Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 235

    Bu Hata Bağışıklık Sistemini Zayıflatıyor!

    0

    Psikolog Batın Bezik, koronavirüs nedeniyle uzun süreli stres yaşandığında vücudun etkilenerek bağışıklık sisteminin zayıflamasına, iştahsızlık, uykuya dalamama ve konsantrasyon sorunlarının yaşanabileceğini söyledi

    Bezik, yaptığı açıklamada, uzun süredir Türkiye ve tüm dünyanın gündeminde koronavirüsün yer aldığını belirterek, “Konulan kurallara uyarak bu durumu sağlıklı bir şekilde ülkece atlatabilmemize yardımcı olmamız gerektiğinin farkındayız. Ancak maalesef ki korona şüphesi nedeniyle kendine veya başkalarına zarar veren kişileri veya zaman zaman bu durumu önemsemeyip kurallara uymayan kişileri de görmekteyiz” dedi.

    Bezik, uzun süredir devam eden salgının bireyler ve toplum psikolojisinde de olumsuz etkileri olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Bazen bireyler beklenmedik bir durumla aniden karşılaştıklarında panik, kaygı ve korku gibi durumlar yaşayabilirler. Şu an toplumumuzun da maruz kaldığı korona virüsü süreci de bu durumlardan biridir. Daha önce yaşamımızın herhangi bir döneminde maruz kalmadığımız ve bize yabancı olan bu durum karşısında belirli bir düzeyde kaygı duymamız elbette normaldir. Hatta yeterli derecede kaygı, önlem almamız ve durumun ciddiyetini fark etmemiz açısından faydalı olacakken bu durumun paniğe dönüşmesi ise tam aksine geri dönülmez sonuçlar doğurabilmektedir.

    Kişilerin konu ile ilgili ve bu durum karşısında nasıl davranmaları gerektiği konusunda yeteri kadar bilgilendirilmesi ve doğruluğu kesinleşmemiş bilgilerle hareket etmemeleri panik yapmalarını engelleyecektir. Çünkü belirsizlik durumlarında bireyler, hem kendileri hem de aile bireyleri ve çevrelerindeki kişiler açısından büyük bir kaygı duyacak ve bu da beraberinde korkuyu getirecektir. Maalesef ki bu durumda kişi hem şu an içinde bulunduğu durumdan korkan hem de gelecekle ilgili aşırı derecede kaygılanan biri haline dönüşebilir.”

    UZUN SÜRELİ STRESE MARUZ KALMAK

    Bezik, beden sağlığı kadar ruh sağlığının da önemli olduğunun altını çizerek, “Uzun süreli strese maruz kaldığımızda, vücudumuz etkilenmekte ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olmaktadır. Uykuya dalmada güçlük, iştahsızlık, konsantrasyon sorunları gibi durumlar ortaya çıkarabilir. Aynı zamanda günlük aktivitelerinden mahrum kalması, kişinin mutsuz olmasına ve depresif bir ruh hali içerisinde olmasına sebep olabilmektedir” diye konuştu.

    BU OLUMSUZLUKLARLA KARŞILAŞILMAMASI İÇİN

    “Öncelikle içinde bulunduğunuz durumun hayatınızda var olduğunu kabul etmelisiniz. Nasıl davranmanız veya neyi yapmamanız gerektiğini uzmanların da yardımlarıyla doğru bir şekilde öğrenmeli ve konulan kurallara uymalısınız. Eğer depresif bir ruh hali içerisindeyseniz bakış açınızı değiştirmeye çalışabilirsiniz. Örneğin, evde kalarak sadece sosyal hayattan uzak kaldığınızı değil de sevdiklerinizi koruduğunuzu veya sevdiğiniz aktivitelerden mahrum kaldığınızı düşünmek yerine aslında kendinizde var olan farklı yönlerinizi keşfedebileceğinizi düşünebilirsiniz. Bilinçli bir şekilde panik yapmadan hareket edilmelidir.

    Korku ve panikten ne kadar uzak durursak o denli bilinçli kararlar verebiliriz. Sosyal medyayı doğru kullanmalı ve sosyal medya üzerindeki her iddiayı kabul etmemelisiniz. Plansızlık ve belirsizlik psikolojimizi olumsuz etkiler. Bu nedenle kendinize günlük planlar oluşturabiliriz.” Kişisel temizliğe ve hijyene önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Bezik, “Ailenize ve en önemlisi de kendinize ayırabileceğiniz çokça zamanınız var. Düşünün, kendinizi yeniden keşfedin, empati yapın, okuyun. Tüm bunları ülkece atlatıp, sağlıklı günlere kavuştuğumuzda kendinizden, ailenizden, çevrenizden ve tüm toplumumuzdan kayıp vermemiş olmak en büyük mutluluğumuz olacaktır. Bunun için ne gerekiyorsa onu yapın” dedi.

    Genç Hemşirenin Hayatını Kurtaran Şüphe

    0

    Yoğun Bakım hemşiresi Nadide Şahin (24), 2 ay önce nefes darlığı ve halsizlik nedeniyle zatürre tedavisi gördü İşine geri döndü ama şikayetleri geçmeyince akciğer tomografisi çekildi ve Kovid-19 şüphesiyle karantinaya alınarak ilaç tedavisine başlandı

    Tırnaklarındaki bombeleşmeden şüphelenen genç hemşirenin hayatını, bu mesleki şüphesi kurtardı. Kalp kapak yetmezliği olduğu anlaşılan Nadide, geçen hafta acilen ameliyata alındı ve kalp kapağı değiştirilerek protez kapak ile sağlığına kavuştu.

    Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’nde Kalp Damar Cerrahisi Yoğun Bakım hemşiresi olarak çalışan 24 yaşındaki Nadide Şahin, pandemiden önce nefes darlığı ve halsizlik şikayetiyle kendi hastanesinde muayene oldu. Önce akciğer enfeksiyonu düşünülerek hastaneye yatırıldı ve pnömoni tedavisi gördü. Tekrar işinin başına dönen Nadide hemşire, 15 gün sonra nefes darlığı şikayeti artınca tekrar acile başvurdu. O tarihlerde Kovid-19 salgını Türkiye’de de görülmeye başlandığı için hemen akciğer tomografisi istendi ve PCR testi yapıldı. Testi negatif çıkmasına rağmen tomografisi Kovid-19’a uyumlu göründüğü için 5 günlük ilaç tedavisine başlandı ama kötüleşmeye devam edince hastaneye yatırıldı.

    ‘KOVİD SANIYORDUK KALP AMELİYATINA GİRDİM’

    Genç hemşireye bu süreçte iki kez PCR testi, daha sonra da antikor testi yapıldı ancak hepsi negatif çıkıyordu. Şahin, “Kalp Damar Cerrahisi Yoğun Bakım hemşiresi olarak çalışıyorum. Hastaneye son yatırıldığımda 20 gün takip edildim, Kovid’e dair tek bulgu akciğer tomografisi ve nefes darlığı idi. Artık yatakta sağdan sola dönemez hale gelmiştim. Sürekli taşikardi vardı. İstirahat halinde bile nabzım 100’ün üzerindeydi. Kendimde bir aksilik olduğunu, Kovid olmadığımı biliyordum. Tırnaklarımın çomaklaştığını farkettim ve ısrarcı oldum, sonunda kendi bölümündeki doktorlarıma göründüm. Çekilen ekokardiyografi sonucunda mitral kapak yetmezliğim olduğu ortaya çıktı. Pulmoner arterlerimde buna bağlı daralma vardı. Birkaç gün içinde acil kalp ameliyatına alındım” dedi.

    ‘MESLEKİ ŞÜPHELERİM HAYATIMI KURTARDI’

    Kalp kapağındaki bozulmanın 20 yıldan fazladır devam ettiğini öğrendiğini anlatan Nadide Şahin, şunları anlattı:
    “Hatta belki doğuştan bile olabileceği ortaya çıktı. Kovid olmadığım anlaşılınca hızla Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Hastanesi’ne sevk edildim. Ertesi gün de acilen ameliyata alındım. Kalbimle ilgili bir sıkıntı olabileceğini, kalbimden şüphelendiğimi söyledim ama taşikardimi strese bağladılar, nefes darlığımı da Kovid zannettiler. Yaşım çok genç olduğu ve akciğer tomografimdeki buzlu cam görüntüsü nedeniyle kimsenin aklına kalp hastalığı gelmedi sanırım. Benim için çomak parmak, vücudumda bir dolaşım bozukluğuna işaretti; nefes darlığım ise akciğer değil kalp kaynaklıydı. Açıkçası mesleki şüphelerim hayatımı kurtardı. Ben bu ameliyatı olduktan sonra, kendi servisimde baktığımız kalp hastalarının yaşadığı acıları daha da yakından yaşadım. Açık kalp ameliyatı geçirmek, sternotomi yani göğüs kemiğinin kesilip açılması fikri bile gerçekten çok yorucuymuş. Ameliyat sonrası bir süre bu direnlerle yaşamak zorunda olmak zor bir süreçmiş. Artık hayatım eskisi gibi olmayacak kesinlikle.”

    TAMİRE UYGUN DEĞİLDİ, PROTEZ KAPAK TAKTIK’

    İstanbul Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Burak Onan, koronavirüs testi iki defa negatif çıkmasına rağmen Nadide hemşirenin nefes darlığı şikayetinin devam ettiğine değinerek şu bilgileri verdi:
    “Tomografisindeki akciğer görüntüsü de düzelmişti ama nefes darlığı şikayeti geçmemişti. İşte orada aklımıza kalp hastalığı şüphesi geldi. Bu sebeple yapılan ekokardiyografide kalp kapaklarında kaçak olduğu ortaya çıktı. Bunun yanında, kalp kapağında ani gelişen, ayrıca yapısal bir bozukluk da farkettik. Yapılan testlerde ise bunun, bakteriyel enfeksiyona ait bir bulgu olduğu ortaya çıktı. Bu tablo ile kalp ameliyatına aldık. Ameliyat gayet başarılı geçti. Aslında kalp kapağını tamir etmek ilk düşündüğümüz şeydi. Ameliyat sırasında bunu görüp anlamamız gerekiyordu. Ancak kalp kapağı tamirine uygun olmadığı anlaşılınca, protez kapak takmak zorunda kaldık.”

    ‘HER NEFES DARLIĞI AKCİĞER KAYNAKLI OLMAYABİLİR’

    Bir hafta önce ameliyat edilen Nadide hemşirenin birkaç gün içinde taburcu olacağını anlatan Doç. Dr. Onan, sözlerini şu önemli uyarılarla noktaladı:
    “Nadide’nin durumu bize şunu gösteriyor. Salgın döneminde nefes darlığı şikayetiyle giden her hasta, öncelikli olarak tabii ki Kovid şüphesi ile değerlendiriliyor. Ancak nefes darlığının tek sebebi akciğer kaynaklı olmayabilir. Kalp hastalıklarına bağlı da gelişebilir. Bu nedenle Kovid şüphesi ortadan kalktıktan sonra ya da tedaviye rağmen iyileşmeyen nefes darlığı şikayetlerinde kesinlikle bir kalp değerlendirmesi yapılmalı. Bunun için de hastalarımızın kardiyologlara başvurması lazım.

    Evdeyken geçmeyen ve devam eden kalp ya da nefes darlığı şikayetleriniz varsa mutlaka acile veya kardiyologlara başvurmalı vatandaşlarımız. Mitral kapak hastalığı, ilerleyen evrelere ulaşana kadar kimi hastalarda hiç belirti vermeden sessizce sürebiliyor. Hastalar, asemptomatik dediğimiz nefes darlığı, göğüs ağrısı vb olmadan uzun süre normal bir hayat sürebiliyor. Ancak bulgular ilerlerse farkına varılabiliyor. Nadide’ye biyolojik kapak değil metal protez kapak taktık. Kendisi de Kalp Damar Cerrahisi hemşiresi olduğu için süreçleri çok iyi biliyordu, biyolojik kapaklar 10-15 yıl değişmesi gerekebiliyor. Metal protez kapaklarda ise ömür boyu kan sulandırıcı kullanması gerekiyor. Nadide’de ikincisini tercih ettik.”

    Merkür Güneş’in Kalbinde: Aklından Ne Geçirdiğine Dikkat Et

    0

    5 Mayıs’ta Merkür, bir süreliğine Güneş’in kalbine geçecek. Peki bu ne demek? Merkür’ün Güneş’in tam kalbinde olması, evrenle olan iletişim bağımızın eksiksiz bir şekilde gerçekleşeceğine işaret eder

    Bu zaman aralığında evren, isteklerimizi en net duyacağı saatlerdir. Bu yüzden ne düşündüğünüze çok dikkat edin! Gerçekleşme ihtimali çok yüksek… Ünlü astrolog Dinçer Güner, Merkür’ün Güneş ile olan etkileşimini ayrıntılarıyla kaleme aldı…

    Merhaba hepinize;
    Bir gezegenin Güneş’in kalbinde olması, Güneş ile bir gezegenin aynı burçta, aynı derecede, aynı dakikada yer alması demektir. Güneş yaşam veren olduğu için, eğer bir gezegen Güneş’in kalbinde olursa, evrende bir süreliğine o gezegenin dinamiği etkin oluyor demektir. Kısacası Güneş’i Kral gibi düşünürsek, Kral tahtını kısa bir süreliğine Merkür’e bırakıyor diyebiliriz. Merkür, Güneş’in kalbinde olacağı için, Merküryen her türlü konuda bir şeyler yapmak için evrenin en doğru zamanı olduğunu gösterir.

    NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜZE DİKKAT EDİN!

    Merkür’ün Güneş’in kalbinde olması demek, evrenle olan iletişim bağının eksiksiz, tam bir şekilde gerçekleşeceğini gösterir. Evrenin sizin isteklerinizi net bir şekilde duyacağına işarettir, bu saatler arasında ağzınızdan çıkana, ne düşündüğünüze dikkat! Gerçekleşebilir. Bu saatler arasında, zihninizi boşaltıp isteklerinize, dileklerinize, ihtiyacınız olan şeylere odaklanın, tam, eksiksiz ve net bir şekilde! Evrenin bu açık kapılarını her zaman bulamazsınız. böyle zamanları iyi değerlendirmek lazım. Bu etkileşim Boğa burcunda olacak. Her türlü anlaşma, sözleşme, eğitim, konuşma, ifade, düşünceler Merkür ile ifade edilir ve en güçlü olduğu bu pozisyonda, düşünce gücünü de arttıran ve güçlendiren bir etki yaratacaktır. Yapabiliyorsanız meditasyon yapmak, dua etmek, belki de isteklerinizi not almak ya da size özel bağlantı kurma şekliniz nasılsa onu yapın. Veya belki de yazarsınız ve bir yerlere asarsınız… Artık orası size kalmış, evrenle direkt bağlantıda olacaksınız, bu şansı bence çok iyi değerlendirin. Ben genelde böyle zamanlar yakaladığımda, yalnız kalmaya ve düşüncelerimi, isteklerimi, dileklerimizi öncelikle kendime odaklanarak en katıksız, en saf, en kalbimden geçtiği şekilde kağıda notlar almayı ve onu bir yere asmayı tercih ederim. Pek tabii herkesin yöntemi farklı olabilir bu konuda!

    Merkür’ün Güneş’in kalbinde olacağı zaman

    5 Mayıs 00:37’de başlıyor ve en güçlü en etkisi ise 02:07’ye kadar devam edecek. Bu zaman aralığı bu ikilinin tam olarak beraber olma zamanıdır. En değerli zamandır. Bu etki bu sefer Boğa burcunda olduğu için, Boğa burcu sembolizmine uygun niyetlerimizin daha hızlı etki alacağına işarettir bu. Bu zaman aralığında Boğa burcunun sembolize ettiği konulara odaklanmak, bir şeyler yapmak için oldukça uygundur. Peki nedir Boğa burcunun sembolize ettiği konular ? Parasal konular, maddi ihtiyaçlar, konfor ihtiyacı, güzellik ve estetikle ilgili konular, bir şey edinme, mal ve mülk ile ilgili konular, toprakla ilgili işler, sabitleştirmek ve uzun süreli olmasını istediğiniz konuları sembolize eder.

    Bu saatler arasında bu tarz konulara odaklanmak ve bu temalarla ilgili bir şeyler dilemek, arzu etmek, bu saatler arasına önemli anlaşma, toplantı, imza gerektiren işleri organize etmek, bu saatler arasına eğitim başlatmak, gelecek planları yapmak, hedefler koymak, karar almak, sizin için önem arz eden sohbetleri organize etmek, kardeşlerle ilgili bir şeylere başlamak, internet sitesi açmak, sosyal medya hesaplarınızda çabuk yayılmasını arzu ettiğiniz paylaşımlar yapmak, ticari girişimlerde bulunmak, fikirlerinizi satmak, önemli mailleri göndermek, seyahatler organize etmek, yeni iletişim gereçleri satın almak gibi eylemler yapabilirsiniz. Gerçi bu seferki saatler pek bir gece yarısı ama… 🙂 Ne yazık ki her zaman kolay zamanlar olamayabiliyor.

    Ve unutmayın ki bu saatler arası zihninizden geçen ne varsa gerçekleşebilir! Bu yüzden de zihninizden ve aklınızdan neleri geçireceğinize ekstra dikkat etmenizde fayda var! Zira gerçekleşebilirler! Gerçekleşmesini arzu ettiğiniz düşüncelere odaklanın! Yurt dışında yaşayanlar, aradaki saat farkını hesaplamanız gerekmektedir. Bu da ufak bir dipnot. Evrenin arada bir olan açık kapılarını iyi yakalamak ve değerlendirmek gerek… 😉 Hadi bakalım hepinize kolay gelsin!

    96 Yaşındaki Yaşlı Kadın Korona Virüsünü Yendi

    0

    96 yaşındaki yaşlı kadın korona virüsünü yendi Akyazı Devlet Hastanesinde korona tedavisi gören 96 yaşındaki Emine Coşkun ile hastasından virüs kapan Uzman Dr. Asiye Güngörmüş şifa bularak sağlığına kavuştu.

    96 yaşında olan yaşlı kadın korona virüsünü yendi

    SAKARYA – Akyazı Devlet Hastanesinde korona tedavisi gören 96 yaşındaki Emine Coşkun ile hastasından virüs kapan Uzman Dr. Asiye Güngörmüş şifa bularak sağlığına kavuştu.

    Dünya’da birçok kişiye yayılan korona virüsünü yenen vatandaşların sayısı artmaya başladı. Akyazı Devlet Hastanesinde korona tedavisi gören 96 yaşındaki Emine Coşkun hastalığı yenerek 14 günlük tedavi sürecini de tamamladı. Aynı hastanede hastasından virüsü kapan Uzman Dr. Asiye Güngörmüş de şifa bularak sağlığına kavuştu. Yaşlı kadının hastaneden uğurlanması sırasında konuşan Başhekim Dr. Yavuz Tepeçınar, “14 gün önce Emine Teyzemizi korona tanısıyla yatırdık ve tedavi sürecine başladık. Çok şükür kendisini bugün taburcu ediyoruz. Aynı zamanda Emine Teyzemize bakan Dahiliye Uzmanımız Dr. Asiye Güngörmüş de virüsü kaptı. Doktor arkadaşımızda sağlığına kavuştu. Hastamızla doktorunu şifa ile uğurlamaktan dolayı çok mutluyuz.” dedi.

    96 yaşında olan Emine Coşkun, hastalığı yenmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek “Rabbime çok şükür. Benimle ilgilenen doktor hanıma da benden virüs bulaşmış o da çok şükür sağlığına kavuşmuş. Hastanede doktorlarımız, hemşirelerimiz ve hasta bakıcılarımızdan çok memnun kaldım. Hepsinden bütün çalışanlardan Allah razı olsun” diyerek taburcu oldu.

    Esra Erol Canlı Yayında Konuğunun Koronavirüs Olduğunu Öğrendi

    0

    Esra Erol, canlı yayında konuğunun koronavirüs testinin pozitif çıktığını öğrendi. Şaşkınlığını gizleyemeyen Esra Erol’un tepkisi kameralara anbean yansıdı.

    ATV ekranlarının sevilen programı Esra Erol’da ilginç bir olay yaşandı. Programa katılan bir konuk canlı yayında, koronavirüs testinin pozitif çıktığını açıkladı.

    “BU SÜRECİ HAFİF GEÇİRDİM”

    Programa konuk olan kadın, “Bana korona teşhisi koydular. Ben bunun hafifini geçiriyormuşusum. 12 gün hastanede tedavi gördüm sonra doktorlar evinde tedavi olabilirsin dedi” ifadeleriyle yeni tip koronavirüse yakalandığını ve süreci hafif geçirdiğini söyledi.

    “TEDAVİ SÜRECİNDE DEĞİLİM”

    Konuğunun sözleri karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Esra Erol ise, “Sen tedavi sürecinde misin?” diye sordu. Konuk ise, “Hayır, geçti artık iyi oldum. Çok şükür atlattım onu. Kızım bana yardımcı oldu. Allah razı olsun” ifadelerini kullandı.

    Canın Neden Sıkılıyor?

    0

    “Gerek ruhsal gerek bedensel olarak sıkışıp kaldığımız bu günlerde, hemen hepimizin sıklıkla deneyimlediği can sıkıntısı halinin bize ne anlattığını hiç merak ettiniz mi?”

    Yaratılışımızda var olan her içgüdüsel tepkinin temelde fonksiyonel bir şeye hizmet ettiği bir gerçektir. Öfke, kaygı, depresif ruh hali ve benzeri her hal, daha geniş bir mercekte incelendiğinde hayatta kalma mekanizmamıza hizmet eden dinamiklerdir. Bu bağlamda sıkılmak da, mevcut koşullarda sahip olduğumuz uğraşların bizi yeterince tatmin etmediği durumlarda, yeni arayışlara girerek türümüzün devamlılığını etkin, üretken ve motive bir şekilde sürdürmemizi sağlayan bir ‘’harekete geç’’ çağrısıdır.

    Sıkıntı olmadığında mekanizmamız duygusal, bilişsel ve sosyal olarak daha tatmin edici deneyimleri arayışa koyulmaz ve artık tatmin edici ya da ilgi çekici olmayan durumlarda sıkışıp kalır. Bireyler, sıkıntı sayesinde içinde buldukları durumun onlar için önemini sorgular ve şu anda yaptıklarının hedefleriyle uyumsuzluğunu keşfeder. Bizim için anlam ifade eden, yaşamamızı değerli ve anlamlı kıldığını hissettiğimiz işleri yaparken hep çok daha üretken ve mutluyuzdur. Doğamızın bize verdiği bu sinyal de, mevcut hedeflerimiz tatmin edici veya anlamlı olmayı bıraktığında yeni bir hedef arayışı için bizi motive eder ve uğraşlarımızın anlamlı olduğu yönündeki algımızı geri kazanmamıza yardımcı olur. Bizi şu andaki hedefimizden daha teşvik edici, ilginç veya zorlayıcı görünen bir hedefe ulaşmaya iten otonom bir uyaran olarak hareket eder.

    Canımız Sıkıldığında Ne Yapmalı?

    Herkes için cevabı farklı olan bu soruya popüler medyanın sayısız cevabı vardır. Kitap okumak, hobi edinmek, film tavsiyeleri, gezilecek yerler, oynanacak oyunlar, edinilecek beceriler gibi benim yazmaktan, sizin okumaktan yorulduğunuz klişelerden farklı olacak benim tavsiyem. Can sıkıntınızı dinleyin. Telefonunuzun şarjının bittiği, elektriklerin kesildiği, arkadaşlarınızın irtibat kurmadığı, kısacası dış dünyayla irtibatınızın kesildiği durumlarda kendinizle nasıl iletişim kurmanız gerektiğini öğrenin. Size, sadece sizinle ilgili olan çok önemli şeyler söylüyor ve içinizdeki potansiyeli açığa çıkarmaya çalışıyor olabilir. Can sıkıntısıyla baş etmeyi ve onu yapıcı aktivitelere yöneltmeyi öğrettiğiniz çocuklarınızın da, geleceklerinde hayattaki tüm aktiviteleri onları tatmin etmeyi bıraktığında alkol, uyuşturucu gibi alışkanlıklarda teselli aramayacaklarını düşünebilirsiniz.

    Sıkıntıların önemi, bize hem dünya hakkında hem de kendimiz hakkında bir şeyler anlatması açısından açık bir şekilde görülmeli ve iyi irdelenmelidir. Can sıkıntınıza kulak vermeniz dileğimle…

    Bu Tarihleri Not Edin: Mayıs Ayında Ay’ın Boşlukta Olduğu Zamanlar

    0

    Ay’ın boşlukta olduğu zamanlar bir nevi boş işler zamanıdır. Çünkü Ay boşlukta olduğunda duraklama dönemine girilir

    Her türlü işler askıda ve havada kalır. Eğer işlerinizin havada kalmasını istemiyorsanız bu tarihleri not almalısınız. İşte Mayıs ayının Ay boşlukta takvimi…

    Ay’ın boşlukta olması demek, Ay’ın bir burçtan başka bir burca geçerken hiç bir gezegenle kontak kurmaması anlamına gelir. Ay’ın boşlukta olduğu zamanlar ve saatler, aslında bir nevi boş işler zamanıdır arkadaşlar.

    Yeni bir işe veya projeye veya ilişkiye başlamak için hiç uygun değildir, girişilen tüm işler her türlü askıda ve havada kalır çünkü. Bir şeyin sonuçsuz kalması, sürüncemede kalması anlamına gelir. Duraklama dönemi gibidir… Sanki her şey birden durur, işler yürümez, geçici bir tıkanıklık durumu oluşur. Bir şeylerin sonuçsuz kalması gibidir.

    Ay boşluğa dikkat

    Ay ilk kontağını kurduğu anda bu durum düzelmeye başlar. Eğer somut sonuçlar elde etmek istediğiniz girişimleriniz var ise Ay’ın boşlukta olduğu zamanlardan kaçınmanız gerekmektedir. Bir şeyin az yankı uyandırması ses getirmemesi gibidir. Bu yüzden ses getirmesini istediğiniz konular için Ay boşluğa dikkat.

    Normal rutinde devam ettiğiniz işleri devam ettirebilirsiniz ama yeni işlere başlarken dikkatli olun, hatta başlamayın. Organize olmak zorlaşır, çok çabuk dağılabiliriz, ana esas konulardan uzaklaşabiliriz, dikkatimiz dağılır sürekli. Elinizdeki işleri düzenleyin, tasnif edin, eksikleri tespit edin.

    Bu zamanlar uyku ile uyanıklık arasında gibidir ruh hali. Program yapacağım diye diretmeyin, akışa bırakın biraz hayatı diretmeyin bir şeyler illa olsun diye. Aslında, rahatlama ve gevşeme zamanıdır. Bu yüzden sizi rahatlatacak gevşetecek şeyler yapın.

    Önünüze bakın, hazırlık yapın, İhtiyaçlarınızı tespit edin, planlar yapın ve Ay boşluktan çıkınca harekete geçin. Sosyalleşin, arkadaşlarla bol bol geyik yapın, oyunlar oynayın, işe dişe dokunmayan işler yapın, boş işler zamanıdır. Ay’ın boşlukta olduğu anlar ruhsal çalışmalar yapmak, meditasyon yapmak, içe dönmek için evrenin 10 numara 5 yıldız zamanıdır.

    Aşağıda Mayıs ayında Ay’ın boşlukta olacağı zamanları bulabilirsiniz.

    1 Mayıs 19:04 ile 2 Mayıs 08:35 arası Ay, 22. derece Aslan burcunda boşlukta.
    4 Mayıs 05:24 ile 10:09 arası Ay, 27. derece Başak burcunda boşlukta.
    6 Mayıs 05:30 ile 10:04 arası Ay, 27. derece Terazi burcunda boşlukta.
    8 Mayıs 05:38 ile 10:15 arası Ay, 27. derece Akrep burcunda boşlukta.
    10 Mayıs 09:10 ile 12:38 arası Ay, 28. derece Yay burcunda boşlukta.
    12 Mayıs 13:29 ile 18:38 arası Ay, 27. derece Oğlak burcunda boşlukta.
    14 Mayıs 17:02 ile 15 Mayıs 04:24 arası Ay, 24. derece Kova burcunda boşlukta.
    17 Mayıs 10:59 ile 16:35 arası Ay, 27. derece Balık burcunda boşlukta.
    19 Mayıs 23:32 ile 20 Mayıs 05:10 arası Ay, 27. derece Koç burcunda boşlukta.
    22 Mayıs 11.00 ile 16:35 arası Ay, 27. derece Boğa burcunda boşlukta.
    24 Mayıs 14:09 ile 25 Mayıs 02:08 arası Ay, 23. derece İkizler burcunda boşlukta.
    27 Mayıs 04:06 ile 09:32 arası Ay, 26. derece Yengeç burcunda boşlukta.
    28 Mayıs 16:30 ile 29 Mayıs 14:40 arası Ay, 17. derece Aslan burcunda boşlukta.
    31 Mayıs 12:16 ile 17:37 arası Ay, 26. derece Başak burcunda boşlukta.

    Ender Saraç; “ Esas Olan Fiziki Mesafe ”

    0

    Sağlıklı beslenme uzmanı Ender Saraç, Ramazan’da beslenme ve COVID 19 ile mücadele kapsamında neler yapmalıyız sorularının cevaplarını ayrıntılı olarak verdi. Üç şeye dikkat etmeliyiz: Evde kalmak, elleri yıkamak ve maske takmak” dedi. 

    Sağlıklı beslenme uzmanı Ender Saraç, Ramazan’da beslenme ve COVID 19 ile mücadele kapsamında neler yapmalıyız sorularının cevaplarını ayrıntılı olarak verdi. Üç şeye dikkat etmeliyiz: Evde kalmak, elleri yıkamak ve maske takmak” dedi. 

    Ünlü konuklarla eğlenceli bir programa ev sahipliği yapan Tuzla Belediyesi, sanat ve televizyon dünyasının sevilen isimlerini izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. E-Talks Tuzla serisinin, 1 Mayıs Cuma akşamı yapılan programına, sağlık dünyasının saygın ismi, sağlıklı beslenme uzmanı Ender Saraç konuk oldu.

    Yayına katılan Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, belediye olarak alınan tedbirlerden bahsetti. “Nasıl herkes sosyal mesafeyi koruyup, maskesini takıp, sokağa çıkma yasağını uyguluyorsa, bizde genel tedbirleri aldık. Ayrıca ihtiyaçları olana yardım, rutin belediyecilik hizmetleri ve tüm çalışmalarımız son sürat devam ediyor. Ramazan etkinliklerine sosyal medya üzerinden sizinle başladık. Öte yandan sağlık çalışanlarına destek olmaya devam ediyoruz. Bunlarla beraber yeni projelerimiz olacak. Mahallelerdeki kanaat önderleri ile buluşma sosyal medyada halk meclisi ve gençlerle buluşma programları ile devam ettireceğiz. Tuzla halkına ve Tuzla dışındaki herkese hoş sohbetler diliyorum. Doktor Bey’e de selamlarımı saygılarımı iletirsiniz. İyi yayınlar diliyorum.” diyerek programdan ayrıldı.

    Programın konuğu sağlıklı beslenme uzmanı Ender Saraç, Ramazan’da beslenme ve COVID 19 ile mücadele kapsamında neler yapmalıyız sorularının cevaplarını ayrıntılı olarak verdi. Üç şeye dikkat etmeliyiz: Evde kalmak, elleri yıkamak ve maske takmak diyen Saraç, bu süreçte bağışıklık sistemimize dikkat etmemiz gerektiğinin altını çizerek izleyicilerine detaylı bilgiler aktarırken şu şekilde konuştu.

    Sosyal Mesafe Değil Fiziki Mesafe

    Fiziki mesafenin korona ile mücadele için hayati öneminden bahseden Saraç, “1.5-2 m mesafe koymak doğru olacaktır” dedi. Sadece el yıkama %55, maske kullanımı %45 oranında koruma sağlarken, maske ve el yıkama beraber uygulandığında %65 koruma sağlar.” Küçük tedbirlerden de bahseden Saraç, “Maskeye karanfil yağı, kekik yağı sürerseniz çok faydası olur. Burun delikleri ile ağzın yakınına uygulayabilirsiniz. Ağzınızı sert diş fırçasıyla fırçalamayalım. Dışarıda yürüyen merdivenler, kapı gibi yerlere dokunduğumuzda sizden önce virüslü biri dokunmuş olabileceği için burnunuza, gözünüze dokunmayın. Sert diş fırçaları ağzınızda çizik oluşturacağı için dişi kanatabilir. Bu ise ağız mukozasında yuva oluşmasına ve virüslerin yayılmasına olanak sağlar. Yumuşak diş fırçası kullanmalıyız. Ayrıca göz kaşımaktan da kaçınmalıyız. “

    Ayakkabı ile Evlerimize Girmeyelim

    Özellikle bu dönemde eve ayakkabıyla girmemeliyiz. Virüs güneş görmeyen bir yerde 9 gün yaşayabilir. Bu yerlere temas edebileceğimiz için ayakkabıyla evlerimize girmeyelim. Batının her adetini kopyalamayalım. Ev içinde kullandığımız eşyaları ayıralım.

    Karanfil çok güçlü bir antioksidan. Ağrıları azaltır. Susam yağı kullanarak kuruluğu engelleyebilirsiniz. Tuz ve gargara, adaçayı ve antiseptik gargara yapabilirsiniz. Ancak sadece su ile gargara yaptığınızda bile etkisini görürsünüz. Eldiven kullanmak önemlidir. Kullandığınız eldivenleri ters çevrilip çıkarılmalısınız.

    Sıcak suyun içine kafur ve 7-8 damla okaliptüs yağı koyun. Burundan alıp burundan nefes verin. Sinüsler açılır. Bu şekilde tüm solunum yolları dezenfekte edilir.

    İftarı İkiye Bölün!

    2016 yılında dünyaca ünlü Japon bilim adamı, Nobel Tıp ödülünü aldı. Ödülün konusu Otofaji idi. Yaklaşık 16 saat açlık ya da oruç tutulduğunda katil hücreler açığa çıkıyor. Bu hücreler kanserli, romatizmalı ve benzeri kötü hücreleri alıp parçalayarak yeni genç hücreler oluşturuyor.

    İftar sofrasından hafif kalmamız gerekiyor. İlk önce iftarımı 3 küçük hurmayla, ballı sirkeli limon şerbetiyle açıyorum. Sonrasında 1 kase posalı mercimek sebze çorbası benzeri çorba içildikten sonra 8-10 dakika mola verilmeli. Bu şekilde hem kan şekeri düzenleniyor hem bağırsak florasına hem de karaciğere çok faydası var. Akşam namazını kılın ya da evin içinde 8-10 dakika yürüyün. Şeker dengelensin. Geri döndüğünüzde sofraya saldırmazsınız. Bu şekilde iftarı ikiye bölün.

    Pandemi ve Ramazan bir arada olduğu için bağışıklık sistemini güçlü tutmak lazım. Hayvansal protein gıdaları ve yeşil salata limon sumak kullanın. Antioksidan etkisi yaratır. En büyük hatalardan birisi iftardan sonra tatlı yemektir. Kan şekerini yükseltmemek için yemekten hemen sonra tatlı yemeyin. Maden suyu, yeşil çay yasemin çayı tüketilebilir. Doğal şekerli tatlılar iftardan iki saat sonra yenebilir. Çayı şekersiz içmeli…

    Sahurlarda D3 Vitamini

    Sahurda çökelek yumurta kalsiyum ve D vitamini alınabilir. D3 vitamini COVID 19 göbek bölgesi yağlanma depresyon gibi hastalıklara fayda sağlar. D3 vitamini yumurta sarısı, yağlı balık süt ve süt ürünlerinde var. Ayrıca D Vitamini için 15 dakika avuç içlerinizi açarak güneşlenebilirsiniz.

    Uykunun bağışıklık sistemi için önemli olduğuna değinen Saraç, melatonin kızılcık ve vişne kurusunda var. Papatya anason çayı yapılırsa da iyi uyunur. İyi bir uyku hücreleri yeniler. Minik şekerlemeler de dengelenmeye yardımcı olur. 7 saat uyku yeterlidir diyen Saraç merak edilen tüm konulara değindi.

    Saraç, “ 1 mayıs işçi ve emekçilerin bayramı kutlu olsun. Bizi seyreden herkes kaygı ve korkuyu atsınlar. Olumlu düşünelim yürüyüş yapalım, kilomuza dikkat edelim kötü sözlerden uzak duralım. Güzel bir ramazan diliyorum.” diyerek izleyicilerine teşekkür etti.

    Evlerinden COVID 19 mücadele sürecine destek veren vatandaşların yoğun ilgisi ve beğenisini kazanan program, sevilen isimlerin hoş sohbetleri, sürpriz konu ve konuklarıyla önümüzdeki günlerde de devam edecek.

    Yeditepe Üniversitesi Solunum Cihazı Üretti

    0

    Kovid-19 salgınında hastanelerin solunum cihazlarına olan ihtiyacı artarken, üniversite de artan talebe katkı sağlamak amacıyla çalışmalara başladı.

     Yeditepe Üniversitesi, Kovid-19 pandemisinde en çok ihtiyaç duyulan tıbbi cihazlardan acil durum-pandemi transport türü ventilatör (solunum cihazı) prototipi ürettiğini, Biyomedikal Mühendisliği Bölümü öncülüğünde geliştirilen “7Vent” isimli prototipin teknik testlerinin başarıyla sonuçlandığını açıkladı

     Yeditepe Üniversitesi’nden yapılan açıklamaya göre, Kovid-19 salgınında hastanelerin solunum cihazlarına olan ihtiyacı artarken, üniversite de artan talebe katkı sağlamak amacıyla çalışmalara başladı.

    Açıklamada görüşlerine yer verilen Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Ümit Keskin, üniversitelerin asli görevinin eğitim ve kadro yetiştirmek olduğunu ancak bu tür krizlerde sosyal sorumluluklarını yerine getirmelerinin ve ülkenin kendine yetme amacına destek olmalarının beklendiğini aktardı.

    Bu amaçla Yeditepe Üniversitesi’nin kendi hedeflerini belirlediğini bildiren Keskin, 4 hafta önce sağlık personelinin çok ihtiyaç duyduğu spesifik maske parçalarının üretilmesine ilaveten, acil durum ventilatörü geliştirilmesi çalışmalarına da başladıklarını bildirdi.

    Keskin, bulaş kaygıları, sokağa çıkma kısıtlamaları, malzeme satıcısı firmaların yurt dışından malzeme getirmelerinin zorluğu, sanayi bölgelerinde bazı işletmelerin dar kadrolar ile çalışmaları, üretimde de sosyal mesafenin korunması gibi güncel duruma özel kısıtlayıcı şartlarda yapılan bu çalışmanın normal zamanlarda yapılabileceği kadar kolay gerçekleşmediğini kaydetti.

    4 hafta içinde geliştirdikleri prototip ventilatör çalışmasının başarıyla sonuçlandığını aktaran

    Keskin, şu bilgileri verdi:

    “7Vent ismini verdiğimiz cihaz, ürün planlamasından son test aşamasına kadar tamamen özgün tasarım ve know-how içermektedir. Cihaz, hastalara yüzde 100, yüzde 40 veya yüzde 21 oranında oksijen sağlar ve gerekirse PEEP (pozitif soluk verme sonu basıncı) destekler ve hava yolu basınç kontrolü yaparak muhtelif elektronik uyarıları ve alarmları içerir. İmkanlar ve koşullar dahilinde ventilatörün seri üretiminin gerçekleşmesi mümkün, cihazın üretim maliyeti ise oldukça düşük.”

    Keskin, Yeditepe Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği ve Makine Mühendisliği bölümleri iş birliğiyle üç boyutlu basıcılarda değişik tiplerde adaptörleri üreterek üç parçadan oluşan “virüs filtreli tam yüz maskelerini” Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri acil ve yoğun bakım servislerindeki sağlık personelinin kullanımına sunduklarını da bildirdi.

    Şnorkel maske temin ve üretim imkanları ölçüsünde, sağlık çalışanlarının Kovid-19 hastalarının tedavileri sürecinde virüs filtreli tam yüz maskelerinin kullanımının ülke çapında yaygınlaştırılması konusunda da çalışmaları sürdürdüklerini belirten Keskin, “Üniversitenin diğer fakülte ve bölümlerinde siperlikli maske, sıvı el dezenfektanı, ortam dezenfektanı üretimi gibi çeşitli malzemelerin üretimi devam ediyor. Üretilen bu malzemeler, hem üniversitenin kendi ihtiyaçları için hem de diğer sağlık kuruluşları ve çeşitli kurumların ihtiyacı için kullanılıyor.” dedi

    Koronavirüse Karşı Maske Takmayan Kaya Çilingiroğlu, Takanları Eleştirdi: Seni Koruyor Mu?

    0

    Kaya Çilingiroğlu, Türkiye’deki koronavirüs salgınında toplu alanlarda zorunlu olan maske kuralına uymadı. Kendisine bu konuda soru yönelten maske takan muhabire ise “Senin masken seni koruyor mu?” diye karşılık verdi.

    Türkiye’deki koronavirüs salgını nedeniyle alınan önlemler her geçen gün artırılırken bu önlemlerden biri de toplu olarak bulunan ortamlarda maske takılması zorunluluğu oldu.

    Ancak bazı ünlülerin bu kurala uymadığı ve buna rağmen kendilerini savunduğu da görüldü. O ünlülerden biri de Kaya Çilingiroğlu.

    “TESTİM NEGATİF ÇIKTI”

    Dışarıda görüntülenen Kaya Çilingiroğlu, muhabirin kendisine maske takmadığı yönünde sözleri üzerine şunları söyledi: “Senin masken seni koruyor mu? Kimseye yaklaşmıyorum bir şey olmaz. Ayrıca ben koronavirüs testi de yaptırdım, negatif çıktı.”