Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 156

    Ebeveyn ve Çocukların Keyif Durağı: Massy Kids Family Cafe

    0

    “Bir çocuk yetiştirmek için koca bir köy gerekir” Bu Ünlü Afrika Atasözünü Birçok Ebeveyn Duymuştur

    Geniş ailelerde ve kalabalık içinde çocuk yetiştirmek insan doğasının bir özelliğidir. Geçmiş nesiller çocuklarını büyükanne, büyükbaba, amcalar, teyzeler, halalar, dayılar, kuzenler ve hatta komşularla iç içe veya çok sık görüşerek büyütmüşler. 

    Maalesef günümüzün ebeveynleri ve dolayısıyla onların çocukları da ciddi bir yalnızlık içinde. İnsan sosyal bir varlık olduğundan bu yalnızlık hem bireyin hem ailenin dolayısıyla da toplumun sağlığını olumsuz etkiliyor. Rutinden bazen çıkmak, hava almak, güne renk katmak için ebeveynler çocuklarıyla parklarda ve daha da çoğunlukla alışveriş merkezlerinde zaman geçirmek zorunda.

    Seçeneği olmadığı için avm tercih eden ve parkların dışında da güvenli ve eğlenceli sosyal ortam arayışında olan ebeveynlerin imdadına “ebeveyn ve çocuk kafesi” denen mekanlar yetişiyor. 

    Onlardan bir tanesi de Massy Kids Family Cafe

    Çocuklarınızla birlikte keyifli vakit geçirebileceğiniz, lezzetli ve sağlıklı tatları bünyesinde barındıran Massy Kids Family Cafe İstanbul, Beylikdüzü, Adnan Kahveci Mahallesi’nde.

    Çocukların hem eğlenebileceği hem de öğrenimi pekiştiren sanat etkinlikleri, mutfak etkinlikleri, el becerisi etkinlikleri düzenleyen mekanda çocuklarınıza çocuk gelişimi mezunu öğretmenler eşlik ediyor. Etkinliklerden haberler ve detaylı bilgiler içeren haftalık programlar için Massy Kids Family Instagram hesabından sosyal medya duyurularını takip edebilirsiniz.

    Nefis Anne Köftesi ve Patates Kızartması

    Ev yapımı Kids Mantı, ev yapımı hamburger ekmeği ve ev yapımı köftesi ile Kids Burger, Kids pizza, anne patates kızartması ve anne çorbası da kendi mutfağında, aşçılık ve gastronomi mezunu aşçısı tarafından hazırlanan nefis lezzetler arasında.

    Temizlik ve dezenfekte çalışmaları da titizlikle yürütülüyor

    Cafe ve oyun alanı her sabah ve akşam dezenfekte edilip, buharlı temizlik makinası kullanılarak yüksek ısı ile haftanın 3 günü temizleniyor. Ayrıca her gelen misafirin cafeye girdiği andan itibaren ateşleri ölçülmekte ve ellerinin sık sık dezenfekte edilmesi sağlanmakta.

    Ünlü sosyal medya Blogger ları ile söyleşiler

    Sanatsal atölye çalışmaları ve oyun etkinlikleri haricinde doğum günleri, bekarlığa veda, baby shower vb. özel gün kutlamalarına da ev sahipliği yapan mekan, ünlü ve sevilen blogger lar ile söyleşiler de planlıyor.

    Çocuklarınız uzmanlık ve güleryüz gözetiminde eğlenirken siz de arkadaşlarınızla çayınızı, kahvenizi içebilir, kitabınızı okuyabilir, yemek yiyebilir, arkadaşlarınızla sohbet edebilirsiniz.

    Öncü Burçlardaki Gezegenlere Dikkat! Koç, Terazi, Yengeç ve Oğlak Burçları için Harekete Geçme Vakti

    0
    Öncü Burçlardaki Gezegenlere Dikkat! Koç, Terazi, Yengeç ve Oğlak Burçları için Harekete Geçme Vakti

    Gökyüzünde retro Mars ve Satürn karesi dolaşıyor. Haritalarınızda Koç, Terazi, Yengeç ve Oğlak burçlarında ve derece olarak 20-25 derece arası yerleşimde bir gezegeniniz varsa bu dönem sizi daha çok ilgilendiriyor.

    “Gökyüzündeki bu konum sizin haritanızı bu derecelerde tetikleyebilir. Ta ki 16 Ekim Terazi burcundaki Yeniay’a kadar tetiklenmeye oldukça açıksınız” açıklamasını yapan Astrolog Kenan Yasin Bölükbaşı, bu burçların harekete geçmek ve bir şeyleri başlatmakla ilgili mücadele vermesi ve çaba göstermesi gerektiği hakkında önemli bilgiler paylaştı.

    Eylem öncesi planlar yapmak ve o planlarınıza sadık kalmak için çaba göstermek size zaman kaybı gibi geliyor olabilir. Yaşamınızın kontrolünü kaybettiğinizi düşünüyor olabilirsiniz. Hayatlarınızı başkaları için yaşıyor gibi hissedebilirsiniz.

    Bilmeniz gereken bu durumun geçici olduğu konusunda kendinizi telkin etmek olmalı. Bu sürecin geçmesi için de durup beklemeyeceğiz. İçsel bir farkındalık için uğraş vermemiz gerekir. İçe dönmeli, içi güzelleştirmeli, içteki dürtülerimizin ne olduğunu kontrol etmeliyiz.

    Eğer bu burçlarda ve bu derecelerdeki gezegeniniz: 

    Ay ise: Evinizle ilgili konularla ilgilenmelisiniz. Mahrem alanlarınıza yeni sınırlar çekmek için çaba göstermeli ve ihtiyaçlarınızı karşılamak için onları bir düzene sokmayı denemelisiniz.

    Güneş ise: 

    Kariyeriniz ve hayatınızdaki otoriter kişilerle aranızdaki iletişime dikkat etmelisiniz. Kendi istek ve hedeflerinizi ortaya çıkarırken sabır göstermeli ve irade kullanmayı denemelisiniz.

    Merkür ise: 

    Fikir ve düşüncelerinizi eyleme geçirmek konusunda zorluklarla karşılaşmanız olası. Bu dönem becerilerinizi fark etmeli ve onları nasıl geliştirebileceğinizle ilgili hayatınızı yapılandırmayı denemelisiniz.

    Venüs ise: 

    Haz ve ilgi duyduğunuz alanları ortaya çıkarmakta zorlanabilir, keyif aldığınız çoğu şeyin hayatınızdan uzaklaştığını gözlemleyebilirsiniz. Bugün elinizde olanları nasıl elde ettiğinizi düşünmeli ve kendinizi cesaretlendirmeyi deneyimlemelisiniz.

    Mars ise: 

    Hiddet, öfke ve stresle başa çıkmayı öğrenmelisiniz. İçinizdeki potansiyel enerjiyi ortaya çıkarmadan evvel stratejiler geliştirmek için B planları üretmeli ve diplomasi kurmak üzerine yoğunlaşmalısınız.

    Jüpiter ise: 

    Etik ve ahlaki yargılarınızı zorlayan ve kültürel değerlerinizi darmadağın eden olaylarla karşı karşıya kalabilirsiniz. “Eğer isteklerim için adım atarsam karşı tarafın yaşamına müdahale eder miyim?” gibi düşünceleriniz adım atmanıza engel olmamalı. Kendi içinize dönmeli ve sezgilerinize güvenmeyi denemelisiniz.

    Satürn ise: 

    Devlet, kurum ve otorite figürleri ile ilgili zorluklarınız yaşamınızı zorlaştırıyor olabilir. Dikkatli davranmaya çalıştıkça sınırlarınızı ihlal eden olay ve kişilerle yüzleşiyor olabilirsiniz. Bu durumda korku ve kaygılar geliştirmek yerine sınırlarınızı yeniden yapılandırmak için içe dönmeyi duvarların iç yüzeyini güçlendirmeyi deneyimlemelisiniz.

    9-12 Aylık Bebeklere Özel: Parmesanlı Kuşkonmaz Çorbası Tarifi

    0
    9-12 Aylık Bebeklere Özel: Parmesanlı Kuşkonmaz Çorbası Tarifi 9-12 Aylık Bebeklere Özel: Parmesanlı Kuşkonmaz Çorbası Tarifi 9-12 Aylık Bebeklere Özel: Parmesanlı Kuşkonmaz Çorbası Tarifi

    Sezonu hızlıca gelip, hızlıca geçen kuşkonmazın bu tarifi parmaklarınızı yedirtecek cinsten. 9.aydan itibaren çorbanızı sebze suyu yerine tavuk suyu tercih ederek hazırlayabilirsiniz. Bu çorba ile sadece bebeklerinizin değil, büyük küçük herkesin damaklarına şenlik yaratabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey; çorbanıza az tuz ilavesinde bulunmak.

    Parmesanlı Kuşkonmaz Çorbası Tarifi İçin Malzemeler

    • 1/2 kg kuşkonmaz
    • 1 diş sarımsak
    • 6-7 dal taze soğan
    • 1 adet orta boy kuru soğan
    • 2 adet orta boy patates
    • 3,5 su bardağı tavuk suyu
    • 2 yemek kaşığı parmesan peyniri
    • 1/2 yemek kaşığı tereyağı
    • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 çay kaşığı fesleğen

    Parmesanlı Kuşkonmaz Çorbası Tarifinin Püf Noktası

    Sotelemek genellikle 12. Aydan sonra başvurulan bir pişirme yöntemidir. Bu tarif nadiren sotelemeye başvurduğumuz tariflerden bir tanesi. Vaktiniz varsa her aşamada buharda pişirme yöntemini tercih edebilirsiniz.

    Parmesanlı Kuşkonmaz Çorbası Tarifinin Pişirme Önerisi

    Parmesan peyniri bulmakta zorluk yaşıyorsanız ya da kullanmayı tercih etmiyorsanız, bir miktar labne katarak çorbaya daha kremamsı bir kıvam kazandırabilirsiniz.

    Parmesanlı Kuşkonmaz Çorbası Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Kuşkonmazın çiçeklerini buharda haşlanmaya bırakın. Kuşkonmazın odunsu kısmını kestikten sonra gövdeyi doğrayıp, bir tencereye alın.
    2. Tencereye küp küp doğradığınız soğanları, taze soğanı ve sarımsağı ekleyin, kuşkonmazlarla birlikte bir miktar soteleyin.
    3. Patatesleri küp küp doğrayın ve sotelenen sebzelerinizin üzerine ekleyin. Daha sonra tavuk suyunu ya da sebze suyunu ekleyerek pişmeye bırakın.
    4. Tüm sebzelere piştikten sonra son olarak fesleğeni ekleyin ve blender yardımı ile çorba haline getirin.
    5. Üzerine buharda pişmeye bıraktığınız kuşkonmaz çiçeklerini ve parmesan peyniri ilave ederek servis edin.

    İkinci Kez Koronaya Yakalanan Hasta Hayatını Kaybetti Bilim İnsanlarının en Önemli Dayanağı Çöktü

    0
    İkinci Kez Koronaya Yakalanan Hasta Hayatını Kaybetti Bilim İnsanlarının en Önemli Dayanağı Çöktü

    Araştırmacılar, Hollanda’da yaşayan yaşlı bir kadının ikinci kere koronavirüse yakalanıp hayatını kaybettiğini bildirdi. İlk defa koronavirüsle yeniden enfekte olunması sonucu bir ölüm kayıtlara geçirilmiş oldu. Şimdiye dek yaygın görüş hastalığın ikinci seferde daha kolay atlatılacağı yönündeydi.

    Oxford University Press dergisinde yayınlanan bilimsel makaleye göre koronavirüsle ikinci defa enfekte olması sonucu hayatını kaybeden hasta 89 yaşındaydı ve nadir görülen bir akyuvar kanseri türü olan Waldenström Makroglobülinemisine sahipti. Söz konusu kanser türü için geliştirilmiş tedaviler mevcut, fakat hastalığın tamamen iyileşmesi mümkün değil.

    İLK VİRÜSÜ 5 GÜNDE ATLATTI

    Araştırmacılar kadının senenin başında ateş ve öksürük şikayetiyle hastanenin acil servisine geldiğini, yapılan koronavirüs testinin pozitif çıktığını, sonrasında hastanede 5 gün boyunca yattığını, ardından da sürekli yorgunluk dışında semptomlarının azaldığını belirtti.

    2. KEZ KORONA OLDUKTAN 15 GÜN SONRA HAYATINI KAYBETTİ

    Anlattıklarına göre bundan yaklaşık 2 ay sonra, yeni bir kemoterapi seansına başlamasının sadece iki gün sonra, artan ateş, öksürük ve nefes darlığı nedeniyle kadın yeniden hastaneye yatırıldı. Koronavirüs testi tekrar pozitif çıkan hastanın antikor testleri ise 4. ve 6. günlerde negatifti.

    8. günde hastanın durumunun iyice kötüleştiğini paylaşan araştırmacılar, 2 hafta sonra hastayı kaybettiklerini açıkladı.

    ARAŞTIRMADA İKİ VİRÜS BİRBİRİNDEN ÇOK BAŞKA ÇIKTI

    Araştırma ekibi, her iki enfeksiyondan da test örneklerine ulaştı ve bunlar sayesinde ilk ve ikinci enfeksiyona neden olan virüslerin genetik yapılarının, aynı virüsün mutasyon geçirmesiyle açıklanamayacak kadar farklı olduğu sonucuna vardı. Bu, kadının koronavirüse ikinci kez yakalandığı bulgusunu destekliyor.

    Bugüne kadar kaydedilmiş ikinci enfeksiyon vaka sayısı 23, ancak vakalardaki tüm hastalar iyileşti.

    İkinci enfeksiyon üzerine yapılan araştırmalar kısıtlı. Zira Kovid-19’a neden virüs olan SARS-CoV-2’yi taşıyan kişiler hastalık belirtileri göstermeden birkaç ay boyunca testlerde pozitif çıkabilirler. Ancak araştırmacılar virüsün genetik yapısının farklı olup olmadığını doğrulamak için her iki enfeksiyondan da örneklere ihtiyaç duyuyor.

    Türkiye’de 13 Ekim Günü Koronavirüs Nedeniyle 62 Kişi Hayatını Kaybetti, 1632 Yeni Vaka Tespit Edildi.

    0
    Türkiye'de 13 Ekim Günü Koronavirüs Nedeniyle 62 Kişi Hayatını Kaybetti, 1632 Yeni Vaka Tespit Edildi.

    Sağlık Bakanlığı, 13 Ekim tarihli Türkiye’nin Günlük Koronavirüs Tablosu’nu paylaştı. Son 24 saatlik verilere göre; hasta sayısı 1632 artarak 338 bin 779 oldu. 62 kişinin hayatını kaybetmesiyle toplam vefat sayısı 8 bin 957’ye çıktı.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’nin Günlük Koronavirüs Tablosu’nu paylaştı. 13 Ekim’de açıklanan son 24 saatlik verilere göre; 1632 yeni vaka tespit edildi, vefat sayısı ise 62 olarak gerçekleşti. Böylece Türkiye’de koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 8 bin 957’ye, toplam vaka sayısı ise 338 bin 779’a yükseldi.

    GÜNLÜK İYİLEŞEN HASTA SAYISI 1314 OLDU

    Son 24 saatte tedavisi tamamlanan 1314 hastanın daha taburcu olmasıyla toplam iyileşen hasta sayısı 296 bin 972’ye yükseldi. Toplam test sayısı 11 milyon 846 bin 342, ağır hasta sayısı 1416, hastalarda zatürre oranı yüzde 5.9 oldu.

    Son Dakika: Türkiye'de 13 Ekim günü koronavirüs nedeniyle 62 kişi hayatını kaybetti, 1632 yeni vaka tespit edildi.

    “AĞIR HASTA SAYIMIZ DURAĞAN SEYREDİYOR”

    Öte yandan Bakan Koca, koronavirüs verilerine ilişkin Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Bugün tespit edilen 1.632 yeni hasta var. Ağır hasta sayımız 1.416. Ağır hasta sayımız durağan seyrediyor. Ağır hasta sayısını azaltmak elimizde. Tedbirlere birlikte uyarak virüsün önüne geçebiliriz. Birlikte başaracağız, güvenin” ifadelerini kullandı.

    Son Dakika: Türkiye'de 13 Ekim günü koronavirüs nedeniyle 62 kişi hayatını kaybetti, 1632 yeni vaka tespit edildi.

    Aşk Üçgeni Teorisi Nedir?

    0
    Aşk Üçgeni Teorisi Nedir?

    “Şüphesiz her gerçek ilişki yıllar içinde birçok aşamadan geçer ve söz konusu zaman aralığında pek çok duyguyu da içinde barındırır. Aşk türleri ve aşka dair duygular hakkında sunulmuş pek çok teori var, bu yazıda en çok merak edilen aşk teorilerinin başında gelen, psikoloji alanının önemli ismi Robert Sternberg’in gözünden aşk üçgeni kuramından bahsedeceğiz.”

    Aşk üçgeni nedir?

    Sternberg, aşk üçgeni teorisini, sevginin üç ana bileşenini olan samimiyet, tutku ve bağlılık ile tanımlar. Her biri farklı duyguları kapsar ve üçü de Sternberg’in mükemmel aşk dediği şeyle sonuçlanır. Bu teoriye göre aşk; yakınlık, bağlılık ve tutku durumlarının farklı kombinasyonlarıyla farklı boyutlara ayrılıyor.

    Teorisi 25 ülkede 7,300’den fazla insan üzerinde yapılan araştırmalarla evrensel olarak kanıtlanan Sternberg bu kuramını, “Hayatımda, içinde bulunduğum bir ilişkinin pek iyi gitmediği bir noktadaydım. İçinde bulunduğum farklı ilişkileri düşündüm ve en azından aşk açısından ilişkilere hakim olan üç unsurun olduğu sonucuna vardım” şeklinde açıklıyor.

    Aşk teorisinin 3 vazgeçilmezi

    1- Yakınlık

    Sternberg üçgen aşk teorisinde, bir ilişkideki samimiyetin, birinin diğerine ne kadar yakın, bağlı ve güvendiğiyle ilgili olduğunu söylüyor. Aynı zamanda iletişimi ne kadar iyi sağlayabildiğinizle yakından ilişkilidir. Genel olarak, yakınlık ve bağlantı duyguları ya da “partnerlerin birbirine ne kadar yakın ve bağlı hissettiğidir” diyor.

    2- Tutku

    Sternberg’e göre tutku, kişinin partnerini düşünürken veya onunla birlikte olmaktan ne kadar heyecanlandığı ve ona ne kadar ihtiyaç duyduğudur. Ve tabii ki cinsel çekicilik de çiftler arasında ayrı önem taşır. Heyecan verici ve karışınızdakini merak ettiğiniz bir ilişki yaşıyorsanız bu, tutkuyu da beraberinde getirir.

    3- Bağlılık

    Üçgen aşk teorisinin üçüncü unsuru, bağlılık veya Sternberg’in açıkladığı gibi kişilerin ilişki içindeki iyi niyet derecesidir. Ayrıca bu, üç kuramdan tek bilinçli ve kasıtlı olanıdır. Kısa zamanda uzun vadeli bağlılığı beraberinde getiren bir karar bileşeni içerir. Tam anlamıyla bağlılık ve güven sağladığınızda, aradığınızı bulduğunuzu düşünür, emin adımlarda ilişkinize devam edersiniz. 

    Farklı fikirler farklı aşk hikayelerini yaratır

    İlginç bir şekilde üç bileşen farklı şekillerde etkileşime girebilir ve farklı aşk hikayelerini doğurur. En başından beri Sternberg, aşkın ne olduğuna odaklanmak yerine, sevginin gerçekte nasıl geliştiğiyle ilgilenir. Bunun sonucunda, üçgen teoride farklı hikayelerin farklı aşk kalıplarına yol açtığı kanısına varmıştır.

    Üçgen aşk teorisine göre insanların sahip olabileceği kombinasyonlar, herkesin aşk hikayeleri hakkında bir fikri olduğu ya da hepimizin birçok aşk hikayesine sahip olduğu yönündedir. Bu durumda sahip olduğumuz aşk fikirleri bize ilişkide nelerin yaşanması gerektiğini söyler ve böylece ilişkilerimizin rotasını belirler. 

    Ne tür bir aşk yaşıyorsunuz?

    Bu üç bileşen arasındaki dengeyi, çiftlerin kendisinin sağlaması gerektiğini belirtmek gerekir. Ancak Sternberg’e göre, her ilişkinin yönü farklı şekilde seyreder. İlişkide, önce arkadaş gibi olmanın önemli olduğunu düşünüyorsanız, samimiyet konusunda uzmanlaşıyor olabilirsiniz. Eğer seksin egemen olduğunu hissediyorsanız, delicesine aşık olmuş ve tutkulu bir aşk yaşıyorsunuz demektir.

    Hafta Sonu Kahvaltılarının Yıldızı: Pratik Krep Tarifi

    0
    Hafta Sonu Kahvaltılarının Yıldızı: Pratik Krep Tarifi

    Bu sabah sevdiklerinizi pratik ve lezzetli bir kreple mutlu etmeye ne dersiniz? Hafta sonu kahvaltılarına da çok yakışacak olan bu pratik krep favori tariflerinizden olacak.

    Pratik Krep Tarifi İçin Malzemeler

    • 2 adet yumurta
    • 1/2 çay bardağı süt
    • 4 yemek kaşığı un
    • 1 yemek kaşığı kakao
    • 1 adet olgun muz
    • 1 çay kaşığı ham kakao
    • 1 çay bardağı tahin

    Pratik Krep Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Yumurta, süt, kakao ve unu bir kapta çatal yardımıyla karıştırıyoruz ve homojen, akışkan bir hamur elde ediyoruz.
    2. Önceden ısıtıp peçete ile yağladımız tavaya hamuru döküp yayıyoruz ve çift taraflı pişiriyoruz. Bu ölçülerle ben iki krep çıkardım.
    3. Hazırladığımız krepleri muz, tahin ve ham kakao parçacıkları ile servis ediyoruz, siz sevdiğiniz şeyleri de tercih edebilirsiniz.Şimdiden deneyecek olanlar için afiyet olsun.

    Cildinizi ve Ruhunuzu Aynı Anda Rahatlatan Evde Spa Deneyimi

    0
    Cildinizi ve Ruhunuzu Aynı Anda Rahatlatan Evde Spa Deneyimi

    Stres sadece ruhumuzu değil bedenimizi ve cildimizi de etkiliyor. Uzmanlar birçok hastalığın temelinde stresin yattığını söylüyor. Stresle başa çıkmanın temel yolu rahatlamadan geçiyor.

    İsveçli güzellik teknoloji markası FOREO’nun sunduğu akıllı maske terapisi cihazı UFO ile entegre çalışan yepyeni Farm to Face koleksiyonunda yer alan Cannabis Seed Oil maske, içerdiği kenevir tohumu yağı ile size evinizin konforlu ortamında cildinizi rahatlatan benzersiz bir SPA bakımı sunuyor.

    Pandemiyle birlikte çoğumuz evlerimizde gönüllü bir karantina süreci yaşadık. Yazı bile alıştığımız diğer yazlardan farklı geçirdik. Açık havada istediğimiz gibi vakit geçiremedik, işe ya da okula gidemedik, sevdiklerimizle görüşemedik, zamanımızın neredeyse tümünde evdeydik. Bu durum birçoğumuzda strese, farklı kaygılara ve hatta depresyona neden oldu. Şimdi sonbaharla birlikte bu duyguları tekrar tekrar hissediyor, hatta bazılarımız sonbahar depresyonu yaşıyoruz. Hepimizin stres ve olumsuz duygularla başa çıkmak için farklı yöntemleri var. Bu yöntemlerden en bilinenleri yoga ve spa kürleri… Stres ve anksiyeteyi azaltmaya yardımcı olan yoga, nefes alma teknikleri ve egzersizlerle bedenen güçlenmenizi de sağlıyor. İsveçli güzellik teknolojisi markası FOREO’nun sunduğu, dünyanın ilk akıllı maske terapisi cihazı UFO ile entegre bir şekilde çalışan, Farm to Face maske koleksiyonunda yer alan yeni Cannabis Seed Oil maske, hem ruhunuzu hem cildinizi rahatlatan SPA kalitesinde profesyonel bir bakım terapisini evinizin konforunda sunuyor.

    Her Yaşa Uygun Bir Egzersiz: Yoga

    Hindistan’da doğan ve yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olan yoga, özel fiziksel duruşlar ve nefes alma teknikleriyle bedeni ve zihni daha iyi kontrol edebilmeyi sağlıyor. Her yaştan kişilerin yapabileceği yogayı hiç denememiş olanlar için birçok yoga merkezinde online dersler veriliyor. Ayrıca YouTube üzerinden de videolar aracılığıyla yogaya başlamanız mümkün. Stresin en sık görülen etkilerinden bir de şüphesiz uykusuzluk. Kaslara esneklik kazandıran yoga, kişiyi rahatlatarak daha iyi uyumaya yardımcı oluyor. Yoga sırasında nefese odaklanmak ve bu sayede doğru nefes almak kişinin zihnini de berraklaştırıyor. Bunun yanı sıra yoga, bağışıklık sistemini ve kasları güçlendirmeye, duruş bozukluklarınızı düzeltmeye, bel ve sırt ağrılarınızı azaltmaya da destek oluyor.

    Kenevir Tohumu Yağı Cildi Yatıştırıp Rahatlatıyor

    Bedeninizi yogayla rahatlattınız, peki ya cildinizi nasıl rahatlatacaksınız? Aslında bu sorunun da basit bir yanıtı var. FOREO UFO akıllı maske terapisi cihazı ile eşleşen yepyeni Farm to Face maske koleksiyonunda yer alan hydrocell Cannabis Seed Oil maske, kenevir tohumu yağı içeren, besleyici papatya ve güçlü magnezyumla aşılanmış formülüyle cildinizi sakinleştiriyor. Almanya’dan gelen kenevir tohumu yağı ile kızarmış, tahriş olmuş ve gergin cildi yatıştırıp rahatlatan Cannabis Seed Oil maske, gözenekleri tıkamadan nemlendiriyor. Her cilt tipi için uygun olan bu özel maske, yağ üretimini düzenlemeye de yardımcı oluyor. Dermatologlar tarafından test edilen Cannabis Seed Oil maske, sülfat, SLS, SLES, parabenler, formaldehit, formaldehit maddeler, ftalatlar, mineral yağ, retinil palmitat içermiyor.

    Profesyonel Bakım Terapileri Evinizde

    Termoterapi, kriyoterapi ve T-Sonic™ titreşimlerin gücünü barındıran Hiper İnfüzyon Teknolojisi’ne sahip, akıllı maske terapisi cihazı UFO, SPA kalitesinde profesyonel bir bakım terapisini evinizin konforlu ortamına taşıyor. Termoterapi 45 dereceye kadar yavaş yavaş ısınan cildinize maskenin aktif bileşenlerin aşılanmasını sağlarken, zihninizi rahatlatıp, cildinizi canlandırıyor, gözeneklerin görünümünü azaltıyor. Kriyoterapi sayesinde 5 dereceye kadar cildinizi soğuturken yüzünüzdeki şişlikleri azaltarak, aktif maske bileşenlerinin cilde derinlemesine nüfuz etmesine yardımcı oluyor. Profesyonel bir bakım olan LED ışık terapilerini de barındıran UFO, bu terapiyi her maske için uygulama tarafından ayrı ayrı seçilerek belirli süreyle uyguluyor. Mavi LED ışık terapisi, kan dolaşımı hızlandırırken daha sağlıklı bir görüntü için cilt kusurlarını azaltıyor. Kırmızı LED ışık terapisi, yaşlanma etkilerini hafifletip vücudun ekstra kolajen salgılamasına sağlıyor. Yeşil LED ışık terapisi ise ciltteki ton farklılıklarını minimize ederek küçük noktaları kaybediyor. Ayrıca UFO, akıllı telefonlara indirilebilen“FOREO For You” uygulamasıyla senkronize edildiğinde kullandığınız maskeye uygun program otomatik olarak devreye alarak saniyeler içinde mükemmel bir bakım sunuyor.

    Işığa duyarlı ciltler dahil tüm cilt tiplerinin güvenle kullanabileceği FOREO UFO 1.599 TL, 6’lı paketlerdeki Cannabis Seed Oil maske ise 149 TL’den satışa sunuluyor.

    FOREO ürünleriyle ilgili daha ayrıntılı bilgi için www.foreo.com adresini ziyaret edebilir ya da pr@foreo.com adresine ulaşabilirsiniz.

    Maske ve Mesafe Önlemleri Doğru Olarak Uygulandığında Koronanın Bulaşma Riski Yüzde 75 Azalıyor

    0
    Maske ve Mesafe Önlemleri Doğru Olarak Uygulandığında Koronanın Bulaşma Riski Yüzde 75 Azalıyor

    Amerika’da Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi tarafından yayınlanan raporda, koronavirüs salgınında maske ve mesafenin önemine bir kez daha dikkat çekildi. Raporda, Arizona eyaletinde kuralların doğru olarak uygulanmaya başlamasının ardından hastalığın yüzde 75 azaldığı ifade edildi.

    İlk olarak Aralık 2019’da Çin’in Hubei eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle dünya genelinde 1 milyonu aşkın insan hayatını kaybetti, 37 milyondan fazla insan ölümcül salgına yakalandı. Koronavirüse karşı aşı ve ilaç geliştirme çalışmaları devam ederken, Amerikan Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi tarafından salgınla ilgili yeni bir rapor yayınlandı. Rapora göre, Arizona eyaletinde maske ve mesafe önlemlerinin doğru olarak uygulanmaya başlamasının ardından hastalığın yüzde 75 oranında azaldığı belirtildi.

    MASKE VE SOSYAL MESAFENİN ÖNEMİNE DEĞİNİLDİ

    Amerikan Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi tarafından yayınlanan raporda, Amerika’nın Arizona eyaletinden örnekler verilerek salgındaki maske ve mesafe kurallarının önemine değinildi.

    Raporda, maske ve mesafe önlemlerinin etkileyiciliğine dikkat çekilerek, maske ve mesafe önlemlerinin tam olarak uygulanmadığı dönemde kentteki hasta sayılarının yüzde 151 artış gösterdiği belirtildi.

    17 HAZİRAN’A KADAR MASKE VE MESAFE KURALI YAYGINLAŞMADI

    Kentte, 17 Haziran’a kadar geniş çaplı maske ve mesafe önlemlerinin uygulanmaya koyulmadığı kaydedilirken, 17 Haziran’da alınan karar ile birlikte maske ve mesafe kuralları toplumun geniş bir kesiminde zorlu hale getirildi.

    KURALLARIN UYGULANMAYA BAŞLANMASININ ARDINDAN DÜŞÜŞE GEÇTİ

    Bilim insanları kuralların uygulamaya başlamasından sonra 29 Haziran ile 2 Temmuz arasında hasta sayılarının pik yaptıktan sonra düşüşe geçtiğini, daha sonra durağan hale geldiğini ve ardından düşmeye başladığını duyurdu. Raporda, Arizona eyaletinde kuralların uygulanmaya başlamasından sonra hasta sayısında yüzde 75 oranında düşme görüldüğü bildirildi.

    KORONANIN ŞU AN TEK ÇÖZÜMÜ MASKE VE MESAFE KURALLARINI UYGULAMAK

    Raporda, “Gönüllü ve kombine şekilde alınacak önlemlerin tek bir önlemden kat kat daha fazla faydalı olacağı ve korona virüsün şu andaki tek çözümünün maske ve mesafe kurallarını uygulamak olduğu” vurgusu yapıldı.

    Ücretsiz Psikolojik Destek Hattını 404 Kişi Aradı

    0
    Ucretsiz Psikolojik Destek Hattini 404 Kisi Aradi

    Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi, pandemi sürecinde, sosyal sorumluluk bilinciyle Ücretsiz Psikolojik Destek hizmetini devreye aldı. Başvuruda bulunan 404 kişinin sorunları dinlendi, çözüm üretildi

    132 erkek, 272 kadının başvuruda bulunduğu destek hattına gelen en yaygın şikayet, pandemiyle birlikte tetiklenen kaygı artışıoldu. 140 danışan günlük hayatını bozan kaygı belirtileri dile getirirken, içlerinden 42 kişi Covid-19 enfeksiyonu kapma korkusu nedeniyle doktor doktor gezip, ilaç kullandıklarını ifade etti. Bunu çökkünlük, evlilik sorunları, öfke kontrol problemleri ve yeme bozukluklarına ilişkin şikayetler takip etti. Psikolojik destek hattında görüşmelerin çoğunun olumlu şekilde sonuçlandığını belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bireylere kısa süreli destekleyici terapiler yaptık, sonucunda pandemiyi psikolojik sağlamlık eğitimine dönüştürebilenler ilaç kullanmadan bu dönemi geçirebildiler” ifadelerini kullandı.

    Pandeminin toplumda neden olduğu psikolojik ve psikiyatrik sorunları en aza indirmek için çalışmalar yürüten Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi, bu süreçte Ücretsiz Psikolojik Destek hizmetini hayata geçirdi. Hastanenin psikiyatri uzmanları ve uzman klinik psikologları, hattı arayan 404 kişinin sorunlarını dinleyerek çözümler sundu.

    NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Tıbbi Direktör Yardımcı Psikiyatri Uzmanı Yrd.Doç.Dr. Semra Baripoğlu, dört aylık süreçte başvuranların sayısının 404 kişi olduğunu söyledi. Bu başvurulardan 384’ünün 18-71 yaş arasında bulunduğunu belirten Baripoğlu, 3-17 yaş arasındaki 20 kişi ile ilgili ebeveynlerinin danışmanlık aldığını kaydetti.

    En çok Covid-19 bulaşma endişesi yaşayanlar başvurdu

    Psikiyatri Uzmanı Yrd.Doç.Dr. Semra Baripoğlu, bu süreçte verilen hizmetle ilgili şu verileri aktardı:

    – Danışanların 132’si erkek 272’si kadın.

    – Başvuranlardan 14’ü başvuru esnasında Covid pozitif olduğunu, 7 kişi aile biryelerinde Covid pozitiflik olduğunu, 2 kişi ailede Covid 19 nedeniyle vefat edenler olduğunu bildirdi.

    – En sık başvuru yakınması; 140 danışanda, pandemiyle birlikte tetiklenen kaygı artışıolup, içlerinden 42 kişi Covid 19 hastalığı kaptığına dair kaygılar nedeniyle doktor doktor dolaştığını, çok sayıda ilaç kullandığını bildirmiştir. Bunu pandemiyle tetiklenen depresif ruh durumu, iş-gelecek kaygıları izlemiştir. Başvuranlar arasından 24 kişi Covid bulaş obsesyonları ile aşırı temizlenme ve temizlik yapma davranışları bildirmiş, sekiz danışanın geçmişte Obsesif Kompulsif Bozukluk tanısı aldığı öğrenilmiştir. Geçmişte Panik Bozukluğu tanısı almış ve tedavi görmüş olan 27 danışan, pandemi sonrası panik ataklarının yeniden başladığını bildirmiştir. Covid 19 dışında gelen sorular, evlilik sorunları, öfke kontrol problemleri, yeme bozuklukları, ilaç kullanımına dair konularda olmuştur.

    86 kişi anksiyete bozukluğu belirtileri tarifledi

    Psikiyatri Uzmanı Yrd.Doç.Dr. Semra Baripoğlu, başvuranlarla yapılan görüşmelerde; geçmişte psikiyatrik tanı almamış olan 86 danışanın anksiyete bozukluğu belirtileri, 48 danışanın depresyon belirtileri, 16 danışanın obsesif kompulsif bozukluk belirtileri, 35 danışanın panik bozukluğu belirtileri dile getirdiklerini, bu kişilerin psikiyatrik tedavi ve/veya psikoterapi almaya yönlendirildiklerini belirtti. Baripoğlu, 165 kişide şikayetlerin klinik hastalık düzeyinde bulunmadığını, bu danışanlara kaygı belirtilerine dair psikoeğitim ve gevşeme teknikleri bilgisi verildiğini ifade etti.

    Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Halkımız psikolojik destek konusunda bilinçli”

    NPİSTANBUL Beyin Hastanesi bünyesindeki psikiyatrist ve klinik psikologlardan oluşan uzman bir ekip ile ücretsiz pandemi destek hattını hayata geçirdiklerini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Online başvuru yapanlara, destek hattını arayanlara 1’e 1 destek verdik. Bu çalışmanın sonuçlarını da uzmanlarımız ile raporladık. Burada ortaya çıkan 2 çarpıcı sonuç var; insanlar böyle durumlarda psikolojik olarak destek alma konusunda bilinçliler. İnsanların bilinçli olması ve bu konuda psikolojik sorunlarını da bilim dışı yöntemlere başvurmak yerine bilimsel yönemlerden yardım almaya çalışmaları çok önemli bir davranış. Direkt arayıp destek vererek raporladığımız 404 kişinin yanı sıra faydalı olunan çok daha fazla insan var” diye konuştu.

    Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Pandemi kazanıma dönüştürülebilir”

    Tarhan, “Ortaya çıkan sonuçlar, pandeminin psikolojik bir fenomen olduğu görüşünü destekliyor” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Çinliler, ‘Biz pandemiyi sosyal izolasyonla değil sosyal işbirliği ile çözdük’ diyor. Bu noktada sosyal destek çok önemli. Sosyal destek alan kişiler pandemi krizi ile daha iyi mücadele ediyor. Biz de toplum olarak şanslıyız. Sosyal destek, aile ve komşu desteği gibi desteklerle insanlar korkularını daha iyi kontrol edebildiler. Psikolojik destek hattında da görüşmelerin çoğu olumlu şekilde sonuçlandı. İnsanlar aldıkları psiko destekle rahatladıklarını, faydalar gördüklerini, 2’nci veya 3’ncü kez aranmaya gerek kalmadan sorunlarını çözdüklerini belirttiler. Pandemi sonrası çağda küresel olarak psikiyatrik hastalıklarda artış yaşanacak. Bu artışı kazanıma dönüştürmek gerekir. İnsanlar pandemiyi doğru karşılarlarsa psikolojik sağlamlık, yılmazlık ve psikolojik esneklik becerisi kazanırlar. Bireylere kısa süreli destekleyici terapiler yaptık, sonucunda pandemiyi psikolojik sağlamlık eğitimine dönüştürebilenler ilaç kullanmadan bu dönemi geçirebildiler.”

    60 kişiye psikoeğitim verildi

    Psikiyatri Uzmanı Yrd.Doç.Dr. Semra Baripoğlu, başvurular arasında üç kişinin intihar düşüncesi olması nedeniyle acil psikiyatrik muayeneye yönlendirildiğini kaydederek yapılan işlemleri şöyle sıraladı:

    “5 danışanın ailesine psikoeğitim verildi. 10 danışan çift terapisine yönlendirildi. 2 danışan çocuk psikiyatristine yönlendirildi. 60 kişiye kaygı yönetimi konusunda psikoeğitim verildi. 1 kişiye nefes egzersizleri öğretildi. 75 kişiye gerekli önerilerde bulunuldu. 24 kişi psikiyatrik muayeneye yönlendirildi. Halen tedavi almakta olan 12 kişiye psikiyatrik tedavinin devamı önerildi. 179 kişiye psikoterapi önerildi. 21 kişi ise başvurularına neden olan sorunlara bu danışmanlık ile çözüm bulduklarını belirttiler ve ek yönlendirme gerekmedi.”