Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 288

    Neden Kış Lastiği Kullanmalıyız?

    0

    Kış yolda! Havalar soğumaya başlarken araçların kışa hazırlanması gerekiyor. Güvenli sürüş ve kaza riskinin azaltılması için dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri, mevcut lastikleri kış lastikleri ile değiştirmek. Lastikleri değiştirmek, çoğumuz için oldukça yorucu bir iş olsa da, yolda üşengeçliğe pek de yer olmadığını bilmemiz gerekiyor.

    Kış lastiklerinin standart lastiklere göre ne gibi avantajları vardır?

    Kış lastikleri,

    • Özel yapısı sayesinde kış şartlarında yumuşaklığını ve tutunma özelliğini korur.
    • Özel deseni sayesinde karlı zeminde ilave çekiş gücü sağlar.
    • İçeriğindeki yüksek silika oranı sayesinde ıslak zeminde yol tutuşufazladır.

    -Kış lastikleri, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü zamanlarda ıslak, karlı, çamurlu, ve kuru zeminlerde yaz lastiklerine oranla çok daha güvenli bir sürüş sağlar,

    -Özel sırt deseni sayesinde ıslak zeminlerde normal lastiğe oranla %10, kar üzerinde %20 daha kısa fren mesafesi sağlar,

    -İyi bir kış lastiği, yaz lastiğinin hız performansını aratmaz,

    -Kış lastiği sanıldığı gibi pahalı değildir. Standart lastikler kış döneminde çok daha kolay ve fazla yıpranırlar. Bu sebeple mevsime göre yapılan lastik değişimi araç sahibi için çok daha ekonomik olur. Bir takım kış lastiği en az 4 kış boyunca kullanılabilir.

     

    Kış lastiği alırken dikkat edilmesi gerekenler:

    • Yaz ve kış lastiklerinin tutunma performansları birbirinden farklı olduğundan, dört lastiği birden değiştirmek gerekir. Yalnızca 2 lastiği kış lastiği ile değiştirmek yeterli değildir,
    • Dört lastiğin de aynı marka ve model olması durumunda maksimum performans sağlanır,
    • Lastik satın alırken üretim tarihlerinin çok eski olmamasına dikkat edilmelidir.

    Değiştirilen lastikleri saklarken

     

    Eğer jantları ile birlikte saklanacaklar ise üst üste yatık şekilde depolanebilirler. Eğer jantsız depolanacaklarsa dik bir şekilde ve yan yana yerleştirilmeleri gerekir. .
    Ayrıca depolanacak lastikler mümkünse ışık almayan, kuru ve ılık bir ortamda, yere temas etmeden saklanılmalıdır.
    Bununla birlikte artık birçok lastik bayisi müşterilerine lastiklerini saklama hizmeti de sunmaktadır. Yaz döneminde kış lastikleri gerekli tüm şartlar sağlanarak depolanmakta, kış lastiklerine geçiş zamanı geldiğinde de sökme takma işlemi gerçekleştikten sonra aynı şartlarda bu sefer kış lastikleri muhafaza edilmektedir.

     

    Kadinvesaglik.org

     

    Bu yazı, https://www.garajyeri.com/ sitesinden alınmıştır.  

    İkizler Burcunda Dolunay ve Etkileri

    0

    23 Kasım cuma sabahı saat 8:39’da ikizler burcunda bir dolunay gerçekleşti. Bu burç merağı ve öğrenme aşkı, hareketli-yerinde duramayan yapısı, tatlı dili, esprileri, çok konuşup az dinlemesi, çok yönlülüğü ve de kararsız doğası ile ün salmıştır. Eğer yakınınızda çok bilen biri varsa o muhtemelen ikizler burcudur. Dolunay enerjisi öyle güçlü ki yazım dilime vurdu bile 🙂 Bu akşam eğer bulutlar izin verirse dolunayı yüzünüzde bir gülümse ile izleyin, derim. Gökyüzü esneyip rahatlamamızı istiyor, özellikle zihinsel açıdan. Bir mesele zihninizde ne kadar çok yer tutarsa yeni olasılıklara, alternatif çözümlere, yeniye açık olmak bir o kadar da zor olur, öyle değil mi?

    Dolunay haftasında yol almak, ilerlemek, bir adım daha büyümek, yeni şeyler keşfetmek ve fırsatı yakalamak için neye ihtiyacınız olduğunu fark edebilirsiniz. Aslında kasım ve aralık ayı boyunca evren bizi kişisel bir gelişime ve maceraya davet ediyor. Hadi keşfet, öğren, yola çık, deneyimle… yay ve ikizler burcu doğum haritanızda nerede ise, hangi evinizde yer alıyorsa o konularda bir davet almış ya da alacak olabilirsiniz. Bir yandan kararsız, bir yandan istekli biraz da geçmiş tecrübelerden kaynaklı bir ön yargı içinde sıkışıp kalmış olmanız kuvvetli muhtemel.

    Dolunaylarda, Ay ve Güneş karşı karşıya geldiklerinden, içinde bulunduğunuz anın atmosferi birden değişir. Bugünlerde biraz gerilim, stres hissetmek çok doğaldır. Özellikle de ikizlerin doğası gereği tez canlılık, dinlemeden veya tam anlamadan konuşmak, eksik-hatalı bilgi ile karar vermek düşebileceğimiz tuzaklardan bazıları. Merkür yay burcunda geriye giderken, Güneş ve Jüpiter aynı burçta kavuşurken aşırı beklenti veya aşırı bir iyimserlik hali içinde olabiliriz. Uzaklar çok yakın, yakınlar uzakmış gibi görünebilir. Yani ortada haddinden fazla pembe bir tablo yaratmaya uygun bir gökyüzü var. Bu fazla öz güven ve iyimserlik hali prestij kaybına neden olabilir. Hatalı kararlar kayıplara yol açabilir.

    Daha önce üzerinde düşündüğünüz, kafa yorduğunuz ama net karar veremediğiniz konularda bugünlerde harekete geçin. Arayış ve keşif halinde olun. Sezgileriniz, aklınız açık olsun. Bilgi toplayın, seyahat fırsatlarına, eğitsel uğraşlara açık olun. Ön yargılı değil açık fikirli olmak bize kazandırır. 26 Kasım-1 Aralık haftası bu açıdan hem çok kıymetli hem de tehlikeli.

    Güzel haberler aldığınız aydınlık bir dolunay diliyorum sizlere

    Aylin İleri
    Danışman Astrolog

    Çat Kapı Gelen Misafirlere Tarifler

    0

    1.Hindistan Cevizli Kurabiye

    Siz evde uzanmış kanalları geziyorken bir anda kapı mı çaldı? Endişeye hiç gerek yok, siz yanına mis gibi çayınızı demlerken, kurabiyeleriniz hemen hazır olacak.

    Tarif için gerekli malzemeler:

    • 1 paket margarin yada tereyağı
    • 1 su bardağı pudra şekeri
    • 1 paket kabartma tozu
    • 1 paket şeker vanilin
    • 1 su bardağı hindistan cevizi
    • 2 adet yumurta (birinin beyazı üzeri için ayrılacak)
    • Yaklaşık 3, 5-4 su bardağı un
    1. Margarini, pudra şekerini, bütün yumurta ve diğer yumurtanın sarısını, kabartma tozunu, vanilini bir kapta birleştirin.
    2. Elinizle yoğurup, 4 kaşık hindistan cevizini karışıma ilave edin. Yavaş yavaş unu da ilave ederek yoğurun.
    3. Hazırlanan hamurdan parçalar kopararak yuvarlayın.
    4. Ayırdığınız yumurta akına, sonra hindistan cevizine bulayıp fırın tepsisine dizin.
    5. Önceden ısıtılmış fırında 20 dakika kadar pişirin.

    2.Mikrodalgada Islak Kek

    Sadece çat kapı misafirlerin değil, tatlı krizlerinin de acil durum kurtarıcısı bu keke bayılacaksınız. Sufleyi andıran eşsiz lezzetini, vanilyalı dondurma ile desteklemenizi tavsiye ederiz!

    Malzemeler:

    • 1,5 su bardağı süt
    • 1 su bardağı sıvı yağ
    • 1 su bardağı şeker
    • 4 yemek kaşığı kakao
    • 2 yumurta
    • 1 su bardağı+1 yemek kaşığı un
    • 1 paket kabartma tozu
    • 1 paket vanilya
    1. Sütü, sıvı yağı, kakaoyu bir yerde çırpın. 1 su bardağı kadarını ayırın. (Sonra sos için kullanacağız.)
    2. Karışıma yumurtayı ilave edin.
    3. Un, kabartma tozu ve vanilya elenerek katın. Yağlanmış yuvarlak küçük bir borcama dökün.
    4. Mikrodalgada dokuz dakika pişirin ve soğuması için bekleyin.
    5. Ayrılan karışımı bir kaşık yardımı ile üzerine dökün.

    3.Yalancı Börek

    Malzemeler:

    • Milföy hamuru
    • Peynir, maydanoz
    • Dilediğiniz bir iç malzemesi kullanabilirsiniz
    • 1 çay bardağı galeta unu
    • 1 kase su

    Dilediğiniz kadar milföy hamurunu, çözüldükten sonra malzemeler ile doldurun. Hazırladığınız böreği kapatıp, suya ve arkasından hemen galeta ununa batırın. Yağlı kağıtla beraber daha önceden 200 derece ısıttığınız fırına dizin. Üzerine kızarıncaya kadar pişirin. Milföy olduğu bile anlaşılmayacak börekleriniz hazır.

    4.Yumurtasız Kek Tarifi

    Misafiriniz geldi ve bir de baktınız evde ne yumurta ne süt kalmış! Hemen pes etmeyelim, eksik malzemeler ile de kek hazırlamak çok lezzetli olacak.

    Malzemeler:

    • 1, 5 su bardağı (225 g) un
    • 1 su bardağı (220 g) şeker
    • 2 yemek kaşığı kakao
    • 1 çay kaşığı karbonat
    • Yarım çay kaşığı tuz
    • 1 su bardağı (250 ml) su
    • 1/3 (3’te 1) su bardağı (80 ml) sıvı yağ
    • 2 çay kaşığı sirke
    • 2 çay kaşığı vanilya

    Fırını 180 derecede ısıtın.

    Malzemeleri bir borcam üzerinde çırpın.

    Aynı kalıp içinde keki fırına verin. Üzeri pişene kadar, 20 – 30 dakika bekleyin.

    Pişen keki kalıp için de bekletin, tamamen soğuduktan sonra üzerini istediğiniz şekilde süsleyin, veya sade olarak dilimleyin. Afiyet olsun!

     

    Kadinvesaglik.org

    Sizi Kuru Saçlardan Kurtaracak 3 Tarif

    0

    Kuru saçlar, belki de en rahatsız edici saç tiplerinden biridir. Saçın, hava durumuna bağlı olarak ne kadar büyük değişimler gösterebildiği göz önüne alındığı zaman, ortaya çıkan tablo hiç hoş değildir.

    Kuru saçlar, nem eksikliği özelliğiyle ön plana çıkar. Bu durum sadece saçın görünümünü değil, aynı zamanda sağlık ve esenliğini de olumsuz yönde etkiler.

    Bu saç türü, şu özellikleri temel alınarak tanımlanma eğilimindedir:

     

    • Kalın ve kontrol edilmesi zor,
    • Fazla kabarık,
    • Kırıklara sahip,
    • Çok sert,
    • Doğası gereği kırılgan.

    Buna rağmen, kuru saçlara sahip olan herkes aynı şekilde acı çekmez. Yani, bu özellikler hem bireyin kendisine ve hem içeriden ve dışarıdan kaynaklanan bazı koşullara bağlı olarak değişir.

    Kuru saçları etkileyen faktörler

    fabrika-duman.jpg

    Önce, iç faktörlere bir göz atalım. Bunlar vücudun kendisinden kaynaklanır ve saçların bozulmasına neden olur.

    İç faktörlerden bahsederken, kişinin fizyolojik ve tıbbi eksikliklerine atıfta bulunuyoruz. Bunlar arasında en önemli olanları:

    • Demir eksikliği
    • Hormonsal istikrarsızlık
    • Hipertiroidizm
    • Kalsiyum problemleri

    Öte yandan, dış etkenleri kontrol altına almak biraz daha karmaşıktır, özellikle de bu eksikliklere sahip birinin geçirebileceği tıbbi süreçleri göz önüne getirdiğimiz zaman.

    Dış faktörler bakımından, kuru saçları en fazla etkileyenler şunlardır:

    • Aşırı kirli hava
    • Güneşten gelen morötesi (UV) ışınlar
    • Sigara dumanı ya da diğer element çeşitleri
    • Serbest radikallerin etkisi

    Kuru saçın durumu iyileşebilir mi?

    Neyse ki, kuru saçların durumunu iyileştirmek için birçok alternatif uygulama mevcuttur. Bunun için, uzun vadede, normalden daha fazla hasara neden olan ve aşırı oranda kimyasal madde içeren ürünlere başvurmak gerekli değildir.

    Bunun yerine, kuru saçlar için olan bu doğal reçetelerden herhangi birini denemelisiniz. Onlara bayılacaksınız!

    Kuru Saçlar İçin Doğal Reçeteler

    1. Mayonez

    1-mayonez.jpg

    Genellikle gastronomik kullanımları açısından öne çıkmasına rağmen, mayonez kuru saçlarla baş etmek için çok yararlıdır.

    Kuru ve mat saçların iyileşme sürecine katkıda bulunur ve saçları canlandırmaya yardımcı olur.

    Malzemeler

    • 1 su bardağı mayonez (235 g)

    Uygulama

    • Saç ıslakken dairesel masaj hareketleriyle mayonezi saçların tümüne uygulayın.
    • Ardından, saçları plastik bir başlıkla örtün ve mayonezin bir saat boyunca etki etmesine izin verin.
    • Bu süreden sonra, ılık su ile saçları durulayın ve şampuanla yıkayın.

    2. Avokado

    Avokado dünyadaki en sağlıklı doğal ürünlerden biridir. Bunun nedeni hem gastronomi hem de kozmetik açısından sağladığı sonsuz faydalardır.

    Avokado, A, E vitaminleri ve doymuş yağlar açısından zengin bir meyvedir. Kuru saçlara karşı savaşırken büyük bir müttefik olmasının nedeni de budur.

    Malzemeler

    • 1 avokado (tercihen olgunlaşmış)
    • 2 yemek kaşığı Jojoba yağı (30 g)
    • 1 çorba kaşığı buğday yağı (15 g)

    Hazırlık

    • Önce avokadoyu soyun ve ezin. Çekirdeğini başka amaçlar için saklayabilirsiniz.
    • Ezilmiş posayı bir kaba koyun, yağları içine ekleyin ve iyice karıştırın.

    Uygulama

    • Topaksız bir macun elde ettikten sonra, saçınıza uygulayın.
    • En iyi sonuçları elde etmek için saçlarınızın yeni yıkanmış olması gerekir.
    • Uyguladıktan sonra, en az 30 dakika süreyle etki etmesine izin verin.
    • Bu süreden sonra bol ve ılık suyla yıkayın.

    3. Bal

    3-bal.jpg

    Saç sağlığı için ev yapımı ürünler hakkında konuşmak ve balı bu gruba dahil etmemek ciddi bir hata olurdu.

    Akışkan olmayan ve yapışkan dokusuna rağmen, nemi saçlarda muhafaza etmeye yardımcı olur ve onlara yumuşaklık ve beslenme sağlar.

    Malzemeler

    • 1/2 bardak bal (167 g)

    Uygulama

    • İlk olarak, saçlarınızın tamamen ıslak olması gerekir.
    • Nüfuzun etkili olmasını sağlamak için balı uygulayın ve saçlarınıza masaj yapın.
    • 30 dakika boyunca etki etmesine izin verin.
    • Bu süreden sonra, bol miktarda ılık su ile saçlarınızı durulayın ki balın tüm kalıntısını ortadan kaldırın.

    Kadinvesaglik.org

     

    Bu yazı, https://sagligabiradim.com/ sitesinden derlenmiştir.

    Erkenci Kuş: Sanem Stili

    0

    Demet Özdemir, yani karakterin ismi ile Sanem, gencecik neşe dolu bir genç kadını yansıtıyor bize. Heyecanlı ve dinamik bu kadının giyim tarzı da, ekranlara kendisi gibi enerji dolu yansıyor. Üstelik Sanem, rengarenk stilini yazda bırakmayıp, kış sezonuna da taşımayı başarıyor.

    Karakterin havası başlı başına pozitif bir hava saçsa da, iddia ediyoruz ki bu renkleri kullanmalarının da etkisi büyük. Çizgili desenler, neona kaçmayan ama yine de iddialı renkler ve aslında birçok basic parçanın bir arada kullanımı Sanem’in stilinin vazgeçilmezleri. Diğer kadın karakterlerde sezonun daha trend parçalarını görsek bile, Sanem daha çok kendine yakışanı tercih ediyor.

    Dizinin büyük bir bölümünün yazın çekilmesinden dolayı, karakterimizi birçok mini parçanın içinde görebiliyoruz. Ancak yine de, kullandığı mini şort veya etekler bile iddialı parçalar değil. Bu nedenle Sanem, diğer karakterlerin “fazla fazla” giyimine meydan okuyan bir duruş sergiliyor.

    Rahatına düşkün, tatlı kadın imajı çizen bu stil, günlük hayatınızda çok rahat kombinleyebileceğiniz parçalardan oluşuyor. Biz de, Sanem’in kıyafetlerinden ilham alarak nasıl Sanem gibi giyinebileceğimize dair birkaç görünüm oluşturmak istedik.

    Sanem gibi giyinmenin ilk kuralı, beyaz parçaları korkusuzca kullanabilmek. Yaz kış demeden, her kombine ekleyebileceğiniz beyaz pantolonlar Sanem’in vazgeçilmezi. Masumiyeti de çağrıştırdığı düşünülen bu renk, karakterin kişisel özellikleri ile uyum sağlıyor.

    Sanem’in bir diğer kullanmayı sevdiği parça ise kot parçalar. Özellikle ofis stilinde tercih ettiği bu tarz görünümleri, günlük hayata uydurmak çok kolay olacaktır.

    Eğer günlük hayatınızda etek kullanmayı seviyorsanız, bu kombin sizin için harika olacak. Sezonun üç trend parçasını bir araya getireceğiniz bu kombin, Sanem’in günlük renkli stiline de fazlasıyla benziyor.

    Bazen siz de “biraz daha” iddialı görünmek istiyorsanız, Sanem bunu gömlekler ile çok iyi yapıyor. Daha koyu rujlar, oldukça spor olan bu görünümün bile havasını oldukça değiştirecektir. Üstelik ekose desenler ile de, sezonun modasını yakalamış olacaksınız.

    Tabii ki Sanem’i her zaman spor tarzı ile görmüyoruz. Bazı bölümlerde, çalıştığı ajansın etkinlikleri dolayısıyla daha şık görünümleri de taşıyor. Ancak böyle durumlarda bile, beyazın asaletinden, modası geçmeyen temel parçalardan vazgeçmediğini görebiliriz. Her davete uyabilecek dantel işlemeler, klasik topuklular ile Sanem, davetlerde iddiasından çok asilliği ile göz dolduruyor.

     

    Kadinvesaglik.org

    Tampon ve Hijyenik Ped Kullanımı Aslında Ne Kadar Güvenli?

    0

    Yazarlar, kadın sağlığı savunucuları ve doktorlar, giderek kadın sağlığına yönelik tehditlerin hâkim olduğu kadın hijyen ürünleri ile ilgili endişeleri gündemimize taşımaktadır Kadın hijyen ürün güvenliğinin neden en önemli kadın sağlık sorununu olabileceğini birçok nedenden dolayı sıralayabiliriz.

    1. Tampon ve Pedlerde Bulunan Malzemeler

    Kadın hijyen ürünlerinde kullanılan malzemelerinin kontrolünün yapılmadığına inanmak imkansız gibi görünebilir, ancak hijyenik pedlerin “tıbbi cihaz” olarak kabul edilmesinden dolayı, malzemelerin etikette listelenmesi veya şirket tarafından açıklanması gerekmez. Yani birçok marka tamponlar ambalajlarındaki bazı malzemeleri listelerken, tam açıklama hala zorunlu değildir.

    2. Vajinanın Emici Olması

    Vajinalarımızın, içlerine yerleştirilen kimyasalları hızlı bir şekilde emdiğini düşünmek zor değil. Fakat vajinamızdaki kimyasalların vücudumuza emilmesi neden bu kadar kolay?

    “Vajinal doku vücudu bakterilerden koruyan ama diğer kimyasallar tarafından kolayca emilebilen veya tahriş edilebilen geçirgen mukoz membranlarla kaplıdır. Bu vajinal membranlar, maruz kaldıkları tüm kimyasal maddelerin kan dolaşımınıza kolayca emilmesini sağlayan kan damarları ile doldurulur. Bu nedenle, tamponunuzu yapmak için kullanılan pamukta bulunan herhangi bir klorun da vajinanızda hızla emileceğine inanmak zor değil.

    3. Tamponlarda Pestisitlerin Bulunması

    En basitinden bir meyveyi alırken bile organik olmasına dikkat ediyoruz ancak çoğumuz pestisitlerin anlamını bile bilmiyoruz. Evet, tamponlarınızı yapmak için kullanılan malzemeler genellikle sert pestisitler ve kimyasallar kullanılarak çiftleştirilir ve bunlar da tamponlar kullandığınızda vücudunuz tarafından emilebilir.

    4. Bu Kimyasallarının Etkileri

    Neden bazı doğal tampon şirketlerinin “klorsuz” olduklarını merak ettiniz mi? Bunun sebebi, pamuğun üzerinde kullanılan klorlu ağartma işleminin çoğu tampon ve pedlerin bir çok zararı ile ilgiliydi.

    Klor, hammaddeleri beyazlatmak ve dezenfekte etmek için kullanılır, fakat tamponun liflerindeki bu dioksin kalıntılarının arkasına bırakır. Dioksinler kanserojen maddelerdir. (Ayrıca anormal doku büyümesi, bağışıklık sistemi, hormonal ve endokrin sistem bozulumu ile ilişkilendirildiler.) Bu lifler, bakteriler için bir üreme alanı oluşturabilir.

    Ve klorlu ağartıcılar, aslında tek sterilizasyon seçeneği olduğunu değil. Sadece, çoğu firma düşük maliyetinden dolayı bunu tercih ediyor. Organik tamponlar da ağartılır, ancak doğal bir ağartma maddesi olan hidrojen peroksit ile ağartılır. Daha pahalı olduğu için çoğu şirket bu yöntemi tercih etmemeye devam ediyor.

    5. Kadınsı Hijyen Ürünleri ve Çevresel Sorunlar

    Organik veya değil, tamponlar çok miktarda atık oluşturur. Ortalama bir kadın, yaşamında 11,000 ila 16,000 tampon kullanıyor.

    Yaratılan atık miktarı tampon endüstrisinin neden olduğu çevresel tahribatın sonu değildir. Plastik yüklü kadın hijyen ürünlerini kullanarak, atık akışımıza 180 milyar plastik poşet ekliyoruz. En azından organik ürünler kullanarak, bu durumu elimizden geldiğinde engelleyebiliriz.

     

    Kadinvesaglik.org

    Bu Kışın En Trend 40 Botu

    0

    Kadinvesaglik.org

    Şemsiye Taşıma Sanatı

    0

    Yağmur yağdığında, özellikle şehirlerde, şemsiye taşıyan pek çok insan, ciddi tehlikelere yol açabiliyor. Bu insanlardan biri olmamak için dikkat etmemiz gereken birkaç şey var.

    1. Adım: Ucuz bir şemsiye alın

    Eğer bizim gibiyseniz, hiç şemsiyeniz olmadığını tahmin ediyoruz, çünkü sonuncusu bir lokantada metroda ya da bir taksinin içinde unutulup gitti. Sık sık şemsiye kaybeden biri iseniz, şemsiyeye çok para harcamanın gereği olmadığını düşünüyoruz.

    Sadece bugün için kullanabileceğiniz ucuz bir tane satın alın, nasıl olsa ona uzun süre sahip olmayacaksınız. Çünkü yağmur yağdığında aklınıza gelebilecek tek bir şey yağmurdan kaçmanız olacak.

    2. Adım: Açık şemsiye

    Şemsiye elinizde ve hala ıslak ise, onu açık bir şekilde içeri sokmayın. Evde şemsiye açmanın uğursuzluk getirmesi gibi batıl inançlarınız varsa, bu adımı kolaylaştıracak! Hem şemsiyenin boyutu ile kapılardan geçmenin zorluğunu yaşamamak hem de başkalarına rahatsızlık vermeme adına bu adıma dikkat etmenizi öneririz. Şemsiyeyi kendinizden veya herhangi bir potansiyel yoldan uzağa iterken kapattığınızdan emin olun. Şemsiyeyi açmaya çalışırken ise yüzünüze veya başka bir insanın yüzüne doğrultmayın. Çünkü düşüncesizce davranıldığında şemsiyeler bile tehlikeli olabilir.

    3. Adım: Şemsiyeyi başınızın üzerinde tutun.

    Rüzgarlı havalarda bu zor olabilse de, şemsiyenin sizi koruması açısından en mantıklı tutuş, kafanızın tam üzerinde durması olacaktır. Sağa sola veya arkaya tutmanız, yolda çevrenizdeki insanlara zorluk çıkarabilir üstelik.

    4. Adım: Sokakta yürürken yolda başka bir kişiye yaklaştığınızda, diğer kişiye şemsiyenizdeki metal çubukların yaklaşmamasına dikkat edin. 

    Bunun zaten çok açık olduğunu düşünebilirsiniz. Ama inanın, bu pek çok şemsiye kullanıcısı için hiç de açık değil. Ya da bazen dikkatimizden kaçabiliyor. Aynı caddede ya da yolda yürürken başka bir kişiye yaklaşırken, diğer kişinin gözüne çarpmayacak şekilde şemsiyenin dikenlerinin uçlarını yükseltmek ya da indirmek için elinizden gelenin en iyisini yapın. Eminim, bazen siz de başkalarının şemsiye tutuşundan tedirgin oluyorsunuzdur!

    5.Adım Şemsiyenize bir kılıf edinin. 

    Çoğu zaman, bu kılıflar şemsiye ile birlikte satılsa da, bazen mevcut olmayabiliyor veya kaybedebiliyoruz. Şemsiyeyi yanınızda taşımak ve çantanıza atmak için bir kılıfa kesinlikle ihtiyacınız olacaktır. Özellikle şemsiyeniz ıslakken yolculuk yapmanız için bir kılıf edinmenizi kesinlikle öneririz!

     

     

    Kadinvesaglik.org

     

    Bu Kasım Ne Giymeli?

    0

    Öncelikle, sonbaharın son aylarını kışla bağdaştırmayı bırakmalıyız. Çünkü çoğumuz için kış, evde ne bulursak sarıp sarmalanmak demek! Hazır havalarda daha soğumamışken, giyimimize biraz daha özen göstermemiz, gün içindeki motivasyonumuzu da iyi anlamda etkileyecektir.

    O Halde Ne Giymeli?

    Havaların sağı solu belli değilken, yapılacak en mantıklı şey birkaç kattan oluşan kombinler yapmak. Örneğin içinize giydiğiniz body ince olurken, üzerinize kalın bir peluş alabilirsiniz. Ya da, boğazlı bir kazakla ince bir ceketi kombinleyebilirsiniz. Kombinlerinizin çok yönlü kullanılabiliyor oluşu, sizi gün içinde üşümekten (veya terlemekten) kurtaracaktır. Ayakkabı seçerken ise, çok yazlık ayakkabılardan kaçındığınız sürece ne giyseniz tuhaf kaçmayacağına inananlardanız.

    İlk kombin olarak, arkadaşlarınızla buluşurken giyebileceğiniz bir kombin seçmek istedik. Hazır kar kış kapıda değilken, süet çizmelerin tadını çıkarabilirsiniz. O günün hava durumuna göre üzerinize bir deri ceket alabilir veya daha kalın bir parça ile günü kurtarabilirsiniz. Hem şık, hem de rahat bu kombin, sabahı akşama taşımak isteyenler için de kurtarıcı olacaktır.

    Hem rahatınızdan ödün vermemek hem de trendleri takip etmek istiyorsanız bu kombin size göre! Ofiste ve okulda çok rahat kullanacağınız bu kombini hafta sonu etkinliklerinde de kullanabilirsiniz. Görseldeki gibi, yanınıza alacağınız bu tarz büyük bir çanta ile seyahat etmeniz de oldukça kolaylaşacaktır.

    Akşam yemeklerinin, doğum günü davetlerinin, cuma buluşmalarının kurtarıcısı bir elbiseye hayır diyemiyoruz. Bu kombinle sadece şık görünmekle kalmayacaksınız üstelik. Düz ayakkabılar ile rahatlığınızdan ödün vermeyecek olmanız da cabası.

    Hepimiz, bazı günler “uğraşılmamış” görünümlerin peşine düşebiliyoruz. Belki çok efor sarf etmediğiniz günlerde ya da pms dönemizinizde böyle rahat bir tayt tercih etmenizi öneririz. İçi polarlı bir tayt ve sweatshirt tercih etmeniz durumunda, havalardan korkmanıza da gerek kalmayacaktır.

    Mini mini, fresh görünümlerin hastasıyız! Hepimiz, kendimizi olduğundan genç hissettiren elbiselerin içinde süzülmek isteyebiliyoruz. Böyle tatlı bir şifon elbiseyi, topuklu botlarla feminenleştirebilirsiniz. Üstünüze alacağınız yumuşak bir palto ile de, tüm akşam dışarıda kalmaya hazırsınız!

     

    Kadinvesaglik.org

    Boşanmaya Gerçekten Hazır Mısınız?

    0

    “Boşanmak ve bu evliliğe son vermek zorunda olduğumu hissediyorum. Yine de nasıl emin olabilirim? Bir parçam hala onu seviyor ya da en azından onunla ilgileniyorum. Ona aşık olduğumu sanmıyorum, ama eğer bir hata yaparsam, karar verdiğim birçok insan bundan etkilenecek. Belki de acele etmemeliyim” gibi karmaşık düşünceler içinde iseniz, belki de kararınızı soğukkanlılıkla tekrar düşünmeniz gerebilir.

    Genelde çiftler boşanma sürecine girdiklerinde, boşanmaya gerçekten hazır değillerdir.

    Terapistler veya avukatlar gibi boşanma uzmanları genellikle çiftlerin “ona karşı hislerim bitti,” gibi sözlerine inanır ve bunu boşanmak için yeterli görebilirler.

    Boşanma yolculuğuna giren çoğu çift hazırlıksızdır. Boşanma kararı, ömür boyu sürecek sonuçlara katlanmak zorunda kalabileceği en önemli kararlardan biridir. Bu önemli bir karar, genellikle hem çiftler hem de profesyoneller tarafından, normalde verilenden daha fazla dikkat gerektirir. Bu nedenle, evliliğinde zor bir yolda olanlar için, çabucak boşanma fikrine yaklaşmak  doğru olmayabilir.

    Öncelikle bir çiftin boşanma sürecine başlayıp başlamadığına ya da boşanma kararından emin olup olmadığına karar vermesi gerekmektedir. Boşanma olasılığı olan çiftler, farklı ikilemler yaşamakta olabilirler. “Boşanmayı istiyorum, ancak doğru karar olup olmadığından emin değilim.” Boşanma sürecinden geçmek çocuklarınızı ve yaşam tarzınızı, ekonominizi ve evlilik yatırımlarınızı etkilediğinden, doğru karar verme baskısı üzerinizde çok fazla olabilir. Ne yazık ki, doğru karar verip veremeyeceğinizin hiçbir garanti yoktur. Ancak en doğru karar verme şekliniz, egonuz tarafından yönetilmeyen bir karar vermektir.

    “Sadece boşanmak istiyorum çünkü evliliğim yürümüyor”. Bu sizin ikileminizse, partnerinizi evliliğin sona ermesinden suçladığınız için sorumluluk almak istemeyebilirsiniz. Eşinizin bu kararı vermenize nasıl sebep olduğu konusunda, içinizde muazzam bir endişe ve öfke olacaktır. Bu durumla beraber içinizdeki duyguyu dışavurmakta zorluk çekebilirsiniz ve öfkeniz ağır basabilir. Ancak her durumuda ortak unsurun korku olduğunu söyleyebiliriz. Kararınızı tartmaktan çekinmemek her durumda size kolaylık sağlayacaktır.

    Boşanmanın işbirlikçi ve saygılı bir süreç olması için, çiftin hayatlarını ayırmaya hazır olması gerekir. Bu konuda emin olmak için kendinize bazı sorular sormanız gerekir. Örneğin eğer partnerinize karşı hisleriniz devam ediyorsa, bu süreç sizin için çok daha zor bir hal alacaktır. Belki de böyle bir durumda, ilişkideki olumsuzlukları tekrar konuşmayı deneyebilirsiniz. Ya da, bu kararı bir anlık öfke ile almışsanız, geriye dönüp tekrar bakmanızı tavsiye ederiz.

     

    Kadinvesaglik.org