Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 69

    Avon’dan Kanser Farkındalık Haftası’na Özel “Kırmızı İyilik Paketi”

    0

    Dünya için güzellik anlayışıyla hareket eden Avon, özellikle meme kanseri farkındalığı yaratmak ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor.

    Türkiye’nin kadın sağlığı konusunda en kapsamlı ve en uzun soluklu sosyal sorumluluk çalışması olan Meme Kanseri ile Mücadele Kampanyası’na 26’ıncı yılında sürdüren AVON, 1-7 Nisan Kanser Farkındalık Haftası’na ise kanser farkındalıyla ilgili Kırmızı İyilik Paketi’ni oluşturdu.

    60 saniyede kuruyan Pro Colour Oje, kırmızı gül, elma ve paçuli notalarıyla tasarlanan Imari Rouge Kadın EDT ve 10 saat kalıcılık garantili, kolayca uygulanan Power Stay Hafif Dokulu Ruj ürünlerinden oluşan paketin satışlarından elde edilen kar Türk Kanser Derneği’ne bağışlanacak.

    Türk Ayakkabı Ve Çantalarının Dünyaya Açılan Kapısı Shoexpo İzmir

    0
    Türk ayakkabı ve çantalarının dünyaya açılan kapısı Shoexpo İzmir

    48. Shoexpo-İzmir Ayakkabı ve Çanta Fuarı,  16-19 Mart tarihleri arasında fuarizmir’de ayakkabı ve çanta sektörünü bir araya getiriyor. 2022 yılının trend olacak ayakkabı ve çantaları, dünyanın ve Türkiye’nin dört bir yanından gelecek ziyaretçilerle buluşacak.

    2020 yılında 818 milyon dolar olan ayakkabı ihracatı, 2021’de 1 milyar 6 milyon dolara kadar yükseldi. Ayakkabı sektörü, uzun süredir hedeflediği 1 milyar dolarlık eşiği aşmış oldu. Sektörün bu hedefe ulaşmasındaki en büyük pay sahiplerinden biri ise Shoexpo-İzmir Ayakkabı ve Çanta Fuarı oldu. Türkiye’de ki ayakkabı üretiminin yüzde 40’nı İzmir karşılıyor.

    26 ülkeden satın almacı geliyor

    Shoexpo, dünyanın buluşma noktası olmaya devam ediyor. Azerbaycan, Belarus, Birleşik Krallık, Bosna-Hersek, Cezayir, Çekya, Ermenistan, Filistin, Fransa, Gana, Gürcistan, Irak, İspanya, İsrail, İtalya, Karadağ, Kazakistan, Kıbrıs, Kosova, Lübnan, Moldova, Polonya, Romanya, Rusya, Ürdün, Yunanistan’dan gelecek profesyonel satın almacılar fuar katılımcılarıyla görüşmeler gerçekleştirip, ihracat rakamlarına yansıyacak iş anlaşmalarına imza atacaklar.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden sektöre destek

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İzmir fuarcılığını büyütme ve geliştirme vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Shoexpo’ya katılmamış üreticilere, ihracata yönelik kobilere destek veriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi 40 üreticiye “Ayakkabı, Çanta ve Saraciye Alanı” adıyla oluşturulan alanda stant açma imkânı sunuyor. “Kobilerin ihracatla buluşması” isimli proje, ilk defa 48. Shoexpo’da gerçekleştirilecek. Böylece küçük üreticilerilere, 4 gün boyunca alanda ürünlerini sergileyip, ihracat kapılarına bir başlangıç sağlamaları için destek olunuyor.

    Etkinlikler sektöre hitap edecek

    Sektör profesyonelleri Shoexpo İzmir’de düzenlenecek söyleşiler ve sergilerde bir araya gelecek. “Step-On Talks” sahnesi dört gün boyunca ünlü yerli ve yabancı tasarımcılara ev sahipliği yapacak. “Step-On Talks” sahnesinin konukları arasında Lady Gaga, Fergie gibi dünyaca ünlü isimlerin tasarımcısı “Kobi Levi” olacak. Levi, sektör temsilcilerine tasarıma yönelik bilgiler verecek ve birbirinden farklı tasarımları “Shoe Art Show” alanında sergilenecek.  

    Kadın Ayakkabısı, Erkek Ayakkabısı, Çocuk Ayakkabısı, Çanta, Saraciye, Deri Konfeksiyon gibi ürün guruplarının sergileneceği fuara; Adana, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Konya ve Manisa’dan yüze yakın firma katılacak.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve Nobel Expo işbirliğiyle düzenlenecek 48.Shoexpo-İzmir Ayakkabı ve Çanta Fuarı, 16-19 Mart tarihlerinde fuarizmir’de sektör profesyonellerini ağırlayacak.

    İmunol Ailesi’nin En Yeni Üyesi ‘’İmunol Pastil’’ eczanelerde

    0
    İmunol Pastil

    Türkiyede gıda takviyesi alanında geniş ürün yelpazesine sahip Orzaks İlaç, İmunol markasının yeni üyesi ‘’İmunol Pastil’’ ile eczanelerde yerini alıyor.

    2004 yılında sağlık sektöründe gıda takviyeleri ile hizmet vermeye başlayan Orzaks İlaç, ‘’Sağlığa Hediye’’ mottosuyla ürünlerini tüketiciyle buluşturmaya devam ediyor. Yetişkinler ve çocuklar için geliştirilmiş 8 ayrı formu bulunan İmunol Serisi, kış ayları ve mevsim geçişlerinin vazgeçilmezi olmaya devam ediyor.

    İmunol Serisi’nin yeni üyesi, içeriğindeki zencefil, zerdeçal, meyan kökü, frenk üzümü, C vitamini ve asetat-glukonat formlarında çinko ile özel geliştirilmiş formüle sahip yumuşak formda bir pastil. Kutusunda 12 yumuşak pastil içeren ‘’İmunol Pastil’’, çantada, cepte, okulda, konserde, iş yerinde, toplu taşıma araçlarında her an her yerde rahatlıkla kullanılabiliyor. Şeker, koruyucu, laktoz ve glüten içermeyen ‘’İmunol Pastil’’, 11 yaşından büyük kişilerin kullanımına uygun.

    ‘’İmunol Pastil’’in içerisindeki C vitamini ve çinko bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunur. 

    Yenilenen teknolojisi ile ürün çeşitliliğini artıran, doğadan aldığı ilhamla yenilikçi ve özgün ürünler üreten Orzaks İlaç, T. C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan onaylı AR-GE merkezinde geliştirdiği 8 farklı formdaki ‘’İmunol Serisi’’ ile zorlu kış şartlarına karşı vücut direncini güçlendiriyor. Orzaks İlaç’ın “Sağlığa Son Hediyesi” İmunol Pastil’e eczanelerden ulaşmak mümkün.

    Burun Tıkanıklığı Nasıl Geçer? Burun Tıkanıklığına Evde Hemen Çözüm

    0
    Burun Tıkanıklığı

    Kış aylarında sıklıkla karşılaşmak zorunda kaldığımız, soğuk havaların yol açtığı burun tıkanıklığı; bazen nezle, grip, soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu rahatsızlıklarına bağlı olarak gelişse de bazen de sinüs iltihabı gibi daha ciddi bir sağlık sorunundan kaynaklanabiliyor.

    etişkinlerin yanı sıra gençlerde, çocuklarda hatta bebeklerde bile görülebilen burun tıkanıklığı, zamanında tedavi edilmediğinde ilerleyerek, yorgunluk, uykusuzluk, kulak enfeksiyonu gibi başka sağlık sorunlarını da beraberinde getirebiliyor.

    Özellikle bebeklerde görüldüğünde daha tehlikeli olabilen bu rahatsızlığın mutlaka ciddiye alınması gerekiyor.

    Çoğu zaman hapşırma, baş ağrısı, öksürük gibi semptomların da eşlik ettiği burun tıkanıklığından aslında evde deneyebileceğimiz birtakım bitkisel tedavi yöntemleri ile kurtulabilme şansımız bulunuyor.

    Burun tıkanıklığına çözüm başlıklı bu yazımızda evde bulunan malzemeler yardımıyla bu rahatsızlığı en kısa sürede nasıl atlatabileceğinize kısaca değinmek istiyoruz.

    İşte, burun tıkanıklığına bitkisel çözüm önerilerimiz:

    Burun Tıkanıklığına Kesin Çözüm:

    Güzellik ve bitki uzmanı Suna Dumankaya’nın bu önerisi, solunum yollarını açarak, burun tıkanıklığını gideriyor.

    Kişinin daha rahat ve kolay bir şekilde nefes alabilmesine olanak tanıyor.

    Malzemeler:

    • 3 litre su
    • 1 çay kaşığı portakal yağı
    • 1 çay kaşığı okaliptüs yağı

    Hazırlanışı:

    • Derin bir tencerenin içine öncelikle 3 litre suyu koyun. Ardından suya portakal yağını ve okaliptüs yağını ilave edin.
    • Karışımı yüksek ateşte iyice kaynatın(Bu esnada tencerenin üzerine temiz bir havlu örtün)
    • Karışım kaynadığında eğilerek, buharı güzelce içinize çekin.
    • Ancak fazla da eğilmemeye özen gösterin. Aksi halde yanma riski ile karşılaşabilirsiniz.

    Burun Tıkanıklığına Bitkisel Çözüm:

    Bitki uzmanı Suna Dumankaya’nın bir diğer önerisi olan bu yöntem, tıkalı burun mukozasını genişleterek, rahat bir şekilde nefes alıp verebilmenize yardımcı oluyor.

    Aynı zamanda burun tıkanıklığının eşlik ettiği hapşırma, öksürme, baş ağrısı gibi diğer semptomları da hafifletiyor.

    Malzemeler:

    • 1 çay kaşığı tuz
    • 1 bardak su

    Hazırlanışı:

    • 1 bardak kaynar suya 1 çay kaşığı tuzu ilave edin.
    • Burnunuzla bu karışımı içinize çekerek, soluyun.
    • Böylelikle genel bir rahatlama ve iyileşme elde edebilirsiniz.

    Burun Tıkanıklığına İyi Gelen Şeyler

    Karbonat, tuz ve su karışımından oluşan bu kür; burun tıkanıklığını gidererek, eski sağlığınıza kavuşmanıza yardımcı oluyor.

    Malzemeler:

    • ½ çay bardağı su
    • ¼ tatlı kaşığı karbonat
    • ¼ tatlı kaşığı tuz

    Hazırlanışı:

    • Suyu iyice kaynattıktan sonra içerisine karbonatı ve tuzu da ilave edin.
    • Malzemeleri karıştırdıktan sonra bir şırıngayla burnunuza çekin. Biraz bekledikten sonra karışımı sümkürün.
    • Günde 2-3 sefer burun tıkanıklığınız tamamen iyileşene dek bu işlemi tekrarlayın.

    Burun Tıkanıklığına Hemen Çözüm

    Burun Tıkanıklığını Açan Elma Sirkesi Kürü:

    Asidik yapısı sayesinde harika bir bakteri ve mikrop giderici olan elma sirkesi, virüs ve bakterileri öldürerek, burun mukozasında bu bakteri ve mikropların yayılımını durduruyor.

    Elma sirkesi kürünü hazırlamak için 1 fincan ılık suya bir tatlı kaşığı bal ve bir yemek kaşığı sirke ilave edin.

    Bu karışımı günde 2 sefer için.

    Burun Tıkanıklığına Çözüm Evde

    Tıkalı Burun Nasıl Açılır Evde?

    Yukarıdaki kür önerlerimizin yanı sıra aşağıdaki yöntemlere de bir şans verebilir, burun tıkanıklığı ile savaşabilirsiniz.

    • Burun Tıkanıklığına İyi Gelen Buhar Tedavisi:

    Kan dolaşımını hızlandırarak, mukusun boşalmasına yardımcı olan bu yöntem, burun kanallarını da nemlendiriyor.

    Yani burun kuruluğunun yol açtığı burun tıkanıklığına son derece iyi geliyor.

    Buhar tedavisi için 5 litre suyu derin bir tencerede kaynatın. Daha etkili bir sonuç alabilmek adına içerisine birkaç damla nane, okaliptüs yağı ve vicks ilave edin.

    Başınızın üzerine temiz bir havlu koyun ve tenceredeki buharı iyice soluyun. Bu işlemi günde 2-3 sefer tekrarlayın.

    UYARI: Şayet hamileyseniz, kalp ya da yüksek tansiyon hastasıysanız, bu yöntemi asla denememelisiniz.

    Sanatçı Kadınların İzinde Adım Adım Beyoğlu

    0

    İstiklal Caddesi sanat durakları arasında yer alan Meşher, Cins Adımlar programı kapsamında, sanat ve Beyoğlu’nu bir araya getiren özel bir etkinlik serisini hayata geçiriyor. Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender) tarafından 2014 yılında hayata geçirilen Cins Adımlar: Toplumsal Cinsiyet ve Hafıza Yürüyüşleri Programı, Çiğdem Simavi hâmiliğinde ve ÜNLÜ & Co sponsorluğunda Meşher’de devam etmekte olan ve küratörlüğünü Deniz Artun’un üstlendiği Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı sergisinde eserleriyle yer almış sanatçı kadınların hikâyelerini on durak boyunca takip edecek.

    İlki 16 Mart Çarşamba günü düzenlenecek “Cins Adımlar: Sanatçı Kadınların İzinde Beyoğlu Toplumsal Cinsiyet ve Hafıza Yürüyüşü”, Beyoğlu’nun az bilinen sanatçı kadınlarının hikâyelerini sanatçıların penceresinden dinlemek ve adımlamak isteyen herkese açık!

    Kimi az, kimi ise çok tanınan bu sanatçı kadınların yollarının geçtiği, ürettiği ve türlü karşılaşmalar ve deneyimleri sonucu ortaya çıkan biricik hayatlarından izler, Meşher ve SU Gender ekiplerinden oluşan hikâye anlatıcıları tarafından on duraklı bir rota ile takip edilecek. 

    Aliye Berger, Adalet Cimcoz, Füreya – Hakkiye Koral ve Nasip İyem, Yıldız Moran, Iraida Barry, Maryam Şahinyan, Frumet Tektaş, İvi Stangali, Sabiha Bengütaş, Ruzin Gerçin ve Lerzan Bengisu’nun eser ve hikâyeleri Gezi Parkı, Kallavi Sokak, Narmanlı Han, Taksim Cumhuriyet Anıtı gibi duraklar üzerinden katılımcılarla buluşturulacak. 

    Mart, Nisan ve Mayıs ayında birer fiziksel birer de dijital yürüyüş olarak planlanan etkinliklerden ilki fiziksel olarak 16 Mart Çarşamba günü düzenlenecek. İlk dijital yürüyüşün tarihi ise 22 Mart Salı. 

    İstiklal Caddesi sanat durakları arasında yer alan Meşher, Cins Adımlar programı kapsamında, sanat ve Beyoğlu’nu bir araya getiren özel bir etkinlik serisini hayata geçiriyor.

    Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender) tarafından 2014 yılında hayata geçirilen Cins Adımlar: Toplumsal Cinsiyet ve Hafıza Yürüyüşleri Programı, Çiğdem Simavi hâmiliğinde ve ÜNLÜ & Co sponsorluğunda Meşher’de devam etmekte olan ve küratörlüğünü Deniz Artun’un üstlendiği Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı sergisinde eserleriyle yer almış sanatçı kadınların hikâyelerini on durak boyunca takip edecek.

    İlki 16 Mart Çarşamba günü düzenlenecek “Cins Adımlar: Sanatçı Kadınların İzinde Beyoğlu Toplumsal Cinsiyet ve Hafıza Yürüyüşü”, Beyoğlu’nun az bilinen sanatçı kadınlarının hikâyelerini sanatçıların penceresinden dinlemek ve adımlamak isteyen herkese açık!

    Kimi az, kimi ise çok tanınan bu sanatçı kadınların yollarının geçtiği, ürettiği ve türlü karşılaşmalar ve deneyimleri sonucu ortaya çıkan biricik hayatlarından izler, Meşher ve SU Gender ekiplerinden oluşan hikâye anlatıcıları tarafından on duraklı bir rota ile takip edilecek. 

    Aliye Berger, Adalet Cimcoz, Füreya – Hakkiye Koral ve Nasip İyem, Yıldız Moran, Iraida Barry, Maryam Şahinyan, Frumet Tektaş, İvi Stangali, Sabiha Bengütaş, Ruzin Gerçin ve Lerzan Bengisu’nun eser ve hikâyeleri Gezi Parkı, Kallavi Sokak, Narmanlı Han, Taksim Cumhuriyet Anıtı gibi duraklar üzerinden katılımcılarla buluşturulacak. 

    Mart, Nisan ve Mayıs ayında birer fiziksel birer de dijital yürüyüş olarak planlanan etkinliklerden ilki fiziksel olarak 16 Mart Çarşamba günü düzenlenecek. İlk dijital yürüyüşün tarihi ise 22 Mart Salı. 

    Arzum 14 Yıldır Satrançta Kadının Yanında

    0
    Arzum 14 yıldır satrançta kadının yanında

    Arzum’un sponsorluğuyla 14’üncü kez gerçekleştirilen ‘ArzumTürkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası’ sona erdi. Nefes kesen mücadelede IM Ekaterina Atalık olurken WFM Yulia Gökbulut ikinci, WCM Çiğdem Onur ise üçüncü oldu.

    Arzum’un 14 yıldır desteklediği Arzum Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası sona erdi. Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) tarafından organize edilen şampiyonanın finalleri 05  – 11 Mart tarihleri arasında Balıkesir’deki Ve Ayvalık Otel’de yapıldı.

    Türkiye’nin dört bir yanından 82 usta kadın satranç sporcunun mücadele verdiği şampiyonada IM Ekaterina Atalık birinci olurken WFM Yulia Gökbulut ikinci, WCM Çiğdem Onur üçüncü oldu. Satranç sporuna gönül vermiş kadınlar ve genç kızların yanında olmak için Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası’na 2009’dan beri sponsor olan Arzum, yurdun her yerinden profesyonel kadın satranç sporcu sayısının artmasına ciddi katkı sağladı.

     Ülkemizin en prestijli satranç şampiyonaları arasında yer alan Arzum Türkiye Kadınlar Şampiyonası, son yıllarda ulusal ve uluslararası arenada dereceye girmiş sporcularla beraber, 81 ilden 7’den 77’ye binlerce lisanslı kadın sporcunun mücadele etmek istediği bir şampiyona haline geldi. 

    ‘Hamle sırası kadınlarda, Arzum yanlarında’ 

    Arzum CEO’su Mete Zadil, şampiyonanın final gününde tüm yarışmacıları tebrik ederek şunları söyledi: “Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası’na sponsorluğumuzu 14 yıldır ara vermeden sürdürüyoruz ve bu sponsorlukla; ‘Hamle sırası kadınlarda, Arzum yanlarında’ diyoruz. Şampiyona ile Türkiye’deki profesyonel kadın satranç sporcu sayısının artmasına katkı sağlayabilmek çok önemsediğimiz bir konu.

     İlk kez sponsor olduğumuz 2009 yılından bu yana şampiyonaya katılan sporcu sayısındaki artış bizi çok mutlu ediyor. Finallerde yarışmak için binlerce sporcu mücadele etti ve 82 sporcu katıldı. Bugün mevcut kadın lisanslı sporcu sayısının 358 bin 153 ile tüm branşların önünde yer alması da Türkiye’de satrancın geleceğine olan inancımızı artırıyor. Türkiye’nin en prestijli satranç şampiyonaları arasında yer alan Arzum Türkiye Kadınlar Şampiyonası’nın, son yıllarda ulusal ve uluslararası arenada dereceye girmiş sporcularla birlikte, 7’den 77’ye binlerce lisanslı kadın sporcunun mücadele etmek istediği bir şampiyona haline dönüşmesi bize büyük gurur veriyor.

    Sporcu sayılarımızdaki büyük yükselişle amacımıza adım adım ulaştığımızı görüyoruz. Sosyal yaşamda özgün bir yere sahip olan satranç sporunda kadınları teşvik etme ve onlara destek olma fırsatı bulduğumuz için Arzum olarak kendimizi şanslı hissediyoruz. Hem kadın sporcu anlamında hem de genel olarak satrançta daha ileri bir noktaya erişebilmek için Türkiye Satranç Federasyonu ile el ele çalışmayı sürdüreceğiz.”

    “Satranç Sporu Sponsorları İle Daha Da Güçlü”

    Satranç sporundan kadınların sayısını ve etkinliğini her geçen yıl arttırdıklarını söyleyen TSF Başkanı Gülkız Tulay da şu ifadeleri kullandı: 

    “Türkiye Satranç Federasyonu olarak satranç sporunun 85 milyona ulaşması, her vatandaşımızın satranç sporu ile tanışması için çalışıyoruz. Satranç sporu bugün; uluslararası dereceleri, dünya tarafından takdir edilen organizasyon yeteneği, lisanslı sporcu sayısı gibi birçok başarısı ile ülkemizin en tercih edilen ve popüler sporları arasında yer alıyor.

    Bu başarı da ise en büyük destekçilerimiz sponsorlarımız oldu. Arzum Elektrikli EV Aletleri ile de 14 yılı bulan birlikteliğimizde satranç sporunda kadınların etkinliği gün geçtikçe arttı. Satranç sporu Arzum ile daha da güçlendi. Satranç sporuna ve kadınlarımıza verdikleri destek için Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı ve Arzum CEO’su Mete Zadil nezdinde tüm Arzum ailesine teşekkürlerimizi iletiriz. 2022 Arzum Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonasına katılan binlerce sporcumuza teşekkür eder, dereceye giren sporcularımızı ise tebrik ederim.” 

    Bobbı Brown’dan Yeni Claret Koleksiyonu

    0
    Yeni Claret Koleksiyonu ile Tanışın

    Yeni Claret Koleksiyonu ile Tanışın.

    Sınırlı sayıda üretilen yeni Claret Koleksiyonu ile canlı renkli ve ışıltılı bir cilt için kırmızının şansından ilham aldık. İkonik ve en çok satan #1 numaralı rujumuz Claret, Luxe Serisi’nin kırmızı tonlu temel ürünlerinden oluşan özel bir koleksiyona ilham verdi ve en sevilen klasik kırmızı rengimize yeni bir yorum getirdi. Canlı ve sağlıklı görünen bir ciltle ışıltınızı artırın. İkonik kırmızımız şimdi her görünümün mükemmel tamamlayıcısı olmak için hazırlandı.

    SOOTHING CLEANSING OIL

    Besleyici botanik yağ kompleksi ile formüle edilmiş, nazik ama güçlü Soothing Cleansing Oil, makyajı ve kiri eritir, cildi derinlemesine temizleyip besler ve gün boyu ışıldamanızı sağlar.

    SHEER FINISH PRESSED POWDER

    Hafif yapısıyla cilde nefes alma imkanı sunan Sheer Finish Compressed Powder, pürüzsüz bir cilt görünümü yaratır. Cilt tonunu eşitler ve doğal mat bir görünüm için gün boyu parlaklık kontrolü sağlar.

    HIGHLIGHTING POWDER

    Işığı yansıtan inci pigmentleriyle formüle edilmiş Highlighting Powder, göz alıcı ışıltılı bir canlılık sağlar. Üstelik ince yapısı sayesinde rahatça uygulanır, çizgilere dolma yapmaz. 

    LUXE SHINE INTENSE

    Luxe Shine Intense Lipstick, dudaklarda lüks bir dokunuş ve zengin pigmenti ile canlılık sunar. Hyaluronik asit ve E vitamini dudakları yumuşatır, nemlendirir ve sürme kolaylığı sağlar. 

    EXTRA LIP TINT

    Bir dudak balmının ötesinde, renklendirirken bakım yapan çok fonksiyonlu bir ürün. En sevdiğiniz balmın nemlendirici etkisi, doğal yağ karışımıyla güçlendirilmiştir. Favori dudak renginizi ortaya çıkaran, hafif, şeffaf ve ultra nemlendiricili olmazsa olmaz bir ürün. 

    LUXE EYE SHADOW

    Gözlere anında parlaklık vermek için tasarlanan çok boyutlu metalik göz farı, şimdi yeni renk seçenekleriyle karşınızda. Güçlü ve üç boyutlu parlak formülü, metal ve ışıltılı bitişiyle anında etki için kuru olarak veya ıslak görünüm için nemli bir fırça ile uygulanabilir. 

    Yeni Nesil Gelinler İçin

    0
    ‘’ A Second to Midnight’’

    Özgün Ve Modern Bir Koleksiyon

    ‘’ A Second to Midnight’’

    Geleneksel gelinlik anlayışından uzak, özgün ve modern görünümler yaratma misyonuyla

    yola çıkan Project.Bridal, 2022 koleksiyonu “A Second to Midnight” ile

    marka felsefesini oluşturan çağdaş tasarım anlayışını bir üst noktaya taşıyor.

    Sevgi, neşe ve mutlulukla dolu yeni bir hayata geçişten önceki saniyelere adanmış ‘’ A Second to Midnight’’ koleksiyonu, ilhamını gece yarısının büyülü ve gizem dolu anlarından alıyor. Klasik gelinlik anlayışının ötesinde çağdaş bir estetik sunan ‘’ A Second to Midnight’’ saniyelerle sembolize edilen sonsuz bir aşka adanmış bir koleksiyon.

    Çabasız şıklığı, yalın bir stil anlayışıyla sunan ve rahatlık hissiyatı göz önünde bulundurularak tasarlanan ‘’ A Second to Midnight’’ koleksiyonu avangart gelinler için güçlü ve gösterişli formlar, sade ama akılda kalıcı parçalar, çarpıcı ve cesur görünümler sunuyor. Koleksiyonda gelinliklerin yanı sıra nikah ya da ufak kutlamalar için mini ve midi elbiseler, farklı seremoniler için değişik stillerde kombinlenebilen parçalar yer alıyor.

    Tasarım referansını sokak stilinden alan ve günlük parçaları gelinlik görünümüyle birleştirerek yeniden yorumlayan Project.Bridal, farklı tasarım yaklaşımıyla gelinlikten çok, onu giyen kişinin önemini vurgulamayı amaçlıyor.

    Koleksiyonda Project.Bridal’ın imzası haline gelmiş saten slip elbiseler, cepli ve yırtmaçlı modeller 2022 yorumlarıyla yer alırken; ipek sweatshirt ve bluzlar, cigarette pantolonlar, vücuda oturmayan hacimli silüetler koleksiyonun maskülen tarafını oluşturuyor. Dramatik ve göz alıcı dekolteler, narin el işlemeleriyle süslenmiş modeller, zarif üç boyutlu danteller, uçuşan şifon parçalar ise romantizme göz kırpıyor.

    Geçtiğimiz sene itibariyle globalleşmeyi merkezine alan Project.Bridal’ın tasarımları, İstanbul Emirgan’daki stüdyosunun haricinde A.B.DAlmanya, Avustralya, İngiltere ve İrlanda’da çeşitli satış noktaları aracılığıyla geleneksellikten uzak tasarımlarla gelin olmak isteyen özgür ruhlu kadınlarla buluşuyor.

    Project.Bridal’ın İstanbul Emirgan’da yer alan stüdyosunda aynı zamanda kişiye özel tasarım hizmeti de mevcut.

    “Bağımlılıkla Mücadelede Kadınların Önündeki Engelleri Kaldırmak İçin Özel Müdahale Programları Olmalı”

    0
    Bagimlilikla_mucadele_kadinlar

    Yeşilay, ulusal paydaşların ve uluslararası gözlemcilerin de katılımıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Kadınlarda Bağımlılık ve İyileşme Süreci 1. Ulusal Forumu’nu düzenledi.

    Webinar’ın açılış konuşmasını yapan Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Ülkenur Büke, “Bağımlılıkların önlenmesi ve bağımlılıklarla mücadeleye kadınların dâhil edilmesi tüm toplumlar için hayati bir öneme sahip” dedi.

    Bağımlılık durumunda yetişkin kadınlarda ailenin destekleyici olma oranının erkeklere göre 2 kat daha düşük olduğunu belirten Klinik Psikolog Melike Şimşek, “Eş olma / anne olma sorumluluğu, ailenin kızı olma sorumluluğu kadınları tedaviye başvurma konusunda engelliyor” ifadelerini kullandı.

    Dünyada uyuşturucu madde kullanan 3 kişiden 1’i kadın fakat tedavi görenlerin oranına bakıldığında 5 kişiden sadece 1’inin kadın olduğunu belirten Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Esra Albayrak ise “Konu bağımlılık olunca bunu önemli bir halk sağlığı stratejisi olarak düşünmek, kadının maruz kaldığı eşitsizliği göz önünde bulundurmak gerekir” dedi.

    Yeşilay, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde “Kadınlarda Bağımlılık ve İyileşme Süreci 1. Ulusal Forumu”nu düzenledi.  Çevrim içi olarak gerçekleşen forumda, kadınların alkol ve madde bağımlılığı alanında karşılaştığı damgalama ve ayrımcılık konularına dikkat çekilirken, bağımlılığı olan kadınların tedaviye ulaşma yolunda önüne çıkan engellerin de altı çizildi.

     Açılış konuşmasını Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Ülkenur Büke’nin yaptığı çevrim içi etkinlikte Uzman Psikolog Dr. Melike Şimşek de “Kadın alkol-madde kullanıcılarıyla yapılan çalışmalar”, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Hizmet Uzmanı Elmas Tokmak “Bağımlı Kadınlara sunulan hizmetler ve başvuru sayıları”, Dr. Öğr. Üyesi Başak Ünübol “AMATEM’lerdeki kadın hastalar” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Esra Albayrak ise kapanış konuşması yaptı. 

    Açılış konuşmasında bağımlılıkların önlenmesinin ve bağımlılıklarla mücadeleye kadınların dâhil edilmesinin tüm toplumlar için hayati bir önemi olduğunu vurgulayan Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Ülkenur Büke şunları söyledi:

    “Yeşilay, bağımlılıklarla 102 yıldır mücadele eden, alanında lider bir sivil toplum kuruluşu. Bugün de bağımlılık ve kadın konuşacağız. Ülkemizin ve dünyamızın sağlıklı, yaşam becerileri yüksek, bağımlılık yapıcı her tür madde ve davranışa ‘hayır’ diyebilen bireylerini yetiştirmede kadınların yerleri doldurulamaz.

    Bağımlılıklar ve kadın temalarına bakıldığında ülkemizdeki durum, küresel verilere kıyasla, iyimser bir tablo çiziyor. Pandemi, dünyada tüm sağlık sistemlerini önemli ölçüde sekteye uğratmış, kadınlar konusunda var olan zorlukları artırmış, özellikle kadınların tedavi ve rehabilitasyona ulaşım imkânlarını azaltmışken Yeşilay ailesi olarak bizler, öncelikle önleme başta olmak üzere pek çok faaliyetimizi çevrim içi platformlara taşıyarak bağımlılıklarla mücadelemize hız kesmeden devam ettik. Ayrıca bu zorlu dönemde, benzer şekilde YEDAM’larımızda hizmete giren COVID-19 Psikolojik Destek Hatlarımız ile bireyleri pandeminin yarattığı stresle başa çıkabilmeye ve bağımlılık kıskacına düşmemeye yönelik destekledik.

    Bağımlılıklarla mücadelemize bundan sonraki dönemlerde de aynı azim ve istekle devam ederken, forumumuz katılımcılarının uzmanlık ve tecrübelerini dinlemek ve bu verimli platform üzerinden paylaşım yapmak bizler için eşsiz değerdedir.”

    Kadınlar bağımlılık konusunda yalnız bırakılıyor

    Kadın olmanın bağımlılıktaki yansımalarını birçok açıdan ele alan Klinik Psikolog Melike Şimşek, alkol ve madde kullanıcısı kadınlarla yapılan çalışmalara değindi.  Şimşek, araştırmaların kadınların maddeleri sıklıkla sorunları kendi kendilerine tedavi etme amacıyla kullandığını gösterdiğini vurgulayarak konuşmasında şunları belirtti:

    “Türkiye’de 6 farklı coğrafi bölgeden 975 kişinin katılımından elde edilmiş verilere baktığımızda kadınlarda bağımlılığın zorluklar sebebiyle başladığını, ayrıca bağımlı kadınların bağımlı erkeklere oranla 2 kat daha yalnız olduğunu görüyoruz.

    Araştırmada kadınların bağımlılık konusundaki yalnızlığını ortaya koyan iki veri öne çıkıyor.  Yetişkin kadınlarda ailenin destekleyici olma oranı, erkeklere göre 2 kat daha düşük. Erkekler bağımlılık söz konusu olduğunda aile tarafından sahiplenilirken ve tedavi sürecinde aile yanında olurken kadınlarda durum çok farklı. Yine yetişkin kadınlarda eşin destekleyici olma oranı, erkeklere göre 4 kat daha düşük.

    2015 yılından beri YEDAM’larda fiziksel olarak edindiğimiz deneyimler de bu verileri kanıtlıyor; bir erkek eş bağımlı olduğunda kadın ne olursa olsun her görüşmede onun yanında olurken, kadın eş bağımlı olduğunda erkeğin kadına göre 4 kat az eşinin yanında olduğunu görüyoruz.”

    Kadınlar evin ya da çocuğun bakım sorumluluğu nedeniyle tedaviye başlayamıyor

    Kadınların tedaviye başvurmalarını olumsuz yönde etkileyen birçok faktör olduğunu ve bunların genelde kadınların toplumdaki rolü sebebiyle meydana geldiğini vurgulayan Şimşek, “Eş olma / anne olma sorumluluğu, ailenin kızı olma sorumluluğu kadınları tedaviye başvurma konusunda engelliyor. Örneğin, tedavi ayaktan ya da yatış şeklinde bir zaman gerektiriyor ancak birçok kadın evin ya da çocuğun bu süredeki bakım sorumluluğu sebepleri ile tedaviye başlayamıyor.

    Birçok kadın ise bağımlılığı sebebiyle aileleri hakkında konuşulmaması için tedaviye başvurmaktan çekiniyor. Aslında tedaviye başvurma kısmında sorun yaşasalar da kadınların ilk 1-2 görüşmeden sonra erkeklere oranla tedaviyi daha iyi devam ettirdiği görülüyor. Bu da bize kadınlara tedavi hizmetlerini tanıtmak, onların bu adımı atmalarını sağlamak için daha fazla çalışmamız gerektiğini gösteriyor.

    Diğer yandan kadınların şehir dışından tedavi alacak imkânları olmadığını biliyor, buradan yola çıkarak tedavilerimizdeki gizlilik vurgusunu yapmanın önemini bir kez daha anlıyoruz. Araştırmanın bulgularından biri kadınlara özel merkezler veya müdahale programlarının olması gerektiğini gösteriyor. Biz YEDAM’larda uzun yıllardır kadınlara özel müdahale programları uyguluyoruz. Yeşilay olarak, güncel veriler ışında uyguladığımız yöntemler ile bağımlılığı olan her kadına el uzatmak için merkezlerimizde bekliyoruz” dedi.

    “Kadınların ‘kadın’ oldukları için yaşadıkları zorluklar var”

    Forumun ana çıktılarının sonraki toplantı ve çalışmalar için herkese çok etkili bir temel sağladığına yürekten inandığını belirten Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Esra Albayrak ise kapanış konuşmasında şu konulara değindi:

    “Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) 2015 yılı verilerine göre globalde uyuşturucu madde kullanan her üç kişiden biri kadındır. Fakat aynı verilere göre, uyuşturucu madde kullanımına yönelik tedavi gören her beş kişiden yalnızca biri kadındır. Bu verilerin ne denli çarpıcı ve derin etkilere sahip olduğunu ve salt bağımlılıklar alanını da aşarak, sağlık başta olmak üzere pek çok sürdürülebilir kalkınma politikasına sekte vurduğunu her gün fark ediyoruz.

    Bağımlılığın bir halk sağlığı sorunu olarak ele alındığı forumumuzda yinelendiği üzere, bağımlı kadınların tedavi ve rehabilitasyonda karşılaştığı engellerin arasına her geçen gün, kadınların küresel anlamda yapısal olarak karşılaştıkları yeni bir zorluk eklenmektedir.

    Bu şekilde hem kadınların ‘kadın’ oldukları için yer yer yaşadıkları zorluklar, hem de bağımlılığı olan kadınların karşılaştıkları zorlukların birbiri içine geçmesiyle ciddi bir sorun yumağı ile karşı karşıya geldiğimizi söylemeliyiz. Dolayısıyla, sorun yumağı haline gelen kadın ve bağımlılıkların kesişimi noktasına dair acilen aksiyon alınması çok önemlidir.”

    Kadınlara özel tedavi hizmeti sunulması gerekiyor

    Hizmet sağlayıcıların dahi bağımlılığı olan kadınlara karşı kalıplaşmış algı ve tutumların gözlendiğini belirten Albayrak, “Kişinin çevresi veya sağlık personelinden gördüğü damgalama ve ötekileştirmenin, derecesi ne olursa olsun, kadınların tedaviye erişimini zorlaştırıyor ve tedaviye başlayan kadınların ise yer yer bu süreçlerini yarım bırakmayı seçmelerine sebep oluyor.

    Ek olarak, bağımlılıkların tedavisinde ‘cinsiyete dayalı şiddet’ odağının yeterince yerleşmemiş olması da önemli bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Cinsiyete dayalı şiddete maruz kalan kadınların çeşitli maddelere bağımlılık geliştirmesi veya var olan bağımlılıklarının artması noktasında odaklanmak, hatta erkeklere yönelik tasarlanmış tedavi programlarına, cinsiyete dayalı şiddet perspektifinin yerleştirilmesi gerekiyor” dedi.

    Bu durumlardan hareketle kadınlara özel tedavi hizmeti sunulması gerektiğinin altını çizen Albayrak sözlerini, “Bağımlılıklar ve kadının durumuna bakacak olursak; örneğin alkol bağlamında gördüğümüz üzere, hamile olan, bunu planlayan veya riski bulunan kadınların alkol kullanımı ciddi anlamda risk taşıyor. Bu kadınların hem kendileri hem dünyaya getirecekleri çocukların sağlıkları ve özellikle Fetal Alkol Spektrum Bozuklukları gibi hastalıklardan korunmaları için, bu konularda bilincin artırılması ve önleme çalışmalarına ağırlık verilmesi gerekiyor.

    Bu noktada hedeflenen grupları öncelemek de strateji olarak yerinde olacaktır. Dediğimiz gibi, konu kadın ve bağımlılıklar olunca, konuya tek bir açıdan bakmak yetersiz kalıyor, bu kadınların dünyaya getireceği çocukların sağlık ve ihtiyaçlarının birincil öncelik olarak görülmesi gereği ortaya çıkıyor.

    Sunumlarda da değinildiği üzere, konu bağımlılık olunca kadınları tek bir birey olarak ele almak yerine bunu önemli bir halk sağlığı stratejisi olarak düşünmek, kadının maruz kaldığı eşitsizliği göz önünde bulundurmak gerekir. Türkiye’de, küresel verilere oranla, bahsettiğimiz eşitsizlik konularına ilişkin çalışmalar iyi durumdadır. Bu durum, hiç kuşkusuz ki sevindiricidir, ancak yine de çalışmalarımızı canla başla sürdürmeye devam etmek durumundayız ve buna da kararlıyız” şeklinde sonlandırdı.

    Çocukların Mevsimleri, Su Döngüsünü Ve Kuraklık Olgusunu Kavramaları İçin Karla Oynamalarına İzin Verin

    0
    cocukların karla oynamasına izin verin

    Türkiye genelinde yılın son karı yağarken, büyük şehirlerden İstanbul’da da beklenen kar yağışı başladı. İklim krizi nedeniyle mevsimlerin dengesindeki değişimler, kuraklık ve su döngüsü gibi olguların her geçen yıl giderek daha önem kazandığı dünyamızda, çocukların bu olgularla erken yaşta ve yaşayarak tanışmasını kolaylaştıran doğa olaylarından biri de kar yağışı. 

    Temiz havada, mevsime uygun giysilerle karda oynamak çocukların bağışıklık sistemini olumlu etkiliyor

    İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları rehberlik bölümü, yaşayarak öğrenme yaklaşımında önemli bir yeri olan aile eğitimine dikkat çekerek, anne babaların soğuk algınlığı gibi kaygılarla kışın çocukların açık havada vakit geçirmek sürelerini kısıtlamamalarının önemine değindi. Kış aylarında virüsler ve grip gibi hastalıklar kapalı ortamlarda hava sirkülasyonu kısıtlı olduğu için aynı havayı sürekli solumaktan dolayı bulaşırken, dışarıda vakit geçiren çocuklar bu etkilerden uzak kalarak temiz havadan yararlanıyor. 

    Kar ile oynamak çocukların bağışıklık sistemi üzerinde de olumlu etkiler yaratıyor. Çocukların açık havada kar ile oynaması onların fiziksel gelişimini desteklediği gibi yaratıcılığını da artırıyor. Karı bir malzeme olarak kullanan çocuklar kardan adam, kardan kule gibi üç boyutlu objeler inşa etmeye çalışırken hayal güçlerini de çalıştırıyor. Bu etkinlikleri onlarla paylaşmak aile bağlarının da kuvvetlenmesini ve mutlu anların mutlu anılara dönüşmesini sağlıyor. 

    Kar ile Yapılabilecek 5 Faydalı Aktivite

    Kar Volkanı, çocukların fizik ve kimya disiplinlerini öğrenmesini sağlayan bir aktivitedir. Boş bir su şişesi, 2 kaşık karbonat, 1 kaşık sabun, 1-2 damla gıda boyası, bir kaşık sirke ile yapılan Kar Volkanı, karın köpürmesini sağlayarak çocuklara unutamayacakları bir deneyim sunar. 

    Gömülü Hazine Avı, hazırlanması kolay bir oyundur. Derin kar biriken yerlerde oynayabilecek oyun çocuğun merak duygusunu geliştireceği gibi, içindeki dedektifi veya korsanı da ortaya çıkarır. Yapılması gereken tek şey bir oyuncağı veya çocuğunuzun seveceği bir objeyi karın içinde bir yere gömmek ve ona ipuçları sunmaktır. 

    Kar Topu Hedefi eğlenceli ve fiziksel gelişime katkı sunan oyunlardan birisidir. Oyunu çoklu veya tekli oynamak mümkündür. Ebeveynlerin bir duvara tebeşir veya boya ile hedef tahtası çizmesi yeterlidir. Ardından çocuklar hedefi vurduğunda güzel sözler söylemek veya küçük hediyeler vermek çocukların el göz koordinasyonuna olumlu etki eder.

    Karda Uzun Atlama oyunu ise çocukların atletizm yeteneğini geliştirebilir. Düz bir zemine bir başlangıç çizgisi çizmek ve sahanın geri kalanını ölçeklendirerek,  çocuğu en uzun atlamayı yapmaya davet etmek yeterlidir. 

    Karda Boyama çocuğun yaratıcılığını artıracak bir aktivite türüdür. Bir sprey şişesinin dörtte üçünü su ile doldurulduktan sonra, sekiz damla gıda boyası eklenir ve sprey kapatılır. Çalkalanınca oluşan renkli sıvı ile çocuklar karı istediği gibi boyayabilir, kar üstüne yazılar yazabilir. 

    İTÜ GVO öğrencileri karı sevdikleri kadar, kar sporlarındaki başarıları ile de göz dolduruyor

    Kar ile erken yaşta tanışan ve karı seven çocukların ilerleyen yıllarda kış sporları ile ilgilenmesi kolaylaşıyor. Neredeyse dört mevsim kış sporlarının yapılmasına izin veren Türkiye’de bu alandaki sporcu eğitimi henüz istenen seviyede değil. Spor konusuna özel bir önem veren İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları bünyesinde bireysel olarak kış sporlarında başarılar kazanan pek çok öğrenci de mevcut. Eğitimlerinin 6 yaş civarında başlaması gereken zorlu bu alan, diğer pek çok spor dalı gibi öğrencilere çok yönlülük ve akademik başarı disiplini kazandırıyor. 

    Dr. Natuk Birkan İlkokulu ve Ortaokulu öğrencileri Yavuz Lüle ve Alp Lüle, geçtiğimiz günlerde Bursa ve İstanbul Alp Disiplini kayak yarışlarından madalya ile dönen kış sporcusu öğrencilerden. Alp Disiplini Milli Takımına EYOF (European Youth Olympics) seçilen İTÜ GVO Ekrem Elginkan Lisesi öğrencisi Buse Akar da, 20-25 Mart 2022 tarihlerinde Finlandiya’nın Vuokatti şehrinde düzenlenecek Avrupa Gençlik Olimpiyatlarında ay-yıldızlı formayı giyerek Türkiye’yi temsil edecek. İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Spor birimi kar ile tanışıp, oyun oynamaktan keyif almanın; kar sporlarını sevmenin ilk şartı olduğunu hatırlatıyor