Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 147

    Parmak Yeme Garantili: Bulgurlu Tavuk Kapama Tarifi

    0
    Parmak Yeme Garantili: Bulgurlu Tavuk Kapama Tarifi

    Akşama ne pişirsem diye düşünüyor, çok havalı, çok lezzetli ama çok da kolay bir tarif arıyorsanız doğru yere geldiniz. Bulgurlu tavuk kapama, size bildiğiniz bulgur pilavının lezzetini unuttururken içindeki enfes baharatlarla pişmiş mis kokulu tavuk parçalarıyla adeta sınıf atlatıyor.

    Bulgurlu Tavuk Kapama Tarifi İçin Malzemeler

    • 4 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 adet kuru soğan
    • 1 adet bütün tavuk(parçalanmış)
    • 1,5 yemek kaşığı domates salçası
    • 2 çay kaşığı tuz
    • 1 çay kaşığı toz zencefil
    • 1 çay kaşığı köri
    • 1 yemek kaşığı kekik
    • 1 çay kaşığı karabiber
    • 5 su bardağı su
    • 1,5 su bardağı pilavlık bulgur
    • 4 adet sivri biber
    • 2 adet domates(kabukları soyulmuş, doğranmış)

    Bulgurlu Tavuk Kapama Tarifinin Püf Noktası

    Bütün tavuğu kendiniz parçalamakla zaman kaybetmemek için tavuğu aldığınız yerde parçalamalarını istemek zaman kazanmanızı sağlayacaktır. Organik bir tavuk kullanmanız yemeğinizin lezzetine lezzet katacaktır.

    Bulgurlu Tavuk Kapama Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Düdüklü bir tencereye zeytinyağını alın ve ince ince doğradığınız kuru soğanı pembeleşene dek kavurun. Parçalanmış tavukları da ekleyin ve yaklaşık 5 dakika boyunca soteleyin.
    2. Ardından tavukların üstüne domates salçasını ve baharatları ilave edin. Güzelce karıştırdıktan sonra suyunu da ekleyin.
    3. Düdüklü tencerenin kapağını kapatın. Kaynamaya başladıktan sonra yaklaşık 20 dakika boyunca pişirin.
    4. Tavuğunuz pişerken; biberleri ince ince doğrayıp bir kenara alın. Domatesin kabuğunu soyun ve küp küp doğrayıp bir kenara alın. Isıya dayanıklı cam bir fırın kabına yıkayıp süzdüğünüz bulguru koyun. Üstüne doğradığınız biber ve domatesleri ilave edin.
    5. Tavuk piştikten sonra tencerenin havasını çıkartıp, kapağını açın ve pişmiş olan tavukları, fırın kabına koyduğunuz bulgurun üstüne güzelce yerleştirin.
    6. Tencerede kalan tüm suyu bulgurun üstüne dökün ve önceden ısıtılmış 220 derece fırında yaklaşık 20 dakika pişirin.
    7. Fırından çıkardıktan sonra biraz dinlenmeye bırakın ve ardından sıcak sıcak servis edin.

    Koronavirüs Geçiren Erkeklere ‘Kısırlık’ Şoku! Uzman Açıkladı

    0
    Koronavirüs Geçiren Erkeklere 'Kısırlık' Şoku! Uzman Açıkladı

     Dünya Tüp Bebek ve Kısırlık Derneği Başkanı Prof. Dr. Timur Gürgan, koronavirüsün erkekler üzerindeki etkilerine değindi. Koronavirüsü orta ve şiddetli bulgularla geçiren erkeklerde çocuk yapma oranında düşüş bekleniyor.

    Türkiye Üreme Tıbbı ve Cerrahisi Derneği Başkanı da olan Prof. Dr. Timur Gürgan, Covid-19’un pandemi halini aldığını ve şu anda 350 milyon kişinin infekte olduğunu, yaklaşık 250 milyon kişinin tedavi olup bu hastalıktan kurtulmuş durumda olduğunu belirtti. Prof. Dr. Gürgan, bundan hareketle Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kısırlık konusunda çalışmalar planladığına dikkat çekerek, “Çünkü şu anda yapılan çalışmalara göre 186 milyon kişi kendilerine ait sebeple evlendikleri zaman çocuk yapma sorunu yaşıyor.

    Bunun da yaklaşık yüzde 50’nin üzerindeki bir sayıda erkeğin spermleriyle ilgili sorunlar olduğu söylendi. O zaman birdenbire ‘Acaba Covid infeksiyonu geçiren erkeklerin durumu ne oluyor’ diye de tıp dünyasında bu düşünülmeye başlandı” diye konuştu.

    KISIRLIĞA YOL AÇABİLİYOR

    ‘KISIRLIĞA YOL AÇABİLİYOR’ 

    Prof. Dr. Gürgan, Covid-19’un akciğer, böbrek ve özellikle kalp üzerinde etkili olduğunu ve oradaki hücreleri harap ederek, bu organların normal fonksiyon görmesini engelleyip, ölüme götürdüğünü dile getirerek, şöyle konuştu:

    Yani virüs geliyor ve bu organların, hücrelerin içerisine bu ‘ACE2’ denilen bağlangaçlardan buralara giriyor. Yapılan çalışmalarda şu görüldü ki aynı kapı, reseptör erkeklerin testislerinde de var. ‘Covid geçiren kişilerde bu virüs oradan içeri girerek erkeklerin hem sperm yapmasını sağlayan özel hücrelere diğer taraftan da özellikle testosteron yapan hücreler üzerinde bir etki yapıyor mu?’ şeklinde ilk çalışma Çin’den geldi.

    Ve sonuç olarak sperm yapan hücrelerin ve ayrıca da hormon yapan hücrelerin virüs tarafından önemli derecede harap edildiği gösterildi. Daha sonra bu yönde çalışmalar yine ABD’den, İsrail’den ve Almanya’dan geldi.

    Görünen de şu oldu ki Covid özellikle orta ve şiddetli şekilde geçirildiği zaman erkeklerin hormonlarını; testosteron yapan hücreleri ve de sperm yapan hücreleri olumsuz etkileyebiliyor.

    Yani bir yönde sperm yapımı, kalitesi düşebiliyor. Bu da kısırlığa yol açabiliyor. Çünkü genç bir birey bunu geçirdiğinde yaşama tutansa bile bu durum spermlerini etkileyebiliyor ve testosteron seviyeleri düşüyor.

    COVİD GEÇİRDİYSE HASAR DAHA FAZLA OLABİLİYOR

    ‘COVİD GEÇİRDİYSE HASAR DAHA FAZLA OLABİLİYOR’ 

    Prof. Dr. Gürgan, çocuğu olmayan genç çiftlerden özellikle erkek bireylere artık kliniklerde Covid-19 geçirip, geçirmediğinin de sorulacağını söyledi.

    Gürgan, “Çocuğu olmayan ya da çocuk isteyebilecek genç çiftlerde erkek tarafı Covid geçirmişse daha evvelki kısırlığa sebep olan sigara, alkol kullanımı, genetiği değiştirilmiş yemekler yenmesi, stres, yorgunluk gibi faktörlere ilaveten pandemiye yönelik hikayesi de alınarak problemin ne olduğunu saptamak durumundayız.

    Ayrıca daha önce spermle ilgili problemleri olan erkekler, Covid geçirdiyse bunlarda hasar daha fazla olabiliyor. Fakat kesinlikle ‘Covid geçirdim, çocuğum olmayacak’ diye bir paniğe kapılmayın.

    Biz sadece bu durumdaki erkek hastaları daha iyi değerlendirmek zorundayız. O halde bir sıkıntı varsa ve bu sıkıntı kalıcıysa biz şu anda bunu çözebilecek tıbbi donanıma sahibiz.

    Ayrıca ‘Covid geçiren erkeğin testisinde hasar yapıyor ve orada bir şekilde yaşamını sürdürüp, cinsel ilişki ile bulaşıyor mu’ diye korkulabilir. Fakat rahatlatıcı şey şu ki hiçbir zaman bu yönden bir virüs bulaştırma olmuyor” dedi.

    Aylık Burç Yorumları: Kasım Ayı Koç, Boğa, İkizler ve Diğer Burç Yorumları

    0
    Aylık Burç Yorumları: Kasım Ayı Koç, Boğa, İkizler ve Diğer Burç Yorumları

    “Uzman Astrolog Aygül Aydın Kasım ayı aylık burç yorumlarını açıkladı! Aygül Aydın, Kasım ayında Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarını neler bekliyor detaylı olarak anlattı. Peki Kasım’da aşk, aile, sağlık, kariyer ve para konularında burcunuz neler söylüyor? İşte Kasım ayı burç yorumlarınız…”

    KOÇ BURCU

    Sevgili Koç burçları ve yükselen burcu Koç olanlar, Kasım ayına yönetici gezegeniniz Mars’ın ileri hareketine geçmesiyle güzel bir etki altında başlıyorsunuz. Günlük ve çalışma hayatındaki bazı tıkanıkların yerini ilerlemeye bırakacağı bir döneme giriyorsunuz.

    İlişki ve ortaklıklarınızla ilgili iletişimlerde yanlış anlaşılmalar, aksaklıklar veya hataya düştüğünüz konular söz konusu ise 14 Kasım’da geri hareketini Mars’ın sonlandırmasıyla iyileşmeler yaşayabilirsiniz. Kasım ayı bu bağlamda size biraz daha uzlaşmacı ve iyi aksiyonları destekleyen bir zemin hazırlıyor. Aceleci olmamanız, sakin ve makul tavırlar içinde olmanız gökyüzünün güzel etkilerinden daha fazla faydalanmanızı sağlayacaktır.

    Jüpiter ve Plüton’un bu yıl içindeki üçüncü ve son kavuşumu, finansal düzlemde yaşanacak bazı gelişmelerin yeni bir düzene doğru hareket edileceğini sinyallerini veriyor. Özellikle kariyer hayatınızdaki iniş çıkışların ardından artık final çizgisine geldiniz. Emeklerinizin karşılığını kalıcı ve uzun vadeli bir ödülle alabilirsiniz.

    15 Kasım’da Akrep burcunda gerçekleşecek olan yeniay ile alacak verecek, yatırım-kazanç dengeleriniz ve sağlığınız konusundaki ilerlemenizde değişikliğe gidebilirsiniz. Belki de beklediğiniz bir atamanın gerçekleşmesi söz konusu olabilir.

    BOĞA BURCU

    Sevgili Boğa burçları ve yükselen burcu Boğa olanlar, yılın üçüncü Merkür gerilemesinin son bulmasıyla her zamankinden daha çok özen gösterdiğiniz günlük işler ve finansal konularda artık rahat bir nefes alabilirsiniz. İşler bu ay daha yoluna giriyor. Aslında Ekim’in son günü sizin burcunuzda gerçekleşen mavi Ay’ın etkilerini oldukça güçlü hissedeceğiniz ve beklemediğiniz şaşırtıcı gelişmelere gebe bir kasım ayı içine giriyorsunuz.

    Buna ek olarak 14 Kasım’da Mars’ın Koç burcunda ileri harekete geçmesi içsel meselelerinizde yolunuza çıkan engelleri kolaylıkla aşmanız, hatta bu engellerin sayısının azalması mümkün olabilir. Biraz mola halinde olmak ve kendinizi dinlemek sürecin daha keyifli geçmesini sağlayacaktır. Gizli kalan ve sizi üzen durumların son bulduğu bir ikinci yarı başlıyor diyebiliriz.

    Jüpiter ve Plüton’un bu yıl içindeki üçüncü ve son kavuşumu, taşları yerine oturtarak yeni bir formatta hayatınıza devam etmeniz konusunda size bir ışık yakıyor. Eğitim, yurt dışı bağlantılı işler ve yeni fikirler anlamında ufkunuzu genişletebilirsiniz. Özellikle kariyerinizde tam olarak istediğiniz şeyleri elde etme fırsatlarını yakalamaya başlıyorsunuz.

    İKİZLER BURCU

    Sevgili İkizler burçları ve yükselen burcu İkizler olanlar, 3 Kasım itibariyle yönetici gezegeniniz Merkür’ün gerilemesinin son bulmasıyla iletişim yeteneklerinizin ve yaratıcılığınızın yeniden parlamaya başladığını fark edeceksiniz. Mars’ın 14 Kasım’da geri hareketini sonlandırmasıyla sosyal çevreniz ve ideallerinizle ilgili nasıl başa çıkacağınızı bilemediğinizi düşündüren durumları geride bırakıyorsunuz. Her zaman bir çıkış yolu olduğunu artık daha net görebilir ve adım atabilirsiniz. Ama yine de ani hareketlere, fiziksel ve iletişimsel kazalara karşı dikkatli olmalısınız. 15 Kasım’da Akrep burcunda gerçekleşecek olan yeniay ile birlikte sınandığınız, uzun süre uğraş verdiğiniz konularda artık hız kazanabilirsiniz. Çalışma düzeninizde bir yeniliğe doğru açılıyorsunuz. Çalışmalarınızı sunacağınız, sorumluluklarınızı işleyeceğiniz bir yola adım atmanız mümkün olabilir. Bu anlamda ani kararlar alabilir ya da şaşıracağınız girişimler söz konusu olabilir. Geçtiğimiz ay verdiğiniz kayıplar sizleri ruhsal anlamda oldukça yıpratmış olabilir. Ama bu ay işleri yoluna sokuyorsunuz.

    Jüpiter ve Plüton’un bu yıl içindeki üçüncü ve son kavuşumuyla, yıkılıp yeniden kurulan düzeninizin daha geniş alana ve etkiye yayılması ile sizlere motivasyon kazandıracaktır. Ortak kazanımlarınız ya da yaptığınız iş birlikleriniz daha sağlam basacağınız bir noktaya ilerliyor. Önceki kavuşumlarda bu etkileri yaşadıysanız, konunun öngörülebilirliği ve bereketi daha fazla gözünüzün önüne serilecektir. 21 Kasım’da Venüs Akrep burcuna geçiyor olması sizleri iş hayatınızı yeniden şekillendirebilir. Aldığınız sorumluluklar ya da daha önce reddettiğiniz iş teklifleri önünüze gelebilir. Bu kararları bu sefer daha net bir şekilde verebileceksiniz.

    YENGEÇ BURCU

    Sevgili Yengeç burçları ve yükselen burcu Yengeç olanlar, Kasım ayına ev ve iş hayatınızdaki gelişmelerin hız kazanacağı müjdesiyle başlıyorsunuz. Merkür ve Mars’ın 10 gün arayla ileri hareketine geçmesiyle, yol alamadığınızı düşündüğünüz ve artık sabır gösteremeyeceğinizi sandığınız alanlarda daha net bir yön belirliyorsunuz. Aile hayatınız, ev işleriniz, iş yerinizdeki pozisyonunuz ve yöneticilerinizle ilgili tüm tıkanıklıkları çözeceğiniz günler sizi bekliyor. Gerilimli iletişimler son bulacak ama yine de temkinli olmanızda fayda var.

    Jüpiter ve Plüton’un üçüncü ve son kez kavuşmasıyla, ikili ilişkileriniz ve ortaklarınızla köklü bir şans yakalayabilirsiniz. Emek vermenizin ardından göreceğiniz bir fırsat ya da fırsatlarla, bu alanda hayata bakış açınız ve adımlarınız yeniden şekillenecektir. İş ortamınızda çalışma arkadaşlarınızdaki sürpriz değişimler beklenilmeyen şekillerde olabilir.

    15 Kasım’da Akrep burcunda gerçekleşecek olan yeniay, akıl ve yaratıcılıkla yürüttüğünüz işlerinizi, sizi heyecanlandıran insanlar ve yatırımlarınızla ilgili hızlandırabilir. Kalbinizin hızla çarpmasıyla şaşırtıcı ve mutlu edebilecek gelişmelere hazırlıklı olun.21 Kasım’da Venüs Akrep burcuna geçiyor. Aşk ve sevgi ihtiyacınıza, bu yoldaki adımlarınıza tutkunun katılacağı bir dönem sizi karşılıyor.22 Kasım’da Güneş Yay burcuna geçiyor. Sağlığınız ve günlük alışkanlıklarınız, çalışma düzeninizle ilgili süreçlerinizi daha aydınlık görebileceğiniz ve bu alanlarda gün yüzüne çıkacak gelişmelerle karışılabileceğiniz şanslı günler görebilirsiniz.

    ASLAN BURCU

    Sevgili Aslan burçları ve yükselen burcu Aslan olanlar, Kasım ayının ilk yarısında Merkür ve Mars’ın ileri hareketine geçmesiyle, iletişimleriniz, girişimleriniz ve eğitimleriniz, fikirleriniz üzerinde çalışmak alanlarında istişare yaptığınız kişilerle olan tüm iş birlikleriniz hız kazanmaya başlıyor. Jüpiter ve Plüton’un üçüncü ve son kez kavuşmasıyla, sağlığınız ve istikrarlı bir çalışmanın içinde olduğunuz konularda yıl boyunca ektiklerinizi biçeceğiniz bir döneme adım atıyorsunuz.

    İstikrarınızın uzun süre ve daha iyisiyle kalıcılığı mümkün olabilir. Hikayenize göre değişebilir, sorumluluklarınız artabilir ama kesinlikle Jüpiter’in bereketini iyiden iyiye hissedebilirsiniz. İş hayatınızda ani ve hızlı yapmak zorunda olduğunuz değişimler sizi belki de tüm bir yıl etkiledi. Bazı şeylere olan inancınızı ya da umutlarınızı kaybettirdi. 15 Kasım’da Akrep burcunda gerçekleşecek olan yeniayla, aileniz ve sahip olduğunuz mülklerinizle ilgili bir değişikliğe doğru gidebilirsiniz. Yeni bir eve taşınma durumu veya da ailenizi de ilgilendiren bir kararın içinde kendinizi bulabilirsiniz. Hikayenize göre değişebilir ancak hayatınıza aniden girecek yeniliklere açık olmalısınız.

    21 Kasım’da Venüs Akrep burcuna geçiyor. Aile bireylerinizle aranızdaki sevgi bağı ve güven duygusunun karşılıklı takıntılarla veya baskıya sınanabileceğiz, gizli kalmış konuları öğrenebileceğiniz bir dönem yaşayabilirsiniz. 22 Kasım’da yönetici gezegeniniz Güneş burcunuz olan Yay burcuna geçiyor ve bu etkiyle yeteneklerinizin ve gönül meselelerinizin ışıltı kazanacağını söyleyebiliriz.

    BAŞAK BURCU

    Sevgili Başak burçları ve yükselen burcu Başak olanlar, Kasım ayına yönetici gezegeniniz Merkür’ün ileri hareketine geçmesiyle başlıyorsunuz. Bunun yanı sıra 14 kasımda Mars’ın ileri harekete geçmesinin de işlerinizi daha da hızlandıracağını söyleyebiliriz. Uzun bekleyiş ve hizmetlerinizin artık müjdeli sonuçlar doğurduğuna şahitlik edebilirsiniz. Ticari ve maddi kazanımlarınızı daha doğru yöneteceğiniz bir sürecin içinde olabilirsiniz.

    Jüpiter ve Plüton’un üçüncü ve son kez kavuşmasıyla, kalbinizin güzellikle attığını hissettiğiniz kişi ya da konularla ilgili yıkılan düzenin yerini daha güzeline bıraktığını görebilirsiniz. Sevme sevilme, keyif verme keyif alma dinamiklerinizi, yeteneklerinizi daha farklı yollarla sürdürebilirsiniz. Öğrenmekten ve ruhunuzu beslemekten, ayakları yere daha iyi basan bir mutluluk elde edebilirsiniz.15 Kasım’da Akrep burcunda gerçekleşecek olan yeniay, yazılı meseleler ve fikirleriniz, kişisel eforlarınızla ilgili yeni bir akımla hareket etmenizin önünü açıyor. Yeni bir sayfa açabilir ya da kendinizi ifade etme biçiminizde her zamankinden daha farklı bir yol alabilirsiniz.

    21 Kasım’da Venüs Akrep burcuna geçiyor. İletişimde daha derinlikli ve gözlemle ilerleyebilirsiniz. Yakınlarınızla olan iş birliklerinizde güven ve sevgi anlayışınızı etkileyecek gizli ve önemli konular gündeminiz olabilir. Bu tarihten sonra hayatınızda önemli bir aydınlanma yaşayacaksınız ve kendinizi daha güvenli bir şekilde ilerleteceksiniz.

    TERAZİ BURCU

    Sevgili Terazi burçları ve yükselen burcu Terazi olanlar, karşıt burcunuzdaki Mars’ın uzun süre geri hareketi artık bu ay son buluyor. Kendinizi yeni bir duruma ve yeni ilişkilere hazırlıyor olacaksınız. Yaklaşık 1 aydır burcunuzda misafir ettiğiniz Merkür’ün gerileme hareketlerinin bitmesiyle umut vaat eden bir aya adım atıyorsunuz. Özellikle duygusal anlamda rahat edebilir, kendinizi ve duygularınızı ifade etmekle ilgili konuları daha sağlıklı yürütebilirsiniz.

    Jüpiter ve Plüton’un üçüncü ve son kez kavuşmasıyla, yeni bir yaşam alanı ve kariyerinizle bağlantılı olan gündemleriniz hayatınızın bundan sonrasını şekillendiren bir yöne doğru eviriliyor. Mutlu olabilirsiniz, toz duman dağılıyor. İyimserliğinizin berekete dönüşmesini arkanıza yaslanarak izleyebilirsiniz.15 Kasım’da Akrep burcunda gerçekleşecek olan yeniay ve 21 Kasım’da yönetici gezegeniniz Venüs’ün Akrep burcuna geçmesiyle kontrol etme isteğinizin artacağı bir süreç yaşayabilirsiniz. Kazancınızı sağladığınız koşullar ve birikimlerinizle ilgili değişimlere gidebilir, daha önce kurmadığınız ilişkiler ve durumların ışığı üzerinize düşebilir.

    22 Kasım’da Güneş Yay burcuna geçiyor. İyimserliğinizi ve iletişimlerdeki gücünüzü besleyecek günler sizi bekliyor. Devletle ilgili konularınız ve yakın çevrenizle ilgili gözler önüne serilerek istediğini formlara bürünebilir. Eşinizle parasal konularda anlaşamıyorsanız bunları toparlama fırsatı içine girebilirsiniz.

    AKREP BURCU

    Sevgili Akrep burçları ve yükselen burcu Akrep olanlar, müjdemizi isteriz: Güneş’in sizleri aydınlattığı Kasım ayı yüzünüzü güldürecek günler vaat ediyor. Yönetici gezegeniniz Mars’ın ve bir süre ağırladığınız Merkür’ün ileri harekete geçmesi, yavaşlamanız gereken tüm konularda artık yeni yollar önünüze serilebilir. Jüpiter ve düzen kuran yöneticiniz Plüton’un üçüncü ve son kez kavuşmasıyla, yeniden doğuşun güçlü bereketini yoğun bir şekilde yaşayabilirsiniz. Uzun vadeli gelişme, kişisel gelişiminiz ve yakın çevrenizle olan iletişimlerinizle ilgili oldukça hayırlı başlangıçlara ilerlemenizi sağlayabilir. Cesaretinizi diri durun.

    15 Kasım’da kendi burcunuzda gerçekleşecek olan yeniay tanınırlığınız, bedensel ve manevi anlamda bir dönüşümün içinde olacağınızın haberlerini getiriyor. Beklemediğiniz şekilde ve hızlı bir girişimin içinde kendinizi bulabilirsiniz. Şaşırabilir ve şaşırtabilirsiniz. Yolu aydınlığa çıkacak gelişmelere hazırlıklı olun.21 Kasım’da Venüs Akrep burcuna geçiyor. İlişkilerinizde iki ayrı uçta duygu yoğunlukları yaşayabilirsiniz. Bu durum partnerinizin kendini baskı altında hissetmesine sebep olabilir ama bir yandan da ihtirastan, sırlardan sakınan bir ilişki söz konusu ise derinlerinizde yaşayacağınız bir mutluluğun kapısını da açabilir.

    YAY BURCU

    Sevgili Yay burçları ve yükselen burcu Yay olanlar, 22 Kasım’da Güneş Yay burcuna geçiyor ve sizin döneminiz başlıyor. Güneş olup parlayacağınız ve varoluşunuza anlam katan pozitif enerjinizin kendinize ve etrafınıza kelebek etkisiyle yayılacağı bir zamana giriyorsunuz.

    Merkür ve Mars’ın ileri hareketine geçmesiyle, yetenekleriniz, aşka olan bakış açınız ve büyük yatırımlarınızı ilgilendiren tüm konularda ertelemelerin son bulup cesaretle harekete geçeceğiniz günler sizi bekliyor. Değişen ve güzelleşen enerjinizi doğru alanlara yönlendirmelisiniz. Yönetici gezegeniniz Jüpiter ve Plüton’un üçüncü ve son kez kavuşmasıyla, maddi düzleminizdeki yeni bir kaynakta veya var olan kaynaklarınızda güçlenerek maddi ve manevi güvence altında hissedeceğiniz zamanlar yaşayabilirsiniz. Bereketli ve ileri seviyeli günler size göz kırpıyor.

    15 Kasım’da Akrep burcunda gerçekleşecek olan yeni ay, içsel meseleleriniz ve muhasebelerinizle ilgili derin bir dönüşümün ayak seslerini duyuruyor. Gizli tuttuğunuz ya da inzivaya çekilerek hazırlığını yaptığınız durumlar söz konusu ise bunları artık günlük hayatınıza taşıyabilir. Sorumluluklarınız ve sağlığınız konusunda şifalanma yaşayabilirsiniz. Ama yine de dikkatli olmalı, tedbirlerinizi sıkı almalısınız. Bu durumu sürpriz bir gelişme ile de yaşamanız mümkün.21 Kasım’da Venüs Akrep burcuna geçiyor güven anlayışınız ve sevgi isteğinizle ilgili ihtiyaçlarınızı yeniden değerlendireceğiniz, hedeflerinize doğru tutkulu adımlar atabilirsiniz. Derinliklerinize korkularınızı değil dönüştüreceğiniz bakış açılarını koyarak yol almalısınız.

    OĞLAK BURCU

    Sevgili Oğlakburçları ve yükselen burcu Oğlak olanlar, Kasım ayında aynada yepyeni bir yüz göreceğiniz günler sizleri bekliyor. İyi karşılıklar görmeye hazır olun. Merkür ve Mars’ın ileri hareketine geçmesiyle aile hayatınızı ve kariyerinizi etkileyen, durduran ve ertelemelere sebep olan konular artık geride kalıyor. Önünüzdeki engelleri bir kenara koyarak yolunuza güvenle devam edebilirsiniz.

    Jüpiter ve Plüton’un üçüncü ve son kez kavuşmasıyla, ortaya çıkan yepyeni bir kişilik ve fikirsel dönüşümünüz vazgeçtiklerinizi ve hatta kaybettiğiniz sandıklarınızı size farklı ve güzel bir halde geri getiriyor. Bunun vereceği keyfi ve bereketi, güçlü disiplin arzunuzla kalıcı hale getirebilirsiniz. 15 Kasım’da Akrep burcunda gerçekleşecek olan yeniay, planlarınızı hayata geçireceğiniz bu sayede sosyal çevrenizde bir parlama ve görünürlük elde edeceğinizin müjdesini veriyor. Venüs’ün bu ay akrep burcuna geçiş yapması sizleri daha finansal alanda güçlendirecek. 22 Kasım’da Güneş Yay burcuna geçiyor. İç dünyanızdaki konforunuzun, korkularınızın, aydınlanacağı ve bu konuda hareket almanızın kolaylaştıracak günler görebilirsiniz. Gizli düşmanlıklar gün yüzüne çıkabilir.
    29 Kasım’da Neptün ileri hareketine başlıyor. Tıkandığınız ya da hayal ettiğiniz gibi olmayan ticari ve iletişimsel tüm konularınızla ilgili feraha çıkıyorsunuz. Zihninizde daha görünür ilerlemeler yaşayabilirsiniz.

    KOVA BURCU

    Sevgili Kova burçları ve yükselen burcu Kova olanlar, Satürn gezegeninin burcunuza yapacağı ziyaretin öncesinde köprüden önceki son çıkışı yaşayacağınız bir aya başlıyorsunuz. Merkür ve Mars’ın ileri hareketine geçmesiyle, sizin elinizde olan veya olmayan sebeplerle iletişim kanallarınızı ve kişisel gelişiminizi tıkayan gelişmelerden sıyrılıyorsunuz. Kendinize has tavrınız ve yaklaşımlarınızı daha hızlı bir şekilde bulunduğunuz ortamlara taşıyabileceksiniz.

    Jüpiter ve Plüton’un üçüncü ve son kez kavuşmasıyla, umutlarınızı tazelemeniz yolunda tünelin son çıkışına gelmiş bulunuyorsunuz. Hikayenize göre avantaj / dezavantaj sayılabilecek konularda, köklerinizden gelen değişiminizi uzun vadeli ve geniş alanda hissedebilirsiniz. Maddi ve manevi kayıplar yaşamış bir Kova burcuysanız, 2021 yılına kaybettiklerinizin şifasını yakalamak müjdesiyle girebilirsiniz.

    15 Kasım’da Akrep burcunda gerçekleşecek olan yeniay, 21 Kasım’da Venüs’ün de buraya gelmesiyle özellikle sosyal statünüz ve yerine getirdiğiniz sorumluluklarınızda önemli ve keyif veren bir değişimin içinde kendinizi bulabilmenize dair ipuçları veriyor. Kariyerinizle ilgili ya da bunu etkileyecek bir noktada, bilmediğiniz ya da görmeyi beklemediğiniz çiçeklerden bir demet oluşturabilirsiniz.22 Kasım’da Güneş Yay burcuna geçiyor. Yaşamınıza dair büyük umutlarınız ve çevrenizin aydınlanmasına şahitlik edeceksiniz. Sosyal ortamlarda görünür hale gelerek, fikir paylaşımı yapılmak istenen kişi olabilir ya da bu konumda olan kişileri fark edebilirsiniz.

    BALIK BURCU

    Sevgili Balıkburçları ve yükselen burcu Balık olanlar, sabırla ve sakinlikle ilendiğiniz günlerin ardından gözlerinizin önüne güzelliklerin serilmeye başlayacağı bir Kasım ayına giriyorsunuz.

    Merkür ve Mars’ın ileri hareketine geçmesiyle kazancınız ya da size dışarıdan sağlanan kazançlarınızla ilgili doğru yönlendirmelere, değerlendirmelere yol alabilirsiniz. Maddi güvenliğinizi istediğiniz koşullara taşıyabilirsiniz. Yönetici gezegeniniz Jüpiter ile Plüton’un üçüncü ve son kez kavuşmasıyla, dönüşümünüzün muhteşem olacağına dair tüyoları yakalayabilirsiniz. Hayatınızı oluşturduğunuzu düşündüğünüz ideallerinizin ve bunu geliştirecek becerilerinizin sizleri zirveye yaklaştırdığını hissedebilirsiniz. Fayda ve bereket konusunda yüzünüz biraz daha gülecektir diyebiliriz.15 Kasım’da Akrep burcunda gerçekleşecek olan yeni ay ve 21 Kasım’da buraya gelecek olan Venüs ile, öğrenmek ve seyahat etmek konusunda atacağınız adımları güzellikle, derin bir ufukla atabilirsiniz. Fotoğraf makinenize geniş açılı bir lens almak gibi düşünerek var olan durumlarınızı daha iyi görerek resmetmenizi sağlayabilirsiniz. Daha önce görmediğiniz detaylar ve bağlantılar sizi şaşırtabilir.

    22 Kasım’da Güneş Yay burcuna geçiyor. Toplumsal kimliğinizin parlak bir hal alması, sorumluluklarınızın ışığında ilerlemeler yaşamanız söz konusu olabilir. Keyifli bir çalışma alanı ya da iyimser projelerle yollarınız keşisebilir.

    Hangi Kent Ne Kadar Tehlikede? İşte İl İl Türkiye’nin Deprem Haritası

    0
    Hangi Kent Ne Kadar Tehlikede? İşte İl İl Türkiye'nin Deprem Haritası

    İzmir’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin ardından “Hangi il deprem açısından ne kadar tehlikeli?” sorusunun cevabı merak konusu oldu. İşte il il Türkiye’nin deprem haritası.

    İzmir’in Seferihisar ilçesinde 6,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından birçok bina yıkılırken, ekiplerin enkaz altındakileri kurtarma çalışmaları devam ediyor. AFAD verilerine göre; depremde şu ana kadar 92 kişi hayatını kaybetti, 994 kişi yaralandı.

    HANGİ İL NE KADAR TEHLİKEDE?

    Tüm Türkiye’yi sarsan depremin ardından “Hangi il deprem açısından ne kadar tehlikeli?” sorusu merak konusu oldu.

    İşte il il Türkiye’nin deprem haritası:

    ADANA: 2. – 3. ve 4. derece deprem bölgesi

    ADIYAMAN: 1. ve 2. derece deprem bölgesi

    AFYON: 2. derece deprem bölgesi

    AĞRI: 2. derece deprem bölgesi

    AMASYA: 1. derece deprem bölgesi

    ANKARA: 3. ve 4. derece deprem bölgesi

    ANTALYA: 2. ve 3. derece deprem bölgesi

    ARTVİN: 3. ve 4. derece deprem bölgesi

    AYDIN: 1. derece deprem bölgesi

    BALIKESİR: 1. derece deprem bölgesi

    BİLECİK: 1. derece deprem bölgesi

    BİNGÖL: 1. derece deprem bölgesi

    BİTLİS: 1. ve 2. derece deprem bölgesi

    BOLU: 1. derece deprem bölgesi

    BURDUR: 1. derece deprem bölgesi

    BURSA: 1. derece deprem bölgesi

    ÇANAKKALE: 1. derece deprem bölgesi

    ÇANKIRI: 1. ve 2. derece deprem bölgesi

    ÇORUM: 2. ve 3. derece deprem bölgesi

    DENİZLİ: 1. derece deprem bölgesi

    DİYARBAKIR: 2. derece deprem bölgesi

    EDİRNE: 3. ve 4. derece deprem bölgesi

    ELAZIĞ: 2. derece deprem bölgesi

    ERZİNCAN: 1. derece deprem bölgesi

    ERZURUM: 2. derece deprem bölgesi

    ESKİŞEHİR: 2. ve 3. derece deprem bölgesi

    GAZİANTEP: 3. derece deprem bölgesi

    GİRESUN: 3. ve 4. derece deprem bölgesi

    GÜMÜŞHANE: 3. derece deprem bölgesi

    HAKKARİ: 1. derece deprem bölgesi

    HATAY: 1. derece deprem bölgesi

    ISPARTA: 1. derece deprem bölgesi

    MERSİN: 3. derece deprem bölgesi

    İSTANBUL: 1. – 2. – 3. derece deprem bölgesi

    İZMİR: 1. derece deprem bölgesi

    KARS: 2. derece deprem bölgesi

    KASTAMONU: 3. derece deprem bölgesi

    KAYSERİ: 3. derece deprem bölgesi

    KIRKLARELİ: 4. derece deprem bölgesi

    KIRŞEHİR: 1. derece deprem bölgesi

    KOCAELİ: 1. derece deprem bölgesi

    KONYA: 3. 4. ve 5. derece deprem bölgesi

    KÜTAHYA: 2. derece deprem bölgesi

    MALATYA: 2. derece deprem bölgesi

    MANİSA: 1. derece deprem bölgesi

    KAHRAMANMARAŞ: 1. – 2. ve 3. derece deprem bölgesi

    MARDİN: 3. derece deprem bölgesi

    MUĞLA: 1. derece deprem bölgesi

    MUŞ: 1. derece deprem bölgesi

    NEVŞEHİR: 3. ve 4. derece deprem bölgesi

    NİĞDE: 4. ve 5. derece deprem bölgesi

    ORDU: 3. derece deprem bölgesi

    RİZE: 4. derece deprem bölgesi

    SAKARYA: 1. derece deprem bölgesi

    SAMSUN: 2. ve 3. derece deprem bölgesi

    SİİRT: 1. derece deprem bölgesi

    SİNOP: 3. ve 4. derece deprem bölgesi

    SİVAS: 3. derece deprem bölgesi

    TOKAT: 1. derece deprem bölgesi

    TRABZON: 4. derece deprem bölgesi

    ŞANLIURFA: 3. derece deprem bölgesi

    UŞAK: 1. ve 2. derece deprem bölgesi

    VAN: 1. ve 2. derece deprem bölgesi

    YOZGAT: 3. derece deprem bölgesi

    ZONGULDAK: 2. derece deprem bölgesi

    AKSARAY: 4. ve 5. derece deprem bölgesi

    BAYBURT: 3. derece deprem bölgesi

    KARAMAN: 5. derece deprem bölgesi

    KIRIKKALE: 1. derece deprem bölgesi

    BATMAN: 1. ve 2. derece deprem bölgesi

    BARTIN: 1. derece deprem bölgesi

    ARDAHAN: 2. derece deprem bölgesi

    IĞDIR: 2. derece deprem bölgesi

    YALOVA: 1. derece deprem bölgesi

    KARABÜK: 1. derece deprem bölgesi

    OSMANİYE: 1. derece deprem bölgesi

    KİLİS: 3. derece deprem bölgesi

    DÜZCE: 1. derece deprem bölgesi

    TEKİRDAĞ: 2. ve 3. derece deprem bölgesi

    TUNCELİ: 1. derece deprem bölgesi

    DEPREM HARİTASI NEDİR?

    Deprem haritası, dünya üzerinde ülke ülke, şehir şehir ve bölge bölge, deprem riskinin gösterildiği haritadır. Söz konusu haritalar, sismotektonik haritalar ve deprem kaynak zonlarında meydana gelebilecek en büyük depremler esas alınarak hazırlanıyor. Ayrıca depreme neden olan kuvvetli yer hareketi ivme değerleri ve azalım ilişkileri de göz önünde bulunduruluyor.

    Devlet Bahçeli’nin Koronaya Yakalandığı İddiasını Özel Kalem Müdürü Yalanladı: Beyefendinin Sağlığı Gayet İyi

    0
    Devlet Bahçeli'nin Koronaya Yakalandığı İddiasını Özel Kalem Müdürü Yalanladı: Beyefendinin Sağlığı Gayet İyi

    MHP lideri Devlet Bahçeli hakkında sosyal medyada çıkan koronavirüse yakalandığı iddialarını Özel Kalem Müdürü Murat Çeliker yalanladı. Çeliker, “Kesinlikle yalan, beyefendinin sağlığı gayet iyi” dedi.

    Türkiye’de son dönemde etkisini artırmaya başlayan koronavirüs salgını, bazı siyasi isimlere de bulaştı. Sosyal medyada da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin koronavirüse yakalandığı yönünde iddialar ortaya atıldı. Devlet Bahçeli’nin Özel Kalem Müdürü Murat Çeliker, MHP Lideri’nin sağlık durumunun gayet iyi olduğunu söyledi.

    “İDDİALAR YALAN, SAĞLIĞI GAYET İYİ”

    Devlet Bahçeli’nin Özel Kalem Müdürü Murat Çeliker, Candaş Tolga Işık’a konuşarak iddiaların yalan olduğunu söyledi. Candaş Tolga Işık, Çeliker ile yaptığı görüşmeyi Twitter hesabından şu sözlerle duyurdu: “Az önce MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin özel kalem müdürü Murat Çeliker’e sosyal medyada dolaşan ‘Bahçeli covid oldu’ söylentisini sordum, ‘Kesinlikle yalan, beyefendinin sağlığı gayet iyi’ dedi”

    Devlet Bahçeli'nin koronaya yakalandığı iddiasını özel kalem müdürü yalanladı: Beyefendinin sağlığı gayet iyi
    Devlet Bahçeli'nin koronaya yakalandığı iddiasını özel kalem müdürü yalanladı: Beyefendinin sağlığı gayet iyi

    Antidepresan Kullanırken Dikkat Etmeniz Gerekenler

    0
    Antidepresan

    “Halk arasında tüm psikiyatri ilaçlarına antidepresan denir. Antidepresan ilaçlar ilk olarak depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar olarak kullanılmaya başlandı. Bu ilaçların şeker ve tansiyon ilaçlarından bir farkı olmadığını söyleyen Psikiyatrist Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, antidepresan kullnırken dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.”

    Bugün pek çok psikiyatrik bozuklukta bu ilaçlar kullanılmaktadır. Depresyon, kaygı bozukluğu, takıntı hastalığı, panik bozukluk, sosyal fobi, uyku sorunları ve bunlar gibi birçok psikiyatrik durumda psikiyatri hekimlerince hastalara önerilmektedir. Esasen bu ilaçlar, tansiyon ilaçları ve şeker ilaçlarından pek de farklı değillerdir. Bu ilaçlarla ilgili en önemli bilgi, arkadaş önerisiyle kullanılmaması gerekliliğidir. Bazı kişiler arada sırada bir tane içerek iyileştiklerini düşünmektedirler. Bu tamamen yanılgıdır.

    Antidepresan ilaçlar oldukça yaygın kullanılmaktadır. Bu, günümüzde pek çok ülkede benzer şekildedir. Antidepresan ilaçlar diğer ilaçlar gibi yan etki yapabilmektedir. Yan etki oluştuğunda kişiler, kendilerine ilaç yazan hekime başvurarak ondan yardım istemelidirler. Psikiyatrik tedavilerin en önemli kısmı işbirliğidir. Dolayısıyla sorun olduğunda hekimle işbirliği yapmak gerekir. Antideprersan ilaç kullananlar belki diğerlerine göre biraz daha hassas olduklarından dolayı, ilaç prospektüsünü okumaktadırlar. Buradaki bir sürü olası yan etkiyi görüp kullanmaktan vaz geçebilirler. Böyle kaygı yaşayanlar, bu konuda bilgilenmek için mutlaka hekimleriyle görüşmelidirler.

    Bu korkuyla ilaç kullanmamak, kişinin sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Antidepresan ilaçların olası en sık yan etkileri; kilo alımı, iştahsızlık, mide bulantısı, uyku hali, sersemlik, cinsel isteksizlik, kabızlık ve ishaldir. Bunun yanı sıra aşırı bir neşe hali olmuşsa yine hekiminizle görüşünüz. Bu gibi durumlarda hekime başvurarak ilaç değişimi sağlanabilir.

    Antidepresan Kullanırken Dikkat Etmeniz Gerekenler

    Antidepresan kullanırken dikkat etmeniz gerekenler

    1. Antiddpresan ilaçları ancak hekim yazdığında kullanmak gerekir.

    2. Antideprersanlar ilk kullanımda etki etmez çoğu zaman en erken 2-3 hafta sonra etkisi başlar.

    3. Antideprersanlar çoğu zaman tedavilerde en az altı ay kullanılmak durumundadır.

    4. İlaca başladıktan sonra mutlaka belirli aralıklarla psikiyatri kontrolüne gidilmelidir.

    5. İlaca başlarken de ilacı bırakırken de psikiyatriste danışarak hareket etmek gerekir.

    6. Diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığında öncesinde mutlaka hekime sorulmalıdır.

    7. Uykusuzluk durumlarında yakınlarımızın önerileriyle antidepresan kullanmak işe yaramaz.

    8. Çoğu antidepresan sabah tok karnına alınır.

    9. Her psikiyatrik soruna, her antidepresan iyi gelmez.

    10. Antidepresan ilaçların çok az bir kısmının bağımlılık yapma riski vardır. Bağımlılık yapan psikiyatri ilaçları, ancak özel yeşil reçeteyle satılabilir.

    11. Antidepresan ilaçların çok az bir kısmı uyku yapar.

    12. Antidepresan ilaçlar “kafa yapma hapları” değildirler.

    13. Antidepresan ilaçlar psikiyatrik bir sağlık sorunu olanlarda dünyanın her yerinde kullanılmaktadır.

    14. Antidepresan ilaçlar insanların kişiliklerini değiştirmez.

    15. Antidepresan ilaçlar insanları robotlaştırmaz. Birçok kişinin antidepresan kullandığını fark edemezsiniz.

    16. Antidepresan kullanan kişiler tehlikeli değillerdir.

    17. Antidepresan ilaçlar tedavi edici ilaçlardır. Sorunları geçiştiren ilaçlar değildir.

    18. Antidepresan ilaçlar plasebo değillerdir. Yani işe yaramayan ilaç değillerdir.

    Kronik Ama Bulaşıcı Değil: Sedef Hastalığı (Psoriasis)

    0
    Kronik

    “Yalnızca bir cilt hastalığı olarak bilinen sedef hastalığına (psoriasis), eklem tutulumu, obezite, şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, damar sertliği, kalp krizi, Crohn ve Ülseratif Kolit gibi iltihabi barsak hastalıkları eşlik edebilir. 29 Ekim Dünya Psoriasis Günü vesilesiyle Deri ve Zührevi Hastalıklar Bölümü Uzmanı Doç. Dr. Didem Didar Balcı önemli bilgiler paylaştı.”

    Sedef (psoriasis) hastalığı, uzun süre devamlılık gösterebilen (kronik) bir deri hastalığı olup, en sık görülen plak tipinde (psoriasis vulgaris), sağlam deriden keskin sınırla ayrılabilen, deriden kabarık kızarıklıklar ve bunların üzerini kaplayan sedef renkte pullanmalarla karakterizedir. Bağışıklık sistemi, genetik ve çevresel faktörler hastalığın oluşumunda rol oynayan unsurlardır. Kaşıma, yolma gibi travmatik durumlar, alkol, stres, sigara, bazı ilaçlar, aşırı güneşlenme ve güneş yanıkları hastalığı tetikleyebilir, ataklara yol açabilir. 

    Sedef, bebeklik ve yaşlılık dönemi arasında herhangi bir dönemde ortaya çıkabilir

    Psoriasis, bebeklik ve yaşlılık dönemi arasında herhangi bir dönemde ortaya çıkabilmektedir. 20-30 ve 50-60 yaşları, en sık başlangıç yaşlarıdır. Kaşıma, yolma gibi travmatik durumlar; alkol, stres, sigara, bazı ilaçlar, aşırı güneşlenme ve güneş yanıkları hastalığı tetikleyebilir, ataklara yol açabilir. 
    Hastalık hafif, orta ya da şiddetli evrede olabilir. Erken evrede tanı hastalığa eşlik edebilecek kalp krizi riski, damar sertliği riski, obezite ve eklem tutulumunun tedavi ve takiple azaltılmasını ve hastanın doğru tedaviye kısa zamanda ulaşarak yaşam kalitesinin bozulmasını engeller.

    Sedef hastalarının %30-40’ının birinci dereceden akrabalarında da hastalık var

    Psoriasisli hastaların yaklaşık %30-40’ının birinci dereceden akrabalarında da psoriasis saptanmaktadır. Çift yumurta ikizlerinin her ikisinde de psoriasis görülme riskinin %15- 30, tek yumurta ikizlerinde ise %65-72 gibi yüksek oranda olduğu saptanmıştır.” ABD’de %3.2, Norveç’te %11,4, batı ülkelerindeki psoriasis görülme oranı %2-4 olarak bildirilmişken, ülkemizden üç çalışma vardır; Trabzon ilindeki psoriasis görülme oranı erişkin nüfusta %1,1 olarak, Bolu’nun Mudurnu ilçesinde görülme oranı %0,5 olarak saptanmıştır. Ankara’da bir üniversite dermatoloji polikliniğine başvuran hastalar arasında ise psoriasis hastalarının görülme oranı %1,3 bildirilmiştir.

    Sedefin kronik bir hastalık olduğu konusunda aile ve çocuğa eğitim verilmelidir

    Çocukluk çağında (<18 yaş) sedef hastalığı görülme oranı %0-1,37 arasındadır. Hastanın yaşı, cinsiyeti, hastalığın tutulum yerleri ve şiddeti, eşlik eden diğer hastalıklar, hastanın yaşam kalitesi, sosyoekonomik düzey tedavi seçiminde değerlendirilmelidir. Ayrıca hastalığın kronik olduğu hakkında aileye ve çocuğa eğitim verilmeli, tetikleyici faktörlerden uzak durulmasının önemi vurgulanmalıdır. Hastalar ve ebeveynlerine hastalığın kontrolü ile iyileşmenin sağlanabileceği anlatılmalı, kendiliğinden iyileşmenin yanı sıra hastalığın tekrarlayıcı olduğu ve hayat boyu süreceği konusu da vurgulanmalıdır. Bazı üst solunum yolu enfeksiyonları veya diğer infeksiyon odaklarının tedavi edilmesi önemlidir. Hastalığın şiddetine göre topikal tedavi, fototerapi gibi geleneksel sistemik tedaviler ya da hedefe yönelik gelişmiş tedaviler kullanabilmekteyiz.

    Uygun tedaviyle sedef kontrol altına alınabilir

    Hastanın yaşı, cinsiyeti, hastalığın tutulum yerleri ve şiddeti, eşlik eden hastalıklar, hastanın yaşam kalitesi, sosyoekonomik düzeyi tedavi seçiminde önemlidir. Hastalığın kronik olduğu hakkında hastaya bilgi verilmeli, sigara, alkol, travma vb. tetikleyici faktörlerden uzak durulmasının önemi vurgulanmalıdır. Obeziteye dikkat etmeleri, düşük karbonhidratlı diyet ve egzersiz önerilmelidir. Sedef hastalarına, hastalıklarında dermatologları ile tedavi ve düzenli takiple iyileşmenin sağlanabileceği anlatılmalıdır. Hastalık zaman zaman tekrarlayıcı olabilir ve hayat boyu sürebilir ancak dermatoloji hekimleriyle ve uygun tedaviyle kontrol mümkün olacaktır.

    Sedef bulaşıcı bir hastalık değildir

    Sedef hastalığı hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, damgalanma hissiyle, anksiyete, depresyon gibi rahatsızlıklara sebep olan bir hastalıktır. Bu hastalık cinsel yaşamda, boş zaman aktivitelerini, spor aktivitelerini geçirmede, kıyafet seçiminde, arkadaşlık ilişkilerinde zorlanmaya neden olmaktadır. Çocuklar okula gitmek istememektedir. Bulaşıcı bir hastalık değildir. Ancak bu yanlış kanıdan dolayı da toplumdan izole olmaktadırlar.

    Sedef hastalığı tek başına Covid-19 için risk oluşturmaz

    Sedef hastaları da toplumun uyduğu genel izolasyon tedbirlerine uymalıdırlar. Pandemi döneminde gelişmiş tedavi kullanan hastaların normal toplumdaki insanlarla Covid-19 geçirme sıklığı ve şiddeti aynı düzeyde bildirilmiştir. Bu dönemde korona enfeksiyonu olanlar tedavileri için hekimleri ile iletişim halinde olmalıdır.

    Şipşak Atıştırmalık: İki Malzemeli Kurabiye Tarifi

    0
    Şipşak Atıştırmalık: İki Malzemeli Kurabiye Tarifi

    Ağzınızın tatlanması için küçük ve çikolatalı bir bahane iki malzemeli kurabiye. Kahvaltı saatlerinde sütle tüketmeye alışık olduğumuz mısır gevreğini, benmari usulü erittiğimiz kakao oranı yüksek bitter çikolatayla harmanlayıp kurabiye formuna sokuyor, arzuya göre küçük/silikon kalıplarda soğuttuktan sonra sevdiklerimizle paylaşıyoruz.

    İki Malzemeli Kurabiye Tarifi İçin Malzemeler

    • 2 su bardağımısır gevreği (corn flakes)
    • 180 grambitter çikolata (yüzde 70 kakao içeren)

    İki Malzemeli Kurabiye Tarifinin Püf Noktası

    Benmari usulü erittiğiniz bitter çikolataya kaynamakta olan suyun değmemesine dikkat edin. Kenar kısımlara gelen çikolatanın yanmaması için bitter çikolatayı yavaşça karıştırarak eritin.Hazırladığınız kurabiyeleri kıvam alıp soğumadan ikram etmeyin.

    İki Malzemeli Kurabiye Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Kahvaltılık mısır gevreklerini bütün parçalar halinde derin bir karıştırma kabına alın.
    2. Küçük parçalara ayırdıktan sonra cam bir kaseye aldığınız bitter çikolatayı, kaynamakta olan bir suyun olduğu tencere üzerinde benmari usulü eritin.
    3. Kaynamakta olan su buharının eriyen çikolataya gelmemesine ve cam kasenin direkt olarak kaynar suya değmemesine dikkat edin.
    4. Tamamen eriyen bitter çikolatayı mısır gevrekleri üzerine döküp bir kaşık yardımıyla yavaşça karıştırın.
    5. Porselen bir servis tabağı ya da yağlı kağıt serili bir tepsi üzerine küçük küçük porsiyonladığınız çikolatalı kurabiyeleri oda ısısında soğuttuktan sonra sevdiklerinizle paylaşın.

    İki Malzemeli Kurabiye Tarifinin Servis Önerisi

    Tarifi, arzu ettiğiniz bir kahvaltılık gevrek çeşidi ile de hazırlayabilirsiniz.

    Psikolojiniz Yerinde Mi? Davranışlarınızı Test Edin

    0
    psikolojiniz yerindemi davranislarinizi test edin1

    Dünyayı kasıp kavuran, etkisinin hala devam ettiği ve daha da uzun süre devam edeceği öngörülen bir salgın sürecinden geçiyoruz malum. Bu süreçte genç-yaşlı, kadın-erkek, zengin-fakir demeden tüm insanların sağlık problemi yaşamasa bile sıklıkla kendine sorduğu soru aslında tam da buydu… ”Psikolojimiz bozuldu mu? Hala normal bir insan kalabildim mi acaba?”

    Değişen Dünya Düzeni ve Biz

    Evet efenim, hepimizin mecburen bazı yaptırımlara uymak zorunda kaldığı, hem kendimizi hem çevremizi korumak adına sosyal hayattan uzak, kendi dünyamıza çekildiğimiz günlerde iç sesimiz susmadığı gibi sorgulamalarımız da bitmedi pek tabii ki. Peki, ilk sorumuza cevabı Dünya Sağlık Örgütü‘ nün tanımlaması ile vermeye çalışalım desem ne dersiniz? Bakınız psikolojisi yerinde olan bir birey nasıl olur? Normal bir birey, kapasitesini her alanda en üst düzeyde kullanabilir; hayatla baş edebilir ve sorunların üstesinden gelebilir.

    Aile içinde, işte, okulda ve sosyal hayatın içinde aktif rol alır, herkese-her şeye katkı sağlayabilir pozisyonda  hayatını devam ettirir. O zaman bize bu soruyu sorduran etkenlere bir göz atalım bence. İnsan durduk yere ben iyi miyim diye sormaz değil mi?. Ya geçmişiyle kıyaslar kendini ya mevcut durumda aksamalar görür ya hayatında geçiş aşamasında olduğu kararları vardır ve bunlara uygun bir altyapı oluşturmak ister bedeninde ve ruhunda. Hal böyle olunca da , DSÖ’ nün psikolojik olarak sağlıklı olmanın, insanın her boyutta sağlıklı olduğunu göstermediğini açıklaması; konuyu detaylandırmak gerektiğini göstermektedir. Bu tür hastalıklar aslında iki bölümde incelenmektedir.

    Sağlıklı Birey Olmanın Tespit Noktaları

    İlk bölüm; yaşanan duygusal deneyimlerin uç boyutlarda olması ile ortaya çıkan depresyon, anksiyete, panik atak gibi bölümlerden oluşur. İkinci bölümde ise, daha az rastlanan psikotik şikayetlerle kendini gösteren hastalıklar incelenir. Bu şikayetler kişinin gerçeklerden kopması, başkasının görmediği, duymadığı, hissetmediği şeylerin varlığına inanması gibi şikayetlerdir. Hangi boyutta olursa olsun tüm şikayetler kişiye göre değişebilir. Sosyal, biyolojik, ekonomik faktörler bu şikayetleri arttıran ya da azaltan etkenlerdir. Bireyin genetik faktörleri, beynindeki kimyasal denge ve hormonlar da psikolojiyi değiştiren etmenler olarak ön plana çıkmaktadır. Böyle bakıldığında duruma, bir insan çok sağlıklıyken bir anda akıl sağlığını kaybedebiliyor.

    Aynen beden sağlığımızın değişik şartlardan etkilenip o şartlara reaksiyon gösteriyor olması da ruh sağlığımızın hayatımızın değişik evrelerinde beklemediğimiz ve sınırlarımızı zorlayan sebepler yüzünden bozulabildiğini gösteriyor. Son 3 ayda yaşadığımız beden sağlığımızı yok edecek ve varlığımızı sonlandıracak bir virüs sebebiyle akıl sağlığımızı korumaya çalışmamız da bu duruma örnek olacak cinsten. Stres kaynaklarımızın gençken başka orta yaşlarda ve yaşlılıkta çok başka olduğunu hepimiz biliyoruz aslında. Düşünün ki hayatınızda her şey mükemmelken bir anda çok sevdiğiniz birini kaybediyorsunuz ve bütün ruh haliniz değişiyor. Burada dikkat edilmesi gereken konu; an’ ve koşullara göre kendinizi bir yerlere sıkıştırıp kalmamaya gayret etmeniz ve mevcut durumun siz izin verdiğiniz sürece normale döneceği gerçeğini kabul etmeniz olacaktır.

    Dünyada En Çok Rastlanan Psikolojik Bulgular

    Dünya genelinde en çok rastlanan psikolojik bulgular bu konu başlığında, anksiyete ve depresyondur. Eğer bu iki hastalık tedavi edilmezse, kişinin yaşam kalitesini düşüren, ciddi manada olumsuz etkilerinin insan hayatını sardığı hastalık türleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Genel olarak insanların, sorunlarını akıllı insan kendi başına çözebilir düşüncesine dayandırdığı için bu hastalıkların teşhisi ve tedavisi çok gecikebiliyor. Önyargı ile yaklaşılırsa çözüm sürecini sekteye uğratan bu algının kırılması ise, kişinin çabası ile mümkündür. Konunun kişinin  yaşıyla, eğitim seviyesiyle ve diğer tüm özel ve genel koşullarıyla alakalı olmadığını, bedenimiz gibi ruhumuzun da bakıma ihtiyacı olduğunun farkına vararak kendi duvarlarımızı yıkmamızın biz’e faydası olacağı aşikar…

    Yüzleşin Kendinizle

    Şöyle bir durun, derin bir nefes alın ve test edin kendinizi.

    • Hayatınızdan ve kendinizden memnun musunuz ve yaşamak size zevk veriyor mu?
    • Gelecekle ilgili kaygılarınız var mı? Olumlu bir bakış açısına sahip misiniz gelecek planlarınızda? Enerjinizi ve potansiyelinizi doğru hedefler için kullanabiliyor musunuz?
    • Yaşamanın bir anlamı var mı? Rutin işleriniz dışında kendinize ayırdığınız zaman dilimlerine hangi hobileri, uğraşıları katıyorsunuz?
    • Size uymayan ve size zarar veren durumlardan sıyrılabiliyor musunuz? Ya da onları değiştiremeyeceğinizi anladığınızda duruma ayak uydurabiliyor musunuz?
    • Kadın- erkek ayırdetmeden herkesle uzun süreli ve sağlıklı ilişkiler kurabiliyor musunuz? İlişkilerinizi beslemeyi ve onları güçlendirmeyi başarabiliyor, size zarar veren ilişkileri bitirebiliyor musunuz? Sosyal hayatınız aktif mi?
    • Kendinize duyduğunuz özgüvene ne demeli peki? Olduğunuz gibi kendinizi bağrınıza basıyor, küçümsemekten, alay etmekten, suçlamaktan imtina ediyor musunuz benliğinizi?
    • Değişmek, büyümek, gelişmek ne demek peki sizin için? Bunlara açık bir zihin yapısına sahip misiniz?
    • Yaşadığınız acılarda, geçirdiğiniz travmalarda çabuk toparlanabiliyor, yeniden başlama cesaretini kendinizde bulabiliyor musunuz?
    • Yetişkin bir bireyseniz düzenli bir cinsel hayatınız var mı?
    • Duygularınızı, düşünceleriniz, isteklerinizi doğru ifade edebiliyor musunuz? İstemediğiniz ne varsa itiraz edebiliyor musunuz konulara, kişilere?
    • Herhangi birşeye bağımlılığınız var mı? Para, ilişki, meslek, madde gibi…
    • Cesur musunuz hayata karşı? Motive olabiliyor musunuz yeterince? Bedeninize kıymet veriyor, ona iyi bakıyor musunuz?


    Şimdi tüm bu sorulara tekrar bir göz atın. Dürüstçe kendinize cevaplar verin. Şayet verdiğiniz cevaplar, sizi mutlu, dingin, doğru bir halde hissettiriyorsa; ne mutlu size bedenen ve ruhen en güzel formdasınız demektir. Cevaplarınız tatminsizlik, mutsuzluk ve hayır’lar barındırıyorsa lütfen kızmayın kendinize. Fırsat verin sadece iyi olmak için varlığınıza. İsterseniz bir uzman yardımı ile isterseniz ve kendinizle yüzleşmenin direnç noktasında güçlü olacağına inanıyorsanız kendi kendinize ruhsal şifanız için adımlar atmaya bakın.

    Unutmayın! Bu dünyada herkes biricik ve her şey insanoğlu için. Zorlukların, acıların ve iniş-çıkışların öğrettikleri dışında fikrinize ve bedeninize yük olmasına gerek yok…Dünyanın ve tüm insanlığın şifa bulması dileğiyle, Hu’zurla kalın. 

    Yazar;

    “Arsal Şen”

    https://www.instagram.com/arsalsen/?hl=tr

    https://twitter.com/5ea915fef23d4d5?s=08

    O Bir Lezzet Paketi: Kağıt Kebabı Tarifi

    0
    O Bir Lezzet Paketi: Kağıt Kebabı Tarifi

    Sebzelerle harmanlanmış olması, yapılışının pek çok yemeğe göre pratik olması, üstüne üstlük kağıtlara sarılıp paketledikten sonra bir de fırın da pişip, mis gibi kokması ile neredeyse hepinizin severek yediği harika bir yemek kağıt kebabı.

    Kağıt Kebabı Tarifi İçin Malzemeler

    • 500 gram kuşbaşı dana eti
    • 2 adet havuç
    • 2 adet patates
    • 2 adet domates
    • 1 su bardağı haşlanmış bezelye
    • 1 yemek kaşığı domates salçası
    • 1 su bardağı sıcak su
    • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
    • 20 adet arpacık soğan
    • 1 çay kaşığı karabiber
    • 1 çay kaşığı kırmızı toz biber
    • 1 tatlı kaşığı kekik
    • 1 silme tatlı kaşığı tuz
    • 6 parça yağlı kağıt

    Kağıt Kebabı Tarifinin Püf Noktası

    Malzemeleri hazırlarken, tüm sebzeleri önceden doğrayıp hazır ederseniz, çok daha hızlı bir şekilde yemeğinizi hazırlamış olursunuz.

    Kağıt Kebabı Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Derince bir tencereye yağı alın ve yağ kızdıktan sonra kabuklarını temizlemiş olduğunuz arpacık soğanları içine atın.kagit-kebabi-adim-1
    2. Bir kaç dakika kavurun ve ardından etinizi içine alıp, tencerenin kapağını kapatın.kagit-kebabi-adim-2
    3. Etler suyunu saldığı zaman içine salçayı ve 1 bardak sıcak suyu ilave edip, salça tamamen eriyene dek karıştırın. Tencerenin kapağını kapatın ve yaklaşık 10 dakika bu şekilde pişmeye bırakın.
    4. Kabuklarını soyup, küp küp doğradığınız patates, havuç ve domatesleri de tencereye ekleyin.kagit-kebabi-adim-3
    5. Kapağını kapatın ve sebzeler yumuşayana dek yaklaşık 15 dakika kadar bu şekilde pişirin. Ara ara kontrol etmeyi unutmayın.
    6. Sebzeler yumuşadığında içerisine haşlanmış bezelyeleri ve baharatlarını ekleyin, 3 dakika kadar da bu şekilde pişirip, ocağın altını kapatın.kagit-kebabi-adim-4
    7. Pişirme kağıtlarını alın ve hazırladığınız yemeği birer porsiyonluk olacak şekilde kağıtlara paylaştırın.kagit-kebabi-adim-5
    8. Paket şeklinde ve malzemeler dökülmeyecek şekilde katlayarak fırın tepsisine yerleştirin.kagit-kebabi-adim-6
    9. 190 derecede ısıtılmış fırında ortalama 30 – 35 dakika arası pişirin. Ardından çıkaırp servis edin. Afiyetler olsun!kagit-kebabi-adim-7