Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 265

    Güzelliğiniz Soğuk Havalarda Solmasın

    0
    foreo cilt temizleme

    Güzelliğiniz Soğuk Havalarda Solmasın

    Soğukların kendini iyice hissettirdiği Kasım ayı geldi çattı. Kuru ve amansız soğuklar özellikle akşamları dışarı her adım attığımızda bizi kucaklıyor. Dış dünya ile aramızdaki bariyer olan ve güzelliğimizi ve sağlık durumumuzu da yansıtan cildimiz de ani soğuklardan etkileniyor. İsveçli güzellik teknoloji markası FOREO’nun akıllı güzellik koçu LUNA 3 cildinizi soğuk havanın etkilerine karşı koruyarak doğal güzelliğinizin kışın da solmasına izin vermiyor.

    foreo luna

    Kış aylarıyla beraber cildimizin soğuk havaya adapte olma süreci de başlıyor. Zorlu kış koşulları, soğuk ve sert rüzgârlar cildimizi kuruttuğu gibi yeteri kadar nemlenmesini de engelliyor. İç mekânlarda ise klimaların ve ısıtma sistemlerinin yaşama ortamınızın nemini azalttığı gibi, kalın yorganlar ve sıkı sıkıya kapalı pencereler de cildimizi nemsiz bırakabiliyor. Kış aylarında daha hassas olan ve canlılığını yitiren cildimiz, soğuk havalarda kan dolaşımının da yavaşlaması sonucu kuruyup, pul pul olabiliyor. Çatlama eğilimi gösteren cildimiz, gergin, kaşınan, kızaran ve kabarıklaşan bir hâl alabiliyor.

    Cildimiz, kışın sert koşullarından fiziksel olarak etkilendiği gibi soğuk mevsimle birlikte kimyasal olarak da çeşitli sonuçlar yaşayabiliyoruz. Zira yazın güneşten aldığımız enerjiyle mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin artarken, kışın güneşli günler ve saatler azaldıkça vücut enerjimiz de azalıyor. Bu durum bizi kısıtlı hareket etmeye yönlendiriyor ve dolayısıyla metabolizmamızda yavaşlamaya yol açıyor. Metabolizmadaki bu değişim cildi de doğrudan etkiliyor ve geride ışıltısı azalmış, matlaşmış, tonunu kaybetmiş, gözenekleri genişlemiş ve komedonları artmış bir ciltle baş başa kalıyoruz. İşte tam da bu aşamada cildimize doğru bakım uygulamanın önemi kendini bize gösteriyor.

    Doğru bakım yapınca soğuk havalar korkutmuyor

    Kış aylarında cildimizin nem dengesini koruyarak soğuk havalardan olumsuz şekilde etkilenmesini engellemek mümkün. Mevsime özgü koşulların sertliği bir yana, doğru bakımı sağladığımızda kış mevsiminde de pekalâ ışıltılı, sağlıklı ve nemli bir cilde sahip olabiliriz. Cilt temizleme yaparken soğuk havalarla birlikte daha da sıcak su kullanmaya yönelmek en sık rastlanan tercih. Oysa çok sıcak su kullanmak deri yağlarını azaltarak derinin daha fazla kurumasına neden oluyor. Bu nedenle cilt temizliği sırasında mutlaka ılık su kullanmaya özen göstermeliyiz. Beslenme alışkanlıkları her zaman olduğu gibi bu aylarda da cilt sağlığında başrolde…Bol su içmek, taze meyve ve sebze tüketmenin yanı sıra ceviz, fıstık, fındık ve kuru kayısı gibi kuru meyve ve yemişler tüketmek de cildin ekstra nemlenmesini katkıda bulunacaktır.

    Kış güneşine dikkat

    kış güneşi

    Soğuk mevsimlerde tehlike olarak en son akla gelen ama en önemlisi ise kış güneşidir. Soğuktan dolayı cildimiz üzerindeki etkisini pek hissetmediğimiz kış güneşinin ışınları cildimize oldukça fazla zarar verir. İşte bu nedenle dışarıya çıkmadan önce mutlaka güneş koruyucu bir krem ile cildimizi nemlendirmeliyiz. Gün boyunca makyaja ve soğuk havaya maruz kalan cildimizi gün sonunda hak ettiği gibi derinlemesine temizleyerek, doğru şekilde bir nemlendirmek çok büyük önem taşıyor. Kişisel güzellik koçunuz FOREO LUNA 3 ile bu soğuk aylarda yorulan cildinizi derinlemesine temizledikten sonra nemlendirici kreminizin cildinize eşit şekilde nüfuz etmesini sağlayarak bozulan nem dengesi yeniden düzenleyebilirsiniz.

    İsveçli güzellik teknoloji markası FOREO’nun en yeni ürünü LUNA 3, cilt bakımından beklediğiniz tüm faydaları tek bir cihazda sunuyor. Akıllı telefonlara indirilebilen FOREO For You uygulamasıyla senkronize olarak çalışan size özel güzellik koçunuz LUNA 3, bu sayede cildinizin durumunu yakından takip ederek hem gelişim evrenizi görmenize olanak tanıyor hem de en doğru bakımı yapabilmeniz için zemin hazırlıyor. Cildinize pırıltı katacak dört farklı anti-aging etkili sıkılaştırıcı masaj terapisi sunan LUNA 3, bir dakikada yaydığı 8.000 T-Sonic™ titreşimle cildinizi, gözeneklerin içine işlemiş kir, yağ, makyaj kalıntıları ve ölü deriden arındırıyor ve kelimenin tam anlamıyla eksiksiz bir cilt temizliği sağlıyor.

    Tıbbi silikon yüzeyiyle diğer plastik yüz temizleme fırçalarına nazaran 35 kat daha hijyenik olan ve bakteri barındırmayan cihaz, bir önceki versiyonuna göre de yüzde 25 daha geniş temizleme yüzeyi ve yüzde 30 daha uzun temas noktalarına sahip. Bu sayede daha da keyifli ve derinlemesine cilt bakım terapisiyle kullanıcısını şımartıyor. Arka yüzeyinde sunduğu anti-aging etkili sıkılaştırıcı masaj terapileriyle ince çizgi ve kırışıkların görünümünün yumuşatarak yüzünüze daha gençleşmiş ve tazelenmiş bir ifade getirirken, bu esnada kullanacağınız cilt bakım ürünlerinin de cildinize iyice yedirilmesini sağlıyor. FOREO LUNA 3, sunduğu SPA ayarındaki cilt bakım terapileriyle, uygulama destekli profesyonel seviye bakımı avucunuzun içine taşıyor.

    FOREO LUNA 3 yüz temizleme ve sıkılaştırıcı masaj cihazı lansman süresince sadece Trendyol üzerinde satılmaktadır. FOREO’nun tüm ürün serisini Beymen (Zorlu, Suadiye, Panora) mağazalarında ve BeymenN11TrendyolLidyanaHepsiburada ve AlwaysFashion e-mağazalarında bulabilirsiniz.

    FOREO Hakkında

    foreo

    İsveçli güzellik teknolojisi markası FOREO, ödüllü yüz temizleme cihazı LUNA serisi, yüz maskelerine farklı bir boyut katan yeni icadı UFO ve yeniden tasarlanan ISSA diş fırçasıyla yepyeni bir güzellik ve refah standardı sunuyor. FOREO güzellik endüstrisine sunduğu yepyeni fikir ve tasarımlarla, en iyi güzellik çözümlerini her gelir seviyesindeki kişilerin deneyimine sunuyor. Misyonumuz insanların özgüvenini tazelemek, çünkü kendini iyi hisseden iyi de görünür ve biz de işimizi iyi yapmış oluruz.

    Kadinvesaglik.org

    Soğuk Havalarda Siz de Bir Kediyi Üşümekten Kurtarabilirsiniz!

    0

    Kış geldi, peki küçük dostlarımızı kışın soğuğundan korumak ister misiniz?

    Soğuk kış günleri sokak hayvanları için sandığınızdan daha zor geçer. Evlerinizde peteklerin veya halınızın üzerine kurularak ısınan ve keyif yapan kedilerin aksine sokakta yaşayan kediler dondurucu soğuğun ve yağışların etkisini gösterdiği kış günlerinde yiyecek bulmakta zorlanıyor, sıcak bir yuva bulamayanlar içinse kış çok daha zor geçiyor.

    Ancak her yerde kolaylıkla bulabileceğiniz birkaç malzeme ile aşağıdaki yöntem sayesinde sokaktaki kedilerin daha rahat bir kış geçirmesine yardımcı olabilirsiniz. 2 adet strafor, 1 adet maket bıçağı, 1 adet bant ve Koroplast çöp torbası ile bir kedi evi hazırlıyoruz:

    • Öncelikle hazır bir koli bulun ve bu koliyi bantlayarak iyice sağlamlaştırılın.
    • Maket bıçağı kullanarak kestiğiniz straforla koliyi kaplayın.
    • Yine bantla sağlamlaştırın.
    • Yağışlardan korumak için Koroplast çöp torbalarıyla kaplayın.

    Dilerseniz bu videodan da izleyerek çok daha kolay bir şekilde kedi evi yapabilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=XXopD3Npfec

    Kışın kedilerinizi evde tutmanın 6 yolu

    Sokakta yaşayan kediler için güzel ve sağlam bir ev yaptınız. Peki, kedinizin kışın sokağa kaçmaması için ne yapabilirsiniz.Bunun da basit yolları var. İşte o 6 yol:

    1. Bir top yünü kedinizin kucağına atın. Kendiniz bununla oynamaya bayılacak, sokağı unutacak.
    2. Dilerseniz top yünü yerine tuvalet kâğıdını da deneyebilirsiniz.
    3. Evdeki bir kurdeleden, banttan veya alüminyum folyodan büyükçe bir çember oluşturun. Tam ortasına da kedinizi oturtun. Kedilerin bu çemberleri sevdiği ve dışına çıkmadığı söyleniyor.
    4. Alüminyum folyodan bir huni şapka yapıp kedinizin kafasına takın ve birlikte eğlenceli vakit geçirin.
    5. Bir torbayı yere bırakın. Kediniz bu torbayı görünce dayanamayacak.
    6. En önemlisi de bakımlarına dikkat edin. Bunun için Koroplast’ın Kedi Kumu Torbası gibi pratik çözümlere ihtiyacınız olacak. Koroplast Kedi Kumu Torbası ekstra güçlü yapısı ile kolay yıpranmıyor, delinmiyor. Büzgülü ağız kapatma sistemi ile de kullanım kolaylığı sağlıyor.

    Koroplast Hakkında:

    Kalite ve teknolojisiyle tüketicilerin yaşam kalitesini yükselten, Türkiye’nin kendi kategorisinde tek Helal Sertifikalı ürünlerine sahip markası Koroplast, Türk tüketicisini 80’li yıllarda ilk defa çöp torbasıyla tanıştırdı ve planlı yatırımlarıyla sektöründe her zaman ilkeleri gerçekleştirdi. Koroplast bugün çöp torbası ve buzdolabı poşeti başta olmak üzere, streç film, alüminyum folyo, kilitli poşet, fırın torbası, pişirme kağıdı, mikrodalga pişirme torbası, buz torbası ve dondurulmuş gıda torbasıyla birlikte geniş bir ürün yelpazesine sahip. Müşterilerinin desteği, 38 yıllık bilgi birikimi, teknolojik donanımı, Ar-Ge yatırımları ve uzman satış-pazarlama kadrosu sayesinde marka haline gelen Koroplast, ilklere imza atmaya ve tüketicilerinin içlerini rahat ettirmeye devam ediyor.

    Köprüler Antibiyotik Direnci Farkındalığı İçin Kırmızıya Büründü

    0

    Kamuoyu Farkındalığına Katkıda Bulunmak İçin Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim Köprülerinin Kırmızı Renkte Aydınlatılmasını Sağladı.

    Bakterilerin neden olduğu hastalıkların tedavisi için antibiyotiklerin kullanılması, enfeksiyon hastalıklarının tedavisi ve halk sağlığı açısından dönüm noktası olurken yoğun kullanım ile birlikte gelişen antibiyotik direnci, günümüzde acil çözüm bekleyen küresel bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Hasta ve Sağlık Çalışanları Güvenliği Platformu, dünyada her yıl 700 bin insanın antimikrobiyal dirence bağlı oluşan komplikasyonlardan dolayı yaşamını kaybetmesine ve 2050 yılına gelindiğinde bu sayının 10 milyona ulaşmasına neden olacak antimikrobiyal direnç konusunda kamuoyu farkındalığı yaratmak amacı ile Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim köprülerinin kırmızı renkte aydınlatılmasını sağladı.

    “Kanser’den Daha Fazla Can Alacak”

    Prof. Dr. Serhat Ünal
    Prof. Dr. Serhat Ünal

    Konuyla ilgili konuşan Hasta ve Sağlık Çalışanı Güvenliği Platformu Lideri Prof. Dr. Serhat Ünal, “Antimikrobiyal direnç hızla artan küresel bir sorun. Direncin 2050 yılında dünya genelinde kanserin günümüzde yol açtığı ölümlerden daha fazlasına sebep olacağı öngörülüyor. Bu sorun ile mücadelenin ilk adımı olarak öncelikle toplumsal bir bilinç geliştirmeliyiz. Daha sonra ise organize bir şekilde tüm enerjimizi ortaya koyarak güçlü bir aksiyon planıyla hareket etmeliyiz. Gerekmediği halde hastanın doktoruna antibiyotik yazması için ısrarcı olması, antibiyotik direncini olumsuz yönde etkiliyor. Bu sebeple öncelikle vatandaşların bu konuda bilgilendirilmesi gerekli. Önce toplumsal bilinci artırmalıyız. Hekimler olarak bizler de doğru ve hızlı tanı koymak için gerekli tüm prosedürleri yerine getirmeliyiz. Antibiyotik tedavisine başlamadan önce mutlaka kan kültürü testlerinin yapılması ve sonuca göre doğru etken maddeli antibiyotik tedavisine başlanması gerekir. Platform olarak antimikrobiyal direnç senaryosunu tersine çevirmek için 2017’den beri çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim köprüleri gibi ikonik yapıları, durumun ciddiyetini ve tehlikenin boyutunu göstermek için kırmızı renkte aydınlatarak bu konudaki kamuoyu farkındalığına katkıda bulunmak istedik,” dedi.

    Tarçının Hatalı Kullanımı Ölümcül Rahatsızlıklara Yol Açabilir

    0

    Tarçının Hatalı Kullanımı Ölümcül Rahatsızlıklara Yol Açabilir

    Tarçın, Güneydoğu Asya ağacının kabuğundan çıkan aromatik bir baharattır. Kabuğu soyulur, kurutulur ve genellikle öğütülür, ama rulo çubuk şeklinde de kullanılır. Hem tatlı hem de tuzlu yiyeceklere katılır.

    16. yüzyıl başında, Portekizli tüccarlar, tarçının yetiştiği Seylan’a (Sri-Lanka) gittiler ve o zamanki en büyük tarçın üreticisi oldular. Bölgenin kontrolünü ele geçirdiler ve baharat üretimini kendi tekellerine aldılar.

    Endonezya salları, tarçını yerel tüccarlardan alıp kuzeye,  Roma pazarına sevk edilmek üzere Doğu Afrika’ya “tarçın yolu”nda taşıdılar.  Arap tüccarları Mısır’a getirdi; burada, Avrupa’daki baharat ticaretinde tekel olan Venedik tüccarları tarafından satın alındı.

    Tarçın, eski zamanlarda değerli ve pahalı bir baharattı. Hatta Antik Roma’da, altın ve gümüşten bile daha pahalıydı

    Monarşiler ve Tanrılar için uygun bir hediye olarak kabul edilirdi. Eski Mısırlılar, tarçını mumyalama ritüellerinin bir parçası olarak kullanırdı. Orta çağda doktorlar öksürük, ses kısıklığı, soğuk algınlığı ve boğaz rahatsızlıklarını tedavi etmek için tarçın kullandı.

    Tarçın Hakkında İlginç Bilgiler

    Tarçın geçmişte sebepsiz yere savaşlara ve huzursuzluklara neden olmamış. Bu baharatın ne kadar önemli ve yararlı olduğunu uzun zamandır biliyoruz. Ölçüsünde ve doğru kullanıldığında son derece yararlı olabilir. Fakat akciğerlere veya hava yollarına kaçması iltihaplanmaya neden olabilir ve hatta acil müdahale gerektirecek komplikasyon oluşabilir.

    Tarçın, antioksidanlar bakımından zengindir

    Antioksidanlar vücudumuzu oksidatif strese karşı korurlar, toksinlerle ve serbest radikallerle savaşırlar. Tarçın, güçlü bir antioksidan olan ve vücudumuz için son derece önemli olan polifenol içerir. Birçok hastalık riskini önleyebilir.

    Cinnamaldehyde, tarçındaki bakteri ve enfeksiyonlara karşı koruyan aktif maddedir

    Ağız kokusuna ve çürüğe karşı yardımcı olabilir. Düzenli olarak tarçın çayı tüketmek eklem ağrısını, şişliği, hassasiyeti ve artrit semptomlarını azaltmak için etkili bir yol olabilir. Çalışmalar kanser hücrelerinin aktif olarak yayılmasını önleyebildiğini göstermiştir.

    Tarçın, dolaşım sistemi ile ilgili hastalıklara karşı önleyici bir etkiye sahiptir. Ayrıca kan basıncı ve kolesterol seviyelerinde faydalı olabilir.

    İnsülin ve kan şekeri seviyelerini dengelemeye yardımcıdır

    Metabolizmanın genel işleyişi ile ilgili sorunları gidermede faydalıdır. Tarçının, sivilce, kuru cilt, cilt kırışıklıkları, saç büyümesini iyileştirmek ve daha pek çok şeyi yapmak da dahil olmak üzere, güzelleşmek için birçok faydası vardır. Tarçın bu özellikleri nedeniyle, biyo-kozmetik üreticileri tarafından da kullanılır.

    Dikkatsiz ve hatalı kullanıldığında tarçının bazı zararlı yan etkileri olabilir

    Aşırı miktarda tarçın tüketimi karaciğere, böbreklere ve mideye hasar verebilir. Su içmeden direkt olarak tarçın tozu yutmak çok tehlikelidir ve ciddi bir boğulmaya sebep olabilir. Cilde uygulandığında yanma hissi yaratma ve tahriş etme olasılığı vardır. Fazla tüketimi rahim kasılmalarına sebep olabilir ve bu yüzden hamile kadınlara tarçın önerilmemektedir.

    Çocuklar Vadistanbul’da Yeni Yıl Atölyelerinde Buluşacak

    0

    Vadistanbul, Aralık ayı boyunca her hafta sonu birbirinden farklı ve eğlenceli çocuk atölyelerine ev sahipliği yapacak.

    Vadistanbul, yılbaşı öncesi minik misafirlerine keyifli bir etkinlik sunuyor. Kozalak süsleme atölyesinden yılbaşı temalı çerçevesi atölyesine, yılbaşı gecesi takabilecekleri şapka ve taç atölyesine kadar birbirinden renkli ve eğlenceli aktiviteler Aralık ayı boyunca her hafta sonu Vadistanbul’da ücretsiz olarak çocuklarla buluşacak.

    Doğayla kent yaşamının buluştuğu pek çok farklı konsepti tek çatı altında toplayarak şehre yeni bir soluk kazandıran Vadistanbul, çocuklara özel etkinlikleriyle yılbaşı hazırlıklarını daha da keyifli bir hale getiriyor.

    Çocuklar bu atölyelerde yılbaşı temalı ledli mum süsleme atölyesinden yılbaşı denince ilk akla gelen hediyelerden susuz kar küresi atölyesinde kadar birbirinden farklı aktivitelerle keyifli vakit geçirecek. Kağıt kıvırma atölyesi ile el becerilerini geliştirebilecekler.

    Atölyeler, Aralık ayı boyunca her hafta sonu ücretsiz olarak 13.00 – 14.30 – 15.30 – 16.30 – 18.00 saatlerinde gerçekleşecek.

    Vadistanbul 3-11 yaş arası tüm çocukları Aralık ayı boyunca zemin katta bulunan ‘Çocuk Etkinlik Alanı’na davet ediyor.

    Yılbaşı Çocuk Atölye Takvimi:

    • 7 Aralık Cumartesi: Kozalak Süsleme Atölyesi
    • 8 Aralık Pazar: Çerçeve Atölyesi
    • 14 Aralık Cumartesi: Kağıt Kıvırma Atölyesi
    • 15 Aralık Pazar: Ledli Mum Süsleme Atölyesi
    • 21 Aralık Cumartesi: Taş Boyama Atölyesi
    • 22 Aralık Pazar: Şapka ve Taç Atölyesi
    • 28 Aralık Cumartesi: Susuz Kar Küresi Atölyesi
    • 29 Aralık Pazar: Kavanoz Boyama Atölyesi

    ** Tüm aktiviteler 13.00 – 14.30 – 15.30 – 16.30 – 18.00 saatlerinde gerçekleştirilecektir.

    Her 100 Kişiden 63’ü Türk Kahvesini ‘Karşılıklı Sohbet’ İçin İçiyor

    0

    Kahve Dünyası’nın 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü nedeniyle Türkiye genelinde yaptığı araştırmadan dikkat çekici sonuçlar çıktı. Buna göre, her 100 kişiden 63’ü için Türk kahvesi ‘karşılıklı sohbet’ anlamına geliyor, Güneydoğu Anadolu’da bu oran % 100’e çıkıyor! Egeliler kahvenin mutluluk verdiğini belirtirken Akdenizliler yorgunluk giderdiğini söylüyor. Kız isteme merasiminde tuzlu kahve içtiğini söyleyen erkeklerin sayısı Doğu Anadolu’da % 84’ü bulurken Marmara’da ise % 14’lere düşüyor.

    Türkiye’nin coğrafi penetrasyonu en yüksek kahve ve çikolata zinciri olan Kahve Dünyası, 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi nedeniyle bir araştırma yayımladı. Geçen yıl, aynı gün dolayısıyla yaptığı araştırmada Türk kahvesi tüketim haritasını çıkaran Kahve Dünyası bu yıl ise Türk kahvesinin verdiği hissiyatı ortaya koydu.

    100 kişiden 77’sinin ilk tercihi Türk kahvesi

    Türkiye’nin yedi bölgesini de kapsayan araştırma için, nüfusun en kalabalık olduğu ilk 26 ilde, 18 yaş ve üzeri 1615 kişiyle görüşme yapıldı. Katılımcıların en çok tercih ettiği kahve çeşidi %77 ile Türk kahvesi olurken her 100 kişiden 95’i Türk kahvesini sevdiğini söyledi.

    Genel katılımcılar içinde en çok Türk kahvesi içenler %80 ile Marmaralılar. Son sırada ise %12 ile Güneydoğu Anadolu yer alıyor. Türkiye genelinde günde içilen Türk kahvesi ortalaması ise bir fincan.

     Marmaralılar tadını, İç Anadolulular keyfini seviyor!

    Türk kahvesi içen her 100 katılımcıdan 60’ı Türk kahvesini tadını sevdiği için içtiğini belirtiyor. Türk kahvesinin tadını en çok seven  %80 ile Marmaralılar olurken onu %77 ile Egeliler izliyor. İç Anadolu Bölgesi’ndeki katılımcılar ise tadından ziyade keyifli bir mola vermek için Türk kahvesi içtiklerini ifade ediyor.

    Türk kahvesinin anlamı: Karşılıklı sohbet

    Kahve Dünyası’nın araştırmasında katılımcılara, Türk kahvesinin kendileri için ne ifade ettiği de soruldu. Türkiye genelinde her 100 kişiden 63’ü bu soruya karşılıklı sohbet cevabını verirken Güneydoğu Anadolu’daki katılımcıların ise %100’ü Türk kahvesi denildiğinde akıllarına karşılıklı sohbetin geldiğini söyledi.

    Akdeniz ve Karadeniz’de misafirliği ifade eden Türk kahvesi, Ege’de dost meclisini çağrıştırıyor. Kadınların Türk kahvesinde ilk tercihi de karşılıklı sohbet olurken erkekler ise yemeklerden sonra içmeyi sevdiklerini belirtiyor.

    Tuzlu kahve geleneği en çok Doğu bölgelerinde devam ediyor!

    Araştırma, kız isteme merasiminin vazgeçilmezlerinden biri olan tuzlu kahve geleneğinin de devam ettiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan her 100 evli kadından 58’i tuzlu kahve yaptığını söylerken evli erkeklerin %47’si tuzlu kahve içtiğini ifade ediyor. Tuzlu kahveyi en çok içen erkekler  %84 ile Doğu Anadolu’dan çıkarken onu %83 ile Güneydoğu Anadolu takip ediyor. Marmara %14, Akdeniz ise %37 ile tuzlu kahvenin en az içildiği bölgeler.

    Türk kahvesi araştırmasından çıkan diğer sonuçlar

    • Her 100 kişiden 73’ü Türk kahvesini ‘köpüklü’ tercih ediyor.
    • Türk kahvesinin yanında en sevilen lezzet %42 ile çikolata.
    • Türk kahvesi %55 gibi bir oranla orta şekerli seviliyor.
    • Gün boyunca yemeklerden sonra tercih edilen Türk Kahvesi, en çok akşam saatlerinde içiliyor.

    Kahve Dünyası Genel Müdürü Kaan Altınkılıç
    Kahve Dünyası Genel Müdürü Kaan Altınkılıç

    Kaan Altınkılıç: Türk kahvesini evlerden çıkardık, dünyaya tanıtıyoruz

    Kahve Dünyası Genel Müdürü Kaan Altınkılıç, Kahve Dünyası’nı; Türk kahvesinin tüketimini ev dışında da teşvik etmek misyonuyla kurduklarını söyleyerek, “Kahve Dünyası olarak ilk mağazamızı açtığımızda Türk kahvesine daha çok evde içilen bir kahve çeşidi olarak bakılıyordu. Öncelikle bunu değiştirmek için ciddi çalışmalar yaptık. Gerçekleştirdiğimiz araştırmaların sonuçları da bunu önemli ölçüde başardığımızı gösteriyor. Günümüzde Kahve Dünyası mağazalarında her iki masadan birinde en az bir fincan Türk kahvesi siparişi veriliyor. Diğer yandan en değerli kültürel miraslarımızdan biri olan Türk kahvesi geleneğini yaşatma ve tüm dünyaya tanıtma misyonuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün Avrupa’dan Körfez ülkelerine uzanan geniş bir coğrafyada Türk kahvemizi aynı lezzet ve Türk ikram kültürünü en iyi yansıtacak şekilde sunuyoruz” dedi.

    “Türk kahvesi ortak değerimizdir”

    Dünya Türk Kahvesi Günü özelinde yaptıkları araştırma hakkında da bilgi veren Altınkılıç, “Bu özel gün için iki yıldır araştırma yapıp kamuoyuyla paylaşıyoruz. Geçen yıl Türk kahvesinin tüketim haritasını çıkarmıştık. Bu yıl ise Türk kahvesinin verdiği hissiyata odaklandık. Katılımcıların büyük çoğunluğu, Türk kahvesinin karşılıklı sohbeti anımsattığını, dost meclislerinin vazgeçilmezi olduğunu belirtiyor. Bu da Türk kahvesinin bizleri birbirimize nasıl bağladığını, ortak bir değerimiz olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bu yıl yine geçen senelerde yaptığımız 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’nü kutlamak ve bu konuda farkındalık yaratmak için, araştırmamızın yanı sıra çeşitli iletişim çalışmaları da gerçekleştiriyoruz. Biz Kahve Dünyası olarak kültürel değerlerimizden Türk kahvesinin UNESCO Listesi’nde yer almasından ve tüm dünyada özel bir gün ile kutlanmasından dolayı gurur duyuyoruz. 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’nün daha geniş kesimler tarafından bilinmesi ve Türk kahvesine daha fazla sahip çıkılmasına katkıda bulunmak için önümüzdeki dönemde de bu tür çalışmalara devam edeceğiz” diye konuştu.

    Dünya Türk Kahvesi Günü’nün hikayesi

    Türk kültürünün en önemli değerleri arasında yer alan Türk kahvesi, “UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi” nde  yer alıyor. 1 – 8 Aralık 2013 tarihleri arasında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilen ve 155 ülke temsilcisinin düzenlenen komite toplantısının 5 Aralık tarihli oturumunda bu karar alındığından dolayı, Dünya Türk Kahvesi Günü, 5 Aralık olarak kabul gördü. Türk kahvesi UNESCO listesine, “Türk Kahvesi ve Geleneği” kayıt edildi. Böylece Türk kahvesinin yalnızca tadının değil, kendine özgü pişirme tekniğinden sunumuna kadar tüm aşamalarının özenle korunmasının ve yaşatılmasının önemine de dikkat çekildi.

    Kahve Dünyası Hakkında

    Yarım asırdır kahve – kakao ticareti yapan ve 30 yıla yaklaşan çikolata deneyimi bulunan Altınmarka Grubu’nun bir üyesi olan Kahve Dünyası, ilk mağazasını İstanbul’un Eminönü semtinde açtı. Misafirperverliği ve ikram kültürüyle kısa sürede sektörün öncü markalarından biri haline gelen Kahve Dünyası günümüz itibarıyla Türkiye’nin coğrafi penetrasyonu en yüksek kahve ve çikolata zinciridir. Yurt içinde 200’ü aşkın mağaza olmak üzere 500’e yakın satış noktası, yurt dışında ise 15 mağazası bulunan Kahve Dünyası, her gün 100 bini aşkın misafirine hizmet vermektedir. Tüm mağazalarının işletmesini üstlenerek kalitesini garanti altına alan Kahve Dünyası aynı zamanda, kahve, çikolata, dondurma, unlu mamul ve fit lezzetlerden oluşan bini aşkın lezzetinde, kendi üretimi olmayan hiçbir ürünü müşterilerine sunmayarak Türkiye’de bir benzeri olmayan kahve mağazacılığı anlayışı sergilemektedir. “Hepimizin Ortak Noktası” söylemiyle faaliyetlerini sürdüren Kahve Dünyası’nın kurumsal sosyal sorumluluk projelerini bir araya getirdiği budunyahepimizin.org isminde bir platformu bulunmaktadır.

    Watsons’tan Yılbaşı Makyajı Önerileri

    0

    Watsons, yeni yıla muhteşem bir makyajla girmek isteyen herkesi bu yıl başında; nefes kesici makyaj ürünlerinin bulunduğu, göz kamaştıran dünyasına davet ediyor.

    Watsons’ın dünyaca ünlü profesyonel makyaj markaları Revolution, I Heart Revolution, Deborah Milano, Revlon ve e.l.f. ürünleriyle rüya gibi bir yılbaşı makyajına imza atmak çok kolay…

    Kusursuz bir ten makyajı için: Revolution Star makyaj bazı

    Kusursuz bir makyaj için makyaj bazları, tercih ettiğiniz renkler kadar önem taşıyor. Revolution’ın en yeni ürünleri arasında yer alan Star makyaj bazı, içeriğinde yer alan anason özü sayesinde ciltteki kızarıklık görünümünü azaltmaya yardımcı olurken mükemmel bir makyaj için cildi hazırlıyor.

    Revolution ve I Heart Revolution ile göz alıcı bir makyaj deneyimi

    Revolution’ın yeni far paleti serisi “Forever Flawless”, yılbaşı makyajında gözlerini ön plana çıkarmak isteyenler için mükemmel bir seçenek. Seride yer alan“Constellation”, “Decadent” ve “Unconditional Love” 18 farklı, mat ve ışıltılı renk seçeneği ile benzersiz bir göz makyajı deneyimi sunuyor.

    Watsons, göz makyajına ve elmacık kemiklerine ışıltı katmak isteyenler için ise I Heart Revolution’ın rengarenk ve eğlenceli allık ve aydınlatıcılarını öneriyor. “Fruity’’ allık ve aydınlatıcı serisi ürünleri; makyajınız için meyve diyarının en tatlı esintilerini sunuyor. Seride; “Peach”, “Strawberry’’, “Banana”, “Pineapple”olmak üzere 4 farklı ürün seçeneği sizi bekliyor.

    Kırmızı rujun büyüleyici dünyasında bir yolculuğa hazır mısınız?

    Revolution, bu yılbaşında 3 kırmızı ruj önerisi sunuyor. Yılbaşında kırmızıdan vazgeçemeyenlerdenseniz, Revolution’ın Liquid Matte, Matte Lipstick ve Creme Lipstick olarak üç ayrı formda sunduğu Ruby rujları tam size göre! Revolution Liquid Matte, topaklanmayan ve dağılmayan yapısıyla likit ruj sevenler için ideal bir ürün. Pürüzsüz dokusu ile öne çıkan Matte Lipstick dudakları kurutmayan yapısıyla beğeni topluyor. Pigment gücünden ödün vermeden dudaklarınızı nemlendiren Creme Lipstick ise göz kamaştıran parlak kırmızı tonuyla tüm dikkatleri üzerinize çekiyor.

    Revlon Ultra HD Vinyl Shes on Fire ruj, yüksek pigmentli yapısı ile dudaklarınızda parlak bir bitiş sunuyor. Dudak çizgilerine dolmayan özel formülü, içeriğindeki E vitamini, shea yağı ve aloe vera özü ile dudaklarınızın hem çekici hem de bakımlı görünmesine yardımcı oluyor.

    Sevilen İtalyan makyaj markası Deborah Milano’nun metalik yansımalar içeren Red Metal ruju cesur ve çarpıcı bitişi ile görenleri büyülüyor.

    Dudaklarınızın hem dolgun bir şekle hem de parlak bir kırmızıya bürünmesini istiyorsanız Volume Vinyl Lipstick No:6 vazgeçilmeziniz olacak. Volume Vinyl Lipstick, doğal mentolle zenginleştirilen formülü sayesinde dudakların dolgun bir görünüme kavuşmasına yardımcı olurken karşı konulmaz yumuşaklığı ile de dikkatleri üzerine çekiyor.

    Derin bakışlar için: Deborah Milano Dangerous Curves Maskara!

    Deborah Milano Dangerous Curves maskara kavisli fırçası sayesinde en düz kirpiklerde bile maksimum hacim ve mükemmel bir kıvrım vaadediyor.Yoğun pigmenti sayesinde kirpiklerinize ekstra bir siyahlık sağlayan maskara, derin bakışlarınızı ön plana çıkararak yeni yıl makyajınızı kusursuz bir şekilde tamamlıyor.

    Yeni yılın tüm fotoğraflarında kusursuz bir cilt için Revlon PhotoReady Candid koleksiyonu…

    Revlon’un fondöten, kapatıcı ve pudra olmak üzere üç farklı üründen oluşan PhotoReady Candid koleksiyonu, her cilt tipi ve rengine uygun seçenekler sunuyor. Uygulandığı andan itibaren gün boyu süren bir doğal kapatıcılık ve koruma sağlayan ürünler birlikte kullanıldığında üçlü bir kapatıcı ve koruma etkisi gösteriyor. Revlon PhotoReady Candid koleksiyonu, yılbaşında da tüm gece boyunca selfie ve fotoğraflarda cildinizin kusursuz görünmesine yardımcı olacak.

    Yeni yıl makyajınızın profesyonel dokunuşu e.l.f’ten!

    Amerikan makyaj markası e.l.f., dünya çapında sevilen makyaj ürünlerinin yanı sıra fırça çeşitleri ile de büyük beğeni topluyor. Göz makyajı için özel bir seriye sahip olan e.l.f’in profesyonel makyaj fırçaları ile mükemmel bir yılbaşı makyajına imza atmak çok kolay.

    Göz makyajınız için birçok alternatif sunan e.l.f., ıslak ve kuru ürünlerde kullanılabilen fırçaları ile gözlerinizde adeta bir filtre etkisi yaratıyor. Kontür ve ton eşitliği gibi zorlu uygulamalar için de fırça ve sünger seçenekleri sunan e.l.f, yılbaşı makyajınıza büyüleyici dokunuşlar yapıyor.

    Watsons’ta her zaman daha fazlası var!

    Avon’da Parfüm Sanatı

    0

    Avon’un 133 yıllık serüvenin başlangıç noktası bir parfümdü.

    1886 yılında David H. McConnel’la başlayan AVON’un parfüm serüveni, yıllar boyu süregelen yenilikçilik, yaratıcılık ve tutkunun harmanlanmasıyla bugün milyonlarca kadının hayatına dokunuyor.

    David H. McConnell
    David H. McConnell

    1886’da kitapçı olan David H McConnel, öğrendiği parfüm yapımını satışa dönüştürerek müşterilerine parfüm numuneleri dağıtmaya başladı. Fark etti ki kadınlar parfüm numunelerine kitaplara gösterdiklerinden daha fazla ilgi gösteriyorlardı. İşte AVON markası böyle doğdu.

    Her insan, kendine özgü nedenlerle parfüm kullanır. Taze hissetmek, çekici veya zarif hissetmek, güvenli hissetmek, sakin ya da enerjik hissetmek için.. nedenler değişebilir. Bazılarıysa mutlu bir anıyı hatırlattığı için ya da yalnızca zevk için parfüm kullanırlar.

    Dakikada 450 parfüm satışıyla bugün dünyanın en büyük parfüm şirketlerinden biri olan AVON, ödüllü parfümleriyle müşterilerine en yüksek kaliteyi sunmaya devam ediyor. Lüks denilince ilk akla gelen markaların parfüm üreticileriyle işbirliği yapan markanın en çok satan parfümleri uzun süreli kalıcılığı sayesinde yüksek memnuniyet sağlıyor.

    Parfümlerin Dili

    İnsanlar çoğu zaman istedikleri bir kokuyu nasıl tasvir edeceklerini bilmezler. İşte bu noktada “Olfaktif aileleri” onları yönlendirmek için iyi birer araçtır. Örneğin Narenciye grubu yani taze kokular yaz ayları için mükemmel bir seçimdir. Floral yani çiçek kokuları ise ışıldamanın ve şıklığın temsilcisidir. Daha sofistike ve derin kokuları tercih edenler içinse odunsu kokular idealdir, üst notaları sandal ağacıdır. Egzotik esintilere sahip ve yavaş açılan kokular ise Oryantal grubundadır. Kehribar ve vanilya sevenler için doğru seçimlerdir.

    Eğer siz de birden fazla parfüm kullanıyorsanız; günlük, iş hayatı ve gece için seçeceğiniz parfümlerin dilini doğru anladığınıza emin olun. Seçtiğiniz parfümlerin içeriğini incelerken unutmayın ki;

    • Üst notalar ilk izlenimdir. Ortalama bir kaç dakika kalırlar.
    • Orta notalar parfümün karakterini tarif eder ve 4 saate kadar tende kalırlar.
    • Alt notalar ise en uzun süre kalan kokulardır ve akılda kalıcı bir intiba bırakırlar.

    Yeni bir parfüm seçerken…

    Kendinize şu soruları sorun;

    • Daha önce nasıl parfümler kullandınız?
    •  Şu anki parfümüne benzer mi yoksa farklı bir şey mi düşünüyorsunuz?
    •  Denediğiniz parfümün hikayesini biliyor musunuz?
    •  Nasıl kokulardan hoşlanırsınız?
    • Hangi ortamlarda kullanacaksınız?
    • Bu sorular, size en uygun parfümü seçmenizde yol gösterici olacak.

    Kullandığınız parfümü daha etkili hale getirebilirsiniz…

    Bunun için parfümü kulak arkaları, boyun ve dekolte bölgesi, dirsek içleri, bilek içleri ve diz arkalarına yani nabız noktalarına uygulayın. Kokuyu daha iyi yayacaktır.

    Parfümü uyguladıktan sonra bileklerinizi birbirine sürtmeyin, bu kokuyu değiştirebilir. Eğer yalnızca size özel yeni bir koku karışımı yaratmak istiyorsanız iki farklı parfümü birleştirmeyi deneyebilirsiniz.

    Ariş Pırlanta,Tasarımların En Seçkin Modellerini Sunuyor

    0

    Ustalığı ve tasarımlarıyla mücevher dünyasının öncüsü Ariş Pırlanta, son dönemin trend tasarımı “Animal Print” ile görenleri büyülüyor.

    Vahşi ormanların ruhunu yansıtan modeller, birbirinden değerli taşlarla da göz kamaştırıyor. “Aşk taşı” Topaz, zenginlik, güç ve başarının simgesi Sitrin ile birlikte şifalı olduğuna inanılan Ametist sadece ışıltılarıyla değil hayranlık uyandıran renkleriyle de dikkat çekiyor.

    Evlilik yıl dönümlerinin vazgeçilmezleri 

    Ariş Pırlanta’nın “Animal Print” tasarımlı yüzükleri evlilik yıl dönümü kutlamaları için de eşsiz bir hediye seçeneği sunuyor. Taşların anlamlarına göre evliliklerin 4. Yıldönümü için Topaz, 6. Yıldönümü için Ametis, 13. Yıldönümünü için ise Sitrin taşlı yüzükler tercih ediliyor.

    Ariş Pırlanta’nın “Gerçek kalite doğru fiyat” anlayışıyla, onlarca şık tasarımdan oluşan Ariş Tektaş – Alyans Koleksiyonu ve tüm ürünleri, www.arispirlanta.com ile Ariş mağazalarında sizleri bekliyor. Ariş’in tüm koleksiyonlarını ve sürprizlerini facebook  ve twitter  sayfalarından da takip edebilirsiniz.

    Tek Kişilik Dev Kadro 1 Oyuncu 34 Karakter

    0

    “EYVAH NADİR”

    Koray Karaca
    Koray Karaca

    Devlet Tiyatroları oyuncusu Koray KARACA, “Eyvah Nadir” isimli oyunda canlandırdığı 34 tiplemeyle İstanbul seyircisiyle buluşuyor.

    Pek çok şehirde sahnelenen ve Karaca’nın birbirinden farklı 34 karakteri büyük ustalıkla canlandırdığı oyun, 7-8 Aralık’ta Devlet Tiyatroları Zeytinburnu Sahnesi’nde tiyatro severlerin beğenisini sunuluyor.

    Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı tek perdelik “Eyvah Nadir” isimli oyun, Geleneksel Türk tiyatrosunun önemli ögelerinden meddahlık sanatını günümüze taşıyan “çağdaş bir meddah gösterisi” niteliği taşıyor.

    Türkiye’nin pek çok şehrinde izleyicinin büyük beğenisi kazanan ve 34 karakteri tek bir sahnede ustalıkla canlandıran oyuncu Karaca’nın özgün yorumunu kattığı “Eyvah Nadir”, interaktif bölümleriyle izleyiciyi sahneyle buluşturuyor.

    Dünden bugüne insanoğlunun mücadelesini ve yaşamda dik durarak ayakta kalanların trajikomik öyküsünü anlatan “Eyvah Nadir”, “gülerek düşündüren” oyun kurgusu içinde, insanın onur ve vicdanıyla sürdürdüğü yaşam yolculuğunun da özetini sunuyor.

    Ahmet Önel’in yazdığı, Ali Meriç’in yönettiği “Eyvah Nadir” deki performansıyla, oyunun Türkiye sahnelerinde “tek kişilik dev kadro” olarak anılmasını sağlayan Devlet Tiyatrosu oyuncusu Koray Karaca, “Eyvah Nadir” için şunları söylüyor:“Oyunumuz, kültürel değerlerimizden biri olan geleneksel meddahı, güncel yaşam ve gelişen teknolojiyle harmanlayarak genç kuşaklara aktarma, onlara etki etme açısından kuşaklar arası bir köprü kurma sorumluluğunu üstleniyor. Konusu itibariyle de dürüstlük kavramının sorgulandığı çağımızda, gençlerimize doğrudan ayrılmamaları gerektiğini nüktedan bir tonda hatırlatıyor.”

    Tek perdede canlandırdığı 34 ayrı karakterle 2018 Direklerarası Seyirci Ödülleri En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görülen Koray Karaca, “Eyvah Nadir” ile 7 ve 8 Aralık’ta Devlet Tiyatroları Zeytirburnu Sahnesi’nde (Zeytinburnu Kültür Merkezi) tiyatro severlerin karşısında olacak.