Rusya’da geçtiğimiz Aralık ayında ilk kez insanlara bulaşan kuş gribinin tespit edildiği duyurulurken, Dünya Sağlık Örgütü’nün bilgilendirildiği belirtildi.
Dünya genelinde koronavirüs salgını ile mücadele devam ederken, Rusya’da kuş gribi endişesi patlak verdi. Rusya İnsan Sağlığı ve Tüketiciyi Koruma Kurumu (Rospotrebnadzor) Başkanı Anna Popova bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyinde bir kanatlı hayvan çiftliğinde çalışan 7 işçide kuş gribinin tespit edildiğini duyurdu.
KUŞ GRİBİ GÖRÜLEN 7 KİŞİ KARANTİNADA
Geçtiğimiz Aralık ayında Vektor Araştırma Merkezi uzmanları tarafından kuş gribinin bir alt türü olan A (H5N8) vakası görülen 7 kişinin izole edildiğini ifade eden Popova, “Vektor Araştırma Merkezi uzmanları geçtiğimiz Aralık ayında Rusya’nın güneyindeki bir kanatlı hayvan çiftliğinde çalışan 7 kişide kuş gribinin bir alt türünü tespit etti. Bu kişiler izole edildi. Bu bahsettiğim 7 kişi bugün iyi durumda. Klinik seyirleri de çok hafifti. Aynı zamanda bilim adamlarımız bu virüsün insan vücudundaki tepkilerini inceleyebildiler. Bu kişiler beklenenden daha kısa sürede hastalığı atlattılar” dedi.
DSÖ’YE BİLGİ VERİLDİ
Anna Popova görülen vakalardan sonra Dünya Sağlık Örgütü’ne bilgi aktarıldığını ifade ederek, “Dünyanın insanlarda görülen ilk influenza A vakası (H5N8) ile ilgili veriler Dünya Sağlık Örgütü’ne gönderildi. Bu sonuçlar birkaç gün içerisinde test sonuçlarından emin olunmasıyla birlikte hemen gönderildi” dedi.
Popova ayrıca, Vektor Araştırma Merkezi uzmanları virüsün gen dizilimini, influenza virüslerinin ve koronavirüsün genomik verilerine açık erişim sağlayan küresel bir bilim girişimi olan GISAID sistemine aktardığını ifade etti.
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde günlerdir korku salan kurt başarılı bir operasyonla yakalandı. Yüksekova Belediyesi doktoru Hekim Kaçan, “Sık sık görülmesiyle insanlar huzursuz olmaya başladı. Artık gündüz vakti bile görülen bir kurt vardı. Doğal yaşam alanına ve Yüksekova’ya gelemeyecek şekilde bırakacağız” dedi.
İlçede 10 güne yakındır Güngör ve Cumhuriyet mahallelerinde aralıklı çıkarak mahallede yaşayan vatandaşlara korku veren kurt, Yüksekova Belediyesi ve polis ekiplerince sokak sokak aranıyordu. Bugün akşamüzeri ilçenin havalimanı yakınında kurdun görülmesiyle vatandaşlar tarafından Yüksekova Belediyesine haber verildi. Kurdun bulunduğu yere giden veteriner hekim Hekim Kaçan ve ekibi iğnelerle kurdu etkisiz hale getirdi. Ekipler kurdu bayıldığı yerden alarak araca bindirerek, Hayvan Barınağı ve Rehabilitasyon Merkezine götürüldü.
“GÜNDÜZ VAKTİ BİLE GÖRÜLÜYORDU”
Hayvan Barınağı ve Rehabilitasyon Merkezine getirilen kurt, Yüksekova Belediyesi hekimi Hekim Kaçan tarafından tedavisi yapıldı. Gece gündüz demeden sokakları karış karış gezdiğini belirten Hekim Kaçan, “Hemen hemen her mahallede bize ihbarlar geliyordu. Kıştan dolayı yiyecek aramakta zorlanan kurtlar şehre inebiliyor. Her sene gelebiliyordu tekrardan dönebiliyorlardı. Bu sefer dönmediler ve insanların attıkları atıklarla beslendiler. ve en son olarak kurt iki mahalle arasında gelip gidiyordu. Bu kurt sık sık görülmesiyle insanlar huzursuz olmaya başladı. Artık gündüz vakti bile görülen bir kurt vardı. İşte bu kurdun kimseye zarar vermeden acilen dışarıya çıkartılması gerekiyordu. Kurtla ilk temasımızda kullandığımız bayıltıcı iğne etkisini vermedi. İnsanlar yaptığı seslerden ve karabalıktan dolayı iğne etkisini göstermedi. Bizde bir hafta sabah ve akşam emniyet güçleri ile koordineliyle saklanacağı her yeri aradık. Gelen tüm ihbarları hemen değerlendirdik. Bize gelen ihbarlar farklı mahallelerde olduğu için, bizde açıkçası şehirde sadece bir kurdun olmadığını zannediyorduk. Çünkü aynı kurt ayrı mahallede görülmesi biraz mümkün değildi” dedi.
“DOĞAL YAŞAM ALANINA BIRAKTIK”
Kaçan, “Bugün gelen ihbar üzerine bu kurdu Yeni Mahalle havalimanı güzergahına ilerlerken görüntülendi ve ihbar o şekilde bize geldi. Bizde hastaneye kadar takip ettik. Ayak izlerini takip ettiğimizde, yaralı olduğunu tespit ettik. Kurt yine şehre girmeye çalışıyordu ama bizim onu takip ettiğimizi görünce bu sefer ovaya kaçmaya başladı. Bizde bu sefer ısrarla yakalamaya başladık. Çünkü yakalamasak yine şehre inecek. Bizde takibimizi ısrarla sürdürdük ve yaralı olmasından dolayı da yapılan bayıltıcı iğneler sonucu kurdu uyutabildik. Şimdi baygın durumda. Zaten acil kan kaybetme durumu vardı hemen kanamasını durdurduk ve hemen Yüksekova Belediyesinin barınağına getirdik. İlk müdahalesini yaptık tedavi altına aldık. İnşallah kısa sürede kurtulur. Biz onu koruma altına aldık. Biz burada 2 haftaya yakın beslemesini sağlayacağız. Düzeldiği zamanda doğal yaşam alanına ve Yüksekova’ya gelemeyecek şekilde bırakacağız” ifadelerini kullandı.
Erciyes Üniversitesi’nde koronavirüsle mücadelede etkili olacak yerli aşı için çalışmalar devam ediyor. Faz-2 çalışmalarında ilk doz aşılarının gönüllülere uygulanması tamamlandı. Çalışmalarda bugüne kadar olumsuz bir bulguya rastlanmadı.
Yerli aşı çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Aşamalar başarıyla ilerliyor. Faz-2’de gönüllülere yönelik ilk doz uygulama tamamlandı.
Yerli aşı çalışmasının adresi Erciyes Üniversitesi inaktif aşı adayının Faz-2 uygulamasında 1’inci doz aşılama 10 Şubat’ta yapılmaya başlandı.
YAN ETKİ GÖRÜLMEDİ
Gönüllülere yapılan aşıda olumsuz bir bulguya rastlanmadı, herhangi bir yan etki görülmedi. Nisan ayı sonunda Faz-3 çalışmalarına geçilmesi planlanıyor.
2. FAZ ÇALIŞMALARINDA İLK DOZ YAPILMIŞTI
Erciyes Üniversitesi Aşı Araştırma ve Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (ERAGEM) COVID-19’a karşı geliştirilen ve Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenen inaktif aşı adayının Faz-2 çalışmaları kapsamında ilk dozu Erciyes Üniversitesi İyi Klinik Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (İKUM) bir gönüllüye uygulanmıştı.
TÜRKİYE’DE AŞILANANLARIN SAYISI ARTIYOR
Koronavirüs tebirleri kapsamında uygulanan aşılarda bugüne kadar 6,5 milyon kişi aşı yaptırdı. Bunlardan 1 milyon 45 bini ikinci doz aşılamayı da tamamladı.
Aşı çalışmasının tüm hızıyla devam ettiği Türkiye’de en fazla aşılanan il İstanbul oldu. Yaklaşık 1 milyon 61 bin kişi koronavirüs aşısını yaptırdı.
“Güzel gözler terimi, genç, parlak, canlı ve çekici gözler olarak tanımlanabilir. Çekik ya da badem gözler neredeyse her kültürün en estetik ögelerinden biridir. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Askeroğlu, estetik cerrahiyle kalıcı olarak çekik gözlere sahip olunabileceğini belirtti.”
Birçok kişi çekik badem gözlere sahip olmak ister. Bella eyes, badem göz estetiği ya da çekik göz ameliyatı gibi isimlerle anılsa da estetik cerrahiyle çekik gözlere sahip olmak mümkün.
Çekik göz tasarımı ve ameliyatı nasıl yapılır?
Böylesine güzel bir göz oluşturmak için, periorbital bölge gençleştirme için çeşitli cerrahi, cerrahi olmayan veya kombinasyon yöntemleri kullanılabilmektedir. Cerrahi yöntemler arasında koronal / peritrikiyal, endoskopik, üst ve alt göz kapağı veya transkonjunktival kesi prosedürleri bulunur. Nöromodülatörler, dolgular ve lazer tedavileri, cerrahi olmayan yaklaşımlardan bazılarıdır. Yöntem ne olursa olsun bu özel alan tedavi edilirken estetik tasarım her zaman çok önemlidir.
Çekik göz ameliyatı, endoskopik yöntemler ile ortalama 2,5 saat sürer. Ameliyat genel anestezi uygulanarak yapılır. Saçlı derinin içinden 0,5 milimetrelik minimal kesiler açılarak operasyon tamamlanır. Saçlı derinin içinden açıldığı için görünür bir iz oluşması engellenir. Minimal kesilerin içinden ilerletilen endoskopik cihazlar ile gözlere badem göz şekli verilir. Sonuçlar operasyonun hemen ardından ortaya çıkar.
Endoskopik teknikler ile minimal kesiler uygulandığı için ortalama 1 hafta içinde iyileşme süreci tamamlanır. Bu süre hastanın genel cilt yapısı ve yaşam kalitesine göre değişiklik gösterebilir. İyileşme sürecindeki tüm talimatlara tam olarak uyum sağlanması çok önemlidir.
Badem göz estetiği ile kişinin ihtiyacına göre kaş kaldırma, orta yüz germe ya da cilt gençleştirme operasyonları da uygulanabilir.
Şerbetli bir tatlı yapmak çoğu zaman meşakkatli gibi dursa da, bu sadece beş malzemeli kolay tatlı tarifi ile tüm ön yargılarınızın kırılacağından eminiz.Hepimizin mutfağında bulunan malzemeler ve üstelik çok da hızlı bir şekilde hazırlanan bu tatlı, bayramlarda ya da özel günlerinizde, pek çok uğraştırıcı tatlının yerini almaya aday.
İçine badem yerine ince çekilmiş ceviz içi de kullanabilirsiniz.
5 Malzemeli Kolay Tatlı Tarifi Nasıl Yapılır?
Şerbeti için gereken su ve şekeri bir tencereye alın ve kaynamaya başladıktan sonra yaklaşık 40 dakika kısık ateşte pişirin. Yoğunlaşmış bir şerbet olması gerekli.
Şerbeti ılıklaşması için bir kenara alın.
Oda ısısında iyice erimeye yüz tutmuş olan margarini ve un hariç, diğer malzemeleri bir yoğurma kabına alın.
Unu yavaş yavaş ekleyerek, ele yapışmayan kulak memesi kıvamından bir hamur elde edene dek yoğurun.
Yoğurduğunuz hamuru üçe ayırın ve her bir parçayı tezgahın üstüne avuçlarınızla yuvarlayarak rulo haline getirin.
Rulo haline getirdiğiniz hamurları, buzdolabında 30 dakika dinlendirin.
Dinlenmiş olan hamuru dolaptan alın ve bir bıçakla verev şekilde dilimleyerek, yağlı kağıt serdiğiniz bir fırın tepsisine yerleştirin.
Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, üstleri kızarana dek yaklaşık 30 dakika pişirin. Pişirme süresi fırından fırına farklılık gösterebilir.
Fırından çıkan tatlıların üstüne henüz sıcakken, ılıklaşmış olan şerbeti dökün. Tatlı sıcak, şerbet ise ılık olmalı.
Tatlınız şerbeti iyice çekip, soğuduktan sonra servis edin.
Milli Eğitim Bakanlığı, 1 Mart’tan itibaren mesleki ve teknik Anadolu liseleri, çok programlı Anadolu liseleri, güzel sanatlar liseleri ve spor liseleri derslerine ait uygulama kazanımlarının yüz yüze eğitimlerine tüm sınıf seviyelerinde başlanmasına karar verdi.
Mesleki ve Teknik Anadolu liselerinde yüz yüze eğitime geçiş için önemli bir karar alındı. Milli Eğitim Bakanlığı, 1 Mart’tan itibaren mesleki ve teknik Anadolu liseleri, çok programlı Anadolu liseleri, güzel sanatlar liseleri ve spor liseleri derslerinde yüz yüze eğitime geçilmesine karar verdi.
TÜM SINIF SEVİLERİNDE UYGULAMALI DERSLER YÜZ YÜZE YAPILACAK
Bu kapsamda, tüm sınıf seviyelerinde uygulamalı dersler okullarda yüz yüze yapılacak. Yüz yüze eğitime kademeli geçişin ikinci aşaması 1 Mart’ta başlayacak. Aynı tarihte, 8. ve 12. sınıf öğrencileri ile ilkokullarda yüz yüze eğitime başlanacak.
“GEREKLİ HAZIRLIKLARI YAPIYORUZ”
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk okullarda yüz yüze eğitime geçiş süreciyle ilgili yaptığı açıklamada, “Bu ilk adımı takip edecek diğer adımımız, 1 Mart’ta okul öncesi, özel eğitim, ilkokul ile lise ve üniversite giriş sınavlarına hazırlanan 8 ve 12. sınıf öğrencilerimiz için okulların kapısını açmak olacak. Ayrıca il ve ilçe merkezlerinde salgının yaygınlık durumuna göre belirlenen ölçütler uyarınca okul risk değerlendirmesi yapılarak tüm sınıf düzeylerinde okullarımızı açma konusunda da ilin kendi koşulları doğrultusunda kendi adımını atabilmesi için gerekli hazırlıkları yapıyoruz” ifadelerine yer vermişti.
“Mevsim geçişleri ile birlikte sıcaklık, nem ve diğer iklimsel faktörlerin değişmesi cilt sağlığı ve görünümünü olumsuz yönde etkileyebilir. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Oya Yeşim Hacımustafaoğlu Utkan, cilt bakımına dair ipuçları hakkında ayrıntılı bilgi verdi.”
İnsan cildi mevsim değişikliklerine birtakım tepkiler verebilir. Özellikle soğuk kış mevsimine geçiş döneminde cildin daha kuru ve pullu bir görünüme sahip olduğu tespit edilir. Soğuk hava, kapalı ortamların kuru ve sıcak havası, düşük nem oranı ve kuvvetli kış rüzgarları cildi etkileyen faktörler arasındadırlar. Bu mevsimsel faktörlerin etkisinde cilt sağlığının olumsuz yönde etkilenmesi kaçınılmaz bir durum olabilir.
Kış aylarında ılık su ile duş alın
Kış döneminde banyo yaparken genellikle suyun yüksek sıcaklıklarda tercih edilmesi gerekir. Yüz ya da diğer bölgelerin yıkanması sırasında doğal olarak ciltte bulunan nemlendirici yağlar da uzaklaştırılmış olur. Bu nedenle yıkama sonrasında bu yağların yenilenmesi cildin nem tutma özelliğinin sürdürülmesi için önemli bir konudur.
Yıkama sonrası nemlendirme dışında geceleri daha yoğun kıvamdaki nemlendirici kremlerin kullanılması gece boyunca bu kremlerin cilt tarafından emilmesinde etkili bir yöntemdir. Kış döneminde banyo yaparken genellikle suyun yüksek sıcaklıklarda olması tercih edilir. Ancak sıcak su ciltte bulunan doğal yağların uzaklaşması konusunda da kolaylaştırıcıdır ve cilt sağlığına zarar verebilir. Dolayısıyla daha sağlıklı bir cilt görünümü için kış aylarında ılık su ile banyo yapılması önerilir.
Bulaşık yıkarken eldiven takın
Soğuk kış mevsiminde dışarı çıkarken eldiven takmak çevresel etkenlere karşı cilt sağlığını korumak adına önemli bir uygulamadır. Bulaşık yıkarken sıcak su ile teması önlemek için ise silikon eldiven kullanmak iyi olacaktır.
Yağlı cilde sahipseniz sabah ve akşam cilt temizliğinize özen gösterin
Cildin yağlı ya da kuru olması sık karşılaşılan dermatolojik şikayetler arasında yer alıyor. Ciltte yağlanma temel olarak cilt içerisinde bulunan sebase bezlerin sebum adı verilen yağsı maddeyi aşırı üretmeleri sonucu meydana gelir. Sebum hem cildin korunması ve nemlendirilmesinde olduğu kadar saçların parlak ve sağlıklı görünümü için de etkili olan bir maddedir. Bu madenin aşırı miktarda üretimi cildin yağlanmasına ve gözeneklerinin tıkanarak akne gibi diğer dermatolojik problemlere zemin hazırlayabilir. Yağlı cilde sahip bireylerin hem gündüz hem de geceleri yüz temizliğini yapmaları önerilir. Yüz temizleme mendilleri gün içerisinde meydana gelen yağlı cilt görünümünün kontrolünde etkili olabilir. Temizlik sonrasında ise salisilik asit, glikolik asit ya da laktik asit içeren cilt toniklerinin kullanılması önerilir.
Düzenli uygulamalar sivilce problemlerinizi kontrol altına alabilir
Cilt yağlanmasının genetik faktörlere ya da hormonal değişikliklere bağlı olarak oluşması halinde kontrolü daha zordur. Ancak dengeli ve sağlıklı beslenme, doğru cilt bakım uygulamaları sayesinde daha sağlıklı bir cilt görünümü elde edilebilir. Temizlik, tonik kullanımı, nemlendirme ve diğer cilt bakım uygulamalarının yağlı ciltler için günlük olarak uygulanması gerekir. Düzenli uygulama ve doğru kişisel ürünler sayesinde hem yağlı cilt hem de sivilce probleminin kontrol altına alınabilir.
Kurak iklimler ve katı sabunlar cilt kuruluğunu tetikleyebilir
Kserozis olarak isimlendirilen cilt kuruluğu ise tıpkı yağlı ciltlerde olduğu gibi birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Sıcaklık artışı, aşırı sıcak su ile banyo yapma, kurak iklimler ve katı sabunlar cilt kuruluğunu tetikleyebilen faktörler arasında yer alır. Özellikle sonbahar ve kış aylarını kapsayan mevsim geçişlerinde havadaki nem oranının azalması ile birlikte cilt kuruluğuna karşı bir yatkınlık söz konusudur.
Nemlendirici yağlar ve ürünler sayesinde cilt hücreleri arasındaki boşlukların doldurulması ve daha pürüzsüz bir yüzeyin oluşması sağlanabilir. Yaşanılan ortamlarda nemlendirici cihazların kullanımı ev ısıtma sistemleri nedeniyle meydana gelen cilt kuruluğunun giderilmesinde etkili olabilir.
Günlük sıvı tüketiminin arttırılması, yumuşak havlu kullanımı ve banyo sırasında nemlendiricili sabunların kullanımının cilt kuruluğu şikayetinde etkili kabul edilen uygulamalar. Aynı zamanda banyo sonrasında cildin nemlendirilmesinde kullanılacak ürünlerin sizin cildiniz için uygun ürünler olması gerektir.
Pastanelerden aldığımız o ağızda dağılan ve farklı tatlarıyla bayıla bayıla yediğimiz kurabiyelerin aslında çok basit sırları var. İçinde bolca tereyağı ya da margarin, bir de kıyır kıyır olmaları için mutlaka tereyağı kullanılıyor. Daha yumuşak bir dokusu olması için de undan ziyade nişastadan yardım alınıyor. Unu ve nişastayı yarı yarı kullandığınızda içine bir de bolca yağ koyduğunuzda o tadına doyum olmaz kurabiyeleri yapmaya başlıyorsunuz.
Elde edeceğiniz hamurun çok yumuşak olması gerekiyor. Bu yüzden çok fazla nişasta ya da un eklememeye özen gösterin. Üzerine dilediğiniz marmelatı koyabileceğiniz gibi dilediğiniz apartlarla farklı şekiller verebilirsiniz. Kurabiye hamurunu buzdolabında da bekletebilirsiniz. Evinizde sıkma torbası yoksa dayanıklı bir kilitli poşetin uç kısmını çok minik bir şekilde kesin ve ucuna apartları yerleştirin. Bu şekilde kurabiye hamurunuza şekil verebilirsiniz.
Tatlı Pastane Kurabiyesi Tarifi Nasıl Yapılır?
Orta boy bir kabın içerisine tereyağını, pudra şekerini, sıvı yağ ve yumurtayı ekleyerek çırpma teli yardımıyla güzelce karıştırın.
Tüm malzemeler birbirlerine karıştığında nişastayı ekleyin. Azar azar un ekleyerek yumuşacık kıvamlı, ele yapışmayan bir hamur elde edin.
Yumuşak kıvamlı kurabiye hamurunu sıkma torbasına aktarın. Yağlı kağıt serili bir fırın tepsisinin üzerine yuvarlak ve içi dolu olacak şekilde sıkın ve kurabiye şeklini verin.
Üzerlerine dilediğiniz marmelatı koyun ve 165 derecede önceden ısıtılmış fırında üzerleri hafif kızarana kadar 15-20 dakika kadar pişirin.
Çıkarıp oda sıcaklığında dinlendirdikten sonra servis edin.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, inaktif aşının yan etki riski düşüklüğünün yanında mutasyonlardan da daha az etkileneceğini daha önce ifade ettiklerini hatırlatarak, “Şimdi, dünya bunu da konuşmaya ve haberleştirmeye başladı. Bu ülkenin güzide vatandaşlarına en iyiyi temin etmek için çalışmaya devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs salgınında görülen mutasyona karşı inaktif aşıların (Çin aşısı) etkileriyle ilgili Twitter’dan açıklama yaptı.
Bakan Koca, “İnaktif aşının yan etki riski düşüklüğünün yanında mutasyonlardan da daha az etkileneceğini daha önce ifade etmiştik. Şimdi, dünya bunu da konuşmaya ve haberleştirmeye başladı. Bu ülkenin güzide vatandaşlarına en iyiyi temin etmek için çalışmaya devam ediyoruz” ifadesini kullandı.
Dünya aşıyla koronavirüsten kurtulmanın yollarını ararken İngiltere’de salgınının kişiden kişiye nasıl bulaştığını ve aşıların etkinliğini anlamak için çok konuşulacak bir deney yapılacak. Gönüllülere bilinçli olarak virüs enfekte edilerek bağışıklık tepkisi test edilecek.
İngiltere İş, Enerji ve Endüstriyel Strateji Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, dünyada bir ilk olacak klinik denemeler, bir ay içinde başlayacak.Çalışmada, 18-30 yaş grubundan 90 kadar sağlıklı yetişkin gönüllüye güvenli ve kontrollü bir ortamda Kovid-19 bulaştırılacak.
Denemede enfeksiyona ne kadar miktardaki virüsün yol açtığı, vücudun bağışıklık tepkisi, virüsün kişiden kişiye nasıl geçtiği ve aşıların etkinliği araştırılacak.
GÖNÜLLÜLER YAKINDAN TAKİP EDİLECEK
Katılımcılar, virüse maruz kalmalarının ardından 24 saat boyunca sağlık görevlileri ve bilim insanları tarafından yakından izlenecek.İngiltere hükümetinin 33,6 milyon sterlin destek verdiği denemelerin ardından Kovid-19 aşısı yapılmış katılımcılara virüs bulaştırılarak başka denemeler de yapılacak.
Açıklamada görüşlerine yer verilen İş, Enerji ve Endüstriyel Strateji Bakanı Kwasi Kwarteng, çalışmanın Kovid-19 ile mücadele çabalarının önemli bir unsuru olduğunu belirterek “Aşı geliştirmede çok olumlu gelişmeler kaydedilmiş olsa da uzun vadede en iyi ve en etkili aşıları bulmak istiyoruz.” dedi.
Çalışmayı yönetecek olan Dr. Chris Chiu, “Nihai amacımız, bu hastalığı yenmek için hangi aşıların ve tedavilerin en iyi sonucu verdiğini belirlemek. Ancak bu çalışmada gönüllülere ihtiyacımız var.” değerlendirmesini yaptı.
BU YÖNDEM DAHA ÖNCE DE KULLANILMIŞTI
Sıtma, tifo, kolera ve grip gibi hastalıklara karşı tedavi geliştirmek amacıyla, bu hastalıklara neden olan virüs veya bakterilerin kasıtlı olarak bulaştırılması yöntemi daha önce de kullanılmıştı.