Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 239

    Koronavirüs’te Yeni Belirti Göz Ağrısı!

    0
    Korona

    Korona virüs ilk olarak gözlerden belirti verebilir

    Korona
    Op. Dr. Ertan Sunay
    Veni Vidi Göz Grup Medikal Direktörü

    Geçen hafta hastanemize gözünde ağrı ve kanlanma şikayetiyle başvuran bir hastamızda bu duruma önce bir anlam veremedik. Muayenesinde bir hastalık bulamadık. Bu sürede hastamızı yakın takibe alarak, karantina koşulları hakkında bilgilendirerek, evine gönderdik.

    Günlük hasta takibimiz sırasında, hastamızın ani başlayan yüksek ateş ve öksürük nedeniyle hastaneye yatırıldığını, Covid-19 testinin de pozitif çıktığı bilgisini aldık, neyse ki bu hastamız hızla iyileşerek evine, sevdiklerinin arasına döndü.

    Her 3 Covid-19 hastasının 1’inde göz rahatsızlığı var!

    Uluslararası ve Türkiye’de ki Covid-19 pandemi hastanelerinde ki doktor meslektaşlarımız ile bağlantı kurarak hastaların göz belirtileriyle ilgili hızlı bir konsültasyon süreci başlattık.

    Uluslararası makaleler , tüm bilimsel araştırmalarımız ve meslektaşlarımız ile yapmış olduğumuz görüşmeler bize gösterdi ki her 3 Covid-19 hastasının birinde bazı göz rahatsızlıkları belirtisi oluştuğuna karar verdik.

    Durumu yeniden değerlendirdiğimizde, hastanın en baştaki o nedensiz görünen göz ağrısı ve kızarıklığının Covid19 sonucu olduğunu anladık.

    Hastalar Google’da en çok “Göz ağrısı” araması yapıyor

    Yaptığımız incelemeler sonucunda çok ilginç bir araştırmayla karşılaştık.Bir siber veri analisti olan Stephens Davidowitz, Google arama motorunda Covid19 salgınında en çok etkilenen ülkelerde son aylarda en sık aranılan sözcüklerin neler olduğuna bakmış ve bilin bakalım ne görmüş ?

    En sık aranılan sözcükler arasında “göz ağrısı” ve “koku alamama” kelimeleri en yukarılarda yer alıyor.

    Neden peki ?

    Çünkü korona virüse yakalanan hastalar kendilerinde ilk olarak bu belirtileri hissediyor ve bunu Google üzerinden araştırmaya başlıyorlar.Bu göz belirtileri bazen diğer şikayetler oluşmadan, en erken bulgu olarak ortaya çıkar.

    Nedir bu göz belirtileri ?

    1. Göz ağrısı
    2. Göz sulanması
    3. Gözün akında kanlanma
    4. Gözde yanma hissi

    ABD’nin en prestijli tıp dergilerinden olan JAMA’nın (Journal of American Medical Association) 31 Mart 2020 tarihli sayısında yer alan bir araştırma, yukarıda verdiğimiz bilgileri onaylamış durumdadır.

    Yukarıda ki belirtilerin herhangi birinin görülmesi halinde göz doktorunuz ile temasa geçmenizin faydası olacağını düşünüyoruz. Göz doktorunuz bu konuyla alakalı size tüm bilgilendirmeyi yapacak ve gerekli gördüğü durumlarda sizleri Covid-19 testi için pandemi hastanelerine yönlendirecektir.

    Ozmo’dan Türkiye’nin İlk Online Çocuk Şöleni

    0
    ozmo

    Şölen’in dünya çapında sevilen markası Ozmo, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Türkiye’de bir ilki gerçekleştirecek.

    Uzun süredir evlerinde olan çocuklara bayram coşkusunu yaşatmak isteyen Ozmo, online olarak Türkiye’nin ilk çocuk şölenini düzenleyecek. Dolu dolu bir programa sahip olan etkinlikte atölyeler, ünlü isimlerle yapılacak aktiviteler, müzik ve dans gösterileri olacak.

    Ozmo, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda coşkuyu evlere getiriyor. Türkiye’nin ilk online çocuk şölenini düzenleyecek olan Ozmo, sosyal medya hesapları üzerinden yapacağı yayın aracılığıyla evlerde olan çocuklara gerçek bir bayram coşkusu yaşatacak.

    Ozmo Çocuk Şöleni’nin açılışını “Bayram, Bahar ve Çocuk” konulu konuşmasıyla Ozmo’nun Danışmanı, Dünya Oyun Birliği IPA üyesi, oyun dostu ve savunucusu Prof. Dr. Belma Tuğrul yapacak.

    ozmo

    Sosyal medyanın sevilen minikleri Maya Başol ve Lavinya Ünlüer çocuklarla birlikte şarkılar, tekerlemeler söyleyecek, dans gösterileri yapacak. Ünlü oyuncu ve sunucu Pınar Altuğ Atacan, kızı Su ile birlikte kendi mutfağında Ozmo ürünleriyle süsleyeceği bir pasta hazırlayacak. Çocukların sevgilisi Evrim Akın, onlara soracağı sorular ve çocukların keyifli cevaplarıyla güne neşe katarken, şarkıcı Zeliha Sunal çeşitli atölyeler düzenleyecek. Beşiktaş Çocuk Korosu çeşitli eserler seslendirirken, Güldüy Güldüy Show oyuncularından Dora Dalgıç da arkadaşlarıyla birlikte etkinlikte olacak. Daha sonra Sunay Akın, oyuncaklarla dolu evini çocuklara gezdirerek oyuncakların hikayelerini anlatacak. Onur Erol, şölende çocukları bir araya getirecek bir ritim atölyesi düzenleyecek.

    Ozmo’nun online çocuk şöleni Ozmo sosyal medya hesapları üzerinden takip edilebilecek.

    Şölen Programı:

    • 10:00 – 11:00 Prof.Dr. Belma Tuğrul ve Beşiktaş Çocuk Korosu
    • 11:00 – 12:00 Zeliha Sunal’la Bayrak Yapımı / Sunay Akın ile Evdeki Oyuncak Müzesi
    • 12:00 Pınar Altuğ Atacan İle Ozmo 23 Nisan Pastası
    • 14:00 – 15:00 Lavinya Ve Maya İle Dans Şöleni / Onur Erol ile Müzikli Ritimli İnternatif Oyunlar
    • 15:00 – 16:00 Dora Dalgıç ile 23 Nisan Kutlaması / Sahne Çocukların / Şiir ve Müzik Şöleni
    • 16:00 – 17:00 Evrim Akın’la Soru-Cevap Şöleni / Zeliha Sunal ile Aktivite Şöleni
    • 17:00 Elden Ele Bayrak Videosu

    www.ozmo.com.tr

    Pandemi Sürecinde Aşılama Her Zamankinden Fazla Önem Arz Ediyor

    0
    aşı

    Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl Nisan ayının son haftası olarak belirlenen Aşı Haftası kapsamında açıklama yapan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, ‘Salgın şartlarında bile çocukların aşısını ihmal etmemek gerekiyor” dedi.

    aşı
    Prof. Dr. Mehmet Ceyhan

    Toplumun aşı ile önlenebilir hastalıklar ve aşılama konusundaki farkındalığının artırılması için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından belirlenen Aşı Haftası kapsamında, GSK Türkiye’nin katkılarıyla 21 Nisan 2020 Salı günü online basın buluşması gerçekleşti. Basın buluşmasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, aşılamanın önemini anlatarak, aşı tereddüdünün tehlikeli sonuçlarından bahsetti.

    Toplantıda, aşısı olmayan bir hastalık başladığı zaman tüm dünyaya yayılıp salgın oluşturabildiğini belirten Ceyhan, şu anda tüm dünyanın içinde bulunduğu pandemi dönemlerinde aşının öneminin daha açık bir şekilde görüldüğünün altını çizdi. Aşılamanın, Dünya Sağlık Örgütü tarafından aşıyla önlenebilir hastalıkların ve buna bağlı ölümlerin önlenmesi açısından en önemli ve en maliyet etkili toplum sağlığı müdahaleleri arasında kabul edildiğini aktaran Ceyhan, KOVİD-19 pandemisinde bir kez daha aşıların ne kadar önemli olduğunu gördük. Çünkü aşısı olan bir hastalıkta zaten pandemi olmuyor. Örneğin aşısı olduğu için önemsiz görünen difteri, boğmaca, kızamık, kabakulak, menenjit ve hepatit gibi hastalıklar, KOVİD-19’dan bile daha tehlikeli ve ölümcül. Bu sebeple aşı, tüm buluşların ötesinde en önemli buluş. Çocukluk çağı aşıları yapılmadığı takdirde ülkemizde yılda 14 bin 296 kişi, dünyada ise 2,5 – 3 milyon kişi ölebilir. Bu sadece çocukluk çağı aşıları yapılmadığı takdirde ortaya çıkan rakam. Dünya tarihi boyunca salgınlar olmaya devam edecek. Bizim buna hazırlıklı olmamız gerekiyor. Bunun için de etkili yöntem aşılama. Özetle, salgın şartlarında bile çocukların ve risk grubundaki yetişkinlerin aşılarını ihmal etmemek gerekiyor.” dedi.

    Yayın linki: https://www.youtube.com/watch?v=hRUE-pxicws&feature=youtu.be

    Shıseıdo Pratik Temizleyici Ürünleri ile Cildinizi Derinlemesine Arındırın

    0
    cilt temizliği

    Shiseido, ciltteki tüm makyaj kalıntılarını çıkartan, cilt gözeneklerindeki yağ ve kirden arındıran en etkili cilt bakım ürünlerini sunuyor.

    Shiseido, ciltte ölü derinin birikmesini engelleyen en etkili cilt bakım ürünleriyle, ideal temizlik sunarken, nem dengesini koruyarak cildinizi daha aydınlık ve canlı bir görünüme kavuşturuyor.

    2’si 1 Arada Temizleyiciler

    cilt temizliği

    Cildi makyajdan ve pürüzlerden etkili bir biçimde arındırırken cildin nem dengesini koruyan 2’si bir arada özelliğine sahip Waso Quick Gentle Cleanser ve Complete Cleansing Microfoam,yoğun makyajı bile etkili ve kısa sürede çıkartarak, cildi kurutmadan gözenekleri derinlemesine temizler.

    • Shiseido Waso Quick Gentle Cleanser

    Japon güzelliği etkili cilt bakımında ikili temizleme yönetimiyle cildi derinlemesine makyajdan ve ölü hücrelerden arındırıyor. Balın antiseptik özelliğini taşıyan yüz temizleme jeli Waso Quick Gentle Cleanser, cildin nem dengesini düzenlerken cilt bariyerini koruyor.Su olmadan köpüğe dönüşen yapısı, gözeneklere derinlemesine nüfuz ederek ışıltılı cildi ortaya çıkartır. Düzenli kullanımda gözenekler, siyah noktalar ve sivilceler azalıyor. 15 yaşından itibaren herkesin kullanımına uygun olan Waso Quick Gentle Cleanser, alkol, sabun, yağ ve paraben içermiyor. Tüm cilt tipleri için uygundur.

    • Shiseido Complete Cleansing Microfoam

    Shiseido’nun eşsiz köpüğünün gücü nemlendirici maddelerden gelir. 2’ si 1 arada formülü mıknatıs gibi makyajı çeken, cilt yüzeyindeki kirin, ölü deri tabakasının ve fazla yağın temizlenmesine yardımcı olur. Yoğun makyajı bile etkili ve kısa sürede temizliyor. Cildi kurutmadan pürüzsüzleştiriyor ve nem hissini bırakıyor. Cilt dokusunu iyileştiren Shiseido Complete Cleansing Microfoam, anında aydınlık, pürüzsüz, yumuşak dokuya sahip bir cilt yaratıyor. Tüm cilt tipleri için uygundur.

    Cilt Temizleyicileri

    cilt temizliği

    Shiseido’nun etkili cilt temizleyicileri Shiseido Deep Cleansing Foam, Clarifying Cleansing Foam ve Extra Rich Cleansing Milk anti oksidan etkisine sahiptir. Cildin savunma gücünü destekler,gözenekleri derinlemesine temizler, nem hissini bırakır. Mineral ve PH dengesini optimize ederek, cildi dengeler.

    • Shiseido Deep Cleansing Foam

    Shiseido Deep Cleansing Foam, taze ve pürüzsüz ciltteki sebumu ve kirleri derinlemesine temizler. Sivilce ve leke oluşumunu engelleyen bu temizleyici, yağlı ve problemli ciltlerin kullanımı için idealdır.‘InternalPowerResist’ teknolojisi sayesinde, cildin savunma gücünü destekler, cilde yumuşaklık verir. İçeriğinde sebum emici tozlar, temizleyici granüller, pirinç yağı, şakayık kökünün özü ve Japonya’nın ünlü kaplıcaların saf Kirishima mineral suyu bulunuyor. Karma ve yağlıya dönük ciltler için kullanıma uygundur.

    • Shiseido Clarifying Cleansing Foam

    Shiseido Clarifying Cleansing Foam, pürüzsüz ve aydınlık bir cilt için, yağ ve ölü deri kalıntılarını nazikçe temizlerken, cildin nemini de koruyor. Tüm cilt tipleri için formüle edilmiş ve ‘InternalPowerResist’ teknolojisine sahip olan bu temizleyici, cildin savunma gücünü destekler. İçeriğinde beyaz kil, mikro beyaz pudra, Japonya’nın ünlü kaplıcaların saf Kirishima mineral suyu, Yomogi özü ve pirinç yağı bulunuyor. Tüm cilt tipleri için uygundur.

    • Shiseido Extra Rich Cleansing Milk

    Zengin bir yapıya sahip ve köpüğe dönüşen Shiseido Extra Rich Cleansing Milk, ciltteki kiri etkili bir şekilde temizliyor. ‘InternalPowerResist’ teknolojisine sahip, cildin savunma gücünü destekler, cilde yoğun bir nem verip yumuşatır. Nemlendirici bileşenleri ciltte nemli ve taze bir his bırakıyor. Japon narenciye ‘’Yuzu’’ çekirdeği ekstresi, hyalüronik asit, pirinç yağı ve Japonya’nın ünlü kaplıcaların saf Kirishima mineral suyu içeriyor. Karma, kuru ve çok kuru cilt tipleri için uygundur.

    Erkek Cilt Temizleyicileri

    cilt temizliği
    • Shiseido Men Cleansing Foam

    Cildin doğal nemine zarar vermeden kir ve yağ fazlalığını ortadan kaldıran, çok etkili erkek yüz temizleme jeli olan Shiseido Men Cleansing Foam, extra durumlarda, tıraş kremi olarak da kullanılabiliyor. Cildi canlandırır. Tüm cilt tipleri için uygundur.

    Ramazanda Covid’e Karşı 6 Önemli Uyarı

    0
    Ramazan

    Covid pandemisi, Ramazana da damga vurdu.

    Kısa sürede neredeyse tüm dünyayı etkisine alan ve yüksek bulaş riski nedeniyle günlük yaşantımızda çok önemli değişikliklere yol açan Covid pandemisi, Ramazana da damga vurdu.

    Ramazan
    Prof. Dr. Öner Dikensoy

    Bu yıl Ramazana Covid-19’un gölgesinde girilirken Acıbadem Taksim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Öner Dikensoy, “Enfeksiyon hızının kontrol altına alınmaya başladığının ilk işaretlerini görmeye başladığımız şu günlerde toplum olarak çok dikkatli olmalı ve şu ana kadar ülke olarak aldığımız önlemleri aksatacak her türlü davranıştan uzak durmalıyız. Çünkü biliyoruz ki Covid-19 çok kolay bulaşabiliyor, üstelik virüsü taşıyan bir kişi bir anda onlarca kişiyi enfekte edebiliyor. Bu nedenle diğer insanlar ile yakın temasın kesilmesi, hastalığın yayılmasını engellemek için en önemli kuralların başında geliyor. Ramazanda da, aldığımız tedbirlerden ödün vermeden hastalığın yayılmasına yol açabilecek her türlü davranıştan uzak durmamız şart” diyor. Ramazanda yeni tip koronavirüse (Covid-19) karşı dikkat edilmesi gereken çok önemli kurallar olduğunu vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Öner Dikensoy, sosyal mesafeden beslenmeye, uykudan harekete kadar öncelikli 6 kritik kuralı sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

    Prof. Dr. Öner Dikensoy ramazanda yeni tip koronavirüse (Covid-19) karşı dikkat edilmesi gereken çok önemli kurallar olduğunu vurguladı ve önemli uyarılarda bulundu

    Mesafe kuralı

    Diğer insanlar ile en az 2 metre mesafe kuralına uymalıyız. Artık çok iyi bilindiği gibi, konuşurken, öksürdüğümüzde, gülerken yani ağzımızı açmak zorunda kaldığımız tüm eylemler virüsün etrafa saçılmasına yol açıyor. Covid-19 hastalığında sadece hasta olanların değil, hiçbir şikayeti olmayanların da boğazlarında virüsü taşıyabildiği biliniyor. Bu nedenle Ramazanda da 2 metre mesafe kuralını ihlal edecek her türlü aktiviteden uzak durmak gerekiyor. Özellikle kapalı alanlarda 2 metre kuralının çok daha önemli olduğunu unutmamalı, örneğin sofraya otururken birbirimize uzak oturmaya ve çok gerekmedikçe yüksek sesle konuşmamaya, kısacası virüsün ortama saçılmasına yol açabilecek eylemlerden kaçınmaya çok dikkat etmeliyiz.

    Ramazan

    Beslenme

    Ramazanda öğün sayısı ikiye ineceği için bağışıklığı güçlendirici besinler tüketmeye özen göstermek gerekiyor. Dengeli ve sağlıklı beslenmek sağlıklı kalmanın temel kurallarından birisi. Ramazan sofralarında protein, yağ ve karbonhidrat açısından dengeyi sağlamaya, ayrıca tuz ve şeker kısıtlamasına giderek, mümkün olduğunca da doğal vitamin deposu olan sebze ve meyvelerden tüketmeye dikkat etmek gerekiyor. Günlük su ihtiyacının ortalama 60 kg olan bir birey için en az 1,5-2 lt olduğunu da unutmamalı, iftar ve sahur arasında da düzenli su içmeye özen göstermeli. Ayrıca yemekten hemen sonra yatmamak gerekiyor. Çünkü; dolu mide ile yatağa girmek uyku kalitesinde bozulmaya ve reflü gibi problemlerin oluşmasına yol açabiliyor.

    Düzenli ilaç kullanımı

    Hipertansiyon, diyabet, kalp hastalığı, KOAH gibi kronik hastalıkları olanlar Covid-19 enfeksiyonundan en fazla etkilenen grupta yer alıyor. Bu hastaların hastalıklarının kontrol altında tutulabilmesi için ilaçlarını düzenli almaları son derece önemli. Bu tür hastalıkları olanların hekimleri ile görüşmesi ve oruç tutmalarının sakıncalı olup olmadığı konusunda tavsiye almaları gerekiyor.

    Ramazan

    El yıkama

    Covid pandemisine karşı el yıkamak çok önemli. Özellikle dışarıdan eve geldiğimizde, yemek yemeden önce el yıkamayı alışkanlık haline getirmemiz şart. Elimizi yüzümüze, ağzımıza değdirmememiz gerekiyor. Elimizi yıkarken ılık su ve sabun ile en az 20 saniye sürecek şekilde el içi, el sırtı ve parmak aralarını iyice yıkamaya özen göstermeliyiz.

    Egzersiz

    Düzenli egzersiz yapmak sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir ögesi. Egzersizin hem beden hem de ruh sağlığımız açısından önemli katkısı var. Bu karantina günlerinde uzun süre hareketsiz kalmak kan dolaşımında yavaşlamaya yol açarak damar tıkanıklığı gibi ciddi sorunlara dahi yol açabiliyor. Ayrıca bağışıklık sisteminin de sağlıklı çalışması için egzersiz yapmak gerekiyor. Özellikle fazla kilolu olanların, kalp damar hastalıkları olanların, sigara içenlerin, hamilelerin bu açıdan çok dikkatli olması gerekiyor. Ramazanda egzersiz yaparken özellikle dikkat edilmesi gereken konulardan birisi de, terlemeye yani su kaybına yol açacak egzersizlerden kaçınmak. Şartların uygun olması durumunda ev içinde koridorda her gün belli süreler ile yürüyüş yapılabilir.

    Ramazan

    Uyku

    Hem beden hem de ruh sağlığı açısından günde en az 7 saat kaliteli uyku uyumak gerekiyor. Kaliteli uyku aynı zamanda vücudumuzun savunma sisteminin her türlü enfeksiyona daha dayanıklı olmasını sağlıyor. Ancak; dolu mide ile yatağa girmek, sigara içmek, aşırı egzersiz yapmak, stresi yönetememek, yatak odasının çok gürültü ve ışık alması ya da çok sıcak veya soğuk olması uyku kalitesini bozuyor. Aynı saatte yatıp kalkmayı alışkanlık haline getirmek de önemli. Ramazanda bu açıdan en çok dikkat edilmesi gereken durum aşırı yemekten kaçınmak ve dolu mide ile yatağa girmemeye özen göstermek.

    Cartoon Network 23 Nisan’ın 100. Yılını Özel Bir Şarkıyla Kutluyor

    0
    23 Nisan

    Cartoon Network’ün sevilen dizisi Kral Şakir’den 23 Nisan şarkısı

    Cartoon Network’ün ilk yerli çizgi filmi Kral Şakir, 23 Nisan’ın 100. Yılına özel çocuklar için şarkı hazırladı. Bu yıl evlerden yapılacak kutlamalarda çocuklar Kral Şakir’in 23 Nisan Şarkısı’yla hem eğlenecek hem dans edecek hem de 23 Nisan’ın tadını doyasıya çıkaracak

    Cartoon Network, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı sürprizlerle kutlamaya devam ediyor. Cartoon Network’ün ilk yerli çizgi filmi olan ve Grafi2000 ortaklığında hazırlanan Kral Şakir, 23 Nisan’a özel bir şarkı hazırladı. 23 Nisan’ın çocukların günü olduğunun ifade edildiği şarkıda, yarınların umut, kardeşlik dolu olduğu mesajları veriliyor. Aynı zamanda Cartoon Network, 23 Nisan akşamı saat 21.00’de İstiklal Marşımızı çocukların okumaları için televizyondan yayınlıyor ve tüm çocukları bu günü coşkuyla evde kutlamaya davet ediyor.

    Cartoon Network 23 Nisan’ı dolu dolu kutluyor

    En eğlenceli çizgi film kanalı Cartoon Network, 23 Nisan’da çocukların evde keyifli vakit geçimeleri için Kral Şakir’in yepyeni bölümlerini 13.30 ve 17.30 saatleri arasında özel bir kuşakla yayınlıyor. Web sitesinde ve youtube kanalında ise sevilen çizgi filmlerden Gumball, Kafadar Ayılar, Ben 10, Powerpuff Girls, Kral Şakir, Elma ve Soğan’dan oluşan 23 Nisan’a özel 100 dakikalık video serilerini de çocuklarla buluşturuyor.

    www.cartoonnetwork.com.tr adresinde büyük ödüllü 23 Nisan yarışması devam ediyor. En eğlenceli çizgi filmlerin adresi Cartoon Network’te sürprizler bitmiyor. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 100’üncü yıl dönümününde hediyelerle dolu bir yarışma da yapılıyor. Yarışma 26 Nisan tarihine kadar devam ediyor. Playstation 4 oyun konsolundan, Hoverboard elektrikli kaykaya kadar birbirinden özel hediyelerI kazanma şansı ile birlikte eğlenceli videolar, tam bölümler, oyunlar ve ücretsiz uygulamalar cartoonnetwork.com.tr’de çocukları bekliyor.

    Penti’den Tüm Sağlık Çalışanlarına Destek Yağmuru

    0
    penti

    Penti, tüm sağlık çalışanları için maske üretimine başladı

    Küresel ölçekte yaşadığımız Covid-19 pandemisinde, ilk günden bugüne ‘Hep Birlikte’ mottosuyla hareket eden Penti, kadın sağlık çalışanlarına sunduğu anlamlı desteği devam ettirirken, bu kez tüm sağlık çalışanları için maske üretimine başladı.

    Topluma sorumlu ve duyarlı marka kimliğini Covid-19 salgınının ilk gününden bugüne koruyan marka, tüm sağlık çalışanlarının bu süreçteki maske ihtiyacını karşılamak üzere hareket geçti. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği ile büyük bir işbirliğine başlayan ve ilk etapta 100 bin maskenin üretimine katkı sağlayan Penti’nin hedefi bu sayıyı 500 binin üzerine çıkarmak.

    Sağlık çalışanlarına ‘Sizler hiçbir zaman yalnız değilsiniz! Hep birlikteyiz!’ diyerek seslenen Penti bugüne dek; gerek sosyal medya hesaplarına gelen mesajlardan, gerekse direkt ulaşılıp ihtiyaçları sorulan 30 kamu hastanesine 50 binin üzerinde destek ürününü iletti. Evlerine gidemeyen, kişisel hijyen ihtiyaçlarını giderme ihtiyacı olan kadın sağlık çalışanlarının yanında olan Penti, bu süreçte gece gündüz demeden büyük bir özveri gösteren başta kadın sağlık çalışanları olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına desteğini sürdürecek.

    Akraba Evlilikleri Kas Hastalıklarına Zemin Hazırlıyor

    0
    akraba evliliği

    Nadir görülen hastalıklar sınıflandırmasında yer alan kas hastalıklarının %80’inin genetik geçiş gösterdiğini söyleyen Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Haluk Aydın Topaloğlu, ülkemizde her dört evli çiften birinin akraba evliliği yaşamasının bu anlamda riski artırdığına dikkat çekti.

    akraba evliliği
    Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Haluk Aydın Topaloğlu

    ‘Kas distrofisi’ olarak tanımlanın kas hastalıkları genetik geçişli hastalıklar olmakla birlikte belirtileri fark yaşlarda ortaya çıkabiliyor. Hastalıkların yarattığı şikâyetleri kontrol altına alabilmek ve hastanın yaşam kalitesini artırabilmek için erken tanının önemine işaret eden Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Koşuyolu Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Haluk Aydın Topaloğlu, hastalığın seyri açısından başlama yaşının da çok önemli olduğunu söyledi.

    Doğumla birlikte başlayan hastalıklarda seyir ömür boyu daha ağır olurken, 20’li yaşlardan sonra başlaması durumunda daha hafif seyredebiliyor. Bu tür hastalarda yaşam süresinin, iyi bir tıbbi bakım ve hastanın genel sağlığının korunmasıyla geçmişe oranla 15-20 yıl uzadığını belirten Prof. Dr. Haluk Aydınoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Çiftlerde akraba evliliği olması, ailede kas hastalığı öyküsünün bulunması, gebelik sırasında bebeğin anne karnındaki hareketlerinin azlığı ya da bebeğin suyunun az veya fazla olması doğacak çocukta kas hastalıklarının görülüp görülmeyeceğine dair bize ipuçları verir. Ancak kas distrofilerinin çoğunda belirtiler, çocuklukta ya da gençlik yıllarında ortaya çıkmaya başlar. Çocuğun hareketleri yavaştır, hareketsizdir ve sık sık da düşür. Bununla birlikte beslenme sorunlarıyla birlikte solunum veya yutma sıkıntıları da gözlenir.”

    Erkek çocuklarda daha sık görülüyor

    Bazen kız çocuklarının da taşıyıcı olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Topaloğlu, “Dünyada da ülkemizde de yaklaşık her 3 bin 500-4 bin erkek çocuğundan 1’inde görülebilen Duchenne Musküler Distrofisi (DMD) çocuklarda ilerleyici kas yıkımı ve zayıflığına neden olan genetik bir hastalıktır. Hastalığın ön belirtisi çocuğun geç yürümesidir. Normalde çocuklar 13-14 en fazla 16 aylıkken yürür ama bu çocuklar daha geç yürür ve geç konuşurlar. Ancak en bilindik ve çarpıcı belirtileri koşarken arkadaşlarından geri kalması ve merdiven çıkmada zorluktur” diye konuştu.

    Bazılarının belirtileri ergenlikte başlıyor

    Erkek çocukları etkileyen bir başka kas hastalığı olan Becker Musküler Distrofisi (BMD) nin, Duchenne Musküler Distrofisine benzer belirtiler gösterse de semptomlarının daha hafif olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haluk Aydın Topaloğlu, “Bu hastaların başlangıç yaşı da daha geçtir. Hastalığın ergenlik döneminde ya da daha ileri yaşlarda ortaya çıkar” dedi.

    Yetişkinlik döneminin en sık görülen kas hastalığı

    Miyotonik Musküler Distrofi’nin hem erkek hem de kadınlarda ortaya çıkabilen bir sorun olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Topaloğlu, hastalıkla ilgili şu bilgileri verdi: “Bu hastalar kaslarını kastıktan sonra gevşetmekte güçlük çekerler (örneğin el sıkıştıktan sonra ellerini gevşetmek gibi). Hem erkekleri hem de kadınları etkileyebilir ve semptomlar genellikle 20’li yaşlarda gözlenmeye başlanır. Ancak ebeveynden çocuğa aktarılması durumunda hastalığın başlangıç yaşının giderek düştüğü gözleniyor. Hastalığın kendi içerisinde iki farklı tipi vardır. Ağır tipte olanda solunum yetmezliği yaşanabiliyor. Hafif tipinde günlük yaşantı çok etkilenemez. Ancak hastalar genelde kendilerini yorgun hisseder. Kan şekeri düşüklüğü ve katarakt da yaşanabilecek bazı sorunlar arasında yer alıyor.”

    Miyasteni ve sma

    Kabaca kas yorgunluğu olarak tanımlanan miyasteni genetik ve bağışıklık sisteminden olmak üzere iki nedenle ortaya çıkıyor. Bağışıklık sistemi kaynaklı hastalığın romatizmal bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Prof. Dr. Topaloğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Kişi sabah daha iyidir, ilerleyen saatlerde yorgunluk hissederler, bitkinleşirler. Bu gruptaki hastaların ilaç tedavisi mümkündür. Kas kaybı ve zayıflığına sebep olan Spinal Musküler Atrofi (SMA) ise ülkemizde her 6 bin yeni doğanın birinde görülen önemli bir sorun. SMA’lı yeni doğan bebeklerin bir kısmı ilk bir yıl içinde yaşamını kaybeder. Bir kısmı ise ilerleyen yıllarda yürüyebilir bile ama yürüyüşünde bir problem vardır, güçsüzdür. Belli bir zaman sonra solunum sorunları yaşanabilir, solunum cihazına ihtiyaç olabilir” dedi. Erken dönemde tanınan bebek ve çocuklarda daha etkin olmakla birlikte nusinersen etken maddeli ekson düzelten ilaç SGK geri ödeme kapsamında seçilmiş hastalarda yararlı olabilir. Gen tedavisi ise yeni bir tedavi yöntemi olarak gelecektir.”

    Tanıda hasta hikayesi önemli

    Nöromusküler hastalıklarda belirli bir tanı algoritmasının bulunmadığını söyleyen Prof. Dr. Topaloğlu, ayrıntılı öykü ve fizik muayene ile tanıya yaklaşılacağını ancak gerçek tanıya ulaştıran çok sayıda ve uygun gen testinin bulunduğunu belirtti. Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Haluk Aydın Topaloğlu,sözlerine şöyle devam etti: “Burada en önemli husus akraba evliliğinin varlığı ve ailede başka bireylerin benzer hastalığının bulunmasının sorgulanmasına dayanır. Erken ve doğru tanı bizi tedavi olanaklarının araştırılmasına yönlendirir. Hayat standardı, yaşam kalitesi, fizyoterapi, bazı ilaçlar ve sosyal çevre ile aile yapısı önem kazanmaktadır. Sayısı az olmakla birlikte bazı genetik hastalıklar tedavi edilirler, erken tanı yapılırsa aileye gelecek benzer hasta bebeklerin doğmasının önüne geçilme imkanı doğar. Buna genetik danışma denir. Ülkemizde konusunda deneyimli çok sayıda genetik uzmanı ve çocuk nöroloji hekimi var. Geniş laboartuvar olanaklarıyla hızlı bir tempoda sonuç verilir. Genetik danışma tek yol gösterici programdır ve bundan yararlanmak için istekte bulunulması yeterlidir.”

    Koronavirüs İş Kazası mı Meslek Hastalığı mı?

    0
    Koronavirüs

    Koronavirüs nedeniyle pek çok kişi evden çalışma modeline geçti. Ancak hâlâ sahada çalışan ve işi gereği insanlarla temas halinde olan meslek grupları var.

    Bu insanlar virüse yakalandığı zaman iş kazası olarak mı sayılmalı yoksa meslek hastalığı kapsamına mı alınmalı konusunda soru işaretleri var. İki durumda da sigorta poliçelerinde dikkat edilmesi gereken detaylar bulunuyor. MonoPoli Sigorta CEO’su Erol Esentürk, sigorta şirketlerinin hangi durumlarda ödeme yaptıklarını anlatıyor.

    Koronavirüs
    MonoPoli Sigorta CEO’su Erol Esentürk

    Tüm dünyada hızla yayılan Korona virüs, hayatımızı pek çok yönden değiştirdi. Üniversiteler, hatta okul öncesi eğitim kurumları bile online eğitime geçerken pek çok şirket de uzaktan çalışma modeline geçiş yaptı. Birçok hizmet internet üzerinden verilmeye başlarken doktor görüşmeleri bile online ortama taşındı. Ancak hâlâ sahada olan, işini dışarıda yapan insanlar var. Dağıtım ekipleri, market çalışanları, sağlık sektöründe hizmet verenler… Korona virüs, özellikle bu alanlarda çalışanlar için daha büyük bir risk oluşturuyor. İnsanlarla temas kurmaktan çekinilen, evlerde vakit geçirilen şu günlerde gün içinde birçok kişiyle görüşmek durumunda kalıyor ve risk altında çalışıyorlar.

    Sağlık çalışanı için meslek hastalığı

    Çalışırken bu hastalığa yakalanma durumunda meydana gelen durum iş kazası mı meslek hastalığı mı sorusu akıllara geliyor. Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hallerine deniyor.İş kazası ise kişinin çalışma hayatında 5510 sayılı kanunda sayılan hallerden birinde meydana gelen ve sigortalıyı bedenen veya ruhen engelli hale getiren olaya deniyor. Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada veya görevli olarak başka bir yere gönderildiğinde geçen zamanda iş nedeniyle meydana gelen olaylar olarak belirtilebilir.

    İşverenin yükümlülükleri

    Bu şekilde ele alındığında bir market çalışanı veya dağıtım elemanı, işlerini yaparken Korona virüse yakalanırlarsa iş kazası olarak nitelendirilebilir. Fakat çalışanın iş yeri sınırları dışında veya işe gidiş geliş sırasında gerçekleşmemiş, iş ile ilgili olmayan bir durumda virüsü kaptığı tespit edilirse bu iş kazası statüsüne girmiyor. Sağlık çalışanlarında ise durum biraz daha farklı. Hekimler, hemşireler, işleri bu hastalıkla ilgili olduğu için sağlık çalışanlarında Korona virüs görülmesi durumunda meslek hastalığı olarak kabul ediliyor. Tabipler birliğinin 30 Mart tarihindeki açıklamasına göre sağlık sektöründe çalışan güvenlik, hizmetli, şoför, sekreter, vb. çalışanlar için iş kazası olarak yorumlanıyor. Her durumda işverenin her türlü önlemi alması gerekiyor. Çalışanın alanının düzenli olarak dezenfekte edilmesi, sağlık kontrollerinin yapılması ve gerekli ekipmanların sağlanmış olması bekleniyor.

    Sigorta şirketleri hangi durumda ödeme yapar?

    İşverenin işçilerine karşı hukuki sorumluluğunu sağlayan poliçenin İşveren Mali Mesuliyet Poliçesi olduğunu hatırlatan MonoPoli Sigorta CEO’su Erol Esentürk, Korona virüs kaynaklı işçi ölümlerinin İşveren Mali Mesuliyet Sigorta poliçelerinden ödemelerinin yapılabilmesi için, mahkemede işçinin iş yerinden kaynaklı olarak virüse maruz kaldığının ispatı gerektiğini belirtiyor: “İşveren gerekli önlemleri almadıysa örneğin; dezenfektanların temini, konumlandırılması, hijyen kurallarına uyulup uyulmadığının takibi, maske ve eldiven temini ve kullandırma zorunluluğu, çalışanlara bu hastalığa karşı bilgilendirme yapılması, işçilerin periyodik muayenelerinin artırılması, iş için yurt dışı seyahatlerinin ertelenmesi ya da karantina süresine uyulması veya evden çalışma imkanı bulunan bir iş ise işçinin çalışma düzeninin buna göre değiştirilmesi gibi önlemleri almamış ise ve hususlar ispatlanabiliyor ise işveren sorumlu tutulabilir.Mahkeme iş kazası olarak nitelendirip işverene kusur ve hukuki sorumluluk yüklerse, mevcut poliçelerin tabi olduğu genel şartlar ve poliçe özel şartları kapsamında hasar değerlendirmesi söz konusu olabiliyor. Hekimler konusunda da önemli bir detaya değinmek gerekiyor. Bu meslek grubu için Korona virüsün meslek hastalığı olarak değerlendirildiğinden bahsetmiştik. Bu sebeple hastane poliçelerinde hekimlerin dahil olduğu İşveren Mali Mesuliyet Sigorta poliçelerinde mutlaka Meslek Hastalığı teminatı poliçeye ek teminat olarak eklenmesi gerekir.”

    Her Bebeğin Diş Çıkarma Belirtileri Farklı Olabilir

    0
    diş çıkarma

    Bebeğin hayatında önemli bir kilometre taşı olan ilk diş, rahatsız edici bir sürece de neden olabilir.

    Diş çıkarma periyodu konusunda ebeveynlerin ne kadar çok ve doğru bilgi sahibi olursa bebeğin de süreci bir o kadar kolay geçirmesine yardımcı olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, “Her bebeğin diş çıkarma yaşı farklıdır. Çocuk doktorunuz dişlerin çıkış seyrinin normal olup olmadığını veya 1 yaş öncesi diş hekimine gitme gerekliliğini izler” açıklamasında bulundu.

    diş çıkarma
    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu

    Bebeklerin 20 süt dişinin genellikle 4-11. aylarda başlayıp 24-30 aylarda biten bir süreç olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, “Ancak ilk diş yaşı 3-4 ay kadar erken olabildiği gibi 15 aylıkken ilk dişini çıkaran bebekler de vardır. Diş çıkarma belirtileri de bebekler arasında değişkendir. Anne babanın diş çıkarma yaşları, genetik ve hormonal yapı kadar beslenme durumu da bu konuda etkilidir” dedi.

    İlk 12-15 ayda diş çıkarmamış bebekler sistemik sorun açısından değerlendirilmeli

    Bebeklerde genellikle ilk çıkan dişin alt ön kesici dişler olduğunu dile getiren Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, “İlk diş sonrası 6 ayda sırasıyla alt ve üstte 4 er kesici diş çıkar. Genelde kesici dişler simetrik çiftler olarak çıkarlar. Daha sonraki 12-18 aylık dönemde 4 adet birinci süt azı dişleri çıkmaya başlar. Bir sonraki 6 aylık dönemde yani 18 ila 24 arasında 4 adet köpek dişleri çıkar. Son 6 aylık dönem yani 24-30. aylar arasında ise 4 adet ikinci süt azı dişleri çıkarak tamamlanır. Böylece bebeklerin süt dişlerinin tamamlanması 2,5-3 yaşını bulabilmektedir. Ayrıca 6 aylık sapmalar normal kabul edilebilir” şeklinde konuştu. Dişlerin bahsedilen çıkış sırasının bozduğu durumların da görüldüğünü söyleyen Dr. Sokullu, “Üst dişlerin önce çıktığı, köpek ve azı dişlerinin eşzamanlı çıktığı çocuklar da görülebilir. İlk 12-15 ayda hiç diş çıkarmamış olan bebeklerin sistemik bir sorun açısından değerlendirilmesi gerekir” açıklamasında bulundu.

    Diş etinde şişlik, hassasiyet ve morluk görülebilir

    Diş çıkma aşamasında damak kenarında şişkinlik, gerginlik ve ele gelen sertlik olabildiğini söyleyen Dr. Ayşe Sokullu, “Morumsu bir şişlik de gelişebilir. Buna ‘sürme kisti’ denir, dişin dişeti içerisinde hareketi sürecinde kılcal damar açılmaları ile oluşan kabarık yapıdır. Bunun için o bölgeye masaj uygulanması ya da diş kaşıyıcıları buz dolabında bekleterek soğuk ama donmamış olarak çocuğa vermek rahatlatıcı olabilir” dedi. İlk dişlerin eğri dizilimli çıkabildiğini, diş dizisi oluşup yan yana sıralanma gerçekleşene kadar bu durumun doğal olduğunu belirten Dr. Sokullu, “Ancak dişetinde şişkinlik ve hassasiyet, morluk gibi belirtilere rağmen devam eden aylarda diş çıkmazsa diş hekimine başvurmak gerekir. Diş çıkarma süreçlerinde şişlik genellikle 1-2 hafta ile sınırlıdır. Giderek artan şişlikler, dişeti kanamaları, tekrarlayan aftlar gibi durumlar çocuk hekimine danışılmalı. Dişeti hastalıkları ve tekrarlayan aftlar bazen bağışıklık bozukluğu ile seyreden hastalıkların ilk habercisi olabilir” uyarısında bulundu.

    Ateş 3 günden fazla sürüyorsa doktora başvurulmalı

    Diş çıkarma döneminde hafif ateş görülebildiğini ancak 1-2 günden uzun sürmediğinin altını çizen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, “Ateş 38.5 derecenin üzerine çıkmaz. 38,5 derece ve üzeri ateşler, özellikle 3 günün üzerinde devam ediyorsa ve eşlik eden kusma, ishal, döküntü gibi ek belirtiler de varsa diş çıkarma dönemine denk gelen bir enfeksiyon olasılığı açısından çocuk doktoruna başvurulmalı” açıklamasında bulundu.

    Salya artışı hemen diş çıkaracağını göstermez

    Bebeklerde 3-4 aylıktan itibaren tükürük bezlerinde salgı artışı ve eş zamanlı olarak ellerini ağza götürme, yumruğunu emme şeklinde hareketlerin yoğun olduğu bir dönem yaşandığını vurgulayan Dr. Ayşe Sokullu, “Salya artışı hemen diş çıkacağını göstermez. 15 aylık ilk dişini çıkaran bebekler bile 3-4 aylıkken bu periyoddan geçer. Diş çıkarma sırasında iyice artarak kendini gösterir” dedi. Diş çıkaran bebeklerde normalde var olan kaka kıvamının da biraz cıvıklaşabildiğini söyleyen Dr. Sokullu, “Ancak ciddi sıvı kaybettiren ishal diş çıkışına bağlanamaz. Kusmalar üst ön dişlerin çıkış ve değişme dönemlerinde kolay uyarılabilir. Viral enfeksiyonlar açısından değerlendirme gerekir” açıklamasında bulundu.

    Diş temizliğine dikkat edilmeli

    İlk dişlerin çıkışından itibaren diş temizliğine önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, “Değişecek olsalar da süt dişlerinin çürük olması genel sağlığa, ağız florasına ve kalıcı dişlerin sağlığına zarar verir. İlk aylarda temizleme mendilleri, arka dişler çıktıktan sonra küçük diş fırçaları temizlik için kullanılabilir. Diş macununa ilk 3 yaşta gerek yoktur ve yutma/aspirasyon sebebi ile tehlikeli olabilir. 3 yaş sonrası diş macunu mercimek büyüklüğünde kullanılabilir. Florürlü bir diş macunu tercih edilir. Diş temizliğinde asıl olan macun değil doğru fırçalamadır; dişetlerini hırpalamayacak şiddette ama yeterli temizliği sağlayacak sürede fırçalama çocuklara öğretilmeli” dedi.