Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 118

    Aşıda Güvenli Tedarik İçin Beş Kritik Nokta

    0
    Aşıda Güvenli Tedarik İçin Beş Kritik Nokta

    Covid-19 aşılamasının başlamasıyla aşı tedariği dünyanın gündeminde. KPMG Türkiye İlaç ve Sağlık Sektör Lideri Şafak Erdur, aşıda tedarik zincirinde güvenliği sağlamak için sektörün alarma geçtiğini söyledi. Erdur, “Aşılar sahteciliğe, hırsızlığa ve suistimale karşı korumasız. Dijital çözümlerle süreci yönetmek hayati önemde” dedi. 

    Dünyanın Covid-19 aşılamalarıyla ilgili harekete geçmesi, dikkatleri aşıların güvenli tedariğine yöneltti. KPMG Türkiye İlaç ve Sağlık Sektör Lideri Şafak Erdur, küresel bir sağlık krizine neden olan Covid-19 virüsüyle mücadele etmek için tüm dünyada görülmemiş seferberlik ilan edildiğini söyledi. Büyük miktarlarda ve çok hızlı sevk edilen aşı tedarik zincirinin hiç olmadığı kadar önem kazandığını vurgulayan Şafak Erdur, “Tüm paydaşlar dünyada birçok bölgeye aşının bozulmadan ulaştırılması için en uygun koşulları sağlamak için zamanla yarışıyor. Tedariğin güvenliği için dijital çözümlere güvenmek ve çok hassas takip etmek hayati önem taşıyor” dedi. Erdur’un dikkat çektiği tedarik zinciriyle ilgili beş kritik nokta şöyle:

    Her şey planlamayla başlıyor

    Covid-19’un yayılma hızı göz önünde bulundurulduğunda maksimum hızda en çok noktaya aşıları ulaştırmak çok önemli. Bu nedenle en önemli başlık hatasız planlama. İyi bir planlamanın paydaşları arasında mutlaka üreticiler, lojistik sağlayıcılar, sağlık profesyonelleri ve eczacıların olması gerekiyor. İkinci öncelik lojistik alt yapı. Diğer önemli nokta arz/talep dengesini yönetmek. Aşı taleplerinin karşılanması sırasında yaşanacak olası tedarik zinciri sorunlarının üçüncü parti lojistik şirketleri tarafından çözüleceğini düşünüyoruz. Sağlık sistemleri tedarik zinciri yöneticilerine, aşıların güvenli tedariği için 13 ila 26 hafta aralığında süreci öngören bir planlama yapıp üreticiler ve lojistik şirketleri ile paylaşmalarının yararlı olacağı tavsiyesinde bulunuyoruz. 

    Gerçek zamanlı ısı takibi

    Salgının küresel ölçeği ortaya çıkan talep nedeniyle aşıları doğru ısıda tutmak için gereken koordinasyonu zorlaştırıyor. Tedarik zinciri yöneticileri, uçtan uca günlük ısı kontrolü, ısının gerçek zamanlı izlenmesi ve raporlanması, soğuk depoların takibi hatta otomatik tarayıcılarla sistem uyarıları düzenlenmesi gibi pek çok konuda sorumluluk taşıyor.

    Aşı dağıtım veri analizi 

    Uçtan uca envanter takibi, aşının nerede ve ne durumda olduğunu bilmenin en etkili yöntemlerinden. Aşı grupları etiketleri üzerindeki veriler sayesinde tedarik zinciri yöneticileri süreç hakkında baştan sona bilgi sahibi olabilir. Takip sırasında oluşan veriler sayesinde bir sonraki doz için en doğru planlamayı yapmak mümkün. Bu aşama çok güçlü gerçek zamanlı veri aktarımı ve takibi gerektiriyor. Tedarik zinciri yöneticilerinin veri standardizasyonu, üzerinde anlaşılan sınıflandırmalar ve ticari veri paylaşımı gibi süreçlerin tümüne hakim olması ve dijital altyapı güçlendirmeleri için çalışması gerekiyor.

    Sahteciliğe, hırsızlığa önlem

    Birçok tedarik zinciri gibi, aşılar da sahteciliğe, hırsızlığa ve suistimale karşı savunmasız. Özellikle farklı lokasyonlardan, ülke sınırlarından geçen ürünlerle ilgili bu ihtimaller artıyor. Bu riskleri aşmanın en güvenli yolu aşı gruplarının seri numaralarıyla tüm süreci yönetmek, dijitale güvenmek. Akıllı sistemler ve nesnelerin interneti sayesinde oluşturulan gözetim zinciri, teslimat süreci takibi gibi konular tedarik zinciri yöneticilerinin ajandasında olmalı. Böylece tedarik sürecinde gerçekleşen anormallikler, şüpheli hareketler otomatikman tüm tedarik zinciri yöneticileri tarafından görülebilir, müdahale edilebilir. Bu sürece dahil olan tüm paydaşların aşı güvenliği konusunda eğitilmesi önem taşıyor.

    Teslimat ve sonrası

    Son aşama olarak değerlendirilen teslimat ve teslimat sonrası da işin başlangıcı kadar önemli. Bu aşamada tedarik zinciri liderleri, teslimat araçlarının soğuk hava zincirlerinden emin olmalı, lisanlı sürücüler tarafından kullanıldığını bilmeli, takip sistemini 7/24 kesintisiz izlemeli. 

    Ergenlerde Davranış Değişiklikleri Bağımlılık İşareti Olabilir!

    0
    Ergenlerde Davranış Değişiklikleri Bağımlılık İşareti Olabilir!

    Alkol, sigara ya da madde bağımlılığında ergenlik döneminin önemli bir risk faktörü olduğunu belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarını iyi gözlemlemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Ailelerin çocuklarının madde kullanımını 2 yıl sonra fark edebildiğini vurgulayan uzmanlar, öfke kontrolünde zorluk, uyku düzeninde bozulma ve içe kapanma davranışlarına dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bağımlılığın gelişmesinde aile tutumlarının da önemine işaret eden uzmanlar, erken yaşta alkol kullanımı durumunda alkol bağımlılığının çok daha hızlı geliştiğini söylüyor.

    Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Onur Noyan, ergenlik döneminde görülen alkol, sigara ve madde bağımlılığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Ergenlik dönemi, riskli davranışlara çok açık bir dönemdir

    Ergenlik döneminin tüm gençler için riskli bir dönem olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Onur Noyan, “Kişinin mantıklı karar vermesini, kendini frenlemesini sağlayan beynin ön kısmı 20’li yaşlardan sonra olgunlaşmaktadır. Ergenlik dönemine, kişi sürekli hareket ve arayış halindedir, bir şeyler yapar, tatmin olamaz, durduramaz kendisini. Çünkü mantıksal karar vermemizi sağlayan, “kaptan köşkü” olarak adlandırılan beynin ön tarafı tam gelişmemiştir. Beynin fren mekanizmaları tam çalışmamaktadır. Ergenlik, riskli davranışlara çok açık olunan, hormonal düzensizliklerin ön planda olduğu biyolojik bir dönemdir” dedi.

    Bağımlılık nasıl başlıyor?

    Bağımlılığın temelinde kişinin kendini kontrol edememesinin bulunduğunu belirten Doç. Dr. Onur Noyan, ergenlik döneminde bireyin maddeyi ya da alkolü hem merak ettiğini hem de bunlardan korktuğunu, korku ve merak arasında bir denge olduğunu belirtiyor. Bağımlılığın başlama sürecini de anlatan Doç. Dr. Onur Noyan, şöyle aktarıyor:

    Eğer korku duygusu meraktan daha fazla olursa ergen madde kullanmaz, uzak durur. Ama kişilik özellikleri ya da altta yatan genetik özellikleriyle birlikte merak, korku duygusundan daha fazlaysa bu birey alkol ve maddeyi denemek isteyecektir. Bir kere dener, ‘Bu neymiş bir kere baktım tadına, bir şey anlamadım’ der. Arkadaş ortamında denk gelirse bir daha kullanır, bu sefer beyninde değişiklikler olmaya başlar. Bir süre sonra beynin ödül merkezi ismini verdiğimiz alanı etkilenir. Beynin ödül merkezi haz almayı sağlayan dopamin hormonuna karşı hassastır. Kullanılan madde beyinde çok hızlı dopamin salgılanmasına ve buna bağlı değişikliklere sebep olacaktır. Bir süre sonra beyinde biyolojik değişiklikler olacak ve ödül merkezi olumsuz etkilenecektir.

    Madde kullanımının devam etmesi ile yemek yemek, sinemaya gitmek, hobilerle ilgilenmek gibi keyif verici aktivitelerden keyif almamaya başlayacaktır. Bir süre sonra beyin normal davranışları ödül gibi görmemeye başlar. Bu noktada bağımlılık sarmalı başlamıştır. Madde kullanan bir ergen, aslında biyolojik olarak olumsuz etkileri olan bir sürecin içerisindeyken kendisini çok farklı değerlendirmektedir. Bir süre sonra fizyolojik olarak beynin yapısı değişecek ve kendi kendini kontrol edemeyecek duruma gelecektir. Bağımlılığın temelinde var olan sorun aslında bireyin kendi kendini kontrol etme yeteneğinin farkında olmadan kaybolmasıdır.” 

    Aileler çocuğun madde kullandığını iki sene sonra öğreniyor

    Ailelerin çocuklarının alkol, sigara ya da madde kullandığını geç fark ettiğine dikkat çeken Doç. Dr. Onur Noyan, “Yapılan çalışmalara göre, aileler çocuklarının madde, alkol ya da sigara kullanmaya başladığını, yaklaşık 2 sene sonra öğreniyor. Ailelerden önce bizlere, öğretmenlere, okullara, halka ve topluma çok büyük iş düşüyor. Benim çocuğum yapmaz, ben çocuğuma güveniyorum, benim çocuğumun iradesi sağlamdır o içmez dememek gerekli. Herkes bağımlı olabilir. Bağımlılık dediğimizde, kişilik bozukluğu, ahlaki eksiklik veya irade zafiyeti söz konusu değildir. Burada bir hastalık durumu vardır ve hastalıktan korunmanın birincil yolu, bireyin hastalıkla yani bağımlılığa götüren madde ile temas etmesini önlemektir.” uyarısında bulundu.

    Davranış değişikliklerine dikkat!

    Ergenlerdeki davranış değişikliklerine dikkat çeken Doç. Dr. Onur Noyan dikkat edilmesi gereken işaretleri şöyle sıraladı: “Ergenlik dönemi, çocukluktan yetişkinliğe adım atılan dinamik bir geçiş dönemidir. Her birey bu süreci yaşar. Ailesi ile çatışmaya başlayan ergen kendisini kabul ettireceği bir çevre arayışındadır. Bu dönem riskli davranışlara açık olunan bir dönemdir. Ergenlik döneminde aileden uzaklaşma başlar, birey olmanın tadını almak ister. Odasının kapısını kapamaya başlar, gizli saklı görüşmeler yapar, birden bire ortadan kaybolmaya başlar. Eve gelip kimseye görünmeden odasına geçmek ister. Birey madde kullanmaya başladığı zaman duygusal ve davranış değişiklikleri ön planda olur.

    Mesela aniden öfkelenmeye, öfkesini kontrol edememeye başlar. İstediği bir şey olmadığında tartışmalar başlar. Sorumluluklarını, derslerini aksatmaya başlayabilir. Eski arkadaş çevresinin yerine yeni arkadaşlar edinir. Uyku düzeni değişir, gece uyumamaya, gündüz uyumaya başlar. Gizli gizli konuşmalar, içe kapanma, hızlı duygusal ve davranışsal değişiklikler dikkat çekici olur. Fiziksel olarak konuşması peltekleşmiş olabilir, gözleri kırmızı olabilir. Sakarlık, kazalar, refleks kontrolsüzlüğü gözlenebilir. Mutsuzluk, keyifsizlik, karamsarlık ve amaçsızlık gibi depresif belirtiler de sık gözlenmektedir. Buradaki sorunumuz ergenlik döneminin normal davranış değişiklikleri ile madde kullanımına bağlı değişiklikleri ayırt etme zorluğudur. Bu bağlamda çok dikkatli olmak, iyi gözlemlemek ve iyi ilişkiler kurmak gerekmektedir. ”

    Aileler erken yaşta alkol kullanımına izin vermemeli

    Bazı aile tutumlarına da değinen Doç. Dr. Onur Noyan, “ergenlik sürecinin sağlıklı bir şekilde geçirilmesi için toplumun bakışı, ailelerin tutum ve davranışları çok büyük önem taşımaktadır. Aile içi kuralların belirlenmesi ve net bir şekilde uygulanması en temel gerekliliktir. Anne ve babanın davranışları arasında tutarsızlıklar olmamalıdır.

    Kurallar duruma göre değişmemelidir.  Bazı aileler çocuklarının erken yaşta sigara ya da alkol kullanmasına göz yumabiliyorlar mesela. Başka aileler ile kıyaslayıp izin verme durumu ilerleyen dönemlerde daha riskli davranışların gelişmesine sebep olabilmektedir. Erken yaşta alkol ya da madde kullanımının bağımlılığın daha hızlı gelişmesine sebep olduğu bilinmektedir.  Ergenlik sürecinde beyin hem fiziksel hem de işlevsel olarak tam olarak gelişimini tamamlamıyor, bu dönemde alkol ya da madde kullanımı beyin gelişimine olumsuz etkilemektedir. Son yıllarda gerçekleştirilen çalışmaların sonucunda alkol alma yaş sınırının 21’e çekilmesi tartışılmaktadır.” diye konuştu.  

    Davranış eğitimi ilkokuldan itibaren verilmeli

    Bağımlılık konusunda erken yaşta eğitime dikkat çeken Doç. Dr. Onur Noyan, “Gençlerimizin bağımlılığı ve maddelerin etkilerini zararlarını ortaya çıkabilecek riskleri doğru bir şekilde öğrenmeleri lazım. Özdenetim, özgüven, sorumluluk eğitimleri ilkokul döneminden itibaren eğitimin bir parçası olmalı ki, ilerleyen yıllarda kendini kontrol, frenleme ve “hayır deme” ile ilgili sorunlar ortaya çıkmasın. Eğer bu eğitimler değerler ile birlikte verilebilirse ilerleyen yaşlar için iyi temeller oluşmuş olacaktır. Örneğin Lise döneminde bağımlılık ile ilgili psikoeğitimler verdiğimizde eğer temel değerlerde eksiklikler var ise bağımlılık önlemenin başarıya ulaşması mümkün değildir. Bağımlılıkla ilgili doğru ve net bilgilerin aktarılması çok önemlidir. Çağımız internet çağı, her türlü bilgiye kolaylıkla ulaşılmaktadır.  Bu sebeple,  bağımlılıktan korkutmak için verilecek yanlış ve eksik bilgiler, ergenlerin gözünde eğitimleri önemsizleştirecektir” dedi.

    Aile içi iletişime dikkat

    Aile içi iletişimin önemine de işaret eden Doç. Dr. Onur Noyan, “Aileyle ilk dönemlerden itibaren kurulan ilişki, arkadaşlarıyla ve diğer sosyal çevre ile kurulacak sağlıklı ilişkiler için çok önemlidir. Yapılan araştırmalara göre; akşam ailesi ile birlikte yemek yiyen gençlerin bağımlılığa daha az yakalandığı bulunmuş. Bu resim bize gözüktüğünden daha fazla bilgi veriyor aslında.  Karşılıklı iletişim ve etkileşimin olduğu bir ilişki her türlü riskli davranışa karşı koruyucu etki gösterecektir. Ama aileler birlikte geçirilen zamanı ergeni anlamaktan ziyade hesap sorma zamanı olarak kullanırlarsa iletişim zarar görmeye başlar, ergen giderek aileden uzaklaşmaya başlar. “Ne yaptın, sınavdan kaç aldın, neden kötü not aldın, neden çalışmıyorsun”  gibi eleştiriler olursa paylaşım isteği azalacaktır. Bu tür bir konuşma yapacaklarsa orada konuşmamak sonrasında konuşmak gerekiyor. Ailelerin ana odaklanması o andan birlikte keyif almanın hedeflenmesi işe yarayacaktır” diye konuştu.

    Aileler panik yapmamalı

    Madde kullanımından şüphelenen ailelerin öncelikle panik olmamaları gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Onur Noyan, “Aileler çocuklarının sigara kullandığından şüpheleniyorsa çocuklarını karşılarına alıp konuşmaları gerekmektedir. Sigara kullandığından endişe ettiklerini net bir şekilde aktarıp, bu endişelerinin doğru olup olmadığını sormaları ve bu konuda kendisine yardım etmek istediklerini de aktarmaları gerekiyor. Sen dilinden ziyade ben dili önem kazanmaktadır böyle durumlarda. “Senin için endişeleniyorum” mesajını doğru olarak verebilmek, yasaklayıcı bir tutumdan ziyade bilgilendirici bir görüşme yapmaları, net sınır çizilmesi ve uygulanması çok önemlidir. Önemli olan ergenin doğruyu yanlışı algılayıp uygun davranışta bulunabilmesi riskli davranışlara karşı koruyucu olacaktır. Sonuç olarak ebeveynler, çocuklarının kendilerini ayrı bir birey olarak görmelerine ve bağımsızlaşmalarına izin vermelilerdir.

    Bu durumda ebeveynlerin yapabileceği en iyi şey önce çocuklarını sonra da arkadaş çevresini tanımaya çalışmak, çocukları ile daha fazla vakit geçirerek sağlıklı bir güven ilişkisi kurmaktır. Ebeveynler ergenlik döneminde çocuklarının yanında olduklarını hissettirmeli, özgüvenlerini pekiştirecek davranışlarda bulunmalı, örnek olmalı, sevgi, saygı, ilgi ve destek göstermelidirler. Ebeveynler bu dönemde çocuklarını yargılamamalı ve küçümsememelidirler. Bu dönemde ergenler ve ebeveyn arasında kurulacak sağlıklı ilişkiler gelecekteki hayatında ergenin kendi ayaklarının üzerinde durmasına fayda sağlayacaktır.  ”  diye konuştu.

    Sokak Modasına Yeni Bir İmza

    0
    Sokak Modasına Yeni Bir İmza

    Sıra dışı konseptiyle sokak modası ve günlük giyim trendlerini yeniden şekillendiren Gang, şehirli, özgür, etkileyici, farklı ve enerjik koleksiyonuyla dikkat çekiyor.  

    Fonksiyonelliğin, rahatlığın ve tarzın ön planda olduğu tasarımlarda, yüksek ürün kalitesi, zengin kumaş ve desen detayları, özgün tasarımlar ve zengin çeşitlilik dikkat çekiyor. 

    Çevreye duyarlı kumaşlar

    Ürünlerinde tüketici sağlığını düşünürken aynı zamanda çevreye duyarlı ve dost bir marka olma sorumluluğunu da taşıyan Gang, kumaş tercihlerinde hammaddesinden üretimine kadar tüm aşamalarında çevreci seçimleriyle öne çıkıyor.

    Genç, vizyoner ve dinamik ekibiyle hazır giyim sektöründe modern ve yenilikçi çizgiyi takip eden Gang, kaliteli ve özenli hizmetiyle müşteri memnuniyetini de üst seviyede sağlıyor.

    Çanakkale Ruhu Gölbaşı’nda…

    0
    Çanakkale Ruhu Gölbaşı’nda…

    Çanakkale Savaşı’nda cephedeymiş hissiyatı yaratan Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, ilk gününde Gölbaşılıların büyük ilgisiyle karşılaştı.

    Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Çanakkale Savaşları ve Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca hayata geçirilen ve Çanakkale’den yola çıkan mobil müze; Atatürk Sahil Park’ta açıldı. Müzeye yoğun ilgi gösteren Gölbaşılılar, Çanakkale ‘de yazılan destana şahit oldu. Müzeyi ziyaret eden Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek ve Gölbaşı Kaymakamı Tülay Baydar Bilgihan, Mobil Müze hakkında yetkililerden bilgi aldı. “Çanakkale ruhu Gölbaşımıza geldi” diyerek sözlerine başlayan Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek “Çanakkale Savaşı’nda cephedeymiş gibi hissetmenizi o günlere tanıklık etmenizi sağlayacak olan tırda; savaş dönemine ait çeşitli materyallere, videolara ve savaş objelerine erişebiliyorsunuz. Tarihimize ışık tutan müzeyi bizlerle buluşturan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı yetkililerine çok teşekkür ediyorum. Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, 14-15 Ocak’ta saat 10.00-18.00 arasında siz değerli Gölbaşılı hemşerilerimizin ziyaretinde olacak.”

    Proje Koordinatörü Engin Karataş ise Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi ile Çanakkale’yi gezemeyen vatandaşlara Çanakkale ruhunu yaşatmayı amaçladıklarını söyledi. Özellikle gençlerin müzeye yoğun ilgi gösterdiğini anlatan Engin Karataş, “Gençler bu müzeye girdiklerinde duygularına hakim olamıyor. O dönemden yakınları gazi ve şehit olan misafirlerimiz de oluyor. Onlar da bizimle çok güzel hikayelerini paylaşıyorlar. Bu duyguları onlara tekrardan yaşatabilmek bizi onurlandırıyor. Dezavantajlı grupların da ayağına giderek Çanakkale’yi gezemeyen halkımıza Çanakkale ruhunu hatırlatmayı hedefliyoruz” dedi.

    Sevgililer Günü İçin Decathlon’dan Sportif Hediye Seçenekleri

    0
    Sevgililer Günü İçin Decathlon'dan Sportif Hediye Seçenekleri

    Sevgililer Günü İçin Decathlon’dan Sportif Hediye Seçenekleri

    Decathlon’da sporsever sevgiliniz için her bütçeye uygun yüzlerce ürünün bir arada bulabilirsiniz. Decathlon mağazaları ve decathlon.com.tr’de kayaktan snowboard’a, koşudan bisiklete, yogadan kampa kadar pek çok spor dalında binlerce ürün bulunuyor. Decathlon’un en büyük özelliği, en yenilikçi ve en kaliteli spor ekipmanlarını mümkün olan en düşük fiyatlarda sunuyor olması. Su geçirmez botlar,sıcacık tutan montlar, rengarenk bereler, eldivenler, kayaklar, snowboardlar, bisikletler, çadırlar, koşu giysi ve aksesuarları, yoga ekipmanları, raket sporlarına dair ürünler ve sevgilinizi mutlu edecek daha pek çok hediye seçeneği uygun fiyatlara Decathlon mağazalarında.

    Online alışveriş ve detaylı bilgi için: decathlon.com.tr

    Butigo, flo.com.tr’ye Özel En Trend Modeller ile Günün Her Anına Şıklık Katıyor.

    0
    Butigo, flo.com.tr’ye Özel En Trend Modeller ile Günün Her Anına Şıklık Katıyor.

    Dünya moda akımlarından ve sezon trendlerinden ilham alınarak hazırlanan Butigo Kış Koleksiyonu, flo.com.tr’ye özel ürünleriyle dikkat çekiyor. Rahatlığı ve zarafeti ile ön plana çıkan modeller her tarza ve her zevke hitap ediyor.

    Sezonun yükselen trendleri arasında yer alan sivri burun topuklu botlar, ince topuklu çizmeler, etnik desenli botlar ve kısa topuklu botlar koleksiyonda öne çıkıyor. Kahverengi yılan deseni, bronz, beyaz, siyah ve bej renginin hâkim olduğu koleksiyon günün her anına şıklık katıyor. 

    Tek parça kıyafetler, havuç pantolonlar, skinny veya bol paça jeanler, maxi ya da klasik elbiseler ve mini eteklerle rahatlıkla kombinleyebileceğiniz modeller flo.com.tr’de sizleri bekliyor.

    Butigo’nun 2021 Kış koleksiyonunda yer alan flo.com.tr’ye özel modellerini görebilmek için www.flo.com.tr’yi ziyaret edebilirsiniz

    Starbucks En Sevilen Ürünleri ile İlk Kez Hepsiburada’da Satışta

    0
    Starbucks En Sevilen Ürünleri ile İlk Kez Hepsiburada’da Satışta

    Starbucks termos ve kupaları, kahve keyfiniz her anınıza eşlik etsin diye artık Hepsiburada ile hızlı ve kolay bir şekilde evinize geliyor.

    Dünyanın en kaliteli kahve çekirdeklerinden hazırladığı içecekleri ile misafirlerine eşsiz bir deneyim yaşatan Starbucks, bu kez kahve keyfini her daim yanında taşımak isteyen misafirleri için ikonik kupa ve termoslarını e-ticaretin lider markası Hepsiburada’da satışa sundu. Müşteri deneyimini odak noktasına alan hizmet anlayışı ile alanında öncü iş birliklerine adım atarak hayatı kolaylaştıran çözümler sunan Hepsiburada ile artık Starbucks’ın seçkin ürünlerine ulaşmak mümkün. 

    Dilediğiniz her yerde keyfini çıkarın

    Starbucks’ın birbirinden farklı renk ve tasarımıyla dikkat çeken termosları kahve keyfini dilediğiniz yerde yaşamak için ideal. Dayanıklı, şık ve kullanışlı termos ürünleri, sıcak ve soğuk içeceklerinizi uzun süre ideal ısı değerinde tutarak kahve keyfinizi uzatıyor. Çift katman sistemi sayesinde yüksek bir ısı yalıtım sağlayan bu ürünler, günlük kullanım ve seyahatler için son derece uygun. Starbucks Termos ürünlerine eşlik eden şık kupalar ise seramik ve porselen alternatifleriyle dikkat çekiyor. Kupalar aynı zamanda farklı sezonlara özel renk ve desenleriyle keyifli bir kahve deneyim yaşatıyor. 

    Burcumu Geçtiğimiz Aylarda Öğrendim

    0
    Burcumu Geçtiğimiz Aylarda Öğrendim

    Her hafta Zorlu PSM %100 Studio sahnesinde Türkiye ve gündeme dair konuları ve farklı ilgi alanlarından ağırladığı sürpriz konuk sanatçıları ile PSM Online’dan seyirci karşısına çıkan “İbrahim Selim ile Bu Gece”nin bu haftaki konuğu, sevilen oyuncu Sinem Ünsal oldu. 

    Her hafta Zorlu PSM %100 Studio sahnesinde Türkiye ve gündeme dair konuları, farklı ilgi alanlarından ağırladığı sürpriz konuk sanatçıları ile PSM Online üzerinden seyirci karşısına çıkan İbrahim Selim’in sevilen şovu

    “İbrahim Selim ile Bu Gece”nin bu haftaki konuğu başarılı oyuncu Sinem Ünsal oldu. 

    Müzikten, stand-up’a, mizahtan güncel konulara; kültürün her alanına dokunan eğlence dolu dakikalar yaşanan programda Sinem Ünsal’ın samimi itirafları ve içten tavrı da geceye damgasını vurdu.

    Neşeli haliyle dikkat çeken başarılı oyuncu, İbrahim Selim’in “seni sıcak biri olarak tanımlıyorlar” yorumuna; birlikte hayatına yeni insanlar sokmak konusunda izlediği yolu “yeni insanlarla tanıştığım zaman onlara karşı yüz kredi ile başlamıyorum, sıfırdan başlıyorum ve zaman içerisinde artıları ve eksileri oluyor benim için, bu yüzden ilk tanıştığım ortamlarda mesafeli biri gibi görünebilirim” sözleriyle ifade etti. Eski Foça’da büyüyen yetenekli oyuncu, her zaman oyuncu olmak istediğini ancak önünde bir örnek model olmadığı ve konservatuvar konusunda yönlendirilemediği için de lisans eğitimini “Karşılaştırmalı Edebiyat” üzerine tamamladığını anlattı. 

    Lisans eğitiminden sonra özel olarak oyunculuk eğitimi alarak kariyerini yönlendirdiğini anlatan Ünsal, oyunculuk konusunda Yüksek Lisans eğitimi alma planı olduğundan da bahsetti. Bu eğitimini Fransa’da almak istediğinin de altını çizen sevilen oyuncu, “Hem var olan Fransızcamı geliştirmek istiyorum hem de dili çok sevdiğim için o dilde sahnede olmak nasıl bir deneyim olur bunu da tecrübe etmek istiyorum.” Sözleriyle planlarını içtenlikle paylaştı.

    Programın sevilen bölümü

    “Gözlerimin İçine Bak”ta kendisine yöneltilen sorulara verdiği samimi cevaplarla da dikkat çeken başarılı oyuncu, takıntıları konusunda hayli dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Takıntılarla mücadele ettiği bir dönemi olduğunu belirten Ünsal “Hala daha her zaman kullandığım bardak sürekli aynı yerde durur, yatağımı toplamadan evden dışarı çıkmam, kapıyı mutlaka üç defa kilitlerim.” Sözleriyle atlatamadığı takıntılarını da açıklıkla anlattı. Astroloji konularından hiç anlamadığını da belirten başarılı oyuncunun “Ben kendimi ikizler burcu biliyordum, geçtiğimiz aylarda astroloji ile ilgili detaylı bir görüşmeye gittiğimde yangeç burcu olduğumu öğrendim. Astroloji ile ilgim ve bilgim bu kadar.” Sözleri stüdyodaki herkesi kahkahaya boğdu.

    Sağlıklı beslenme konusundaki hassasiyetinden de bahseden başarılı oyuncu, yaklaşık üç yıldır aralıklı oruç olarak tanımlanan beslenme düzenini hayatına soktuğunu, son zamanlarda ise “otofaji” denilen ve 36 ile 48 saat yalnızca su tüketilen bir sistemi uyguladığını itiraf etti. Hayatına soktuğu bu beslenme alışkanlıklarının zayıflamak ve benzeri bir motivasyonu olmadığının da ifade eden yetenekli oyuncu, bütün doktor kontrollerini gerçekleştirip kendisine iyi geldiğini ve bedenini zinde hissettirdiği için bu yöntemleri uyguladığının da altını çizdi.

    14 Şubat’a Yalnız Girme!

    0
    14 Şubat’a Yalnız Girme!

    Sevgililer Günü  yaklaşıyor. Eğer yalnızsanız, aşk şifrelerinizi çözerek, belki de sevdiğinizle bugünü keyifle geçirebilirsiniz. 

    Aşkın Şifreleri kitabının yazarı Seçkin İlbuğa aşk şifreleri hakkında bilgi veriyor ve her burç için çeşitli önerileri sıralıyor:

    • İlk adım, aşkı kabul etmelisiniz. Ardından aşkı yaşamınıza nasıl davet edeceğinizi  belirlemelisiniz.
    • İnsan farkında olmadan, aşkı o kadar gözünde büyütür ki, aşkla arasına görünmez bir mesafe koyar.
    • Yalnız olmak sizin seçiminiz değilse, zihninizdeki blokajlar, ruhunuzdaki yaralar ve kalbinizdeki kırgınlıklarla yüzleşmeniz gerekir. Nasıl mı? Size özel aşk şifrelerinizi öğrenerek… 
    • Astrolojik sembolizm; doğuştan getirdiğimiz duygusal, zihinsel, fiziksel, ruhsal motivasyon ve potansiyeli açığa çıkararak kendi aşk hikayemizi yaratmak ya da aşkı yaşamımıza çekmek için yol göstericidir.
    • Her insanın duygularını ifade etme biçimi, duygusal beklentileri, öz güven eksikliği yaşadığı ve öz değerini koruyamadığı alanlar birbirinden farklıdır.
    • Duygusal ihtiyaç ve arzularımızı tanımlamak, duygusal güvenlik alanlarımızı fark etmek, sebebini bilmediğimiz dürtülerimizi dizginlemek, bilinçaltı kayıtlarımıza ulaşmak, geçmiş yaşam hikayelerimizi anlamak, ilişki kurma biçimimizle vb. yüzleşerek aşk hayatımızın ve ilişkilerimizin önündeki engellerden kurtulabiliriz.
    • İnsan, Dünya yaşamı boyunca sayısız deneyimden, eşikten geçerek özüne ulaşmaya çalışır. Ruhsal, duygusal, zihinsel ve fiziksel tüm deneyimler kendimizi tanıma, anlama, ifade etme serüvenimizle ilgilidir. Aşkla öğrenmek, olgunlaşmak şüphesiz kaderdir. Aşkın Şifreleri kitabı, evrensel ve bireysel aşk şifrelerimizin çözülmesine Ay ve Venüs burcumuz üzerinden bir açıklık getirmektedir.

    Burçlara göre yalnızlara özel aşk şifreleri:

    Koç 

    Aşka dair sahip olduğunuz maskelerden kurtulun. Daha önce farkına bile varmadığınız pek çok duygunun ortaya çıkma vakti çoktan geldi. Şimdiye kadar gerek çevre gerek bireysel tercihleriniz sebebiyle, aşkı da, aşık olunacak kişiyi de koşullara bağladınız. Hiçbir yararını görmediğiniz bu davranış biçiminden kurtularak, yeniden aşkı dileyin. “Şöyle birine aşık olmam, bu koşullarda aşk olmaz” zihniyetinden kurtulduğunuzda aşkın çok uzakta olmadığını göreceksiniz.

    Boğa

    Aşkı ve yaşamı değerli kılmanın yolunu biliyor musunuz? Yaşamın, dolayısıyla da aşk ilişkilerinin her anından haz almanız mümkün değil. Ancak yaşanan güzel anların değerini bilip, yoğunluğunu arttırmak sizin elinizde. Her mutsuz hissettiğinizde kendinizden, öz arzularınızdan, aşktan uzaklaşma eğilimindesiniz. Öz arzularınızı yeniden keşfederek aşktaki hayal kırıklıklarınızla yüzleşin. Geçmişte karşı tarafın taleplerini ‘’dengeli’’ karşılayamamış olmanız, aşkla aranızdaki mesafeye neden oldu. ‘’Yine mutlu olmayacağım’’ ön yargısından kurtulmanız yeterli.      

    İkizler   

    Aşka hayatlar boyu ne tür anlamlar yüklediğinizi keşke bilseniz…Kendinizi karşınızdakine adamak zorunda değilsiniz, artık korkmayın. Aşka dair tüm gerçek isteklerinizi önce kendinize itiraf edin. Geçmiş aşk hikayelerinizin sizde bıraktığı izler nedeniyle ‘’özgürlüğüm elden gidecek’’ bahanesiyle kendinizi sabote etmektesiniz. Umursamaz görünme hatasından uzaklaşıp, karşı tarafla empati kurdukça aşkla iyileşebilirsiniz. Gerçekçi bir yaklaşımla birlikte yaratımda bulunacağınız kişilere yönelin.

    Yengeç

    En fedakar, en sabırlı, en anlayışlı olmayı kader saymış, aşkı yok etmiş olabilirsiniz. Adı fedakarlık olan bir aşk tanımı olamaz. Gerçek istek ve arzularınızı ifade etme samimiyeti gösterin. Bu açıklığa ulaşıldığında, fedakarlığın altında kimse kalmayacaktır. Aşk sıra beklemeyi sevmez. Aşkı ertelemekten vazgeçin…

    Aslan

    Aşkı yaşamınıza çekmek isteme sebebiniz yeni bir maceraya yelken açmak olabilir mi? Benliğinizin ve öz değerinizin ‘’manevi kaynağı’’ neşe ve coşku içinde olmaksa, bu soruya evet cevabı verebilirsiniz. Yalnız olma sebebiniz; aşkı ‘’öncelikle’’ eğlendirmesi gereken bir deneyim olarak görmeniz olabilir. Bu defa aşk, aile kurma, evlat sahibi olma isteğiyle eş zamanlı gelebilir. Aşkın sizi onurlandırmasını istiyorsanız, şimdiye kadar aşkı, ilişkiyi, sevgiliyi ne şekilde onurlandırdığınızı irdeleyin. 

    Başak 

    Kendinizi tanımanıza vesile olan olgunlaşma sürecinin yoğunluğu sebebiyle yaşamdan zevk almakta zorlanıyorsunuz. Günlük yaşamın doğal problemleri içinde boğulmaktan vaz geçerek, aşka alan tanıyın. Bedeniniz, zihniniz ve kalbiniz ruhunuzun duvarlarıdır. Ancak ne duygularınız ve düşünceleriniz ne de dürtüleriniz benliğinizi tamamen ifade etmeye yetmez. Aşk, insanı en gizli yönlerini açığa çıkararak olgunlaştıran efsunlu bir güce sahiptir. 

    Terazi

    Aşk hayatınızla ilgili hayaller ve talepler konusunda ifade edilmemiş, yarım kalmış hikayeleriniz üzerinde düşünün. Daha önce duygusal manipülasyonlar, stratejiler denediğiniz aşk ilişkilerinizi referans almadan, aşkı zihninizde en sade haliyle yaratın. Aşkı zihinsel düzlemde yenilemekle, aşka adım atarsınız. Aşkta açıklık, dürüstlük, eşit katılım, empati yeni sloganlarınız olsun. Vizyonunuzu geliştirecek kişiler ve ilişkilere yönelebilirsiniz.     

    Akrep

    Beklentiler, arzular ve zorluklar aşkın kaçınılmaz gerçekleridir. Ancak aşka dair eski bilgilerden uzaklaştıkça aşkı yaşamınıza çekebilirsiniz. İlişkiyi , aşkı da daha önce yaşanan tatsız deneyimlerin gölgesinden kurtarın. Sahip olduğunuz değerleri, öz arzularınız ve duygularınızla yeniden şekillendirin. Derin iç görüleriniz sayesinde bunu kolaylıkla yapabilirsiniz. Bir kazanım ya da kayıp konusu gibi yaklaşmadığınız sürece aşka dair tüm tıkanıklardan kurtulabilirsiniz.

    Yay

    Gerçeklikten kaçmadığınız oranda, yaşamın tüm alanlarında olduğu gibi aşkta da kazanırsınız. İlkelerinizle barışık yaşarken, kararlı ve net bir motivasyon içinde olmanız önemlidir. Ancak aşkta neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair kesinlik arayışından vaz geçin. Sabit fikirli davranışlarınız, önünüze çıkan fırsatları görmenizi engelleyebilir. Öte yandan öz güveninizi spor, sağlıklı beslenme gibi fiziksel yatırımlarla güçlendirebilirsiniz.

    Oğlak

    Romantik ve dramatik ideal aşk tanımınız belki biraz geliştirilebilir. Düşüncelerinizi kolay kolay değiştirmezken, aşka dair beklentilerinizi esnetmek sizi ürkütebilir. Ancak olması gereken; kendiniz olmaya devam ederken, karşınızdaki kişiye de kendisi olma fırsatı verebilmeniz. Akışta gelen aşk ve ilişkiler sizi rutinin dışına çıkarmayı başarabilir. Böylece aşkı eskisinden daha yoğun yaşayabileceksiniz. Siz önce aşka vakit ayırma konusunda netleşin.

    Kova

    Her konuda olduğu gibi aşkı da yüksek bir deneyim olarak yaşamak istersiniz. Siz önce bireysel arzularınızın yüzeye çıkmasına izin verin. Dünyaya karşı sahip olduğunuz hoşgörüyü kendinize de gösterin. Aşkın görünmeyen yüzünü hayatınıza çekecek deneyimler davet edin. Kolektife adanmanız, kendinizi unutmanıza dolayısıyla da aşktan kopmanıza neden olmuştu. Tam aşık Kova mevsimindeyiz; aşkın yeni doğasını yaşayarak topluma öğretmeyi deneyebilirsiniz.

    Balık

    Aşık olmak istiyorsunuz zira bir ilişkiniz olması konusunda, çevrenizden baskı görüyorsunuz. Ancak toplumsal normlar üzerinden tercihler yaparken, öz saygınızı yitirmemeniz önemlidir. Aşkın kendine aşık biri olarak, ilişkide akli temelleri göz ardı etmeyin. Korkularınızdan arındığınız oranda aşka ulaşabilirsiniz. Bağlılık ve sadakat, merhamet ve hiddet, sorumluluk ve adalet aşkın sizi sınayacağı ana konulardır. Dilediğiniz zaman ne kadar yaratıcı çözümler üretebildiğinizi biliyoruz.

    Pandemiye Rağmen Konuttaki Rekor Cesaret Verdi

    0
    Pandemiye Rağmen Konuttaki Rekor Cesaret Verdi

    TÜİK verilerine göre konut satışları 2020 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre % 47,6 azalarak 105 bin 981 oldu. Satışlar tüm yıl genelinde ise bir önceki yıla göre % 11,2 artarak 1 milyon 499 bin 316 adedi yakalamayı başardı. Sektör böylece pandemi şartlarında 1 milyon 409 bin konut satışı ile tüm zamanların en yüksek satışının yapıldığı 2017 yılını geride bırakarak bir rekora imza attı.

    Yabancılara yapılan konut satışları ise 2020 yılında bir önceki yıla göre % 10,3 azalarak 40 bin 812 adet oldu. Verileri değerlendiren GİGDER Başkanı Ömer Faruk Akbal, “Rakam bir küçülme olarak görülüyorsa da pandemiyle dünyadaki gayrimenkul yatırımlarında İspanya, Portekiz, Yunanistan gibi rakip pazarlarda % 50-80 arasında değişen daralmaya kıyasla % 10 ile sağladığımız pozitif ayrışma, bizim için 2021 yılında en büyük cesaret kaynağı. Bu yıl 50 bin adet bandını geçerek 7.5-8 milyar dolarlık bir döviz girdisini sağlamayı hedefliyoruz” dedi

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Aralık ayına ait konut satışları istatistiklerini bugün açıkladı. Türkiye genelinde konut satışları 2020 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre % 47,6 azalarak 105 bin 981 oldu. Ancak satışlar 2020 yıl genelinde ise bir önceki yıla göre % 11,2 artarak 1 milyon 499 bin 316 adedi yakalamayı başardı. Sektör böylece pandemi şartlarında 1 milyon 409 bin konut satışı ile tüm zamanların en yüksek satışının yapıldığı 2017 yılını da geçerek bir rekora imza attı.

    Verilere göre yabancılara yapılan konut satışları ise Ocak-Aralık döneminde ise yabancılara yapılan konut satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre % 10,3 azalarak 40 bin 812 adet oldu. Bu küçülme oranının gerçek anlamıyla bir kaybı ifade etmediğini belirten Gayrimenkul Yurt Dışı Tanıtım Derneği (GİGDER) Başkanı Ömer Faruk Akbal, “2020 yılı, olağanüstü koşulların yaşandığı ve pandeminin en ağır şartlarının hüküm sürdüğü bir yıldı. Bu dönemde uluslararası gayrimenkul yatırımlarında İspanya, Portekiz, Yunanistan gibi rakip pazarlarda % 50-80 arasında değişen daralma ile kıyaslandığında yaşadığımız % 10’luk küçülme aksine pozitif yönde bir ayrışmayı ifade ediyor ve biz bu nedenle rakamı küçülme olarak görmüyoruz. Bu tablo, 2021 yılında daha da güçlenmek adına bizim için cesaret kaynağı. Üyelerimizle yaptığımız görüşmelerde 2021 yılında 50 bin adet bandını geçerek 7.5-8 milyar dolarlık bir döviz girdisini sağlamayı hedefliyoruz” değerlendirmesinde bulundu. 

    Çin, Rusya ve Türki Cumhuriyetlerin de ilgisi arttı

    TÜİK verilerine göre İran vatandaşları 2020 yılında Türkiye’den 7 bin 189 konut satın aldı. İran’ı 6 bin 674 konut ile Irak, 3 bin 78 konut ile Rusya Federasyonu, bin 929 konut ile Afganistan ve bin 279 konut ile Azerbaycan izledi. 2020 Aralık ayında ise İran vatandaşları Türkiye’den 764 konut satın aldı. İran’ı sırasıyla, 724 konut ile Irak, 349 konut ile Rusya Federasyonu ve 224 konut ile Afganistan izledi.

    Çin’in Türkiye’ye olan ilgisinin artışta olduğunu belirten Akbal, “Rusya’nın yanı sıra Kazakistan, Azerbaycan gibi Türkiye coğrafyasına yakın olan kardeş ülkelerin de artışını görüyoruz, bununla birlikte Suudi Arabistan rakamlarında da önümüzdeki dönem artışlar olacağını tahmin ediyoruz. İran, Kasım ayında yerini Irak’a bıraksa da Aralık’ta ve yılın tamamında yeniden liderliği eline aldı, bu artış trendinin süreceğini tahmin ediyoruz” diye konuştu.  

    Yabancı yatırımcıların bilinçlenmesine yönelik çalışıyoruz

    İTO işbirliğiyle hazırladıkları ‘İstanbul’da Mülk Edinme Rehberi’ne değinen Akbal, uluslararası gayrimenkul yatırımcılarının Türkiye’ye daha çok girmesini ve bilinçlenmesini sağlamak amacıyla sürdürdükleri çalışmaları şöyle aktardı: 

    “6 farklı dilde, tüm dünya coğrafyalarına hitap ettiğimiz İstanbul’da Mülk Edinme Rehberi’ni yabancı yatırımcıların bilgisine sunuyoruz. GİGDER olarak yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yatırım yapma sürecinde herhangi bir konuda karşılaşabilecekleri uyuşmazlıklarda bir çözüm noktası olma konusunda tüm girişimlerimize devam ediyoruz. Ayrıca yabancıya gayrimenkul satışında birtakım yetkinlikler getirilmesi yönünde de sektör olarak birtakım taleplerimiz olmuştu. Zira gayrimenkul yatırımı, Türkiye’ye doğrudan girecek yabancı yatırımlar içinde önemli bir döviz girdisini oluşturuyor. Bu açıdan yabancı yatırımcılara satış yapan firmaların, hizmet veren kuruluşların, aracı kurumların ve geliştirici firmalarının bu alanda yeterli standartları taşıyarak kaliteli hizmet vermelerini bekliyoruz. Bu konuda biz de bir taslak çalışma hazırlayarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda yetkililerimizle paylaştık. Oradan gelecek çalışmalara da her türlü katkıyı vermeye hazırız. Bununla ilgili kamunun da gerekli noktalarda regülasyonlar yaparak bunları hayata geçirmesini arzu ediyoruz.”

    Dijital çözümler 2021’e damga vuracak 

    Dijitalleşmeyi başarıp proaktif çözümler sunan firmaların 2020 yılında kazandığını, 2021 yılında bu eğilimin daha da ilerlemesinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Akbal, “Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye gelmeden de konut satın alabilmesini kolaylaştırmak yönünde atılacak adımlar var. Sadece özel sektörün dijitalleşmesi yetmez, kamu kuruluşlarının da bu yönde ilerlemesini temenni ediyoruz. Zaten bu alanda kamuda Web-Tapu gibi yabancı yatırımcıların online olarak tapu hizmetleri alabileceği platformlar oluşturuldu, güzel adımlar var” dedi.