Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 148

    Anne ve 3 Çocuğu Enkaz Altından Çıkarılmıştı! Sağ Kurtarılan Bir Çocuk Hastanede Hayatını Kaybetti

    0
    Anne ve 3 Çocuğu Enkaz Altından Çıkarılmıştı! Sağ Kurtarılan Bir Çocuk Hastanede Hayatını Kaybetti
    Anne ve 3 Çocuğu Enkaz Altından Çıkarılmıştı! Sağ Kurtarılan Bir Çocuk Hastanede Hayatını Kaybetti

    İzmir Bayraklı’daki Doğanlar Apartmanı enkazında kalan anne Seher Perinçek ve 3 çocuğu 23 saatin ardından sağ olarak çıkarıldı. Deprem bölgesinde son duruma ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Koca, sağ kurtarılan bir çocuğun kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini belirtti.

    Bayraklı ilçesindeki 8 katlı ve 21 daireli Doğanlar Apartmanı’nda bir mucize yaşandı. Enkazda başlatılan arama- kurtarma çalışmalarında ilk olarak 2 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. 10 kişinin yaralı kurtarıldığı enkazdan sabah saatlerinde umutlu bir haber geldi. Depremden 16 saat sonra arama kurtarma ekipleri, 3´üncü kat seviyesinden gelen ses üzerine Ege Üniversitesi Emel Akın Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seher Dereli Perinçek ile irtibat kurmayı başardı

    Anne Perinçek’in yanında yanında 4 çocuğu da vardı. 10 yaşındaki ikizler Ezel ve Elzem, 7 yaşındaki Umut ve 3 yaşındaki Elif’in sağlığının da yerinde olduğunu öğrenen ekipler son derece hassas ve zorlu bir kurtarma çalışmasına başladı.

    Enkazın başında kızından ve torunlarından haber alan Bekir Dereli büyük mutluluk yaşamıştı. Dereli, “Enkaz altında 5 kişi var. Kızımla birlikte 4 torunum var. Hepsi aynı yerde ve sağlıkları yerinde. Çok mutluyum, çok. Allah onları bize bağışladı. Melek onlar melek! Hamdolsun Allah’ım sana, şükürler olsun. İki dakika önce seslerini duymuşlar. İçeriye girenler çok iyi olduğunu söyledi. Evlatlarıyla bir arada beraberlermiş. İkinci kattalar” ifadesini kullandı.

    ACI HABERİ BAKAN KOCA AÇIKLADI

    Deprem bölgesinde son duruma ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kurtarılan 3 çocuktan birisinin hayatını kaybettiğini, diğer 2’sinin ve annenin tedavisinin sürdüğünü açıkladı.

    Anne ve 3 çocuğu enkaz altından çıkarılmıştı! Sağ kurtarılan bir çocuk hastanede hayatını kaybetti

    ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

    7 saat süren titiz çalışmaların ardından, depremden tam 23 saat sonra anne ve 3 çocuk enkazdan çıkarılmıştı. Enkaz altındaki bir çocuk için kurtarma çalışmaları ise halen devam ediyor.

    Uzun Zamandır Ortalarda Olmayan Mehmet Çilingiroğlu, ABD’den Bombayı Patlattı: Koronanın Kesin Tedavisi Bulundu

    0
    Uzun Zamandır Ortalarda Olmayan Mehmet Çilingiroğlu, ABD'den Bombayı Patlattı: Koronanın Kesin Tedavisi Bulundu

    ABD’de yaşayan Prof. Dr. Mehmet Çilingiroğlu, koronavirüs ile ilgili heyecanlandıran bir haber verdi. Çilingiroğlu, rekombinant teknolojisi ile geliştirilen antikorların koronavirüs hastalarını ayakta tedavi ettiği söyledi. Çilingiroğlu ayrıca, aynı yöntemin koronavirüse yakalanan ABD Başkanı Trump’a da uygulandığının altını çizdi.

    Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ın Twitter hesabından “Çok ama çok sevinçliyim” diyerek paylaşımda bulundu.Çilingiroğlu, geliştirilen antikorlar sayesinde koronavirüs salgınının biteceğini iddia etti.

    Çilingiroğlu, “Çok ama çok sevinçliyim bu haberi sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyorum. Aylarca önce söylemiş olduğum bu virüsün kesin tedavisi olacağına inandığım Rekombinant teknolojisi ile geliştirilen Monoclonal antibodyler bu virüse karşı kesin tedavi olacak. Defolacak Kovid belası” ifadelerini kullandı.

    “SÖZ KONUSU ANTİKORLAR ABD BAŞKANI’NA KULLANILDI”

    Mehmet Çilingiroğlu, söz konusu antikorların ABD Başkanı Donald Trump’ta da kullanıldığını belirterek “Recombinant teknoloji ile bir sentetik farklı monoclonal antibodylerin olduğu bir karışım sayın Trump’ta da kullanıldı” dedi.

    Çilingiroğlu Twitter hesabından paylaştığı videoda, “O kadar güzel ve taze bir haberim var ki size kemerleri bağlayın Sayın Trump’ın tedavisinde de kullanılan ve şahsen benim virüsün yüzde yüz tedavisinde kullanılacağına inandığım aylardan beri size söylediğim Rekombinant teknolojisi ile geliştirilen Monoclonal antibody tedavisinin Faz2 Faz3 çalışmaları bugün açıklandı. Yaklaşık 700- 800 kişiye yakın hastada recombinant tedavisinde Trump’a verilen tedaviyi alan kişilerde sentetik antibodylerde ister yüksek ister düşük doz olsun bu hastalar ayakta tedavi ediliyor, kötüleşmesi engelleniyor. Remdesivir’de çoğalmasını engelliyor” dedi.

    REKOMBİNANT DNA TEKNOLOJİ NEDİR?

    Rekombinant DNA teknolojisi, doğada kendiliğinden oluşması mümkün olmayan, çoğunlukla farklı biyolojik türlerden elde edilen DNA moleküllerinin, genetik mühendislik teknolojisiyle kesilmesine ve elde edilen farklı DNA parçalarının birleştirilmesi işlemlerini kapsayan bir teknolojidir.

    AK Parti Eski Milletvekili Burhan Kuzu Koronavirüsten Hayatını Kaybetti

    0
    AK Parti Eski Milletvekili Burhan Kuzu Koronavirüsten Hayatını Kaybetti

    Üç dönem AK Parti milletvekilliği yapan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı anayasa hukukçusu Prof. Dr. Burhan Kuzu hayatını kaybetti. 65 yaşındaki Burhan Kuzu, yaklaşık iki haftadır koronavirüs tedavisi görüyordu.

    Prof. Dr. Burhan Kuzu, koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Oğlu Süleyman Kuzu, “Babam yaklaşık iki haftadır İstanbul’da özel bir hastanede koronavirüs tedavisi görüyordu. Bu sabah kaybettik. Son dönemde sürekli toplantılar yapıyordu. Ne zaman nasıl bulaştığını bilmiyoruz. Bugün Fatih Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazından sonra defnedeceğiz” dedi.

    SAĞLIK BAKANI: 17 EKİM’DEN BERİ TEDAVİ GÖRÜYORDU

    Kuzu’nun vefatı üzerine Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından bir başsağlığı mesajı yayınladı. Bakan Koca, “Saygın siyasetçimiz, hukukçu ağabeyimiz Prof. Burhan Kuzu’yu, 17 Ekimden beri tedavi gördüğü COVID-19 sebebiyle kaybettik. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve camiamıza başsağlığı diliyorum. Salgın, bizi yakınlarımızdan, yeri doldurulamaz insanlardan ayırmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    AK Parti eski milletvekili Burhan Kuzu, koronavirüsten hayatını kaybetti

    SİYASİLERDEN TAZİYE MESAJI

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da Burhan Kuzu için taziye mesajı yayınladı.AK Parti eski milletvekili Burhan Kuzu’ya Allah’tan rahmet; yakınları ve sevenlerine başsağlığı dilerim” ifadelerini kullanan İmamoğlu da bir süredir koronavirüs tedavisi görüyor.

    AK Parti eski milletvekili Burhan Kuzu, koronavirüsten hayatını kaybetti

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Twitter hesabından yayınladığı mesajında, “Bir süredir Covid tedavisi gören Burhan Kuzu hocayı kaybettik. Kendisine Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı diliyorum” ifadesini kullandı.

    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise mesajında, “Koronavirüs sebebiyle hayatını kaybeden eski AK Parti milletvekili Burhan Kuzu’ya Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, koronavirüs nedeniyle tedavi gördüğü hastanede vefat eden AK Parti eski Milletvekili Burhan Kuzu için başsağlığı mesajı yayımladı. Oktay, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “TBMM Anayasa Komisyonu eski Başkanı, kıymetli hocamız Prof. Dr. Burhan Kuzu’nun vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Değerli büyüğümüze Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır ve baş sağlığı diliyorum” ifadesini kullandı.

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Çok üzgünüz. Çok değerli Burhan Kuzu hocamızı kaybettik. Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekanı cennet olsun” dedi.

    AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş da yaptığı paylaşımda, “Değerli yol ve dava arkadaşımız, akademik ve siyasi şahsiyeti ile seçkin bir yeri olan Burhan Kuzu hocamızı kaybetmenin derin hüznü içerisindeyiz. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.” ifadelerini kullandı.

    AK Parti İzmir milletvekili ve eski başbakan Binali Yıldırım, “AK Parti’mizin kurucularından, Burhan Kuzu Hocamız COVID-19 sebebiyle vefat etti. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dilerim. Mekanı cennet olsun” açıklamasını paylaştı.

    İletişim Başkanı Altun da Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Değerli siyaset adamı ve hukukçu Prof. Dr. Burhan Kuzu’nun vefatını teessürle öğrendim. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun” dedi.

    BURHAN KUZU KİMDİR?

    1 Ocak 1955’te Kayseri Develi’de doğan Burhan Kuzu İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Akademik çalışmalarda bulundu ve profesörlük unvanını aldı. Stajyer kaymakam olarak çalıştı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyeliği ve Başkanlığı görevlerinde bulundu. Akademik araştırmalar çerçevesinde Paris Sorbonne Üniversitesi Hukuk Fakültesinde bulundu. Mesleki alanda yayımlanmış çok sayıda kitap ve makalesi bulunan Burhan Kuzu, çeşitli STK’larda üyelik ve yöneticilik yaptı.

    2001’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Kurucu Üyesi olarak aktif siyasete başlayan Burhan Kuzu partinin ilk Demokrasi Hakem Kurulu Başkanlığını yürüttü. 22, 23 ve 24. Dönemde İstanbul Milletvekili seçildi ve bu dönemlerde Anayasa Komisyonu Başkanlığı yaptı. Ayrıca Cumhurbaşkanı Fahri Baş Danışmanlığı görevinde bulundu. AK Parti MKYK Üyesi olan Burhan Kuzu, iki çocuk babasıydı.

    Ünlü İsimler, Türkiye’yi Ayağa Kaldıran İzmir Depreminin Ardından Sessiz Kalamadı

    0
    Ünlü İsimler, Türkiye'yi Ayağa Kaldıran İzmir Depreminin Ardından Sessiz Kalamadı

    AFAD, İzmir’deki deprem yürek yaktı! Bugün yayınlanacak olan İbo Show yayın akışından kaldırıldı. 20’den fazla vatandaşın hayatını kaybettiği deprem sonrası ünlü isimlerde sosyal medya hesaplarından paylaşımlar yaptı.

    İzmir’de meydana gelen deprem, Seferihisar’ın yanı sıra kent merkezi ve çevre ilçelerde yoğun olarak hissedildi. İzmir’de bazı binaların yıkıldı, çok sayıda binada da hasar oluştu. Deprem İzmir’in yanı sıra Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Çanakkale, Bursa, İstanbul, Uşak, Kütahya, Bursa, Yalova, Tekirdağ ve Edirne’de de hissedildi. AFAD depremin büyüklüğünü 6.6, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü 6.8 olarak açıkladı. AFAD’ın yaptığı son dakika açıklamasına göre 6.6 büyüklüğündeki deprem sonrasında, büyüklüğü 4’ün üzerinde 24 sarsıntıyla birlikte toplam 244 artçı sarsıntı kaydedildi.

    Tüm Türkiye’yi sarsan İzmir depreminin ardından ünlü isimler de sosyal medya hesaplarında yaşadıkları üzüntü ve korkuyu takipçileriyle paylaştı.

    İşte ünlü isimlerin paylaşımları…

    CELİL NALÇAKAN

    “Allah’ım ne büyük bir çaresizlik bu… Kardeşim, akrabalarım, sevdiklerim var orada… Aklımı oynatacağım.”

    BEGÜM KÜTÜK

    “Ailem, dostlarım, memleketim. Geçmiş olsun İzmir’im”

    Ünlü isimler, Türkiye'yi ayağa kaldıran İzmir depreminin ardından sessiz kalamadı

    ALİŞAN

    “Geçmiş olsun İzmir”

    Ünlü isimler, Türkiye'yi ayağa kaldıran İzmir depreminin ardından sessiz kalamadı

    AMİNE GÜLŞE

    “Geçmiş olsun İzmir”

    Ünlü isimler, Türkiye'yi ayağa kaldıran İzmir depreminin ardından sessiz kalamadı

    ÇAĞAN IRMAK

    “Geçmiş olsun İzmir’im, Seferihisar’ım. Arayanlar soranlar ben ve ailem iyiyiz. İzmir için zorunlu olmadıkça şebekeleri meşgul etmeden internet üzerinden haberleşilmesi öneriliyor. Lütfen bu konuda hassas olalım. Soğukkanlılıkla telaşa kapılmadan birbirimize yardım edelim.”

    Ünlü isimler, Türkiye'yi ayağa kaldıran İzmir depreminin ardından sessiz kalamadı

    BURCU GÜNEŞ

    “Ahh… Çok üzgünüm. Geçmiş olsun canım memleketim, İzmir’im”

    DEMET AKALIN

    “İnşallah can kaybı yoktur”

    Ünlü isimler, Türkiye'yi ayağa kaldıran İzmir depreminin ardından sessiz kalamadı

    GÖNÜL YAZAR

    “Canım İzmir’im. Allah hepimizi korusun”

    YILDIZ ÇAĞRI ATİKSOY

    “İzmir güzel memleketim… Çok çok üzgünüm, dilerim Allah’tan can kaybı yoktur. Rabbim tekrarını yaşatmasın inşallah. Herkese çok geçmiş olsun.”

    Ünlü isimler, Türkiye'yi ayağa kaldıran İzmir depreminin ardından sessiz kalamadı

    GÖKHAN ÖZOĞUZ

    “İzmir geçmiş olsun. Elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız”

    Ünlü isimler, Türkiye'yi ayağa kaldıran İzmir depreminin ardından sessiz kalamadı

    HALUK LEVENT

    “İzmir’de güçlü bir şekilde hissedilen deprem ile ilgi Ahbap ekipleri yola çıktılar. Ben de başlarında olacağım. Elazığ depreminde başlangıcını yapıp daha sonra da yapılanmasını hep birlikte geliştirdiğimiz STK Afet Platformu olarak da harekete geçiyoruz canlarım.”

    BERNA LAÇİN

    “Allah’ım şimdi gördüm aklımı oynattım, İzmir Ah güzel memleketim. Allah korusun kurtarsın herkesi”

    Ünlü isimler, Türkiye'yi ayağa kaldıran İzmir depreminin ardından sessiz kalamadı

    BURÇİN TERZİOĞLU

    “İzmir geçmiş olsun. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Çok üzgünüm.”

    Ünlü isimler, Türkiye'yi ayağa kaldıran İzmir depreminin ardından sessiz kalamadı

    Prof. Dr. Ahmet Ercan’ın “Depremde Yoksullar Ölür, Zenginler Ölmez” Sözleri Sosyal Medyada Gündem Oldu

    0
    Prof. Dr. Ahmet Ercan'ın "Depremde Yoksullar Ölür, Zenginler Ölmez" Sözleri Sosyal Medyada Gündem Oldu

    Deprembilimci Prof. Dr. Övünç Ahmet Ercan, konuk olduğu televizyon programında, “Depremde zaten yoksullar ölür, zenginler ölmez. Hiçbir ünlünün, hiçbir zengin bir kişinin enkaz altından çıkarıldığını duymadınız, duymayacaksınız” dedi. Ercan’ın bu sözleri sosyal medyada gündem oldu.

    Deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, FOX Ana Haber’de İzmir’de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki depremle ilgili açıklamalarda bulundu. Deprem ve terörün yoksulun sorunu olduğunu dile getiren Ercan, “Depremde zaten yoksullar ölür, zenginler ölmez” ifadesini kullandı.

    “YOKSULLUK NE KADAR FAZLAYSA DEPREM SİZE O KADAR YAKINDIR”

    Prof. Dr. Ahmet Ercan, şunları söyledi:

    Bir ülkede yoksulluğu yenmedikçe depremlerin adı ölüm olur. İnsanlar istedikleri için kötü ev yapmıyorlar. Çünkü yer inceleme çalışmalarına, inşaat mimari projelerine para ödemeleri gerekiyor. Bir ülkede deprem sorununu çözmek için o ülkenin ekonomisinin düzelmesi gerekiyor. Yani yoksulluk ne kadar fazlaysa deprem size o kadar yakındır.

    “HİÇBİR ZENGİNİN ENKAZ ALTINDAN ÇIKARILDIĞINI DUYAMAYACAKSINIZ”

    Depremde zaten yoksullar ölür, zenginler ölmez. Hiçbir ünlünün, hiçbir zengin bir kişinin enkaz altından çıkarıldığını duymadınız, duymayacaksınız. Ana sorun yoksulluktur

    SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU

    Öte yandan, Prof. Dr. Ahmet Ercan’ın sözleri sosyal medyada gündem oldu. Sosyal paylaşım sitesi Twitter’da “Ahmet Ercan” etiketi altında çok sayıda paylaşım yapıldı

    İzmir’de Meydana Gelen Deprem Sonrası Dünyadan Türkiye’ye Destek Mesajları Yağdı

    0
    İzmir'de Meydana Gelen Deprem Sonrası Dünyadan Türkiye'ye Destek Mesajları Yağdı

    İzmir’de merkez üssü Seferihisar ilçesi olan 6,6 büyüklüğündeki deprem sonrası dünyadan Türkiye’ye destek mesajları geldi. İlk destek mesajı Azerbaycan’dan gelirken, Yunanistan ve Fransa da “Türkiye’ye yardım göndermeye hazırız” açıklamasında bulundu.

    Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanı Kemaleddin Haydarov, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu arayarak, İzmir’deki deprem için Türkiye’ye her türlü destek ve yardımı göndermeye hazır olduklarını bildirdi.

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanı Kemaleddin Haydarov, Sayın Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’nu arayarak, İzmir’deki deprem için geçmiş olsun dileklerini iletmiş ve Azerbaycan’ın kardeş Türkiye’ye her türlü destek ve yardımı göndermeye hazır olduğunu bildirmiştir” denildi.

    YUNANİSTAN

    Dışişleri Bakanlığı’nca, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias’ın, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu arayarak İzmir’deki deprem nedeniyle ‘geçmiş olsun’ dileğinde bulunduğunu bildirildi.

    FRANSA

    Fransa İçişleri Bakanı yaptığı açıklamada, ”Depremin vurduğu Türk ve Yunan halkının yanındayız. İhtiyaç duyulması halinde yardım göndermeye hazırız” dedi.

    KATAR

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da “Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu Toplantısı’ndayaptığı açıklamada, ‘Katar Devlet Başkanı aramış. Herhangi bir destek talebi gerekirse bütün imkanlarımızla yanınızdayız dediler, kendilerine teşekkür ettik.” ifadelerini kullandı.

    AVRUPA BİRLİĞİ

    Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Ege Denizi’ndeki deprem sonrası gelişmeleri izlediklerini, yardıma hazır olduklarını bildirdi.

    Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Ege Denizi’nde Yunanistan ve Türkiye açıklarındaki güçlü depremle ilgili gelişmeleri yakından takip ediyoruz.” ifadesini kullandı.

    Kalbinin depremden etkilenenlerle olduğunu belirten Michel, “AB yardım sağlamaya hazırdır.” ifadesine yer verdi.

    NATO

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de deprem sonrası destek mesajı gönderen isimler arasında yerini aldı.

    Stoltenberg sosyal medya hesabından yayınladığı mesajda “Ege’deki depreme dair haberler nedeniyle derin üzüntü duyuyorum. Dualarım depremden etkilenenlerle. NATO, müttefiklerimiz Yunanistan ve Türkiye’ye yardıma hazır.” ifadelerine yer verdi.

    KOSOVA

    Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi, Türkiye’de meydana gelen depremin ardından sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Kosova, bu zor dönemde Türkiye halkının ve hükümetinin yanındadır” dedi.

    Ege Denizi’nde Türkiye ve Yunanistan açıklarında meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin ardından Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi, Türkiye’ye destek mesajı yayımladı. Tahçi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Türkiye’de meydana gelen yıkıcı depremin ardından Türk Hükümeti ve halkının yanında olduğunu yazdı. Cumhurbaşkanı Thaçi, “Türkiye’nin İzmir şehrinde yaşanan deprem gibi trajik bir olaydan dolayı derin üzüntü duyuyorum. Düşüncelerimiz, mağdurların ve yaralıların aileleri ile birlikte. Kosova, bu zor dönemde Türkiye halkının ve hükümetinin yanındadır” dedi.

    Kosova Başbakanı Avdullah Hoti, eski Başbakan ve AAK lideri Ramush Haradinaj ve Nisma Partisi Lideri Fatmir Limaj’da İzmir’de yaşanan deprem nedeniyle geçmiş olsun dileklerinde bulundu.

    PAKİSTAN

    Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Pakistan halkının Türk kardeşleriyle güçlü dayanışma içerisinde bulunduğu ve dualarının Türkiye ile birlikte olduğu kaydedildi.

    Pakistan Eyaletler ve Sınır Bölgelerinden Sorumlu Devlet Bakanlığı ile Narkotikle Mücadele Bakanlığını yürüten parlamentonun Keşmir Komitesi Başkanı Şehriyar Afridi, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, İzmir’de meydana gelen deprem dolayısıyla üzüntü duyduğunu ve bu zor zamanda Türkiye’nin yanında olduklarını belirtti.

    Pakistan Senatosu Enformasyon ve Yayıncılık Komisyonu Başkanı Faysal Cavid Han da Twitter’dan paylaştığı mesajında, dualarının kardeş Türkiye halkı ile olduğunu vurgulayarak, “Allah bu zor zamanda Türkiye halkına yardım etsin.” ifadesini kullandı.

    UKRAYNA

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, İzmir’de meydana gelen depremle ilgili olarak geçmiş olsun dileklerini iletti.

    Zelenskiy, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, “Bugün Ege Deniz’inde Türkiye ve Yunanistan’ı vuran yıkıcı depremin üzücü haberleri geldi.” ifadelerini kullandı.

    Hayatını kaybedenlerin akrabalarına ve yakınlarına başsağlığı, yaralananlara acil şifalar dileyen Zelenskiy, “Ukrayna dost Türkiye ve Yunanistan’ın bu trajik anında yanındadır.” ifadesine yer verdi.

    Depreme Marketin Kasasında Yakalanan 3 Kadını Kısa Mesaj Kurtardı

    0
    Depreme Marketin Kasasında Yakalanan 3 Kadını Kısa Mesaj Kurtardı

    İzmir’de depreme marketin kasasında yakalanan 3 kadını kısa mesaj kurtardı. Aldıklarının parasını ödemek için bekleyen 3 kadından biri AFAD ile irtibata geçti. Kısa mesaj sayesinde yerleri tespit edilen kadınlar saatler sonra enkaz altından çıkarıldı.

    İzmir’in Bornova, Bayraklı ve Karşıyaka ilçelerinde etkili olan 6.6 şiddetindeki depremde, Bayraklı’nın Manavkuyu Mahallesindeki bir bina, zemin kattaki alışveriş merkezinin üzerine yıkıldı. Depreme yaptıkları alışverişin parasını ödemek için kasada beklerken yakalanan 3 kadın, attıkları kısa mesajla hayata tutundu. AFAD’a gelen kısa mesajla yerleri tespit edilen 3 kadının üçü de enkazdan çıkarıldı.

    Fadime isimli kadının ardından kurtarılan Gülçin Aykut Soydan, Ege Üniversitesi Hastanesine sevk edildi. Enkazda kalan Hülya Özmet de 17 saat sonra kaldığı enkazdan çıkarıldı.

    “AFAD EKİPLERİYLE İRTİBAR KURMASIYLA YERLERİ TESPİT EDİLDİ”

    Yengesinin yaptığı alışverişlerin parasını ödemek için kasada belerken depreme yakalandıklarını ifade eden Ahmet Hüseyin, “Yengemle birlikte üç hanım kasada beklerken deprem yaşanıyor. Çok şükür beraber oldukları bayanın kısa mesajla AFAD ekipleriyle irtibat kurmasıyla yerleri tespit edildi. Biz kendisinden gece boyu haber alabildik. Ekiplerden Allah razı olsun, çok çalıştılar. Kırıkları var, yaraları ağır ama çok şükür bilinci yerinde. Bizimle konuştuğunda ilk çocuğunu sordu. 06.30’da Fadime Hanım kurtarıldı. Yengem 16 saat sonra 07.00’de çıkartıldı. Şimdi telefonla irtibat kuran Hülya Hanım var. O da gelecek inşallah” dedi.

    “ENKAZ ALTINDA GECE BOYU SOHBET ETMİŞLER”

    Kader arkadaşı olan 3 kadının öyküsünü anlatan Hüseyin, “Enkaz altında gece boyu sohbet etmişler. Ekiplerin de talimatıyla uyumamak için konuşmaya devam etmişler. Çok şükür kurtuldu. Hülya Hanımın da durumunun iyi olduğunu öğrendik. Allah bir daha böyle acı yaşatmasın milletimize” diye konuştu.

    Kadın Kanserlerinde Yeni Tedavi Yöntemleri Umut Veriyor!

    0
    Kadın Kanserlerinde Yeni Tedavi Yöntemleri Umut Veriyor!

    Rahim ağzı kanserinde anne olma şansını koruyan cerrahiler… Akıllı ilaçlarla doğrudan tümörü hedef alan tedaviler… Tümörün genomunun incelenmesiyle karar verilen medikal yöntemler… Tıbbın baş döndürücü bir hızla geliştirdiği bu yeni yöntemler kanser hastaların yaşam kalitesini ve yaşam süresini uzattığı gibi geleceğe dair umutları da artırıyor….

    Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği, farkındalık çalışmaları kapsamında “Kadın Kanserlerinde Güncel ve Yenilikçi Yaklaşımlar” isimli bir canlı yayın etkinliği daha gerçekleştirdi. İnfogenetik sponsorluğunda yapılan canlı yayının moderatörlüğünü dernek başkanı Arzu Karataş’ın yaptığı etkinliğin uzman konukları Acıbadem Adana Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları-Doğum, Jine-Onkoloji uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Vardar ve Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Dişel oldu. Cerrahiden medikal onkolojiye kadın kanserlerinin tedavisinde yeni gelişmelerin aktarıldığı etkinlikte; rahim, rahim ağzı, yumurtalık kanseri başta olmak üzere meme kanserinde de uygulamaya yeni giren ve gelecekte standart tedavi haline gelebilecek yöntemler anlatıldı.

    Kanser tanısı almak

    Kanser tanısı alan bazı hastaların ciddi ölçüde korku ve endişe hissi yaşadıklarını söyleyen Medikal Onkoloji uzmanı Doç. Dr. Umut Dişel “Korkmak, endişelenmek elbette normal bir tepkidir. Ancak bu duyguyu aşmak ve tedavilere devam etmek çok önemli. ‘Kanser oldum, öleceğim’ fikrinden uzak durmak gerekiyor. Elbette kanser tedavisi uzun ve zorlu bir süreç. Ancak özellikle erken evre kanserlerde başarı oranı yüksek ve giderek artıyor. Yeni yöntemler geliştiriliyor ve yöntemler hastaların hem yaşam kalitesini hem de tedavide yüz güldürücü sonuçlar alınmasını sağlıyor” dedi.

    Rahim ağzı, aşı ile korunabilen tek kanser türü!

    Kadına özgü kanserlerde rahim ağzı, rahim ve yumurtalık kanserlerinin en sık görülen türler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Ali Vardar, rahim ağzı kanserinde alınan tedbirler sayesinde gelişmiş ülkelerde görülme oranın giderek düştüğünü belirterek sözlerine şöyle devam etti:

    “Dünyada her yıl 500 bin kadın rahim ağzı kanseriyle tanışıyor. 250 bin kadın ise her yıl hayatını bu nedenle kaybediyor. Bu ölümlerin yüzde 80’i Afrika, Güney Amerika, Uzak Doğu Asya ve Doğu Avrupa gibi bölgelerde… Oysa 1950 yıllarında dünyada rahim ağzı kanserlerinin görülme oranı tüm ülkelerde neredeyse birbirine yakındı. Ancak gelişmiş ülkelerde tarama testlerinin yaygınlaştırılması ve rahim ağzı aşısının yaygınlaştırılması, bu oranı değiştirdi. Bugün Kuzey Amerika, Avusturalya, Kanada gibi ülkelerde rahim ağzı kanseri oranı son derece düşük”

    Gelecekte rahim ağzı kanseri yok denecek kadar azalacak

    Rahim ağzı kanserinin önlenmesinde birçok avantaj olduğunu belirten Prof. Dr. Vardar, Dünya Sağlık Örgütü’nün çiçek hastalığında başarıldığı gibi, gelecekte rahim kanserini dünya üzerinden kaldırmaya yönelik bir hedefi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Vardar “Dünyada hiçbir kanser türünde olmayan bir avantajlara sahibiz. Bir tarama yöntemi olan smear testi ile kansere dönüşecek ya da kanser hücrelerini saptıyoruz. Aşı ile daha kişiye bulaşmadan önleyici tedbir alabiliyoruz” dedi.

    Rahmi koruyucu cerrahi ile anne olma şansı!

    İleri evre yakalanan rahim ağzı kanserinde ölüm oranının çok yüksek olduğunun altını çizen Prof. Dr. Mehmet Ali Vardar, erken evre saptanması durumunda ise cerrahinin ilk seçenek olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Erken evre tümörlerde, rahmi tümden aldığımız cerrahi bir yöntemle hastayı tedavi ediyorduk. Ancak bu hastaların çoğu genç ve rahmin alınması onların anne olma şanslarını yitirmesi anlamına geliyordu. Çocuk sahibi olamıyorlardı. Ancak son araştırmalar, rahmi koruyacak şekilde tümörlü bölgenin alınmasının rahmi almak kadar etkili olduğunu gösterdi. Böylece artık rahmin korunduğu ameliyatlar gerçekleştiriyoruz. Hem hastalığı tedavi ediyor hem de hastanın çocuk sahibi olma şansını koruyoruz”

    Tümörün genomu adeta parmak izi gibi

    Son yıllarda tümörün genetik yapısının incelendiği testlerin kullanılmaya başlandı. 300’den fazla genin aynı anda taranması ile tümörün genetik haritası çıkarılıyor. Böylece genlerdeki mutasyonlar saptanarak yapısı değişen genler belirlenebiliyor. Gelecekten bu yöntemin her hastanın tedavisinde standart olarak uygulanabileceğini vurgulayan Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Dişel “Tümörün genlerine bakılıyor. Tümörün adeta gen haritası çıkarılıyor. Ama her hastanın tümörü birbirinden çok farklı, bir parmak izi gibi düşünebilirsiniz. Nasıl kişinin genleri bir diğerinden farklıysa, tümörü de diğer hastaların tümöründen ayrı özellikler taşıyor. Yeni nesil yüksek teknoloji gerektiren bir izlem yöntemi bu. Birçok kanser türünde kullanıyoruz. Kadın kanserlerinin, meme ya da akciğer kanserinin tedavisinde sıkça yararlanıyoruz. Bu yöntem bize, hastanın hangi ilaçlara, hangi tedaviye daha iyi yanıt vereceğine dair ipucu veriyor. Yani adeta tedavi için navigasyon görevi görüyor. Bu sayede belirlenen ilaç tedavileri ile hastanın yaşam kalitesi artıyor ve yaşam süresi uzuyor” dedi.

    Tümörde saptanan gen mutasyonlarının düzeltilmesine yönelik araştırmalarının sürdürüldüğüne dikkat çeken uzmanlar, bu yeni nesil ilaçlar henüz araştırma aşamasında olsa da tedavi başarısını yükseltecek, umut veren önemli gelişme olduğunu belirttiler.

    Harita Dil Kadınlarda Daha Sık Görülüyor

    0
    Harita Dil Kadınlarda Daha Sık Görülüyor

    Dilin üzerinde öbek şeklinde, çeşitli boyutlarda lekeler ya da yamalarla kendini gösteren, genellikle ağrısız bir durum olan harita dil, toplumun yüzde 2-3’ünde görülüyor. Harita dilin kadınlarda daha sık görüldüğünü vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi İrem Arslan, “Çocukluktan itibaren görülebilse de 40 yaş üstü popülasyonda daha fark edilir olur. Irk, fiziksel özellik gibi ayrımlar olmaksızın tüm gruplarda eşit şekilde görülür. Stres, vitamin eksikliği, diyabet, alerji, hormonal değişikliklerin de harita dile sebep olduğu düşünülüyor” açıklamasında bulundu.

    Dilin bazı bölümlerindeki tat tomurcuklarının yok olmasıyla dilin yüzeyinde parlak kırmızı, sarımsı beyazımsı değişik çizgi ve şekiller oluşturduğunu ve takımadalar gibi coğrafik şekilleri andırdığı için harita dil ismini aldığını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi İrem Arslan, “Çoğunlukla dilin sırt ve yan yüzeylerinde görülür. Zamanla, bazen birkaç hafta bazen birkaç ayda, bu şekiller değişiklik gösterebilir. Dil yüzeyinde küçük kesik alanlarla görülen ‘yarık dil’ de bu tabloya eşlik edebilir” dedi.

    Toplumun yüzde 3’ünde görülüyor

    Harita dilin toplumun yaklaşık yüzde 2-3’ünde görüldüğünü vurgulayan Diş Hekimi İrem Arslan, “Kadınlarda görülme oranı erkeklerden daha sıktır. Çocukluktan itibaren görülebilse de 40 yaş üstü popülasyonda daha fark edilir olur. Irk, fiziksel özellik gibi ayrımlar olmaksızın tüm gruplarda eşit şekilde görülür. Harita dilin kesin nedeni bilinmemekle birlikte genetik olabileceğine dair görüşler yoğun. Yapısal bir bozukluk olduğu da düşünülüyor” açıklamasında bulundu.

    Sedef hastalarında daha sık görülüyor

    Stres, vitamin eksikliği, diyabet, alerji ve hormonal değişiklikler de sebep olarak düşünülse de bu faktörlerin hiçbirinin kesin olarak harita dil ile bağlantılı olmadığını vurgulayan Diş Hekimi İrem Arslan, “Harita dil ile sedef hastalığı arasında bir ilişki olduğuna dair yayınlar vardır. Sedef hastalarında harita dilin daha sık olduğu bulunmuştur. Bazı kaynaklar harita dili sedef hastalığının oral bir formu olarak görür” şeklinde konuştu.

    Sigara ve tütün kullanımı tabloyu ağırlaştırabilir

    Harita dilin genellikle rutin diş muayenesi veya oral muayenede fark edildiğinin altını çizen Diş Hekimi İrem Arslan, “Çoğu zaman hastalar tarafından kötü huylu lezyonlarla karıştırılabilir. Teşhis sırasında lökoplaki, liken planus, eritamatöz candida gibi ağız içinde semptom veren diğer hastalıklardan ayırımının iyi yapılması gerekir. Tehlikeli bir lezyon değildir, bulaşıcı değildir, çoğunlukla herhangi bir ağrı veya rahatsızlık olmadan tedavi gerektirmeksizin iyileşmektedir. Ancak bazen acılı/baharatlı, asitli, sıcak yiyecek ve içeceklere karşı hassasiyet, özellikle yanma hissi oluşabilmektedir. Sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımı da tabloyu ağırlaştırabilir” dedi.

    Tetikleyici unsurlara karşı dikkatli olunmalı

    Harita dilin tedavisinin semptomatik olduğunu hatırlatan Diş Hekimi İrem Arslan, “Belirgin durumlarda gargara şeklinde oral ağrı kesiciler verilebilir, B vitamini ve çinko takviyeleri önerilir. Sigara bırakılmalı, baharatlı veya asidik gıdalar, tuzlu yiyecekler, çok sıcak yiyecek ve içecekler tüketilmemeli. Aroması yoğun bir diş macunu yerine daha hassas diş etleri için üretilmiş macunları tercih edilmeli” açıklamasında bulundu. Harita dilin zamanla kaybolabildiğini, ancak bunun olup olmayacağını veya ne zaman olacağını tahmin etmenin imkânsız olduğunu dile getiren Arslan, “Hayatın bir döneminde tamamen kaybolup sonra yeniden oluşabilir. Tetikleyici unsurlar karşısında dikkatli olunması gerekir” uyarısında bulundu.

    Haftada En Az Üç Kez Görülen Öfke Patlamaları Dikkate Alınmalı

    0
    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktiviteyle Karıştırılıyor

    Çocuğunuz sık sık şiddetli öfke patlamaları yaşıyor, sürekli kızgın ve sinirli bir ruh hali yansıtıyorsa Yıkıcı Duygudurum Düzenleyememe Sorunu (YDDB) ile karşı karşıya olabilir. Ani ve çok şiddetli görülen öfke patlamalarının haftada en az üç kez görülmesinin önemli bir belirti olduğunu belirten uzmanlar, mutlaka uzman desteği alınması uyarısında bulunuyor.

    Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı, NP Feneryolu Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, genellikle 6 ila 10 yaşları arasında başlayan Yıkıcı Duygudurum Düzenleyememe Bozukluğu (YDDB) hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    Yıkıcı Duygudurum Düzenleyememe Bozukluğu’nun (YDDB), çocukluk çağında görülen ruhsal bir bozukluk olduğunu aktaran Yrd. Doç. Dr.Başak Ayık, 2013 yılından beri çocukluk çağı ruhsal hastalıkları arasında tanımlandığını söyledi.

    Bir yıldır devam eden öfke dikkate alınmalı

    Yıkıcı Duygudurum Düzenleyememe Bozukluğu’nun (YDDB) ani ve çok şiddetli öfke patlamalarıyla kendini gösterdiğini kaydeden Yrd. Doç. Dr.Başak Ayık, “Bu öfke patlamaları sık sık tekrarlanır. Haftada en az 3 kez görülmesi tanı koymak için bir koşuldur. Öfke patlaması olmayan dönemlerde çocuğun ruh hali kızgın ve sinirlidir. Ve yine bu durumun en az 1 yıldır devam etmesi gereklidir. Ortada çocuğun sinirlenmesine sebep olacak bir olay olsa bile çocuğun tepkisi bu olay ile karşılaştırılamayacak derecede şiddetli olur. En az 2 farklı ortamda gözlenebilen bir durumdur ve çoğunlukla ortamlardan birinde ağır seyir gösterir. Yani çocuk sadece evde anne ve babasına bu tepkiyi veriyor ancak okul veya arkadaş ortamında hiçbir öfke sorunu yaşamıyorsa bu çocukta YDDB‘dan söz edilemez” diye konuştu.

    Halk arasında manik depresif olarak biliniyor

    Duygudurum bozukluklarının halk arasında “manik depresif” veya “iki uçlu bozukluk” olarak da bilindiğini aktaran Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, bütün hastalarda iki ruh hali görünmese de bu hastaların kendilerini çok iyi hissettikleri ve çok enerjik oldukları yükselme dönemleri (mani) ile mutsuz ve enerjisiz oldukları düşüş (depresyon) dönemleri arasında gidip geldiğini kaydetti.

    Düzenli tedavi yaşam kalitesini yükseltiyor

    Düzenli tedavinin önemine işaret eden Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, tedavinin aksatılmaması gerektiğini vurgulayarak “Duygudurumları yani kendilerini nasıl hissettikleri ve buna eşlik eden uyku, yeme alışkanlıkları gibi günlük etkinlikleri ve enerji düzeyleri değişken bir seyir gösterir. Bu hastaların tedavisinde en önemli nokta “atak dönemi” olarak tarif edilen belirgin sıkıntıların olduğu şiddetli belirtiler ile seyreden dönemler haricindeki sessiz, sakin geçen ara dönemlerde de tedavilerini aksatmamaları gerektiğidir. Düzenli tedaviler bu hastaların atak sıklığını azaltır ve şiddetli atakları önleyerek kişinin hayat kalitesini arttırır. Erişkinlerdekinin aksine çocuklarda görülen duygudurum değişimleri çok daha hızlı olmaktadır ve sıklıkla bu duruma gerginlik, sinirlilik eşlik etmektedir” şeklinde konuştu.

    Belirtiler görülüyorsa uzmana başvurulmalı

    YDDB’nin depresyon, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, davranım bozukluğu, madde kullanım bozukluğu ve kaygı bozukluğu ile yüksek oranda bir arada görüldüğüne dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, genellikle belirtilerin 10 yaşından önce başladığına dikkat çekerek “Bu tanı 6 yaşından önce ve 18 yaşından önce konamaz. Bu nedenle erişkinlerde görülmesi ancak çocukluk çağında tanı konmuş bir kişinin 18 yaşını doldurması ile söz konusu olabilir. Yeni bir tanım olduğundan erişkin yaşta kaydedilen çok fazla hasta tanımlanmamıştır. Yine bu nedenle hastalığın sıklığına dair az sayıda çalışma mevcuttur” dedi.

    Öfke nöbetlerinin tedaviyle önlenmesi mümkün

    Çocuklarında yukarıda sayılan belirtileri gören ebeveynlerin uzmana danışmaları gerektiğini hatırlatan Yrd. Doç. Dr.Başak Ayık, öfke nöbetlerini önlemeye yönelik ilaç tedavileri, davranış odaklı terapiler ve grup terapileri fayda sağladığını ifade etti. Ayrıca hastaların ve ailelerin hastalık hakkında eğitilmesi ve ebeveyn eğitim programlarının oldukça faydalı ve gerekli girişimler olduğunu sözlerine ekledi.