Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 164

    Karaköy’de Yakalanan Dilencilerin Rahatlığı Pes Dedirtti

    0
    Karaköy'de Yakalanan Dilencilerin Rahatlığı Pes Dedirtti

    İstanbul Karaköy’de zabıta ekipleri tarafından çöp kenarında dilencilik yaparken yakalanan yabancı uyruklu kadının rahatlığı pes dedirtti. Gazetecilerin sorularına dalga geçerek cevaplar veren kadın, “Neden maske takmıyorsun?” sorusuna, ‘Korona yok, size geliyor bize gelmiyor’ şeklinde cevap verdi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Beyoğlu Belediyesi zabıta ekipleri tarafından Taksim ile Karaköy’ün belirli bölgelerinde dilencilere yönelik operasyon yapıldı. Karaköy Rıhtım ve Şişhane metro çevresinde yapılan operasyonda aynı aileden 4 kişiye idari para cezası uygulandı. Zabıta ekipleri tarafından yapılan denetimde çöp kenarında dilencilik yaparken yakalanan yabancı uyruklu kadının rahatlığı pes dedirtti.

    Taksim ve Karaköy’de duygu sömürüsü yaparak para talebinde bulunulduğu ihbarını alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Beyoğlu Belediyesi zabıta ekipleri, harekete geçti. Havanın kararmasıyla çöp kutularının kenarında, sokak aralarında ve metro çıkışlarında bekleyerek dilencilik yapan kişiler takibe alındı.

    “KORONA YOK, SİZE GELİYOR BİZE GELMİYOR”

    Çöp kenarında dilencilik yaparken yakalanan yabancı uyruklu kadının rahatlığı pes dedirtti. Gazetecilerin “Neden maske takmıyorsun?” sorusuna, “Korona yok, size geliyor bize gelmiyor” cevabını verdi.

    Karaköy'de yakalanan dilencilerin rahatlığı pes dedirtti

    “PARA DEĞİL EKMEK TOPLUYORUZ”

    Para değil ekmek topladığını söyleyen şahsın çantasından para çıkmadı. Zabıta ekipleri, şahsın topladığı paraları üzerinde sakladığını dile getirdi. Kadın dilenci, “Bir günde ne kadar para kazanıyorsun?” sorusuna ise “Bir sürü para topluyorum” şeklinde yanıt verdi.

    KAMERALARA GÜLDÜ, EL SALLADI

    Yakalanan erkek çocuğunun ayağında ayakkabısı olmadığı dikkat çekerken, dilenmek için sakladığı öğrenildi. Maske takmayan şahıs gazetecilerin “Neden maske takmıyorsun?” sorusuna ise ‘Koronavirüs yok, bana gelmedi’ diye cevap verdi. İş olmadığı için çalışmadığını anlatan dilencinin rahatlığı pes dedirtti, kameralara gülerek, öpücük atarak el salladı.

    Karaköy'de yakalanan dilencilerin rahatlığı pes dedirtti

    KADINLARDAN BİRİ 5 AYLIK HAMİLE

    Kadın dilencilerden birinin ise 5 aylık hamile olduğu görüldü. Zabıta ekiplerini görünce ağlamaya başlayan kadın, çöpten ekmek topladığını söyledi. Çöpten ekmek topluyormuş gibi yaparak insanların duygularını suistimal eden Suriye uyruklu 3’ü kadın 4 kişiye Kabahatler Kanunu’ndan 187 lira idari para cezası uyguladığı öğrenildi. Yaşları küçük olan ve üzerlerinden kimlik çıkmayan dilenciler, Beyoğlu Çocuk Büro Amirliği’ne götürüldü.

    Bakan Koca, “Sert Tedbirler Gelecek Mi?” Sorusuna Yanıt Verdi: Böyle Bir Niyetimiz Yok

    0
    Bakan Koca, "Sert Tedbirler Gelecek Mi?" Sorusuna Yanıt Verdi: Böyle Bir Niyetimiz Yok

    Sağlık Bakanı Fahrettin Bakan Koca, koronavirüs gündemi ile düzenlediği toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. “Sert tedbirler gelecek mi?” sorusuna cevap veren Bakan Koca, “Bu dönemde daha sert tedbirler almak gibi bir tavrımız yok” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 1 Haziran itibariyle başlayan “Kontrollü sosyal hayat” döneminin ardından artan vakalar sonrası merak edilen “Sert tedbirler gelecek mi?” sorusuna yanıt verdi. Daha sert tedbirler almak gibi bir düşüncelerinin olmadığını belirten Bakan Koca, “Aldığımız tedbirlerle vaka sayısı düşmekte” dedi.

    “TEDBİRLERE UYUMUMUZ ÇOK ÖNEMLİ”

    Bakan Koca, koronavirüs gündemi ile düzenlediği toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin “Sert tedbirler uygulanacak mı?” sorusuna yanıt veren Koca, şu ifadeleri kullandı:

    “Bu dönemde ilave daha sert tedbirler almak gibi bir yaklaşımımızın olmadığını ifade etmek isterim. Aldığımız tedbirlerle vaka sayısı düşmekte. Bu yer yer bazı illerimizde sorun olduğumuzda kurullarımız ilçe, mahalle, köy bazında kısıtlama yetkisi almaya sahip. Türkiye’de ilave yasak düşünülmüyor. Ama bizim tedbirlere uyumumuz çok önemli. Mesafe ve maskeyi önümüzdeki aylarda daha yaygın şekilde olmamız gerekiyor. Ayrıca ilave olarak HES kodunu biliyorsunuz. Bütün vakalarımız uygulamada yer alıyor. Pozitif ve temaslıların hareketini engellemek, izolasyonunu mutlaka sağlamaya çalışıyorum”

    Bakan Koca Yeni Tehlikeye Bu Sözlerle Dikkat Çekti: Karşımızda Artık İki Virüs Var

    0
    Bakan Koca Yeni Tehlikeye Bu Sözlerle Dikkat Çekti: Karşımızda Artık İki Virüs Var

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca koronavirüs gündemi ile ilgili ülke genelinde yaşanan gelişmeler hakkında açıklama yaptı. “Karşımızda artık iki virüs var: Biri grip, diğeri koronavirüs” diyen Bakan Koca, iki salgını da yenmek için maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Samsun’da gerçekleştirdiği toplantıların ardından koronavirüs ile mücadelede gelinen son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. Koronavirüsle birlikte artık grip salgınıyla da mücadele etmemiz gerektiğini belirten Bakan Koca, “Karşımızda artık iki virüs var, elimizde ikisini de yenecek üç tedbir bulunuyor; temizlik, maske, mesafe” diye konuştu.

    Bakan Koca’nın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

    Hastanelerde tedavi gören hasta sayımız endişe verici şekilde yükseldi. Şikayeti olmayan fakat test sonucu pozitif sonucu çıkan kişi sayısındaki artış aynı derecede olmasa da önemlidir. Asıl uyarıcı olan hasta sayısıdır. Bu sayıyı azaltmak salgına karşı başarı sağlamak, taşıyıcı kaynaklı yayılımı hızla önlemeye bağlıdır.

    Burada sabah saatlerinde başlayan çalışma programımızda Samsun, Amasya, Çorum, Ordu, Sinop ve Tokat için detaylı değerlendirmeler, planlamalar yaptık. Salgına karşı aldığımız sonuçlarla Samsun ve çevre illerde yapacağımız sağlık yatırımları, hastanelerimize sağladığımız yeni imkanları birazdan anlatacağım.

    “VİRÜSÜN BULAŞTIĞI İNSAN SAYISI 33 MİLYONA YAKLAŞTI”

    Geldiğimiz nokta dünyadaki durum örneği olmadığı sağlık ordumuz konusunda önemli hatırlatmalar, açıklamalar yapmak istiyorum. Sağlık alevlendiği zaman tüm dünyada birden alevleniyor. Kovid-19 sayısı tüm dünyada hayatını kaybeden insan sayısı 1 milyona, virüsün bulaştığı insan sayısı 33 milyona yaklaşmıştır. DSÖ ülkeleri daha etkin mücadeleye davet etmektedir. Sonbahar günlerinin birbirini ölümler dalgası halinde izleme ihtimaline işaret edilmektedir.

    “KARŞIMIZDA ARTIK İKİ VİRÜS VAR”

    Koronavirüse karşı aldığımız tedbirleri ihmalsiz uygularsak, virüsün yol açtığı gripten de korunmuş oluruz. İki virüsle aynı anda mücadele etmek zorunda kalmayız. Sebebi grip olan bazı şikayetlerle siz Kovid-19 olduğunu düşünebilirsiniz. Grip halsizlik, baş ağrısı, kuru öksürüklerle ortaya çıkan mevsimsel hastalıktır. Aynı şikayetler Kovid-19’da da ortaya çıkmaktadır. Asıl düşmanımız olan salgınla mücadele olan zaman azalacak. Karşımızda artık iki virüs var, elimizde ikisini de yenecek üç tedbir bulunuyor; temizlik, maske, mesafe

    Bir nefeslik sıhhatin ne anlama geldiğini entübe edilen hastalarımızla müşahade ettik. Sizden ricada bulunuyorum, bulaşıcı hiçbir hastalığı hafife almayın. Virüs belki size güç yetiremeyebilir sizden bulaştığı kişinin hayatını ise altüst eder, onu bir tek nefese muhtaç bırakır. 1 milyon 100 bini aşkın sağlık çalışanımız bulunuyor. Bu gücü ayakta tutmak salgınla mücadelenin altın kurallarından biridir, omuzlarındaki yükü azaltın.

    “KULLANDIĞIMIZ İLAÇ ÖLÜM ORANINI YÜZDE 30 DÜŞÜRÜYOR”

    Kullandığımız ilacın durumu ciddi hastalardaki ölüm oranını yüzde 30 düşürdüğünü göstermektedir. Kurallara ihmalsiz uyarak virüse karşı birbirimize teminat vermektir. Felaket tellallığı yapanlara ise maskemizin altından gülebiliriz. İçişleri Bakanlığımızla işbirliği içinde ülke genelinde alınan tedbirlerin yanı sıra illerimizde Hıfzıssıha kurulumuzda yerel tedbirler var. Yerel şartlara göre yerel mücadele stratejisinden burada da sonuç almaktayız.

    ORTA KARADENİZ’DE VAKA SAYISINDA SON DURUM

    Samsun geçtiğimiz dönemde yükselişteydi. Son bir haftada 3’te 1 oranında düşüş sağlandı. Amasya’da vaka sayısında düşüş oranı %40. Ordu’da vaka sayımızda %30, Sinop’ta %50 düşüş görüyoruz.

    YATAK DOLULUK ORANLARI

    Samsun’da yatak doluluk oranı yüzde 62. Samsun’a 74 yoğun bakım ilave ediyoruz. Çorum’da yoğun bakım doluluk oranı yüzde 60. Ordu’da yatak doluluk oranımız yüzde 38, yoğun bakım doluluk oranımız yüzde 69. Sinop’ta yatak doluluk oranımız yüzde 43. Sinop için yoğun bakım ilavemiz 19 yatak oldu. Tokat’ta yoğun bakım doluluk oranımız yüzde 70. Türkiye’de yoğun bakım doluluk oranı 68.

    “TÜNELİN UCU GÖRÜNDÜ, ÇOK DEĞİL AZ YOLUMUZ KALDI”

    Yaşadığımız ve tekrarlanan şiddet olaylarıyla ilgili, şiddet karşısındakine zarar verir ama failini ruhen küçültür. İnancıma göre bu toplum sağlık çalışanına zarar vereni dışlar.

    Tünelin ucunu göründüğünü bilerek sıkı tedbirle salgından çıkalım. Çok değil az yolumuz kaldı. Bizlerin de görevlerini layıkıyla yerine getirmeye çalıştığımıza inanın. Günlük test sayımız 110 binin üzerinde, bu test sayısı bazı ülkelerin haftalık test sayısıdır

    Salgın Yorgunluğu ile Başa Çıkmanın 8 Yolu

    0
    Salgın Yorgunluğu ile Başa Çıkmanın 8 Yolu

    Aylardır Coronavirus ile birlikte yaşamaya çalışıyoruz. Başta ABD olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde COVID-19 hızla yayılmaya devam ediyor.

    Salgının hız kesmediği bugünlerde bu durumdan bunalan, sürekli tedbir alarak yaşamaktan sıkılan, yorgun düşen insanların olduğuna dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi ile iş birliği içerisinde olan Johns Hopkins Medicine’den Psikolog Carisa Parrish, “Birkaç günlüğüne rutin yaşantınızı değiştirebilirsiniz. Ancak davranışlarınızı zorunlu ve sürekli olarak değiştirmeniz çok kolay olmaz. Özellikle de çevrenizde kimse hasta değilse, canınız maske takmak istemiyorsa ve yapmak istediğiniz şeyleri yapamıyorsanız kurallar canınızı sıkabilir ancak bu kurallar işe yarıyor” dedi. Psikolog Carisa Parrish, hem bu stresi iyi yöneterek psikolojik etkilerinden hem de virüsten korunmak için 8 öneride bulundu.

    1.Kendinize bir söz verin

    Davranış değişikliği kendine net bir hedef koymakla, yani kendine bir söz vermekle başlar. Bisiklete binerken emniyetimiz için kask takıyor veya trafikte kırmızı ışıkta duruyoruz. Pek çok hayat kurtarıcı davranışımız aslında bir karar vermekle başlıyor: Kendinizin ve başkalarının güvenliği için doğru davranma, kurallara uyma kararı alıyorsunuz. Bazen bu durumdan rahatsız olsanız bile. Aynı şeyi COVID-19 önlemleri için de düşünebilirsiniz. Pek hoşlanmasanız da hem kendi sağlığınız hem de başkalarının sağlığı için maske takabilir, sosyal mesafeye uyabilir, el hijyenine daha fazla dikkat edebilirisiniz.

    2.Yeni önerilere açık olun

    Coronavirus ile ilgili her gün yeni bir bilimsel veri ortaya çıkıyor. Bu doğrultuda uzmanların önerileri de değişebiliyor. Ancak salgının ilk günlerinde aldığınız bazı önlemlerden vazgeçebilirsiniz. Mesela ilk günlerdeki gibi market alışverişinden sonra tüm paketleri silmek şart değil, otomobil içinde tek başınaysanız maske kullanmanız gerekmez veya çocuğunuz kendi bahçenizde oynarken risk altında değil. Güvenilir kaynakları, sağlık otoritelerini ve bilim insanlarını takip etmeye devam edin.

    3.Alışkanlık kazanın, rutininiz olsun

    Yeni bir kurala uymak ve aynı davranışı sürekli tekrarlamak bir süre sonra insana alışkanlık kazandırıyor. Örneğin çocuğunuzu araba koltuğuna oturtmak, kemerini bağlamaya çalışmak ilk zamanlar insana zahmetli gelebiliyor. Bunun çok önemli olduğunu bildiğiniz halde. COVID-19’dan korunmak için de teslim olun, olayları akışına bırakın. İlk başlarda sıkılarak, önlem olsun diye taktığınız maskeyi, bir süre sonra hayatınızın bir parçası haline getirip hiç düşünmeden taktığınızı veya ellerinizi otomatikman sık sık yıkadığınızı fark edeceksiniz.

    4.“Yedekli” dolaşın

    Yanınızda her zaman yedek maskeniz olsun. Çeşitli yerlerde (Çantanızda, arabanızda, cebinizde, ofiste vs…) maskeler bulundurun. Böylece “Maskem yok” diye strese girmezsiniz. Aynı durum el hijyeni için de geçerli. Yanınızda ve çeşitli yerlerde ıslak mendil, kolonya, dezenfektan gibi ürünler bulundurun.

    5.Hasta hikayeleri okuyun

    Pek çok insan COVID-19’a yakalanmanın ne demek olduğunu anlamıyor, gözünde canlandıramıyor. “Bana bulaşmaz” diye düşünebiliyor. Oysa herkes Coronavirus’e yakalanabilir. COVID-19’u atlatmış hastaların hikayelerini okuyun, bilinçlenin.

    6.Seçimi çocuklara bırakın

    Çocuklara maske takmayı sevdirebilirsiniz. Onlara değişik desenlerde, sevdikleri çizgi film kahramanlarıyla süslü, rengarenk maskeler alabilirsiniz. Hatta takacakları maskeleri kendileri seçebilirler. Ayrıca el hijyeni için değişik, renkli şişelerde dezenfektanlar da alabilirsiniz.

    7.Çocukların sizi uyarmasına izin verin

    Çocuklarınıza güvenlik önlemlerine uymayı öğretin. Hatta aile veya arkadaş ortamında kurallara uyulmadığında çocukların sizleri uyarlamalarına izin verin. Mesela otomobilde kemerinizi takmadığınızda sizi uyarsınlar, maskenizi unuttuğunuzda, sosyal mesafe kuralına uymadığınızda veya ellerinizi yıkamadığınızda size bunları hatırlatsınlar. Çocuklar interaktif bir şekilde hayatın içinde yer alırlarsa, daha güvenli yaşamış olurlar.

    8.COVID-19 ile yaşamaya alışın

    En önemli şey pes etmemek. Korunma yollarına uyarak Coronavirus ile yaşamayı öğrenmek ve bu salgının bir süre daha hayatımızda olacağını kabul etmek gerekiyor. Virüse karşı bir tedavi yöntemi veya aşı bulunana kadar önlem alarak yaşamamız lazım. Bunun da aylar sürebileceğini kabullenmek, strese girmemek için önemli. Yıllar önce, örneğin kimse pasif sigara içiciliğini önemsemiyordu veya çocuklar için araba koltukları yoktu. Tüm bunlara alıştığımız gibi “yeni normal” hayatımıza da alışabilir, yeni gerçekleri kabullenebilir ve önlemlerle COVID-19’dan korunabiliriz.

    Bu süreçte mevsim hastalıklarına dikkat edilmeli, bağışıklık güçlendirilmeli, aşılar ihmal edilmemeli

    Maskenin doğru şekilde takılması ve maskenin ellenmemesinin Covid-19’dan korunma açısından oldukça önemli olduğunu hatırlatan Johns Hopkins Medicine ile iş birliği içerisindeki Anadolu Sağlık Merkezi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Elif Hakko, “COVID-19’a karşı bağışıklık sistemini güçlendirmek için sağlıklı beslenin, şeker ve karbonhidrat tüketimine, uykunuza dikkat edin ve egzersiz yapın” dedi.

    Bu süreçte mevsim hastalıklarına da dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Elif Hakko, “Bol bol su tüketin, nefes egzersizleri yapın, sigara içmeyin ve maskenizi sık sık değiştirin. COVID-19 salgınına sonbahar-kış aylarında grip ve zatürre salgınlarının da eklenmemesi için aşı olmak önemli. Grip virüsleri de COVID-19 benzeri klinik durumlara neden olduğundan, başta risk grubundaki kişiler olmak üzere herkesin grip aşısı olması yararlı olacaktır. Zatürre aşısı (pnömokok) bebeklere zaten rutin olarak yapılıyor ancak erişkinler için sadece risk grubuna öneriliyor. Ancak COVID-19 açısından koruyuculuğu yoktur. 65 yaş üstü herkesin olması gereken bir aşı. 2-65 yaş arası bireylerde ise sadece bazı tıbbi durumları olanlara öneriliyor. Örneğin kronik akciğer ya da böbrek, kalp hastalığı olanlar, şeker hastaları, kanser hastaları, herhangi bir nedenle dalağı alınmış olanlar bu grupta. Bunun dışında kalan sağlıklı 2-65 yaş arası kişilerin yaptırmasına gerek yok. COVID-19 salgını sürecinde risk grubundaki kişilerin ek solunum yolu enfeksiyonu açısından korunması yararlı olacaktır. COVID-19 aşısı ile ilgili çalışmalar umut verici ancak ilk bulgular olumlu olsa da henüz etkinlik ve güvenirlilik konusunda net bir bilgi yok” şeklinde konuştu.

    Akne Sorununa Karşı 5 Önemli Öneri

    0
    Akne Sorununa Karşı 5 Önemli Öneri

    Akne sorunu yani sivilcelenme özellikle gençlerde ergenlik döneminde başlıyor. Çoğu zaman 20’li yaşların sonlarına doğru artık görülmese de, bazı durumlarda genetik sebeplerle 50’li yaşlara kadar kişiye rahatsızlık vermeye devam edebiliyor.

    Akneler çoğunlukla yüz, boyun gibi gözle görülür bölgelerde çıktığı için psikolojiyi olumsuz etkilemekle beraber yaşam kalitesini de düşürüyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Özer Arıcan, akne ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

    Bazı cilt bakım ürünleri de sivilceyi tetikleyebiliyor

    Akne özellikle gençlerde 12-17 yaş aralığında görülen yaygın bir deri hastalığıdır. Ancak 25 yaşından sonra görülen geç başlangıçlı akne formuna da sık rastlanmaktadır. Oluşum sebeplerinde ailesel yatkınlık ön plandadır. Bunun yanında yüze uygulanan ürünlerin ve bazı ilaçların akneyi tetikleyebildiği de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle cilt bakım ürünleri mutlaka doktor önerisi ile kullanılmalıdır. İnsan derisinde en sık yüz, boyun, omuzlar, sırt ve göğüs bölgesinde bulunan kıl folikülü ve ilişkili olduğu sebase bezlerin dışarı açıldığı porların kapanması ve bazen iltihaplanması ile ortaya çıkmaktadır. Sivilcenin farklı lezyonları bulunmaktadır ve bunlara göre hastalık klinik olarak hafiften, çok şiddetliye kadar ayrı ayrı sınıflandırılır.

    Psikolojik sorun haline gelebiliyor

    Akne özellikle gençlerin psikolojisini olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Günümüzde dış görünüşün eskiye nazaran çok daha önem kazanmasından dolayı ufak bir akne yüzünden işine, okula gitmek istemeyen gençler olabilmekte ve bu durumu çok ciddi problem haline getirebilmektedirler. Sorunu tedavi etmek yerine kendi başlarına halletmeye kalkarak, takıntı haline getiren gençlerin okul ve mesleki başarıları da olumsuz etkilenmektedir. Yine aynı şekilde akne sorunu çözülmeyip süreç uzadığında gençler, farklı tedavi seçeneklerine yönelebilmekte, internetten veya arkadaş tavsiyesi ise sağlıklı olmayan ürünler kullanarak durumu daha da kötüleştirebilmekte, üstelik de ciddi maddi kayba uğramaktadırlar. Bu yüzden anne babalarına da aşırı baskı oluşturabilmektedirler. Bu problemleri yaşayan gençler için dermatolog yardımı önem taşımaktadır.

    Akneyi sıkarak yok etmek mümkün değil

    Belli bir süre tekrarlayan bir hastalık olması, hastanın psikolojisini olumsuz etkilemesi, kalıcı izler bırakabilmesi gibi nedenlerle aknenin erken tedavi edilmesi gerekmektedir. Tedavi süreci hastalığın şiddetine bağlı olduğu gibi, hastanın tedaviye uyumuna da bağlıdır. Kadınlarda hormonal faktörler yaş ilerledikçe daha önemli bir rol oynamaktadır. Stres, aşırı karbonhidratlı ve yağlı beslenme gibi faktörler aknede artışa yol açabilir. Akne tedavi edilebilir bir hastalıktır. Aknenin durumuna ve seyrine göre tedaviye bir dermatoloji uzmanı tarafından yön verilmelidir. Tedavinin uzun soluklu olabileceği göz önüne alınarak, aceleci olunmamalı ve aknelerin sıkarak yok edilemeyeceği bilinmelidir.

    Tedavide düzenli takip şart

    Hiçbir hastalığın tek tip tedavisi olmadığı gibi aknenin de bir tek tedavisi yoktur. Hastalık değil hasta tedavi edileceğinden kişiye en uygun tedavi dermatoloji uzmanı tarafından belirlenmelidir. Tedavide lokal ilaçların yanında antibiyotikler ve A vitamini türevi olan izotretinoin de kullanılabilmektedir. Bu ilaçlar, özel takip gerektiren ilaçlardır ve sadece doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Tüm tedavilerde periyodik takip önemlidir. Hastaların duruma göre aylık veya hekim önerisine göre farklı aralıklarla düzenli takibi ile bu dönem rahat atlatılabilir. Akne izleri için de modern kozmetik dermatoloji uygulamalarından faydalanılabilir.

    Akne sorunu için bu önerileri dikkate alın

    • Özellikle yağlı gıdalardan ve aşırı karbonhidratlı beslenmeden uzak durulmalıdır. Mayonez, tam yağlı süt ve süt ürünleri, çikolata, kuruyemiş, hazır katkı maddeli ambalajlı ürünler, yağlı et ürünleri gibi besinlerin sınırlı tüketilmesi faydalı olabilir.
    • Bu süreçte makyajdan uzak durulması önemlidir. Özellikle tüm yüze sürülen fondöten gibi ürünlerin kullanımı sınırlandırılmalı ve yağlı nemlendiricili ürünler tercih edilmemelidir. Hatta güneş koruyucularda yağlı ürünler tercih edilmemeli, uzman önerisiyle cilt tipine uygun güneş koruyucusuna karar verilmelidir.
    • Akneyi tetikleyen bir diğer faktör strestir. Özellikle hastaların stresten uzak durmaları önemlidir. Ancak akne sorununun kendisi de stresi artırdığından hastalar; hastalığın strese, stresin de hastalığa yol açtığı bir döngüye girmektedir. Bu döngünün uzman yardımı ile kırılması gerekmektedir.
    • İnternetten veya çevre tavsiyesi ile bilinçsiz şekilde cilt ürünleri kullanılmamalı, dermatoloji uzmanının önereceği kişiye özel ürünler tercih edilmelidir.
    • Akne sorununun tek bir tedavi yöntemi olmadığı unutulmamalıdır. Kişiye başlanılan tedaviye alınan yanıta göre kullanılan yöntem değiştirilerek, hasta için en doğru seçenekler ile sonuca ulaşılır. Sayılı bir kaç akne lezyonu için uzman desteği alınmasına gerek olmayabilir ancak çok yoğun ve yaşam kalitesini düşürecek duruma gelen akne sorunları için uzman yardımı almaktan çekinilmemeli ve geç kalınmamalıdır.

    Bundan Böyle, Okula Gitmek İstemiyorum Yakınmalarına Geçit Yok!

    0
    Bundan Böyle, Okula Gitmek İstemiyorum Yakınmalarına Geçit Yok!

    Her çocuk bambaşka duygularla başlar öğrencilik serüvenine. Özellikle okulun ilk günü yaşadıkları heyecanı hiç unutmazlar. Bazı minikler güle oynaya okula gitseler de bazıları ayak diretir, direnir, gitmemek için türlü bahaneler üretir.

    Peki, çocuklar neden okula gitmek istemiyor? Onları okula gitme fikrinden ne uzaklaştırıyor? Hiç tanımadıkları bir ortama girmek mi, öğretmenleri olacak bir yabancıya güvenmek mi yoksa daha önce hiç bir araya gelmedikleri bir sınıf dolusu çocukla aynı oyuncakları paylaşmak zorunda kalmak mı?..

    Neredeyse her çocuklu ailenin başından geçen bu tür okul kaynaklı stres bozuklukları, Uçanbalık’ın koleksiyonunda yer alan ”okula uyum” temalı kitaplar ile hafifliyor; Mızmız Mırnav, Zeytin ve daha nice kitap kahramanının yönlendirmeleri ve deneyim paylaşımı sayesinde hem çocuklar hem de ebeveynler rahat bir nefes alıyor.

    Okula yeni başlayacak çocuklar, Uçanbalık’ın yayımladığı bu sorun odaklı kitaplar sayesinde sadece okula karşı istemsizce geliştirdikleri korku ve endişeleri alt etmeyi öğrenmiyor, aynı zamanda farklı duygu durumlarını tanımanın ve yönetmenin yollarını da keşfediyor.

    Koronavirüs Felce Yol Açabilen Kan Pıhtılarına Neden Olabilir

    0
    Koronavirüs Felce Yol Açabilen Kan Pıhtılarına Neden Olabilir

    Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınında vaka sayısı 30 milyonu geçti. İlk başlarda sadece akciğerlerimizi etkilediği bilinen virüs, artık her gün vücudumuzda başka başka belirtiler ile kendini gösteriyor.

    Virüsün şiddetli felce yol açabilen kan pıhtılarına neden olabileceğini vurgulayan Romatem Hastanesi Nöroloji Uzmanı Metin Güzelcik, “ Pandemi hakkında her gün daha fazla şey öğreniyoruz. Koronavirüsün protrombotik bir durumu vardır, bu da kanın kalınlaşma veya yapışkan hale gelme eğiliminde oldukları anlamına gelir. Bu durum beyne giden kan damarlarını tıkar ve beynin belirli bir bölümünün kan akışı kesilerek felç semptomları ortaya çıkarabilir “ ifadelerini kullandı.

    Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Koronavirüs (Covid – 19) ile mücadele hız kesmeden devam ediyor. Küresel bir salgın olan bu duruma karşı aşı çalışmaları sürerken virüs kişilerde farklı farklı etkiler gösteriyor. Bunlardan biri de salgının nörolojik etkileri sonucunda görülen inme ( felç) durumu.

    Araştırmalar 45 Yaşının Altındakilerin Daha Çok Etkilendiğini Gösteriyor

    Akciğer enfeksiyonu olarak kabul edilmesine rağmen koronavirüsün, şiddetli felce yol açabilen kan pıhtılarına neden olabileceğini vurgulayan Romatem Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Metin Güzelcik, “ Bu pıhtılar akciğere gidebilir ve pulmoner embolizm adı verilen akciğere kan akışını engelleyebilir veya beyin dolaşımına gidip iskemik inmeye neden olabilir. Daha önce yaşanan Influenza ve Herpes gibi virüsler de kalp krizi ve beyin felci ile bağlantılıydı.Felçleri kısmen tetikleyen, bağışıklık sisteminin vücutta ve beyinde enflemasyona yol açan aşırı tepkisi de olabilir. Bu durum yaşa bakmaksızın herhangi bir hastada hatta hiç belirti vermeden de ortaya çıkabilir. Son altı ayda yapılan araştırmalar, Koronavirüse bağlı felçlerin 45 yaşın altındaki genç hastalarda daha fazla görüldüğünü gösteriyor” dedi.

    Zaman Beyindir’

    Güzelcik, sözlerini şöyle sürdürdü: Bu durumun ortaya çıkmasında ise en büyük risk faktörleri arasında kontrolsüz kan basıncı, sağlıksız beslenme, diyabet, sigara, yüksek kolesterol, hareketsiz yaşam tarzı yer alıyor. Fakat İnmenin yüzde 80 önlenebilir olduğunun unutulmaması gerekiyor. Aynı zamanda ilk 4 buçuk saat çok önemli. O yüzden ‘Zaman Beyindir’ diyebiliriz. Zira tedavide her bir saniyelik gecikme 30.000 beyin hücresi ölümüne yol açabilir. Belirtileri ise bir anda yüzün belli bölgelerinde ortaya çıkan sorunlar, kollarda hissizlik, konuşma bozuklukları olarak gösterilebilir. Aynı zamanda mevsim dolayısıyla grip vakalarının da görülme olasılığı yüksek. Bazen ilaç ve hap ile geçirdiğimiz bu durum tehlike yaratabilir. Gribal enfeksiyonu ağır geçiren kişilerde ve tedavi edilmeyen durumlarda beyin iltihabı gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.

    Kadınlarda Geç Yumurtlamanın 6 Nedeni

    0
    Kadınlarda Geç Yumurtalamanın 6 Nedeni

    Her kadında ara sıra geç yumurtlama meydana gelebilir. Seyrek geç yumurtlama, tipik olarak bir endişe nedeni olarak kabul edilmemelidir. Ancak, düzenli olarak meydana gelen geç yumurtlama, bir kişinin doğurganlığını azaltabilir ve ağır regl dönemlerine neden olabilir.

    Tedavi, genellikle normal yumurtlamayı geri getirebilir ve kişinin gebe kalma şansını artırabilir.

    Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Kalay, kadınlarda geç yumurtalamanın nedenleri hakkında şu bilgileri verdi:

    POLİKİSTİK OVER SENDROMU

    Polikistik Over Sendromu (PKOS), kadın kısırlığının en yaygın nedenlerinden biridir.

    PKOS’un belirtileri ve semptomları şunları içerir:

    -Düzensiz veya eksik regl dönemleri,

    -Yüz kıllarına veya şiddetli sivilceye neden olabilen yüksek düzeyde erkeklik hormonu,

    -Yumurtlamayı etkileyebilecek yumurtalık kistleri,

    -Aşırı kilo veya obezite.

    Tedavi seçenekleri arasında ilaç tedavisi, kilo verilmesi ve diğer yaşam tarzı değişiklikleri bulunur.

    HİPOTİROİDİZM

    Amerikan Ulusal Diyabet Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü’ne (National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases – NIDDK) göre, vücut yeterli tiroid hormonu üretmediğinde hipotiroidizm yani yetersiz tiroid oluşur. Hipotiroidizm menstrüasyonu (kadınların üreme hormonlarının aylık hormonal döngüleri) etkileyebilir, hatta yumurtlamayı engelleyebilir. Kadınların hipotirodizmi geliştirme olasılığı erkeklerden çok daha fazladır.

    İlaçlar, tiroid hormonlarını normal seviyelere getirerek yumurtlamayı düzenleyebilir ve doğurganlığı artırabilir.

    2012 yılında 394 infertil (kısır) kadın üzerinde yapılan bir çalışmada, çalışmaya katılan kadınların yüzde 23.9’unda hipotiroidizm bulunuyordu. Tedaviden sonra, bu kadınların yüzde 76.6’sı 1 yıl içinde hamile kaldı.

    AŞIRI STRES

    Aşırı derecede fiziksel veya duygusal stres yaşayan kişilerin yumurtlaması durabilir veya başka regl dönemi değişiklikleri yaşayabilir. Aşırı stres kaynağı olabilecek örnekler şunları içermektedir:

    -Ev içi veya cinsel şiddet

    -Kanser gibi kronik veya ölümcül hastalık

    -Sevilen birinin ölümü

    -Savaş ortamında yaşamak

    -Doğal bir felaket atlatmak

    EMZİRME

    Bir kişi yalnızca emzirdiğinde, vücut doğal olarak regl döneminin gerçekleşmesini ve yumurtlamayı durdurur.

    Bebek emzirmek yumurtlamayı durdurduğundan, bazı kadınlar bunu bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanır. Ancak bu aslında tam anlamıyla etkili değildir. Bu yöntemi izleyenlerin yaklaşık yüzde 2’si doğumdan sonraki 6 ay içinde hamile kalmaktadır.

    Normal regl kanaması ve yumurtlama genellikle, kişi emzirmeyi bitirdiğinde veya bebekleri katı yiyeceklere başladığında ve emzirmeye daha az sıklıkla başladığında devam edecektir.

    HİPERPROLAKTİNEMİ

    Journal of Human Reproductive Sciences’da 2013 yılında yayınlanan bir makaleye göre, hiperprolaktinemi, geç veya gözden kaçan yumurtlamanın nadir nedenleri arasında yer alır. Hiperprolaktinemi; kadın vücudunda anne sütü üretimini uyaran bir hormon olan prolaktinin normalden daha yüksek seviyelerde üretildiği zaman ortaya çıkar.

    Hiperprolaktinemi ayrıca iyi huylu bir beyin tümöründen veya bazı ilaçların kullanımından da kaynaklanabilir.

    İLAÇLAR / UYUŞTURUCULAR

    Bazı ilaçlar ve uyuşturucular yumurtlamayı önleyebilir. Journal of Women’s Health’e göre esrarın yumurtlama bozukluğuyla bir ilişkisi olabilir.

    Bununla birlikte, belirli ilaçların ve maddelerin yumurtlama üzerindeki etkisine yönelik araştırmalar devam etmektedir ve araştırmacıların herhangi bir bağlantıyı doğrulamak için daha fazla araştırma yapmaları gerekmektedir.

    Bu maddelerin kullanımını durdurmak veya alternatif bir ilaca geçmek yumurtlamayı düzenlemeye yardımcı olabilir. Ancak bireyler, doktorları ile görüşmeden ilaçları bırakmamalı veya değiştirmemelidir.

    GEÇ YUMURTALAMA, DOĞURGANLIK VE HAMİLE KALMA ŞANSINI ETKİLEYEBİLİR

    Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Koleji (American College of Obstetricians and Gynecologists – ACOG), geç veya gözden kaçmış yumurtlama gibi yumurtlama ile ilgili sorunların kadın kısırlığının en yaygın nedenleri olduğunu belirtiyor.

    Uzun veya düzensiz döngüleri olan kadınlar, ne zaman yumurtladıklarını bilmek için çabalayabilir ve bir mücadele verebilir. Bu durum, hamile kalmayı zorlaştırır çünkü bu kişiler ne zaman cinsel ilişkiye gireceklerini bilmezler.

    Ancak geç yumurtlama, hamile kalmayı imkansız hale getirmez. Düzensiz yumurtlaması olan birçok kadın, başarılı bir şekilde hamile kalabilir.

    Yumurtlama tahmin kitleri, bireylerin ne zaman yumurtlayacaklarını belirlemelerine yardımcı olarak cinsel ilişkiyi daha doğru bir şekilde zamanlamalarını sağlamaktadır.

    PKOS, hiperprolaktinemi veya hipotiroidizm gibi yumurtlamayı etkileyen tıbbi bir rahatsızlığı olanların genellikle tedaviden sonra gebe kaldıkları gözlenmiştir.

    NE ZAMAN DOKTORA GÖRÜNMELİ?

    Bireyler regl döngüleri, yumurtlama yetenekleri veya doğurganlıkları hakkında endişeleri varsa hemen doktora görünmelidir.

    Genel olarak, kişi ne kadar erken tedaviye başlarsa sonuç o kadar iyi olur.

    Aşağıdakilerden herhangi biri mevcutsa bir doktora görünmek de önem arz eder:

    -Regl döngüleri 23 günden kısa, 35 günden uzunsa,

    -Regl döngüsünde ani değişiklikler meydana geliyorsa,

    -Dönemler herhangi bir sebep olmaksızın aniden duruyorsa,

    -Ağır regl kanaması oluşuyorsa,

    -Şiddetli dönem ağrıları meydana geliyorsa,

    -PCKOS semptomları, hipotiroidizm veya hiperprolaktinemi durumu varsa,

    -35 yaşın altındakiler denemenin ardından 12 ay içinde veya 35 yaşın üzerindekiler 6 ay içinde hamile kalamıyorsa.”

    Libidoyu Tavan Yaptırıyor! İşte Afrodizyak Etkili Yiyecekler

    0
    Libidoyu Tavan Yaptırıyor! İşte Afrodizyak Etkili Yiyecekler

    Testosteron hormonu birincil olarak libidodan sorumludur. Testosteron miktarının azalması hem erkek hem de kadınlarda libidonun azalmasına sebep olur. İşte libido seviyesini yükselten bazı yiyecekler. Her gün yediğiniz afrodizyak etkilere sahip yiyecekleri duyduğunuzda çok şaşıracaksınız!

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Badem ve ceviz

    Hormon üretimine yardımcı olan omega-3 gibi yararlı yağ asitlerinin kaynaklarıdır

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    İstiridye

    Binlerce yıldır afrodizyak denilince akla ilk gelen ürünlerden biri olan istiridye, içerdiği dopamin adlı kimyasal ve çinko ile kadın ve erkek cinsel istediğini artırır.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Bal kabağı

    Bal kabağı, lif ve potasyum bakımından oldukça zengindir. Uzmanlara göre bal kabağı hem dayanıklılık için iyidir hem de sinirleri ve kasları sakinleştirmeye yardımcı olan magnezyum içerir.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Kereviz

    Kereviz, kadınların erkeklerde çekici bulabileceği bir erkek feromonu olan androstenon içeriyor.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Sarımsak

    Kan akışını ve genel kardiyovasküler sağlığı artıran allisin bakımından oldukça zengindir.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Karides

    Yüksek oranda iyot içeren karides cinsel isteği artıran besinlerden biri. Düzenli olarak karides tüketmek libidoyu harekete geçiriyor.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Elma

    2014 yılında yapılan bir araştırma, günde bir elma yemenin genç kadınlarda daha iyi bir cinsel yaşam ile ilişkili olduğunu ortaya koydu.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Safran

    Safranın, cinsel dürtü üzerinde oldukça güçlü etkileri var. Safranın bir afrodizyak olarak geçmişi, safranlı süt ile yıkandığı belirtilen Kleopatra’ya kadar dayanmaktadır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, safranın kısır erkeklerde sperm hareketliliğini artırmaya yardımcı olduğunu da göstermiştir.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    İncir

    İncir, cinsel dayanıklılığı ve libidoyu artıran amino asitler bakımından zengindir.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Avokado

    Uzmanlar avokadonun yüksek seviyelerde folik asit ve vücuda daha fazla enerji sağlayan B9 vitamini ve B6 vitamini (testosteron üretimini artırmaya yardımcı olan) içerdiğini söylüyor.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Çikolata

    Heyecan ve mutluluk hissi uyandıran çikolata bir uyarıcı olan feniletilamin içerir.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Muz

    Muz, erkeklerde cinsel dürtüyü artırdığına inanılan bromelain enziminin yanı sıra yüksek düzeyde potasyum, riboflavin ve B2 vitamini içerir.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Somon

    Somon balığı, omega-3 yağ asitleri bakımından oldukça zengindir. Aynı zamanda östrojen üretimi için yapı taşları sağlayarak libidoyu artırmaya yardımcı olur.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Karpuz

    Uzmanlar, karpuzun vücuttaki nitrik asit miktarını artırarak kan akışını hızlandırığını ve damarlarının gevşemesini sağlayarak cinsel uyarılmayı artırdığını söylüyor.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Bal

    Hipokrat’ın cinsel güç için reçete ettiği ”sıvı altın”, hormon seviyelerini ve nitrik oksidi (uyarılma sırasında kan akışını artırmaya yardımcı olan) düzenlemeye yardımcı olan bor içerir. Nitrik oksit ayrıca ereksiyon ve klitoral kan hücumu oluşturmada rol oynayan kan damarlarının açılmasına yardımcı olur.

    Libidoyu tavan yaptırıyor! İşte afrodizyak etkili yiyecekler

    Kahve

    Çikolataya benzer şekilde kahvenin kafeini de dayanıklılığı artırır ve ruh halini yükseltir.

    İngiltere’de Bir Günde Görülen En Yüksek Koronavirüs Vaka Sayısı Kaydedildi

    0
    İngiltere'de Bir Günde Görülen En Yüksek Koronavirüs Vaka Sayısı Kaydedildi

    İngiltere’de son 24 saatte 6 bin 634 kişide daha koronavirüs tespit edilmesiyle, ülkede salgının görüldüğü günden bu yana bir gün içinde kaydedilen en yüksek vaka sayısına ulaşıldı.

    İngiltere’de son 24 saatte 6 bin 634 kişide Kovid-19 tespit edilmesiyle, salgının başından bu yana görülen en yüksek günlük vaka sayısı kaydedildi.

    İngiltere Halk Sağlığı Kurumunun verilerine göre, ülkede virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 40 artarak 41 bin 902’ye ulaştı.

    Son 24 saatte 6 bin 634 yeni vaka tespit edildi. Bu, salgının başından bu yana görülen en yüksek günlük vaka sayısı oldu. Ülkede 1 Mayıs’ta 6 bin 201 vaka sayısı açıklanmıştı. Toplam vaka sayısı ise 416 bin 363’e yükseldi.

    GÜNLÜK 50 BİN VAKADAN KORKULUYOR

    Avrupa’da Kovid-19’dan en çok ölümün olduğu İngiltere’de vaka sayısı ağustostan itibaren yükselişe geçmişti.

    İngiltere’de hükümetin bilim danışmanı Patrick Vallance, 20 Eylül’de yaptığı açıklamada, Kovid-19 vakalarının her hafta 2 kat arttığına dikkati çekerek, bu şekilde devam etmesi durumunda ekim ayı ortalarında günlük 50 bin vakanın görülebileceği uyarısında bulunmuştu.

    YENİ TEDBİRLER ALINDI

    Başbakan Boris Johnson’ın dün açıkladığı, yarından itibaren geçerli olacak yeni önlemler kapsamında tüm bar ve restoranlar sadece masalara hizmet verecek ve saat 22.00’de kapanacak. Perakende mağazaları ve taksiler ile konaklama sektöründeki mekanlarda da maske takmak zorunlu olacak. 28 Eylül’den itibaren düğün törenlerine katılacak kişi sayısı 30’dan 15’e düşürülecek.

    Ülkede artan vakalar karşısında 14 Eylül’den itibaren 6’dan fazla kişinin bir araya gelmesi yasaklanmıştı. Yeni düzenlemeyle bu yasak spor salonlarındaki takım sporları için de geçerli olacak. Stadyumların 1 Ekim’de kısmen açılmasına ilişkin plan da rafa kaldırıldı.

    Yeni önlemler kapsamında ayrıca, maske takmama veya 6 kişi kuralına uymamanın cezası 2 katı artırılarak 200 sterline çıkarıldı. Hükümet, bu konuda askerden destek alma seçeneğini de masada tutuyor.

    Başbakan Johnson, bu kısıtlamaların 6 ay süreyle geçerli olabileceğini söylemişti.

    DÜNYA GENELİNDE 984 BİN KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

    İlk olarak Aralık 2019’da Çin’in Hubei eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle dünya genelinde 984 bini aşkın insan hayatını kaybetti, 32 milyonun üzerinde insan ölümcül salgına yakalandı.