Salgında ülkeye özel mutasyonu çıkan İngiltere’de korona mücadelesi sonuç vermeye başladı. İngiltere’de koronavirüs salgınında son 24 saatte 7 kişinin hayatını kaybetmesi ile toplam can kaybı 127 bin 87’ye yükseldi. Bu rakam ülkede son 7 ayda Kovid-19’a bağlı en düşük günlük can kaybı olarak kayıtlara geçti.
Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saatte 7 kişinin hayatını kaybettiği ve toplam can kaybının 127 bin 87’ye yükseldiği bildirildi. Ülkede son 24 saat içinde bin 730 vakanın tespit edilmesi ile toplam vaka sayısı 4 milyon 369 bin 775’e yükseldi.
40 MİLYONA YAKIN KİŞİ AŞILANDI
Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan aşı verilerine göre ise, toplam 32 milyon 121 bin 353 kişinin Kovid-19’a karşı aşılandığı, 7 milyon 466 bin 540 kişinin ise aşının her iki dozunu aldığı belirtildi.
EYLÜL’DEN BU YANA EN DÜŞÜK GÜNLÜK CAN KAYBI
İngiltere’de 7 kişinin hayatını kaybetmesi ile 13 Eylül’den bu yana en düşük günlük can kaybı kayıtlara geçti.
BİR ÇOK İŞLETME AÇILIYOR
İngiltere hükümetinin koronavirüs kısıtlamalarından çıkış planına göre 12 Nisan’da birçok işletmenin yeniden açılabileceği duyurulmuştu. Hükümetin belirlediği kurallara göre yeniden açılacak işletmelerin arasında mağazalar, kuaförler, bar ve restoranların açık hava bölümleri ve eğlence merkezleri yeniden açılacak.
Dünyanın dört bir yanında Covid-19 hastalığıyla mücadele sürerken, kadınların cinsel sağlık ve üreme sağlığı hakları daha da kırılgan hale geldi. Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hakları (CİSÜ) Platformu, Uluslararası Anne Sağlığı ve Hakları Günü kapsamında, pandemiyle mücadelenin, annenin gebelik dönemi ve doğum sonrasındaki ihtiyaçlarını da kapsayacak şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.
Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), önlenebilir anne ölümlerinin sıfıra indirilmesi için küresel ölçekte kampanya yürüten kadın hakları örgütlerinin yoğun mücadeleleri sonucunda, 2018 yılında 11 Nisan’ı Anne Sağlığı ve Hakları Günü ilan etti. 2000 yılından bu yana çocuk ölümleri hemen hemen yarı yarıya, anne ölümleri ise yaklaşık üçte bir oranında azalsa da, bu ölümler halen yakıcı boyutlarda. DSÖ’nün 2020’de açıkladığı verilere göre, her yıl gebelik ve doğum sırasındaki komplikasyonlar yüzünden 295 bin anne yaşamını yitiriyor. Bu ölümlerin yüzde 86’sı gelişmekte olan ülkelerde meydana geliyor.
Kadınların sağlık hizmetlerine, doğum kontrol ve kürtaj olanaklarına erişimiyle önlenebilir olduğu belirtilen bu ölümlerin, dünyanın bir yılı aşkın süredir mücadele ettiği pandemi koşullarında daha da artmasından endişe ediliyor. CİSÜ Platformu sekretaryasını yürüten TAP Vakfı Genel Koordinatörü Nurcan Müftüoğlu, Uluslararası Anne Sağlığı ve Hakları Günü kapsamında yaptığı açıklamada, yaşanan bu sağlık krizinin kadın sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
“Pandemi süreci, üreme sağlığı ve haklarına erişimi olumsuz etkilemektedir. Daha fazla sayıda kadın; güvenli annelik, doğurganlığın düzenlenmesi ve gebelik sonlandırma hizmetlerine erişememe riskiyle karşı karşıya” ifadelerini kullanan Müftüoğlu, şunları kaydetti: “Pandemiyle mücadelenin ana gündem maddesine dönüşmesi olağan ancak bu mücadelenin, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerinde bu dönemde daha da aciliyet kazanan ihtiyaçları kapsayacak şekilde yürütülmesi gerek.”
Doğum sırasında anne ve bebek ölümleri üç katına çıktı
İngiltere merkezli Lancet dergisinde Mart 2021’de yayımlanan, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 17 ülkede yapılan araştırma, hamilelerin sağlık hizmetlerine erişiminin bu dönemde kısıtlandığını, doğum sırasında anne ve bebek ölümlerinin üç katına çıktığını ortaya koydu. Londra St. George Hastanesi tarafından yürütülen araştırmaya göre, bunda hem sağlık merkezlerindeki doluluk hem de hamile kadınların koronavirüs kapma korkusuyla hastanelere gitmemeyi tercih etmesi etkili oldu. Öte yandan, sağlıklı doğumlar sonrası meydana gelen doğum sonrası yani lohusalık depresyonu, anneliğe bağlı kaygı bozuklukları ve annelerin ruh sağlığında bozulma da büyük oranda arttı
Bebekler ve küçük çocuklar kendilerini yaralama konusunda oldukça beceriklidir. Etrafını keşfetme arzusu pek çok kazaya davetiye çıkarabilir. Peki, böyle durumda ne yapabilirsiniz? İşte size bilmeniz gereken pratik ilk yardım bilgileri.
Düşmelerde Yapılacaklar
Özellikle bebeklerin kafa üstü düşmeleri son derece tehlikeli olabilmektedir. Eğer düşme, kanamaya yol açacak kadar şiddetliyse gecikmeden doktora başvurmanız gerekir. Hafif düşmelerde ise, çocuğunuzun tavırlarını ve hareketlerini gözlemleyin. Kusma, sendeleme, yalpalama gibi belirtiler durumunda vakit kaybetmeden doktora başvurun.
Arı Sokması Durumunda Yapılacaklar
Arı sokmaları bazen ölümcül sonuçlara neden olabilmektedir. Her türlü meydana gelebilecek alerjik reaksiyonlara karşı arı sokmasında mutlaka doktora başvurun. Evde yapabilecek ilk yardım önerisi ise, arının dikenini sokulan yerden çıkarmak ve şişliğin inmesi için buz kompresi yapmaktır.
Bilek Burkulmalarında Yapılacaklar
Bilek burkulmaları genellikle çok fazla tehlikeli olmayan ancak şiddetli acıya neden olan kazalardır. Burkulmalarda evde yapabileceğiniz ilk yardım, şişlik inip ağrı geçene kadar düzenli aralıklarla buz kompresi yapmak, burkulan bacağı veya kolu kalp seviyesine yakın tutmaktır.
Boğaza Cisim Kaçması Durumunda Yapılacaklar
Heimlich manevrası sayesinde solunum yolu tıkanan çocuğunuzun hayatını kurtarabilirsiniz. Bu hareket oldukça basit ve etkilidir. Öncelikle üst solunum yolunu tıkayan yabancı cismi çıkarmak için çocuğunuzun arkasına geçin. Baş parmak üste gelecek şekilde yumruğunuzu sıkın. Elinizi döndürerek yumruğunuzu çocuğunuzun göğüs kafesinin altına yerleştirin. Çocuğunuzun arkasından yumruğunuzu diğer elinizle bastırarak geriye doğru bastırın. Sıkışan hava, solunum yolunu tıkayan cismi itmek için kullanılır. Hızlı şekilde yapılacak olan itici hareket sayesinde cisim de itilir ve cismin çıkması sağlanır.
Kırıklara Karşı Yapılacaklar
Kırık durumunda önemli olan çocuğunuzun sabit durması, kırılan kemiğin mümkün oldukça kalp seviyesinden yukarıda tutulması gerekir. Buradaki amaç, kırığın kanama oluşturmamasını sağlamaktır. Kırık kemiği kendi başınıza kesinlikle yerine koymaya çalışmamalı, mutlaka doktora başvurmalısınız.
Yanık Durumunda Yapılacaklar
Dolaşım bozuklukları deri yanıklarının en tehlikeli yanık etkileridir. Doktora gitmeden önce, yağlı pomadlarla yarayı kapatabilirsiniz. Ancak oluşan minik su baloncuklarını kesinlikle patlatmamaya özen gösterin. Yanık durumunda yapılacak ilk şey 5 ila 10 dakika boyunca yanığın olduğu bölgeyi suyun altında bekletmektir.
Kanama Durumunda Yapılacaklar
Kanamanın olduğu her durumda mutlaka doktora gitmeniz önerilir. Ancak evdeyken kanamanın şiddetini azaltabilmek için çocuğunuzun kol ve bacaklarını vücut seviyesinin üzerine çıkarmanız gerekir. Bunun yanı sıra şiddetli kanama durumunda, hastaneye ulaşıncaya kadar kanayan bölgeye temiz bir bezle bastırmanız yararlı olacaktır.
Karın Ağrılarında Yapılacaklar
Tekrarlayan karın ağrıları ciddi bir sonunun habercisi olabilir. Bu nedenle mutlaka doktora başvurmanız gerekir. Doktora görünmeden ağrı kesici kullanılmamalıdır. Aniden gelişen karın ağrıları için sıcak su torbası iyi bir çözüm olabilir.
Ağız ve Dudak Kanamalarında Yapılacaklar
Ağız içerisinde veya dudağın açılmasıyla meydana gelen kanamalarda, yara dikiş gerektirecek kadar büyük boyutta değilse, kanamayı durdurabilmek için yaranın üzerine küp şeker bastırarak kanamanın yavaşlamasını sağlayabilirsiniz. Daha büyük boyuttaki yaralarda ise mutlaka doktora gitmelisiniz.
Bunların yanı sıra her türlü ihtimale karşılık evde tam teşekküllü bir ilk yardım seti bulundurmanız son derece önemlidir.
Rahim ağzı enfeksiyonlarında sıklıkla karşılaşılabilen HPV virüsünün cinsel yolla bulaşmasının yanı sıra el teması veya ıslak yüzeylere temas ile de bulaşabileceği bilinmektedir. Virüs partiküllerinin cinsel ilişki veya diğer temas yollarıyla rahim ağzına ulaşması, enfeksiyon oluşması için yeterli değildir. Hastaların en sık sorduğu sorulardan birisi, bu enfeksiyonun kansere neden olup olmayacağıdır. Bu sorunun cevabını verebilmek için öncelikle HPV virüsünün nasıl enfeksiyon yaptığını bilmek gerekli.
Rahim ağzını kaplayan çok katlı epitel tabakasındaki hasarlı alanlardan en dip kısmına doğru yeterli sayıda virüs ulaşırsa, bu tabakadaki hücrelere girebilmektedir. Burada ilk olarak hücrenin sitoplazma denilen hücre boşluğunda bekleyen virüsler, uzun bir süre bu şekilde bekleyebilirler. Enfekte hücrelerin hücre çekirdeğine genetik materyalini entegre etmesi sonrasında, epitel hücreleri virüsün genetiğini kontrolsüz şekilde çoğaltmaya başlayabilirler.
Çoğu hücre bu aşamada vücudun bağışıklık sistemi hücreleri tarafından tanınarak yok edilir. Buna hücresel bağışıklık sistemi aktivitesi denilmektedir. Eğer bağışıklık sistemi hücreleri bu aşamada durduramazsa, zamanla enfekte hücreler rahim ağzı yüzeyine doğru ilerleyerek virüs genetiği ile dolu hücrelerin rahim ağzı salgılarına geçişine neden olabilir. Bu şekilde kadınlar da erkeklere HPV virüsünü bulaştırabilmektedir.
Jinekoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. ERALP BAŞER, “Human papillomavirus (HPV) enfeksiyonu ne kadar uzun süre rahim ağzında kalıcı olursa, kanser öncüsü lezyon oluşması riski o kadar artmaktadır. ”
HPV virüsü ile ilgili açıklama ve tavsiyelerde bulunan bulutklinik doktorlarından Jinekoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. ERALP BAŞER, “bu virüs ile karşılaşan kişilerin önemli bir kısmı, kısa sürede bu virüsü hücresel bağışıklık sistemleri sayesinde vücuttan atmaktadırlar. Bu süre genellikle en fazla 2 yıl civarıdır. Eğer HPV virüsü 2 yıldan daha uzun süre kalıcı oluyorsa, rahim ağzında kanser öncüsü durum geliştirme riski de bu süreyle doğru orantılı olarak artabilir.
HPV enfeksiyonu ile ilgili bilinmesi gereken en önemli konulardan birisi, bu enfeksiyonun sadece epitel tabakasında sınırlı olduğudur. Yani HPV virüsü kana karışmaz. Herpes virüsü gibi sinir lifleri boyunca ilerleyerek omurilikte kalıcı olmaz. HPV’nin uzun süre kalıcı olmasının önüne geçmek için en önemli önlemlerin başında hücresel bağışıklık sistemini güçlendirmek yer almalıdır. Bunun için genel olarak sağlıklı yaşam kurallarına dikkat edilmesi en önemli kurallardır. Sağlıklı bir beslenme planı izlenmesi. sigaradan uzak durulması, vitamin D ve çinko desteklerinden faydalanılması sıklıkla önerdiğimiz yaklaşımlardır. Bu yaklaşımla hastalarımızın en az %80’inde 2 yıl içerisinde HPV virüsünün vücuttan tamamen temizlendiğini gözlemliyoruz. Özetleyecek olursak, HPV virüsü vücuda yerleşmeyen ve gerekli tedbirler alındıktan sonra vücuttan tamamen atılabilen bir virüstür. Size bu virüsten korunmak için gerekli önlemleri almanın ve kontrolleri aksatmamanın yanında en küçük bir şüphede hızlıca uzman bir doktora danışmak düşüyor.” dedi.
Shop & Fun alışveriş festivali ile eğlenceli alışveriş deneyimi yaşatan Kuzu Effect AVM, üç gün süren festivalde birbirinden başarılı markaları ağırladı.
Ankara’nın en şık alışveriş merkezi olma özelliğine sahip Kuzu Effect AVM, Shop & Fun alışveriş festivalinde alışveriş tutkunlarını ağırladı. Marka karması ve restoranları ile binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Kuzu Effect AVM, düzenlediği festival ile eğlence dolu anlara ev sahipliği yaptı.
Tasarım takılardan dekorasyon eşyalarına, çocuk oyuncaklarından el emeği ürünlere birçok farklı markaya yer veren Shop & Fun Alışveriş Festivali’nde Kuzu Effect AVM’nin çocuk ziyaretçileri için hazırladığı Zuzu Boyama kitabı da minik ziyaretçilere armağan olarak verildi. Kuzu Effect AVM ziyaretçilerinin yoğun ilgi gösterdiği festivalde kendi tasarım ürünlerini sunan markalar, ürünlerini tanıtma imkanına sahip oldu.
Ziyaretçilerine alışveriş ve eğlenceyi bir arada sunan Kuzu Effect AVM Yönetimi, düzenlenen festival ile ilgili şunları söyledi: “Kuzu Effect AVM olarak düzenlediğimiz organizasyonlarla ziyaretçilerimize eğlenceli alışveriş deneyimi sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Şehirde fark yaratan birçok etkinliğe ev sahipliği yaparak ziyaretçilerimize kendilerini özel hissedeceği alanlar yaratıyoruz. İkincisini düzenlediğimiz alışveriş festivalimizde de birçok markayı ziyaretçilerimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşadık. Türkiye’nin her yerinden tasarımcılarımızı ziyaretçilerimizle buluşturmaya devam edeceğiz.”
Sanal ve artırılmış gerçeklik unsurlarını bir bilgisayarda bir araya getiren teknoloji firması zSpace, çocuklara, üç boyutlu olarak virüsün içine girme, kalbin içinde gezme, bakteri yapısını, hayvan hücresini, molekül modelini inceleme imkânları sunuyor. Böylelikle çocuklar, teorik eğitimin yanı sıra öğrendiklerini uygulamalı olarak da görüp deneyimleme fırsatı buluyor.
Öyle ki çocuklar, grip virüsünü inceleyip, içine girerek insanlar arasında bulaşma yollarını dahi görebiliyorlar.
Keşif yapma imkânı
Uygulamanın çalışma mantığı hakkında bilgi veren Space Türkiye Müfredat ve Eğitim Tasarım Uzmanı Elif Çilek Ataman, “Sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojisinin hem donanım hem de yazılım paketi olarak yer alıyor. Eğitim alacak çocuklar gözlüğü taktıkları zaman bilgisayar ile eşleşme sağlanıyor. Fiziksel olarak yapılan kafa hareketlerini algılayıcı şekilde üç boyutlu gözlem ve keşif yapabiliyorlar” dedi.
Uygulamalar hakkında bilgi veren Ataman, “zSpace sayesinde, hayvan hücresi modeli, dünya ve yörüngesindeki ay modeli, devre bağlantı şekilleri, bakteri yapısı, molekül modeli, kuvvet konusu, kalp inceleme, kendi elementini oluşturma, gezegenleri görme gibi yazılımların yanı sıra mimarlığa ilgisi olan çocuklar ev tasarımı da yapabiliyor. Burada yaptığı tasarımı üç boyutlu olarak görebiliyor” diye konuştu.
Her aşama görülüyor
Fizik, kimya, biyoloji gibi farklı alanlarda uygulaması bulunan zSpace’in en çok ilgi çeken uygulaması ise virüsün her aşamasının görülebildiği uygulama. Bu yazılımlar sayesinde öğrencilerin eğlenerek öğrenme fırsatı bulabildiğini belirten Ataman, “Grip virüsünü inceleyerek, insandan insana virüs nasıl bulaşıyor gibi durumları öğrenebiliyorlar. Bu yazılımda hapşırma yoluyla virüsün nasıl bulaştığını öğrenciler görüyorlar ve maske bilincini kazanabiliyorlar. Daha sonra virüsün vücuttaki belirtilerini ve iyileşme sürecini deneyimleyerek öğreniyorlar” dedi.
Merakı destekliyor
zSpace sayesinde merakı destekleyici şekilde çocukları yönlendirmiş olduklarına dikkat çeken Ataman, “Bireysel alanda da çalışmalarımız mevcut, amacımız kişiselleştirilmiş öğrenmeyi mümkün kılabilmek. Çocuklar bu bilgisayarlarla etkileşime girdiğinde birebir öğrenme fırsatı yakalıyor” ifadelerini kullandı.
Başarı artıyor
zSpace teknolojisinin kullanıldığı öğrenme ortamlarında kişiye özel öğrenme sayesinde her öğrencinin ihtiyacına karşılık çözüm bulunabiliyor. Öğretmenlerin öğrencileri için kişiye özel öğrenme planlamasında AR/VR’ın sağladığını faydalar ise özetle şu şekilde:
1. Öğrenciler, ekrandaki sanal modelleri alarak ve modelleri yakından ayrıntılı bir şekilde inceleyerek, hatta bir kalem yardımıyla modellerin boyutunu ve şeklini değiştirerek dersin içeriğiyle doğrudan etkileşime geçer. Tüm bu aşama ve süreç öğrencilerin merakını destekler.
2. Çoklu duyusal becerileri destekler. 3 boyutlu gözlük ve anlık geri bildirimli özel bir kalem kullanılır. Bu sayede öğrencinin de bir parçası olduğu öğrenme deneyimine görsel, işitsel, dokunsal ve kinestetik unsurlar eklenmiş olur.
3. Eleştirel düşünceyi artırır. Güvenli bir ortamda öğrenciler risk almaktan korkmaz ve çözüm üretmek için fikirlerini ortaya koyma fırsatı verir.
4. Öğrencilerin sınırsız pratik yapabildikleri bir eğitim ortamı, öğrencilerin özgüvenlerini ve ellerinden gelenden daha fazlasını deneme isteklerini artırır.
5. İş birliğine dayalı bir sınıf ortamı oluşturur. Aktiviteler problem odaklı ilerlediği için öğrenciler çözüm bulmak amacıyla takım olarak çalışmaya teşvik ediliyor. Bu iş birliği sayesinde birbirilerinin görüşlerini geliştirmeyi öğrenen öğrenciler, alternatif görüşlere ve bilgilere daha açık hale geliyor ve hem sosyalleşebiliyor hem de kendileri olabiliyor.
Dopamin eksikliğine bağlı bir hareket bozukluğu hastalığı olan Parkinson, genelde orta ve ileri yaşlarda tek taraflı olarak başlayıp ilerleyici oluyor. Hastalığın ellerde titreme veya hareketlerde yavaşlama olarak iki tipi bulunduğunu belirten uzmanlar, yüz mimiklerinde azalma neticesinde ‘poker yüz’ olarak adlandırılan yüz ifadesinin görülebildiğini söylüyor. Parkinson belirtileri arasında öne doğru eğik yürüme, küçük adımlar ile birlikte düşmeler de ortaya çıkabiliyor. Parkinson’un gençlerde de görülebildiğini vurgulayan uzmanlar, erken dönem belirtilerine dikkat edilmesini öneriyor.
Toplumsal farkındalık oluşturmak ve bilinçlenme sağlamak amacıyla her yıl 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü olarak anılıyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Salçini, Dünya Parkinson Hastalığı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada hareket bozukluğu hastalığı olan Parkinson konusunda bilgiler vererek erken dönem belirtilerine dikkat çekti.
‘Poker Yüz’ ifadesine yol açıyor
Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Salçini, hareket bozukluğu hastalığı olan Parkinson ile ilgili şunları söyledi:
“Genelde orta ve ileri yaşlarda, tek taraflı olarak başlar ve ilerleyici olur. Ellerde titreme veya hareketlerde yavaşlama olarak iki tipi olduğundan bahsedebiliriz. Hastalarda öne doğru eğik yürüme, küçük adımlar ile birlikte düşmeler hastalığın başında ve devamında görülebiliyor. Yüzde mimiklerde azalma ve neticesinde ‘poker yüzü’ olarak adlandırdığımız yüz ifadesinin yanı sıra bazen de yüzde yağlanma meydana gelebiliyor. Hastalığın sebebi, beyindeki dopamin üreten hücrelerin harap olması sonucunda gerçekleşen dopamin eksikliğidir.”
Parkinson gençlerde görülebiliyor
Parkinson hastalığının bilinenin aksine erken yaşta ve gençlerde de görülebileceğine dikkat çeken Dr. Celal Salçini, “Parkinson hastalığının bu çeşidi genetik özellik taşır ve tedaviye daha dirençlidir. Erken teşhisin hastalığın belirlenmesi ve diğer hastalıklardan ayırıcı tanısı için çok önemli olduğunu söyleyebiliriz. Hastalığın tedavisinde agresif yaklaşım, yani erken dönemde yüksek doz ilaç vermek tercih edilmiyor. Hastalığın şikayetleri arttıkça ilaç dozları da artırılıyor ancak gerekenden fazla ilaç verilmiyor.” dedi.
Erken dönem belirtilerine dikkat!
Parkinson hastalığının erken dönemlerinde ortaya çıkan belirtilerine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Celal Salçini, “Hastalığın erken dönemdeki belirtileri arasında koku alma bozuklukları, kabızlık, sinsi omuz ağrısı ve REM uyku davranış bozukluğu dediğimiz uykuda canlı olarak rüyaları yaşamak, hareket etmek ve konuşmak gibi belirtiler bulunuyor.” ifadelerini kullandı.
Beyin pili tedavide olumlu sonuç verebiliyor
Parkinson hastalığı tedavisinde ilaç tedavisi ve beyin pili olarak adlandırılan cerrahi müdahalenin uygulandığını aktaran Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Salçini, “Cerrahi müdahale seçilmiş hastalarda iyi netice veriyor. Müdahale öncesinde her hasta uygun ilaç tedavisi almak zorundadır. Gerekli durumlarda ilaçlar, çeşitli pompalar aracılığı ile verilebiliyor.” dedi.
Altında çıtır çıtır patatesleri üzerine lokum gibi tavuk ve sarımsaklı yoğurtla aradığınız tüm lezzet katmanları bu tarifte. Tavuklu çökertmenin yanına da sizi yormayacak yancılar seçtik, sumaklı soğan ve mis gibi karışık turşu. Tarifi bizden yapması sizden, afiyet olsun!
Yayvan bir tavaya 1/2 su bardağı sıvı yağı döküp ısınması bekleyin ve ardından dilimlediğiniz tavuk göğsünü kızartmaya başlayın.
Tavuklar altın sarısı rengini aldığında sarımsak ve biberleri ekleyip karıştırın.
Rendelenmiş domatesleri de ekleyin ve yoğunlaşana dek tavada malzemelerle birlikte pişirin.
Tencereye kızartmak için 1,5 su bardağı sıvı yağı dökün ve ısınmasını bekleyin.
Kibrit doğradığınız veya rendelediğiniz patatesleri çıtır çıtır olana dek kızartın.
Servis tabağına aldığınız patateslerin üzerine çırpılmış sarımsaklı yoğurdu dökün ve üzerine pişirdiğiniz tavuklu harcı ekleyin. Tavuk çökertme afiyetle yenmeye hazır!
Teknoloji ürünleri artık hayatın vazgeçilmez parçaları arasında yer alıyor. Son teknolojiyi yakında takip eden ve hayatı kolaylaştıran çözümler sunan Kuzu Effect AVM, hediye kampanyasını sona erdirdi. Playstation 5 oyun konsolundan Iphone 11 Pro’ya, IRobot’tan akıllı saatlere birçok ürün kazananlara teslim edildi.
28 Mart tarihinde başvuruların son bulduğu kampanya çekilişinin sunumunu eğlenceli anlatımlarıyla tanıdığımız ünlü radyo programcısı ve kişisel gelişim uzmanı Özgür Aksuna gerçekleştirdi. Milli Piyango İdaresi’nin düzenlediği çekilişte merakla beklenen Playstation 5 oyun konsolunun kazananları Halil Yılmaz, Sercan Durağan, İmge Gemci oldu. Teknoloji tutkunlarının vazgeçilmezi Iphone 11 Pro Max ‘ın kazananları ise Suat İsevcan, Özlem Kuşlu, Mert Karahüseyinoğlu oldu. Evde teknolojin en güzel çözüm ortağı olarak bilinen IRobotların talihlileri ise Cihan Gürşün, Murat Önder, Burak Topaloğlu oldu.
Bunların yanı sıra para kart hediyeleri ile de ziyaretçilerini sevindiren Kuzu Effect AVM, 3 adet 5.000 TL, 10 adet 1.500 TL, 25 adet 1.000 TL, 50 adet 500 TL yüklü para kartlarını da kazananlara armağan etti.
Aydınlatma, dekorasyonun kilit parçalarından birini oluşturur. Yaşam alanlarının ruhunu da belirleyen ışık düzeni; ev içerisindeki günlük yaşamdan, okuma saatlerine, aile veya dostlarla keyifli bir yemek davetinden, eğlencenin doruklarının yaşandığı oyun gecelerine ve hatta uzun sohbetlere her anın ruhunu yaratır.
Yaşam alanlarında güven ve rahatlığın mimarı Doğtaş, özgün aydınlatma tasarımlarını ve geniş ürün yelpazesini evlerinin dekorasyonunu tamamlamak isteyenler için satışa sunuyor. Modern tarzdan, avangard stile uzanan zengin aydınlatma aksesuarları; avize, lambader ve abajur kategorilerinde farklı zevklerin beğenisine sunuluyor.
Doğtaş aydınlatma tasarımlarında, metal ve cam uyumunun öne çıktığı avize modelleri, renkli camlar, yuvarlak ve keskin hat kullanımları ve gold detaylar göze çarpıyor. Tekli ya da çoklu olarak tasarlanan avize modellerine şık lambaderler ve zarif abajurlar eşlik ediyor. 3 bacaklı modern modellerden, metal başlıklı ve klasik başlıklara uzanan lambaderlerle, dresuar ya da yan sehpa üzerinde romantik bir ambiyans sağlayan abajurlar, Doğtaş imzalı aydınlatma grubunun vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.
Doğtaş, EvindeGör uygulamasının da aktive olduğu www.dogtas.com sitesi üzerinden sağladığı online alışveriş imkanıyla ve mağazalarıyla tarz ve uyumun aşkını evlere taşımaya devam ediyor.