ediyor.


    Çevreye ve insana saygılı üretim yapmak isteyen üreticileri bünyesine katarak her geçen gün büyüyen İzmit Çarşısı’nın 2. İyilik Şenliği, 2-3 Temmuz tarihlerinde İzmit Cumhuriyet Parkı’nda düzenlenecek.

    2. İyilik Şenliği yine dopdolu geçecek

    İzmit Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından Good4Trust ile işbirliği içerisinde yürütülen İzmit Çarşısı’nda gıdadan el emeği ürünlere kadar birçok kategoride seçenek yer alıyor. İzmit Belediye Başkanı Av. Fatma Kaplan Hürriyet ve Good4Trust Kurucu ve Kışkırtıcısı Dr. Uygar Özesmi’nin katılımıyla gerçekleşecek 2. İyilik Şenliği’nde İzmit Çarşısı üreticilerinin lezzetli tadım etkinlikleri ve stantları yer alacak. Şenlik kapsamında panelsöyleşi, ücretsiz atölyeler, canlı müzik performansları ve yoga etkinliği düzenlenecek. Çocuklu aileler ise, çocuklar için kurulacak alanda keyifli bir gün geçirebilecek.

     
    Sürdürülebilir bir şenlik!

    İyilik Şenliği’nin sürdürülebilir bir etkinlik olması için şenlik alanında pet şişelerde su satılmayacak. Bunun yerine katılımcılar, su sebillerinden ücretsiz olarak geri dönüştürülmüş karton bardaklarla su ihtiyacını karşılayabilecek. Şenlikte Dr. Uygar Özesmi ve İklim Aktivisti Selin Gören’in katılımıyla ‘Türetim Ekonomisi ve Gezegenin Geleceği’ başlığında bir panel gerçekleşecek. Ayrıca ünlü şef Ayşegül Özdemir ile Atıksız Mutfak Pratikleri söyleşisi yapılacak.

    TAP Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği’nin ‘Pil Adam’ maskotu çocukları bilinçlendirmek amacıyla şenlik alanında yer alacak. Şenlik katılımcılarına şeffaf atık pil toplama kutuları hediye edilecek.

    Gezegenin geleceği ve yeryüzündeki tüm canlılar için iyiliği çoğaltmak isteyenler, 2-3 Temmuz’da İzmit Çarşısı 2. İyilik Şenliği’nde bir araya gelecek. Etkinlik hakkında detaylı bilgi almak ve gelişmelerden haberdar olmak için İzmit Çarşısı sosyal medya hesapları takip edilebilir.

    Derinlemesine Temizlik İçin Basit Ama Faydalı Tüyolar

    0
    Derinlemesine Temizlik

    Yaz her ne kadar tüm neşesi ve renkleriyle gelse de açtığımız pencerelerden giren toz ve özellikle bayram dönemindeki kalabalıklaşmanın etkisiyle kirlenen evlerimiz, daha fazla temizliğe ihtiyaç duyuyor. 

    Yüzeysel temizlik düzenli bir ev ortamı sağlasa da; yaşam alanlarımızın derinlemesine temizlenmesi, çıplak gözle görülemeyen ve sağlığımız üzerinde ciddi etkileri olan parçacıkların ortadan kalkması için de çok önemli. Temizlik konusunda yaptığı araştırmalar ve sunduğu teknolojilerle fark yaratan Dyson; özellikle yaklaşan bayram öncesinde evlerimizi nasıl derinlemesine ve kolay şekilde temizleyeceğimize dair soruların cevabını veriyor.

    1.Adım- Evi güzelce havalandırın

    Hijyen sağlamanın en önemli yöntemlerinden biri ev ortamına temiz havanın hakim olmasıdır. Bu nedenle evinizin temizliğine başlamadan önce yapmanız gereken şey, evin bütün odalarını havalandırmak. 

    2.Adım- Temizliğe salondan başlayın

    Temizliğe, en çok vakit geçirdiğimiz yer olan, salondan başlayın. Üzerlerine örtü de örtseniz koltuklar toz akarları, deri pulları ve polen gibi diğer alerjenlerle birlikte büyük kirler tutabilir. Süpürgenizin mini motorlu başlığıyla koltuklarınızı derinlemesine temizleyin ve geniş yüzeylerindeki tozu yok edin. Aynı işlemlerin yataklarınıza da uygulanması gerektiğini unutmayın. Ardından kıvrılabilen aralık temizleme başlığını kullanarak koltuk arkalarında ve köşelerde birikmiş ve ulaşılması zor olan tozları temizleyin. 

    Salonda atlanmaması gereken bir diğer detay da çok fazla toz tutan dekoratif ve küçük objeler. Süpürgenizin yüzey çizmeyen toz alma fırçasıyla yavaş ve hassas bir şekilde küçük eşyalara zarar vermeden tozlarını alın. Bu başlığı aynı zamanda televizyon, bilgisayar gibi hassas cihazlarınızın temizliğinde de kullanabilirsiniz.

    Son olarak toz ve kir, lifler arasında saklanabileceği ve mikroskobik yaşama devam edebileceği için halılarınızı temizlemeye biraz daha özen gösterin. Güçlü bir süpürge kullanmak en iyi seçeneğinizdir. Yavaşça süpürdüğünüzden emin olun. Kalın tüylü halılar için yüksek torklu anti-tangle başlık, gömülü tozu yok etmede harikalar yaratabilir aynı zamanda saç ve tüyleri başlığa dolanmadan hazneye ulaştırarak kolay temizlik sağlar.

    3. Adım- Mutfak ve Duvarlar

    Evin en çok kullanılan alanlarından biri de mutfaklar. Eğer uzun süredir dolap içlerini temizlemediyseniz, dolap içlerinde biriken tozlar zamanla küfe yol açabiliyor bunu unutmayın.

    Mutfakta yükseğe montelenmiş olan dolapların içini süpürgenizin yumuşak toz alma fırçasını kullanarak temizleyin ve çekmeceleri de süpürmeye özen gösterin. Mutfak dolapları, tavan köşeleri ve duvar araları gibi ulaşılması zor yerler için süpürgenizin aralık temizleme başlığını, up-top adaptörünü (bükülebilen başlık) veya uzatma hortumunu kullabilirsiniz. Tezgah üzerini de nemli bir bez yardımıyla silebilirsiniz.

    Özellikle duvar köşelerinde bulunan örümcekleri temizlemeyi de unutmayın. 

    4. Adım – Son Dokunuşlar

    Biriken tozlar havada uçuşma eğilimindedir ve yüksek noktalarda birikir. Eğer evinizde jaluzi veya panjur varsa bunları da temizlemeyi unutmayın.

    Süpürgenizin kombinasyon başlığını veya yumuşak toz alma fırçasını kullanarak jaluzileri ve panjurları temizleyebilirsiniz. Sadece süpürerek temizliğinizden yüzde yüz verim almanız pek mümkün değil. Var olan halı, perde veya koltuk örtüsü gibi eşyaları yıkamalısınız. 

    Tüm evi son kez süpürmek için süpürgenizin yüksek torklu temizleme başlığını kullanabilirsiniz. Böylelikle evinizde halı varsa, başlık değiştirme ihtiyacı olmadan halı ve sert zeminlerde derinlemesine temizlik yapabilirsiniz. Artık konuklarınızı ağırlamaya hazırsınız!

    Bir Ayın Yarısını Baş Ağrısı İle Geçiriyorsanız Kronik Migreniniz Olabilir!

    0
    kronik migren

     29 Haziran Dünya Kronik Migren Farkındalık Günü’nde hastalıkla doğru mücadele için ipuçlarını paylaşan Küresel Migren ve Ağrı Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Derya Uludüz, hastalığın doğru yönetimi için baş ağrısı konusunda uzman hekime başvurmanın önemine vurgu yaptı.

    Son yıllarda sıklığı artış gösteren kronik migren; kişinin fiziksel ve mental performansını büyük oranda etkileyen, günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayan ciddi bir tablo. Türkiye’de yaklaşık 1 milyon hastanın yaşamı kronik migren nedeniyle olumsuz etkileniyor. Kişilerin sosyal hayatında çok ciddi sıkıntılara yol açabilen hastalık, iş hayatlarını da son derece olumsuz etkileyebiliyor. Araştırmalara göre, migrene bağlı baş ağrısı önemli ölçüde iş gücü kaybına da sebep oluyor.1

    Toplumda yüzde 1,4 – 2,2 oranında görülenkronik migrenin tanısının, kişinin bir ay içinde baş ağrısı yaşadığı gün sayısı ile ilişkili olduğunu anlatan Küresel Migren ve Ağrı Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. DeryaUludüz, “Kronik migrende hasta en az 3 ay boyunca ayda 15 gün ve üzerinde baş ağrısı ile karşı karşıya kalır ve bu baş ağrılarının en az 8’i migren belirtilerini içerir. Ağrı dönemlerine sıklıkla depresyon, anksiyete ve farklı kronik ağrı tipleri de eşlik eder. Bütün bu semptomlar, kişinin hayatını son derece olumsuz etkiler.” diye konuştu.

    “Migren, hele ki kronik migren üretkenlik dönemindeki nüfusta en fazla engelliliğe yol açan hastalık”

    Küresel Migren ve Ağrı Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Saime Füsun Mayda Domaç ise, migren hastalığının ekonomik boyutlarına dikkat çekti. Domaç, “Türkiye’de migrenin hasta başı doğrudan tıbbi maliyeti 3 bin TL’nin üzerinde, toplam ekonomik yükü ise yaklaşık 27,9 milyar TL. Ülkemizde migrene yönelik toplumsal farkındalığın ve yenilikçi tedavilere erişimin artmasıyla birlikte migrenin gerek ülke ekonomimiz gerekse sosyal güvenlik sistemimiz üzerindeki ekonomik yükü azaltılabilir.” dedi.

    “Hastalığın doğru yönetimi için baş ağrısı uzmanına başvurmak önemli”

    Prof. Dr. Derya Uludüz ve Prof. Dr. Saime Füsun Mayda Domaç’ın verdiği bilgilere göre, kişilerin migrenin günlük yaşamlarını ne sıklıkta etkilediği ve ayda kaç gün baş ağrısı yaşadıklarıyla ilgili kayıt tutmaları önem taşıyor. Uludüz, hastalıkla mücadele için uzman hekime başvurmanın önemine de değindi. “Bir ayın yarısını ya da yarısından fazlasını baş ağrısı ile geçiriyorsanız, kronik migreniniz olabilir. Ağrı ile mücadelenin etkin bir şekilde yönetilebilmesi için, kronik migrene doğru ve zamanında tanı koyulması büyük önem taşıyor. Araştırmalara göre, kronik migrende her 10 hastanın 7’si yanlış tanı almakta ve çoğu hasta uygun tedaviyi alamamaktadır. Baş ağrısının karakterine ve süresine göre en doğru tanıyı baş ağrısı alanındaki uzman bir hekim koyabilir.” dedi.

    Kronik migrenle ilgili detaylı bilgilere https://www.kronikmigren.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

    Zirveye Ulaşanlar Yardıma İhtiyaç Duymaz mı?

    0
    zirveye ulasanlaryardima ihtiyac duymaz mi

    Yönetici danışmanı, yazar ve psikolog Eddi Anter bizim için cevapladı:” Zirveye Ulaşanlar Yardıma İhtiyaç Duymaz mı?”

    “Zirveye ulaşmak zor iştir, meşakkatlidir, emek ister sabır gerektirir. Yol üzerindeki taşlar engel değil basamaktır. O yüzden pek çoğu zirveye yaklaşmadan pes eder ve rahatlık alanında kalır. Zirveye ulaşanların kimi orada kalmayı becerir kimi de kısa bir süre sonra geldiği yere geri gider. Yani her babayiğidin harcı değildir tepeye çıkmak ve orada kalmayı başarabilmek.” 

    diye sözlerine başlayan Eddi Anter devam etti:

    “Chief Executive Officer (CEO), Chief Financial Officer (CFO), Chief Information Officer (CIO), Chief Operating Officer (COO), Chief Marketing Officer (CMO), Chief Technology Officer (CTO) gibi terimler ve yönetici ünvanları dilimizde ve iş yerlerimizde mevcuttur. Kendi alanında bilgi, beceri veya tecrübeye sahip olan yönetim koltuğundaki bu kişiler genellikle zirvede dururlar.”

    “Yardım istemek güçlü olanların işidir.”

    “Ne yazık ki pek çok insan yardım istemeyi bırakın, fikir almak konusunda bile cimri davranır. Her şeyi bildiğini zannetmek hata yapmaya davetiye çıkarmak demektir. Üst düzey yöneticilerin de düştüğü en basit tuzak budur. Aslında Yardım istemek güçlü insanların işidir.

    Yönetim kurulundakiler yardım almayı zayıflık, cahillik ya da güçsüzlük olarak görürler. Bunun tam tersi de geçerlidir. Zirvede yalnız olan kişinin üzgün hissetmeye, yorgun olmaya hatta yalnız kalmaya hakkı yoktur. Gerçek olan orada olan kişilerin pek çoğu yalnızdır; hiçbir şeylerini paylaşacak yakın arkadaş veya dostları genelde yoktur belki de çok azdır. Dışarıdan bakıldığında bunu anlamak elbette zordur. Yönetim koltuğunda oturan kişilerin yardıma ihtiyacı olduğunu düşünmek akla gelmez. Onların her şeyi biliyor olması gerekir. En azından böyle varsayılır. Her şeyden haberdar olmaları, kriz durumlarında ne yapmaları gerektiğini bilmeleri gerekir. Onlardan beklenen budur. 

    Peki, üst düzey bu yöneticiler birine danışmadan, yardım almadan nasıl sürekli aynı yeri koruyabilir veya zirvede kalabilirler? Zor iş. Çözümü var aslında. Danışmanlık hizmeti tam olarak bunu sunar. Düzenli alınan bireysel danışmanlık hizmeti iş ve özel yaşamı kapsayan terapi içeriği ile eksik yanların tamamlanmasını, zaafların farkına varılmasını, yöneticinin kendini geliştirmesi ve değiştirmesi suretiyle konumunu ve gereklerini her zaman başarı ile korumasını sağlayacaktır. Bunun için atılması gereken ilk adım desteğe, yardıma ihtiyaç olduğunu kabul etmektir. 

    Sonrası zaten gelir…

    Maksat kafadaki düşünceleri değiştirmek. Düşünceler değişince ruh hali de değişiyor. Haliyle farkındalık artıyor başarı ve performans oranı da yükseliyor. ” diyen Eddi Anter’in bu konuda kullandığı birebir kişisel yönetici danışmanlığı programı var. 

    Kişisel Yönetici Danışmanlığı, standart hazırlanmış, kalabalık guruplar için sunulan etkisi kısa süren kişisel eğitimlerinden öte kişiye özel bir değişim ve dönüşüm hizmetidir. “Vaktim yok, sabrım yok, ihtiyacım yok” zihniyetindeki yöneticiler için ideal bir programdır. Şahsi ihtiyaçları tespit ederek çözüm üretmek, sonuç odaklı kalıcı çareler bulmak bu danışmanlık hizmetinin başarı sırrıdır.

    Kurban Bayramı Bağışınız Otizmli Çocukların Eğitimine Destek Olsun

    0
    Kurban Bayramı bağışınız otizmli çocukların eğitimine destek olsun

    Tohum Otizm Vakfı, Kurban Bayramı’nda herkesi otizmli çocukların eğitim burs fonuna destek olmaya çağırıyor.

    2003 yılından bu yana otizm spektrum bozukluğu’ olan çocukların erken tanısının konulması, özel eğitimi ile topluma kazandırılmasına öncülük edilmesi ve bunun yurt çapında yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalarını sürdüren Tohum Otizm Vakfı, bu Kurban Bayramı’nda herkesi otizmli çocukların eğitim burs fonuna destek olmaya çağırıyor.

    Erken Tanı, Yoğun ve Sürekli Eğitim ile Otizmli Çocuklar Yeniden Doğabilir!

    Çocuğun çevresi ile yeterli sosyal ilişkiler kuramaması, dil-iletişim alanında belirgin gelişimsel sorunlar göstermesi ve takıntılı davranış biçimlerine sahip olması ile tanımlanan otizmin günümüzde bilinen tek çaresi erken tanı ile yoğun, sürekli özel eğitim. Bilimsel araştırmalar, erken tanı ve doğru bir eğitim yöntemi ile yoğun olarak eğitim alan çocukların yaklaşık yüzde ellisinde otizmin belirtilerinin kontrol altına alınabildiğini, gelişim sağlanabildiğini, hatta bazı otizmli çocukların ergenlik yaşına geldiklerinde diğer arkadaşlarından farkı kalmadığını gösteriyor. 

    Kurban kesimi olmaksızın eğitim burs fonuna destek 

    Kurban Bayramı’nda bağış yaparak otizmli çocukların eğitim burs fonuna destek olmak isteyenlerhttps://www.tohumotizm.org.tr/bagis/ internet sitesi üzerinden bilgileri doldurarak otizmli çocukların eğitim burs fonuna bağışta bulunabiliyor. Yapılan her bir bağış, otizmli çocukların uygun eğitimi alarak topluma kazandırılması için dayanak oluyor. Bağışların geliri, kurban kesim vecibesi yapılmaksızın eğitim burs fonuna aktarılıyor. 

    Bayram tebriğiniz için online sertifika

    Kurban Bayramı’nda uzaktaki yakınlarını ve sevdiklerini hatırlayarak mutlu etmek isteyenler, Tohum Otizm Vakfı bayram tebrik sertifikalarını https://www.tohumotizm.org.tr/bagis/bagis-sertifikalari/ adresi üzerinden online ve basılı olarak satın alabiliyor. Alınan her bir sertifika otizmli çocukların geleceğine katkıda bulunuyor. 

    Kurban Bayramı’nda Tohum Otizm Vakfı’na yapılacak tüm bağış ve destekler için kaynak@tohumotizm.org.tr adresine mail atarak ya da 0212 244 75 00 no’lu telefondan iletişime geçerek de ayrıntılı bilgi alınabiliyor. 

    Yaz tatilinde hobi edinmek çocukların yetenek ve becerilerini geliştiriyor

    0
    Yaz tatilinde hobi edinmek

    Okullar kapandı, miniklerin heyecanla beklediği uzun yaz tatili başladı. İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları (İTÜ GVO) Rehberlik Bölümü, ilkokul ve ortaokul çağlarındaki çocukların yaz tatilini verimli bir şekilde değerlendirebilmeleri için önerileri bir araya getirdi. 

    Uzun bir pandemi döneminin ardından yaz mevsimini verimli şekilde geçirmek için program yapmanın önemli olduğunu vurgulayan uzmanlar, tatil programında çocukların ihtiyaç duyduğu derslere yeniden odaklanması, kitap okuması, oyun oynaması, eğlenmesi ve gezi gibi etkinliklere katılması gerektiğinin altını çiziyor.



    Kitaplar sınırsız hayal gücünün kapılarını aralıyor


    Eğitim – öğretim yılı içerisinde çoğunlukla ders kitaplarına vakit ayıran çocuklar için yaz tatili bulunmaz bir fırsat. Özellikle günün en sıcak saatleri, kendi seçtikleri kitapları okumaları için uygun bir zaman dilimi olabilir. Yaz tatilinde okuyacakları kitapları seçme konusunda çocuklara seçim özgürlüğü sunmak, okumayı bir zorunluluk yerine, keyif veren bir tercih olarak görmelerini sağlar. 


    Teknoloji ve internet doğru kullanıldığında güçlü bir eğitim aracı


    Teknoloji ve internet doğru kullanıldığında güçlü bir eğitim aracıdır fakat velilerin takibi ve yönlendirmesi de oldukça önemli. Çocukların kullandığı program ve oyunların içeriklerini denetleyerek, eğitsel içerikli oyunlara yönlendirme yapılabilir. 3-5 yaş dönemindeki çocuklar için anımsama, gruplandırma, el-göz koordinasyonuna ilişkin görevler içeren programlar, 6-8 yaş için okuma, yazma, mantık yürütmeyle ilgili etkinlikler, 9-12 yaş için ise soyut kavramlar, ileri düzeyde sorun çözmeyi içeren materyaller seçilebilir. 

    Bilgisayarda geçirilen vakti kontrol altında tutabilmek için ise bilgisayarı koridor veya ortak çalışma odası gibi yetişkinlerin takip edebilecekleri bir yere koymak gerekir. Çocukların bilgisayara ayırdığı toplam süre bir oturuşta yarım saatten fazlaysa yetişkinler sınırlandırmaya gidebilir, ara vermeleri konusunda yönlendirme yapabilir.


    Hobiler yetenek ve becerileri eğlenerek geliştirmeye katkı sağlıyor


    Çocukların spor, sanat ve diğer alanlarda, kendi seçeceği bir konuda hobisinin olması; yetenek ve becerilerini eğlenerek geliştirmesine katkı sağlar. Anne ve babalar çocukların zamanlarını verimli geçirmeleri, özgürce yönetebilmeleri ve hobilerinden keyif alabilmeleri için planlamalarına destek olabilir. Bu amaçla yapılabilecek olan bazı aktiviteler;

    • Doğada yürüyüş ve tırmanışlar,
    • Ailecek keyifli bir bisiklet gezisi,
    • Bir büyüteçle doğayı gözlemlemek,
    • Bahçeyle veya saksı bitkileri ile ilgilenerek yeni bitkiler dikmek,
    • Mevsim meyvelerinin çekirdeklerini toprağa ekerek keyifle büyümelerini takip etmek,
    • Sokak hayvanları için dostluk maması almak,
    • Eski mahalle oyunlarını oynamak,
    • Doğa ile iç içe kitap okumak,
    • Kendi açık hava sinemasını oluşturmak, 
    • Ailece mutfak günleri düzenleyerek birlikte yemek yapmak,
    • Koleksiyon yapmak, (yaprak, düğme vs.)
    • Paten kaymak,
    • Kalabalık gruplar halinde kamp kurmak…

    Karting Heyecanı Tuzla’da Devam Ediyor

    0
    Karting Heyecanı Tuzla'da Devam Ediyor

    MOTUL 2022 Türkiye Karting Şampiyonası, 02-03 Temmuz tarihlerinde Tuzla Karting Park’ta düzenlenecek 3. ayak yarışlarıyla devam ediyor.

    ICRYPEX ve Tuzla Belediyesi’nin katkılarıyla Tuzla Motorsporları Kulübü tarafından düzenlenen organizasyon 53 katılım ile bugüne kadarki en yüksek katılım sayısına ulaştı. Mini kategoride 13, junior kategoride 12, senior kategoride 17, master kategoride 6 ve micro kategoride de 5 sporcu podyum için ter dökecek.

    Yarışlar 02 Temmuz Cumartesi günü antrenman seanslarıyla başlayacak. Sıralama turları saat 13.20’de, günün ilk yarışı 14.30’da başlayacak. 03 Temmuz Pazar günü ise saat 10.40’ta başlayacak yarışlar, 17.00’deki ödül töreniyle sona erecek.

    Tuzla Belediyesi Şelale Park içinde yer alan Tuzla Karting Park Pisti’ndeki yarışlar her iki gün de ücretsiz olarak izlenebilecek.