Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye haritası üzerinden yayınladığı verilerine göre, 8-14 Şubat 2021 tarihleri arasında Kovid- 19 vaka sayılarının en yüksek olduğu Trabzon için yeni kısıtlama kararı alındı. İlde virüsün cenaze namazları ve taziye ziyaretleri ile yayıldığının belirlenmesi üzerine namazlara katılım 30 kişi ile sınırlandırıldı.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı Koronavirüs vaka sayılarına ilişkin haritada pozitif vaka oranının en fazla olduğu illerin başında gelen Trabzon için valilik harekete geçti. Trabzon Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, cenaze namazlarına katılım sınırlaması getirildiğini bildirildi.
Açıklamada, “Koronavirüs tedbirleri kapsamında, valiliğimiz tarafından daha önce de duyurulduğu üzere, cenaze namazlarına katılım 30 kişiyle sınırlandırılmıştır. Ayrıca, cenaze evlerinde akşamları toplu olarak bir araya gelmekten mutlaka kaçınılması gerekmektedir” denildi.
TRABZON NÜFUSA GÖRE EN ÇOK VAKA GÖRÜLEN İLİMİZ
Tüm dünyayı etkisi altına alan Korona virüsün Türkiye‘deki ilk günlerinden itibaren inişli ve çıkışlı haritasıyla dikkat çeken Trabzon’da tabloya göre her 100 bin kişide 228.02 vaka tespit edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kademeli normalleşmede illerin durumuna göre karar alınacağını açıklamasından sonra illerdeki toplam vaka sayısı merak konusu oldu. Buna göre Trabzon, Rize, Ordu, Giresun ve Samsun nüfusa göre en çok vakanın görüldüğü iller oldu. Doğu ve Güneydoğu’daki illerin son sırada yer aldığı listede 3 büyükşehir de ortalamanın altında.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mart ayı itibarıyla kademeli normalleşmeye geçileceğini ve illerin düşük, orta, yüksek, çok yüksek riskli olarak sınıflandırılacağını söylemesinin ardından illerdeki toplam vaka sayıları merak edilmeye başladı. Hafta başında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın illere göre 100 bin kişide haftalık vaka sayısını açıklamasından sonra nüfusunu göz önüne alarak illerdeki toplam vaka sayısını derledik.
KARADENİZ’DEKİ İLLERİN VAKA SAYILARI ZİRVEDE
İşte nüfusa oranla en yüksek koronavirüs vaka sayısı bulunan 10 il;
TRABZON: Zirvedeki 811 bin 901 nüfuslu Trabzon’da haftalık vaka bin 851 olurken günlük vaka sayısı 264 olarak kaydedildi.
RİZE: İkinci sırada yine bir Karadeniz kenti olan Rize geliyor. 344 bin 359 nüfuslu Rize’de haftalık vaka sayısı 697 olurken günlük ortalama vaka 100 oldu.
ORDU: 761 bin nüfuslu Ordu’da haftalık vaka sayısının bin 840 olduğu görülürken günlük ortalama vaka sayısı 211 dolayında seyrediyor.
GİRESUN: Dördüncü sırada yine bir Karadeniz kenti olan Giresun geliyor. 448 bin nüfusa sahip Giresun’da haftalık vaka sayısı 827 oldu, günlük vaka sayısı ise 118 olarak görüldü.
SAMSUN: Beşinci sıradaki 1 milyon 356 bin nüfuslu Samsun’da ise nüfusa 2 bin 323 haftalık vaka bulunuyor. Günlük vaka ise 332 seviyelerinde.
OSMANİYE: Altıncı sırada Osmaniye bulunuyor. 548 bin nüfuslu Osmaniye’de haftalık vaka sayısı 767, günlük vaka sayısı ise 110 oldu.
TOKAT: 7’inci sıradaki Tokat 597 bin nüfusa sahip. Tokat’ın haftalık vaka sayısı 709 olurken günlük ortalama vaka sayısı 101 seviyesinde olduğu görüldü.
KARAMAN: 8’inci sıradaki 254 bin nüfuslu Karaman’da haftalık vaka sayısı 263 oldu, günlük vaka sayısı da 38 seviyesinde.
ADIYAMAN: 9’uncu sıradaki 632 bin nüfuslu Adıyaman’da ise haftalık vaka sayısı 636 olurken günlük ortalama vaka sayısının 91 olduğu görüldü.
GÜMÜŞHANE: 10’uncu sırada ise yine bir Karadeniz kenti geliyor. 141 bin nüfuslu Gümüşhane’de haftalık vaka sayısı 138 oldu. Günlük ortalama vaka sayısı ise 20 seviyesinde oldu.
DOĞU VE GÜNEYDOĞU’DAKİ İLLER LİSTENİN SON SIRASINDA
Doğu ve Güneydoğu illeri ise her 100 bindeki haftalık vaka sayısına göre listenin sonlarında yer aldı. Nüfusa oranla en düşük koronavirüs vaka sayısı bulunan 10 il şöyle:
ŞIRNAK: Zirvedeki 537 bin nüfuslu Şırnak’ta haftalık vaka sayısı 42, günlük vaka sayısı 6 oldu.
HAKKARİ: İkinci sırada 280 bin nüfuslu Hakkari yer aldı. Hakkari’de haftalık vaka sayısı 27, günlük vaka sayısı 4 oldu.
BİTLİS: 3’üncü sırada 350 bin nüfusuyla Bitlis geldi. Bitlis’te haftalık 36 vaka görülürken günlük vaka sayısı da 5 olarak kaydedildi.
BATMAN: 4’üncü sıradaki 620 bin nüfuslu Batman’da ise haftalık vaka 77, günlük vaka 11 oldu.
VAN: 5’inci sırada ise Van geldi. 1 milyon 149 bin nüfuslu Van’da haftalık vaka 171, günlük vaka 24 olarak görüldü.
MARDİN: 6’ıncı sıradaki 854 bin nüfuslu Mardin’de ise haftalık 131 vaka, günlük 19 vaka olduğu saptandı.
MUŞ: 7’inci sırada ise Muş geldi. 411 bin nüfuslu Muş’ta haftalık 67 vaka, günlük 10 vaka görüldü.
DİYARBAKIR: 8’inci sıradaki 1 milyon 783 nüfuslu Diyarbakır’da haftalık vaka 313 olurken günlük vaka da 45 olarak saptandı.
KARS: 9’uncu sıradaki 284 bin nüfuslu Kars’ta ise 51 haftalık, 7 günlük vaka tespit edildi.
SİİRT: 10’uncu sırada ise Siirt geldi. 311 bin nüfuslu Siirt’te haftalık 71, günlük 10 vaka tespit edildi.
3 BÜYÜKŞEHİRDE DURUM
İstanbul, her 100 bindeki haftalık vaka sayısına göre sıralanan listede 29. sırada yer alırken günlük ortalama vaka sayısı 1330 oldu. Geçen aylarda “Türkiye’nin Vuhan’ı” olarak anılan Ankara, Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı listede 52. sırada yer aldı. 5 milyon 663 bin 322 nüfusu olan Ankara’nın günlük ortalama vaka sayısının da 287’ye düştüğü görüldü. 100 bindeki haftalık vaka sayısı 44.39 olan 42. sıradaki İzmir’de günlük ortalama vaka sayısı ise 279.
Korona virüs salgını ile birlikte içinde bulunduğumuz zorlu dönem yeme alışkanlıklarımızı da değiştirdi. Toplumda salgın ile birlikte kendini gösteren kaygı, korku, belirsizliği yönetmekte güçlük çekme ve sosyal izolasyon birçok kişinin yeme alışkanlıklarının da değişmesine sebep oldu.
Yeme bozukluklarının kaygı veren unsurların arttığı dönemlerde, daha sık görüldüğünü belirten Psikolog Dr. Feyza Bayraktar, “Yeme bozukluğu davranışı genellikle kişi için hayatla ve hayatın getirdiği acı, stres ve kaygı ile baş etme yöntemlerinden bir tanesi haline gelebilir. Kişi, huzursuzluk veren bir duyguyla baş etmek yerine sonrasında kendisini kötü hissetse bile hayatının bir parçası haline gelen, alışık olduğu yeme bozukluğu davranışını tekrarlayarak acı hissetmekten kaçma yolunu tercih edebilir. Yeme bozukluğu, kişi için bir tür konforsuz konfor alanı haline gelebilir. “ dedi.
Koronovirüs salgını ile birlikte hepimizin maruz kaldığı ani hayat değişiminin yeme bozuklukları konusunda önemli bir tetikleyici olduğunu belirten Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Duygu yönetme becerilerinde problem yaşayan birçok insan, günlük yaşamda rutin hale gelen stresi yönetmekte zorluk çekerken, bir de üzerine pandemi sürecinin belirsizliğini yönetmenin zorluğu eklenince yeme bozukluğu problemi ile karşı karşıya kaldı. Kaygı, korku, can sıkıntısı gibi duyguları hissetmekten kaçmak ve haz alma ihtimali ile bazı yiyeceklere daha fazla yönelmek ve bu yiyeceklerden bolca hatta bazen kontrolü kaybetmiş bir şekilde tüketmek, içinde bulunduğumuz süreçte duyguları hissetmekten kaçmak için yaygın olarak başvurulan yöntemlerden bir tanesi haline geldi.”
Seçimleri kontrol etmek elimizde. Duyguların farkına varınPsikolojik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan yeme bozukluğu davranışı ile ilgili gecikmeden destek alınması gerektiğini belirten Psikolog Dr. Feyza Bayraktar şunları söyledi:
“Öncelikle duyguları sağlıklı şekilde yönetmeyi öğrenmek gerekir. Bunun için de içinde bulunduğumuz gerçekliği hoşumuza gitmese bile olduğu gibi kabul edip, bu süreçte hissettiğimiz duyguları yargılamadan kabul edip hissetmek için kendimize izin vermeliyiz. Duyguları hissetmekten kaçmaya çalışmak, kendine zarar verici davranışlara dönüşebilir. Bazı duygular ne kadar acı verse bile tüm duyguların geçici olduğunu, mutluluk gibi acının da bir süre sonra geçeceğini hatırlamamız gerek. Günlük yaşamımızda duygu durumumuzu olumlu yönde etkileyecek etkinlikleri yaşamımıza sokmamız, sıkıntı veren durumlara karşı toleransımızın artmasına da destek olur. Pandemi sürecinde olduğumuz için dışarıda yapılan etkinliklerin, sosyalleşmenin çok daha kısıtlı olması sebebiyle, evde yapılabilecek hobiler geliştirmek, nefes egzersizleri yapmak gibi genel duygu durumu olumlu yönde etkileyecek etkinlikleri günlük rutinin bir parçası haline getirmek genel duygu durumu olumlu yönde etkilemeye, duyguları daha sağlıklı yönetmeye yardımcı olacağı gibi yeme atakları ile mücadele etmek için de katkı sağlayacaktır.”
Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, vaka sayısının nüfusa oranla en düşük olduğu il 100 bin kişide 7,82 oranla Şırnak oldu. Şırnak’ın başarısını sahada yürütülen aktif çalışmaya bağlayan İl Sağlık Müdürü İsmail Başıbüyük, “Ekiplerimiz esnaf esnaf dolaşarak vatandaşlara Kovid-19 ile mücadelede farkındalık oluşturdu” ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanlığı dün il bazında haftalık koronavirüs vakalarını açıkladı. 8-14 Şubat tarihleri arasında vaka sayısı her 100 bin kişide Ankara’da 35,49, İzmir’de 44,39, İstanbul’da 60,19 oldu. Nüfusa oranla en çok vaka sayısı Trabzon’da 228,2; Rize’de 202,44; Ordu’da 194,42; Giresun’da 184,34 ve Samsun’da 171,29 olması dikkat çekti. Hakkari’de her 100 bin kişide 9,55 olan vaka sayısı, Şırnak’ta 7,82 kişi olarak açıklanması ise dikkatlerden kaçmadı. Şırnak’ın bu başarısının sırrını ise Şırnak İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Başıbüyük verdi.
GÜNLÜK VAKA SAYISI 6
Sağlık Bakanlığı verilerinden yola çıkıldığında 537 bin 762 nüfuslu Şırnak’ta haftalık vaka sayısının 42, günlük vaka sayısının ise 6 olduğu anlaşılıyor.
ntv.com.tr’nin haberine göre; Şırnak İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Başıbüyük, Şırnak’ta vakaların bu denli düşük olmasındaki başarının sırrını anlattı.
Başıbüyük, Şırnak’ın nüfusu, konumu ve insan hareketliliğine dikkat çekti. 537 binden fazla nüfusuyla kentin hane başına düşen kişi sayısı en yüksek il olduğunu söyleyen Başıbüyük, “Ayrıca, Türkiye’nin en işlek sınır kapılarından biri olan Habur Sınır Kapısına ev sahipliği yapması sebebiyle insan hareketliliğinin yüksek olduğu bir yer” dedi.
“MÜDAHALEMİZİ İHTİYAÇ VE DİNAMİKLERE GÖRE BELİRLEDİK”
Bu hareketliliğe rağmen vaka sayısını pandemi boyunca kontrol altında tutmayı başardıklarını belirten Dr. Başıbüyük, şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde ve Sayın Sağlık Bakanımız Dr. Fahrettin Koca’nın sık sık gerçekleştirdiği online toplantılarda doğrudan verdiği talimatları hızlıca uygulamaya koyduk. İl sağlık müdürlüğü olarak pandeminin başından beri çok istekli bir yönetim ve saha ekibiyle beraber çalıştık. Ayrıca Valimiz Sayın Ali Hamza Pehlivan başkanlığında düzenli ve sık aralıklarla İl Pandemi ve Hıfzıssıhha Kurul toplantılarını alınan kararları hızlıca uygulamaya geçirdik. Vaka sayısının artmaya başladığı ilçelerde bütün merkez yönetim ekibi olarak kriz masası toplantılarını o ilçelerde toplamaya başladık ve müdahalelerimizi yerel ihtiyaç ve dinamiklere göre belirledik. Uygulamalarımıza özellikle toplumun tamamını dahil ederektoplumsal mobilizasyon kampanyaları başlattık.”
VAKALARIN YOĞUN OLDUĞU İLÇELER İÇİN ÖZEL EKİP
Özellikle vakaların yoğun olduğu ilçelerde maske, mesafe ve temizlik konusunda toplumu bilgilendirmek amacıyla saha bilgilendirme ekipleri oluşturduklarını dile getiren Başıbüyük, “Bu ekipler, özellikle esnaf esnaf dolaşarak vatandaşlara Covid-19 ile mücadelede farkındalık oluşturdular. Bu bilgilendirme ekiplerine sıklıkla sayın valimiz, kolluk kuvvetlerimiz ve il sağlık müdürü olarak bizzat katılım sağlayarak farkındalığı arttırmaya çalıştık” diye konuştu.
MOBİL EKİPLER SAYESİNDE TEMAS SINIRLANDIRILDI
Başarıda il genelinde oluşturulan mobil ekiplerin de payı büyük. Bu ekiplerle semptomu olan temaslılardan evlerinde numune aldıklarını ve hastaneye giderken yapılacak olası teması sınırlandırdıklarını söyleyen Başıbüyük, şöyle devam etti:
“Yine mobil ekipler sayesinde pozitif vakanın çıktığı mahallelerde semptom taraması yaptık. Böylece, şikayeti olanların toplum içerisinde rahatça dolaşmalarının önüne geçtik. Ayrıca, filyasyon ekibinin vaka çıkan haneye hızlıca ulaşımı sayesinde ortalama temaslı tespit süremizi en aza indirdik.”
YURTLARDA İZOLASYON
İsmail Başıbüyük, 13 öğrenci yurdunu da izolasyon amacıyla kullanıma açtıklarını kaydetti. Kalabalık ev ortamında yaşayan ve askeri birlikler içerisinde tespit edilen pozitif veya temaslıların hızlı bir şekilde bu yurtlarda izolasyona alındığını belirten Başıbüyük, bu önlemin de kişiler arası teması engellemede önemli rol oynadığına işaret etti.
SINIRDA SAHRA HASTANESİ
Türkiye’nin en işlek ikinci sınır kapısı olan Habur da Şırnak’ın Silopi ilçesinde yer alıyor. Buradaki hareketliliğin koronavirüsle mücadelede zaafiyete yol açmaması için alınan önlemleri ise Başıbüyük şöyle sıraladı:
Habur Sınır Kapısı’nda pandeminin henüz başında oluşturulan sahra hastanesi sayesinde ülkemize giriş yapmak isteyen her vatandaşın Covid-19 bulgularını sorgulayıp doktor muayenesinden geçirdik. Covid-19 açısından şüpheli olan kişileri oluşturduğumuz sahra hastanesi ve kamu hastanelerimize alarak ileri değerlendirmesini sağladık.”
Dr. İsmail Başıbüyük, önümüzdeki dönem için planlarını da “Aynı kararlılık ve ekip çalışmasıyla hızlı vaka tespiti, temaslı izolasyonu ile beraber aşılama oranımızı arttırmayı ve salgını kontrol altında tutmayı planlıyoruz” sözleriyle anlattı.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu sonrası yazılı açıklama yaptı. Üniversitelerle ilgili Bilim Kurulu’nun görüşlerini aktaran Koca, “Uygulamalı eğitimin mümkün olduğunca yüz yüze yapılması, teorik eğitimlere ise çevrimiçi olarak devam edilmesi görüşü YÖK’e iletilmiştir” dedi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu Toplantısı sonrası sosyal medya platformu Twitter üzerinden yazılı bir açıklama yaptı. Toplantıda yükseköğretimle ilgili değerlendirmede bulunduklarını kaydeden Bakan Koca, yüz yüze eğitimle ilgili önerilerini kamuoyuna açıkladı.
KARAR YÖK’E İLETİLDİ
Bakan Fahrettin Koca açıklamasında, “Milletçe normale dönüş özlemi çekiyoruz. Esnafımız, çalışanımız, öğrencimiz haklı bir beklenti içinde. Bu husus çalışmalarımızın odağında bulunuyor. Esnafımızın işine, öğrencilerimizin okullarına bir an önce kavuşmalarını istiyoruz. Bunun kriterlerinin belirlenmesi konusunda Bilim Kurulumuz çalışmalarını sürdürüyor. Bugün yüksek öğretim ile ilgili değerlendirmeler yaptık. Yapılan değerlendirmede uygulamalı eğitimin mümkün olduğunca yüz yüze yapılması, teorik eğitimlere ise çevrimiçi olarak devam edilmesi konusundaki görüş birliği Yüksek Öğretim Kurumumuza iletilmiştir.” ifadelerini kullandı.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısını geliştiren Alman biyoteknoloji firması BioNTech’in kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin, “Bu virüsün bizimle kalacağı çok açık. Bu sadece 2021 ve 2022’nin geçici bir sorunu değil. Bu gelecek 10 yıl için bir zorluk oluşturuyor.” dedi.
Dünya Bankası-IMF Türk Çalışanları Derneği (WITSA), BioNTech’in kurucuları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci’nin katılımıyla “Salgını Yenmede Uluslararası İşbirliği” başlıklı bir video konferans etkinliği düzenledi.
Dünya Bankası Kıdemli Ekonomisti Sibel Kulaksız’ın moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte, mevcut ve gelecek salgınlara karşı mücadelede uluslararası kuruluşlar ile özel sektörün küresel çabaları daha iyi desteklemek için nasıl iş birliği yapabileceği ele alındı.
“PROJEYİ NASIL FİNANSE EDECEĞİMİZİ BİLMİYORDUK”
Prof. Dr. Uğur Şahin, konuşmasında, BioNTech’in kanser için immünoterapi tedavileri geliştirmek amacıyla kurulduğunu belirterek, geçen yıl ocak ayında salgının farkına varmalarıyla bir şeyler yapma sorumluluğu hissettiklerini anlattı.
Projeye başlamaya karar verdiklerinde bunun başarılı olacağına dair hiç bir kanıtın olmadığına işaret eden Şahin, projenin amacının mümkün olan en kısa sürede aşı geliştirmek olduğunu dile getirdi.
Şahin, projeye başlarken finansmanın nasıl olacağını bilmediklerini belirterek, “Bu projeyi nasıl finanse edeceğimizi bilmiyorduk. Örnek vermek gerekirse, gelecek iki yıl için toplam bütçemiz yaklaşık 350 milyon dolardı ve projenin 1,5 milyar civarında giderinin olacağını biliyorduk.” dedi.
“SALGIN GELECEK 10 YIL İÇİN ZORLUK OLUŞTURACAK”
Projeye başlarken sadece bilimsel ve teknolojik yeterliliğe sahip olduklarını bildiklerini aktaran Şahin, şimdi etkili bir aşıları olduğunu kaydetti.
Şahin, “Aşıyı 10 milyondan fazla insana tedarik ettik ama hala başaracak çok şey var. Aşımızı tüm dünyadaki insanlara ulaştırmak istiyoruz. Sadece ekonomik olarak gelişmiş ülkelerin değil gelişmekte olan ülkelerin de aşıya eriştiğinden emin olmak istiyoruz.” diye konuştu.
İşbirliğinin önemini vurgulayan Şahin, “Bu virüsün bizimle kalacağı çok açık. Bu sadece 2021 ve 2022’nin geçici bir sorunu değil. Bu gelecek 10 yıl için bir zorluk oluşturuyor.” dedi.
AŞI DAĞITIMINDA EŞİTLİK VURGUSU
Dr. Özlem Türeci de mümkün olduğunca hızlı, güvenilir ve etkili bir aşı geliştirmek için “ışık hızı” ile projeye başladıklarını anlattı.
Aşının dağıtımı ve erişiminde eşitlik sağlamak istediklerini belirten Türeci, uluslararası işbirliğinin önemini vurguladı.
Türeci, salgının benzeri görülmemiş bir boyuttaki sağlık krizi olduğuna işaret ederek, aşıyı geliştirirken birçok engeli aştıklarını, benzer şekilde şimdi de aşının dağıtımında engellerin üstesinden gelmek zorunda olduklarını ifade etti.
Düşük ve orta gelirli ülkelerin aşıya erişiminin gelişmiş ülkelere kıyasla daha zor olduğunu belirten Türeci, depolama ve nakil zorluklarının olduğunu aktardı.
Bilim Kurulu toplantısı sonrası açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ‘Yerinde karar’ dönemine geçildiğini vurgulayıp kısıtlamalarda esneme kriterlerinin belirlenmesi için Bilim Kurulu’nun çalışmalarının devam ettiğinin altını çizdi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Başkanlığında gerçekleşen Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklama yapıldı. Açıklamada “Tedbirlerle ilgili artık vaka sayılarına göre ‘Yerinde karar’ dönemine geçiyoruz” ifadeleri kullanıldı. Kısıtlamalarda esneme kriterlerinin belirlenmesi için Bilim Kurulu’nun çalıştığını ifade eden Koca, “Esnafımızın işine, öğrencilerimizin okullarına bir an önce kavuşmalarını istiyoruz” diyerek kısıtlamalarla ilgili esneme sinyali de verdi.
Bilim Kurulu sonrası yazılı açıklama yapan Koca’nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
Koronavirüs Bilim Kurulumuzla bir araya gelerek salgınla mücadelede mevcut durumu ve yürütülen çalışmaları değerlendirdik. Salgın yönetiminde “yerinde karar” döneminde olduğumuzdan geçen hafta söz etmiştim. Yerinde alınacak kararlara esas olması amacıyla bir haftalık toplam vaka sayılarının nüfusa oranlı olarak illerimizdeki durumunu gösteren haritayı yayımladık. Bu verileri her hafta düzenli olarak paylaşmaya devam edeceğiz. Daha detaylı göstergelere ilişkin çalışmalar da yapılmaktadır.
“7-8 BİN BANDINDA BİR SIKIŞMA SÖZ KONUSU”
Ülkemizde tedbirlere ve kısıtlamalara uyumun etkisini hep birlikte gördük. Ancak vaka sayılarında ülke genelinde son dönemde 7-8 bin bandında bir sıkışma söz konusudur. Her gün ne yazık ki hala 100’e yakın vatandaşımızı bu hastalık sebebiyle kaybediyoruz. Normal hayatımıza dönmek için vaka sayılarını önemli ölçüde azaltmak mecburiyetindeyiz. Ülkemizde de görülen mutasyonlara karşı etkin bir çalışma yürütüyoruz. Buna rağmen bazı mutasyon türlerinin bulaşma oranı çok daha yüksek. Bu riski göz ardı etmeden tedbirlere uymaya ısrarla devam etmek zorundayız.
“AŞILAMADA BİRİNİCİ AŞAMAYI TAMAMLAMAK ÜZEREYİZ”
Bütün kurumlarımızın desteği, vatandaşlarımızın fedakarlığı, tüm vatandaşlarımızı kapsayan sağlık güvencesi, en önemlisi sağlık çalışanlarımızın emeği ve tecrübesiyle ülke olarak COVID-19 tedavisinde etkin mücadelemizi sürdürüyoruz. Organize bir şekilde yürüttüğümüz aşı programımız da hakkaniyetle değerlendiren her kesimden, dünyanın her yerinden takdir topluyor. Bilim Kurulumuzun oluşturduğu öncelikli grupların aşılanmasında 1. aşamayı tamamlamak üzereyiz.
“800 BİN DOZ İKİNCİ AŞI YAPILDI”
Şu ana kadar ülkemize yaklaşık 800 bini ikinci doz olmak üzere 5 milyonu aşkın doz aşı yapılmış oldu. Sırası gelen vatandaşlarımız Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alarak kamu ve özel hastaneler ile aile hekimliklerinde aşılarını yaptırabilirler. Bu esnada kalabalıkların oluşmaması için olabildiğince yaygın olarak randevu verilmesine dikkat ediyoruz. Vatandaşlarımızın günün bilinen kalabalığını yaşamaksızın mesai saatleri dışında ve hafta sonlarında tüm kamu ve özel hastanelerimizden randevu alarak aşılarını yaptırabileceklerini hatırlatmak isterim. Kontrolleri tamamlanan aşılarımız devreye girdikçe aşı takvimini hızlandırma gayreti içindeyiz.
Mümkün olan en kısa sürede Bilim Kurulunun belirlediği stratejiye uygun olarak aşılamayı tamamlamayı hedefliyoruz. Bu hususta vatandaşlarımızın sağduyusu ve duyarlılığı ile güçlü sağlık alt yapımıza güvenim tamdır.
“ÜNİVERSİTELERDE UYGULAMALI EĞİTİMİN YÜZ YÜZE OLMASINI YÖK’E İLETTİK”
Milletçe normale dönüş özlemi çekiyoruz. Esnafımız, çalışanımız, öğrencimiz haklı bir beklenti içinde. Bu husus çalışmalarımızın odağında bulunuyor. Esnafımızın işine, öğrencilerimizin okullarına bir an önce kavuşmalarını istiyoruz. Bunun kriterlerinin belirlenmesi konusunda Bilim Kurulumuz çalışmalarını sürdürüyor. Bugün yüksek öğretim ile ilgili değerlendirmeler yaptık. Yapılan değerlendirmede uygulamalı eğitimin mümkün olduğunca yüz yüze yapılması, teorik eğitimlere ise çevrimiçi olarak devam edilmesi konusundaki görüş birliği Yüksek Öğretim Kurumumuza iletilmiştir.
“İKİ GÜÇLÜ SİLAHIMIZ VAR”
COVID-19’a karşı şu anda elimizde en güçlü iki silahtan birisi aşı, diğeri doğru bilgidir. Hem aşıyı hem de doğru bilgiyi toplumumuzda yaygınlaştırmak için gereken her şeyi yapacağız. En kısa zamanda özlediğimiz günlere sağlıkla kavuşmak dileğiyle.
Ünlü YouTuber Danla Bilic’in, Poyraz Teoman isimli bir kişiyle aşk yaşadığı ortaya çıktı. Birlikteliklerini sarmaş dolaş paylaşımla duyuran Bilic’in, sevgilisinin mesleği ise duyanları şaşırttı.
Berat Demir ile yollarını ayırdıktan sonra hayatına uzun süre kimseyi almayan ünlü YouTuber’ın ekonomist Poyraz Teoman ile aşk yaşadığı ortaya çıktı. İlişkisini sosyal medya hesabı Instagram’dan duyuran Bilic, pozuyla hayranlarını şaşkına çevirdi.
BİRLİKTE TATİLE ÇIKTILAR
İlişkisini sarmaş dolaş bir pozla “Suç ortağı” notunu ekleyerek paylaşan Danla Bilic‘in, uzun süredir devam eden aşk orucunu bozması ise sevgilisinin kim olduğu konusunu daha çok merak ettirdi. Şu sıralar Dubai’de tatilde olan ünlü fenomene Teoman’ın da eşlik ettiği öğrenildi.
Peru Dışişleri Bakanı Elizabeth Astete, ülkesinde aşı programı başlamadan önce koronavirüs aşısı yaptırdığının ortaya çıkması sonrası istifa etti. Dün de eski Devlet Başkanı Martin Vizcarra’nın Çin aşısı yaptırdığının ortaya çıkması üzerine tepkilerin odağındaki Sağlık Bakanı Pilar Mazzetti istifasını açıklamıştı.
Peru Dışişleri Bakanı Elizabeth Astete Twitter mesajında, 22 Ocak’ta aşı denemelerinden sorumlu olan Cayetano Heredia’nın teklifiyle kendisine “Denemelerden kalan aşılardan” bir doz yaptırdığını söyledi.
“YAPTIĞIM HATANIN FARKINDAYIM”
Astete, “Yaptığım bu ciddi hatanın farkındayım. Bu nedenle ikinci dozu yaptırmamaya karar verdim. Cumhurbaşkanı’na istifamı sundum” dedi.
SAĞLIK BAKANI DA İSTİFA ETMİŞTİ
Peru’da dün de eski Devlet Başkanı Martin Vizcarra’nın Çin aşısı yaptırdığının ortaya çıkması üzerine, Sağlık Bakanı Pilar Mazzetti istifasını açıklamıştı.
Kasımda yolsuzluk suçlamalarının ardından Kongre tarafından azledilen Vizcarra, “Kimsenin sırasını almadığını, aşıyı denemeler sırasında yaptırdığını” söylemişti.
Ancak yerel medyada, Vizcarra’nın açıklamasının doğru olmadığına ilişkin haberler yayımlanmıştı.
Peru hükümeti, geçen ay Sinopharm’la 38 milyon dozluk anlaşma imzaladı. Aşıların 300 bin dozluk ilk partisi geçen hafta teslim edildi.
Aşılama programında sağlık çalışanları ve yüksek risk grubundaki kişilere öncelik verildi.
DEVLET BAŞKANI DA AŞIYI İLK YAPTIRANLARDAN OLDU
Peru Devlet Başkanı Francisco Sagasti ise ilk aşıyı yaptıran kişilerden biri oldu.
Amerikan Johns Hopkins Üniversitesi’nin verilerine göre yaklaşık 33 milyon nüfuslu Peru’da bugün itibarıyla koronavirüs vaka sayısı 1 milyon 235 bini aştı. Virüsün neden olduğu Kovid-19 hastalığı sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı da 43 bin 700’ü geçti.
“HASTANELERDE YER KALMADI”
Salgında ikinci dalgayla karşı karşıya olan ülkede hastanelerde yer kalmadığı ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşandığı bildiriliyor.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından, illere göre haftalık vaka sayısını paylaştı. Buna göre 8-14 Şubat arasında Kovid-19 vaka sayısı, her 100 bin kişide İstanbul’da 60,19, Ankara’da 35,49, İzmir’de 44,39 oldu.
Koronavirüs salgınıyla mücadelede “yerinde karar” dönemi başladı. Yeni dönemle birlikte, il bazında haftalık vaka ortalaması açıklanacak. Böylelikle, il hıfzıssıhha kurulları bölgesel bazda yeni tedbirleri veya gevşetme kararlarını hayata geçirebilecek. Sağlık Bakanı Fahrettin Kocada,yeni döneme girilmesi sonrası illere göre haftalık vaka sayısını paylaştı.
YERİNDE KARAR DÖNEMİNDEYİZ
Koca açıklamasının devamında, “Son basın toplantımızda illerimizdeki vaka sayısını paylaşacağımızı belirtmiştim. Bundan sonra her hafta başında 7 günün vaka sayısını ilan edeceğiz. Yerinde karar dönemindeyiz” açıklamasında bulundu.
İŞTE İL İL HAFTALIK VAKA SAYILARI
“covid19.saglik.gov.tr” adresinden paylaşılan tabloya göre, 8-14 Şubat 2021 tarihleri arasında illere göre haftalık vaka sayısı, her 100 bin kişide İstanbul’da 60,19, Ankara’da 35,49, İzmir’de 44,39 oldu.