Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 225

    Yeni Sezonda Jürilik Yapacak Olan Bülent Ersoy, Ayda 3 Milyon TL Kazanacak

    0
    Yeni Sezonda Jürilik Yapacak Olan Bülent Ersoy, Ayda 3 Milyon TL Kazanacak

    Uzun bir süredir ekranlarda olmayan Bülent Ersoy, yeni sezonda Show TV’de yayınlanmaya devam edecek olan Kuaförüm Sensin’in jüri üyesi olacak. Ersoy, imza attığı yeni işinden aylık 3 milyon 250 bin lira kazanacak.

    Peş peşe önce en yakın dostu Nur Yerlitaş‘ı sonra da annesini kaybetmenin acısını yaşadığı için zor günler geçiren Bülent Ersoy, ekranlara geri dönüyor. Ersoy, yeni sezonda Kuaförüm Sensin isimli yarışmada jüri üyeliği yapacak.

    AYDA 3 MİLYON TL KAZANACAK

    Hafta içi her gün yayınlanacak yarışmada jüri koltuğunda oturacak olan Bülent Ersoy, yaptığı anlaşma gereği ayda 3 milyon 250 bin lira alacak. Yeni sezon için Global Medya’nın yapımcıları Oğuz Karaali ve Mustafa Gülnahar ile dudak uçuklatan bir fiyata el sıkışan Bülent Ersoy’un, ‘Kuaförüm Sensin’ programı için imza atmadan önce ve sonra programın yapımcıları ile birlikte anlaşmanın hayırlı uğurlu olması dileğiyle dualar etti.

    İstanbul, Ankara ve İzmir’de Cuma Namazı Kılınabilecek Camiler

    0
    İstanbul, Ankara ve İzmir'de Cuma Namazı Kılınabilecek Camiler

    Koronavirüs salgını sebebiyle 16 Mart’ta ibadete kapatılan camiler normalleşme süreci kapsamında kademeli olarak ibadete yeniden açılıyor. Bu kapsamda yarından itibaren Cuma namazı kılınacak. İstanbul Valiliği, Ankara Valiliği ve İzmir Valiliği Cuma namazı kılınacak yerleri tek tek açıkladı. İşte ilçe ilçe İstanbul, Ankara ve İzmir’de cuma namazı kılınacak camilerin listesi.

    Koronavirüs salgınını kontrol altına almak için alınan önlemler kapasımdan camilerde bir süre ibadete ara verilmişti. Uzun süredir merakla beklenen haber geldi. Yarın tüm Türkiye’de önlemler alınarak cuma namazı kılınacak. Koşulları karşılayamayan camiler yine ibadete kapalı olacak.

    Valilikten yapılan açıklamada “29 Mayıs 2020 Cuma günü İstanbul’daki 3.457 cami ve mescitten 1.923 cami ve mescit ile 264 mekânda Cuma namazı kılınmak üzere gerekli düzenlemelere başlanmıştır. İlçelerimizde Cuma namazı kılınabilecek cami, mescit ve uygun yerlerin listesi aşağıya çıkarılmıştır” denildi. İşte İstanbul, Ankara ve İzmir’de Cuma namazı kılınacak camiler…

    56 Yaşındaki Hülya Avşar, Instagram Hesabından Bornozlu Pozunu Paylaştı

    0
    56 Yaşındaki Hülya Avşar, Instagram Hesabından Bornozlu Pozunu Paylaştı

    56 yaşındaki Hülya Avşar, sosyal medya hesabından bornozlu bir fotoğrafını paylaştı. Derin bacak dekoltesiyle dikkat çeken Avşar, kusursuz fiziğiyle mankenlere bile meydan okudu.

    Salgın nedeniyle vaktini evinde geçiren ve YouTube kanalına içerik üretmeye başlayan Hülya Avşar, sosyal medya hesabından yine adından söz ettirecek bir paylaşım yaptı. Sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan isimlerin başında gelen Avşar, bornozuyla kamera karşısına geçti.

    Sporu hayatından çıkarmadığı için kusursuz bir fiziği olan 56 yaşındaki Hülya Avşar, deri bacak dekolteli paylaşımıyla takipçilerinden tam not aldı. Paylaşımını yoruma kapatan Avşar, sadece gül emojisi koydu.

    Koronavirüs Sürecinde Yapılmaması Gereken 10 Hata

    0
    Koronavirüs Sürecinde Yapılmaması Gereken 10 Hata

    Great Place to Work Enstitüsü, şirketlere işveren markalarını desteklemek ve kurum kültürüne güç kazandırmak için destek oluyor. Enstitü’nün verilerine göre, güven kültürüne sahip işletmeler, rakiplerine oranla ekonomik getirilerini 3 kat artıyor.

    Şirketlere güvene dayalı kurum kültürü inşa etmeleri ve geliştirmeleri konusunda destek veren Great Place to Work koronavirüs döneminde şirketlerin göz önünde bulundurması gereken 10 ipucunu paylaştı. Şirketler tarafından yapılmaması gerekenler arasında; yetenekli çalışanları işten çıkartmak, teknoloji yatırımlarından kesinti yapmak, riski görmezden gelmek, ürün geliştirmeyi durdurmak, büyüme odaklı CEO’ları maliyet azaltan CEO’larla değiştirmek gibi maddeler bulunuyor. Bunların yanı sıra, küresel gelişimlere veya değişimlere kapalı kalmak, ana stratejiyi inovasyondan uzaklaştırmak, performans kriterlerini değiştirmek, iş birliği yerine hiyerarşiyi güçlendirmek ve yüksek duvarlı kalelere çekilmek de bu dönemde alınabilecek riskli kararlar arasında.

    Verimlilik 3 kat artıyor, işten ayrılma oranı yüzde 50 azalıyor

    Recognition programına katılarak Great Place to Work® Certified unvanı almaya hak kazanan şirketlerin harika bir iş yeri olma yolculuğunda ilk adımı attığını belirten Great Place to WorkTürkiye Genel Müdürü Eyüp Toprak, sertifikanın avantajları hakkında şu bilgileri aktardı: “Yüksek güven kültürünün şirket başarısına katkısını yaptığımız analizlerde net bir biçimde görebiliyoruz. Çalışan odaklı yüksek güven kültürü yaklaşımı, şirketlere rekabette önemli bir avantaj sağlıyor. Yüksek güven kültürüne sahip şirketlerde ekonomik performans ve çalışan verimliliği 3 kat artarken, işten ayrılma oranı yüzde 50 azalıyor. Recognition programlarına katılan şirketler, bu süreçte çalışan bağlılığı, işveren markası, kurum kültürü, müşteri memnuniyeti, gelişime açık alanların tespiti, nokta atışı aksiyonları belirleme, motivasyon ve performans gibi pek çok alanda yapılan ölçümleme ve analizler sonucunda harika bir iş yeri olma imkânı elde ediyor.”

    Recognition programı işveren markasını güçlendiriyor

    Koronavirüsün sebep olduğu iş sürekliliğinde yaşanan aksaklıklara hazırlıksız yakalanan şirketler,süreci başarılı yönetmenin yollarını arıyor. Great Place to Work, şirketlere iş akışlarındaki sürekliliği yeniden kazanmaları ve çalışanlar arası iletişimi sağlayarak güven duygusunu ön plana çıkarmaları için Recognition programıyla destek oluyor. Dünya genelinde Great Place to Work tarafından uygulanan Recognition programı güvenilirlik, saygı, hakkaniyet, gurur ve takım ruhu olmak üzere beş boyut üzerinden markaları desteklemek ve kurum kültürüne güç kazandırmayı hedefliyor. Recognition programına katılarak Great Place to Work® Certified unvanı almaya hak kazanan şirketler, harika bir iş yeri olma yolculuğunda ilk adımı atarak rekabet üstünlüğü sağlıyor. Rakiplerine oranla ekonomik performansları daha fazla artış gösteren şirketlerin işveren markaları güçleniyor.

    Great Place to Work® hakkında:

    Great Place To Work® Enstitüsü, kurum kültürü konusunda uzmanlaşmış, 5 kıtada ve 60’tan fazla ülkedeki ofisiyle sektör ayrımı olmadan tüm ölçeklerdeki şirketlere mükemmel iş yerlerini inşa etmeleri, geliştirmeleri konusunda destek veren bir araştırma ve danışmanlık kurumudur. Great Place to Work®, 30 yılı aşkın süredir dünya çapındaki en iyi işverenleri belirlemekte ve sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmaktadır. En İyi İşverenler listeleri, işveren markasının duyurulması ve güçlendirilmesi için şirketler tarafından tercih edilen ve kabul görmüş bir araştırmadır. Enstitü’nün her yıl 7 bine yakın işletme ve 16 milyondan fazla çalışanı dahil ettiği analizleri, kurum kültürü alanında dünyada gerçekleştirilen en geniş çaplı araştırma olma özelliğini taşımaktadır.

    Corona Virüsten Korunmada Etkili Yöntem “Ağız Gargarası”

    0
    Corona Virüsten Korunmada Etkili Yöntem “Ağız Gargarası”
    Best Mouthwash for Gingivitis and Gum Disease

    Dünyayı etkisi altına alan ve bugüne kadar yaklaşık 5,5 milyon insana bulaşan corona virüs (COVID 19) için aşı ve ilaç çalışmaları tüm hızıyla devam ederken, bilim insanları corona virüsten korunma yöntemleri üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Corona virüsten korunmak için el hijyeni, maske kullanımı ve sosyal mesafe kurallarına uymak kadar ağız hijyenine ve ağız gargarası kullanımına dikkat etmek gerekiyor.

    Ağız Gargarası Virüsün Etkinliğini Azaltıyor

    İngiltere’de bulunan Cardiff Üniversitesinden bilim insanlarının yaptığı son çalışma ağız gargarasının insan hücrelerini enfekte etmeden önce corona virüsü etkisiz hale getirerek Covid-19‘a karşı koruma sağlayabileceğini ortaya çıkardı. Konuyla ilgili olarak görüşlerini aldığımız Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinden KBB Kliniği İdari Sorumlusu Op. Dr. Murat Açıkalın: “Gargaralar ve ağız yıkama solüsyonları, KBB hekimi olarak bizlerin hasta koruma ve tedavisinde çok sık kullandığımız, içeriğinde Klorheksidin, benzidamin, povidin iyot, hidrojen peroksit, setilpiridinyum gibi ana maddeler ve bu ana maddelerin etkinliğini arttıran yardımcı maddelerden oluşturulmuş ilaçlardır. Bademcik iltihaplarında, farenjit-boğaz iltihaplarında, ağız kokusunda, diş eti rahatsızlıklarında, aft vb. birçok hastalığın gerek önlenmesinde gerekse tedavisinde gargaraları kullanmaktayız. Hali hazırda yapılan çalışmalarda gargaraların zarflı virüslerin etkinliğini azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Hastalarımızdan da bu etkinliğe dayanarak tedavi ettiğimiz hastalar olmaktadır. Ancak corona virüs ile ilgili direkt bir veri elimizde şu an için mevcut değil. Corona virüsü öldürüyor gibi iddialı bir cümle yerine, diğer zarflı virüslerde yaptığı gibi virüsün dışındaki lipit tabakayı tahrip ederek virüsün etkinliğini azalttığını düşünmekteyiz.” dedi.

    Cardiff Üniversitesinin Çalışması Bizi Ümitlendirdi ve Heveslendirdi

    Açıkalın ayrıca: “Cardiff Üniversitesinin çalışması bizi ümitlendirdi ve heveslendirdi. Çünkü pandemi sürecinde bizim de gözlemimiz özellikle kronik farenjit, tekrarlayan ağız içi aftlar nedeniyle uzun süreli gargara kullandırdığımız hastaların normal popülasyona göre daha az oranda corona virüs belirti ve şikayetlerinin olduğu şeklindeydi. Bu gözlemimizin ardından geriye dönük olarak özellikle benzer tanılarla uzun süreli gargara kullandırdığımız hastaları sorguladığımızda da benzer sonucu alınca konuyu daha derinlemesine araştırma kararı aldık. Hastanemiz ve kliniğimiz en başından itibaren bu pandemi sürecinde aktif rol aldı. Servisimize yatışı yapılan hastalarda, tat bozukluğu ağızda metalik tat ve kuruluk şikayetleri olmaktaydı. Bu tip şikayetleri olan hastalarda gargara kullandığımız zaman şikayetlerinin ortadan daha çabuk kalktığını gördük. Bu anlamda tedaviye katkısı olmuştur.

    Ağız Gargarasının Hastaya Geri Ödemesi Var

    Gerek dünyada gerekse ülkemizde gargaraların corona virüs üzerine etkilerinin araştırılması henüz çok yeni bir konu. Çalışmalar sınırlı ve çok az sayıda olup devam ediyor. Biz çalışmamıza klorheksidin ve benzidamin HCL formülasyonunu aldık. Bunun sebebi, gerek ülkemizde gerekse dünyada yaygın bir kullanıma sahiptir ve daha güvenilirdir. Sosyal güvenlik kurumları tarafından da geri ödemede olduğu için bu anlamda hastaya ek bir maddi külfet oluşturmamaktadır.”

    Kullanımı Kolay

    Tüm ilaç kullanımlarında olduğu gibi bu gargaraların ilaç olduğunu unutmadan, hekim tavsiyesiyle ilaca başlamanızda ve hekiminizin tavsiye ettiği sürelerde kullanmanız en sağlıklı yol olacaktır. Gargara kullanımı kolaydır. 2-3 saat arayla 15 ml. -kabaca 1 yemek kaşığı gargara solüsyonu ağız içinde yaklaşık 30 saniye çalkalanır ve tükürülür. Genelde 2 haftalık kullanım periyotlarından sonra -eğer uzun süre kullanmak gerekiyorsa 3-5 gün kullanmamakta fayda vardır geri dönüşümlü tat hissinde ve diş-dişetlerinde renk değişimi yapabilir. Bir de hamilelerde, emziren annelerde ve 12 yaş altı çocuklarda kullanımının uygun olmayacağını belirtmek gerekir.

    ‘’Tek başına gargara kullanarak virüsten korunmak mümkündür’’ demek yerine,“doğru maske kullanımına dikkat etmek” (çenede tutulan, burun açıkta bırakılan gibi yanlış kullanımları sık olarak görüyoruz), fiziki mesafeyi mümkün mertebe korumak, genel hijyen kurallarının yanı sıra gargara kullanmak bizi corona virüse karşı daha güçlü kılacaktır. Açıkalın, “ağız hijyenine uymamanın sadece bu tip bulaşıcı hastalıklardan değil, ağız içi kanserlerin, gırtlak kanserinin bile hazırlayıcı nedenleri arasında olduğunu, birçok hastalığa davetiye çıkardığını ifade ediyorum.Ve yine bu hijyen kurallarının (diş fırçalamak, diş ipi kullanmak, bol su içmek, el yıkamak vs.) dönemsel olmadığını her zaman dikkat etmemiz gereken kurallar olduğunu hatırlatıyorum. Corona virüs ve benzeri salgın dönemlerinde (kuş gribi, domuz gribi vs.) ek olarak gargara kullanımını tavsiye ediyorum.” açıklamasında bulundu.

    JOWAE’DEN TAZELEYİCİ, ENERJİ VERİCİ VE NEMLENDİRME ETKİLİ CİLT BAKIMI!

    0
    JOWAE’DEN TAZELEYİCİ, ENERJİ VERİCİ VE NEMLENDİRME ETKİLİ CİLT BAKIMI!

    Fransa’nın üstün dermokozmetik anlayışı ve Güney Kore’nin şifalı bitkilerinin eşsiz uyumu ile geliştirilen Jowaé’nin nemlendirici yüz kremleri cildinizin maruz kaldığı dış etkenlere, kuruluklara karşı yenileyici ve tazeleyici seçenekler sunuyor.

    Doğal içerikleri ile Jowaé nemlendirme etkili cilt bakım serisi nem kaybı, kuru görünüm, çevresel faktörlerden cildinize yepyeni enerji kaynakları sağlayarak, bakım ritüelinizi oluşturuyor!

    Hafif Dokulu Nemlendirici Krem – Tüm Cilt Tipleri İçin

    Sakura Çiçeği Özlü

    Jowaé Hafif Dokulu Nemlendirici Krem, sakura çiçeği suyu ile cildinizin ihtiyacı olan canlandırıcı ve nemlendirici etkiyi sunuyor. Mevsim yorgunluğunu yüzünüzden atmak için cildinize E vitamini ve ışıltı kaynağı olan antioksidan etkili lumifenol ile cildi korumaya alıyor ve güçlendiriyor. %88 doğal içeriği ile tüm cilt tiplerinin kullanımına uygun olan krem hafif jel yapısı ile ciltte hızlıca emiliyor ve yasemin çiçeği notası ile taze bir his sağlıyor. Günlük bakım rutininizin vazgeçilmezi olacak olan Jowaé Hafif Dokulu Nemlendirici Krem sabah ve akşam dairesel hareketler ile yüzünüze uygulanıyor.

    Fiyat: 144 TL

    Yoğun Dokulu Nemlendirici Krem – Tüm Cilt Tipleri İçin

    Sakura Çiçeği Özlü

    Cildinizdeki kuruluklara ve hasarlara karşı yoğun nemlendirici ve rahatlatıcı etki sağlayan Jowaé Yoğun Dokulu Nemlendirici Krem içeriğindeki antioksidan etkili lumifenol ve sakura çiçeği suyu ile hücrelere besleyici ve canlandırıcı etki sunuyor. Özellikle kuru cilt tipleri ve hassas ciltlerin kullanımına uygun olan krem cilt tarafından hızlıca emiliyor ve 8 saate kadar nemlendirme aksiyonu sağlıyor. Asya esintili formülü ile cilt dokusunu taze ve ışıltılı bir görünüme kazandırarak bakımınızın vazgeçilmezi olacak olan Jowaé Yoğun Dokulu Nemlendirici Krem sabah ve akşam dairesel hareketler ile yüzünüze uygulanıyor.

    Fiyat: 144 TL

    Yorgunluk Karşıtı Enerji Verici Nemlendirici Jel Krem – Yorgun Ciltler İçin

    Kumkuat Özlü

    Eşsiz bir canlandırma etkisi sunan Jowaé Yorgunluk Karşıtı Nemlendirici Jel Krem, cildin ihtiyacı olan nemi kazandırarak taze bir görünüm sunuyor. Her türlü dış etkene ve hayat temposuna karşı kalkan oluşturan jel krem antioksidan etkili lumifenol, C vitamini deposu kumkuat özleri ve günlük enerji kaynağı kafein ile cildinizdeki yorgunluk belirtilerine savaş açıyor! Hafif jel yapısı ile sabah/akşam temiz cilde uygulanan jel-krem, yorgunluk belirtilerine karşı cildinizin ihtiyacı olan enerjiyi en doğal şekilde sunuyor.

    Fiyat: 154 TL

    JOWAE Hakkında:

    Cilt her gün kirlilik, ultraviyole ışınlar, stres, yorgunluk gibi cildin dengesini bozan iç ve dış saldırılara maruz kalır. Jowae, günlük saldırılara maruz kalan cildi doğal dengesine kavuşturmayı hedefler. Bitkisel kozmetik alanında yapılan çalışmalardan ilham alarak geliştirilen ilk cilt bakım markası olan Jowae, %95 (1) doğal kaynaklı içeriklere sahip dermokozmetik ürünler sunar. Patent başvurusu yapılan, antioksidan etkili doğal aktif içerik Lumifenol (2) ve Kore’nin medikal & geleneksel bitkilerini bir araya getirir. Jowae paraben, kimyasal koruyucu, mineral yağ, silikon (3), hayvansal içerik (4), ve sentetik renklendirici içermeyen bir cilt bakım markasıdır. Mükemmel bir cilt hayalini, Güney Kore’nin medikal ve geleneksel bitkileri ile gerçeğe dönüştürür!

    Birlikte Yatmak ya da Yatmamak…

    0
    Birlikte Yatmak ya da Yatmamak...

    AYIRINBirlikte uyumaktan ziyade iyi ilişki yaşamak önemliPsikoterapist Uzm. Dr. Filiz KayaAraştırma sonuçlarına baktığımızda iki kişinin aynı yatakta uyuması, ilişkiden memnun olma açısından belirleyici bir önem taşımıyor aslında.

    AYIRIN

    Birlikte uyumaktan ziyade iyi ilişki yaşamak önemli

    Psikoterapist Uzm. Dr. Filiz Kaya

    Araştırma sonuçlarına baktığımızda iki kişinin aynı yatakta uyuması, ilişkiden memnun olma açısından belirleyici bir önem taşımıyor aslında. Ama çiftin güne birlikte başlaması ve bitirmesi yakınlığı arttıran paylaşımlar. Uyurken birbirine dokunan, sarılan çiftlerin cinsel yaşamlarının daha iyi olduğu sonucunu veren çalışmalar da var.  Aynı yatakta uyunması belirleyici görünmese de tensel teması sürdürmeyi sağlamak açısından önemli. Uyandığımızda yanımızda yatan kişiye ilgiyle bakmak birçok iyi olasılığı barındırıyor. Dolayısıyla çiftlerin birlikte uyumasını öneriyoruz. Ancak aslında çiftin geceleri birlikte uyuyup uyumadığından çok iyi bir ilişki yaşayıp yaşamadığı önemli. Çünkü, iyi ilişki yaşamak ömrü uzatan bir şey. Yapılan araştırmalar da bunu kanıtlıyor. Sağlıklı ve uzun ömrü neyin sağladığına bakıldığında mutlaka iyi ilişkiler ortaya çıkıyor. İyi bir ilişki için yaptığımız küçük şeyler; birbirimize yöneldiğimiz, karşımızdakini ilgiyle dinlediğimiz her an daha iyi bir ilişki yaşamamıza katkı sağlıyor. Hepimizin enerjisini iyi bir ilişki yaşamaya ayırması çok önemli.

    Çiftler yalnız uyuyarak ilişkiye mutluluk getirebilirler

    Amerikan Hastanesi Uyku Bozuklukları Ünitesi Dr. Seçil Bahar

    İyi bir uyku hem beden hem ruh sağlığımız için temel bir ihtiyaç. Yatak odasının karanlık ve sessiz olması, yatak odasında TV, cep telefonu bulundurmamak gerekiyor. Benzer biçimde, yalnız yattıklarında rahat uyuyan kimseleri zorlamamak gerekiyor. Çünkü daha mutlu ve sağlıklı bireyler olarak günlük hayatta, ilişkilerinde karşılarındakileri daha mutlu edebilirler.

    İhtiyaç olsa ayrı uyumayı teklif edebilirdim ama…

    Oyuncu Pelin Akil Altan

    Uyku evet çok çok önemli. Hatta bebekler olmadan önce uykunun kıymetini pek bilmiyormuşum diyebilirim. Gece de ara ara uyandıklarını düşündüğünüzde bana kalan uyku zamanını karanlık, sessiz bir odada en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorum. Şanslıyım ki Anıl horlamıyor ve çok hareket etmiyor uyurken. Ama düşünüyorum öyle olsaydı, özellikle uykuya hasret kaldığım şu dönemlerde üzülerek de olsa ayrı uyumayı teklif edebilirdim. Tabii o şekilde de çok huzurlu olabileceğimi sanmıyorum.

    İnsan bazen yalnız uyumak isteyebilir

    Oyuncu Müge Boz

    Bence önemli olan, çiftlerin ayrı yatabilme haklarının ve özgürlüklerinin olması. “Bu gece ben tek başıma uyumak istiyorum” dendiğinde karşı tarafın “Acaba bir sorun mu var, beni artık sevmiyor mu?” diye düşünmemesi gerekiyor. Çünkü insan bazen de tek başına uyumak isteyebilir, şöyle yayıla yayıla. Sürekli tek yatmak olmaz ama sarılarak uyumanın da keyfine paha biçilemez. En iyisi denge!

    AYIRMAYIN

    Herkese uygun bir ilişki modeli yok

    Psikiyatr Prof. Dr. Şahika Yüksel

    Birlikte yaşayan insanların üzerinde anlaştığı bir yaşam tarzı belirlenmeli. Tek tür, herkese uygun bir ilişki modeli ya da belirli kurallar yok. Birlikte yatmak, uyku gibi temel bir işlevin kalitesini belirliyor. Birlikte uyumakta; muhabbet, özel paylaşımlar ve cinsellik de var. Yastık sohbetlerinin rahatlığı ve keyfi yatak odası dışında zor bulunur. Ayrı odalara, yataklara sahip olmak, istekler farklı ise olumsuzluk işareti. Ama eminim aralarındaki tek uyuşmazlık ayrı uyumak değildir. Biri mutlaka birlikte uyumak, diğeri ayrı yatmak istiyorsa bu bir sorundur. Tabii beraberliklerin farklı devrelerinde farklı tercihler de olabilir. Her ayrı uyuma, ilişkinin kötü gittiği anlamına gelmez yani.

    ‘Sen git, ben sonra gelirim’ demeyin, yatağa her zaman birlikte gidin

    Psikoterapist Dr. Obengül Ejder

    Anneannemin uzun yastıkları vardı eskiden, yeni evlenecek kızların ilk çeyizlerinden biriydi.  Tek kişilik yastıklara ‘küstüm yastığı’ denilirdi. “Küsenler yastıklarını ayırsın ama asla yataklarını ayırmasın” derdi  anneannem. Düğünde çifti tebrik etmeye gidenler “Allah bir yastıkta kocatsın” diye dua ederlerdi. Evliliğin temel kurallarından biridir birlikte yatmak.  Çiftin hem duygusal hem de bedensel olarak birbirlerine yakın olabilmelerinin yoludur. Seanslarımda birçok çiftin aile öyküsünü alırken, anne ve babalarının da kendilerinin de sıkça yatak ayırdıklarını, hatta uzun yıllar çocuklarıyla birlikte yatanlar olduğunu öğreniyorum.

    ? Yaşınız kaç olursa olsun eşinizle birlikte yatın.

    ? Yatak odanızı günlük yaşam alanınız haline getirmeyin.

    ? Eşinizi yatağa yalnız göndermeyin.

    ? Yatak odanızı mahrem tutun.

    ? Yatağa elektronik cihaz götürmeyin.

    ? İnternette sörf yapmayın, sosyal paylaşım sitelerini yatağınıza taşımayın.

    ? Problemlerinizi yatakta konuşmayın.

    ? Horluyor, çok dönüyor gibi bahanelerle yatağınızı ayırmak yerine, sağlık problemlerinizi çözün.

    ? Yatağınızı misafirlere vermeyin.

    ? Yatak odasında kavga etmeyin.

    ? Kavgadan sonra çocuklarınızla yatmayın. Çocuklarla uyumayı cinsel birliktelikten kaçmak için kullanmayın.

    Yatakları ayırmak yerine rahatsız eden sağlık problemine çözüm bulun

    Yeditepe Üniversitesi Uyku Bozuklukları Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Musaffa Salepçi

    Uyku, sağlıklı yaşam için vazgeçilmez fizyolojik bir süreç. Günümüzde yoğun çalışma temposu nedeniyle çalışan insanların çoğu hafta içi uyku için yeterli zaman bulamıyor ve bu nedenle gün içinde uykusuz ve yorgun hissediyorlar. En son 2014’te yayımlanan ‘3. Uluslararası Uyku Bozuklukları Sınıflaması’na göre 7 ana grupta yaklaşık 80 adet uyku bozukluğu türü var. Bunlar arasında en sık görülenler horlama, uyku apnesi ve periyodik bacak hareketleri. Bu bozukluklar eşlerin uyku kalitesini etkiliyor elbette. Bunlar önemli sağlık sorunlarına yol açmakla birlikte tedavi edilmeleri mümkün. Tedavi ise hem kişinin sağlığına kavuşmasını sağlar hem de yatakların ayrılmasını engeller.

    Bence böyle söyleyenler bizi yalnızlaştırmaya çalışıyorlar

    Şarkıcı Yeşim Salkım

    Geleneklerimize ve bütün öğretilere baktığımızda duyguları yaşamak adına insanın insana teması olmalı bana göre. Belli bir yaştan sonra ayrı uyumak gerekiyor. Çünkü horlama ve üşüme problemleri başlıyor. Ama genç çiftlerin ayrı uyuması doğru değil. İnsanın eşiyle birlikte uyuması tensel temas ve cinsellik açısından da önemli. Bu tür söylemlerle bizi yalnızlaştırmaya çalıştıklarını düşünüyorum.

    Birlikte uyuyun, birlikte uyanın

    İlişki terapisti Dr. Stan Tatkin

    Fiziksel ihtiyaçlar kadar, duygusal ihtiyaçlar da uyku düzenini etkiliyor. Birlikte uyumak çiftlerin duygusal ve güvenli bağları için önemli. Eşlerin kendilerini güvende hissetmeleri, nasıl uyuduklarıyla çok ilişkili. O nedenle mutlaka partnerinizle birlikte uykuya gidin ve uyanın. Bunu tıpkı bir uçağın iniş ve kalkışı gibi düşünebilirsiniz. Güne başlarken ve günü bitirirken mümkün olduğunca birlikte olmak, tüm günün nasıl geçtiğini etkiler. Birlikte uykuya dalmasanız bile birbirinize dokunarak, konuşarak veya müzik dinleyerek sessiz zaman geçirin. Önemli olan; yatıştırıcı, güven verici ve çiftlerin birbirlerini öncelik haline getireceği şekilde iletişim kurmasıdır.

    (Dünyaca ünlü ilişki terapisti Dr. Stan Tatkin 21 Mart’ta İstanbul’a geliyor.)

    Eşimle uyumak bana huzur ve güven veriyor

    Oyuncu Anıl Altan

    Beraber uyumayan ama birbirini çok seven tanıdıklarım var. Ne hissettiğimi ve bana hangisinin daha iyi geldiğini söyleyecek olursam, eşimle beraber uyumak diye cevap verirdim. Daha huzurlu oluyorum, güven hissiyle doluyorum. Güne onunla başlamayı seviyorum. Yorucu bir günün ardından birbirine sarılıp o birlik, bütünlük hissiyle uykuya dalmak, sevdiğinin yanında olduğunu bilmek daha kaliteli ve stressiz bir uykuya hazırlıyor.

    İyi bir uyku için yatakları ayırın 

    Bu yöntem kulağa başta çok katı gelse de aslında değil. Çünkü araştırmalara göre uykusuzluk, uzun vadede ilişkiniz için daha tehlikeli.

    Horlayan bir partneriniz mi var? veya uykusunda konuşan? Bacaklarını tekmelemeden duramıyor mu? Yoksa bunların hepsi mi? Artık bu konuda kendinizi rahat bırakın çünkü sırf çift olduğunuz için güzel bir gece uykusundan fedakarlık etmeniz gerekmiyor. Nasıl mı? Hem uykunuzu hem de evliliğinizi koruyacak bir çözüm var: Yatakları ayırmak. Bu yöntem kulağa başta çok katı gelse de aslında değil. Çünkü araştırmalara göre uykusuzluk, ilişkiniz için daha tehlikeli. 2013’te Social Psychological and Personality Science dergisinde yayımlanmış bir araştırmaya göre az uyuyan çiftlerin kavga etme sıklığı çok daha fazla.

    Her 10 çiftten 1’i ayrı uyuyor

    Bu konu çok konuşulmasa da çiftler arasında yatakları ayırma isteği giderek yükseliyor. Amerikan çiftleri üzerinde yapılan bir ankete göre her 10 çiftten 1’i ayrı odalarda uyuyor ve her 10 çiftten ikisi evlerinde 2 adet yatak odası olmasını istiyor. İnsanların partnerleriyle birlikte uyuma konusundaki en büyük şikayetleri arasında horlama, ideal oda sıcaklığının kaybolması, eşin sürekli hareket etmesi ve kendisi için yeterince alana sahip olamamak bulunuyor. Biliyoruz ki iyi bir gece uykusu almak genel sağlık durumumuz için de hayati. Gün içinde daha enerjik olmamızı ve beyin fonksiyonlarımızın devamını sağlıyor. Eğer kronik olarak uykusuz kalırsak iyi bir partner, ebeveyn ve iş arkadaşı olmamız da zorlaşıyor. Günde en az 7 saat uyumak diyabete, obeziteye, kalp ve böbrek hastalıklarına ve hatta kireçlenmeye karşı koruyucu görev yapıyor. Yani eğer beraber paylaştığınız yataktan başka bir yatağa taşınmak uykunuzu iyileştirmeye yarayacaksa denemeyi düşünebilirsiniz.

    Bu konuyu nasıl gündeme getirmelisiniz?

    Ayrı uyuma isteğini dile getirmek, sanki partnerinizi reddediyormuş gibi görünebilir. Ama ille de bu şekilde olmak zorunda değil. Konuşmayı başlatmak için size yardımcı olabilecek beş faydalı ipucu:

    1. Suçlamamak için ‘biz’ diye hitap edin: Konuşmaya “Sen horluyorsun, benim uyumaya ihtiyacım var” gibi bir cümleyle başlamayın. Bunun yerine “Son zamanlarda iyi uyuyamıyoruz” gibi bir cümle deneyin.

    2. Kırgınlığı önlemek için dürüst olun: Partnerinizi suçlamak için ‘biz’ demeniz gerekse de sorunlarınızla ilgili dürüst olun ve yalan söylememeye çalışın. Yalan yalnızca ileride daha çok soruna sebep olur.

    3. Yaratıcı çözümler deneyin: Eğer partneriniz ayrı uyumak istemiyorsa, aynı odada ayrı yataklarda uyumayı önerin ve duruma yardımcı olup olmadığını görün.

    4. Dikkatli hareket edin: Yatak ayırma sürecine başlarken haftada yalnızca iki veya üç gün ayrı yatın ve nasıl ilerlediğini görün.

    5. Yakınlaşmayı önceden planlayın: İlişkinin yolunda gitmesi için yakınlaşmak ve cinsellik önemli. Eğer geceleri uykudan önce bu şekilde yakınlaşıyorsanız, planlamanızı ona göre yapın ki ilişkinizin samimiyetini kaybetmeyin.

    Bakan Ersoy Yeni Yol Haritasını Açıkladı

    0
    Bakan Ersoy Yeni Yol Haritasını Açıkladı
    Bakan Ersoy Yeni Yol Haritasını Açıkladı

    Turizm sektörü için önemli açıklamalarda bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Hedefimiz, haziran ortası itibarıyla aşamalı olarak hava trafiğini açmak ve temmuz ayı içinde de yoğunluğunu artırmak. Bayramdan sonra İstanbul’dan çıkışlar için tatil amaçlı özel izin belgesi oluşturulacak” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İzmir Ticaret Odası (İZTO) meclis ve komite üyelerinin katılımıyla düzenlenen telekonferansta turizm sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in açılış konuşmasıyla başlayan telekonferansta, koronavirüs (Kovid-19) salgınının en yoğun etkilediği turizm sektöründeki tüm paydaşları ilgilendiren sorunlar ve çözüm önerileri tek tek ele alındı.

    “HAVA TRAFİĞİNİN AÇILMASI GEREKİYOR”

    Tüm dünyayı etkileyen salgın nedeniyle turizm sektörünün karşı karşıya kaldığı sorunları, çözüm önerilerini ve önümüzdeki süreçte yapılacakları anlatan Bakan Ersoy, şu ifadeleri kullandı:

    ‘İç ve dış turizmin tekrar canlanması için öncelikle havayolu trafiğinin açılması gerekiyor. Bu amaçla, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu ile birlikte hazırlanan Sağlık Sertifikasyon Programları tüm dünyaya örnek olurken, aynı zamanda Dış İşleri Bakanlığımız ile birlikte yürütülen Uluslararası Turizm Diplomasisi sayesinde mevkidaşlarımızla niyet mektupları paylaşıldı.”

    “TATİL AMAÇLI ÖZEL İZİN BELGESİ OLUŞTURULACAK”

    “Bayramdan sonra İstanbul’dan çıkışlar için tatil amaçlı özel izin belgesi oluşturulacak. Haziran başı itibarıyla geçerli olacak bu izin belgesiyle 3-4 Haziran gibi İzmir yolcu almaya başlar.”

    Tüm sektörü harekete geçirmede hava trafiğinin açılmasının kritik olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, “Hedefimiz, haziran ortası itibarıyla aşamalı olarak hava trafiğini açmak ve temmuz ayı içinde de yoğunluğunu artırmak” açıklamasında bulundu.

    RESTORANLAR İLE İLGİLİ DÜZENLEME YAYINLANDI

    Restoranlar ile ilgili düzenlemenin bugün yayınlandığını belirten Bakan Ersoy, restoran açılışlarında kapasite açısından bir değerlendirmenin yanlış olacağını, ancak sosyal mesafe kurallarının çok önemli olduğunu ve 1,5 metrelik sosyal mesafe kuralına uyulduğu sürece sorun olmayacağını belirtti.

    Açılan her işletmede özellikle split klimaların veya klima sistemlerinin değiştirilmesi ya da klimaların çalıştırılmaması suretiyle önlem alınması gerekeceğini sözlerine ekledi.

    “ÖRNEK TEŞKİL EDECEK KAPSAMDADIR”

    Bu düzenleme kapsamında; konaklama, yeme içme sektörü işletmelerin açıldığı tarihte Bilim Kurulu tavsiyeleri, Sağlık Bakanlığı Genelgeleri dikkate alınarak çalışan ve halk sağlığını en üst seviyede tutan hijyen kurallarını gözeten genelgenin bugün Bakanlık websitesinde yayınlandığını açıklayan Bakan Ersoy, “Çok yoğun süren çalışmaların ardından yayınlanan bu genelge, ‘örnek’ teşkil edecek nitelikte ve kapsamdadır” ifadelerini kullandı.

    TURİZMDE YABANCI İŞÇİLER

    Turizmde yabancı işçi çalıştırma ile ilgili düzenlemeler hakkında bilgi veren Bakan Ersoy, yabancı işçilerin yurda girişte sadece test olacaklarını ve pozitif çıkması halinde kendi lokasyonların da karantinada tutulacağını belirtti.

    Bakan Ersoy, acentelerin evden çalışma uygulamasının hazirandan sonra da devam ettirilmesi konusunda da sektörün talebi üzerine yeni bir düzenleme gelebileceğini sözlerine ekledi.

    “GEMİLERİN EYLÜL AYINDA GELMESİ BEKLENİYOR”

    Tüm dünyada ne zaman seferlere başlanacağı konusunda kruvaziyer şirketlerinin kendi aralarında bir konsensüs oluşturmak amacıyla görüşmelerinin sürdüğünü belirten Bakan Ersoy, “Alınan duyumlara göre gemilerin eylül ayında gelmesi bekleniyor” diye konuştu.

    Yakın destinasyonlarda kara ve deniz kapılarının da açılması konusunda Ulaştırma Bakanlığı, Dış İşleri Bakanlığı ve kendi mevkidaşlarıyla görüşmeler yaptığını ifade eden Bakan Ersoy, Yunanistan ve Bulgaristan kara ve deniz kapılarının açılması halinde ortak turizm paketleriyle karşılıklı turizm hareketlerinin arttırılmasını hedeflediklerini söyledi.

    Salgın sebebiyle sadece turizmin değil tüm sektörlerin zor bir süreçten geçtiğine değinen Bakan Ersoy, Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde, istihdamı destekleyecek yeni paketlerin hazırlandığını ve sektör ayırt etmeksizin tüm ekonomiyi iyileştirmek üzere hayata geçirileceğini de belirtti.

    Normalleşme Sürecinin 2. Aşaması Yarın Başlıyor!

    0
    Normalleşme Sürecinin 2. Aşaması Yarın Başlıyor!

    Koronavirüs salgınında normalleşme sürecinin ilk aşamasının 11 Mayıs’ta başlamasının ardından Ramazan Bayramı dolayısıyla 81 ilde ilan edilen sokağa çıkma yasağının sona ermesiyle ikinci aşamaya geçilecek. Bu süreçte; oteller, çay bahçeleri, spor merkezleri açılması ve sokağa çıkma yasaklarının kaldırılması bekleniyor

    Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgını 11 Mart günü Türkiye’de görüldü. Salgınla mücadele kapsamında Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Bilim Kurulu üyeleri ile yapılan istişare sonucu vaka ve ölüm sayılarının artmasını önleme amacıyla bir takım önlemler alındı. Alınan tedbirler neticesinde salgın kontrol altına alınırken, 11 Mayıs’tan itibaren normalleşme sürecine girildi.

    Normalleşme takviminin birinci aşamasında ilk olarak, kuaförler, berberler ve AVM’ler belli şartlar doğrultusunda sosyal mesafe ve maske takılması zorunlu kılınarak kontrollü şekilde açıldı.

    İKİNCİ AŞAMA YARIN BAŞLIYOR

    Ramazan Bayramı dolayısıyla 81 ilde ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından normalleşme sürecinin ikinci aşaması başlayacak.

    İşte normalleşme sürecinin ikinci aşaması:

    – 27 Mayıs: 20 yaş altı ve 65 yaş üstü yasağı kaldırılacak.

    – 27 Mayıs: 13 şehirde giriş-çıkış yasağı kaldırılacak.

    – 1 Haziran: Otel, club, çay bahçeleri, dernek lokalleri, yüzme havuzları, spor merkezi tesisleri açılacak.

    – 1 Haziran: Kapasitenin %25’ini aşmamak şartıyla nikah salonları açılacak.

    – 15 Haziran: Piknik alanları açılacak. Tüm duruşmalara yeniden başlanacak

    – 1 Haziran: Sokağa çıkma yasağı kaldırılacak.

    – 15 Haziran: Sınır kapıları açılacak.

    – 1 Temmuz: Düğün salonları, sinema salonları ve tiyatro salonları açılacak.

    – 1 Haziran: Hastaneler kademeli olarak normal düzenine dönecek.

    – 1 Temmuz: Sağlık personellerinin yıllık izinleri kullanılabilir hale gelecek.

    – 1 Temmuz: Sağlık personellerinin tayin işlemleri normale dönecek.

    – 1 Haziran: 20.000 öğretmen alımı yapılacak.

    – 15 Haziran: Öğrenci yurtları açılacak

    – 12 Haziran: Cuma namazları cami dışında açık alanlarda kılınacak.

    – 12 Haziran: Normal namazlar, mesafeyi korumak ve maske takmak koşuluyla camilerde kılınacak.

    -15 Haziran: Engelli idari izinli idari personel, kademeli olarak işbaşı yapacak

    -1 Eylül: Toplantı, konferans ve kokteyl benzeri etkinlikler; açık büfe olmaksızın, maskeli katılım şartı ile başlatılabilecek

    NORMALLEŞME TAKVİMİ NASIL OLACAK?

    Normalleşme sürecinin nasıl işeyeceği merak edilirken, haziran ayı normalleşme planının ayrıntıları da belli olmaya başladı. “Ne zaman normale döneriz?” sorusunun yanıtı Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığınca yapılan açıklamalarla açıklandı. Buna göre, bayramdaki 4 günlük sokak yasağının ardından günlük vaka sayısını 500’e düşürmesi bekleniyor. Bu gerçekleşirse haziranda yeni gevşeme kararları gündeme gelecek.

    NORMALLEŞME SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?

    Hükümetin yaptığı çalışmalarda da bayram sonrası hazırlığı hız kazandı. Toplantılarda, bayram sonrasında vaka sayısının 500’e düşeceği öne sürülüyor. Vaka sayısının 500’ün altına düşmesiyle aşama aşama devreye sokulacak yeni serbestlik kararları da konuşuluyor.

    Son verilere göre 25 ilde bir haftadan beri yeni vaka görülmüyor. 50 ilde ise her gün görünen ek vaka sayısı 10 civarında. Ancak lokal hareketliliklere bağlı olarak yaşanacak artışlar ve sıçramalar, il pandemi kurullarının kararlarıyla izlenecek.

    Yapılan toplantılarda uzun süren kısıtlamaların “toplum yorgunluğu” yarattığı, herkesin haziranda rahatlama olacağı beklentisi içinde olduğu dile getiriliyor. Aşama aşama bu yorgunluğu giderecek adımlar atılması planlanırken, vaka takiplerinin bölge bölge izleneceği ve kontrolde tutulacağı belirtiliyor.

    İLK HANGİ YASAK KONULDUYSA, EN SON O KALKACAK

    Uzmanlar, “Vakaların kaynağını bildiğimiz noktaya geldik. Bir yerde bir artış varsa hemen nedenini buluyoruz. Hemen o çevrede önlem alıp durumu kontrol altına alabiliriz” diyor.

    İlk hangi yasak konulduysa, en son o kaldırılacak. Okullar, bazı kamu kurumlarının faaliyetleri, adliyeler, 65 yaş üstüne ve gençlere getirilen sınırlamalar, düğün ve kapalı alan aktiviteleri, en son aşamada izin verilecek uygulamalar olacak.

    Koronavirüs Salgını Sırasında Cinsel İlişkiye Girmek Güvenli mi?

    0
    Koronavirüs Salgını Sırasında Cinsel İlişkiye Girmek Güvenli mi?
    Koronavirüs Salgını Sırasında Cinsel İlişkiye Girmek Güvenli mi?

    Çin’in Vuhan kentinden dünyaya yayılan ve hayati tehlike taşıyan yeni tip koronavirüs salgını sonrası insanlar, cinsel ilişkinin salgına karşın güvenli olup olmadığını merak etti. Uzmanlar virüsün genellikle cinsel yolla yayılmadığını ifade etse de Dünya Sağlık Örgütü bu konuda yorum yapabilmek için henüz erken olduğunu belirtti.

    Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dünya çapında giderek büyürken, birçok kişinin kafasında virüsten kaçınırken yapabilecekleri ve yapamayacakları konusunda soru işaretleri oluştu.

    Vice, çeşitli kaynakları kullanarak insanların salgın sırasında randevulaşma ve cinsellik konusundaki sorularına yanıt aradı. Hannah Smothers’ın haberinden öne çıkan sorular ve cevapları şöyle:

    1- Randevulaşmayı bırakmalı mıyım?

    Dünya hükümetlerinin çok eleştirilen koronavirüs uyarısına rağmen hayır. Vice’ın aktardığına göre sadece normale göre biraz daha dikkatli olmalı ve hasta hissediyorsanız randevuya gitmemelisiniz.

    2- Randevulaştığım kişiyi öpmeli miyim?

    New York Times gazetesi, öpüşmenin kesinlikle virüsü yayabileceğini ifade ederken, Vice, partnerinizi biraz daha dikkatli seçerek öpüşmenizde bir sakınca olmadığını ifade etti. Haberde, “Belki yakın zamanda seyahat etmiş, virüsü taşıyan çok kişinin olduğu yerlerden geçmiş veya karantinada bulunan biriyle öpüşmekten kaçınmanız iyi olabilir” ifadeleri yer aldı.

    3- Randevumla eve gitmeli miyim?

    The Times gazetesi, Koronavirüslerin genellikle cinsel yolla yayılmadığını ifade ederken, Dünya Sağlık Örgütü, yeni tip Koronavirüs hakkında böyle bir tespitte bulunmak için erken olduğunu ifade etti. Vice, cinsel organlara dezenfektan sürmenin tehlikeli olabileceği konusunda da uyarıda bulundu.