Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 289

    Doğru Su Tüketimi

    0

    Kahvaltıdan önce kesinlikle gerekli

    Kahvaltıdan önce bir veya iki bardak su içmek sindirim yollarında birikmiş toksinleri temizler ve organlarınızı çalışmaya başlamaları için uyarır. Bunu kahvaltıdan 20 dakika önce yapın. Bu, güne, örneğin kahve içerek başlamaktan çok daha sağlıklıdır.

    Ayrıca eğer ılık veya sıcak halde içerseniz, hatta yarım limonun suyunu eklerseniz, bağırsaklarınız harekete geçer. Kabızlıkla savaşmak için mükemmel ve basit bir ilaç olmasının altında yatan neden budur.

    Sabahları uyandığınızda ödem şikayetiniz varsa özellikle tavsiye edilir. Yüzünüz veya göz kapaklarınız şiş ise, böbreklerinizin çalışmaya başlamasını sağlayacaktır.

    Aç mısınız yoksa susuz mu?

    Açlık hissettiğinizde aslında susamış olduğunuzu biliyor musunuz? Bazen vücudumuzun bize gönderdiği sinyalleri doğru yorumlamayı bilemeyiz. Özellikle kilonuzu kontrol etmeye çalışıyorsanız bu daha da önemli hal alır.

    Bu nedenle de size çok basit tek bir önerimiz olacak: Kendinizi her aç hissedişinizde bir bardak su için. Eğer birkaç dakika sonra hala açlık hissediyorsanız o zaman yemek yiyebilirsiniz. Pek çok kez açlığınızın kolayca yok olduğunu görüp çok şaşıracaksınız!

    Daha az yemek için yemeklerden yarım saat önce su için

    Yemeklerden yarım saat önce bir bardak su içerseniz yemek sırasındaki susuzluğu önlemekle kalmayacak, aşırı miktarda yemenizi önleyerek doygunluk hissi yaratacaktır.

    Yemek yerken fazla su içmeyin

    Gün boyunca su içmek önemlidir. Yemek sırasında su içmekten tamamen kaçınmalısınız çünkü su mide salgılarıyla etkileşime girer, bu da sindirimi kötüleştirebilir. Ayrıca çocukların açlık hislerini de azaltabilir.

    Eğer tuzlu veya soslu bir yemek yiyorsanız biraz su içebilirsiniz. Her öğüne salata veya sebze çorbası gibi taze yiyecekleri dahil etmek bu nedenle faydalı olabilir. Tuz tüketimini azaltın ve yemeğinizi sindirime yardımcı bir bitki çayı ile birlikte tüketin. Suyunuzu yemekten önce için.

    Yatmadan önce bir bardak

    Güne su içerek başladınız, aynı şekilde bir bardak ılık su ile bitirmelisiniz. Bu, vücudunuzu dinlenmeye hazırlar. Tıbbi bitkilerle hazırlanan bir çay da iyi bir fikir olabilir.Gece boyunca sıkça tuvalete kalkanlar, idrar kaçırma problemi olanlar ve çocuklar bu tavsiyemizi uygulamamalıdır.

    Tek seferde çok miktarda su içmeyin

    Gün boyunca su içmekten kastımız, aralıklarla küçük dozlardır, büyük miktarlar değil. Özellikle sıcak havalarda ve dışarıda çalıştığınızda buna dikkat edin.

    Soğuk mu, sıcak mı, ılık mı?

    Çölde bile insanlar sıcak çay içerler çünkü bu terlemelerine, böylece de yenilenmelerine yardımcı olur. Bu da neden ılık veya sıcak su içmeniz gerektiğini açıklar. Hiçbir koşulda soğuk su içmeyin. Soğuk su, sindirim için gerekli olan doğal ısıyı değiştirerek sindirim sistemini etkileyebilir.

    Ne kadar içmeliyim?

    Bir buçuk litre? İki litre? Siz kendi vücudunuzu dinlemeyi öğrenene dek kesin bir rakam veremeyiz. Yazın ihtiyaç duyduğunuz miktarla kışın ihtiyaç duyduğunuz miktar farklıdır. Çocukların ihtiyacı erişkinlerle aynı değildir.

    Aynı şekilde çok terleyen bir kişinin terlemeyen birisine ve vejeteryanların hayvansal proteinlerle beslenenlere kıyasla su ihtiyacı farklıdır. Başlangıçta sık sık su içmek zor gelebilir ama bir kez başladığınızda vücudunuzun sizden ihtiyacı olan sıvı miktarını talep ettiğini göreceksiniz.

    Eğer su içmek zor geliyorsa…

    Su içmek pek çok kişi için zordur. Çok basit bir püf noktası, suya biraz taze limon suyu ve birkaç damla şeker otu özü eklemektir. Bu basit yöntem suya, kalori veya başka maddeler eklemeden lezzetli bir limonata tadı vermenizi sağlayacaktır.

    Diğer bir seçenek  de suya bir damla turunçgil yağı (portakal, limon, greyfurt, mandalina) eklemektir. Ayrıca bitki çayları da doğal suya iyi bir alternatif oluştururlar.

     

    Kadinvesaglik.org

     

     

     

    Bu yazı https://sagligabiradim.com/ sitesinden alınmıştır.

    2019’un Yükselen Saç Trendleri

    0

    Kadınların gözde saç renkleri ve kesimleri, moda trendleri gibi her sezon güncelleniyor. Yeni yılı yeni bir tarzla karşılamak isteyen kadınlara 2019 saç trendleri ilham veriyor. İşte, sezona damga vuran renk tercihlerinden popüler saç modellerine birbirinden güzel ve iddialı saç trendleri…

    Yükselişe Geçen Retro Kesimler

    2019’da saç kesim trendlerinde nostalji rüzgarları esiyor. Sezon trendleri, geometrik kesimlerden salaş saç modellerine, örgü saçlardan kısa kesimlere renkli seçenekler sunuyor. 2019 yılının tartışmasız en popüler saç modelleri ise retro kesimler. Çizgi dışına çıkmak ve cesur adımlar atmak isteyenlerin tercihi olacak retro modeller, kadınlara asi bir görünüm kazandıracak.

    Retro kesimler kadar popüler olan bir diğer model ise küt saç kesimleri. Küt saç modelleri, 2019’da çene hizasından omuza farklı boy seçenekleriyle kullanılabilecek. Küt modelleri, yuvarlak yüz hatlarına sahipsen çene altında, daha uzun yüz hatlarına sahipsen çene boyunda kullanabilirsin.

    Kısa saç modelleri sana göre değilse ve uzun saç modelleri  ile aran iyiyse tarzına biraz yenilik için kahküllü kesimleri ya da aslan yelesi saç modellerini deneyebilirsin. Özel davetler için dağınık topuzlar 2019 trendleri arasında dikkat çekerken örgü saç modelleri de gece saçı modelleri arasında ön plana çıkacak.

    2019’un Gözde Saç Renkleri

    2019’un saç renkleri doğalllıkla marjinallik arasında gidip gelecek. Esmerden kumrala sarışından kızıla herkesin kendisine uygun bir şeyler trendlerde doğallık ön planda. Doğal kahveler, kumral tonlar, yoğun kızıllar arasından ten rengine uyumlu olanı deneyebilir, görünümünü yenileyebilirsin.

    Doğal tonlar 2019 saç trendlerine damga vursa da farklı görünmeyi sevenler ve açık tenliler için gümüş platin saç renkleri oldukça revaçta olacak. Gümüş ve altın yansımalar içeren platin saç rengi minimalist bir stil yaratırken, sezon modasında öne çıkan deri tasarımlarla da bütünlük sağlayacak.

    Doğallıkla marjinallik arasında kararsız kalırsan önce gümüş platin saç rengini deneyebilir, sonra doğal renklere dönebilirsin. 2019 saç trendleri arasında en az gümüş platin kadar yankı uyandıracak bir diğer renk ise rose gold saç rengi. Hafif pembemsi yansımasıyla modern bir hava yaratan rose gold, enerjik görünmeyi sevenlerin gözde renkleri arasında baş sırada yer alacak.

    Geçen senelerin en vazgeçilmez trendleri arasında yer alan dibi koyu uçları açık ombre uygulaması bu sezon, kırmızıdan bordoya uzanan yoğun kızıllarla karşımıza çıkacak. Esmerlerin vazgeçilmez rengi yoğun siyahları, bu sezon buğday ve açık tenliler de deneyecek.

     

    Kadinvesaglik.org

     

     

     

    Bu yazı https://www.sneaker.com.tr/ sitesinden alınmıştır.

     

    Andropozlu Erkekleri Anlama Klavuzu

    0

    Değişen hormonların etkilerinden muzdarip olanlar yalnızca kadınlar olmayabilir. Bazı doktorlar, erkeklerin de kadınların menopoz öncesi ve menopozda yaşadıkları belirtilerin benzerlerini yaşadıklarını belirtiyorlar.

    Tıp dünyası, erkeklerin gerçekten menopozdan geçip geçmediklerini tartışmakta. Doktorlar, hormon tedavisi alan erkeklerin, erkek menopozu diyeceğimiz, yani andropoz denilen bazı semptomları yaşadıklarını söylüyorlar.

    Peki Andropoz Nedir?

    Aslında yaşlanan erkeklerin testosteron hormonunun azalaması ile yani düşük testosteron seviyesi olarak belirtebileceğimiz durum ile andropoz dönemi başlamakta. Erkeklerde yaşlanmayla birlikte erkek hormonu testosteron üretiminde bir düşüş yaşanmakta, ancak bu aynı zamanda diyabet gibi durumlarla da ortaya çıkabilmektedir.

     

    Testosteron düşüşü ile birlikte, bazı erkekler aşağıdaki belirtilerle karşılaşır:

    • Yorgunluk
    • Zayıflık
    • Depresyon
    • Cinsel sorunlar

    Bu semptomların azalmış testosteron seviyeleri ile ilişkisi ise hala tartışmalıdır. Çünkü kadınlardaki menopoz durumunda hormon üretimi tamamen durmaktadır. Ancak erkeklerde testosteron düşüşü daha yavaş bir süreçtir. Testisler, yumurtalıklardan farklı olarak, testosteron hormonun devamı çin ihtiyaç duyulan maddenin üretimini durdurmaz. Sağlıklı bir erkek, 80’lerinde hatta sonrasında bile spermi üretebilir.

    Bununla birlikte, hastalığın bir sonucu olarak, testislerin işlevindeki değişiklikler, 45 ila 50 yaşlarında ve bazı erkeklerde 70 yaşından sonra daha dramatik bir şekilde ortaya da çıkabilir.

    Andropoz Nasıl Teşhis Edilir?

    Erkeklere andropoz tanısını koymak için şunlara ihtiyaç olabilir:

    • Fiziki kontrol yapmak
    • Semptomları sormak
    • Koşullara katkıda bulunabilecek tıbbi sorunları dışlamak için testleri
    • Testosteron düzeyini ölçmeyi içeren kan testleri

    Andropoz Tedavi Edilebilir mi?

    Testosteron seviyeleri düşükse, tedavi ile aşağıdaki gibi bazı semptomlar hafifletebilir:

    • Cinselliğe ilginin kaybı (libido azalması)
    • Depresyon
    • Yorgunluk

    Kadınlardaki hormon tedavisinde olduğu gibi, erkeklerdeki hormon tedavisinin de potansiyel riskleri ve yan etkileri vardır. Örneğin bu durum, prostat kanserini kötüleştirebilir. Eğer kalp hastalığınız varsa, kan inceltici gibi ilaçlar alıyorsanız, prostatınız varsa veya böbrek veya karaciğer hastalığınız varsa, doktorunuzla testosteron tedavisinin partneriniz için uygun olup olmadığını tartışmanız gerekecektir. Bununla birlikte, andropoz döneminde erkekler, tüm semptomları deneyimlemek zorunda da değildir.

    Tedavi düşünüyorsanız, daha fazla bilgi almak için partnerinizi doktorunuza danışması hakkında yönlendirin. Doktor, andropozun bazı belirtilerine yardımcı olmak için yaşam tarzında belirli değişiklikler önerebilir. Bu değişiklikler şunları içerir:

    • Diyet
    • Egzersiz programı
    • Antidepresan gibi ilaçlar

    Ve son olarak, tedavi süreci ve öncesinde, partnerinizin yanında olmaya ve bu durum iki taraf için de zor olduğunu hatırlamaya çalışın. Çünkü bu ve benzeri zor dönemleri beraber atlatmak, ilişkinizi daha da güçlendirecektir.

    Kadinvesaglik.org

    Jüpiter Yay Burcuna Geçiyor

    0

    Jüpiter, 8 Kasım’da Yay burcuna geçiyor!‬ 2 Aralık 2019’a kadar burada

    Jüpiter, güneş sisteminin en büyük gezegenidir. Bu yüzden ondan beklentimiz her zaman büyük olmuştur. Şans, kısmet, talih, zenginlik, bilgelik, hoşgörü, adalet… bunlardan sadece birkaçı. Yaklaşık 12-13 ayda bir burç değiştiren Jüpiter, her geçişte yeni kapılar ve fırsatlar açar. Onun işaretlerini doğru okursak şansı nerede ve ne yaparsak yakalayabileceğimizi keşfederiz. Peki ya doğru okuyamazsak? o zaman da yanlış zamanda yanlış riskler alır, beklentilerimizi gerçekleştiremeyiz. ‪

    Jüpiter burç değiştirdiğinde, geçiş yaptığı burcun temsil ettiği konular sanki üzerine bir mercek tutulmuş gibi büyür. Hayatımızda daha çok yer almaya ve görünür olmaya başlar. Yay burcu keşfetmek, maceraya çıkmak, yeni bir yol bulmak, yola koyulmak, hayatı anlamlandırmak ve tecrübe etmekle ilgilidir. Siz en çok nerede özgürlük istiyorsunuz? Daha hoşgörülü iyimser ve sağduyulu olduğunuz konular neler? Deneyimlere kapalı olduğunuz ve ön yargılı davrandığınız şeyler var mı? Tanımadığınız kişilerle ilişkileriniz, hatta yabancılar ve yurt dışı bağlantılı konularla ilgili tecrübeleriniz nasıl? Yüksek öğrenim, kişisel gelişim ve eğitsel konulara ilişkin planlarınız var mı? Farklı bir şehir veya ülkede yaşama ihtimaliniz olabilir mi? Ben ‘bu konuya fransızım, hiç bilmiyorum’ dediğiniz şeylere yaklaşımınız nasıl? Özetle şimdi, jüpiter bu konuları gündeme getirecek. Hepimizi farklı şekillerde yeni tecrübelere davet edecek. Yeni hikayeler keşifler karşımıza çıkacak. Onlara karşı nasıl bir tutum alacağınız elbette olayların seyrini belirleyen en önemli şeylerden biri. Bu konuda size vereceğim önemli ipuçları var. İlki iyimserliğin dozunu artırmamak. İkincisi, beklentileri iyi yönetmek. Üçüncüsü, biliyorum deyip geçmemek, öğrenmeye ve tecrübe etmeye açık olmak. Diğer ipuçları ise, haritanızda gizli!

    Bir yıl boyunca ‘Şans kapımızı nerede çalacak’ öğrenmek ister misiniz?

    ‬15 Kasım Perşembe akşamı 20.00’de düzenlediğim Online Workshop’a katılabilirsiniz. İnternet üzerinden yapacağımız atölyeye kayıt yaptırdığınızda toplantı saatinde katılamayacak olsanız bile kaydı sonradan dinleme imkanınız var. Toplantıya cep telefonu veya bilgisayar ile dilediğiniz yerden katılma özgürlüğüne sahipsiniz. ‪Katılım ücreti 75 lira, kayıt için aylin@aylinileri.com adresine eposta göndermeniz yeterli. Katılım için temel astroloji bilgisine sahip olup olmamanız önemli değil, keyifli ve kapsamlı bir Jüpiter keşfi yapacağız hep birlikte. Elbette katılımcıların haritalarını da inceleyip güzel ipuçları ek olarak vereceğim ve size özelden eposta göndereceğim.

    Şansınız bol, yollarınız açık olsun dilerim.

    Akrep Burcunda Yeniay, 7 Kasım 2018

    0

    7 Kasım çarşamba akşamı 19:01’de Akrep burcunda bir yeniay var. Akrep dönüşümün ve kaynaşmanın burcudur. Bu dönüşüm başkalarından çok, kendi içinde bir şeyleri arıtmak temizlemek ve yenilenmek ile ilgilidir. Bizi bu noktaya getiren ise çoğunlukla; yaşanılan kayıplar, içimize sindiremediğimiz olaylar, tutku dolu ilişkiler, hırs haline getirdiğimiz meseleler ve parasal konulardır. Dolayısıyla bugünlerde kendinizde, yakın birliktelikleriniz veya iş ilişkinizde aklınızı kurcalayan, sizi huzursuz eden durumlar gelişebilir. Bu olaylar vasıtasıyla içinizde bastırdığınız yoğun duygular birden ortaya çıkabilir; sahip olma, paylaşamama, kontrol etme isteği, kıskançlık, intikam, hesapçılık, kurnazlık…

    Bir insanı veya bir meseleyi ne kadar çok yakınınızda tutup onunla özdeşleşirseniz, aynı zamanda içinizde biriken öfke ve duyguları paylaşmazsanız, muhtemel bir anlaşmazlık yaşama ihtimaliniz o kadar artar. Örneğin, komşunuzun tavrına kızıp aylarca ses etmeyip, ilk açığını yakalayınca onu yöneticiye şikayet edebilirsiniz. Kardeşinizle aranız kötüyse ama idare ediyorsanız bu hafta yaşanacak küçük bir anlaşmazlık ipleri kopartabilir. Yaptığınız işteki gelir paylaşımı içinize sinmemiş ama şimdilik işler yürüsün diye ses etmemiş olabilirsiniz.

    Yeniay açıları çok zorlayıcı olmasa da akrep doğası gereği yıpratıcı özellikler taşıyan bir burçtur. Hayata “bu iyi bu da kötü” gözüyle baktığından tadını kaçırmadan günü yaşaması zordur. Oysa hayat, olaylar  ve insanlar “ne iyidir ne de kötü”. Yeniay ile birlikte bu konularda farkındalık kazanmak sandığınızdan kötü olmayabilir, sizi hafifletebilir. Elbette kaş yapayım derken göz çıkarmadığınız sürece.

    Bir süredir geri giden Venüs ile birlikte irdelediğiniz, tartıp biçtiğiniz birden fazla konu içinde sıkışıp kalmış olabilirsiniz. Barışmak yerine savaşmayı tercih etmiş olabilirsiniz. Yalnızlık ve değersizlik duygunuz, korkularınız artmış olabilir. Meseleyi konuşmak yerine yok saymış ve biriktirmiş olabilirsiniz. Önce içinizi boşalttığınızı varsayın, sonra çözmek için neye ihtiyacınız olduğunu saptamaya çalışın. Durumu değiştiremiyorsanız bakış açınızı yenilemeye bakın. İyi bir dinleyici arayın; yakın bir dost, terapist veya sizin için değişimi kolaylaştıran bir şey bulun. Tek başınıza kalmak da ve meseleyi çözmek de ısrarcı olmayın. Daha önce yara almış ilişkileri rayına oturtma imkânınız bugünlerde mümkün olabilir. Eğer mesele sizin için değerliyse, uğrunda emek harcamaya da değer, değil mi?

    Işığınızı yansıtmanız dileğimle,

    Neden Yeni Şehriniz Eskişehir Olmasın?

    0

     

     

    Eskişehir, Bursa, Ankara ve İstanbul gibi önemli yerlerin yanında yer alan şehirlerimizden bir tanesi. Son zamanlarda artan genç nüfusu ile de, ülkemizde ayrı bir yeri olduğunu söyleyebiliriz. Hızlı tren seferleri sayesinde, Ankara ve İstanbula da oldukça yakın.

     

    Genelinde birçok tarihi yapı bulunduran şehir, aynı zamanda birçok yeni plan gezi noktalarını bünyesinde barındırıyor. Genç nüfusun bünyesinde bulunması ile de, birçok eğlence mekanının bulunduğunu söyleyebiliriz. Bu durum da, şehrin gece gündüz hareketli olmasında en büyük etken.

    Eşsiz Havası ile Odunpazarı

    Eskişehir’in gezilebilecek yerlerinin başında gelen Odunpazarı, belki turistleri en çok çeken yerlerden. Bölgede birçok tarihi konak ve çeşitli müzeler de mevcut. Turistik havasının yanı sıra, sakinliği ile insanı içine çekiyor. Ufak çay bahçelerinde zaman geçirebileceğiniz bu bölge, rengarenk evleriyle içinizi açıyor. Ayrıca bölgede hizmet veren restoranlar da mevcut.

    Biraz Amsterdam Havası: Porsuk Çayı

    Porsuk çayı, Eskişehir’i görmek için başlı başına bir neden. Özellikle gençlerin, çevresindeki hayatı çok seveceğine inanıyoruz. Tıpkı İstanbul veya Ankara’da bir cadde gibi dizilmiş kafeleri, alkollü ve alkolsüz mekanları, mağazaları bu alanda görebilirsiniz. Yolun ortasından geçen çay ise, akşamları yapılabilecek en güzel şeylerden. Özellikle şehir hayatından kopmak istemeyenler tarafından, bu bölgenin sevileceğine inanıyoruz.

    Bir Kültür Şehri

    Kimsenin, yaşayacağı yeri seçerken ilk odağının kültür şehri olması olduğunu sanmıyoruz. Ancak, Eskişehir’in her geçen gün daha iyi bir yer haline gelişi, şehrin doğal atmosferine de farklılık kazandırıyor. Son zamanlarda adı en çok duyulan yerlerden Sazova Parkı ve çevresi ise Eskişehir’i özgün bir yer yapan bölgelerden.

    Türkiye’nin İlk Yapay Plajı

    Bir diğer popüler parklardan Kentpark, Türkiye’nin ilk yapay plajı olma özelliğini taşıyor. Burada yer alan plaj ve havuzlar, sıcak günlerde her yaştan ziyaretçiyi misafir ediyor. Yapay plaj alanının dışında yürüyüş yolları, kafeler, restoranlar da mevcut. Eğer  burada yaşıyorsanız Kentpark, hafta sonlarınızı veya tatillerinizi değerlendirmek için harika bir yol olabilir.

    Küçük Bir İstiklal Caddesi

    İki Eylül ve Doktorlar Caddesi, trafiğe kapalı olması ve ortasından tramvay geçmesi ile İstiklal Caddesi’ni aratmıyor. Bu caddeler, şehirde ufak tefek işlerinizi halletmek, belki ev tutmak için bakabileceğiniz yerler arasında. En güzeli de, caddelerin görünüşü İstiklal’i anımsatsa da, ev fiyatları yakınından bile geçmiyor!

    Üniversiteli Olmak

    Şehir, sakin havasını bir kenara bıraktığımızda, geceleri oldukça hareketli. Bizce hafta sonu bu canlılığı ile, Avrupa şehirlerini aratmıyor. Şehrin Bağlar Bölgesi’ne yakın bir konumda bulunan Haller Gençlik Merkezi, üniversiteliler için biçilmiş kaftan. Öğrencilerin ev tutmayı sevdiği bu bölgede ayrıca, alışveriş merkezi de bulunuyor. Bunun dışında her gün hareketli görebileceğiniz Barlar Sokağı, burada yaşamayı düşünmeyenler için bile oldukça cezbedici.

     

    Kadinvesaglik.org

    Sophie Kinsella Hakkında Her Şey!

    0

     

    Ancak Sophie Kinsella’yı önceden tanıyanlar, onun Madeleine Wickham ismi altında da birkaç eseri olduğunu biliyor. En çok sevilen kitabının kahramanı gibi, Kinsella da bir finans muhabiri olarak çalıştı. Her iki ebeveynin de eğitimci olduğu bir evde, Londra’nın güneybatısında büyüdü. Genç, yetenekli piyanist, müzik eğitimi almak için Oxford Üniversitesine girdi. Bununla birlikte, müzik çalışmalarının ona uygun olmadığına karar verdi. Ounun yerine New College of Oxford’da siyaset, felsefe ve ekonomi programına geçti.

    Kinsella’nın gerçek adı altında yayınlanan ilk romanı 1995’in The Tennis Party idi. Hikayesi, bir hafta sonu bir araya gelen bir grup iyi arkadaşın etrafında dönüyordu. Karakterlerden birisi, diğerlerini sahte bir yatırım planına çekmeye çalışırken kadınlardan biri, eşinin yüklü bir borcu olduğunu fark ediyordu. Bu alt metin, ”Shopaholic” serisinin ilk göndermeleri de sayılabilirdi.

    The Tennis Party ile büyük bir ilerleme katetmesi onu sevindirse de, tam zamanlı bir romancı olma beklentisi içinde olmamıştı. Bir Alışverişkoliğin Gizli Hayal Dünyası, Amerika’da, bir Alışverişkoliğin İtirafları olarak yayınlandı. Kitabın kahramanı, Rebecca “Becky” Bloomwood, bazı korkunç kişisel finans alışkanlıkları olan 25 yaşındaki bir finans gazetecisiydi. Kötü bir Londra mahallesinde yaşayan alışveriş bağımlısı Becky, hayatının aşkı ve alışveriş bağımlılığı arasında sıkışıp kalmış bir kadının hayatıydı.

    Bir Alışverişkoliğin İtirafları, okuyucularla ağızdan ağza yayılıp çok iyi satıldı. Ancak eleştirmenler bazen bu kitaba karşı tepkililerdi. Becky’nin sığ bir karakter olması, Luke’un ise “mükemmel erkek” olması eleştiri oklarını kitaba yönlendiriyordu. Bazı eleştirmenler ise kitabın gidişatını eğlenceli ve sürükleyici olarak yorumluyorlardı. Sonuç olarak 25 yaşındaki bir genç kadın, kötü bir Londra mahallesinde yaşıyor, para sorunlarının üstesinden gelebiliyordu. Bir bakıma, kitabın genç kadınları iyi anlamda yönlendirdiği inkar edilemezdi.

    Kinsella, Alışverişkolik kitabının seriye dönüşmesi ile ilgili olarak, ” Becky’yi daha fazla maceraya atmak, birincisinin başarısından sonra kolaylaştı,” diyor. Bizler ise, bu kitabın benzer hikayelerini başka Sophie Kinsella kitaplarında görmeye devam ediyoruz. Örneğin, Sır tutabilir misin? kitabında, Emma Corrigan adındaki Becky gibi bir kahramanı, umutsuzca çalıştığı içecek devi pazarlama departmanında terfi yapmayı umut ederken görüyoruz. Kötü giden bir müşteri toplantısından geri dönen Emma, ​​tüm sırlarını, işini gerçekten sevmediği gerçeği de dahil olmak üzere, pek çok sırrını ortaya çıkarıyor, hem de zorlu bir iş uçuşunda yanında oturan yakışıklı yabancıya.

    Kitaplarının 40’a yakın dile çevrilmesinden sonra, hiç planlamadığı bir başka kitabı çıkardı. Alışverişkolik ve Ablası. Seri o kadar sevilmişti ki, Kinsella hayran mektuplarına kayıtsız kalamadı. Okuyucularının Becky’i fazlasıyla benimsediklerini söyleyen yazar, Becky’nin şu anki hayatını merak eden, işlerin yolunda olup olmadığını soran insanlar olduğunu söylüyor. Yazar en son genç kızlar için çıkardığı Audrey’i Bulmak kitabı ile karşımıza çıkmıştı. Bizler ve onun tüm diğer kadın hayranları, yeni kitaplarını heyecanla beklemeye devam ediyor!

     

    Kadinvesaglik.org

    Boşanıyorsunuz, Çocuğunuza Nasıl Söyleyeceksiniz?

    0

    Yetişkinler boşanmayı karmaşık, çok yönlü bir durum olarak görse de, Küçük çocuklar bu durumu ben merkezli olarak görmeye eğilimlidirler. Gelecekleri veya sonraki adımı düşünmektense, o an hayatlarında neyin değişeceğini bilmek onları daha çok ilgilendirecektir. Bu yüzden küçük bir çocuğunuz var ise, ona boşanmayı anlatmadan önce onun ne düşündüğüne odaklanın.

    Boşanma hakkında 0 ila 5 yaşındaki çocuklar ile konuşmak: 

    Bebeklerde

    • • Ebeveynlere veya bakıcılara bağımlılık
    • • Karmaşık olayları anlama, gelecekteki durumları tahmin etme veya duygularını anlama becerisi

    Okul öncesi

    • • bağımsızlık gelişmeye başlıyor ama yine de oldukça bağımlı
    • • Sebep ve etkiyi anlamak için sınırlı yetenek; hala geleceği düşünemiyor
    • • dünya anlayışı kendi etrafında dönüyor
    • • Fantezi ve gerçeklik arasındaki çizgi bazen bulanık
    • • Duygular hakkında düşünme yeteneği, ancak onlarla ilgili konuşma becerisi sınırlı

    Boşanma hakkında 6 ila 11 yaşındaki çocuklar ile konuşmak:

    6- ila 8 yaş arasındakiler

    • • Duyguları düşünme ve konuşma konusunda daha yetenekliler
    • • etraflarında neler olup bittiğine dair daha geniş, daha az benmerkezci bakış, ama hala boşanma gibi karmaşık durumların sınırlı bir şekilde anlaşılması
    • • Ev dışında daha fazla ilişki geliştirmek (arkadaş ve okul)

    9 ila 11 yaş arasındakiler

    • • Boşanma ile ilgili duygu ve durumları anlama, düşünme ve konuşma becerisi
    • aile dışındaki ilişkiler (arkadaşlar, öğretmenler, antrenörler) daha gelişmiştir ve çocuğun zamanını planlamada daha büyük bir faktör haline gelir.
    • • olayları siyah veya beyaz olarak görme eğilimi

    Boşanma hakkında 12 ila 14 yaşındaki çocuklar ile konuşmak:

    • • Boşanma ile ilgili konuları anlamada daha fazla kapasite
    • • Tartışmalarda yer alma ve anlamalarını arttırmak için sorular sorma
    • • Daha fazla bağımsızlık arzusunun başlangıcı; ebeveyn yetkilisinin sorgulanması
    • • aile dışındaki ilişkiler giderek daha önemli

    Ebeveyn-çocuk ilişkisinin boşanmadan sonra kaybedilmesi, bir veli çocuğun hayatının dışına sürüklendiğinde veya bir ebeveynin (ya da her ikisinin) diğerinin çocukla olan ilişkisini baltaladığı zaman gerçekleşebilir.

    Ebeveynler bazen bu faktörleri kontrol edemez. Yapabildiğiniz şey, bir çocukla kendi bağlarınızı sürdürmekten başka, diğer ebeveynle ilişkisine saygı göstermektir.

    İyi Bir Ebeveyn Olun

    Avukatlar ve mahkeme tarihleri ​​ile meşgul olduğunuzda, normal, iyi ebeveynliği korumak zor olabilir. Yetişkin sorunlarını çocuklarınızla olan etkileşimlerinizden ayrı tutmak için elinizden gelenin en iyisini yapın ve ihtiyacınız varsa danışmanlık veya dışarıdan yardım alın. Birçok ebeveyn, buna ihtiyacı olmadığına inansa bile, gerektiğinde yardım almaktan çekinmemek çok önemli. Çocuğunuzun psikolojisine zarar vermemeye çalışırken, kendi davranışlarınızın yol gösterici olduğunu unutmayın.

     

    Kadinvesaglik.org

    Kullanmaktan Bıkmayacağınız Kış Ojeleri

    0

    Kışın belki de en güzel yanı bol örgü kazaklar ve koyu ojelerimiz! Yaza çok kasvetli kaçan bütün renkler kışın havasına çok yakışıyor. Belki daha önce bir arkadaşınızda gördüğünüz ve çıkaramadığınız bir oje bu yazıda olabilir. Belki de bu kış en çok kullanacağınız oje rengini bu görsellerden çıkarabilirsiniz!

     

     

     

    Kadinvesaglik.org

    Ay Düğümleri Burç Değiştiriyor

    0

    Her birimiz gözlerimizi dünyaya ilk açtığımız andan itibaren belli bir hikâye ile dünyaya geliyoruz. Doğarken yanımızda getirdiğimiz bu enerjilerden en tartışmalı olanı ise, astrolojide çok sık adı geçen ay düğümleri.

    Doğum haritanızda ay düğümleri hangi burçta ise, bu ortak özelliği taşıyan ruhlarla benzer enerjilere-tecrübelere sahipsiniz demektir. Bir başka açıdan ruh kardeşisiniz. Benzer yaralarınız, karmik dersleriniz ve ortak bir yolculuğunuz var. Astroloji de Ay düğümleri adı verilen bu noktalar, kuzey ve güney olmak üzere 2 noktadan oluşuyor. Güney noktası aşağıda ve dolayısıyla geride kalanı (kayıplara ve tekrara neden olan konuları), kuzey ise gitmemiz gerek yönü (açılan kapıları-ilerlemeyi) gösteriyor. Kuzey aynı bir kutup yıldızı gibi, güney ise bir karadelik. Aslında siyah ve beyaz gibi görünen bu iki nokta bir yandan dengede ve hareket halinde kalmamızı da sağlıyor.

    Bazen, ister geçmiş ister bu yaşamda olsun, yaşadıklarımızdan doğru anlamlar çıkaramayız ya da bir şeylere geç kalırız öyle değil mi? insanız sonuçta, bu oldukça makul bir şey. Ay düğümü geçişlerini de bu bakış açısıyla değerlendirebilirsiniz. Kaçırdığımız ya da iyi kilerimizin olduğu döngülerdir ay düğümleri. Şimdi yeni bir dönem yeni bir sayfa başlıyor. 16 Kasımda Kuzey ay düğümü aslan burcundan çıkıp yengeç burcuna geçecek. Güney ay düğümü ise, kovadan çıkıp oğlak burcuna geçecek. 4 Haziran 2020’ye kadar doğan çocuklar da bu enerjiler ile dünyaya gözlerini açacaklar. (Not olarak; her 19 yılda bir düğümlerin aynı burca geldiklerini hatırlatayım, bir nevi “bizim kuşak” kavramına benziyor)

    Düğümler; atalarımız, köklerimiz, kuşaktan kuşağa aktarılan DNA kodları, dualar, enerjiler, ahlar, günahlar ile de yakından ilgilidir. Eğer size makul geliyorsa daha önceki yaşam tecrübelerinizi de bu kapsamda düşünebilirsiniz. Birçok inanışa göre, hayat sadece 1 kerelik yaşanmıyor daha fazla anlam ve hikâyeyi içinde barındırıyor. İçinden çıkmadığımız, bizi birbirimize bağlayan, hepimizin bir yerde buluştuğu büyük bir döngü içindeyiz. Bir ülkede veya coğrafyada büyümek, bir ailenin üyesi olmak, bir şeylere doğuştan yeteneğin olması gibi… Kısaca ruhsallıktan, geçmiş yaşam veya DNA ile aktarılan bir geçmişten bahsediyoruz; en çok bilinen adı ile karma! Astrolojide bu kelimeyi farklı açılardan da olsa temsil eden temelde 3 sembol vardır. Güney ay düğümü, Satürn ve Plüton. 2019-2020 yılları arasında bu gezegenler ve noktalar yan yana gelecekler. Dolayısıyla bizi bekleyen önemli karmik seçimler var. Ne olacağını söylemek zor elbette çünkü bu gezegenler ve noktalar bizim irademiz dışı gelişen büyük resmin ve döngünün bir yansıması. Ama bu döngülere ve sembolize ettiği konulara dikkat etmekte fayda var. Tarihler şöyle;

    28 Mart 2019 güney ay düğümü, Plüton ile kavuşuyorlar. 20 Mayıs-23 Haziran-15 Eylülde güney ay düğümü Satürn ile 2019 içinde 3 kez kavuşuyor.

    Nasıl bir farkındalık içinde olmalıyız?

    Satürn ve Pluton gezegenleri bir araya geldiklerinde şu olumlu ve inanılmaz anlar aklınıza gelebilir; taşı çıkardı suyu çıktı, inanılmaz bir güç gösterip bir hamlede koca taşı yerinden kaldırdı gibi. Aynı anda merhametsizlik acımasızlık baskı ve şiddet kelimeleri de aklınızda olsun. Bu iki gezegen 1914,1915,1947,1982’de bir aradalardı ve şimdi 2020 de bir araya gelecekler. Bu senelerde 1. Dünya savaşı, soğuk savaş ve farklı ülkelerde ekonomik ve siyasi çalkantılar yaşanmış. Kısaca dünyada koskoca bir sistem çökmüş ve yeni politikalar uygulanmaya başlamış. Marshall planının devreye sokulması, atom bombası yapımı, komünizm, liberalizm ve küreselleşme gibi. En başta dediğim gibi bu bizim yönetebileceğimiz bir olaylar zinciri değil maalesef.

    Özel hayatlarımızda ise önce oğlak-yengeç temasını sonra da Satürn ve Plüton’un ne ifade ettiğini bilmenizde fayda var. Ayrıca yükselen burcunuza göre hesaplayarak oğlak burcu haritanızda nerede ise, sizi bekleyen temalara dair ipuçları çıkarabilirsiniz. Bunun için bir astroloji danışmanlığı alabilirsiniz.

    Kuzey ay düğümü yengeç-güney ay düğümü oğlak burcunda olduğunda; İçten ve samimi olmak, kalbini açmak, koşullu değil olduğun gibi hatalarınla sevmek-sevilmek, ilgili ve özenli olmak, bakmak büyütmek beslemek, bir çiçeğe bakar gibi şefkatli ve umutla bir şeye emek harcamak, yuva kurmak, çıkarsız ilişkilere öncelik vermek, ihtiyaç duyuyorsan yardım istemek, el açmak veya destek olmak, yakın çevrene sahip çıkmak, ilişki ve bağlarını güçlendirmek, daha duyarlı hareket etmek, sınırlarını koşullara göre esnetip güçlendirmek, sistem için değil sana doğru gelen şeyler için çalışmak…  önem kazanır.

    Satürn ve güney ay düğümü ne anlatır? Gerçeği kabul edememe, sorumluluklardan kaçma veya tam tersi fazlasıyla sorumluluk üstlenme, yardım ve işbirliğine kendini kapatmak, sürekli bir kaygı-tedbir-savunma halinde olmak. Kısaca korku ve karamsarlık diyebiliriz aslında. Dolayısıyla olacakla yüzleşip elinden geleni yapmak en iyi çıkış noktası olabilir. İşler kötüye gidiyor ve borcu döndüremiyorsan sonuna geldiğini kabul edip bırakırsın ya da daha çok kredi çekip derin bir çöküşe hazırlık yaparsın. Belin sürekli ağrıyordur, yokmuş gibi davranıp güne devam edersin ve bir gün kitlenir kalır acil bir operasyon olmak zorunda kalırsın…

    Pluton ve güney ay düğümü neyi ifade eder? Güç bağımlılığı, unvan-statüyü bırakamamak ve bu gücü kötüye kullanmak, karanlık tarafla işbirliği içinde olmak, acı dram kayıplardan beslenmek, değişimlere direnmek-durdurmaya çalışmak. Böyle zamanlar değişim ve yenilenme için bir fırsat olduğu da söylenir. Örneğin, işyeriniz kapanır hiçbir alternatifiniz olmadığını düşünüp çıkmaza girersiniz ya da yaşam ve para kazanma biçiminiz değiştirirsiniz. Bir saldırı sonucu, bir ülkenin silah ve terörizm politikasını yenilmesi veya tam tersi güç kullanımını artırması gibi örnekler verilebilir.

    Şansınız bol, seçimleriniz kısmetli olsun dilerim, umarım güzel şeylere vesile oluruz.