Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 238

    COVID-19 Mücadelesine Novartis’ten Tam Destek

    0
    Novartis

    Dünyada COVID-19 tedavisi için önemli iş birliklerine imza atan Novartis, Türkiye’de de desteğini sürdürüyor.

    Novartis Türkiye, COVID-19 ile mücadele kapsamında T.C. Sağlık Bakanlığı’na ABD’de ürettiği 400.000 doz hidroksiklorokin ilacı ve 1,7 milyon TL nakdi bağış yapacağını açıkladı.

    Sağlık alanında dünyanın önde gelen ilaç firması Novartis, Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel salgın olarak ilan edilen koronavirüs ile mücadelede dünyada ve ülkemizde önemli adımlar atmaya devam ediyor.

    Geçtiğimiz günlerde, dünyanın dört bir yanında koronavirüs salgınından etkilenenleri desteklemek için küresel bir fon oluşturduğunu, aşı ve tedavi konusunda yapılan Ar-Ge girişimlerine katkı sağladığını açıklayan Novartis, ülkemize de desteğini sürdürüyor.

    Salgının yayılmasını önlemek ve halk sağlığı girişimlerine destek olmak amacıyla Novartis, COVID-19 vakalarının tedavisinde alternatif olarak kullanılan hidroksiklorokin (HCQ) ilacını ABD’de ürettiğini ve ilk parti olarak T.C. Sağlık Bakanlığı’na da 400.000 doz bağış yapacağını bildirdi. Aynı zamanda Novartis, T.C. Sağlık Bakanlığı öncülüğünde COVID-19 salgını ile savaşan hastane ve tıbbi personelin ihtiyacı için 1,7 milyon TL’lik destekte bulunacağını açıkladı.

    destek
    Novartis Group Türkiye Başkanı Dr. Altan Demirdere

    Novartis Group Türkiye Başkanı Dr. Altan Demirdere, “Devletler, toplum ve iş dünyası olmak üzere, her alanda geniş iş birliği gerektiren bir halk sağlığı kriziyle karşı karşıyayız. Novartis olarak Türkiye’miz dahil, 140’tan fazla ülkede koronavirüs salgınıyla mücadelede gerçekleştirdiğimiz girişimler, ilaç yardımları ve bağışlarla öncü ilaç firması olduk ve önümüzdeki dönemde ortaya çıkabilecek ihtiyaçlar doğrultusunda, ilaç yardımı ve diğer bağışlarımızı devam ettireceğiz” dedi.

    Demirdere sözlerine şöyle devam etti: “Çalışanlarımız, saha ekibimiz dahil olmak üzere mart ayının ortasından itibaren işlerini evlerinden yürütüyor. Kendilerinin ve ailelerinin sağlıkları ve morallerini yüksek tutabilmek için her türlü maddi ve manevi desteği veriyoruz. Ancak, ülkemizdeki 3 ilaç üretim tesisimizde üretimimiz, alınan koruyucu önlemlerle kesintisiz olarak sürdürülüyor. Böylece ülkemizin ve ihracat yaptığımız 100’ü aşkın ülkenin ilaç ihtiyacını karşılamaya devam ediyoruz.”

    Novartis’ten COVID-19’a karşı dünyada önemli Ar-Ge iş birlikleri

    Koronavirüs salgınına karşı Bill & Melinda Gates Vakfı, Wellcome ve Mastercard tarafından koordine edilen COVID-19 Therapeutics Accelerator adlı girişime destek veren Novartis, eşzamanlı olarak Avrupa İlaç Endüstrileri ve Dernekleri Federasyonu’na sunduğu çeşitli bileşenlerle katkı sağlıyor. Sektörler arası gerçekleştirilen bu iş birlikleri, birçok ilaç şirketini ve uzman akademik kurumlarını bir araya getirerek koordineli bir şekilde araştırma yapmalarına imkân sağlıyor. Novartis, aynı zamanda mevcut ürünlerinin onaylanmış endikasyonlarının ötesinde, bu ürünlerin salgına karşı herhangi bir yararı bulunup bulunmadığını incelemek amacıyla Ar-Ge çalışmaları da yürütüyor.

    FLO’dan Sağlık Çalışanlarına ve Milli Dayanışma Kampanyası’na Destek

    0
    flo

    Milli Dayanışma Kampanyası’na da 1 milyon TL bağışta bulunan FLO toplamda 3 milyon TL’lik bir bağış gerçekleştirdi.

    Ülkemizi etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (COVID-19) ile mücadele kapsamında tüm kamu kurum ve kuruluşları ile dayanışma içinde çalışan FLO, önlem amacıyla sağlık çalışanlarına 40 bin çift ayakkabıyı ulaştırdı.

    Türkiye ayakkabı sektörünün lider markası FLO, COVID-19 pandemisi ile mücadele kapsamında ilk günden itibaren alınması gereken tüm önlemleri aldı. Mağazalarını çalışanlarının ve müşterilerinin sağlığı adına geçici olarak kapatırken, fabrikalarında da yine tüm çalışanlarının güvenliği adına üretimine geçici olarak ara verdi.

    Sağlık çalışanlarına yönelik “hastanede kullanılan ayakkabıların hastane dışına çıkartılmaması” tavsiyesinden hareketle; ilk etapta 15 bin çift ayakkabıyı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü aracılığıyla sağlık çalışanlarının ulaştıran FLO, 25 bin çift ayakkabı daha göndererek toplamda 2 milyon lira değerinde 40 bin çift ayakkabı bağışladı.

    Ayakkabı bağışına ek olarak koronavirüs salgını nedeniyle “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” sloganıyla başlatılan Milli Dayanışma Kampanyası’na da 1 milyon TL bağışta bulunan FLO; ayni ve nakdi olarak toplam 3 milyon TL’lik bir bağış gerçekleştirdi.

    Nicole Buchanan’ın Kocasına Veda Etmesine Bile İzin Verilmedi

    0

    Nicole Buchanan 39 yaşındaki kocası Conrad’ın koronavirüs testi pozitif çıktıktan sonra yaşadıklarını ve ölümünü anlatıyor

    Medium.com ‘dan editör Katie Couric Covid-19 nedeniyle eşini kaybeden Nicole Buchanan’ın hikayesine yer verdi.

    Dört hafta önce Conrad Buchanan, kızıyla dans etmeyi seven, sağlıklı, hayat dolu bir Floridalı DJ ydi. Ancak 14 Mart’ta 39 yaşındaki Conrad kendini hasta hissetmeye başladı. Eşi Nicole onu koronavirüs için test ettirmeye çalıştı, ancak test reddedildi.

    “Onu test edemedik. Bunun için çok savaştım”

    Conrad Buchanan, karısı Nicole ve 12 yaşındaki kızı Skye ile bahar tatillerine gitmeye hazırlandıkları 14 Mart gününün sabahı yüksek ateş ve vücut ağrılarıyla uyandı. Sırtı öyle ağrıyordu ki Nicole’e yeni bir yatak almayı düşündüğünü söyledi.

    Gün ilerledikçe daha da kendini kötü hissetmeye başladı, vücut ağrıları ve bulantı baş gösterdi. Grip için kendini hazırladı, ancak test negatif çıktı. Aile hekimi ondan Covid-19‘u testini yaptırmasını istedi. Ancak hikayesinde sağlık sorunları olmadığı, son zamanlarda ülke dışına çıkmadığı ve sadece 39 yaşında olduğu için kimse onu test etmeyecekti.

    Belirtileri kötüleşmeye devam etti

    Birkaç gün içinde korkunç bir öksürük ve ishal başladı. Semptomlar görüldükten dört gün sonra, Conrad nihayetinde Covid-19 testini yaptırdı ve kendini karantinaya aldı. 21 Mart’ta alınan sonuçlara göre Covid 19 testi pozitif çıkmıştı. Sağlık Departmanı, evde kalmasını ve nefes darlığı çekiyorsa hastaneye gitmesini söyledi

    O akşam, öksürük ve vücut ağrılarından öylesine ağırlaştı ki, kalkıp tuvalete gidecek gücü bulamadı

    Nicole onu hastaneye götürmenin zamanının geldiğini anlamıştı: “Pazar günü, nefes almasının onun için daha da zorlaştığını söyleyebilirim. Ona hastaneye gitmemiz gerektiğini söylemeye devam ettim ve bana gitmekten çok korktuğunu söylüyordu. Nabzı düşüktü ve onu götürmem gerektiğini biliyordum. Hastaneye gidiyorduk ve benimle konuşmaya devam ediyordu. Acil Servis ekibine şöyle dedi: ‘Eşim benimle gelmeli.’ Korkudan aklını kaçırmak üzereydi ve hastane personeli, ‘Eşinizin arabayı park etmesi gerekiyor, park ettikten sonra yanınıza gelecek’ dedi. Arabayı park edip de girişe geri döndüğümde, hastane personeli beni içeri almadı. Acil Servis’e giremiyordum, kimse benimle konuşmuyordu ve sanki hastane tamamen kilitliydi.

    ‘Kocanı entübe ettim, ventilatöre koydum ve şimdi yoğun bakım ünitesine taşınmayı bekliyor’ diyen bir doktorla konuştum

    Dedim ki “Neden onu ventilatöre koydun?” Kimse beni aramadı; kimse ne olup bittiğini veya önerilerin neler olduğunu söylemedi. Kocamın bu kararı asla tek başına almayacağını biliyordum. Doktor bana bunun salgın sırasında uygulanan protokol olduğunu söyledi.

    O gece Conrad’ın ciğerlerini ve kalbin sağ tarafını etkileyen pulmoner emboli vardı

    Nicole, hastaneye girebilmesine rağmen kocasına dokunmasına ya da aynı odada olmasına izin verilmediğini söylüyor. Onunla konuşabilmesi için bir hemşire kulağına bir telefon koymuştu.

    “O zamana kadar tıbbi olarak uyutuldu ve felç oldu. Oradaki hemşire inanılmazdı ve ağrımı görebiliyordu. Bir şey olursa beni aramasını istedim. Perşembe günü beni aradı, oksijen seviyesinin 40’a düştüğünü söyledi ve kalbini devam ettirmek için her 10 dakikada bir epi bastırıyorlardı. Beyin hasarı vardı. Bunun yaşamak istediği bir hayat olmadığını biliyordum. Kızımıza her zaman “Üç Küçük Kuş” söylerdi. Hemşire bizi onunla telefonda görüştürdü. Bizden ayrılırken ona şarkı söyleyebildik. Conrad o gün 17:45’te öldü

    Şimdi Nicole otopsi için savaşıyor

    “Cevaplar istiyorum. Doktor, kocamın vücuduna bile bakmadı. Bunu doğal bir neden olarak göstermeye çalışıyorlar. Ama bunu söylemek için bedenine bakmaları gerekiyor. Bu doktorlar ne yaptıklarını bilmiyorlar. Herkes korkuyor. Beni bile test etmeyeceklerdi ve 16 gündür onunla beraber evdeydim. Sonunda testimi yaptırdım ve pozitifim, ama semptom olarak sadece tat ve koku duyum yok. Neden öldü ama ben iyiyim? ”

    Nicole, CDC’yi şikayette bulunmaya çağırdı ve Covid-19 kurbanlarının sadece %5’inde otopsi yapıldığını söyledi

    “ABD olarak bu hastaneleri ve bu doktorları hazırlamamız gerekiyor – başımıza ne geldiğini bilmemiz gerekiyor.” diyor Nicole. “Başka kimsenin bir daha böyle bir şeyi yaşamasını istemem. Korku filmindeymişim gibi hissediyorum.

    Bize, “Conrad, çevresinde çok sevildi. Neşelendiren, eğlendiren bir adamdı. Hayatın her yürüyüşünü, severek, müzikle bir araya getirdi. ”

    Dergilik’ten Çocuklara 23 Nisan Hediyesi

    0
    Dergilik 23 Nisan

    Turkcell’in dijital yayıncılık platformu Dergilik 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için özel bir dergi yayımlandı.

    Tüm Türkiye’den çocukların resimlerini ve yazılarını paylaştığı 23 Nisan Özel dergisi Dergilik’ten ücretsiz olarak okunabiliyor.

    Dergilik 23 Nisan

    Türkiye’nin en çok okunan dijital yayın platformu Dergilik, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için özel bir projeyi hayata geçirdi. İçeriğini tamamen Türkiye ve KTTC’nin dört bir yanındaki çocukların oluşturduğu 23 Nisan Özel dergisi yayına girdi. Çocukların paylaştığı resim, şiir, öykü ve kompozisyonlardan oluşan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 100’üncü yıl dönümünde okurlarla buluşan eserlere http://dergilik.app/23nisanozel adresinden ücretsiz olarak ulaşılabiliyor.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği bu önemli günü unutulmaz bir anıya dönüştüren 23 Nisan Özel dergisi projesiyle, miniklerin yaratıcı yanlarının ve sınırsız hayal dünyalarının ortaya çıkarılması amaçlandı. Ülkenin her bölgesinden çocuğun katkı sağlamasıyla, bugüne kadar benzeri yapılmamış bir projeye imza atıldı.  

    Arzum Ehlikeyf Semaver ile Evde Çayın Keyfine Varın

    0
    arzum

    Arzum ailesinin yeni üyesi Ehlikeyf Semaver, evde de içinizi ısıtmaya ve keyfinize keyif katmaya geldi!

    Arzum, çay tutkusunu seremoniye çevirecek yeni ürünü Ehlikeyf Semaver ile hem ailelerin hem de çay tutkunlarının vazgeçilmezi olmaya aday. Çayın en lezzetli ve keyifli halini sunan Ehlikeyf Semaver, günün her saatine tat katmayı başarıyor.

    Arzum Ehlikeyf Semaver‘in çelik filtresi ve 3,5 litrelik su ısıtıcı kapasitesi ile tam kıvamında demlenen çayınızın uzun süre tadını çıkarabilirsiniz.

    Arzum Ehlikeyf Semaver, ergonomik tutma sapları, kaynama ve sıcak tutma için farklı renkte ikaz ışıkları sayesinde konfor ve kullanım kolaylığı sağlarken, şık tasarımı ile mutfaklarınıza renk katıyor.

    Fişte unutulması riskine karşı 8 saat sonra otomatik olarak kapanan Arzum Ehlikeyf Semaver, aynı zamanda suyu bittiğinde de emniyet sistemi sayesinde kendini kapatarak risksiz bir kullanım sunuyor.

    Alterna Şimdi Türkiye’de

    0
    ALTERNA

    Saç Bakımında Dünyanın En Premium Markalarından Alterna Şimdi Türkiye’de

    ALTERNA

    Dünya çapında, saç bakımında lüksü arayan kuaför ve tüketicilerin tercihi olan ALTERNA markası, şimdi Henkel Beauty Care Professional Türkiye bünyesine katılarak ülkemizdeki öncü kuaför salonlarında yerini aldı.

    Saç bakımında en lüks formülleri ürünlerine yansıtan ALTERNA, dünyanın en zengin Omega-3 kaynağı havyarın besleyici özellikleri ve patentli enzim teknolojileri ile saçlarda ilk kullanımdan itibaren değişim yaratıyor. Saf ve doğal içerikleri formüllerine taşıyan ALTERNA, ayrıca “parabensiz, sülfatsız, SLS içermez” gibi iddiaları ortaya atan ilk marka olarak da dikkat çekiyor.

    Evde Alınabilecek Önlemler Hayat Kurtarabilir

    0
    Sabri Ülker Vakfı

    Koronavirüs ile mücadelede hijyen başta olmak üzere evde uygulanabilecek basit önlemler hastalığın bulaşma riskini ortadan kaldıracak derecede önem taşıyabiliyor.

    Sabri Ülker Vakfı uluslararası referans kurumlardan derlediği önemli bilgiler ile kamuoyunu bu konuda bilinçlendirmeyi hedefliyor.

    Koronavirüs (COVID-19), bulaşma hızı nedeniyle insanları endişeye sürüklerken, özellikle hastalığı evde geçiren insanlarda bulaştırma endişesi daha da artıyor. Sabri Ülker Vakfı’nın derlediği bilgilere göre evde alınabilecek bazı temel önlemlerle hastalığı başkalarına bulaştırma riski en aza indirilebilir. Evdeki izolasyonun yanı sıra COVID-19’a karşı bir eylem planı oluşturup koruyucu tedbirler ile hastalığa yakalanma ihtimali de ortadan kaldırılabilir.

    Ailesi ile birlikte yaşayanlar şüphe durumunda kendini izole etmeli

    • Hasta aile bireyi ile sadece bir kişinin ilgilenmesini sağlayın. Belirleyeceğiniz kişinin mümkünse herhangi bir kronik hastalığı olmamasına dikkat edin.
    • Ortak kullanım alanlarının kullanımına dikkat edin, mümkünse ortak olarak kullanmayın ve hastanın diğer aile bireyleri ile aynı tuvaleti kullanmamasını sağlayın. Eğer ortak kullanılmak durumunda ise her kullanımdan sonra dezenfekte edin.
    • Hastayı iyi havalandırabileceğiniz ve tek başına kalacağı bir odaya yerleştirin.
    • Ortak kullanım alanlarını daima düzenli aralıklarla havalandırın. Kapı kolları, ışık düğmeleri gibi sık temas edilen yüzeyleri dezenfekte edin.
    • El hijyenine özen gösterin. Özellikle hastayla temastan sonra veya hastanın sık dokunduğu herhangi bir yüzeyle temastan sonra, yemek hazırlamadan önce ve sonra, yemekten önce, tuvaleti kullandıktan sonra sık sık ellerinizi yıkayın.
    • Hastanın odasını temizlerken maske ve eldiven kullanın.
    • Hastanın yatak çarşafları, havluları, pijamaları gibi tekstil ürünlerini, 60-90°C’de düzenli aralıklarla normal çamaşır deterjanı ile yıkayın.
    • Hastanın odasında kullanılmış yüz maskeleri ve diğer atıklar için bir atık torbası bulundurun.
    • Hasta tamamen iyileşene kadar hiçbir ziyaretçiyi eve kabul etmeyin.
    • Hastanın mutlaka medikal maske takmasını sağlayın ve evdeki diğer aile bireylerine hastalığın geçme riskini azaltın. Kullanılan maskenin günde en az 1 kez değiştirilmesini sağlayın. Maskeyi takmakta zorlanan kişilerin odaları daha sık havalandırılmalı, öksürürken veya hapşırırken çok daha dikkatli olmaları ve el hijyenini daha sık tekrarlamaları sağlanmalı.

    Eylem planı ve önleyici tedbirler süreci daha kolay atlatmanızı sağlar

    Evdeki izolasyonun yanı sıra COVID-19’a karşı bir eylem planı oluşturup koruyucu tedbirler ile hastalığa yakalanma riskini en aza indirebilirsiniz.

    • Eğer yalnız yaşıyorsanız telefon veya e-mail yolu ile aileniz ve arkadaşlarınızla irtibat halinde olun ve olası bir durumda ulaşabileceğiniz kişilerin telefonunu liste haline getirin.
    • Hasta olan insanlarla yakın temastan kaçının.
    • Tıbbi yardım almak haricinde hasta hissettiğinizde evden dışarı çıkmayın.
    • Öksürürken ve hapşırırken dirsek içini veya peçeteyi kullanın ve daha sonra ellerinizi yıkayın.
    • Tezgâh, kapı kolları, masalar gibi sık temas edilen yüzeyleri günlük olarak temizleyin.
    • Ellerinizi sık sık en az 20 saniye su ve sabunla yıkayın.
    • Elleriniz gözle görünür şekilde kirlendiğinde su ve sabunla yıkamaya özen gösterin.
    • Ellerinizi yıkamadan elinizle yüzünüze temas etmeyin.
    • Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, kendinizi diğer aile bireylerinden izole edin ve odanızdan çıkmayın.
    • Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, evde de diğer aile bireylerini korumak için maske kullanın.
    • Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, ev halkıyla kişisel eşyalarınızı paylaşmayın.

    Öğrenciler 23 Nisan’ın 100. Yıl Coşkusunu Onlıne Yaşadı

    0
    23 nisan

    İTÜ ETA Vakfı bünyesinde eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdüren Doğa Koleji, Doğa’m Evimde online uzaktan eğitim platformunda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 100. yılını kutladı.

    Öğrenciler e-doğa üzerinden gerçekleştirilen ‘23 Nisan Buluşmaları’ ile 23 Nisan coşkusunu ve bayram seremonisini ailesi ve arkadaşları ile yaşadılar.

    Doğa’m Evimde online uzaktan eğitim platformuyla eğitime kesintisiz devam eden, İTÜ ETA Vakfı bünyesindeki Doğa Koleji’nin öğrencileri, 23 Nisan coşkusunu bu kez okullarında değil, evlerinde yaşadı.

    Türkiye genelindeki tüm Doğa Koleji kampüslerinden öğrencilerin katıldığı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 100. yıl kutlamaları, Doğa’m Evimde platformu üzerinden okunan İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Öğretmenleri tarafından günün anlam ve önemine ilişkin yapılan konuşmanın ardından öğrenciler 23 Nisan şarkıları söyledi, şiirler okudu. Evlerinden çıkmalarını gerektirmeyen malzemelerle odalarını süsleyen minikler, ‘Penceremde Bayram Var’ etkinliği ile boyadıkları Türk bayrakları ve çocuk figürleri ile camlarını süslerken, pencerelerine astıkları balonlara 23 Nisan dileklerini yazdılar.

    Öğrenciler sanal ortamda Anıtkabir’i ziyaret etti

    Kodlama ve robotik dersinde gerçekleştirdikleri MineCraft Edu projeleriyle kendi sanal dünyalarını yaratan Doğa Koleji öğrencileri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı geleneğini bozmayarak fiziksel olarak bulunamasalar da sanal ortamda Anıtkabir’e gitti. Öğrenciler, Aslanlı Yol, Tören Alanı (Meydanı), Zafer Kulesi, Barış Kulesi, Bayrak Direği ve Kaidesi ve Atatürk Mozolesi’ni ziyaret etti.

    Doğa Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Özeren, “Bundan tam 100 yıl önce, tarihimizde ilk kez ulusal egemenliğe kavuştuğumuz günün yıl dönümünde çocuklarımızın gözlerindeki ışıltı ve yüzlerindeki mutluluk ifadesi sayesinde geleceğe hep umutla bakıyoruz. İTÜ ETA Vakfı Doğa ailesi olarak hepimizin yüreği, bağımsızlık, Atatürk’e saygı ve minnet duygusu için bir arada atıyor” dedi.

    Türkiye’nin “Koronafobi Haritası” çıkarılıyor!

    0
    Koronafobi

    Üsküdar Üniversitesi, bir ilke daha imza atacak! 81 ilde dev araştırma yapılıyor

    Üsküdar Üniversitesi, dev bir araştırmaya daha imza atıyor. 81 ilde yapılacak online araştırma ile Türkiye’nin Koronafobi Haritası çıkarılacak. Epidemiyolojik Araştırmalar Çalışma Grubu koordinasyonunda planlanan çalışma; Koronavirüsün yol açtığı Covid-19 salgını ile ilgili kişilerin kaygı düzeylerini, duygularını, stres yaratan durumları incelemek üzere gerçekleşecek. Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar ve Uygulamalı Psikoloji Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Ünübol öncülüğünde başlatılan çalışma, 70 soruda Türkiye’nin koronafobi sorunu olup olmadığını çarpıcı verilerle ortaya koyacak.

    Üsküdar Üniversitesi, gerçekleştirdiği önemli araştırmaçalışmalarına bir yenisini daha ekliyor. 81 ilde yapılacak online araştırma ile Türkiye’nin Koronafobi Haritası çıkarılacak.

    Koronafobi

    Türkiye genelinde en kapsamlı çalışma olacak

    Üsküdar Üniversitesi Epidemiyolojik Araştırmalar Çalışma Grubu’ndan Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar ve Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Ünübol öncülüğünde planlanan çalışma, Koronavirüsün yol açtığı Covid-19 salgını ile ilgili kişilerin kaygı düzeylerini, duygularını ve stres yaratan durumlarını ortaya koyacak. Türkiye’nin Koronafobi Haritası adı verilen çalışma, ülke genelinde Covid-19 psikolojisi üzerine uygulanmış ilk geniş kapsamlı araştırma olacak.

    Sonuçlar basın toplantısında açıklanacak

    Kimlik bilgilerinin verilmesi veya kişisel bir bilgi toplanma amacı taşımayan araştırma için Türkiye’nin farklı bölgelerinden 20 bin kişinin katılımı hedefleniyor. 70 sorudan oluşan ve yaklaşık 15 dakikada tamamlanmak üzerine planlanan araştırma sonunda toplanan veriler, küme olarak analiz edilecek ve sonuçlar online basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaşılacak. Araştırma sonucunda ortaya çıkacak sonuçlar ve iyileştirme önerileri de ayrıca yetkili kurumlarla paylaşılacak.

    Net veriler için tüm sorular yanıtlanmalı

    Türkiye’nin Koronafobi Haritası Araştırması Koordinatörlüğünü yapan Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar ve Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Ünübol, çalışmanın amacına ulaşması için tüm soruların cevaplanmasının çok önemli olduğunu ve katılımcıların tamamen kişisel fikirlerinden yola çıkarak yanıtlamaları gerektiğini kaydetti. Anonim olarak gerçekleştirilen çalışmada elde edilecek bilgiler, sadece araştırma amacı ile kullanılacak.

    Korona virüs Alışveriş ya da Kargo Paketlerinden Bulaşır mı?

    0
    eve sipariş

    Koronavirüs salgını sürecinde herkesin aklındaki sorulardan biri de alışveriş için kullanılan poşetlerden, paketli gıdalardan ya da kargo paketlerinden bulaş riski taşıyıp taşımadığı…

    Riskin ancak kirli ellerle buruna, ağza ve göze dokunulduğunda olduğunu belirten DoktorTakvimi.com uzmanlarından Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı, Uzm. Dr. M. Kadir Göktürk, bu çerçevede alınması gereken önlemlere dair önemli bilgiler veriyor.

    eve sipariş
    Uzm. Dr. Mehmet Kadir Göktürk

    Koronavirüs salgını sürecinde sosyal izolasyonun getirisi olarak online alışveriş de sürekli artış gösteriyor. Ancak eve gelen alışveriş ve kargo paketleri ile marketten alınan paketli ürünlerin hijyeni de herkesin kafasında soru işaretleri yaratıyor. DoktorTakvimi.com uzmanlarından Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı, Uzm. Dr. M. Kadir Göktürk, bu dönemde hem online hem marketlerden yapılan alışverişlerde ve bu ürünlerin tüketiciye teslim sürecinde hijyen ve dezenfeksiyon kurallarına dikkat edilmezse insandan insana bulaş riski taşıyabileceğini hatırlatarak alınması gereken önlemlere dair bilgiler veriyor.

    Virüsün canlı kalma süresi bulaştığı malzemeye göre değişkenlik gösteriyor

    Uzm. Dr. Göktürk, koronavirüsün canlı kalma süresinin, damlacık yoluyla dış ortamda bulaştığı malzemenin türüne, ortamın nem ve ısısına göre canlı kalma süresinin değişiklik gösterdiğinin altını çiziyor. Güncel açıklamalara göre plastik yüzeylerde 5 gün, cam yüzeylerde 4 gün, kağıt yüzeylerde 4-5 gün, ahşap yüzeylerde 4 gün, çelik yüzeylerde 48 saat, alüminyum yüzeylerde 2-8 saat, plastik eldivenler üzerinde ise 8 saat canlılığını koruduğunu belirten Uzm. Dr. Göktürk, kişisel hijyen kadar temas ettiğimiz yüzeylerin dezenfeksiyonunun da büyük önem taşıdığını hatırlatıyor.

    Eve getirdiğiniz paketleri sabunlu bezle silin

    Bulaşmanın önüne geçme hedefiyle artık neredeyse her mekanda hijyen için alkol bazlı el dezenfektanları bulunuyor. Aynı şekilde market, bakkal gibi alanlarda da sosyal mesafe ve insanların belirli sayıda bu alanlara alınması da önem arz ediyor.

    Bu tip mekanlarda sıra beklerken ya da reyonlardan ürün alırken sosyal mesafe kuralına mutlaka uyulması, aynı raftan aynı anda alışveriş yapılmaması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Göktürk, alınması gereken diğer önlemleri ise şöyle anlatıyor: “Alışveriş için kullanılan torba ve poşetlerin eve girer girmez hiçbir yere temas etmeden mutfak, balkon gibi bir alanda ayrı bir köşeye konulması gerekiyor. Eve getirdiğimiz ya da kargoyla gelen paketlerle temas ettikten sonra mutlaka ellerin sabun ve suyla yıkanması gerekiyor. Risk ancak kirli eller ile buruna, ağza ve göze dokunulduğunda olur ve bulaşma da bu yolladır. Yoksa hangi yüzeyde yapışmış olursa olsun bu yüzeylerden solumayla bulaşma olmaz. Yine de alınan malzemelerin silinebilir pakette olanların sabunlu bez veya dezenfektanla silinmesi de temasla bulaşma riskine karşı iyi bir önlem olacaktır. Ayrıca mümkünse paketleri eldiven kullanarak temizlemek ve işimiz bittikten sonra eldivenleri bir poşet içerisine koyarak ayrı bir şekilde çöpe atmak ve ellerimizi sabunlu suyla tekrar yıkamak gerekiyor.”

    Sebze ve meyveleri sirkeli suda bekletebilirsiniz

    Paketsiz sebze, meyve gibi alışverişler sonrası malzemeleri suyla yıkamanın ve sirkeli suda bir süre bekletmenin de faydalı olacağını söyleyen Uzm. Dr. M. Kadir Göktürk, ayrıca bu dönemde evde yemek yapmanın ve besinleri taze tüketmenin hem hijyen hem de sağlıklı beslenmeyi kontrol edebilmek açısından önemli olduğunun altını çiziyor.