Patatesler haşlanıyor, eziliyor ve nohutla birleşiyor. Köfte harcı da bir yandan güzelce hazırlanıp, kızartılıyor. Patates tüm sıcaklığıyla köfteyi sarmalıyor ve üzerine kaşar peyniri rendelenip fırında kızarıyor. Tereyağı ve salça hiç durur mu? Onlar da bu yemeğe son noktayı koyuyor ve servis edilirken üzerine gezdiriliyor. Siz de bu masal gibi güzel, lezzetli tarifi sevdiklerinizle paylaşmaya ne dersiniz? O halde tarif için sizi aşağıya doğru alalım. Şimdiden afiyet olsun!
200 derece fırında kaşar peyniri eriyene kadar, yaklaşık 20 dakika pişirin.
Patatesli bomba köfteler fırında pişerken sosu hazırlayın. Bir tavada tereyağını eritip salça ile birlikte kavurun. Üzerine su ilave edin, tuzla tatlandırın ve 2 dakika yüksek ateşte kaynattıktan sonra ocaktan alın. Pişmiş olan bomba köftelerin üzerine sos gezdirip servis edin. Afiyet olsun!
Propin Gayrimenkul ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş tarafından 15 yıldır her üç ayda bir hazırlanan “İstanbul Ofis Pazarı Genel Bakış” raporunun 56. Sayısı 2 Şubat 2021 tarihinde yayınlandı. Rapor, 2020 dördüncü çeyrek dönemle birlikte tüm yıla dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Rapora göre COVID-19 salgını nedeniyle birçok ofis kullanıcısı, ev-ofis (home-office) ve dönüşümlü çalışma modeline geçerken pandemi sonrası dönemde ofis kullanımının nasıl değişeceği konusu, ofis pazarının ana gündem maddelerinden biri oldu.
Salgının tüm dünyadaki ekonomik etkisiyle yaşanan dalgalanmalardan kaynaklanan belirsizlik, 2020’nin ilk yarısında ofis kiralama ve satın alma işlemlerini dondurdu. Belirsizlikten kaynaklı bu donma hali; İstanbul Ofis Pazarı’nda kapanan işlem hacmini bir önceki yıla oranla %30 düşürürken, kullanıcıları da farklı çözüm arayışlarına itti. En geleneksel ofis kullanıcıları dahil, çözüm arayışlarında, uzun süreli kontratlarla kendilerini bağlamayan, ofis dekorasyonunun ilk yatırım maliyetinin tümünü üstlenmedikleri; “esnek kiralama servisleri” sunan yeni çalışma alanlarına daha yakından bakmaya yöneldi. Ofis stokuna eklenen yeni binalar sebebiyle son bir yılda %2’lik bir büyüme görüldü. 2020 yılı sonunda İstanbul ofis stoku 6 milyon 500 bin m²’ye ulaştı.
“İstanbul Ofis Pazarı’na Genel Bakış 2020 4. Çeyrek” raporuna göre son 10 yıldır her sene %22 oranında büyüyen paylaşımlı ofisler, pandemi döneminde sıçrama yaşadı. Dünya genelinde büyük ve kurumsal şirketlerin paylaşımlı ofis talebi %40 artarken, start-uplarda paylaşımlı ofise geçişte %25 ve serbest çalışanlarda (freelancer) %15 artış görüldü. Bu kapsamda dünya genelinde sayısı 20 bini bulan paylaşımlı ofis alanlarının 2022 yılında 30 bine çıkması öngörülüyor. Yayınlanan raporda esnek kiralama imkanı sağlayan hazır ofis, sanal ofis, paylaşımlı ofis gibi servislerin son yıllarda İstanbul’un farklı bölgelerinde büyüme gösterdiğine de dikkat çekiliyor.
Bu servislerin pazarın takip ettiği başlıca gelişmeler arasında yer aldığını belirten PROPIN Kurucu Ortağı Aydan Bozkurt, “Esnek kiralama çözümleri, pandemi kaynaklı yeni çalışma koşullarına adapte olmaya çalışan kullanıcılar için alternatif çözümlerin başında geldi. Birçok ofis kullanıcısı, genel merkez ofislerini küçülterek evden rahat çalışamayan ekiplerini esnek kullanıma izin veren uydu ofislere yönlendirme eğilimine girdi. Ortaya çıkan bu hızlı talep karşısında 2020 yılı boyunca esnek kiralama servisi veren şirketler, yeni ofis alanları kiralayarak merkez sayılarını artırdılar. Talebin bu yönde yoğunlaşması sebebiyle 2021 yılında esnek kiralama servis sağlayıcılarının şube sayılarında daha önce hiç görmediğimiz yoğunlukta bir artış bekliyoruz. Ofis kullanıcısı tarafında, talebin esnek kiralama çözümlerine karşı bu yeni eğilimi, uzun süredir boş duran ofis alanları için yepyeni ve pozitif yönde bir çözüm olarak değerlendirilmeli, geleneksel kiralamanın fizibil olmadığı gayrimenkullerin mal sahipleri tarafından da bu gelişme masaya yatırılmalıdır.” dedi.
Boşluk oranlarındaki artış devam edecek
Rapora göre İstanbul’un en çok ofis stokuna sahip bölgesi olan Merkezi İş Alanı’nda (MİA) A sınıfı ofis binalarının 2020 yılındaki boşluk oranı %30,8 oldu. Böylece MİA’daki A sınıfı ofis binalarındaki boşluk oranı son 10 yılda 3 kattan fazla büyüdü. B sınıfı ofis binalarının boşluk oranı yılın birinci yarısında %20,2 ile son 10 yılın en yüksek değerine ulaşırken 2020 yılını %17,3 ile kapattı. Bu oran MİA Dışı-Avrupa’daki A sınıfı ofis binalarında %22,2; B sınıfı ofis binalarında %25,2 oldu. MİA Dışı- Asya’ya bakıldığında ise boşluk oranının A sınıfı ofis binalarında %21,7 ve B sınıfı ofis binalarında %16,7 olduğu görüldü. Aydan Bozkurt, “İstanbul Ofis Pazarı’nın geleceğini, uluslararası şirketlerin global olarak vereceği çalışma modeli kararının şekillendirmesini bekliyoruz. Pandemi sonrası oluşacak yeni çalışma modellerinin netleşmesi, pazarın yönünü tayin edecektir. Bu geçiş sürecinde ofis boşluk oranlarının yükselmeye devam edeceğini ve pazarın küçülme halini muhafaza edeceğini öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.
İşlem hacminde %30 daralma görüldü
Raporda 2020 yılında ağırlıklı olarak orta ve küçük hacimli işlemlerin gerçekleşmesi dikkat çekti. Kiralama işlemlerinin ise satın alma işlemlerinden sayı ve hacim bazında daha fazla olduğu görüldü. Bu kapsamda 2020 yılı boyunca 185 bin m² ofis alanında kiralama ve kurumsal satın alma işlemi kapanırken kapanan hacim bir önceki yıla oranla %30 daraldı. İstanbul Ofis Pazarı’nda 15 bin m² ve üzerindeki ofis alanlarında işlem kaydedilmezken 10 bin – 15 bin m² arasındaki işlemlerin toplam hacme oranı %8 olarak kaydedildi. Kapanan işlemlerin %16’sı, büyüklüğü 5 bin ila 10 bin m² arasında değişen ofis alanlarında görüldü.Toplam işlem hacminin %52’sinde ise ofis alanlarının büyüklüğü bin ila 5 bin m² arasında değişti. Bin m² altındaki ofislerde kapanan işlemler toplam hacmin %24’ünü oluşturdu. MİA’ya olan talep ise 2020 yılında da devam etti. Bu bölgede yer alan yaklaşık 68 bin m² ofis alanında gerçekleşen işlemler, İstanbul’daki toplam hacmin %37’sini oluşturdu.
A sınıfı ofis stokunun 4 yıl içinde %20 artması bekleniyor
Rapora göre İstanbul Ofis Pazarı’ndaki ofis stoku, pandeminin etkisiyle yavaşlayan ofis arzına paralel olarak arttı. Ofis stoku 2020 yılı sonunda yaklaşık 200 bin m² artarak 6 milyon 500 bin m² seviyesine ulaştı. Buna göre bir önceki yıla kıyasla %2’lik bir büyüme kaydedilirken 2008 yılında 2,2 milyon m² olan stokun 2020 yılı sonunda yaklaşık 3 kat büyümesi dikkat çekti. 2019 yılında açılan İstanbul Havalimanı’nın etkisiyle şehrin kuzeyinde farklı ölçeklerde yeni projeler geliştirildiğini hatırlatan PROPIN Kurucu Ortağı Ebru Ersöz, “Söz konusu bu projeler de dahil olmak üzere İstanbul’da münferit lokasyonlardaki projeler kapsamında yaklaşık 1 milyon m² ofis alanının 2025 yılı içerisinde hizmete açılması planlanıyor. Bu noktada İstanbul Ofis Pazarı’nda A sınıfı ofis stokunun 2024 yılı sonunda %20 artışla yaklaşık 7,8 milyon m² olmasını öngörüyoruz.” dedi.
Peki, kitapta hangi karakterler var? Efe, Mete, Aret, Betül, Elizabeth ve Selim. Her biri ayrı bir karakter, ayrı bir dünya… Başka? Jaku Amca, Nüzhet Öğretmen ve tabii ki Demir Atlı Adam Gürkan Genç. Tanışma, Mucize, Efsane ve Gerçek olmak üzere toplam 4 kitaptan oluşan Demir Atlı Adam Serisi’ni yediden yetmişe herkes çok sevecek! Özellikle çocuklar, Gürkan Genç’i tanıdıkları için kendilerini çok şanslı hissedecekler.
Ephesus Yayınları tarafından yayımlanan bu eşsiz kitapları online kitap satış mağazalarında ve kitabevlerinde bulabilirsiniz.
Gürkan Genç kimdir? Neler yapmıştır?
15 Ocak 1979 doğumludur. İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon-Sinema mezunudur. Kariyer hayatına televizyon kurumunda haber montajı yaparak başlamıştır. Sonrasında farklı kurumlarda satış temsilciliği yapıp ardından iki arkadaşı ile gıda sektörü üzerine şirket kurmuştur. Ortaklıklarının ikinci senesi olan 2010 yılının Şubat ayında şirket hisselerini devretmiş ve uluslararası gezilerine başlamıştır. 2010-2011 yılları arasında bisikleti ile Türkiye’den Japonya’ya gitmiş, Türkiye’ye döndükten sonra yol anılarını birçok eğitim kurumunda öğrencilerle paylaşmıştır.
9 Eylül 2012 tarihinde Türkiye’den bisikleti ile dünya turuna çıkmış, yola çıktıktan sekiz yıl sonra hâlâ daha (Demir Atlı Adam kitabının yayımlandığı tarihlerde) Güney Amerika kıtasında seyahatine devam etmektedir. Yabancı dili iyi derecede İngilizce ve orta derecede İspanyolca’dır. Seyahatinde dilini bilmediği ülkelerde vücut dilini kullanmaktadır. Basketbol, voleybol, futbol, snowboard, dağ bisikleti, uzun mesafe koşu, su kayağı sporlarında iyidir. Bisikleti ile dünyayı gezerken ülkesinde “Genç Kaşifler”i kurup üniversite öğrencilerine gezi bursları vermeye başlamıştır ve gene sporculara ve öğrencilere farklı alanlarda destek olmaktadır.
Hayali bir gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Spor Bakanı olmaktır.
Tüm yol anılarını Türkçe ve İngilizce www.gurkangenc.com sayfasında yazmakta ve görme engelliler için de seslendirmektedir.
Gürkan Genç, “Hayallerini gerçekleştiren insanlar geleceği değiştirirler,” diyerek demir atı ile yolculuğuna devam etmektedir.
Moğolistan’a bisikletle gittiğinde Moğol medyası kendisi için; “Atalarının at sırtında, çekik gözle terk ettiği diyarlara; badem gözü, demir atı ile gelen Türk,” yakıştırmasını yapmış;
Üstün Dökmen ise kendisi için şunları söylemiştir:
“Demir Atlı Adam, bir zamanlar terinden kan damlayan Ahal Teke atlarının torunu olan bisikletiyle dünyayı geziyor şimdi. Gezgin olmanın yanı sıra, edebiyatçı da oldu bu kitabıyla.Yolu açık olsun, dünya ona yol olsun.”
Peki, Mine Pöge kimdir?
Eskişehir Anadolu Üniversitesi – Halkla İlişkiler Bölümü mezunudur. Bir kız çocuk ve bir erkek kedi annesidir. Adım Adım Oluşumu gönüllüsü ve Ultra Maraton koşucusudur. 9 Eylül 2012’de bisikleti ile dünya turu atmak için yola çıkmış olan Gürkan Genç’in takım arkadaşıdır. Çocuk kitapları okumayı ve yazmayı, şapka yapmayı ve takmayı sever.
Barbunya Prensesi ve Olmadık İşler Araştırma Merkezi isimli kitapların yazarıdır.
Mine Pöge çocuklara okuma alışkanlığı kazandırma ile ilgili şunları düşünmektedir:
“ Çocuklarımızın kitap okuma alışkanlığı kazanmasını ve okumayı sevmelerini istiyorsak onlara hayal güçlerini harekete geçirecek, okurken eğlenecekleri hikâyeler sunmalıyız diye düşünüyorum. Kitap seçmek, arkadaş seçmek gibidir ve bence okumanın keyfine varan çocuklar kendilerine iyi gelecek kitapları seçmeyi de öğreneceklerdir. İyi dostlar hayallerimizi sınırlamayan, aklımıza bir fikir getiren, yolumuzu açanlardır, tıpkı kitaplarımız gibi.” diyor.
Yenilikçi cilt bakımı ürünleri ve besin takviyeleri ile kişilerin potansiyellerini açığa çıkarmasına pozitif katkı sağlayan Jeunesse, cilt bakım serisi Luminesce ile her yaşta genç görünmek ve hissetmek isteyenlere cildi nemlendirmenin ve temizlemenin ötesinde alternatifler sunuyor.
Ürünlerini dünyanın dört bir köşesinde distribütörleri ile tüketicilerle buluşturan Jeunesse, cilt bakım serisi Luminesce ile günlük bakım rutininizin tüm ihtiyaçlarına cevap verirken, gençlik ışıltısının ve parlaklığının korunmasına destek oluyor, yıpranmaya “dur” diyor.
Jeunesse Luminesce serisinde cilt aydınlatıcıdan toparlayıcı maskeye, yüz temizleyiciden seruma 7 farklı ürün yer alıyor.
1. Luminesce Temel Vücut Yenileme Losyonu: Meyve ve tahıl özleriyle zenginleşen formülüyle nemini kaybetmiş kuru ciltlere, uzun süreli nemlendirme sağlayan Luminesce Temel Vücut Yenileme Losyonu, özel vitamin ve antioksidan karışımı ile cildinizi yeniliyor. Dulavrat bitkisi kökü özü, Passiflora meyve özü, Sambucus Nigra meyve özü ve salatalık meyve özü içeren ürün, gençlik ışıltısını korumanıza yardımcı olarak yumuşak ve esnek bir cilt sunuyor.
Not: Görselleri yüksek çözünürlüklü olarak indirmek için üstüne tıklayın.
2. Luminesce Ultimate Toparlayıcı Maske: Peeling işlevi görerek ölü deri hücreleri, çevresel kirlilik ve siyah nokta ile mücadeleye yardımcı olan Luminesce Ultimate Toparlayıcı Maske, cildi arındırırken sıkılaştırıcı özelliği ile etkisini artırıyor. Vitamin karışımı ve salatalık özü ile cildin yumuşayıp nemlenmesini desteklerken daha sıkı ve taze bir cilde kavuşmanıza yardımcı oluyor.
Not: Görselleri yüksek çözünürlüklü olarak indirmek için üstüne tıklayın.
3. Luminesce Cilt Aydınlatıcı: Siyah lekeler, cilt yüzeyindeki ölü deri hücreleri ve düzgün olmayan cilt tonu yaşlı bir görünümün önemli sebeplerinden…Luminesce Cilt Aydınlatıcı, APT-200, Melanostatin, Tranexamic, Tremella fuciformis, flashwhite unispheres, L-ascorbic acid içeriğiyle siyah lekelerin azalmasına yardımcı olurken, cildin ölü hücrelerden doğal yöntem ile kurtulmasını destekliyor, parlak bir cilt tonu sağlıyor.
Not: Görselleri yüksek çözünürlüklü olarak indirmek için üstüne tıklayın.
4. Luminesce Gündüz Nemlendirici Kompleks: Günün yoğun temposuna hazırlanmak için gündüz nemlendirici kompleks, bakım rutininin olmazsa olmazlarından… Elma, karpuz ve mercimek özleri, kırmızı yosun özü, A vitamini kompleksi ve C vitamini içeren Luminesce Gündüz Nemlendirici Kompleks, nemini kaybetmiş kuru ciltleri besliyor ve koruyor. İçeriğindeki SPF 30 ile cildi güneşin zararlı etkilerinden de koruyor.
Not: Görselleri yüksek çözünürlüklü olarak indirmek için üstüne tıklayın.
5. Luminesce Yüz Temizleyici: Pürüzsüz ve sağlıklı görünen bir cildin ilk adımlarından biri de cilt temizliği… Alfa ve beta hidroksi asitlerinden oluşan özel karışımı ile makyaj kalıntılarını, ciltteki toz ve kiri nazikçe arındırmaya yardımcı olan Luminesce Yüz Temizleyici, cilde tazelik veriyor, pürüzsüz bir görünüm kazandırıyor.
Not: Görselleri yüksek çözünürlüklü olarak indirmek için üstüne tıklayın.
6. Luminesce Serum: Sorununuz çizgiler, kırışıklıklar, yaşlılık lekeleri ve cilt sertliği ise seride yer alan Luminesce Serum tam size göre. Yaşlılık lekelerinin görünümünü azaltmaya yardımcı olan ürün, cilt dokusunu ve elastikiyetini geliştirmeye katkıda bulunurken cildin sertliğini azaltarak sıkılaşmasını da sağlıyor.
Not: Görselleri yüksek çözünürlüklü olarak indirmek için üstüne tıklayın.
7. Luminesce Gece Kremi: Siz uyurken cildinizin yenilenmesine yardımcı olan Luminesce Gece Kremi, APT 200 karışımı, anti-glikasyon karışımı, nemlendirici karışım ve Antioksidan karışımı sayesinde, dörtlü etki ile cildinizi derinlemesine besliyor.
Özgün ve kaliteli tasarımlarla yaşam alanlarına renk katan CaddeYıldız Mobilya, özel sırt kapitoneli köşe takımı modeli Venola ile köşelere yepyeni bir yorum getiriyor. Köşe takımlarının çok sevilen rahatlığını göz alıcı tasarımlarla buluşturan CaddeYıldız Mobilya, Venola ile evlerinde konforu ve şıklığı bir arada hissetmek isteyenlerin vazgeçilmezi olmaya aday.
Pandemi ile birlikte insanlar zamanlarının çok büyük bir bölümünü evlerinde geçiriyor. Evler, kimi zaman çalışma kimi zamansa dinlenme ve eğlenme alanı olarak kullanılıyor. Yaşam alanlarını yenilemek isteyen kullanıcıların tercihi ise çoğu zaman rahatlığıyla öne çıkan köşe takımları oluyor. Özgün ve kaliteli tasarımlarla yaklaşık 30 yıldır yaşam alanlarını güzelleştiren CaddeYıldız Mobilya, üst segment koleksiyon modeli Venola ile alışılagelmiş köşe takımlarına yepyeni bir yorum getirerek şıklığı ve konforu bir arada sunuyor.
Özel sırt kapitoneli yapısı ve avangart görünümüyle Venola Köşe Takımı, oturma ve misafir odalarına prestijli bir görünüm kazandırıyor. Kullanıcıların ihtişamlı görünen evlerinde çok rahat etmesini sağlayan bu koleksiyon, özgün tasarımıyla yaşam alanlarına benzersiz bir hava katıyor. Ürünün iskelet yapısında ağırlığın tüm gövdeye eşit paylaştırılmasını sağlayan gürgen ağacı kullanılıyor. Köşe takımının yumuşacık kumaş yapısı, paslanmaz metal ayakları, orta yumuşaklıktaki kalın minderleri ve kalın kol detayları ise ekstra konforu beraberinde getiriyor.
Onlarca renkteki kumaş seçeneğiyle kullanıcıların zevkleri doğrultusunda seçim yapabilmelerine olanak tanıyan CaddeYıldız Mobilya, özenli işçilikle hayata geçirilen Venola Köşe Takımı ile kullanıcılara yıllar boyunca ilk günkü kalitesiyle kullanılabilecekleri zamansız bir köşe takımı vadediyor. Yarattığı sıcak atmosferle evlerde geçirilen vakti çok daha keyifli bir hale getirecek Venola Köşe Takımı’na www.yildizmobilya.com.tr adresinden ve İstanbul’da yer alan Oasis Cadde içerisindeki CaddeYıldız mağazasından ulaşmak mümkün.
Kadınların ve kız çocuklarının bilim, teknoloji ve girişimcilik alanlarına katılımının ve erişiminin desteklenmesi, teşvik edilmesi ve farkındalık oluşturması amacıyla 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü kapsamında Teknolojide Kadın Derneği ve IMPACT 2030 Türkiye Etki Konseyi etkinlik düzenledi.
Birleşmiş Milletler tarafından kadınların ve kız çocuklarının bilimdeki rollerini artırmak, STEM alanında eğitimi ve araştırma faaliyetlerine her seviyeden katılımı teşvik etmek amacıyla ilan edilen bu özel günde, iş dünyasının değerli isimleri kadının ve kız çocuklarının bilim, teknoloji ve girişimcilik dünyasındaki yerini konuştular.
Açılış konuşmasında yer alan, Konya da yaşayan Ortaokul 7.Sınıf Öğrencisi İrem Eraslan, Teknofest Robot yarışması finalisti ve katıldığı 12 Model Birleşmiş Milletler Konferansında gündem dışı konuşmalarda Sürdürülebilir Dijital Okuryazarlık konusuna değinerek bizi gururlandıran bir kızımız. Konuşmasında Teknolojide Kadın Derneği ile nasıl tanıştığını anlatırkenheyecanı gözlerinden okunan ve bu farkındalık gününde olmakdan gurur duyduğunu belirten İrem, hedeflerine ulaşmak için STEM eğitimi alma hedefinin önemini vurgulayarak, STEM alanında erken yaşta eğitimler çok önemli, bu konuda gerekli katkıların sağlanmasını umut ediyorum. Teknoloji erkek işi değildir, insan işidir”. Dedi
Teknolojide Kadın Derneği olarak hedefimiz, bilim ve teknoloji dünyasında ihtiyaç duyduğumuz insan çeşitliliğini ve fırsat eşitliğini sağlamaktır diye söze başlayan Wtech Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney; 2018 Teknoloji Endeksi raporuna göre % 9.91 olan teknolojide kadın oranını artırmayı ve kadınların bu alanda yeteneklerini geliştirmeyi planlamaktayız. Önceliğimiz teknolojiyi tüketen kadınlar kadar üreten kadınların da sayısını arttırmak ve bu alandaki çeşitliliği sağlamak.
Bugün İrem gibi kızlarımızın bilimde fende matematik de teşvik edilebilme gerekliliği ve bunun ailelerinin desteği ile olması kesindir. Genç kızlarımızın teknoloji ile bağlarını güçlendirmemiz şart. Bu nedenle Bilişimde Kızlar gününü sembol alıyor ve sahipleniyor ve bugünkü etkinliklerimiz ile STEM alanında eğitim gören genç kızlarımızın ihtiyaç duydukları, bu alanda onlara yol gösterecek ve gerekli iş bağlantılarını kurabilecekleri kontakları yaratıp sektöre erişimlerini arttırmayı hedefliyoruz.” dedi.
Öney şöyle devam etti; “Kadınların iş dünyasına kazandırılması ve uzmanlık becerilerinin geliştirilmesi için Wtech olarak çalışmalarımızda kadınlara pozitif ayrım uyguluyor kız çocuklarının ve genç kadınların, kendilerinin içinde yaşadıkları toplumların geleceklerini, yarının, bugünün yenilikçileri olmalarını imkânlar yaratarak destekliyoruz.
Türkiye Etki Konseyi Başkanı Arzu Pınar Demirel ise yaptığı konuşmada;
Birleşmiş Milletler verilerine göre kız öğrencilerin yaklaşık yüzde 35’i yüksek öğrenimde STEM (fen,teknoloji, mühendislik, matematik) ile ilgili alanları seçiyorlar. Oysa hızla dijitalleştiğimiz bu dünyada, yeni mesleklerin de bu alanlarda ortaya çıkması bekleniyor. IMPACT2030 Türkiye Etki Konseyi olarak gerçekleştirdiğimiz araştırmada çalışanlar en çok eğitim ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında gönüllülük yapmak istiyor. Çalışanlar eşit bir gelecek ve gençlerin işsiz değil, iş sahibi olmaları için mentorluk yapabilir; bilgi ve deneyimlerini öğretebilir, uzmanlıklarını paylaşıp yol gösterebilirler
Etkinlikte konuşmaları ile ilham veren Ford Otosan CDO & BT DirektörüHayriye Karadeniz , Akkök Holding İcra Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü ve Alarko Stratejik Planma Müdürü Tal Garih dışında, moderatörlüğünü Deloitte Digital Şirket Ortağı Özlem Yanmaz ve Logo Genel Müdürü Başak Kural’ın yaptığı 2 ayrı panel düzenlendi. YASAD (Yazılım Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Kamalı, Doğuş Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Sermin Küçükyüce, GittiGidiyor Çalışan Deneyimi Direktörü Murat Yüksel ve TÜBİSAD(Bilişim Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı K. Erman Karaca panel de geleceği sonra değil, şimdi yaratma fikrinde uzlaştılar . Kız çocuklarının ve genç kadınların kendilerinin ve içinde yaşadıkları toplumların geleceklerini, yarının, bugünün yenilikçileri olmalarını imkânlar yaratarak destekleyeceklerini belirttiler.
Eğer birkaç haftadır dünya gündemini biraz olsun takip ediyorsanız, Amanda Gorman ismi size çok da yabancı gelmeyecektir. Henüz 22 yaşında olan bu genç şair, Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni başkanı Joe Biden’ın yemin töreninde okuduğu “The Hill We Climb” isimli şiirle, hemen hemen her yerde bir haftadır adından söz ettiriyor.
Ulusal Gençlik Şair Ödülü’nün ilk sahibi olan, Harvard Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunu Amanda Gorman, ayrıca 2015 yılında da The One for Food Is Not Enough isimli şiir kitabını yayınlayarak da genç yaşta tutkusunu keşfedebilen biri olmayı başarmış.
İlgi alanı profesyonel olarak şiirler olsa da, moda dünyasının da onun için önemli bir yeri olduğunu ifade ediyor. Kendisinden önceki geçmişe ve onu destekleyen insanlara bu şekilde yönelebildiğini söylerken, 2019’da Milano Moda Haftası’nda Prada’nın davetlilerinden biri olarak ön sıralarda yer alıyordu. Hatta yemin töreninde şiir okurken de tercihini yine Prada’dan yana kullanmıştı Gorman.
Geçtiğimiz haftaya kadar böyle bir hayali olup olmadığı bilinmez ancak Amanda Gorman’ın önünde şimdilerde bambaşka bir gelecek var. Bünyesinde Selena Gomez’den Priyanka Chopra’ya, pek çok ünlü yıldızın yer aldığı uluslararası modellik ajansı IMG Models ile anlaşma imzalayan Gorman, bu sayede marka anlaşmalarıyla karşımıza çıkacak gibi görünüyor. Yeni nesil stil ikonlarından biri olmaya aday olan bu genç şairin bir kampanyanın yeni yüzü olması, hiç de uzun sürmeyecek gibi.
Henüz yeni bir marka olmasına rağmen, Rihanna moda yolculuğuna ara veriyor. Bu sürecin geçici mi yoksa kalıcı mı olacağına dair kesin bir bilgi olmasa da Instagram üzerinden 1 Ocak itibariyle paylaşımlarını durduran Fenty birkaç hafta içinde de online alışveriş platformunu ve ana dağıtım kanallarını kapatacak.
LVMH‘in yaptığı kısa açıklamada ise bu kararın ortak alındığı ve daha iyi şartlar için beklemeye geçildiği belirtildi. En son Amina Muaddi ile işbirliğne giderek dört yeni ayakkabımodeli sunan genç markanın durumu ilerleyen zamanda daha net bilgilerle belli olacaktır.
Bu duraklama süresinde ise diğer kaynaklardan alınan bilgiye göre LVMH odağını daha çok Fenty Beauty ve Fenty Skin üzerinde yoğunlaştırmayı planlarken, Rihanna’nın 2018 yılında başarılı bir iç çamaşırı koleksiyonu sunduğu Savage x Fenty iş birliğine destek olmaya devam edecek.
Yaşanan bütün bu süreci “üzücü” olarak nitelendiren Rihanna, yaşanılan pandemi döneminin moda dünyasındaki etkilerini bir kez daha görmemize vesile oluyor.
Bildiğimiz ve severek tükettiğimiz poğaça bu sefer şekli ile bizi mest etmeye geliyor! Adını yelpazeye benzerliğinden alan bu poğaça tarifine dilediğiniz iç harcı koyarak çeşitlendirebilir, hatta bir seferde birkaç çeşit yaparak her mideye hitap edebilirsiniz.
Geniş bir karıştırma kasesine yaş maya, toz şeker ve ılık sütü, maya ve şeker iyice eriyene kadar karıştırın.
Sıvı yağ, yumurta beyazı, tuz ve suyu da ekleyip tekrar karıştırın.
Unu da ekledikten sonra ele yapışmayacak bir kıvam elde edene kadar yoğurun. 30 dakika mayalanmaya bırakın.
2 yumurta büyüklüğünde bezeler yuvarlayıp, unlanmış tezgahta parmaklarınız yardımıyla daire şeklinde açın.
Hamurun köşesine doğru kaşar peynirini koyup, hamurun ortasına doğru kapatın. Boşta kalan hamurun diğer yarısını bıçak yardımıyla ucu açılmayacak şekilde kesin.
Kesikli olan kısmı kapalı olan kısmın üzerine kapattıktan sonra yarım ay şeklinde esnetin ve fırın tepsisine alın.
Üzerilerine yumurta sarısı ve susam ekleyip 180 derece fırında 20 dakika pişirin.
Bilim Kurulu sonrası açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son dönemde Türkiye’de 33 ilde mutasyonlu koronavirüs vakasının görüldüğünü açıkladı. Koca, “3758 örnekten 416’sının tüm genom sekansı incelendi. 263 İngiltere, 23 Güney Afrika varyantı, 106 kökeni belli olmayan varyant tespit edildi” dedi.
Bakanlığın Bilkent Yerleşkesi’nde gerçekleşen Bilim Kurulu Toplantısı sonrası kameralar karşısına geçen Fahrettin Koca, mutasyonların özellikle Avrupa ülkelerinde salgının seyrine etkisinin fazla olduğunu kaydetti.
“MUTASYON SAYILARI GİDEREK ARTIYOR”
Türkiye’de mutasyonların bölgesel bir farklılığa yol açmadığını söyleyen Bakan Koca, “Bu mutasyon sayıları giderek artmaya devam ediyor. Var olan vaka sayılarında önemli oranda bir etkisinin şu an olmadığını görüyoruz. Bütün illerimizde benzer şekilde özellikle son 2 hafta vaka artışının olduğunu genel olarak görüyoruz. Özelde mutasyonun bulunduğu bölgede yoğun bir artış gözlemimiz şu anda yok. Bunu da çok yakından takip ediyoruz. Mutasyonda bulaştırıcılığın daha fazla olduğunu. Daha önce bir arada bulunmakla geçen virüsün daha kısa sürede bu bulaştırıcılığın olduğunu biliyoruz. Güney Afrika ve Brezilya için farklı yaklaşımlar söz konusu. Bununla ilgili daha net bir şey söyleyemiyoruz.” dedi.
MUTASYONLU VİRÜS 33 İLDE GÖRÜLDÜ
Mutasyonun tipine bağlı olarak özel yaklaşımların düşünüleceğini söyleyen Koca, “Yani mutasyon eğer gerçekten o bölgede önemli bir sorun haline geldiyse, mutasyona özel bir takım yaklaşımlar gerekebilir mi Bilim Kurulu tartışır. Şu an bizim gördüğümüz mutasyonun Türkiye için sorun oluşturmadığını, her geçen gün il ve mutasyon sayısının arttığını biliyoruz. Zannediyorum 33 ile kadar çıktı. Önümüzdeki dönemde vaka artışı seyri bizim için daha anlamlı olacak. Biz haftalık vaka sayısını 100 binde görülen vaka sayısını Pazartesinden itibaren açıklamak istiyoruz.
Bazı illerimizde az bazı illerimizde yer yer fazla olduğunu biliyoruz. Bilim Kurulu bir esas belirleyecek. Gerektiğinde il hatta ilçe bazında kararlar almak mümkün olacak. Bunu da Pazartesi’nden itibaren şeffaf bir şekilde açıklamak istiyoruz. Yani vatandaşımızın bölgesinde olaya bilinçli katılarak, bunun düşürülmesi için ne yapılabileceğini düşünerek hareket etmesinin daha doğru olacağı kanaatini taşıyoruz.” ifadesinde bulundu.