Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 64

    Polen Alerjisi Baharı Kabusa Çevirmesin

    0
    polen alerjisi

    Bahar döneminde polenlere maruz kalmanın astım hastalarında şikayetlerin artmasına ve hatta astım ataklarına neden olduğunun altını çizen Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği, Astım Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ferda Öner Erkekol, “Polen alerjisi olan bireylerde mutlaka burun akıntısı, hapşırık, burun damak kaşıntısı ile seyreden alerjik rinit bulgularının olması gerekmez.

    Bazen sadece öksürük, nefes darlığı ve hırıltı ile seyreden astım tablosuyla da karşılaşabiliyoruz. Bu nedenle şikayetler artmadan astım hastalarının alerji testleri ile polen alerjisi olup olmadığının değerlendirilmesi için alerji ve immünoloji uzmanlarına başvurmaları önemlidir” dedi.

    İlkbaharın gelmesi, doğanın canlanması ile dış ortamda geçireceğimiz zamanların süresi artmaya başladı. Ancak açık havada geçirilecek keyifli vakitler alerjik kişiler, özellikle de polen alerjisi olan astım hastaları için zorlayıcı bir dönem olabilmektedir. 

    Prof. Dr. Ferda Öner Erkekol

    Polenler Astım Ataklarına Neden Olabilir!

    Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de polen alerjisi azımsanmayacak düzeyde karışımıza çıkıyor. Ülkemizin farklı bölgelerinde yer alan bitki örtüsünün etkisi ile polen alerjisi olan birey oranının %5-10 arasında olduğuna dikkat çeken Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği, Astım Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ferda Öner Erkekol, alerjik astımlı bireylerde polen alerjisinin üçte bir oranında görüldüğünü vurgulayarak şunları söyledi:

    “Astım krizi, öksürük, nefes darlığı, hırıltı, göğüste tıkanma ve baskı hissi ile seyreder. Bu yakınmalar zaman içinde artıp azalabilir, yani değişkendir. Bu değişkenlikte etkili olan noktalardan biri önemli tetikleyiciler olan alerjenler ile karşılaşmadır. Polen maruziyeti astım gelişimine neden olmanın yanı sıra, astım hastalarında şikayetlerin artmasına ve hatta astım ataklarına neden olabilir. Polen alerjisi olan bireylerde mutlaka burun akıntısı, hapşırık, burun damak kaşıntısı ile seyreden alerjik rinit (saman nezlesi) tablosunun olması gerektiği düşüncesi yaygındır. Bu nedenle bazı polen alerjik astım hastalarının tanı alması gecikebilmektedir. Unutulmamalıdır polen alerjisi bir grup hastada yalnız öksürük, nefes darlığı ve hırıltı ile seyreden astım tablosu ile de seyredebilmektedir. Bu nedenle bahar döneminde bu tip yakınmaları olan hastaların astım açısından değerlendirilmek ve aynı şekilde astım hastalarının da alerji testleri ile polen alerjisi olup olmadığının değerlendirilmesi için alerji ve immünoloji uzmanlarına başvuruları önemlidir.”

    Polen alerjik astımlıların bahar döneminde özellikle dikkat etmesi gereken bazı noktaları aktaran Prof. Dr. Ferda Öner Erkekol, “Bilindiği üzere astım düzenli takip ve uygun tedavi seçenekleri ile kontrol altına alınabilen ve hastaların büyük çoğunluğunun günlük yaşamlarını astımları yokmuş gibi yaşayabildikleri bir hastalıktır. Bu iyilik halini sağlayabilmek için en önemli nokta polen alerjik olan veya şüphesi olan hastaların polen sezonu öncesinde doktor kontrollerinin yapılması ve uygun tedavinin başlanılması, devam ettirilmesidir.   İlaç tedavisinin yanı sıra mümkün olduğunca polen maruziyetinin azaltılması gerekir. Polen maruziyetinin tam olarak engellenmesi pratikte mümkün olmamakla birlikte, dış ortamda yapılacak faaliyetlerin özellikle egzersiz gibi zorlayıcı faaliyetlerin polenizasyonun yoğun olmadığı saatlerde yapılması, dış ortamda maske takılması, eve gelindiğinde giysilerin değiştirilmesi ve el-yüz yıkanması ile polenlerin mümkün olduğunca uzaklaştırılması önerilir.”

    Değişen Hava Sıcaklıkları ve Viral Enfeksiyonlar Astımınızı Tetikleyebilir! 

    Bahar döneminde astımı tetikleyen tek etkenin polenler olmadığının altını çizen Prof. Dr. Ferda Öner Erkekol, “Değişken hava sıcaklıkları ve viral enfeksiyonlar da astımın önemli tetikleyicileridir” dedi. 

    Son günlerde hızı azalmış olmakla birlikte bu baharı da COVID 19 hastalığı ile birlikte yaşayacağımızı ileten Erkekol, bu nedenle özellikle şikayetleri artan astım hastalarının, mevcut durumlarının değerlendirilmesi ve viral enfeksiyona veya polen alerjisine bağlı kötüleşmenin ayırt edilebilmesi için doktor başvurularını geciktirmeden yapmalarını önerdi. 

    Türkiye’de Her 6-7 Yetişkinden 1’i Böbrek Hastası!

    0
    turkiyede bobrek hastaligi

    Kronik Böbrek Hastalığı dünyada ve ülkemizde salgın halini almış önemli bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.

    Böbrek hastalığı erken saptanırsa sıklıkla önlenebilir veya ilerlemesi geciktirebilir bir hastalık. Fakat hastalığın farkındalığının düşük olması, erken dönemde tespit edilmesinin önündeki en büyük engel. Bireylerin hastalığının farkında olmaması son dönem böbrek yetmezliğine yol açarken, yaşam kalitesi de buna bağlı olarak azalıyor. 

    Türk Nefroloji Derneği’nin ülkemizde yaptığı bir tarama çalışmasında Türkiye’de her 6-7 yetişkin bireyden birinde çeşitli evrelerde kronik böbrek hastalığının olduğunu saptamıştır.  Dünyanın çeşitli bölgelerinde yapılan çalışmalar, hastalığın farkındalığının yüzde 10’un altında olduğunu gösteriyor. Farkındalığın bu kadar düşük olması, hastalığın son dönem böbrek yetmezliği evresine ilerlemesine, kötü yaşam kalitesi ile hastanın sağlığını tehdit etmesine, engellilik ve ölüm oranlarının artmasına sebep oluyor. 

    Erken teşhis hastalığı önlüyor!

    Bu hastalık erken fark edildiğinde önlenebilen veya en azından geciktirilebilen bir hastalık olduğundan farkındalığın arttırılması oldukça önem taşıyor. Bu hedef doğrultusunda böbrek sağlığı konusunda toplum bilincini arttırmak, kronik böbrek hastalığında erken tanının önemini vurgulamak ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla 10 Mart 2022 Dünya Böbrek Günü olarak kutlanıyor. 

    6 adımda böbrek sağlığı: aşağıdaki önerileri uygulayarak böbrek sağlığınızı olumlu yönde destekleyebilirsiniz;  

    • Düzenli egzersiz yapmak
    • Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme ile ideal vücut ağırlığının korunması  
    • Yemeklere ilave tuz eklememek
    • Gün içerisinde sıvı ihtiyacının temelde su ile karşılanması 
    • Kan basıncını ve kan şekerini düzenli aralıklar ile takip etmek 
    • Risk grubunda olan bireylerin düzenli olarak doktor kontrolünden geçerek, böbrekleri düzenli olarak kontrol ettirmesi    

    Tuzu azaltın, böbrek sağlığınızın ömrünü uzatın! 

    Tuz veya diğer adıyla sodyum klorür insan vücudunun temel fizyolojik bir bileşeni ve ihtiyacı olmakla beraber gıda veya yemeklere eklenen tuz ile alınan miktarındaki artış başta hipertansiyon ve böbrek hasarı olmak üzere önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.  

    Dünya çapında tuz alımının kaynakları incelendiğinde yüzde 68 gibi yüksek bir oranın hazır işlenmiş, tuz içeriği yüksek gıdalardan alındığını görüyoruz. Tuz kısıtlaması hipertansiyon tedavisindeki yerini aldıktan sonra yapılan çalışmalar aşırı tuz tüketiminin böbrek hastalığı ve kardiyovasküler hastalık riskini artırdığını da göstermiştir. Aşırı tuz tüketiminin ayrıca böbrek taşı oluşumu, mide gibi çok farklı kanserler ve osteoporoz gelişim riskini artırdığı da biliniyor. Tuzun böbrek hasarına yol açması ise farklı mekanizmalar ile açıklanıyor.  

    Günümüzde kronik böbrek yetmezliğinin diyabetik nefropatiden sonra en sık sebebi hipertansif böbrek hastalığı olduğundan tuz tüketiminin böbrek sağlığı için önemi oldukça yüksek. Yüksek tuz tüketimi özellikle tuza duyarlı hastalarda hipertansiyon gelişimini daha kolay etkiliyor. Tuz kısıtlaması gerek hipertansif gerekse normotansif kişilerde kan basıncını düşürüyor.  

    Günümüzdeki veriler ışığında kan basıncı normal olan (normatansif) ve hipertansif bireylerde 5 gram ve altında tuz alımı öneriliyor.

    Annelere En Özel Hediyeler Dıvarese’de

    0
    ANNELERE EN ÖZEL HEDİYELER DiVARESE’DE

    Divarese İlkbahar/Yaz 2022 Koleksiyonu, canlı renk paletiyle öne çıkan tasarımlarıyla stil sahibi anneler için birbirinden farklı hediye alternatifleri sunuyor.

    Divarese İlkbahar/Yaz 2022 Koleksiyonu, yazın capcanlı renkleri ve yüksek kaliteyi sezon trendleri ile buluşturarak Anneler Günü için hediye seçeneklerini bir araya getiriyor. Yaz gardırobunun vazgeçilmezi olmaya aday dikkat çekici desen ve tasarım detaylı parçalar zevk sahibi annelerin her adımını daha da değerli kılıyor.

    Koleksiyonun Joyful Summer serisi, pembe, lila, sarı, turuncu ve mint yeşilinin dikkat çektiği canlı renk paletiyle sıcak günleri hareketlendiriyor. Ruh halini yükselten bantlı topuklu ayakkabı ve terlikler yaz stiline şıklık katıyor. Rengarenk loafer ve espadriller rahatlıktan vazgeçemeyen annelerin günlük temposuna eşlik ederken terlik ve sandaletler yaz ayları için mükemmel hediye alternatiflerini oluşturuyor. Koleksiyondaki deri detaylı hasır bucket çantalar tatil ruhunu şehre taşıyor.

    Nostalgic Minimalism teması, mermer desenini ahşap detaylarla buluşturduğu tasarımlarla vintage parçalara ilgi duyan annelere hitap ediyor. Farklı ökçelerdeki ahşap ve geometrik formlarda topuklar, nostaljik ve modern stil estetiğini bir arada sunuyor. Sezon trendi küt burunlu mule terlikler günlük şıklığı tamamlarken hasır tabanlı dolgu topuk ayakkabılar ve espadriller şehir hayatında konfor vadediyor. Hasır dokulu shopping bagler ve sırt çantaları dinamik annelerin yoğun temposuna eşlik ediyor.

    George Hogg’tan İkonik Hediye Alternatifleri

    Asla eskimeyen George Hogg ikonik modelleri bu sezonda yeniden canlandırıyor. Pastel tonlu sandaletler ve terlikler nude ve siyah renk seçeneği olan ince bantlı topuklu ve düz terlikler ve yazın canlı renklerini gösteren pastel tonlu küçük çantalardan hasırlı çantalara kadar capcanlı bir sezon anneleri bekliyor.

    Divarese İlkbahar/Yaz 2022 Koleksiyonu’nun sayısız hediye seçeneğini divarese.com.tr’de ve Divarese mağazalarında keşfetmeye davetlisiniz. Bu sezon Divarese ile her adımınız değerli .

    Kalp Büyümesi Neden Olur? Kalp Büyümesinin Belirtileri Nelerdir ?

    0
    kalp buyumesi

    Kalp Büyümesi İle İlgili Bilinmesi Gerekenler 

    Özellikle virüsler olmak üzere, zararlı mikroorganizmalar kalp kasını tutarak kalp büyümesine sebep olurken, kalp büyümesine sebep olabilecek diğer hastalıklar ‘ Yüksek tansiyon, kroner arter hastalığı, romatizmal ve romatizmal olmayan kalp kapağı hastalıkları, doğuştan kalp hastalığı, metabolik hastalıklar, virüsler ve diğer mikroorganizmalar yer alıyor. 

    Kalbin Büyümesine Sebep Olan Hastalıklar:

    Kardiyomyopatiler deyince kalp kası hastalıkları ve sonucunda gelişen kalp yetmezliği ve büyümesi akla gelir.

    Kalp yetmezliğinin önemli sebeplerinden biri ‘Kalp kası hastalıkları’ dır.

    Kalp yetmezliğinin pek çok sebebi vardır ve birbiri içine girmiş bu sebeplerin sonucunda da, tedavisi güçlük yaratan kalp büyümesi hastalıkları gelişebilir.

    Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünden Doç. Dr Mehmet Balkanay, halk arasında ‘Kalp Büyümesi’ olarak bilinen ‘Kalp Kası Hastalıkları’ hakkında bilgiler verdi. 

    Kalp kası hastalıkları temel olarak üç ana gurupta toplanır.

    1.Grup: Kalp kası duvarının kalınlaşması sonucunda kalbin büyümesi. 

    2. Grup: Kalp kasının gevşeme özelliğinin sınırlanması

    3. Grup: Kalp kasının genişlemesi ve kasılma gücünün azalması sonucunda kalbin büyümesi.

    Üç ana grupta topladığımız kalbi büyüten temel sebepler neler olabilir?

    Öncelikle sebebi bilinen ve sebebi bilinmeyenler olmak üzere iki guruba ayırıyoruz. Bilim insanları, her geçen gün sebebi bilinmeyen kalp büyümelerinin sebeplerini bulmakta, tanımlamakta ve bu gurubu giderek küçültmektedirler. Kalp kası hastalığı yapan yani kalbi büyüten başlıca bilinen sebepler neler olabilir?

    Yüksek tansiyon: aylar, yıllar sürmüş ve uygun, doğru tedavi görmemiş hastalarda yüksek tansiyon kalp kası duvarı kalınlaşmasına ve kalbin büyümesine sebep olur.

    Koroner arter hastalığı: kalp kası koroner arterlerdeki darlıklar nedeniyle iyi kanlanamaz. Yeterli oksijen, besin ve enerjiye kavuşamayan kalp kası hücreleri giderek zayıflar ve kalbin zayıflaması ile sonuçlanır. Buna tıp   dilinde iskemik dilate kardiyomyopati diyoruz. Yani, az kan almış, genişlemiş, kasılması yetersiz kalp kası hastalığı kalbin aşırı büyümesine sebep olabilir.

    Romatizmal veya romatizmal olmayan kalp kapağı hastalıkları: Zamanında uygun şekilde ilaç, cerrahi veya kardiyolojik girişimlerle tedavi edilmemiş hastalar da kalp büyümesi ile karşılaşırlar.   

    Doğuştan kalp hastalığı: Doğuştan anormal anatomi ile doğan kişilerde görülen kalp kası hastalıkları olabilir. Bu kişilerdeki anatomik bozukluk hayatın ilerleyen evrelerinde  anormal kalp kası gelişimlerine ve kalbin büyümesine  sebep olabilirler. Zamanında ve uygun şekilde opere edilmeleri gerekir.

    Metabolik kalıtsal hastalıklar: Yaşama idamemizi sağlayan, yani hareketimizi,enerjimizi, kimyasal ve biyokimyasal döngüdeki bozukluklar kalp kasının gevşemesine ve kalbin büyümesine sebep olabilir.

    Virüsler ve diğer mikroorganizmalar: Özellikle virüsler olmak üzere zararlı mikroorganizmalar kalp kasını tutarak kalp büyümesine sebep olabilir. Güncel olan Covid-19 da kalp kasını tutarak kalbin büyümesine sebep olabilir.

    L’Occitane’ın Zamansız Parfümleri İle Anneler Günü

    0
    zamansiz parfumler

    L’Occitane’ın Zamansız Parfümleri İle Anneler Günü 

    Anneniz için doğru parfümü seçmek onu iyi tanıdığınız anlamına da gelir. Bu yıl L’Occitane’dan seçim yapabileceğiniz bir dizi ilahi koku ile baş başasınız.

    Her kadının kendine özgü bir kokusu vardır, ancak bir kadının kişiliğini güçlendiren bazı kokular vardır. Bu Anneler Günü, annenize hatırlayacağı özel bir parfüm verin. İster lüks bir şişe sedir ağacı, ister portakal çiçeği olsun sürdürülebilir kaynaklı kokulardan sıra dışı karışımlara, güzellik dünyasının en olağanüstü parfümleri ile tanışın.

    En Sevilen Neroli & Orchidee…

    L’Occitane’ın imza parfümü Neroli & Orchidee , iki özel çiçeğin buluşmasını yenilenen çiçek desenli şişesiyle kutluyor. Portakal çiçeği ve orkidenin yumuşak geçişi ile pudramsı ve hoş bir koku bırakan ve adeta baharı yaşatan bu parfüm, uzun zamandır L’Occitane’ın en sevilen parfümü. Fransa Grasse bölgesinin narin ve sembolik simgesi olan portakal çiçeği ilkbaharda, meyvesi tatlı ve seceven bir koku bırakan orkide ise sonbaharda açar. Bu çiçeksi ve meyve aromalı iki kokunun hikayesinin sonunda ismi iki çiçeğin adına adanmış bir parfümü isimlendirir.

    Yumuşak kokulu Portakal çiçeği ve şehvetli Orkide’nin karşılaşması tesadüf değildir. Neroli & Orchidee’nin kokusu burnun ilgisini çeken taze portakal ve mandalina notalarıyla başlar. Yavaşça yerini büyüleyici bir tatlılığa bırakır. Bu karşı konulmaz kombinasyon, baştan çıkarıcı kokusu ile yerini Madagaskar’ın etrafını saran Orkide ile tamamlanır. Masum, romantik ve şehvetli bir koku ortaya çıkar.

    Göz Kamaştırıcı, Zarif ve Kadınsı 

    Rose Eau de Toilette..

    L’Occitane, tüm dünyadaki kadınlar gibi her dönem gülleri sevdi. Yıllardır parfüm serilerinde ve yardımcı ürünlerinde gülü kullanarak, bu ilham veren bileşene bağlılığını gösterdi. Rose Eau de Toilette parfüm ise gülün ta kendisi, merkezi. Bakımlı kadınların efsane parfümlerinden biri olmaya hazırlanan Rose Eau de Toilette, anneler gününün de en duyusal hediye seçeneği.

    Pembe biber notalarıyla açılıp, orta notalarında ahududu ve liçi meyvesiyle kokulanıyor. Sürüldükten kısa bir süre sonra pembe bir kalbe dönüşüyor. Özel bir teknik kullanılarak elde edilen, Grasse’dan gelen Okka Gülü, Bulgar Gülü  ve saf menekşe yaprakları parfümün orta notalarını oluşturuyor. Dip notalarda ise paçuli, kehribar, beyaz misk ile ardında sıcak ve kalıcı bir iz bırakıyor.

    Modernliği geleneksellikle buluşturan özel bri teknikle elde edilen gül özü kokulu bu parfümle bugüne kadarki bildiğiniz tüm gül kokularını unutacaksınız..

    Duygularınızı Bir Şişeye Sığdırabilir misiniz?

    Cherry Blossom Eau de Toilette..

    Kiraz ağacı Provence peyzajının bir parçasıdır. Luberon’daki Apt bölgesinde yaygın olup, mevsimlere göre renk değiştirir. Bu da onu sanatçılar için bir ilham kaynağına dönüştürür. İlkbahar’da saf beyaz, yaz aylarında parlak kırmızı, sonbaharda açık yeşil. Çiçeklenmesi o kadar kısa sürer ki kaçırmanız çok kolaydır. Çiçeksi ve meyvemsi bir dokuya sahip Cherry Blossom, narin ve ferahlatıcı hissiyle sizi adeta Fransa’nın kiraz ağaçlarıyla süslü tepelerine götürecek.. Çiçek notalarına bürünmüş bu koku aynı zamanda feminen ve karşı koyulamaz. Provence’ın Luberon bölgesinden gelen kiraz özleriyle elde edilen Cherry Blossom Eau de Toilette, frezya, kiraz ve müge notalarını destekleyen amber ve misk notaları ile hislerinizi dışa vurmanızı sağlayacak.

    Guilin Dağları’nın ay ışığından Provence’ın güneş ışığına bir yolculuk.

    Osmanthus Eau de Toilette..

    Havayı mutluluk ve dinginlikle dolduran kadife dokulu, sarı çiçeklerden oluşan bir buket..

    Özünü Çin’in Guilin Dağları’nda yetişen Osmanthus bitkisinden alan Osmanthus koleksiyonu, bir tür bitki hazinelerine yolculuk gibi. Kültürel olarak da ikonik olan Osmanthus çiçeği, Guilin Dağları’nın kalbinden L’Occitane parfüm koleksiyonuna dahil olarak, doğayla iç içe ama çok tutkulu bir kadını hayal ediyor. Sonbaharda çiçek açan ve diğer birçok bitkinin çiçek açmayı bıraktığı bir zamanda güzel kokusunu yayan Osmanthus çiçeği, hassasiyet, sıcaklık, çekicilik, tatlılık ve tazelik yayıyor. Parfüm gurularına göre birkaç damla Osmanthus, iyimserlik ve pozitif etkilerle dolu bir gün anlamına geliyor.

    Her şeyi geride bırakın, doğanın vahşi güzelliğini somutlaştıran bir parfüm hayal edin!

    Herbae Eau de Parfum..

    Günlük rutinler bizi bunaltsa da hayata iki elle sarılmaya devam ediyor ama macera yaşama isteğimizi de derinlerde bir yerde saklıyoruz. L’Occitane, hem çarpıcı hem de tarifi zor olan bu iki yaşam halini, doğanın vahşi güzelliğini somutlaştırarak, bir rafya fiyonguyla, basit bir şişeye hapsediyor. Herbae par L’Occitane parfümü keşfederken mükemmeliyetçiliği bir kenara bırakmanız gerekiyor.

    L’Occitane, Herbae ile sahnede parlamayı bilen, özgürce kıkırdayabilen, en vahşi yönüyle flört edebilen kadınlarla tanışmaya geliyor. Yabani otların buluşması da diyebileceğimiz parfümü ile, doğallığa aşık, kumda ayakkabılarını fırlatıp, yalınayak koşabilen, pruvada ayakta rüzgara karşı gelen kadınlarla tanışmak için müthiş bir heyecan hissediyor.

    L’Occitane Herbae Eau de Parfum ile zihnine yolculuk edebilen kadınları tanımak istiyor çünkü onlar için yabani gül, beyaz ısırgan otu ve dikenli böğürtlen otu notaları ile minik duygu patlamaları yaşatmaya hazırlanıyor.

    Bergamotun baharatlı kokuları ile pembe biber birlikteliği adeta cesareti temsil ediyor. Misk tanelerinin eşsiz kokusu ile yaban gülünün karşılaştığı dikenli böğürtlen çalısının keskinliği, kalpleri büyülüyor. Parfüm ilk anda ormanda bir yürüyüşle hissedebileceğiniz tüm kokuları uyandırıyor. Balla kaplı ılık notalarıyla, baharatlı tonlara vurgu yapıyor ve ortamı ısıtıyor. Tende bıraktığı son his ise tatlı çimlerin yumuşaklığı.

    Bunlara Dikkat Edin

    0
    Cocugunuzu Sunnet Ettirmek İstiyorsaniz

    Geçmişten günümüze birçok toplumda hem geleneksel hem de dini sebeplerle uygulanan sünnet işlemi, tıbbi açıdan da fayda sağlıyor.

    Ancak bu işlemin özellikle 2 -5 yaş arasında uygulanması, çocukların psikolojik ve cinsel kimlik gelişimini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Çocuklarda sünnet için en uygun zaman yenidoğan ve ilk 6 aylık dönem olarak belirtilirken, işlemin uygun koşullarda uzman hekim tarafından yapılması büyük önem taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Dilan Altıntaş Ural, özellikle okulların ara tatil döneminde de sünnet işlemine yoğun bir ilgi olduğunu belirterek sünnetin faydaları ve bu konuda dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi: 

    Sünnet, çocuğun cinsel organının uç kısmını örten derinin (prepüsyumun) cerrahi bir işlem ile çıkarılmasıdır. Ciddi bir cerrahi işlem olan sünnet birkaç farklı yöntem ile yapılmaktadır. Erkek çocuklarının erişkin dönemde cinsel sağlığının ve cinsel işlevinin korunması bakımından bu işlemin bir cerrahi müdahale olduğu unutulmamalı, uygun şartlarda yaptırılmasına dikkat edilmelidir.

    2-5 yaş arasında yapılmaması öneriliyor

    Çocukların gelişimi yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik olarak da değerlendirilmelidir. Teknik olarak her yaşta uygulanabilen sünnet işleminin 2-5 yaş arası dönemde yapılmaması daha uygundur. Çünkü özellikle 2-5 yaş arasındaki çocuklarda cinsel kimlik ve bilinç gelişmeye başlamaktadır. Bu dönemde geçirilen operasyon çocukta travmaya neden olabilir ve psikolojik gelişim olumsuz yönde etkilenebilir. 

    Bu konuda deneyimli bir hekim tarafından hastane ortamında yapılmalı

    Sünnetin mutlaka hastanede steril ortamda ve gerekli ekipmanlar ile yapılması gerekir. Yenidoğan ve 3 aylık bebeklerde lokal anestezi ile işlem gerçekleştirilir. . Bunun dışındaki dönemlerde sünnet ameliyatlarının genel anestezi ile yapılması daha uygun olmaktadır. Lokal ya da genel anestezi uygulandıktan sonra ameliyat bölgesi temizlenerek steril hale getirilir ve penis ucundaki cilt katlantısı kesilerek çıkarılır. Ameliyat bölgesinde kanama kontrolü yapıldıktan sonra cilt yeni anatomiye uygun şekilde dikilir. Dikişler kendiliğinden eriyen türden oldukları için sünnet operasyonu sonrası dikişlerin alınması gerekmemektedir.

    Yenidoğan sünnetinin avantajları daha fazladır

    Yenidoğan dönemindeki çocuklara yapılan sünnet işleminde lokal anestezi kullanılmaktadır. Yani bebek aç kalmadan, genel anestezi almadan konforlu bir şekilde sünnet olmaktadır. Sünnet sonrasında daha az ödem oluşurken, yara iyileşmesi daha hızlı olmaktadır. Bununla birlikte işlem esnasında bebek ağrı hissetmez ve ilk 24 saat içinde oluşan ağrı, ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Bu nedenle sünnet ne kadar erken gerçekleşirse o derece avantaj sağlar.   

    Peygamber sünneti olan çocukların sünneti ertelenmeli

    Bazı durumlarda çocuklara sünnet yapılmaması gerekir. Hipospadias olarak adlandırılan, halk arasında Peygamber sünneti denilen durum bunlardan biridir. Peygamber sünnetinde idrar deliği olması gereken yerde bulunmaz. Bu durumun düzeltilmesi için sünnet derisi kullanılır. Bu nedenle ilk başta sünnet işlemi önerilmez. Ancak düzeltme cerrahisinden sonra sünnet yapılabilir. Bununla birlikte hemofili ve diğer kan pıhtılaşma bozukluğu olan hastalara ve kanamaya eğilimli olanlara gerekli tetkik ve önlemler alınmadan sünnet yapılmamalıdır. Ayrıca üreme ve idrar yolları ile ilgili doğumsal (kalıtsal) hastalığı olanlarda öncelik anatomik açıdan düzeltici ameliyatlara verilmelidir.

    Sünnet işlemi önemli tıbbi fayda sağlar

    Ülkemizde ve dünyada genellikle dini ve geleneksel nedenlerle sünnet uygulanır. Ancak bazı tıbbi zorunluluk ya da koruyucu amaçlarla da gerçekleştirilen sünnet işlemleri bulunmaktadır. Her iki amaçla yapılan sünnetin özellikle tıbbi açıdan yararları bulunmaktadır. Bu faydalar şöyle sıralanabilir:

    1. Sünnet sonrası penisin temizlenmesi ve hijyeni daha kolay olur. Sünnetli erkeklerde idrar yolu enfeksiyonu görülme riski daha azdır.
    2. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların görülme sıklığı daha düşüktür. 
    3. Sünnetsiz peniste penis ucunda darlık (fimozis) görülebilir. Bu darlığa bağlı olarak sünnet derisi yeteri miktarda geri çekilemez ve penis başında inflamasyon daha sık oluşur. 
    4. Nadir görülmekle birlikte, penis kanserine sünnetli erkeklerde daha az rastlanır.
    5. Sünnetli erkeklerin cinsel partnerlerinde rahim ağzı (serviks) kanser oranı daha düşüktür.

    Uygun olmayan koşullarda gerçekleştirilen sünnet işlemi organ kaybına yol açabilir

    Çocuklarını sünnet ettirmek isteyen ebeveynlerin bu işlemi ciddiye alması gerekmektedir. Çünkü bu cerrahi bir işlemdir ve mutlaka cerrah tarafından usulüne ve şartlara uygun şekilde yapılmalıdır. Uygunsuz şartlarda, cerrahlar dışındaki uzman olmayan kişiler tarafından yapılan sünnetlerde penisin gövde ve/veya baş kısmında yaralanmalar ile estetik hatalar oluşabilir. Bununla birlikte idrar kanalı yaralanmaları, penis gövdesi ve glans adı verilen penis başı yaralanmalarını düzeltmek ciddi ameliyatlar zinciri gerekebilir. Bazen de bu hataları düzeltmek mümkün olmayabilir ve durum organ kaybına kadar gidebilir. Sünnetin çocuk için en ideal şartlarda yapılması, ilerde yaşanabilecek sorunların engellenmesi açısından oldukça önem taşır.

    Sünnet sonrası dikkat edilmesi gerekenler 

    • Sünnetten hemen sonra ilk 2 gün ağrı, penis ucunda kızarıklık ve şişme (ödem) görülebilir. Ağrı kesiciler ve çocuğun uzun süre ayakta kalmaması ile hızlı iyileşme sağlanır. Penis 2 hafta içinde normal görünümüne kavuşur. 
    • İkinci günün sonunda banyo yapılabilir. 
    • Bezli çocukların sünnet sonrası ilk 3-4 gün normalde giydiklerinden bir büyük bez; tuvalet alışkanlığı edinmiş çocukların ise yaşlarına ve kilolarına uygun sünnet külodu giymeleri önerilmektedir.
    • Bazı sünnet vakalarında ameliyat sonrası hafif kanama görülebilir. Bu tür durumlarda hekimin bilgilendirilmesi gerekir.
    • Çocuk sünnet olduktan 2 hafta sonra temizliğinden emin olunan havuz ve denize girebilir.
    • Durmayan kanama, idrar yapmakta sorun, kötü kokulu akıntı gibi durumlarda veya 37,5 dereceyi geçen ateş görüldüğünde beklemeden mutlaka doktora başvurulmalıdır.   

    Anneler Ve Çocukları İçin En Etkili Cilt Bakımı

    0
    anneler ve cocuklari

    Aveeno Günlük Nemlendirici ve Baby serileri, Anneler Günü’nde anneleri ve çocuklarını en etkili cilt bakım ürünleriyle daha sağlıklı bir cilde kavuşturuyor. 

    Doğanın iyiliğini bilimin gücüyle bir araya getirerek her cilt ihtiyacına yönelik klinik olarak kanıtlanmış çözümler vadeden Aveeno, Anneler Günü’nde Günlük Nemlendirici ve Baby serileri ile anneler ve çocuklarını daha sağlıklı bir cilde kavuşturacak hediye alternatifleri sunuyor.

    Günlük Nemlendirici Vücut Losyonu

    Günlük Nemlendirici serisi, içerdiği prebiyotik kolloidal yulaf ile normal, kuru ve hassas ciltleri rahatlatan ve uzun süreli nemlendirme sağlayarak annelerin cildini gün boyu nemli tutuyor.

    Kuru ve hassas ciltlere besleyici bakım yapan Vücut Losyonu, ilk kullanımdan itibaren cildin nem bariyerini güçlendirerek daha sağlıklı bir görünüme kavuşturuyor.

    Günlük Nemlendirici Vücut Kremi

    24 saat boyunca cilde nem ve koruma sağlayan Vücut Kremi, zengin ve yağlı bir his bırakmayan kremsi yapısıyla konforlu bir cilt bakımı deneyimi sunuyor. Cildin doğal dengesini koruyarak cilt bariyerini güçlendiriyor ve doğal mikrobiyom dengesini koruyor.

    Aveeno Baby Günlük Bakım Saç ve Vücut Şampuanı

    Gücünü doğal yulaf özünden alan ve yeni doğandan itibaren kullanıma uygun Aveeno Baby ürünleri, iki hafta düzenli kullanımla bebekler için daha güçlü bir cilt bariyeri annelerin vazgeçilmezi haline geliyor. Hassas bebek cildi ve saç derisini temizleyen ve nemlendiren Saç ve Vücut Şampuanı, sabun, sülfat, boya ve paraben içermeyen formülüyle göz yakmadan nazik bir bakım sunar.

    Aveeno Baby Günlük Bakım Nemlendirici Losyon

    24 saat etkili Nemlendirici Losyon, içerdiği prebiyotik kolloidal yulaf kompleksiyle hassas cildi nemlendirir ve besler. Yüz ve vücutta kullanıma uygun hipoalerjenik losyon, cilt bariyerini güçlendirirken hızlı emilen yapısıyla yağlı bir his bırakmaz. 

    Aveeno Baby Günlük Bakım Bariyer Kremi

    Bariyer Kremi, kolloidal yulaf ve çinko oksitin bir araya geldiği formülüyle hassas, kuru ve atopiye yatkın bebek cildini hızla yatıştırırken ciltte uzun süreli rahatlama sağlar ve pişik oluşumunu engeller. 

    Anneler Günü’nde anneleri ve çocuklarını daha sağlıklı bir cilde kavuşturacak Aveeno ürünlerini deneyimleyebileceğiniz seçkin eczaneler için www.jnjconsumer.com.tr/tr/markalarimiz/aveeno/yetkilieczaneler adresini ziyaret edebilirsiniz. 

    Mevsimsel Saç Dökülmesine Doğal Destek

    0
    mevsimsel sac dokulmesi

    Hormonal sebepler, vitamin eksikliği, ani kilo kaybı ve mevsim geçişleri gibi faktörler saç dökülmesinin artışına neden olabiliyor.

    Zade Vital Medikal Direktörü Dr. Burçak Deniz Dedeoğlu, normal koşullarda günde 100 tel kadar saç dökülmesinin normal olduğunu belirtiyor ancak saç kaybının olağan dışı artması halinde bir hekime danışılmasını öneriyor. Sağlıklı saçın korunmasında vitamin ve mineral dengesinin önemine değinen Dr. Dedeoğlu, özellikle B grubu vitaminlerinin beslenme rutinine dahil edilmesinin önemini vurguluyor.

    Biotin Takviyesi ile Sağlıklı Güzellik

    Keşfedilmesinden 40 yıl sonra “vitaminler” kategorisine alınan Biotin özellikle saç, tırnak ve cilt yapısına etki ederek hücre gelişimine katkıda bulunuyor. “Güzellik vitamini” olarak da anılan Biotinin eksikliğinde saç kaybı, tırnaklarda kırılma, saçın yavaş uzaması gibi durumlar gözlemlenebiliyor. Geleneksel sağlık kaynağı ısırgan tohumu yağı ile kombine Biotin içeren Zade Vital Biotin Takviyesi, normal enerji oluşum metabolizmasına, normal saçın, normal mukozanın ve normal cildin korunmasına katkıda bulunurken saç ve tırnak yapısının güçlenmesini destekliyor. Her bir kapsülünde 2500 mcg Biotin ve 100 mg Soğuk Sıkım Isırgan Tohumu Yağı içeren Zade Vital Biotin, GMP standartlarında üretiliyor. 

    Doğal Yağlar ile Saç Sağlığınızı Destekleyin

    Dr. Burçak Deniz Dedeoğlu, cold press yöntemiyle elde edilen doğal yağlarla saçlı deriye masaj uygulamasının normal saç sağlığını desteklediğini belirtiyor. Dr. Dedeoğlu, özellikle badem yağı, susam yağı ve ısırgan tohumu yağının saç bakımında kullanılabileceğini belirtiyor.

    Badem Yağı

    Zade Vital Cold Press Badem Yağı, içeriğinde yer alan yüksek seviyelerdeki protein, omega-9 yağ asitleri ve E vitamini içeriğiyle sağlıklı yaşam tutkunları tarafından tercih ediliyor. Uzmanlar, badem yağında bulunan etken maddelerin yeni saç oluşumunu destekleyebileceğini belirtiyor. Yine doğal olarak içinde bulunan oleik asit ve linoleik asit ise saçların normal sağlığının korunmasına katkıda bulunuyor.

    Susam Yağı

    Susam tohumları ve susam yağı derideki kuruluğun, dökülmenin ve kaşıntının giderilmesini destekliyor. Zade Vital Cold Press Susam Yağı, içerdiği B-1 vitamini, kalsiyum, bakır, magnezyum ve çinko gibi besin türleri ise saç dökülmesinin kontrol altına alınmasına yardımcı oluyor.

    Isırgan Tohumu Yağı

    Zade Vital Cold Press Isırgan Tohumu Yağı, içerdiği esansiyel çoklu doymamış yağ asitlerinin etkisiyle sağlıklı saçın korunmasını destekliyor. Isırgan Tohumu Yağı’nda yer alan yüksek orandaki Omega-3, C ve E vitaminleri sağlıklı saç oluşumuna katkı sağlarken saç derisinin yenilenmesine yardımcı oluyor.

    Sol/Sağ Göz Kapağı Seyirmesi Neye İşarettir?

    0
    goz seyirmesi

    ClinicExpert doktorlarına göre sol/sağ göz kapağı seyirmesi neye işarettir diye bakıldığında en yaygın nedenleri stres, yorgunluk ve kafeindir.

    Ek olarak, birçok uzman, çok fazla kafein veya alkolün küçük göz seğirmelerini de tetikleyebileceğine inanıyor. Göz seğirmesinin geçici bir rahatsızlıktan daha fazlası olduğu ve kuru gözler gibi bir göz rahatsızlığının işareti olduğu bazı durumlar vardır.

    Göz Seyirmesi

    ClinicExpert doktorlarına göre Göz kapağı seyirmesi (veya daha doğrusu bir göz kapağı seğirmesi) kontrol edilemeyen bir göz kapağı spazmıdır. Çoğu göz seğirmesi yalnızca birkaç dakika sürer, ancak bazen bir göz kapağı seğirmesi günlerce veya daha uzun sürebilir. 

    Göz kapağınız seğirdiğinde, herkesin görebileceğini düşünebilirsiniz. Ancak çoğu göz seğirmesi hafiftir ve başkaları tarafından kolayca görülmez. Göz seğirmesi için tıbbi terim miyokimidir. Özellikle Sol göz kapağı seyirmesi neye işarettir diye merak edenler bu konuda uzman bir doktora danıçmalıdır.

    Göz Kapağı Seyirmesi Hafifletme Yöntemleri

    ClinicExpert doktorlarına göre Göz kapağı seyirmesi nedeni geçici psikolojik ruh hali de olabilmektedir.Bu durumlarda göz seyirmesini hafifletmek: Daha az kafein için. Yeterli uyuyun.Tipik olarak, bu kas spazmları alt göz kapağında lokalizedir, ancak her iki gözde veya her ikisinde de meydana gelebilir. Çoğu durumda, küçük göz seğirmeleri başladığı kadar kendiliğinden düzelir ve herhangi bir hastalıkla ilişkilendirilmez.

    Sol göz kapağı seyirmesi neye işarettir diye bakıldığında da bunun nedeni yine geçici stres dönemleri olabilmektedir.Bununla birlikte, küçük göz seyirmesini tedavi etmek zor olabilir çünkü onu bitirmenin tek bir yolu vardır: nedenini bul ve uygun şekilde ilgilen

    Göz Seğirmesinin Nedenleri

    ClinicExpert doktorlarına göre Göz kapağı seyirmesinin nedenleri genelde çok ciddi tıbbi durumlardan kaynaklanmaz.Çoğu insan, yaşamı boyunca bir tür küçük göz kapağı seğirmesi geliştirir, çünkü seğiren gözlere neden olabilecek çeşitli dış faktörler vardır. Hepimiz belirli zamanlarda yorgun ve stresli hissederken, vücudumuz bunu farklı şekillerde ele alır. 

    Yorgunluk, stres, göz yorgunluğu ve kafein veya alkol tüketimi, göz seğirmesinin en yaygın kaynakları gibi görünüyor. Sol göz kapağı seyirmesi neye işarettir göz yorgunluğu veya görmeyle ilgili stres, gözlüğe ihtiyacınız varsa, reçetede değişiklik yaparsanız veya sürekli olarak bilgisayar başında çalışıyorsanız ortaya çıkabilir.

    Bu arada, blefarit, göz kapağında rahatsız edici seğirmeye neden olabilen kronik bir enflamasyondur. Diğer semptomlarla birlikte seğirmeyi yatıştıran tedaviler vardır; tezgah üstü yapay gözyaşları, sıcak ve soğuk kompresler veya reçeteli krem veya ovalama gibi.  Göz seğirmesi yaşayan insanların küçük bir yüzdesi iyi huylu temel blefarospazm geliştirebilir; göz kapağının gözlerinizi açamayacağınız noktaya kadar kuvvetli, istemsiz kasılması. Uzun süreli seyirmelerde göz kapağı seyirmesi nöroloji ilişkisine de bakılmasında fayda vardır.

    Göz Seğirmesi Tedavisi

    ClinicExpert doktorlarına göre Göz kapağı seğirmesi tedavisi ciddiye alınmalı ve mutlaka uzman bir doktor tarafından yapılmalıdır. Gözlerinizin seğirmeye başladığını hissederseniz, son yaşam tarzı seçimlerinize bir göz atın. Ne kadar uyuyorsun Stresli mi yoksa endişeli mi hissediyorsun? Bilgisayar başında önemli bir zaman geçirdiniz mi? Seğirmeyi durdurmak için alışkanlıklarınızı ayarlamanız önemlidir. Stres kaynağınızı azaltmaya çalışın, uykunuzu toplayın ve gözlerinizi dinlendirmek için bilgisayar monitörünüzden ara verin. Kafein tüketiminizi de azalttığınızdan emin olun (üzgünüm kahve severler). 

    Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşarsanız, hemen bir VSP ağı göz doktoruna ulaşın. Doktor gözlerinizi inceleyecek ve bir çözüm yolu belirlemek için size danışacaktır. Göz kapağını tamamen kapatan 72 saatten uzun süren seğirme.Diğer yüz kaslarını tutan spazmlar Bir gözde kızarıklık, şişme veya akıntı veya üst göz kapağında sarkıklıkç

    Batıl İnançlar

    Dünyanın dört bir yanından farklı batıl inançları paylaşmayı seviyoruz ve göz seğirmesiyle ilgili bu kadar çok Google araması görmekten şaşırdık, bu yüzden bulgularımızı paylaşacağımızı düşündük. Özellikle sol göz kapağı seyirmesi neye işarettir şeklinde aramalar oldukça çoğunluktadır. Farklı kültürlerde gözler genellikle mistik bir güçle, hipnozla, her şeyi gören bir gözle ve hatta bir nazarlıkla ilişkilidir. 

    Mısır’da Horus’un Gözünün iyileştirici güçlere sahip olduğu ve öbür dünyada firavunları korumak için kullanıldığı düşünülüyordu. Diğerleri, bir göz seğirmesinin arkasında manevi bir mesaj, alâmet veya batıl bir anlam olduğunu düşünüyor. İşte göz seğirmesini çevreleyen en yaygın ve ilginç inançlardan bazıları. Göz kapağı seyirmesi marifetname okunmasını eğlenceli olabilir.

    Sol Göz Seğirmesi

    ClinicExpert doktorlarına göre Hindistan’da sol göz kapağı seyirmesi neye işarettir diye bakarsak erkekler için hayırlı olarak kabul edilirken, kadınlar için kötü şans. Küba da dahil olmak üzere Karayip adalarında sol gözünüz seğirirse, bu size yakın birinin arkanızdan bir şey yaptığı, birisinin sizin hakkınızda kötü konuştuğu, kötü bir haber almak üzeresiniz veya size yakın biri içeride olabileceği anlamına gelir. bir tür sorun.

    Çin’de sol göz kapağı seyirmesi neye işarettir diye incelersek, günün saatinin de bulmacanın bir parçası olduğunu düşündükleri için sol göz seğirmesi iyi veya kötü olabilir. Örneğin, gece yarısı ile sabah 3 arasında bir sol göz seğirmesi, sorunların ileride olduğu anlamına gelir. Sabah 9 ile 11 arasında biri sizin için güzel bir şey yapacak, ancak karşılığında bir iyilik bekleyecek. Saat 15:00 ile 18:00 arasında para kaybedersiniz (bu nedenle kumardan kaçının.) 

    Tersine, 1 ile 3 arasında bir sol göz seğirmesi, her şeyin planlandığı gibi gideceği anlamına gelir. Günün belirli saatlerinde bu, iyi haberlerin veya servetin geleceği anlamına gelir. Afrika’nın bazı bölgelerinde, sol alt göz kapağınız seyiriyorsa, bunu takip etmeniz gereken bir gözyaşı işaretidir.

    Sağ Göz Seğirmesi

    ClinicExpert doktorlarına göre Sol göz kapağı seyirmesi neye işarettir kadar sağ göz kapağı seyirmeleri de merak edilmektedir. Karayipler’de sağ göz seğirmeleriniz var, bu birisinin sizden iyi bahsettiği, iyi haberler alacağınız veya uzun zamandır görmediğiniz biriyle yeniden bağlantı kuracağınız anlamına gelir. Çin’de yine günün saatine bağlı. Örneğin sabah 7 ile 11 arasında bir sağ göz seğirmesi, yaralanma veya kaza olasılığınızın yüksek olduğu anlamına gelebilir. 19:00 ile 22:00 arasında sağ göz seğirmesi, şansın size düşeceği veya bir projeyi tamamlayacağınız anlamına gelir.

    Kimyasal Şampuanlar Saç Döker mi?

    0
    sac bakim rutini

    Kimyasal şampuanlar, günümüzde halk arasında fabrikasyon üretim şampuanlar olarak da bilinmektedir.

    Kimyasal şampuanların kullanımı günümüzde oldukça yüksek bir seviyededir. Aynı zamanda bireyler, bu sık kullanımın yanı sıra bilinçsiz bir şekilde kimyasal şampuan kullanmaktadır. Bu da bireylerin için farkına varılması uzun zaman alabilen problemler yaratabilir.

    ClinicExpert saç ekimi uzmanına göre; Kimyasal şampuanlar, aynı zamanda market şampuanları olarak da bilinmektedir. Market reyonlarında her gün yerini alan bu şampuanlar konusunda ise bireylerin sahip olduğu bilgiler oldukça azdır. Kimyasal şampuanların çok fazla bir oranda bilinçsizce kullanılması ise saç dökülmelerine neden olur. Aynı zamanda kimyasal şampuanların düzenli kullanımı, saç dökülmesi sorunlarının daha da artmasını sağlar.

    Kepek Nasıl Oluşur

    ClinicExpert saç ekimi uzmanına göre; Kimyasal şampuanlar ve benzeri fazla kimyasal madde içeren bakım ürünlerinin, bireyler için pek çok farklı zararı vardır. Saç kepek sorunu, bireyler tarafından günümüzde tehlikeli bir seviyede hafife alınan problemler arasında yer almaktadır. Saçta yavaş yavaş oluşmaya başlayan kepek problemi, kontrol altına alınmadığı takdirde bireyler için daha zorlu sorunlar yaratır.

    Kepek problemi, saç bakımı yapmak adına kullanılan kimyasal şampuanların belirli bir seviyede tutulmaması ve çok fazla kullanılması sonucu oluşmaktadır. Kimyasal şampuanların bilinçsiz kullanımının bir getirisi olan kepek problemi, zamanında giderilmezse bitlenme ve benzeri zorlu sorunlara yol açar. Bu nedenle kimyasal şampuan kullanımında miktar konusunda dikkat edilmesi bireyler için önem arz etmektedir.

    Kimyasal Şampuanlar Saç Uzatır mı

    ClinicExpert saç ekimi uzmanına göre; Kimyasal şampuanlar ve benzeri yoğun kimyasal içeren ürünlerin bireylerde merak konusu haline getirdiği bazı hususlar vardır. Kimyasal şampuan ürünleri konusunda bireyler tarafından merak edilen konulardan bir tanesi de bu yoğun kimyasal içeren ürünlerin saç uzatmada herhangi bir şekilde fayda sağlayıp sağlamadığıdır.

    Kimyasal şampuanlar, saç derisinin ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri tam anlamıyla sağlamaz. Kimyasal şampuanlar yalnızca saç tellerinin görünüme odaklanmaktadır. Bu da saç uzatma ve benzeri avantajlı yönlerden ziyade kimyasal şampuanların büyük çoğunlukla zararlarının olduğunu göstermektedir. Bu nedenle özellikle hızlı bir şekilde saç uzatmak isteyen bireylerin, kimyasal şampuanlar konusunda ekstra dikkatli olması daha sağlıklı bir durumdur.

    Bitkisel Şampuanlar

    ClinicExpert saç ekimi uzmanına göre; Kimyasal şampuanlar aksine günümüzde özellikle eczanelerden kolay bir şekilde satın alınabilen çeşitli bitkisel şampuanlar da vardır. Bitkisel ve kimyasal madde içermeyen şampuanlar, bireyler tarafından günümüzde daha yoğun bir şekilde tercih edilmeye başlanmıştır. Bitkisel şampuanların pek çok farklı özden oluşan çeşitli ürünleri mevcuttur.

    Kimyasal şampuanların aksine, bitkisel şampuanlar bireylerin saç kökleri ve saç derisi için sağlanması gereken tüm vitamin ve minerallere sahiptir. Bu nedenle de bilinçli bireyler tarafından genel olarak bitkisel şampuanlar kimyasal market şampuanlarına tercih edilmektedir. Bitkisel şampuanlar, saçı oldukça verimli bir şekilde besler ve kepek ve benzeri sorunlara yol açmadan oldukça temiz ve güvenilir bir bakım sağlar.

    Aloe Vera Özlü Bitkisel Şampuanlar

    ClinicExpert saç ekimi uzmanına göre; Kimyasal şampuanlar gibi günümüzde bitkisel şampuanlarda da pek çok farklı çeşitlilik görmek mümkündür. Kimyasal şampuanların zararları konusunda bilinçli davranan bireylerin en sık tercih ettiği bitkisel özlü şampuan türü Aloe Vera olarak bilinmektedir. Aloe Vera, günümüzde pek çok farklı bakım ürünün de sık sık tercih edilmektedir.

    Aloe Vera bitkisi, yapısı gereği yapıcı ve onarıcı özelliklere sahiptir. İçinde barındırığı zengin mineral ve vitaminleri sayesinde de bakım ürünleri içerisinde firmaların en sık tercih ettiği bitkidir. Aloe Vera özlü bitkisel şampuanlar, bireylerin kepek sorunu gibi pek çok problemin giderilmesinde önemli ve etkili bir rol oynamaktadır.

    Kimyasal Şampuanlar Kellik Yaratır mı

    ClinicExpert saç ekimi uzmanına göre; Kimyasal şampuanlar konusunda bireylerin en çok merak ettiği konulardan bir tanesi de bu şampuanların kellik yaratıp yaratmadığıdır. Kimyasal şampuanlar, bilinçsiz bir kullanım sonucunda ciddi bir seviyeye kadar varabilen saç dökülmesi sorunu ve bu soruna bağlı olarak geçici kellik ve benzeri problemlere yol açmaktadır.

    Kimyasal şampuanlar sonucunda ciddileşen saç dökülmesi sorunları, kontrol altına alınmadığı ve zamanında tedavi edilmediği takdirde geçici kellik sorununa yol açmaktadır. Geçici kellik, farklı tedavi yöntemleri ile kolay bir şekilde giderilse de bireyler için daha fazla uğraş gerektirir. Bu nedenle bireylerin kimyasal şampuanlardan uzak durması ya da kullanım miktarına dikkat etmeleri, bu gibi sorunların önüne geçmektedir.

    Geçici Kelliğin Tedavisi Nedir

    ClinicExpert saç ekimi uzmanına göre; Kimyasal şampuanlar ve bu market şampuanlarının dikkatsiz kullanımı sonucu oluşabilen geçici kellik ve benzeri problemleri tedavi etmek için günümüzde özellikle cildiye kliniklerinde uygulanan çeşitli yöntemlerden bahsetmek mümkündür. Geçici kellik tedavisinde oldukça başarılı sonuçlar veren tedavilerden bir tanesi de iğne tedavisi olarak bilinmektedir.

    İğne tedavisi, saç sorunları ve çözümleri konusunda cildiye uzmanları tarafından sık sık uygulanan bir tedavidir. Bu tedavi esnasında bireylerin herhangi bir şekilde anestezi etkisi altına girmelerine gerek yoktur. İğne tedavisi, hızlı ve pratik bir şekilde dikkatle gerçekleştirilir. İşlemin ardından bireyler kolay bir şekilde günlük yaşamlarına geri dönebilir.

    Geçici Kellik için Uygulanan İğne Tedavisinin Ücretleri

    ClinicExpert saç ekimi uzmanına göre; Kimyasal şampuanlar olarak da bilinen market şampuanlarının bu kadar sık kullanılmasında temel sebep, bu şampuanların oldukça düşük fiyatlardan oluşmasıdır. Düşük ve uygun bütçeli bu şampuanlar günümüzde sık sık kullanılmaktadır. Ancak düşük bütçeli bu şampuanların sık sık kullanılması aynı zamanda, yüksek bütçeli tedaviler gerektiren problemlere de yol açmaktadır.

    İğne tedavisi, günümüzde cildiye kliniklerinde çalışan uzman doktorlar tarafından uygulanır. İğne tedavisi bazı bireyler için özel kurumlar tarafından sigortalı bir şekilde gerçekleştirilebilir. Ancak çoğu birey genellikle bu sigortadan yararlanamaz. Bunun yanı sıra, iğne tedavisinin fiyat aralıkları net bir şekilde de bilinmemektedir. Anca iğne tedavileri, her bireyin çok fazla zorlanmadan yaptırabileceği bütçe dostu ücretlere sahiptir.